folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Obsesif-Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı)



Obsesif-Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı)

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ArmadA
    ArmadA's avatar
    Kayıt Tarihi: 08/Ekim/2005
    Erkek

    hocam tam bilmiyore ama haplara ne kadar zaman kulandın kısa vadede haplarbir işe yaramaz çünkü !!! artı birazda kendinin çaba göstertmesi lazm bunun yanında istersen psikiyatri değilde bi psikologa git ...


    Living Death
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    NetBABA
    NetBABA's avatar
    Kayıt Tarihi: 18/Kasım/2005
    Erkek

    Takmayarak atlatabilirsin ancak, yani;takıntının tersine hareketi zorla beynine kabul ettirip iradeyle 2 aya yenersin bu sorunu...


    Umudumu bu güne bağlamadım ki yarınım dan umutsuz olayım.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    manyakhacker
    manyakhacker's avatar
    Kayıt Tarihi: 28/Ocak/2010
    Erkek

    olur olur normaldir. iç korkuların çok aşırı fazla var. hiç kimse birbirine güvenmiyor normaldir.

    - gelecek kaygın var ,
    - geçmişteki hatalarını temizleme çaban var.
    - özgüven sorunun var. insanlardan saygı görmek istiyorsun. Fakat kendin saygını göstermesini bilmiyorsun.
    - insanlarla iletişim sorunun var.
    - kendine saygı duymadığın için , insanlarada , büyük küçük yaşıt farketmez hiç kimseye saygı duymuyorsun ve senin için sadece kaba kuvveti , silahı olanlar saygıya değer , diğerlerini güçsüz zannediyorsun. insanlara saygı duyarmış gibi yapıyorsun.
    - tanıştıklarını bir gün gözünde çok yükseltiyor , ufak bir olumsuz durumunda hemen gözünde küçültüyorsun.
    - sadece tek kendinin sorunları var , diğer insanların hiç sorunları yok zannediyorsun ve kendine aşırı yoğunlaşma yaşamaya başlamışsın.

     

    cipralex yazıyorum sanada :)  eczaneden gidip alabilirsin. 38 tl.

    günde 1 adet kullanıyorsun. 

    6 ay devamlı kullanırsın.

    psikoterapi için ise internetin altını üstüne getiriyorsun ve bütün ruhsal sorunları araştırıp tedavi yöntemlerinide öğreniyorsun.

    3 ay sonra gene buraya gelişmeleri yazarsın.

    Örnek psikoterapi cümleleri :

    - elektirik düğmesini kapatmadın diye sevdiklerinin başına bir şey gelmez.
    - bu maili 10 yere dağıtmadın diye sana bir şey olmaz.
    - yolda taşların çizgilerine basarsan arabaların altında kalmazsın.
    - merdivenin altından geçersen kimseye bir şey olmaz.
    - siyah kedi görünce uğursuzluk olmaz.
    vb..

     

     

     

     

     

     

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Enis
    Enis's avatar
    Kayıt Tarihi: 22/Haziran/2009
    Erkek

    manyakhacker bunu yazdı:
    -----------------------------

    olur olur normaldir. iç korkuların çok aşırı fazla var. hiç kimse birbirine güvenmiyor normaldir.

    - gelecek kaygın var ,
    - geçmişteki hatalarını temizleme çaban var.
    - özgüven sorunun var. insanlardan saygı görmek istiyorsun. Fakat kendin saygını göstermesini bilmiyorsun.
    - insanlarla iletişim sorunun var.
    - kendine saygı duymadığın için , insanlarada , büyük küçük yaşıt farketmez hiç kimseye saygı duymuyorsun ve senin için sadece kaba kuvveti , silahı olanlar saygıya değer , diğerlerini güçsüz zannediyorsun. insanlara saygı duyarmış gibi yapıyorsun.
    - tanıştıklarını bir gün gözünde çok yükseltiyor , ufak bir olumsuz durumunda hemen gözünde küçültüyorsun.
    - sadece tek kendinin sorunları var , diğer insanların hiç sorunları yok zannediyorsun ve kendine aşırı yoğunlaşma yaşamaya başlamışsın.

     

    cipralex yazıyorum sanada :)  eczaneden gidip alabilirsin. 38 tl.

    günde 1 adet kullanıyorsun. 

    6 ay devamlı kullanırsın.

    psikoterapi için ise internetin altını üstüne getiriyorsun ve bütün ruhsal sorunları araştırıp tedavi yöntemlerinide öğreniyorsun.

    3 ay sonra gene buraya gelişmeleri yazarsın.

    Örnek psikoterapi cümleleri :

    - elektirik düğmesini kapatmadın diye sevdiklerinin başına bir şey gelmez.
    - bu maili 10 yere dağıtmadın diye sana bir şey olmaz.
    - yolda taşların çizgilerine basarsan arabaların altında kalmazsın.
    - merdivenin altından geçersen kimseye bir şey olmaz.
    - siyah kedi görünce uğursuzluk olmaz.
    vb..

     

     

     

     

     

     


    -----------------------------
    Haci dogru soylemis faydasini gorursen bunlarin cidden yaz tecrubenden faydalanalim ben sen gibiyim ve olayi cozdum solo takiliyorum hayata gerektiginde topluma karisiyorum kalabaligin icinde tek basina olmayi becerebilirsen takintili olmaz ve takintilrindan zevk almaya baslarsin takinti yapma hayati severek yasa :)


    TBT
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    diamonique
    diamonique's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 23/Temmuz/2009
    Erkek
    Bende de var bu. Hem de tescilli. Yani doktora gittim. Orta düzey dedi. Ben de takmamaya çalışıyordum. Baktım olmuyor gittim aq. Eğer uzun zamandır var ve yenmek için mücadele edip yenemediysen doğru psikiyatriste. İlaç yazma yetkisi olan psikiyatristtir. Seratonin geri alım inhibitörü kullanıyorum ben. Seratonin inhibe edici bir nörotransmitter. Yani bir nevi sinapslarda bulunması rahatlatıyor. İşte bizde bu maddeden az sinapslarda. Bu ilaçlar sayesinde rahatlama oluyor. Olmazsa ki benim gibi, gerçi bende ilk 3 ay mükemmel düzelme oldu, şimdi azcık birşey var onu da davranışçı psikoterapi ile giderebilirsin. Davranışçı psiko terapinin bilimsel olarak yararı ispatlanmıştır. Bizde amigdala denilen endişe merkezi çok kanlanıyor. Yapılan radyografik tetkiklerde ilaç kullanımı ve davranışçı psikoterapi sonrası buranın kanlanmasının normal düzeyine döndüğü görülüyor.

    Reecep Tayyip'in Askerleriyiz
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    seagate189
    seagate189's avatar
    Kayıt Tarihi: 09/Haziran/2011
    Erkek

    BlacKShelD bunu yazdı:
    -----------------------------

    Al Bide Benden Yap Segate :)

     

    1.Evdeyim Oturuyorum Ayaklarımı Uzattığım Koltuk Başlığının Ezilen Kısmının 2 Ayağada Uydurmaya Çalışıyorum

    2.Aynen Şuan Yaptığım Gibi Her Kelimenin Başı Büyük Harf Ellede Yazarken Aynıdır.

    3.Gece Yattığımda Bir Ses Duyarsam Elimde Bir Fener Diyer Elimde İse Çivili Bir Şekilde Hazır Duran Duvarın Altında Parkelerle Yerı Birleştirin Bişi Olur Ya Ondan Var :)

    4.Dışarıda Biri Arkamdan Koşarsa Kendımı Filmde Hisseder Gibi Özel Güçleri Olan Bir Manyak  Moduna Girip Adamın Ne Taraftan Geldığını Arkama Bakmadan Sesle Anlamaya Çalışıp Ani Bir Şekilde Ters Yöne Adım Atmak. ( Saçma Biliyorum Ama İşte :)

    5.Herkezde Olduğu Gbi Basamak Saymak Merdivenleri Aynı Orantıda Çıkmak Filan

    6.Gün İçinde Kötü Bir Şey Yaşadıysam O Gün Benım İçin Sankı Ölüm Günüymüş Gibi

    7.Aşk Konusunda Psikopatım En Ufak Bir Şey Kafamı Sıkıyo

    8.Bu Nedir Hastalık Olarak Anlam Veremedim .)


    -----------------------------

    bazı maddeler bende olmasada (burda okudum ya yakında olur) hepsi var bende


    Safir T-14 -- Sarsılmaz Kılınç 2000 light -- Browning Hp Mk3-- Derya Mk-12 --------
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    seagate189
    seagate189's avatar
    Kayıt Tarihi: 09/Haziran/2011
    Erkek

     

    manyakhacker bunu yazdı:
    -----------------------------


    Örnek psikoterapi cümleleri :

    - elektirik düğmesini kapatmadın diye sevdiklerinin başına bir şey gelmez.
    - bu maili 10 yere dağıtmadın diye sana bir şey olmaz.
    - yolda taşların çizgilerine basarsan arabaların altında kalmazsın.
    - merdivenin altından geçersen kimseye bir şey olmaz.
    - siyah kedi görünce uğursuzluk olmaz.
    vb..

    -----------------------------

    Tuttum burayı hacı sağolsn :D


    Safir T-14 -- Sarsılmaz Kılınç 2000 light -- Browning Hp Mk3-- Derya Mk-12 --------
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    bilenyok
    bilenyok's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Eylül/2009
    Erkek

    bu anllatıklarımı yeni bi konuda açıcam,bir çok insanın ilacı,google'da,belki daha fazla kişiye yardımcı olur..

    birazdan bahsedeceğim her kelimeyi dikkate alarak oku lütfen..

    obsesif-kompulsif bozukluk ciddi bir beyin hastalığıdır.Her insanın,istisnasız her insanın takıntı yaptığı meseleler mutlaka olur.ancak bu takıntılar kişinin hayatını gözle görülür biçimde olumsuz yönde etkiliyorsa ve bu olumsuz etkiler her geçen gün artıyorsa, 1 gün bile ertelemeden doktora koş.Bu işin şakası yok çünkü.Nasıl ilerleyen kanser hastalarının bugün tedavisi yok,şayet bu hastalığa sahip olduğuna eminsen,geçirdiğin her vakit,atlatılması imkansız bir yola sürüklenmeye başlarsın.

     

    aids;HIV etkeni nedeniyle insanda bağışıklık sisteminin çökmesine sebep olan bir hastalık.Takıntı hastalığıda tıpkı buna benzer.Bu hastalığa sahip olmayanlar tarafından komik bişey gibi görünsede,aslında bu hastalık şiddetlenirse şayet,senin yaşayan ölü olmana sebebiyet verir.Ölmek için yalvarmaya başlarsın ölmeyi bile beceremezsin...

    _____________________________________

    Takıntı hastalıgının beraberinde getirdiği hastalıklar:

    Obsesif-Kompulsif beraberinde bir çok büyük hastalığa yol açar..Ancak günümüzde,beyin hastalıkları;fiziksel hastalıklar kadar kesin çözümler,nedenler bulamamıştır.10 yaşında seni üzen bi durum,dün izlediğin bi reklam,okuduğun bir yazı,düşündüğün ufacık bir düşünce,küçük bir karamsarlık bile ciddi beyin hastalıklarına yol açabilmektedir...Bunun bulunması ise çok ama çok güç bi durum..O nedenle aslında takıntı hastalığının mı bu hastalıkları meydana getirdiği yoksa bu hastalıkların küçük seviyelerinin mi takıntı hastalıgını meydana getirdiği bilinmez..Ama yinende birbirinden beslenen bu zinciri kısaca tarif ediyim;

     

    * Küçük olayların ( ütünün fişini çektim mi ? , televizyonu kapattım mı? , ocak açık mı kaldı ? , elim 50 kere yıkamama rağmen temizlendi mi ? vb. ) takıntıları

    * Takıntıların artık bu bahsedilen,çoğu insanda rastlanan soruların dışına çıkmaya başlaması ( daha kişisel,daha gündelik düşüncelerin takıntısı..)

     

    İşte bundan sonrası tehlikeli,kıvılcım burda alev alıyo:

    * Takıntının saplantıyla harmanlanması ve düşündüğün o şeylerin çözümünü biliyor olmana rağmen günlerce,aylarca hatta yıllarca her dakika aklına girip çıkması..

    biraz detaya inelim;

    Sen o sorununun en mantıklı,en mükemmel çözümünü biliyor olmana rağmen bunu zihninden atamama durumu..Arkadaşlarına sorarsın onlarda aynı çözümü söylerler,sende bilirsin çözümü..zihninle konuşmaya başlarsın: bu problemin çözümü bu ve bu sorun aslında atlatılması çok kolay,gülünç bir sorun,şunu şunu yapıcam ve bu sıkıntıdan kurtulucam dersin..adeta beyninle konusursun,o artık senden bağımsız çalışıyordur..2 saniye geçer,adeta seninle taşşak geçer gibi yine beyninin tamamını kaplayacak yere yerleşir.o an senin için başka hiç bir şey sıkıntı yaratmaz,sadece o düşüncene yoğunlaşırsın.kolun kopsa onu düşünemezsin,annen ölse onu düşünemezsin sadece o basit problemi düşünürsün..aklından durmadan atarsın,her seferinde çözüm aşamalarını tekrarlayıp aklından atarsın düşünceyi..ancak o kene gibidir...gelir yine beynine yapışır..belki bi kaç gün sonra,belki bi kaç ay,belkide bi kaç yıl sonra hiç ummadığın bir anda yataktan kalktığında bir de bakarsın ki artık o düşünce zihnine girmiyo..ve bi kaç saat içinde o kenenin gittiğini farkedersin..nasıl gitti,ne düşündümde gitti bilemezsin..o artık yeterince kanını emmiş ve uzaklaşmıştır o kadar...

     

    * Paranoya.

    Bi önceki aşamadan sonra geleceğin nokta bu hastalıktır..herşeye,her düşünceye,her insana şüpheyle yaklaşırsın..Kişiler,senin iyiliğine bişey yapmış olsa bile sen onu kötü algılarsın..başkalarının senin hakkında komplo düzenlediğini düşünürsün..Yani kuruntu hastalığına geçmişsindir artık..karşındaki kişilerde bunu farkeder,bunu sana söylerler..kurdugun cümleler onları da senden uzaklaştırır..Örnek vermek gerekirse; sevgilinin her hareketini sorgulaman,her daim seni aldattığını düşünmen ve aklına muazzam yaratıcı nedenler getirmen..Tabi bu paranoyanın başlangıç örneği...paranoyanın ilerleyen aşamalarından hiç bahsetmeyim inanamazsınız...

     

    * Asosyalleşme

    Bu kelime aslında bu aşamayı çok iyi izah etmiyo..Çevrenden uzaklaşırsın çünkü artık onlardan nefret edersin..zevk vermez arkadaşlarınla,kızlarla vakit geçirmek artık sana..vakit geçirdiğin zamanlarda ise aslında ruh sıkıntını kimseye belli etmezsin,ortam içinde en çok gülen,en çok konuşan,en çok sevilen kişi olursun..ama bu seni o  ortama yakınlaştırmaz..sıkılırsın içten içten,tek başına kalmak istersin ama işin garip tarafı dudakların bunun tam tersini söyler karşındakine durmadan gülerek..

     

    *Ve şu an anlatabileceğim son nokta, ŞİZOFRENİ ..

    Önce garip sesler duymaya başlarsın..bu sesleri senden başka kimse duymaz ancak onlar ürkütücüdür..sonrasında renklere karşı aşırı duyarlı olursun..şayet şimşek çaktığını görürsen,saatlerce gözünün yarısı hep aydınlıktır,görmez..sadece şimşeğin rengi vardır etrafta..aşırı konuşmaya başlarsın,kafiyeli konuşup karşındakini etkilediğini sanırsın..cümlelerin birbiriyle alakalı değildir,anlatacak o kadar çok şeyin vardır ki bi türlü kısaltamazsın..kopuk düşünceler söyler durursun..kimse senı anlayamaz,sabredemez,bunalır,söylemek istediklerini anlatamazsın..herşeye karşı çıkarsın..herşey sana aptalca gelir..sonra o bembeyaz duvarla konuşmaya başlarsın,o seni dinler..derdini sonuna kadar hiç konuşmadan dinler..ona küfretsende,ana avrat sövsende o hiç konuşmaz..daha sonrasında evinin o duvarları farklı görünmeye başlar..kendini izah etmeye çalıştığın insanlar gibi görünür..karşına o kişiyi alır konuşmaya başlarsın..duvar değildir artık o,tıpkı halüsinasyon görür gibi duvarı bi insan olarak görürsün ve saatlerce anlatırsın..kimsenin duymadığı o seslerle artık sorulu,cevaplı konuşmaya başlarsın..

    Dünya dedikleri gezegen varya hani,sen artık orada yaşamıyosun..Sen artık bambaşka,kendinin yaratıcısı olduğun gezegende yaşamaya başlarsın..istediğin herşeyi yaratıp,istediğin gibi onunla konuşabilirsin..Orası senin DÜNYANDIR artık..

     

    Zaman geçer,aylar geçer bu durum hiç değişmez..sonra farkedersin ki,sen artık delirmişsin..ama bilirsin ki delirdiğini bi tek sen bilirsin..O an artık şalteri indirme vakti gelmiştir.Zihninle,aklınla,HİSLERİNLE ve son kez o muazzam beyninle vedalaşırsın ve şalterleri kapatırsın...

     

    Artık sen yaşayan ölüsündür..Yüzlerce kez yüksek bi binanın en üst katından zemini selamlarsın..Atamazsın kendini,bırakamazsın rüzgara doğru vücudunu..Beynin artık tek bişey için vardır;seni öldürmemek..Seni yaşatıp,kendini dinlendirmek..

     

    Sevgili mürid,

    şayet takıntılarınla kendine zarar vermeye başladıysan, kork , ölmekten kork , senin için tek önemli şey bu hastalığından kurtulmak olsun.Doktora gir.bu işi profesyonel olarak bilen kişiye git.Burda kapitalizmi düşünüp,bununda bir tezgah olduğuna inanma..İstersen milyarlar,trilyonlar dök..Bul bi şekilde o muayene ücretini ama git..Yaşamayan bilemez,ruh hastalıkları doktorlarının para için varolduğunu düşünebilir ama onlar bunu YAŞAMADIĞI için bilemez... Sen artık kendini tedavi edemezsin,ettiğine inanırsın ancak son noktaya kadar sadece inanırsın..geç kalma mürid :)

     

    İnsan kolsuz yaşamaya alışır,tekerlekli sandalyeye alışır..İnsan anasının,babasının ölümünü,hayattaki tüm herşeyin sıkıntısını atlatır..Ancak tüm bu sıkıntıları atlatabilmesi için tek bişey gereklidir..şayet o beynini sağlam tutarsan bu hayatta seni öldürecek hiçbirşey yoktur.Şayet ona iyi bakmazsan,nefes alman için hiçbir sebep yoktur.

     

  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    seagate189
    seagate189's avatar
    Kayıt Tarihi: 09/Haziran/2011
    Erkek

    DeaD_BY bunu yazdı:
    -----------------------------

     

    bu anllatıklarımı yeni bi konuda açıcam,bir çok insanın ilacı,google'da,belki daha fazla kişiye yardımcı olur..

    birazdan bahsedeceğim her kelimeyi dikkate alarak oku lütfen..

    obsesif-kompulsif bozukluk ciddi bir beyin hastalığıdır.Her insanın,istisnasız her insanın takıntı yaptığı meseleler mutlaka olur.ancak bu takıntılar kişinin hayatını gözle görülür biçimde olumsuz yönde etkiliyorsa ve bu olumsuz etkiler her geçen gün artıyorsa, 1 gün bile ertelemeden doktora koş.Bu işin şakası yok çünkü.Nasıl ilerleyen kanser hastalarının bugün tedavisi yok,şayet bu hastalığa sahip olduğuna eminsen,geçirdiğin her vakit,atlatılması imkansız bir yola sürüklenmeye başlarsın.

     

    aids;HIV etkeni nedeniyle insanda bağışıklık sisteminin çökmesine sebep olan bir hastalık.Takıntı hastalığıda tıpkı buna benzer.Bu hastalığa sahip olmayanlar tarafından komik bişey gibi görünsede,aslında bu hastalık şiddetlenirse şayet,senin yaşayan ölü olmana sebebiyet verir.Ölmek için yalvarmaya başlarsın ölmeyi bile beceremezsin...

    _____________________________________

    Takıntı hastalıgının beraberinde getirdiği hastalıklar:

    Obsesif-Kompulsif beraberinde bir çok büyük hastalığa yol açar..Ancak günümüzde,beyin hastalıkları;fiziksel hastalıklar kadar kesin çözümler,nedenler bulamamıştır.10 yaşında seni üzen bi durum,dün izlediğin bi reklam,okuduğun bir yazı,düşündüğün ufacık bir düşünce,küçük bir karamsarlık bile ciddi beyin hastalıklarına yol açabilmektedir...Bunun bulunması ise çok ama çok güç bi durum..O nedenle aslında takıntı hastalığının mı bu hastalıkları meydana getirdiği yoksa bu hastalıkların küçük seviyelerinin mi takıntı hastalıgını meydana getirdiği bilinmez..Ama yinende birbirinden beslenen bu zinciri kısaca tarif ediyim;

     

    * Küçük olayların ( ütünün fişini çektim mi ? , televizyonu kapattım mı? , ocak açık mı kaldı ? , elim 50 kere yıkamama rağmen temizlendi mi ? vb. ) takıntıları

    * Takıntıların artık bu bahsedilen,çoğu insanda rastlanan soruların dışına çıkmaya başlaması ( daha kişisel,daha gündelik düşüncelerin takıntısı..)

     

    İşte bundan sonrası tehlikeli,kıvılcım burda alev alıyo:

    * Takıntının saplantıyla harmanlanması ve düşündüğün o şeylerin çözümünü biliyor olmana rağmen günlerce,aylarca hatta yıllarca her dakika aklına girip çıkması..

    biraz detaya inelim;

    Sen o sorununun en mantıklı,en mükemmel çözümünü biliyor olmana rağmen bunu zihninden atamama durumu..Arkadaşlarına sorarsın onlarda aynı çözümü söylerler,sende bilirsin çözümü..zihninle konuşmaya başlarsın: bu problemin çözümü bu ve bu sorun aslında atlatılması çok kolay,gülünç bir sorun,şunu şunu yapıcam ve bu sıkıntıdan kurtulucam dersin..adeta beyninle konusursun,o artık senden bağımsız çalışıyordur..2 saniye geçer,adeta seninle taşşak geçer gibi yine beyninin tamamını kaplayacak yere yerleşir.o an senin için başka hiç bir şey sıkıntı yaratmaz,sadece o düşüncene yoğunlaşırsın.kolun kopsa onu düşünemezsin,annen ölse onu düşünemezsin sadece o basit problemi düşünürsün..aklından durmadan atarsın,her seferinde çözüm aşamalarını tekrarlayıp aklından atarsın düşünceyi..ancak o kene gibidir...gelir yine beynine yapışır..belki bi kaç gün sonra,belki bi kaç ay,belkide bi kaç yıl sonra hiç ummadığın bir anda yataktan kalktığında bir de bakarsın ki artık o düşünce zihnine girmiyo..ve bi kaç saat içinde o kenenin gittiğini farkedersin..nasıl gitti,ne düşündümde gitti bilemezsin..o artık yeterince kanını emmiş ve uzaklaşmıştır o kadar...

     

    * Paranoya.

    Bi önceki aşamadan sonra geleceğin nokta bu hastalıktır..herşeye,her düşünceye,her insana şüpheyle yaklaşırsın..Kişiler,senin iyiliğine bişey yapmış olsa bile sen onu kötü algılarsın..başkalarının senin hakkında komplo düzenlediğini düşünürsün..Yani kuruntu hastalığına geçmişsindir artık..karşındaki kişilerde bunu farkeder,bunu sana söylerler..kurdugun cümleler onları da senden uzaklaştırır..Örnek vermek gerekirse; sevgilinin her hareketini sorgulaman,her daim seni aldattığını düşünmen ve aklına muazzam yaratıcı nedenler getirmen..Tabi bu paranoyanın başlangıç örneği...paranoyanın ilerleyen aşamalarından hiç bahsetmeyim inanamazsınız...

     

    * Asosyalleşme

    Bu kelime aslında bu aşamayı çok iyi izah etmiyo..Çevrenden uzaklaşırsın çünkü artık onlardan nefret edersin..zevk vermez arkadaşlarınla,kızlarla vakit geçirmek artık sana..vakit geçirdiğin zamanlarda ise aslında ruh sıkıntını kimseye belli etmezsin,ortam içinde en çok gülen,en çok konuşan,en çok sevilen kişi olursun..ama bu seni o  ortama yakınlaştırmaz..sıkılırsın içten içten,tek başına kalmak istersin ama işin garip tarafı dudakların bunun tam tersini söyler karşındakine durmadan gülerek..

     

    *Ve şu an anlatabileceğim son nokta, ŞİZOFRENİ ..

    Önce garip sesler duymaya başlarsın..bu sesleri senden başka kimse duymaz ancak onlar ürkütücüdür..sonrasında renklere karşı aşırı duyarlı olursun..şayet şimşek çaktığını görürsen,saatlerce gözünün yarısı hep aydınlıktır,görmez..sadece şimşeğin rengi vardır etrafta..aşırı konuşmaya başlarsın,kafiyeli konuşup karşındakini etkilediğini sanırsın..cümlelerin birbiriyle alakalı değildir,anlatacak o kadar çok şeyin vardır ki bi türlü kısaltamazsın..kopuk düşünceler söyler durursun..kimse senı anlayamaz,sabredemez,bunalır,söylemek istediklerini anlatamazsın..herşeye karşı çıkarsın..herşey sana aptalca gelir..sonra o bembeyaz duvarla konuşmaya başlarsın,o seni dinler..derdini sonuna kadar hiç konuşmadan dinler..ona küfretsende,ana avrat sövsende o hiç konuşmaz..daha sonrasında evinin o duvarları farklı görünmeye başlar..kendini izah etmeye çalıştığın insanlar gibi görünür..karşına o kişiyi alır konuşmaya başlarsın..duvar değildir artık o,tıpkı halüsinasyon görür gibi duvarı bi insan olarak görürsün ve saatlerce anlatırsın..kimsenin duymadığı o seslerle artık sorulu,cevaplı konuşmaya başlarsın..

    Dünya dedikleri gezegen varya hani,sen artık orada yaşamıyosun..Sen artık bambaşka,kendinin yaratıcısı olduğun gezegende yaşamaya başlarsın..istediğin herşeyi yaratıp,istediğin gibi onunla konuşabilirsin..Orası senin DÜNYANDIR artık..

     

    Zaman geçer,aylar geçer bu durum hiç değişmez..sonra farkedersin ki,sen artık delirmişsin..ama bilirsin ki delirdiğini bi tek sen bilirsin..O an artık şalteri indirme vakti gelmiştir.Zihninle,aklınla,HİSLERİNLE ve son kez o muazzam beyninle vedalaşırsın ve şalterleri kapatırsın...

     

    Artık sen yaşayan ölüsündür..Yüzlerce kez yüksek bi binanın en üst katından zemini selamlarsın..Atamazsın kendini,bırakamazsın rüzgara doğru vücudunu..Beynin artık tek bişey için vardır;seni öldürmemek..Seni yaşatıp,kendini dinlendirmek..

     

    Sevgili mürid,

    şayet takıntılarınla kendine zarar vermeye başladıysan, kork , ölmekten kork , senin için tek önemli şey bu hastalığından kurtulmak olsun.Doktora gir.bu işi profesyonel olarak bilen kişiye git.Burda kapitalizmi düşünüp,bununda bir tezgah olduğuna inanma..İstersen milyarlar,trilyonlar dök..Bul bi şekilde o muayene ücretini ama git..Yaşamayan bilemez,ruh hastalıkları doktorlarının para için varolduğunu düşünebilir ama onlar bunu YAŞAMADIĞI için bilemez... Sen artık kendini tedavi edemezsin,ettiğine inanırsın ancak son noktaya kadar sadece inanırsın..geç kalma mürid :)

     

    İnsan kolsuz yaşamaya alışır,tekerlekli sandalyeye alışır..İnsan anasının,babasının ölümünü,hayattaki tüm herşeyin sıkıntısını atlatır..Ancak tüm bu sıkıntıları atlatabilmesi için tek bişey gereklidir..şayet o beynini sağlam tutarsan bu hayatta seni öldürecek hiçbirşey yoktur.Şayet ona iyi bakmazsan,nefes alman için hiçbir sebep yoktur.

     

     


    -----------------------------

    sağolsın mürid başka doktorları deneyim birde bakalım:)


    Safir T-14 -- Sarsılmaz Kılınç 2000 light -- Browning Hp Mk3-- Derya Mk-12 --------
Toplam Hit: 4600 Toplam Mesaj: 30