Türkiye Gibi Az Gelişmiş Ülkeler Nasıl Ayakta Kalabiliyor?
-
Nautilus bunu yazdıkaanstain bunu yazdıNautilus bunu yazdı
Ekonomide bir para var her gün dünyanın etrafında bir kaç tur atıyor.
Alışverişini, yemeğini, otomobilini yabancıdan almayan ülke varmı?
Ich liebe Deutschland diye boşuna demiyor adamlar.
VW, BMW Alman mühendislerin tasarladığı araçlar. Ama üretime geçildiğinde sonuçta %90 nı maaliyetleri azaltmak için başka ülkelerde üretiliyor.
Tam da bundan bahsediyoruz.
Adamlar elini bile sürmeden yaptırıyorlar işlerini.
Bizler burada amele gibi çalışıyoruz, adamlar mühendis.
Adamlar malı kepçeyle kaldırıyor, biz de kepçeden dökülenlerle geçiniyoruz.
-
Vergi olayı farklı şeydir arkadaşlar vergi evet teorik olarak devletin gelir kapısıdır hatta en büyük gelir kapısıdır ama verginin asıl espirisi gelir sağlamak değildir kanaatimce. Bir üründe/hizmette aşırı bir vergi var ise o ürünü/hizmeti kimse almaz. Bizim ülke olarak -bana kalırsa- en çok ithal ettiğimiz zıkkım motorlu taşıtlardır (otomobil, otobüs, kamyon, motosiklet vs.) Şimdi buna dayanmış %50'lik bir dolaylı vergi yok mu? Ayrıca bi' kaç doğrudan vergi yok mu? Hangi ülkede %50 vergi veriyor halk bir otomobil için soruyorum size? Bu tamamen otomobil alımını kısıtlamak için koyulmuş bir yöntem. Yani "Ulan adamlar iyi araba alıyor dur vergi koyalım, köşeyi dönelim." mantığı yok. Sonuç olarak sadece otomobil ithalatı bile sizin toplam ihracatınızdan fazla ve bu da para getirmiyor size doğal olarak paranız diğer paralar karşısında değer kaybediyor.
Para zaten devletin elinde olan bir şeydir, isterse basar isterse piyasadan toplar ama paranın değeri çok büyük miktarda değişir ki bu çözüm değildir. Asıl iş diğer ülkere bir şeyler satmaktır. Sizin vergi dediğiniz olay sol cebinizdeki paranın bir kısmını sağ cebinize almaktır oysa ki ihracat cebe ayrıca para sokmaktır ve ithalat ise tam tersidir. Şimdi siz vergi deyip ihracat ve ithalatı göz önüne almazsanız sadece cebinizdeki parayla konuşmuş olursunuz. (Tabi ki diğerler şartları konuşmuyorum burda zibilyon tane şart var ama bu sadece örnek.)
Demem o ki, bizim TV dizilerinde dahi hep alman arabaları boy göstermekte. Dediğiniz gibi elbiselerimiz bile yabancı markalara ait. Siz eğer dışarıya bir şeyler satamıyorsanız o zaman ithalatı fazla olan şeylere (benzin gibi) vergiyi koyar milletten kısmaya çalışırsınız.
Soruna cevap olarak kendimizi köle niyetine onlara kullandırtarak ayakta kalıyoruz. Türkiye'deki tüm bankalar (Kamu bankaları hariç) yabancı sermayelidir ve siz sanıyor musunuz ki bu kazançlar Türkiye'de kalıyor? Hayır çünkü bankacılık Türkiye'de muazzam iş yapıyor ve kendimizi böyle siktirterek ayakta kalıyoruz ta ki kanımızı emip bitirene kadar.
Formula 1 izlerken gerzek spiker Pirelli marka formula 1 lastikleri Türkiye'de üretiliyor, bu da büyük bir istihdam yaratıyor diyordu. Sanki dersin pirelli Türk markası, kazanç da Türkiye'de kalıyor. İşte böyle gerizekalı yöneticiler ve halk olduğu sürece sikiliriz ta ki yaşımız dolana kadar.
-
SerYolcu bunu yazdı
Evet ülkemizde yabancı marka sayısı fazla.
Bu sadece bizim ülkemizde değil, tüm dünyada böyledir.
Ülkemize yurtdışından mal ve ürün girerken, ülkemizden de yurt dışına mal ve ürün çıkıyor.
Örneğin, yurt dışında pek çok yerde Türk müteahhitleri iş yapıyor.
Ülke ekonomisi için ithalat - ihracat oranları önemlidir.
Tüm ülkeler, ithalatı azaltmaya, ihracatını artırmaya çalışır.
İhracatdan fazla ithalat, dış ticaret açığına sebep olur.
Bu açığı da ya döviz kurlarının yükselmesi ile kapatmaya çalışırlar.
Ülkemiz uzun yıllardar dış ticaret açığı veriyor.
Çünkü sanayileşmemiz kötü durumda.
Ama ülkemizin bütçe açığı dizginlendiği için, ticaret açığının etkisi artık eskisi kadar yıkıcı olmuyor.
bütçe açığı kapanıyormuş, kaynak iktidarın oynadığı istatistikler ve tüik raporları. Hiçbirşey demiyorum, balon patladığında görürsün.
Tayyip ne yapıyor dikkatli izle arkadaşım, 4+4+4, yeni yök yürürlükleri ile eğitim reformlarına bir bak. 100 sene önce buhar makineleriyle sanayi devriminden sarhoş olmuştu avrupa, tüm eğitim reformlarını sanayiye eleman yetiştirmek adına yapmıştı, şimdide sağolsun 100 sene geriden takip ediyor türkiye dünyayı, sanayi odaklı eğitime girişti. Teknoloji üretemeyecek, arge yapamayacak olan türkiye iktidarı tarafından koca bir amele ülkesine dönüştürelecek, heryer sanayi, endüstri elemanı olacak, merak etme yani ama bu 2014 senesine uygun bir çözüm değil.
Tabi senden alıntı yaptım, tonla iktidarın yalan söylediği konularda sessiz kalmıştın, hatta kabataş konusunda özellikle konunun anasayfadan yokolmasını iple çektiğini de hatırlıyorum, yine de senin safsatana kanan arkadaşlar olurda azıcık rahatlama yüzünden kayıp verirler diye yazıyorum.
Buradan bir bok olmaz arkadaşlar, burada birşeyler yapacaksanız iki şeyi asla unutmayın, 1. Hep tedirgin ol, 2. Türkiye sınıf farklarının ülkesidir -
şu şekilde düşün..
Asgari ücretle çalışan biriside evine bakabiliyor ..
+10.000 alanda evine bakıyor ve her ikiside batmıyor.. -
ari41 bunu yazdı
şu şekilde düşün..
Asgari ücretle çalışan biriside evine bakabiliyor ..
+10.000 alanda evine bakıyor ve her ikiside batmıyor..senin yazdığın muhabbet "hiç uyanmazsan rüya gördüğünü nereden bileceksin" muhabbeti gibi,
bataktan hiç çıkmayan bizlerin, bataktan çıkmak hakkında en ufak fikri yok.
İstanbulda asgari ücretle çalışan birinin birşeyleri geçindirmesi imkansız. Krediler çekiliyor, eş dosttan borç alınıyor. Soma muhabbetine anlattı ya işçiler, bankaya borçlanıyoruz sonra mecburen madende çalışıyoruz diye, borçlanmadan o paraya imkansız.
2. biri +10.000 alıyorsa birilerinin batması gerek, temel matematik, pastanın diliminden büyük bir parça bu adam aldıysa diğerlerine küçük parça kalıyor, demem o ki yazdığın herşey çok mantıksız. -
herkes borç içinde. şimdi işler dönüyor ama borçla dönüyor. 2001i mumla arayacaklar haberleri yok. öğrencilerin bile birden fazla kredi kartı var. birinden çekip birine yatırıyor. işsizlik almış başını gidiyor. borç borç nereye kadar?
ama ekonomi iyi çok şükür.
-
Özetle Atatürk'ü özledik bea. Atatürk'ten sonra ülkeye adam gibi birisi denk gelmemiş , Menderes amerikayı sokmuş Türkiye'ye . Giriş o giriş çıkartamadık.
-
tustanbakanadam bunu yazdı
Özetle Atatürk'ü özledik bea. Atatürk'ten sonra ülkeye adam gibi birisi denk gelmemiş , Menderes amerikayı sokmuş Türkiye'ye . Giriş o giriş çıkartamadık.
Menderes açıktan soktu, ondan önce inönü gizliden herşeyi halletmişti zaten.
-
VBDream bunu yazdıtustanbakanadam bunu yazdı
Özetle Atatürk'ü özledik bea. Atatürk'ten sonra ülkeye adam gibi birisi denk gelmemiş , Menderes amerikayı sokmuş Türkiye'ye . Giriş o giriş çıkartamadık.
Menderes açıktan soktu, ondan önce inönü gizliden herşeyi halletmişti zaten.
Türkiye'nin IMF ile ilk stand-by anlaşması, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra ülkeyi yöneten askeri idare sırasında, 1 Ocak 1961 tarihinde gerçekleşti. Cemal Gürsel döneminde sağlanan bu anlaşma kapsamında IMF'den 16 milyon SDR borç alındı.
1961 sonunda Başbakan olan İsmet İnönü, 1965'e kadar IMF'den 55,5 milyon SDR'lik borç aldı.
menderese amerikanci diye darbe yapan adamlarin yaptiği ilk iş ülkeye imf tasmasi takmasida bir enteresan. -
Söz konusu olan Türkiye olunca işler istisna boyutunda oluyor. az gelişmiş çok gelişmiş gibilerinden bir durumla bağdaşmıyoruz.
-Herkes biliyor ki,Türkiye güçsüz değil, sadece pasif bir ülke. Yani petrol var doğalgaz var ama çeşitli nedenlerden dolayı bu konuda pasifiz. (konu başka yere çekilmesin bu yüzden detay vermiyor, sadece bir konudan dem vuruyorum.)
Ve dikkat edin, dünyada Türkiye gibi eşi benzeri olan bir ülke bulamazsınız. Bizim siyasi,politik, cografik artık ne alan varsa hepsinde istisna olmuş durumdayız.
Düşünsenize bir Allah aşkına, Türkiye bu kadar pasif bu kadar güçsüz bu kadar aciz bir ülke olmasına rağmen, neden tüm dünya ülkeleri, Amerika , rusya gibi dünyanın başını çeken ülkeleri bırak, dünyada adı duyulmamış ülkeler bile Türkiye'nin aleyhinde faaliyetler peşinde. Acaba neden ?
Biz bu kadar güçsüzsek neden bizimle bütün dünya uğraşma gereği duysun ?
Adolf Hitler'e sorarlar, 'neden Türkleri değilde yahudileri katlediyorsun ? " Türkler öyle bir millettir ki, eğer saldırırsak tamamını yok etmemiz gerekir. Yoksa 1 tane bile hayatta bırakırsak, yeni bir devlet kurar ve intikamını alır. "
