Ülkemizin Ekonomisine Yön Verenler
-
kuytul bunu yazdı
enerji konusu önemli hale geldi. 70li yıllarda ble öemliyken gsmh bu kadar büyümüşken sanayileşme bu kadar artmışken enerji bağımlılığı da artacaktır. bugüne kadar yer altı yer tü kaynakları zengin ülke diye böbürlendik ama malsef petrol ve doğalgazımız olmadığı için bağımlıyız. Bunda ısınma aracı olarak doğalgaz kullanımının artması dda etkili oldu. Ancak bu da kaçınılmazdı çağdaş bir çevreci anlayış için gerekliydi.
Bunun haricinde makina konusunda çok şükür birçok sektörde iyi durumdayız. Ancak geliştirilebilir yazılım içeren ürünlerde cep telefonu,tablet,bilgisayar ve bilgisayarla ilgili kartlar çipler vs, otomobil, uçak üretemiyoruz. Üretsek de satamıyoruz. Savunma sanayiinde bağımlılığın azalması da dikkat çekicidir. Yapılan arge çalışmalarıyla da daha da azalmaktadır. Ne hikmetse savunma sanayii bağımlılığı özellikle darbe dönemlerinde artmış ve askeri harcamalar gsmh içinde büyük yer kaplamaktaydı.İnsan kaynaklıdan teknoloji kaynaklı sisteme çok yavaş da olsa geçiş var TSK'da.
Kimyevi maddelerde, inşaat malzemelerinde, gıda ürünlerinde,giyimde şükür ki bağımlılığımız yok. Ancak vatandaşın marka algısıyla ve standartlarımız gelişmemesi sebebiyle kalite düşüklüğü bu konuda rekabeti etkiliyor.Türk malı ürünler tercih edilmiyor.Bu konuda aslında geçmişe nazaran çeşitlenen Türk firmaları bunun değiştirmeye çalışsa da yine yeterli değil. İthalatın üretime yönelik ara mal alımından çok hazır olarak tüketileni daha fazla.Bu da bizi psikolojik olarak ithalata bağımlı kılıyor. Aklıma hep eski Türklerde Çin'den gelen parlak kumaşlara lükse alışıp düzenin bozulması gelir bu konuda :)
Gıda da bağımlılığımız yok mu? Aldığımız domateslerden niye çekirdek çıkmıyor hocam? İsrail domatesi olduğu için mi? -
The_Cure bunu yazdıkuytul bunu yazdı
enerji konusu önemli hale geldi. 70li yıllarda ble öemliyken gsmh bu kadar büyümüşken sanayileşme bu kadar artmışken enerji bağımlılığı da artacaktır. bugüne kadar yer altı yer tü kaynakları zengin ülke diye böbürlendik ama malsef petrol ve doğalgazımız olmadığı için bağımlıyız. Bunda ısınma aracı olarak doğalgaz kullanımının artması dda etkili oldu. Ancak bu da kaçınılmazdı çağdaş bir çevreci anlayış için gerekliydi.
Bunun haricinde makina konusunda çok şükür birçok sektörde iyi durumdayız. Ancak geliştirilebilir yazılım içeren ürünlerde cep telefonu,tablet,bilgisayar ve bilgisayarla ilgili kartlar çipler vs, otomobil, uçak üretemiyoruz. Üretsek de satamıyoruz. Savunma sanayiinde bağımlılığın azalması da dikkat çekicidir. Yapılan arge çalışmalarıyla da daha da azalmaktadır. Ne hikmetse savunma sanayii bağımlılığı özellikle darbe dönemlerinde artmış ve askeri harcamalar gsmh içinde büyük yer kaplamaktaydı.İnsan kaynaklıdan teknoloji kaynaklı sisteme çok yavaş da olsa geçiş var TSK'da.
Kimyevi maddelerde, inşaat malzemelerinde, gıda ürünlerinde,giyimde şükür ki bağımlılığımız yok. Ancak vatandaşın marka algısıyla ve standartlarımız gelişmemesi sebebiyle kalite düşüklüğü bu konuda rekabeti etkiliyor.Türk malı ürünler tercih edilmiyor.Bu konuda aslında geçmişe nazaran çeşitlenen Türk firmaları bunun değiştirmeye çalışsa da yine yeterli değil. İthalatın üretime yönelik ara mal alımından çok hazır olarak tüketileni daha fazla.Bu da bizi psikolojik olarak ithalata bağımlı kılıyor. Aklıma hep eski Türklerde Çin'den gelen parlak kumaşlara lükse alışıp düzenin bozulması gelir bu konuda :)
Gıda da bağımlılığımız yok mu? Aldığımız domateslerden niye çekirdek çıkmıyor hocam? İsrail domatesi olduğu için mi?güzel kardeşim(kaportacım böyle diyo)
domates mi kalmadı memlekette. domatesi tarlası var sürüyle. hem de seralar var. senin dediğin meslee pazarlamayla ilgili. bu bahsettiğin bağımlılık değil.
-
Baracuda bunu yazdıottomanmurat bunu yazdı
Evet Ecevit Deprem Zamanı Geçici Olarak Rantlardan Kaybettigi Ülkeyi Bankalara Soydurdugu 25 Tane Bankayı Hortumlattigi Zaman Demremde Toplanan paralari Bir yerlere Hortumlattigi Zaman başka çare bulamadı ÖTV koydu geçici olarak geçici Dedi Gerçekten Geçiyor Hala 13 Sene Oldu.
ama eskiye göre ülke daha iyi önceden yat kalk şekere yaga emkege bilmen neye temel gıdalara zam geliyordu şimdi özel türketim lüxe girem mallar pahali ama hala peynir ekmek gibi gidiyor herkeste yeni model araç herkeste en az 500 tl lik telefon
avm ler tıklım tıklım dolu türkiye iyiye gidiyor bu kadar tüketim çılgınlıgı varken lüx cılgınlgı varken amerikali arkadaş var diyor onlar bile bizim gibi lüx telefonlar kullanmıyorlar everinde hala tahta tvler var
eskiye göre iyimi ? ben şunun şurasında 20 senedir bu dünyadayım ama bildiğim eskiden haftada bi gidip lüks bi restoranda ailecek yemek yerdik isteiğimizi rahat rahat alır giyerdik. Şimdi ise daha çok kazanmaya ragmen eskiden oldugundan daha kötü durumdayız. Ülkede ekonomi her geçen gün daha kötüye gidiyo.
Ecevitmi koymus niyek koymuş bilmiyorum o vergiyi ama bu baştaki adamlar 2000den beri baştalar ecevitmi kaldırcak verigiyi amk adam depremden 1 sene sonra iktidardan indi hala duran vergiden o mu suclu ?
Kendi kendine yeten bi ülke demişsin neyimiz neyimize yetiyo ? koskoca tarım hayvancılık ülkesi battı samanı bile dışardan alıyosun zamanında uçak rüretmiş ülke şimdi samanı dışardan alıyo saman saman kuru ot . Peki dışardan aldıgı o samanı napıyo yine dışardan aldıgı hayvanlara yediriyo.
hey yavrum hey ne güzel bi ülkeyiz koskocaman dünya ülkesiyiz acayip global bi ülkeyiz ondan saman bundan hayvan alıp kendi kendimize yetiyoruz.
edit: lüks dediğim menüsü ebesininki gibi şişirilmiş yerler değil standartların üzerinde herhangi bi yer olarak aldıglanabilir
Pek fazla yorumlara cevap vermek istemedim tartışma çıkmasın diye ama aynı düşüncelerdeyiz.
Zamanında uçak üreten ülke şu anda samanı dışarıdan ithal ediyor.
Birisi bana bunun izahını yapsın.
-
kuytul bunu yazdıThe_Cure bunu yazdıkuytul bunu yazdı
enerji konusu önemli hale geldi. 70li yıllarda ble öemliyken gsmh bu kadar büyümüşken sanayileşme bu kadar artmışken enerji bağımlılığı da artacaktır. bugüne kadar yer altı yer tü kaynakları zengin ülke diye böbürlendik ama malsef petrol ve doğalgazımız olmadığı için bağımlıyız. Bunda ısınma aracı olarak doğalgaz kullanımının artması dda etkili oldu. Ancak bu da kaçınılmazdı çağdaş bir çevreci anlayış için gerekliydi.
Bunun haricinde makina konusunda çok şükür birçok sektörde iyi durumdayız. Ancak geliştirilebilir yazılım içeren ürünlerde cep telefonu,tablet,bilgisayar ve bilgisayarla ilgili kartlar çipler vs, otomobil, uçak üretemiyoruz. Üretsek de satamıyoruz. Savunma sanayiinde bağımlılığın azalması da dikkat çekicidir. Yapılan arge çalışmalarıyla da daha da azalmaktadır. Ne hikmetse savunma sanayii bağımlılığı özellikle darbe dönemlerinde artmış ve askeri harcamalar gsmh içinde büyük yer kaplamaktaydı.İnsan kaynaklıdan teknoloji kaynaklı sisteme çok yavaş da olsa geçiş var TSK'da.
Kimyevi maddelerde, inşaat malzemelerinde, gıda ürünlerinde,giyimde şükür ki bağımlılığımız yok. Ancak vatandaşın marka algısıyla ve standartlarımız gelişmemesi sebebiyle kalite düşüklüğü bu konuda rekabeti etkiliyor.Türk malı ürünler tercih edilmiyor.Bu konuda aslında geçmişe nazaran çeşitlenen Türk firmaları bunun değiştirmeye çalışsa da yine yeterli değil. İthalatın üretime yönelik ara mal alımından çok hazır olarak tüketileni daha fazla.Bu da bizi psikolojik olarak ithalata bağımlı kılıyor. Aklıma hep eski Türklerde Çin'den gelen parlak kumaşlara lükse alışıp düzenin bozulması gelir bu konuda :)
Gıda da bağımlılığımız yok mu? Aldığımız domateslerden niye çekirdek çıkmıyor hocam? İsrail domatesi olduğu için mi?güzel kardeşim(kaportacım böyle diyo)
domates mi kalmadı memlekette. domatesi tarlası var sürüyle. hem de seralar var. senin dediğin meslee pazarlamayla ilgili. bu bahsettiğin bağımlılık değil.
Hocam madem tarlamız yetiyor niye dışarıdan domates alıyoruz?İzmir'de felan.. Esnaflarla manavlarla konuşutuğunda şunu söylerler: "Eskiden derler bu domatesler büyük büyük olurdu içinden de sürüyle çekirdek çıkardı. Hatta yerken katır kutur çekirdek sesi gelirdi derler. Şimdiki domatesler gavur malı o ne la öyle yiyosun çekirdek yok foşş diye ses geliyor." derler. "Ülkede tarımı bitiriyor" derler. Bunu ben demiyorum; bizzat o işle uğraşan insanlar söylüyor.
Halkımın sözü birinci kaynaktır benim için; çünkü kendi geçimini onunla sağlar. Siyasi görüşleri etki etmez söylediklerine. Can ve boğaz derdindedir. Sıkıntıları açıkça ve dürüstçe dile getirir.
-
Benim düşüncem şu ki; Türk insanı yönlendirilmeyi çok seviyor. Yok yani yerli tütün mamullerimiz var ancak bizim milletimiz illa ki Marlboro içecek. Abi bilmiyorum yani yerli otomobil de üretilse illa ki italyan metallerine binecek. Bitmez bizim bu ithal mal sevdamız ve bitmedikçe de biz ekonomik özgürlüğe kavuşamayız. Biz ne zaman ki yerli mallara rağbet ettik işte o zaman ithal malların kıymeti kalmaz ve ekonomi gerçek anlamda gelişir.
-
Bakın arkadaşlar, düşünce sistematiğiniz yanlış. Bir ülke herşeyden yerli üretim yaparak bir kazanç sağlayamaz. Atıl kapasite yaratır. Bunun yerine kar marjı yüksek, lojistik maliyeti düşük mal ve hatta hizmet, finansmanı kolay ve ileri teknoloji metalarının bulunduğu alanlarda uzmanlaşmalı ve dünyaya bunları satmalıdır. Elbette ihracatımız ithalatımızdan az olmalıdır. Ancak bunu tüketim malı ithal etmeyi kısarak değil, tüketim malı ihracımızı arttırarak sağlamalıyız.
Örnek verecek olursak, Türkiye bugün robotiğe, nano teknolojiye, taşınabilir nükleer pillere, torus reaktörlerine, alanında lider silah teknolojilerine, gıda verimine vs. alanlardan belli başlıları seçilerek yatırım yapmalıdır. Diyelim ki torus reaktörü alanı seçildi ve Tunceli, Ankara, Bursa, Muğla, Samsun vs. yerlere kuruldu bu reaktörler. Sonrasında bu reaktörler Şam, Bağdat, Tahran, Bakü, Kahire, Viyana, Paris vs. yerlere Anadolu şirketleri tarafından kuruldu. Burda mantık şudur, nükleer tehlike olmadan çok daha verimli nükleer reaktör kurmaktır. Enerjiyi tehlikesiz oluşturup, ucuza mal edip, kurulum ücreti almadan ikame olabilmektir. Böylece TR dünya enerji piyasasında hakim olabilir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tokamak (Torusla ilgilenenler için sistem prensibi, çok türkçe kaynak bulamayabilirsiniz.)
Biz uzaya uzaybüs kaldırmalıyız, biz büyük okyanusun derinliklerinde ki madenlere inmeliyiz, biz düşman uçaklarının varolmasını engelleyecek silahlar geliştirmeliyiz, biz düşünmeli ve sürekli çalışmalıyız. İnanın güzel ülkemizde herşey var bunun için.
Teşekkürler..
-
CİA
-
PathfindeR00 bunu yazdı
Bakın arkadaşlar, düşünce sistematiğiniz yanlış. Bir ülke herşeyden yerli üretim yaparak bir kazanç sağlayamaz. Atıl kapasite yaratır. Bunun yerine kar marjı yüksek, lojistik maliyeti düşük mal ve hatta hizmet, finansmanı kolay ve ileri teknoloji metalarının bulunduğu alanlarda uzmanlaşmalı ve dünyaya bunları satmalıdır. Elbette ihracatımız ithalatımızdan az olmalıdır. Ancak bunu tüketim malı ithal etmeyi kısarak değil, tüketim malı ihracımızı arttırarak sağlamalıyız.
Örnek verecek olursak, Türkiye bugün robotiğe, nano teknolojiye, taşınabilir nükleer pillere, torus reaktörlerine, alanında lider silah teknolojilerine, gıda verimine vs. alanlardan belli başlıları seçilerek yatırım yapmalıdır. Diyelim ki torus reaktörü alanı seçildi ve Tunceli, Ankara, Bursa, Muğla, Samsun vs. yerlere kuruldu bu reaktörler. Sonrasında bu reaktörler Şam, Bağdat, Tahran, Bakü, Kahire, Viyana, Paris vs. yerlere Anadolu şirketleri tarafından kuruldu. Burda mantık şudur, nükleer tehlike olmadan çok daha verimli nükleer reaktör kurmaktır. Enerjiyi tehlikesiz oluşturup, ucuza mal edip, kurulum ücreti almadan ikame olabilmektir. Böylece TR dünya enerji piyasasında hakim olabilir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tokamak (Torusla ilgilenenler için sistem prensibi, çok türkçe kaynak bulamayabilirsiniz.)
Biz uzaya uzaybüs kaldırmalıyız, biz büyük okyanusun derinliklerinde ki madenlere inmeliyiz, biz düşman uçaklarının varolmasını engelleyecek silahlar geliştirmeliyiz, biz düşünmeli ve sürekli çalışmalıyız. İnanın güzel ülkemizde herşey var bunun için.
Teşekkürler..
ne demek ihracatimiz ithalatimizdan az olmalıdır ya? Ihracat yapamayan ülke ezik ülkedir ithalatı mi teşvik ediyorsunuz? Ithalat ekonomiyi öldürür hocam ne kadar ihracat o kadar iyi demektir. Yerli üretim diyorum çünkü üretirsen ithalata gerek kalmaz hatta faLa üretimi satarsin bile. En basiti ya temel mantık yapalım yerli araçlar uretilse ne kadar para kalır siz hesap edin. Sokağa bi bakın kaç tane yerli araç var? Dis macunu kullanıyoruz hangisi türk mali hocam? Önce dişine sürdüğü macuna bakmalı millet sonra reaktör filan gelir. Yani gotu kapatmadan kafaya bere takmanın anlamı yok önce temel gelir sonra binanın fayansi parkesi gelir.
-
evet başka görüş ve düşünceler?
