1 Mayıs
-
yanlış yargılama insanları... İzmirde 1 mayısa giden çok yakında tanıdıgım bir kişi 1990 dan beri gittiğini söylüor ve şunu belirtiyor , ben oraya eyleme gidiyorum bagırmaya ama gördüğümüz muamele bu olamaz diyor... polis bize vuruyor yanımızdaki 50 yaşındaki adam canımıza tak etti artık insan gibi bırakın yapalım eylemimizi, atalım sloganımız dior ve polis adamada vuruyor.. Kurunun yanında yaşta ynaıyor...
Sözüm Meclisten Dışarı "Anlıyamassınız"...
-
efsun bunu yazdı:
-----------------------------yanlış yargılama insanları... İzmirde 1 mayısa giden çok yakında tanıdıgım bir kişi 1990 dan beri gittiğini söylüor ve şunu belirtiyor , ben oraya eyleme gidiyorum bagırmaya ama gördüğümüz muamele bu olamaz diyor... polis bize vuruyor yanımızdaki 50 yaşındaki adam canımıza tak etti artık insan gibi bırakın yapalım eylemimizi, atalım sloganımız dior ve polis adamada vuruyor.. Kurunun yanında yaşta ynaıyor...
Sözüm Meclisten Dışarı "Anlıyamassınız"...
-----------------------------
abi ben her katılana demiyorum.. sadece sapkınlık yapmaya zaten meyilli olanlara benim lafım.. bizim elemanlarda gidiyor ama sadece tepkisini göstermeye kutlamasını yapmaya..
kurunun yanında yaşında yanmasına bişe demiyorum çünkü doğru.. ama o yaş olanlarda sapkınlığa zaten meyilli olanlar. -
sagopa canım bak adam 29 yaşında 14 yaşından beri 1mayıs'a gidiyor adam diyorki, efsuncum bak kardeşim diyor ben ilk baş slogana gittim bagırdık cagırdık durduk yerde bişi olmadan dayak yedimpolisten göz altına alındım.. 2. sene yine aynısı ..3-4-5-6... gittikçe diyor iyice bu şekle geldik , Orda slogan atanları polis insan olarak algılamıyor diyor... bundan 3 sene önce gittiğimde polis bize yine durduk yere üstümüze geliyor diyor yanımda adam war 50 yaşında adamın canına tak etti artık biber gazı şu bu adam aldı polise vurdu diyor.. yapmasınlar dokunmasınlar... efendi gibi bıraksınlar zaten yapacak adamlar belli! uzak tutmak istese polis zaten tutar... bunların hepsi bahane.. orda belki 500 tane kamera war hepsinin yüzü her boku belli warsa yanlışı git yakala arkadaş cezasını çeksin ama gelipte oraya cop'la i panzerle sadece halkı kışkırtırlar.. Siz sanıyormusnuz ki 1 Mayıs'ın Gerçek Önderleri, gerçek 1 mayıs insanları orda!!!
-
alınan bu sözde önlemler halka "1 mayıs çılar hayatı böyle zorlaştırır" msjı vermek için kasıtlı olarak uygulanan abartılı uygulamalardır. göstericiler 3bin 4 bin civarında ama polis sayısı 17bin. bu bile aslında neyin amaçlandığını gösteriyor. istanbullulara 1 mayıs bahane edilerek kasıtlı olarak devlet tarafından çile çektirilmiştir.
-
Arkadas otobus beklerken polis girismis besiktasta kafasini yarmislar.
ben oglen oralardaydm heryer polis pis pis bakiolardi olay cikaran polisten baska insan görmedim
-
cogu iskeleden vapur seferleri durduruldu.. sonra 10 gibi kadıköyden beşiktaşa gectik.. hemen iskelede sorgusuz sualsiz topladılar ve gözaltına almak icin bir yerde beklettiler.. oturduk ne yapacagımızı sasırdık.. ben o esnada kactım.. çarsıya girdim orada baya bi kapıstık polislerle.. faşist valiye ragmen 1 mayısı kutladık!
-
Anlamadığım nokta 2tane Büs büyük miting yapıldı milyonlar hiç birşey çıkarmadan dağıldı..
Bu adamlar toplasan belkide 5 10 bin kişi bile olmucaklardı mitingi katılacaklar.. sen hangi hakla bunlara saldırırsın.. Yolları kapatıp önüne gelene göz yaşartıcı sıkarsın hangi zihniyet bu.. Yoksa vali Cumhurbaşkanlığı ellerinden gidicek diye sinirini halktan mı çıkarttırdı.. Yoksa akp den mi emir geldi.. Bu nasıl iştir anlamıyorum ya..
Birde utanmadan göğüslerini kabartarak 700kişi göz altına aldık diyorlar... Yazıklar olsun..
-
http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=234163
Şu videoyu izlermisiniz Arkadaşlar O.Ç.larının yaptıklarına bakın ya.. Kim bilir ne kadar kışkırtıldılar Devlet,vali tarafından bu polisler.. O tokat atan poliside Allaha havale ediyorum..
Tayyip Allahından bul emi..bu ülkeyi bu kadar huzursuz etmye hakkın yok senin... Ama Kasımpaşalılığını görücez senin geçmişteki gibi Akp kapatıldığında..
-
1 mayıs'ın neden uluslararası işçiler günü olduğunu ve neden kutlamamız gerektiğini pek fazla bilen yok. herşey yüzyıldan fazla bir süre önce, amerikan emek federasyonu'nun "sekiz saat 1886 mayıs'ının 1'i itibariyle yasal günlük çalışma süresi olmalıdır" ifadelerini taşıyan tarihsel önergeyi kabul etmesi ile başladı.
bu günün öncesindeki aylarda, binlerce işçi daha kısa [çalışma] günü için mücadeleye katılmıştı. kalifiye ve kalifiye olmayan, siyah ve beyaz, erkek ve kadın, yerli ve göçmen, tüm işçiler katılmışlardı.
chicago
sadece chicago'da 400.000 [işçi] greve çıkmıştı. şehrin gazetesi "fabrika ve imalathanelerin uzun bacalarından hiç bir duman yükselmiyordu, ve her şey sebt günü [musevilerin çalışmadıkları cumartesi günü] benzeri bir görünümdeydi". burası ajitasyonun ana merkeziydi, ve işte tam burada anarşistler işçi hareketinin ön saflarında yer alıyorlardı. hiç de azımsanmayacak bir şekilde, onların [anarşistlerin] faaliyetleri sayesinde chicago önemli bir sendika merkezi haline geldi ve yine sekiz-saat hareketine en büyük katkıyı sağladı.
1 mayıs 1886'da sekiz saatlik grev şehri derinden sarstı, mccornick harvester co.'nun çalışanlarının yarısı [greve] katıldı. iki gün sonra, yine greve katılan "kereste işçileri" sendikasının 6.000 üyesi kitlesel bir miting düzenlediler. mccormick fabrikasından sadece bir blok ötede düzenlenen mitinge oradaki grevcilerden 500 kadarı da katıldı.
işçiler merkez işçi sendikası [ing. central labour union] tarafından toplantıda konuşma yapması talep edilen anarşist august spies'ın konuşmasını dinlediler. spies işçileri birarada durmaya ve patronlara karşı teslim olmamaya çağıran konuşmasını yaparken, grev kırıcılar yakındaki mccormick fabrikasına yönelmişlerdi.
"kereste işçileri"nce desteklenen grevciler sokaktan aşağı doğru ilerlediler ve greve katılmayan işçileri tekrar fabrikanın içine girmeye zorladılar. birdenbire 200 kişilik bir polis gücü olay yerine geldi, ve hiç bir uyarıda bulunmadan sopa ve tabancalarla kalabalığa saldırdılar. en azından bir grevciyi öldürdüler; beş, altısı ciddi olmak üzere çok sayıda kişiyi yaraladılar.
tanık olduğu vahşi saldırının kızgınlığıyla spies arbeiter-zeitung (alman göçmen işçilerinin günlük anarşist gazetesi) bürosuna gitti, ve işçileri ertesi gece düzenlenecek olan protesto mitingine katılmaya çağıran bir genelgeyi yayınladı.
protesto mitingi haymarket alanı'nda gerçekleşti ve spies ile beraber sendika hareketinde etkin olan iki diğer anarşist, albert parson ve samuel fielden katılanlara hitap etti.
polis saldırısı
konuşma boyunca kalabalık oldukça düzenliydi. mitingin başından beri orda bulunan vali carter harrison "polis müdahalesini gerektirecek bir şey olacağa benzemiyor" sonucuna varmıştı. polis şefi john bonfield'e de bu yönde tavsiyelerde bulundu; ve karakolda beklemekte olan büyük sayıdaki yedek polis gücünün evlerine gönderilmesini salık verdi.
fielden toplantıyı sona erdirirken saat akşamın onuna yaklaşıyordu. sağanak halinde yağmur yağıyordu ve yanlızca 200 civarında insan alanda kalmıştı. ansızın bonfield komutasındaki 180 kişilik bir polis birliği [toplantıya] müdahele ederek, insanlara hemen dağılmalarını emrettiler. fielden "biz barışçılız" diyerek [bunu] protesto etti.
bomba
işte tam bu sırada polislerin arasına bir bomba fırlatıldı. [bomba polislerden] birisini öldürürken, altı tanesi ölümcül olmak üzere diğer 70 tanesini de yaraladı. polis izleyicilere ateş açtı. polis tarafından öldürülen ve yaralanların kesin rakamı hiç bir zaman açıklanmadı.
tüm chicago'yu bir terör rüzgarı kavurdu. basın ve vaizler bombanın anarşist ve sosyalistlerin işi olduğunda ısrar ederek, intikam çağrıları yapıyorlardı. toplantı salonları, sendika büroları, yayınevleri ve evler basıldı. tüm bilinen sosyalist ve anarşistler toplandı. hatta sosyalizm ve anarşizmin anlamı hakkında bilgisi dahi olmayan pek çok kişi tutuklandı ve işkenceye uğradı. "önce baskını yap, yasayı ondan sonra ara" devlet savcısı julius grinnell'ın kamuya yaptığı bir açıklamaydı.
dava
nihayetinde sekiz erkek "cinayete suç ortaklığı" [suçundan] davada yer aldılar. bunlar emekçi hareketi içinde etkili olan spies, fielden, parsons ve diğer beş anarşistti --adolph fisher, george engel, michael schawab, louis lingg ve oscar neebe.
dava cooke contry ağır ceza mahkemesinde 21 haziran 1886'da başladı. jüri üyeleri her zamanki gibi bir kutudan isim çekilmesi suretiyle seçilmedi. devlet savcısı tarafından görevlendirilen özel hakimin talebiyle mahkeme adayları seçti. savunmanın, [bu] özel hakimin açıkça yaptığı "bu davayı ben yönetiyorum ve ne yaptığımı da biliyorum. bu adamların asılacakları ölüm kadar kesin" şeklindeki ifadeyi delil olarak sunmasına izin verilmedi.
sahte jüri
neticede ortaya çıkan jürinin kompozisyonu oldukça gülünçtü; işadamları, onların çalışanları ve ölen polislerden birisinin yakınından oluşuyordu. devlet mahkemeye, bu sekiz kişiden herhangi birisinin ne bombayı attığına, ne bombalamayla ilgili olduklarına ve hatta ne de bu tip eylemleri kabul ettiklerine dair hiç bir kanıt sunmadı. aslında bu sekiz kişiden sadece üçü o akşam haymarket meydanı'ndaydı.
konuşmacılarından birisinin dahi şiddeti teşvik ettiğine dair hiç bir kanıt yoktu; aslında duruşmadaki tanıklığı sırasında vali harrison konuşmaları "zararsız" olarak nitelendiriyordu. şiddete yönelik herhangi bir önceden tasarlamanın olduğuna dair herhangi bir kanıt da sunulmadı. gerçekte, parsons iki küçük çocuğunu da toplantıya getirmişti.
hüküm veriliyor
yargılanan bu sekiz kişinin aslında anarşist inançları ve sendika faaliyetleri nedeniyle yargılandıkları başından beri belli olmuştu. savcı grinnell'in jüriye hitaben yaptığı kapanış konuşmasında geçen şu sözlerin tanıklığında duruşma başladığı gibi sona erdi; "kanun yargılanıyor. anarşi yargılanıyor. bu adamlar seçildiler, ve büyük jüri tarafından ayırıldılar, ve önder oldukları için suçlandılar. kendilerini takip eden binlercesinden daha fazla suçlu değiller. jürinin iyi insanları; bu adamları mahkum edin, onları örnek yapın, asın onları ve kurumlarımızı, toplumumuzu kurtarın".
ağustos'un 19'unda sanıklardan yedisi ölüm ve neebe ise 15 yıl mahkumiyet cezasına çarptırıldı. serbest bırakılmaları için düzenlenen kitlesel uluslararası kampanyalardan sonra, devlet "uzlaşarak", schwab ve fielden'in cezalarını ömür boyu hapis cezasına çevirdi. lingg celladına ihanet ederek idamlardan bir gün önce intihar etti. 1887 yılı 21 kasım'ında parsons, engel, spies ve fischer asıldılar.
özür
cenaze törenine 600.000 emekçi katıldı. neebe, schwab ve fielden'i serbest bırakmak için başlatılan kampanyaya devam edildi.
[bu üç anarşist] 26 haziran 1893'de vali altgeld tarafından serbest bırakıldılar. [vali] bu insanların yeterince acı çektiklerine inandığından değil, yargılandıkları davada suçsuz olduklarını düşündüğü için onlara af imkanı tanıdığını açıkça belirtti. onlar ve asılanlar"histeri, ayarlanmış jürilerin ve taraflı bir jürinin" kurbanlarıydılar.
yetkililer yargılamaların olduğu dönemde bu tip baskıların sekiz-saat hareketini gerileteceğine inanıyorlardı. gerçekte ise, sonradan ortaya çıkan kanıtlar, çelik patronlarının işçi hareketine olan itimatı sarsmak amacıyla düzendikleri gizli bir teşebbüsün parçası olarak, bombanın kaptan bonfield için çalışan bir polis ajanı tarafından atılmış olabileceğini gösteriyor.
spies ölüm cezasını takiben mahkemeye hitap ederken, bu gizli teşebbüsün başarılı olamayacağından oldukça emindi: "eğer bizi asarak ... tahakküm altındaki milyonların, sefalet içinde çalışan ve kurtuluşu arzulayan, [kurtuluşu] bekleyen milyonların bu hareketini, işçi hareketini ezebileceğinizi umuyorsanız -eğer düşünceniz buysa, o zaman asın bizi! burada bir kıvılcımı ezeceksiniz, ama şurda, burda veya orada, arkanızda, -ve önünüzde, ve her yerde alevler yükseliyor. bu gizli bir ateş. bunu asla söndüremezsiniz".
çeviri: anarşist bakış. -
arkadaşlar bayramını kutlacak adamlar güzelce bir arkadaşımızın bahsettiği gibi kutlarlar..bir kamu işçisinin yani dsi de bir bekçinin aldığı maaşı biliyormusunuz.tam 2400 ytl net eline geçen.el insaf ya.bunu kaymakam bile almıyor.dertleri nedir. peki ?sendikamı? sendika patronları asıl işçileri sömüren! işçinin maaşından yüzdelik alıyorlar.hepside kral mübareklerin.ama işçi bayramına asgari ücretli katılsa ve polis bunları dövse o zaman hapse gircemi bilsem polise karşı koyarım.ama bunların hepside zengin bırakın kendi hallerine..
