20 Milyar Yıl Uzağa Bakan Ne Görür ?
-
o dediğinin olması için ışık hızına ulaşmak lazım o hızdada hiç bi yere bakaman madde yok oluyo gibi gibi bişeyler işte :) enstein in belgeselinde izlemiştim..
-
niRvana_GG bunu yazdıFireX bunu yazdı
Evren sürekli genişlemekte ve galaksiler birbirinden ışık hızından daha hızlı bir şekilde (Işık hızının geçilmesi söz konusu değil) uzaklaşmakta. Yuvarlak bir cismi evren olarak düşünürsek ve üzerine galaksi adı verilen benekler yerleştirirsek, devamında ise bu topu şişirirsek aralarındaki mesafe galaksiler yerinde hareketsiz dursa dahi hızlı bir şekilde açılır. Tabi bu olayın temsili yanı. Evrenin şekli elbette çok daha farklı olabilir. Fakat topolojik olarak akla yatkın versiyonları var. Hayal edilemeyecek bir şey değil yani.
Buradan yola çıkarsak, evreni dolaştığımızda yeniden başladığımız yere geri döneceğimiz düşünülür. Şişme teorisine göre bu böyledir ve günümüzün en gözde teorisi budur.
Diğer yandan sonsuz boşlukta olabilsen bile haliyle o mesafeden görebileceğin hiçbir şey olmayacaktır.
Tabi bu denilenlerin hemen hepsi varsayım. Bunun da altını çizmek gerek.
"Işık hızının geçilmesi söz konusu değil". Bunu neye dayanarak söyledin ? (sorma amacım yargılamak yada aksini iddia etmek değil. sadece merak)
Galaksilerin birbirinden daha hızlı bir şekilde uzaklaşması muhtemeldir.Yani Işık hızının aşılamaz oluşu galaksilerin birbirinden ışık hızından daha hızlı uzaklaşamayacağı anlamına gelmiyor.Bunun da açıklaması Karanlık enerji de saklı.
-
fizikçi değilim ama uzay konularına oldukça meraklı birisiyimdir..
öyle fetih falan izleyemiyorsun hocam :)x ışık yılı uzaklıkta ki görüntünün yansımasını görüyorsun sadece.. hadi böyle bir yansımayı görebilecek teknolojik ekpimanlara sahipsin diyelim sonuç ;
yine aynı : )değişen pek birşey yok..
cern'de ki deneyi yapmalarının sebebi o ilk an..
ilk anının fotograflanması için yıllardır kafa patlatıyor adamlar.. sadece bir ışık hüzmesini inceleyebilmek için bu kadar uğraş..
@ ayrıca iyi hatırladım, forumtr'den alıntı yaptın galiba.. :D
orda ki elemanlar da iyice salçaya bağlamış :Wayrıca şuna göz atmanı isterim hiç değilse mantıken birşeyleri anlamanı sağlar ;
http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/zamangenelgorece.htm -
niRvana_GG bunu yazdıFireX bunu yazdı
Evren sürekli genişlemekte ve galaksiler birbirinden ışık hızından daha hızlı bir şekilde (Işık hızının geçilmesi söz konusu değil) uzaklaşmakta. Yuvarlak bir cismi evren olarak düşünürsek ve üzerine galaksi adı verilen benekler yerleştirirsek, devamında ise bu topu şişirirsek aralarındaki mesafe galaksiler yerinde hareketsiz dursa dahi hızlı bir şekilde açılır. Tabi bu olayın temsili yanı. Evrenin şekli elbette çok daha farklı olabilir. Fakat topolojik olarak akla yatkın versiyonları var. Hayal edilemeyecek bir şey değil yani.
Buradan yola çıkarsak, evreni dolaştığımızda yeniden başladığımız yere geri döneceğimiz düşünülür. Şişme teorisine göre bu böyledir ve günümüzün en gözde teorisi budur.
Diğer yandan sonsuz boşlukta olabilsen bile haliyle o mesafeden görebileceğin hiçbir şey olmayacaktır.
Tabi bu denilenlerin hemen hepsi varsayım. Bunun da altını çizmek gerek.
"Işık hızının geçilmesi söz konusu değil". Bunu neye dayanarak söyledin ? (sorma amacım yargılamak yada aksini iddia etmek değil. sadece merak)
Orada galaksilerin ışık hızından daha hızlı bir şekilde birbirlerinden uzaklaştıklarını yazdığım için o notu ekledim.
"Evren sürekli genişlemekte ve galaksiler birbirinden ışık hızından daha hızlı bir şekilde (Işık hızının geçilmesi söz konusu değil) uzaklaşmakta..."
Bunu parantez içerisinde belirtme sebebim, bunun ışık hızının geçildiği şeklinde algılanmasının önüne geçmekti. Devamında ise neden ışık hızından hızlı bir şekilde uzaklaştıklarının sebebini açıkladım. Yani orada "ışık hızının geçilmesi söz konusu değil" derken ışık hızının geçilip geçilemeyeceğini değil, galaksilerin birbirinden uzaklaşma hızlarının yanlış yorumlanmaması amacıyla böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirttim.
***
Şimdi ışık hızının geçilip geçilemeyeceği konusuna gelirsek,
Göreli kütle artışı denilen durum var. Işık hızına ulaşmak bir yana bu hıza yaklaştığında dahi sonsuza doğru yükselen bir grafikle göreli kütle öyle muazzam bir artışa geçiyor ki yoluna devam etmesini sağlayacak enerjinin bulunması çok zor.
Ancak şöyle bir durum var. Işık hızı farklı ortamlarda değişiyor. Misal suda daha yavaş ve bu ortam içerisinde parçacıklar ışık hızını geçebiliyor. Fakat geçtikleri anda ses duvarının yarattığına benzer bir şok dalgasıyla yüklü parçacıklar enerjiyi yayınlayıp yavaşlıyorlar. Çerenkov ışıması denilen bu durum da ışık hızı duvarına gelindiğinde nelerle karşılaşıldığının bir göstergesi.
Şu anda ışık hızından hızlı hareket eden bilinen tek bir parçacık bile yok. Geçen yıl ortaya henüz doğrulanmadan "ışık hızı geçildi" şeklinde haberler atıldı ve bunlar yalan yanlış yayıldı. CERN daha sonradan bu durumun gps cihazlarından kaynaklanan bir hata olduğunu açıkladı. Fakat bu medyatik olmadığından duyulmayınca toplumun geneli hala nötrinolar ışık hızı geçti sanıyor.
Işık hızının geçilmesi, geçmişe yolculuk yapılabileceğine de işaret eder ve bu ihtimal insanlara hoş geliyor. Bunu amaçlayan fantezi severler sadece bununla da yetinmeyip solucan delikleriyle yolculuk gibi konuları da bağlıyor vs. Oysaki solucan deliği denilen şey karadeliklerin uzay-zamanda oluşturduğu tünellerdir ve bunlardan sağ çıkmak mümkün değildir. Işık hızının geçilmesi gibi konular popüler bilim yazarlarının ve belgesel yapımcılarının can damarı.
Zaman insanların ortaya attığı bir kavram. İleriye gidiyor olabiliriz fakat geriye dönüşümüz mümkün olmayabilir. Felsefi yönden yaklaşırsak daha farklı yerlere varabiliriz. Matematiksel geçerliliği olan her şey doğayla örtüşmeyebilir. Negatif boyutlar, negatif kütleler, negatif geriye akan zaman vs. Mutlak sıfırın, -273 C derecenin, durağanlığın, kinetik enerjinin yokluğunun nasıl altını düşünmek mümkün değilse aynı şekilde ışık hızının ötesi de ve ona bağlı geçmişe yolculuk durumu da aynı mantık sınırları içerisinde mümkün olmayabilir.
Fakat olabilir de. Bilim bunun için var. Takyon adı verilen ışıktan hızlı gittiği düşünülen henüz teorik olan parçacıkların peşinde koşturan bilim adamları da var. Ancak zaman yolculuğu, ışık hızı üzerine yazıp insanların hayallerinden beslenip para kazanan ve üniversitede her yıl vermesi gereken akademik yayınları sallaması kolay olduğundan böyle konular üzerine yazan akademisyenler de var. Bunlara da dikkat etmek gerek.
Işık hızı geçilebilir veya geçilemez. Kimse bu konuda kesin bir şey söyleyemez. Einstein, Newton'un doğrularını cesaretle sorgulayarak bunlara ulaştı. Yarın bir başkası daha farklı sonuçlara ulaşabilir. Ne bir şeylere kesin gözüyle bakıp bakış açısı kısıtlanmalı ne de hayaller denizinde şuursuzca dolaşılmalı. Neyse... Yorgun olduğumdan ve fazla vaktim olmadığından yazıyı daha fazla uzatmıyorum. Bu konularda daha çok fazla şey yazılabilir.
-
@Zeybekustasi,Büyük patlamadan hemen sonra oluşan ilk ışınımların bize ulaşması yaklaşık 13,5 milyar sürdü.Bu demek oluyor ki bu tarihten daha önce oluşan bir ışık yok.Çünkü daha geriye gitmek büyük patlamanın gerisine götürür bizi.Orada hala çeşitli teoriler var çok tartışmalı.13,7 milyar yıldan beri evren büyüyor ve bu büyüme artarak artan şekilde devam ediyor.Yani büyüme de hızlanıyor.Bu hızlanmanın nereye kadar varacağı,ne kadar hızlanabileceği bilinmiyor ve ışık hızı ile de ilişkili bir durum değil yani.Bizim evreni anlayışımızda temel problem ışık hızını aşamıyor oluşumuz(Solucan Delikleri ile aşılması teoride mümkün olabilir).Eğer aşabilseydik senin dediğin gibi olurdu.Örneğin 2012 de dünyadan yola çıkan bir ışık örneğin en yakın yıldıza(alpha centauri) 4 yılda ulaşıyor.Yani eğer biz bu ışıktan daha hızlı gidebilseydik alpha centauri de ondan daha önce orada olurduk.Bu da geçmişi görmemizi sağlardı..Ya da 2 milyon yıl önce dünyadan yola çıkan ışığı varacağı noktaya varmadan orada karşılardık(karşılamak için ışık hızı aşmamız gerekiyor tabiki ki :) dolayısıyla geçmişi görebilirdik.Sonuç olarak sadece istanbulun fethi değil,Büyük patlamadaki ilk ışık oluşumunu görebilmemiz ışık hızını aşmayı gerektiriyor ve pratikte imkansız olmakla beraber teoride ışık hızına(Hızın %99,9u kadar) ulaşmak mümkün olabilir fakat aşmak teoride de pek mümkün görülmüyor çünkü aşmak demek zamanda geriye gitmek demek ve çeşitli paradokslar var bu konuda..
@Lightsaber,1. ve 2. soruların için ortak cevap paralel/çoklu evren teorisi olabilir.Bunun için History channel-Universe serisinde paralel universe bölümünü izleyebilirsin. http://www.akilli.tv/video/HC-Evren-Paralel-Evren_661058
3. sorunun cevabı olarak da,ışığın yani oluştuğu fotonun kütlesi olmadığı için einstein'in denklemine sıkıntısız uyuyor. -
Amd-x bunu yazdı
fizikçi değilim ama uzay konularına oldukça meraklı birisiyimdir..
öyle fetih falan izleyemiyorsun hocam :)x ışık yılı uzaklıkta ki görüntünün yansımasını görüyorsun sadece.. hadi böyle bir yansımayı görebilecek teknolojik ekpimanlara sahipsin diyelim sonuç ;
yine aynı : )değişen pek birşey yok..
cern'de ki deneyi yapmalarının sebebi o ilk an..
ilk anının fotograflanması için yıllardır kafa patlatıyor adamlar.. sadece bir ışık hüzmesini inceleyebilmek için bu kadar uğraş..
@ ayrıca iyi hatırladım, forumtr'den alıntı yaptın galiba.. :D
orda ki elemanlar da iyice salçaya bağlamış :Wayrıca şuna göz atmanı isterim hiç değilse mantıken birşeyleri anlamanı sağlar ;
http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/zamangenelgorece.htmbu linkini verdiğin yazının sahibi akli dengesinden şüphe ettiğim biri. kendi hayal aleminde yaşıyor. geçen hafta feyzpukta yorumlarımla az çok ne kadar gereksiz biri olduğunu ortaya çıkartıp albüm oluşturmuştum feyzpukta albümlerimden bakabilirsin.
birçok yazısını da incelemişimdi kaç yıldır denk geldikçe, çoğu şeyi kafasından uydurup yazıyor. araya kulaktan duyma birkaç bilimsel kelime koyunca bilimsel yazı yazdım sanıyor.
-
dediğin için ışık hızını geçmek lazım. ışık hızını geçersen zaten form değiştircen uçup gidicen. olmaz o iş 1.
2, tut ki gittin o kadar uzağa e bide o kadar mesafeden burdaki bişileri görmeni gerektirecek bişiler icat etcen. ondan sonram kaydetcen onları. sonra bi o kadar ışık yılı daha gelcen ve yaşıyo olcan ?
bence oraya gidip bakacak şahıs hanımıyla gitsin. şayet kaydedebilirse 4. göbekten falan torunu getirir anca :D
-
zeybekustasi bunu yazdı
Uzay da biliyoruz ki ne kadar uzağa gidersek o kadar geçmişe gideriz aslında yani Dünyamızdan 559 ışık yılı uzaktaki bir gezegenin ışıkları henüz bize yeni geliyor olabilir.
Ve o gezegenden şu an İstanbul tarafına bakan bir gözlemci ise 559 yıl önceyi yani 1453 yılındaki İstanbulun fethinin ışıkları henüz ona yeni ulaştığı için bu olayı görecektir.
Buraya kadar bir sorun yok..peki evrenin yaşı 15 milyar ışık yılı uzağa baktığımızı düşünürsek neyi göreceğiz ?
Görmemiz gereken şey evrenin doğumu yani bebekliği yani Bing Bang'i görebilecek miyiz biz ?
Peki ya 16 milyar yıl yada daha fazla 20 milyar yıl uzağa bakan ne görecek ? Bing Bang'ın öncesini mi ?
ucan insanlar goruruz :-)))))
