Akıl Sağlığı Nasıl Kaybedilir?
-
Bugün Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Merkezi'ne gittim.Hayatımda bu kadar etkilendiğim başka bir an hatırlamıyorum.Cinnet geçiren bir kadının sedyeye bağlanıp canlı canlı uyutuluşuna şahit oldum.Pasif hastaların bahçede hayretler içinde beni izleyişini gördüm..Delinin biri yanıma koşa koşa gelerek,bana mı bakıyorsun diye kahkaha atmaya başladı..Ürkmedim,şaşırdım..Akıl sağlığından önemli hiçbir şey yok hocalar..Aklınıza sahip çıkın..Gelelim konuya
Araştırdım,herhangi bir yerde bulamadım...
İnsan ruh sağlığını nasıl kaybeder?
Beyin işleyişi nasıl değişir?
Delirdikten sonra geri dönüş söz konusu mudur?
Nasıl bir akıl işleyişine sahiptir deliler?
Basamakları nedir akıl sağlığını kaybetmenin?
Bağlı olarak tedavi edilen daha doğrusu uyuşturulan ruh hastalarının bağlanma sebebi,zarar verme ihtimalinin yüksek olma nedeni nedir?Neden şiddete eğilimliler?
Bilimsel yazılar arıyorum.
-
bazıları ırsi olmakla beraber daha önce yakınlarında akıl hastası olmayan kişilerde malesef olabiliyor diye biliyorum.Yakın bir arkadaşımın annesi eşinin onu terkedişinden sonra odalara kapanıp küçük kağıtlara bişeyler yazıp saklamaya başlamış sonra duwarlara yazmaya başlamış sonra elleriyle sürekli yüzünü yoklamaya başlamış yüzümde kemikler çıkıyo diye akıl hastanesine yatırdırlar belirli süre tedawiden sonra çıkardılar şuanda her ay düzenli iğne wuruluyo kriz ws gelmesin diye iyileşen çok az insan war diye biliyorum
-
mürid kardeşim akıl sağlığı nasıl kaybedilir bilmiyorum ama i,steyerekmolmadığı kesin ... olsa ben kaybederdim isteyince olmuyo bizim elimizde değil sanırım ama beyin fonksiyonları ile alakalı ise kesin bulunur ...takipteyim
-
Bu soruyu gördüğün o delilere sor bakalım, nasıl bir cevap alacaksın..
-
NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------Bu soruyu gördüğün o delilere sor bakalım, nasıl bir cevap alacaksın..
-----------------------------onlar bunun farkında değiller işte,normalden farklı olduklarının farkında değiller..gerçi çoğunlugun standart kabul edilmeside bir yanlış olabilir ancak bilemiycem..
sormayı deneyen varsa cevaplasın..
-
Hocam isteğinle ilgili cevap yazmayacağım öncelikle kusura bakma onun için, sadece hep düşündüğüm bişeyi yeri geldi diye yazmak istedim. Bazen düşünüyorum acaba dünyayı doğru görünler onlar da biz mi gerçek anormalleriz diye. Dünyayı bir delinin gözünden görebilmeyi çok isterdim, gerçekten çok isterdim.
-
hacı tek bir sebebi olan birşey değil ki bu, mesela sağ beyine giden damarlardan biri tıkanırsa akıl sağlığını kaybedersin, uzun süre nefessiz kalırsan beyin oksijensiz kalır kısmi ölme gerçekleşir aptallaşırsın, beyin bulduğu herşeyle ilişki ve bağıntı kurma eğilimindedir zaten böyle çalışır, belirli sebeplerden dolayı alakasız olaylar arasında yanlış bağıntı kurabilir, bize çok saçma gelen şeyler ona çok mantıklı gelir.
Sonra kişilik bölünmesi denilen olay gerçekleşebilir, beyin unutmak istediği, ya da bilinçaltında ciddi etki bırakmış olan bir olayı hatırlarken normal bilinç değil de ayrı bir kişilikle bu olayı hatırlayabilir. Ya da yapmak istediği ama normal bilincinin engellediği şeyleri gerçekleştirmek için ayrı bir bilinç oluşturabilir, daha aklıma gelmeyen birsürü sebep var, beyin ile ilgili bilinenler zaten bilinmeyenlerin %1 i bile değil, beyin çoğu organın aksine mekanik değildir, mesela kalp mekanik bir organdır, kan pompalar, insanoğlu onun yerine başka bir organik pompa geliştirebilir ilerde ama beyin öyle değil, milyarlarca nöron ağından oluşmuş muhallebi kıvamında küflü peynir kokan acayip bir organ, keşfedilmesi bu yüzden çok zor. Bir de şöyle düşün, kendi kendinin nasıl çalıştığını anlayamayan ve keşfetmeye çalışan bir organ aynı zamanda :D
-
beyinde de sigorta olduğunu düşünüyorum. bazıları aniden hiçbir fiziksel sebep yokken delirebiliyor. adam bazı şeyleri kafasına fazla takıyor. sanırım aşırı yüklenince sigorta atıyor. hani şofben kullanırken felan cihaz fazla elektrik çekiyor, sistem bunu kaldıramıyor. sigorta atıyor. onun gibi bişey yani.
-
Bu konu daha önce var mıydı ilk kez bugün mü açıldı? Konuyu ve tüm içeriği aynen daha önce okuduğumu hatırlıyorum.Tarihe baktım ne zamanın konusunu hortlatmışlar diye ama bugün görünce çok şaşırdım. 3-5 ay öncenin konusuydu diye hatırlıyorum. Sanki aynı konu hortlamış birisi tarihleri değiştirmiş. İyi değilim galiba.
-
Nasıl bir akıl işleyişine sahiptir deliler?
Bu sorunun cevabı olduğunu sanmıyum.Kişiden kişiye değişir bu olay.O kadar uzman doktor var ve her hastaya farklı yaklaşılıyor tedavi için.Zaten tamamen bilim ile kurulmuş bir binanın isminin Ruh ve Sinir hastalıkları olması, bu hastalığın tıbben açıklanamayacak kadar karmaşık olduğunu gösteriyor.
-
Psikoanalitik anlayışa göre insanlar memnuniyet vermeyen duygularıyla savunma mekanizmaları kullanarak baş ederler. Ancak savunma mekanizmaları aşırı, abartılı kullanıldığında insanlar ya gerçeklik algısı ortadan kalkar (psikotik) ya da sosyal haytın içinde yaşamını sürdürmesi zorlaşacak psikolojik rahatsızlklar yaşar (nevrotik)
Bilişsel Davranışçı yaklaşıma göre insanların işlevsel olmayan otomatik düşünceleri insanları psikolojik olarak rahatsız eder. Bu rahatsızlığın içeriğine göre günlük yaşamı da bozulmaya başlar. Bu yaklaşıma göre bir durum oluşur, kişinin bu duruma karşı bir değerlendirmesi veya yorumu vardır. Daha sonra bu yorumla bir şeyler hisseder bu da duygusudur. Nihayetinde davranışa geçer. Albert Ellis bunu ABC modeli olarak belirlemiştir. A (Olay), B (Düşünce,Değerlendirme), C (Sonuçlar)
Psikoanalitik genelde psikotik durumlarda yaygın olarak kullanılan bir yaklaşımdır. Nevrotik rahatsızlıklarda (depresyon, kaygı bozukluğu, obsesif kompulsif vs) ise genelde günümüzde Bilişsel davranışçı yaklaşımlar kullanılarak insanlara yardım hizmetleri verilir.
Genel anlamda insanın aklını yitirmesi süreç işidir. Birden bire olmaz. Travma sonrası büyük ruhsal sorun yaşayanlar bile sade ve sade olayla ilişkili aklını yitirmezler. O travma yaşanana kadar veya travma sonrası yaşadığı etkilerle kişinin aklını yitirmesi durumu değişkenlik arz eder.
Çevre etkisi dışında genetik yatkınlıklar olduğu tüm sağlık konularında olduğu kadar vardır. Kişinin genlerinde bulundurduğu mizacı da özellikle kişilik bozukluklarında etkilidir. Ancak çoğunlukla çevresel etki ve iç süreçler etkilidir.
