

Atatürk"Ün Amasya Gezisinde Karşısına Bir Şıh Çıkar... Atatürk’Ten Şeyhe Ders;
-
Vay bea guzel ikiside :)
-
ikiside mükemmel bir yazı tabiki daha önceden biliyordum ama tekrardan hatırladım paylaşım için sağol
bu arada Atatürk'ün cevap veremediği tek laf diye tarihe geçmiştir. yani herşeye verebililecek bir cevabı olan Atatürk bu konu karşısında hiçbircevap verememiştir.
Cia bunu yazdı:
-----------------------------ATATÜRK SORDU..
-Bu villa kimin?
-KIRKOR EFENDI'NIN PASAM!
-Su Kösk?
-DIMITRI EFENDININ PASA HAZRETLERI!
-Ya su ilerideki konak?
-SALAMON EFENDI'NIN!
ATATÜRK bu kez, az ötedeki toprak damli, virane bir evin sahibini ögrenmek için sorunca, ADANALI gazi cevap verdi:
-RECEP ÇAVUS'UN PASAM!
ATATÜRK bu duruma biraz üzülmüs, biraz da sinirlenmisti.
Yanindakilere emir verdi:
-ÇAGIRIN SU RECEP ÇAVUS'U!
RECEP ÇAVUS gelince bir asker selamindan sonra,
EMREDIN PASAM demisti.
Ata, bu kez Recep Çavus'a sormaya basladi:
-Bu villa KIRKOR Efendinin,
bu kösk DIMITRI Efendinin,
su konak SALAMON Efendinin,
o virane de senin!
Bu ERMENILER, RUMLAR,
YAHUDILER SU BINALARI DIKERKEN SEN NEREDEYDIN?
-SIZINLE BERABERDIM PASAM! TRABLUSGARP'TA, ÇANAKKALE'DE, SAKARYA'DA!..
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, bu cevap karsisinda gözyaslarini yanaklarina degil, yüreginin derinliklerine akitir..Alıntı...
----------------------------- -
Cia bunu yazdı:
-----------------------------ATATÜRK SORDU..
-Bu villa kimin?
-KIRKOR EFENDI'NIN PASAM!
-Su Kösk?
-DIMITRI EFENDININ PASA HAZRETLERI!
-Ya su ilerideki konak?
-SALAMON EFENDI'NIN!
ATATÜRK bu kez, az ötedeki toprak damli, virane bir evin sahibini ögrenmek için sorunca, ADANALI gazi cevap verdi:
-RECEP ÇAVUS'UN PASAM!
ATATÜRK bu duruma biraz üzülmüs, biraz da sinirlenmisti.
Yanindakilere emir verdi:
-ÇAGIRIN SU RECEP ÇAVUS'U!
RECEP ÇAVUS gelince bir asker selamindan sonra,
EMREDIN PASAM demisti.
Ata, bu kez Recep Çavus'a sormaya basladi:
-Bu villa KIRKOR Efendinin,
bu kösk DIMITRI Efendinin,
su konak SALAMON Efendinin,
o virane de senin!
Bu ERMENILER, RUMLAR,
YAHUDILER SU BINALARI DIKERKEN SEN NEREDEYDIN?
-SIZINLE BERABERDIM PASAM! TRABLUSGARP'TA, ÇANAKKALE'DE, SAKARYA'DA!..
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, bu cevap karsisinda gözyaslarini yanaklarina degil, yüreginin derinliklerine akitir..Alıntı...
---------------------------------------
buda süper başka varsa paylasabilirmisiniz..
-
ßisses bunu yazdı:
-----------------------------buda süper başka varsa paylasabilirmisiniz..
-----------------------------var ama genelde bilinen yazılar, ben yine de paylaşıyım
UŞAKLIK
İngiliz kralı VIII. Edward İstanbul'a Atatük'ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce,
-"Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini, yahut bir aşçı bulunuz !...dedi.
Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular... Akşam kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk'e dönerek:
- "Sizi tebrik eder ve teşekkür ederim. Kendimi İngiltere'de zannettim" diyerek memnuniyetini bildirdi. Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı.
Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk Kral'a :
- "Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim!" dedi. Bütün sofradakiler Atatürk'ün bu sözlerine hayran oldular. Atatürk garsona da "vazifene devam et" emrini verdi. -
stillalive bunu yazdı:
-----------------------------ßisses bunu yazdı:
-----------------------------buda süper başka varsa paylasabilirmisiniz..
-----------------------------var ama genelde bilinen yazılar, ben yine de paylaşıyım
UŞAKLIK
İngiliz kralı VIII. Edward İstanbul'a Atatük'ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce,
-"Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini, yahut bir aşçı bulunuz !...dedi.
Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular... Akşam kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk'e dönerek:
- "Sizi tebrik eder ve teşekkür ederim. Kendimi İngiltere'de zannettim" diyerek memnuniyetini bildirdi. Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı.
Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk Kral'a :
- "Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim!" dedi. Bütün sofradakiler Atatürk'ün bu sözlerine hayran oldular. Atatürk garsona da "vazifene devam et" emrini verdi.
-----------------------------evet bilinenlerden bu ama her okuyusumda farklı bi haz alıyorum teşekkurler
-

niye koydum bilmiyorum ama koyasım geldi =))
-
Cia bunu yazdı:
-----------------------------ATATÜRK SORDU..
-Bu villa kimin?
-KIRKOR EFENDI'NIN PASAM!
-Su Kösk?
-DIMITRI EFENDININ PASA HAZRETLERI!
-Ya su ilerideki konak?
-SALAMON EFENDI'NIN!
ATATÜRK bu kez, az ötedeki toprak damli, virane bir evin sahibini ögrenmek için sorunca, ADANALI gazi cevap verdi:
-RECEP ÇAVUS'UN PASAM!
ATATÜRK bu duruma biraz üzülmüs, biraz da sinirlenmisti.
Yanindakilere emir verdi:
-ÇAGIRIN SU RECEP ÇAVUS'U!
RECEP ÇAVUS gelince bir asker selamindan sonra,
EMREDIN PASAM demisti.
Ata, bu kez Recep Çavus'a sormaya basladi:
-Bu villa KIRKOR Efendinin,
bu kösk DIMITRI Efendinin,
su konak SALAMON Efendinin,
o virane de senin!
Bu ERMENILER, RUMLAR,
YAHUDILER SU BINALARI DIKERKEN SEN NEREDEYDIN?
-SIZINLE BERABERDIM PASAM! TRABLUSGARP'TA, ÇANAKKALE'DE, SAKARYA'DA!..
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, bu cevap karsisinda gözyaslarini yanaklarina degil, yüreginin derinliklerine akitir..Alıntı...
-----------------------------İki hikayeyide ilk kez okudum çok guzel hikayeler gercekten teşekkurler...