Atatürk"Ün Dindar Kişiliği
-
Desiqner bunu yazdı:
-----------------------------
kaygusuz bunu yazdı:
-----------------------------deist derken düşündüm ve şu kanıya vardım. Ulu önderimiz dindardır yada değildir bu değil asıl olan. Atatürkün deistliği vurguladığı nokta Mecliste deist tavrıdır...jan dündar filminde mecliste konuşma yapıyor ya Biz ilham olarak uzaydan filan değil kendi düşüncelerimizle yaptığımız işlerle yaşarız gibi bir cümle var tam aklımda değil...Ulu önder burda deistliği mecliste siyaset yaparken dinin kullanılmamasını istiyor akılcı bilimci düşüncesi fikri ile yapılacak işlerin doğru olduğuna karar verilmesi aslında...
-----------------------------
Evet Bende Atatürk'ün Deist olduğuna dair bazı şeyler izlemiştim.Okumuştum... Saçmalamadan Önce Biraz Araştırma yapalım...
-----------------------------meclisteki tavrı bu. doğru olanda budur bence. deistliği burda savunuyor sanırım. Deist yada değil önemli değil bu. O bize yeni bir ülke yeni vatan yeni Türk devrimlerini emanet etmiştir...Stalin ona faşist demiş mussolini kominist demiş. Tüm ülke liderleri başka birşey demiş. O bizim Atamızdır yeter bu söz herşeye...
-
Ne olduğunun ne önemi var? Memleketi kurtarmış ve bunun için her kesimden yardım almıştır. Hatta zamanında komünist partiyi kurdurtmuş ve rusyadan yardım almıştır fakat sonra komünist parti liderlerini rusyaya yollamış ve o liderlerden bir daha haber alınmamıştır.
-
o kadar yazıoruz çiziyoz boşuna, gidiolar yine bok atıyolar tek lafla aq yazık bizlere...
-
Yakınlarının dilinden Mustafa Kemal Atatük;
Yakınlarının, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk hakkında anlattıkları onun dine olan samimi bağlılığını bizlere gösteren en güzel örneklerdendir.
Rönesans dergisinin Şubat 1991 sayısında, Ata'nın yakınlarıyla yapılan ropörtajlara yer verilmiştir. Yakınları Atatürk'ün dindar kişiliğini şöyle anlatmışlardır:
Atatürk manevi kızlarından Ülkü'yü çok seviyor ve onunla gezmekten büyük zevk alıyordu.
ÜLKÜ ADATEPE (MANEVİ KIZI)Annemi Zübeyde Hanım büyütmüştür. Onun anneme anlattığı bir anıyı aktarayım; Atatürk, 25 Ağustos'ta Kocatepe'ye çıktığı zaman orada şöyle dua ediyor: "Allah'ım, senin bana verdiğin fikir ve zekayla ben bütün planlarımı gerçekleştirdim. Bundan sonrası artık senin mukadderatın…"
O, Allah'ına inanan bir insandı. Paşa, Ramazan'da Dolmabahçe'de veya Çankaya'da olduğunda anneme, 'Vasfiye, oruç tutuyor musun?' diye sorar, annem "tutuyorum"dediğinde de çok memnun kalırmış. Bana hastalandığımda dua ettirirdi, kendisi de ederdi. Çok iyi hatırlıyorum; paratifo geçiriyordum, çok üzülmüş ve beni kurtarması için Allah'a dua etmiş.
Annesi Zübeyde Hanım da çok dindarmış. Anneme daha yedi yaşındayken Kuran dersleri aldırmaya başlamış. Kız kardeşi Makbule Hanım'ın da namazını devamlı kıldığını biliyorum.
SAFİYE AYLA
Atatürk manevi kızlarından Ülkü'yü çok seviyor ve onunla gezmekten büyük zevk alıyordu.Annesi Zübeyde Hanım da, ablası Makbule Hanım da çok dindar insanlardı, namaz kılarlardı. Atatürk, tam dindar, Müslüman bir aile ortamında yetişti.
Atatürk de dindar bir insandı. Çok beğendiği Hafız Yaşar vardır. O Kuran okurken gözlerinden yaşlar boşanırdı. Hatta bütün hocaları toplayıp, ayetleri okuyup izah ederek incelemeler yapardı. Bana 'Allah'ın sana verdiği bu lütfu unutma ve bununla şımarma, mütevazı ol, daima Allah'a şükret.' derdi. Kendisine "Paşam sen şunu yaptın, sen bunu yaptın' diyenlere de 'Bana Allah yardım etti, ben talihli bir insanım.' derdi.
VASFİ RIZA ZOBU
Peygamber (sav)'e çok hürmet ederdi. Peygamber (sav)'in çok sağlıklı bir muhakemeye vakıf olduğuna kaniydi. Bir gece Hz. Peygamber (sav)'in askeri dehasından bahsediyordu...
Onun dine, fikre karşı saygılı bir kişiliği vardı. Kuran'a çok hürmeti vardı. Yanında üç hafız vardı; Hafız Yaşar, Hafız Hüseyin ve Hafız Mehmet. Ben o hafızları onun yanında, Çankaya'da tanıdım. Saygıyla dinlerdi. Onun karşı olduğu, yobazlardı.
CEMAL KUTAY
Cemal KutayDünyada Atatürk kadar İslam Dinini mana ve mefhumuyla kavramış ve onu aslına iade etmek için büyük kavga yapmış başka bir insan yoktur.
Mustafa Kemal, 1300 sene sonra Hz. Muhammed (sav)'in ruhunu şadedecek esasları getirmiştir. Mustafa Kemal'e 'dinsiz' diyenler Allah'tan utansınlar. Bugün secdeyi Rahman'a alın koyabiliyorlarsa bu, onun sayesindedir. Bugün en geçerli olan meallerden ikisi Ömer Rıza Doğrul ve Ahmet Hamdi Akseki mealleridir. İkisini de Mustafa Kemal yaptırmıştır. O'nun ismini kullananları affetmezdi; 'O büyük adama layık olamazsa ne olacak?' derdi.
Cemal Kutay şöyle bir olayı da aktarıyor;
Bir gün Ertuğrul Yatı'nda ressam İbrahim Çallı Ata'nın yanındadır. 'Şu renkleri tuale almak mümkün müdür?' der. Çallı; 'Tabii, Gazi Hazretleri' diye cevap verir. 'Demek ki siz bu renkleri alabiliyorsunuz' diye tekrarlar Gazi. Çallı; 'Deneyelim ve görelim' der. Ayrılacağı zaman Atatürk, Cevat Abbas'a şunları söyler: 'Söyleyin bu adama bir daha gelmesin. Ne zaman ki haddini bilir, Allah'la boy ölçüşmeye kalkışmaz. Sıraya girer kul olarak, bunu da ispat eden bir eserle gelir, ben o zaman onun affedilmesine şahitlik ederim.'FÜREYYA KORAL (KILIÇ ALİ'NİN İLK EŞİ)
Laikti. Laiklik, dinsizlik değildir. O inançlıydı. Namazını bilmiyorum, ama ilk meclis zamanı kıldığını duymuştum. Kuran'ın Türkçeye çevrilmesi, dinin anlaşılmasına vesile olan büyük bir hizmettir. O, dinin politika aracı olarak kullanılmasına ve istismarına karşıydı. Ve buna hiçbir zaman izin vermedi.SABİHA GÖKÇEN (MANEVİ KIZI)
Bir sabah, Ata'nın elini öpmek üzere yanına girdim. İşleri ile meşguldu. Bir süre ayakta bekledim, birden derin bir iç geçirdi ve 'Allah' dedi. (O bunu sık sık tekrarlardı.)
Atatürk hakkında evvelce çok şeyler duymuştum, bu tesirle olacak, bir hayli şaşırdım. O'nun ağzından Allah kelimesini duymak beni şaşırtmış ve heyecanlandırmıştı.
Ata'nın yüzüne şaşkın bir şekilde bakmış olacağım ki; 'Sen dindar mısın?' diye sordu. Ben de ailemden aldığım din terbiyesiyle 'Evet, dindarım' dedim ve bu cevabımı nasıl karşılayacağını anlamak için ürkek ürkek yüzüne baktım. Cevabım hoşuna gitmişti. 'Çok iyi… Allah büyük bir kuvvettir. O'na daima inanmak lazımdır.' dedi ve bu konuda uzun uzun izahat verdi. Ben de o zaman anladım ki, Atatürk hakkında söylenenlerin aslı yoktur ve Ata bütün söylenenlerin hilafına dindar bir insandır.

Manevi kızları Ülkü ve Sabiha Gökçen'le
-
Ata'nın yada X bir insanın dine ne kadar inandığını ne kadar imanının olduğunu/ neye imanının olduğunu bir tek kendisi bilir, inanıyorum der menfati için skinde değildir , inanmıyorum der menfaati için içinde iman vardır ... bilemeyiz.
Ama Ata müslüman olsa satanist olsa ateist olsa ne farkeder ki müridlerin büyük bir çoğunluğunun"Atatürkçülük" fikri konusunda da uzlaştıklarını, Ata'nın şahsına da büyük saygı duyduklarına eminim. Atatürk büyük bir devlet adamı , bir önder olarak hiç bir zaman milletinin vicdanını , inancını rencide edecek davranışlarda bulunmazdı, fikri kanaati her ne olursa olsun çünkü tek dayanağı tek gücü milletti ve yine hakimiyetini milletine armağan etme gayesindeydi. Milletin iradesinden başka dayanak noktası, güç kaynağı da aramıyordu ve milletinden başka da kimseye minnet etmezdi. Atatürk'ü "Ata" yapan unsur da budur. Varlığını varlığına armağan ettiği bir milletin inancını eleştirmesi ya da beğenmemesi doğal olarak da beklenemezdi.
Atatürkçü geçinip milletin dinini, inancını aşşağılayanlar ile Atatürk dinsizdi diye Atatürkçülük fikrini "sanki hedefi dinmiş gibi" dışlayanlarda aynı sefillik noktasındadır. Bu sapkın fikirlerinin sonu mensubu oldukları millete ve ülkeye ihanet noktasına çıkacaktır er ya da geç .
Dini kullanarak kendine haksız menfaat yaratanlar, halka kendini sırtlarında taşıtanlar. Din deyip de vurgun yapanlar, ihanetlerini dinle maskeleyenler hep olmuştur olacaktır. Ata 'yı ve Atatürkçüleri dinsizlikle suçlamaları ve konuyu kendi ihanetlerinden hırsızlıklarından asalaklıklarından , birilerinin dinsizlik suçlamalarına getirmeleri de tek savunma sistemleridir aslında. Biz milliyetçilerin , Atatürkçülerin ne kadar dindar olduğumuzu kanıtlamaya çalışmamız büyük hatadır aslında , burada dinle ilgili mevzu halkın inancı değil bu inancı sömüren asalaklardır.
