Bilgisayar Kursu Açmak
-
Ankarada Linux , Python ve Php üzerine özel bilgisayar kursu açmak istiyorum. Kendim ve bir kaç arkadaşımla çalışıcaz.
Hepimiz bilgisayar mühendisiyiz. Saha deneyimimiz , konferans, özel ders gibi gayet yetkin kişileriz kendi işimiz olarak eğitim kurumu açmayı düşünüyoruz.Sanırım Rene de kendi kursuna sahip...
aranızda kurs işletmesi sahibi olan ve nasıl yürüyor işler neler yapmak gerekiyor nerden öğrenebilirim yardımcı olabilecek var mıdır?
-
benim bildiğim en başında MEB'den izin almak gerekiyor.
-
tabi birde herşeyden önce çevrede çok önemli bu işler suyla dönmüyor.
-
Üniversitelerde biraz çevremiz var öğretmenler asistanlar falan, hepimizde yüksek lisansta var.
Ama ticaret bilgimiz yok , korktuğumuz nokta orda başlıyor..
-
yaptığın işin hakkını verebileceksen
iyi reklam yaparsan
para para değilde önce eğitim sonra para dersen. kimse tutmaz sizi
**
Kendi kurs deneyimi anlatayım sen oku bunları YAPMA :
Kursa ilk kayıt olunca bir sözleşem imzalatıyorlar.
bu normal çünkü ileride sorun çıkaracak çok müşteri olacaktır kendini hukuksal açıdan güvence altına almak zorundasın
sözleşme kendini koruma amaçlı olacak kursa yazılanı sömürmeye yönelik değil.
gittiğim kurstaki sözleşmedeki maddlerin birkaçı:
-istediğim tarihte başlarım
-dersi istediğim saate koyarım
- ölürsen hastanelik olurda kursa gelemezsen kurs başlamamış dahi olsa paranı vermem..... hayatımda bu kadar manyakça şey görmemiştim
**
2. si öğretmenlerini adam gibi seçeceksin
çok bilgili olmasının önemi yok. öğremenim yazılım uzmanıydı microsoftlu.
ama canımı alın diye gezdiğinden ondan birşeyler öğrenmiş olmak beni hala duygulandırır :))))
egoları çok yüksekti. doğru birşey yapsan bile kendi yapamadığında "hayır ben böyle istemedim" moduna giriyordu.
şirketin tek öğretmeni olduğundan akşam 9-10 gibi çalıştırldığından 10 dk ders 20 dk tenefüs şeklinde gidiyorduk.
sınıftan ayrılma hızını " x-men" de bile görmedim.:))))))))
her hafta bir bahane ile dersi ileriye atmaya çalışıyordu. bir gün geldi "kardeşim doğumda gitmeliyim" derken küçük emrahı izliyordum
gidin dedik sınıfça bir hafta sonra derste haber geldi yiğenim oldu dedi.
Sınıftaki tek kız olduğumdan mıdır tek benmi fark ettim doğumu bir haftamı sürdü diyemedim. diyemedim :( abisi kada hızlı değilmiş
hayran olduğum özelliği: 2 tane hard diskle merdivenleri koşarak inmesi vay be dedirtmişti o dönem
2. si kimse dersi dinlemediğinde bir hareketle bütün bilgisayar ekranını kilitlemişti. gördüğüm en havalı hareketti.
konusu gelmişken nasıl yapmıştı onu açıklasın biri?
yani arkadaş öğretmenin bilgili olacak ama öğretmeye de meraklı olacak.
öğretmene bir soru sorunca bir sırrını açıklıyormuş gibi yapıyordu.
birgün yazılımla ilgili soru sordum o kadar mırın kırın yaptı ki sonuda şu soruyu sormak zorunda kaldım " yazılımcılar arasında bu bir sır mı?"
**
yöneticilerim çok orjinal tiplerdi her danışmaya girdiğimde çay istermisin diyorlardı..
3 tane kız vardı danışmada.
ama nasıl bir kombinasyondu ki her girdiğimde o kızlar değişmiş oluyordu.
burda başka biri vardı deyince yok biziz hep diyorlardı. şizofrenik bir hal almıştı artık.
telefonla birşey danışmak mı.
işte en acıklı hikayelerim bu bölümde başlıyor.
konuşmalar hep şu şekildedir
- merhaba pazartesi kursumuz varmı
- ben sorup size döneyim
o telefonu beklememeyi zamanla öğreniyorsunuz. çünkü hiç aramazlardı. çoğu zaman birşey mi oldu, öldümü diye merak etmişimdir.
- 1 saat önce aramıştım
-kiminle konuştunuz
- tuğba hanımla
-ben sizi tuğba hanıma yönledireyim
ve hiçbir zaman o yönledirme olmadı abi :(
yada tuğba diye biri yok bile dendi bir dönem
yani kısaca danışmada çok önemli, valla önemli, yemin ediorum önemli
***
tek güzel okul havalıydı, herşey yeniydi
yan sınıfta btün gücüyle bağıran bir ingilizce öğretmeni vardı. erken gelmişsem koridordan bedava ingilizce dersi almıştım.
o kadar bağırıyordu ki bilmeyen içeride bir turisti öldürüyorlar sanırdı
futurist tarafından 24/Şub/14 14:47 tarihinde düzenlenmiştir -
futurist bunu yazdı
yaptığın işin hakkını verebileceksen
iyi reklam yaparsan
para para değilde önce eğitim sonra para dersen. kimse tutmaz sizi
**
Kendi kurs deneyimi anlatayım sen oku bunları YAPMA :
Kursa ilk kayıt olunca bir sözleşem imzalatıyorlar.
bu normal çünkü ileride sorun çıkaracak çok müşteri olacaktır kendini hukuksal açıdan güvence altına almak zorundasın
sözleşme kendini koruma amaçlı olacak kursa yazılanı sömürmeye yönelik değil.
gittiğim kurstaki sözleşmedeki maddlerin birkaçı:
-istediğim tarihte başlarım
-dersi istediğim saate koyarım
- ölürsen hastanelik olurda kursa gelemezsen kurs başlamamış dahi olsa paranı vermem..... hayatımda bu kadar manyakça şey görmemiştim
**
2. si öğretmenlerini adam gibi seçeceksin
çok bilgili olmasının önemi yok. öğremenim yazılım uzmanıydı microsoftlu.
ama canımı alın diye gezdiğinden ondan birşeyler öğrenmiş olmak beni hala duygulandırır :))))
egoları çok yüksekti. doğru birşey yapsan bile kendi yapamadığında "hayır ben böyle istemedim" moduna giriyordu.
şirketin tek öğretmeni olduğundan akşam 9-10 gibi çalıştırldığından 10 dk ders 20 dk tenefüs şeklinde gidiyorduk.
sınıftan ayrılma hızını " x-men" de bile görmedim.:))))))))
her hafta bir bahane ile dersi ileriye atmaya çalışıyordu. bir gün geldi "kardeşim doğumda gitmeliyim" derken küçük emrahı izliyordum
gidin dedik sınıfça bir hafta sonra derste haber geldi yiğenim oldu dedi.
Sınıftaki tek kız olduğumdan mıdır tek benmi fark ettim doğumu bir haftamı sürdü diyemedim. diyemedim :( abisi kada hızlı değilmiş
hayran olduğum özelliği: 2 tane hard diskle merdivenleri koşarak inmesi vay be dedirtmişti o dönem
2. si kimse dersi dinlemediğinde bir hareketle bütün bilgisayar ekranını kilitlemişti. gördüğüm en havalı hareketti.
konusu gelmişken nasıl yapmıştı onu açıklasın biri?
yani arkadaş öğretmenin bilgili olacak ama öğretmeye de meraklı olacak.
öğretmene bir soru sorunca bir sırrını açıklıyormuş gibi yapıyordu.
birgün yazılımla ilgili soru sordum o kadar mırın kırın yaptı ki sonuda şu soruyu sormak zorunda kaldım " yazılımcılar arasında bu bir sır mı?"
**
yöneticilerim çok orjinal tiplerdi her danışmaya girdiğimde çay istermisin diyorlardı..
3 tane kız vardı danışmada.
ama nasıl bir kombinasyondu ki her girdiğimde o kızlar değişmiş oluyordu.
burda başka biri vardı deyince yok biziz hep diyorlardı. şizofrenik bir hal almıştı artık.
telefonla birşey danışmak mı.
işte en acıklı hikayelerim bu bölümde başlıyor.
konuşmalar hep şu şekildedir
- merhaba pazartesi kursumuz varmı
- ben sorup size döneyim
o telefonu beklememeyi zamanla öğreniyorsunuz. çünkü hiç aramazlardı. çoğu zaman birşey mi oldu, öldümü diye merak etmişimdir.
- 1 saat önce aramıştım
-kiminle konuştunuz
- tuğba hanımla
-ben sizi tuğba hanıma yönledireyim
ve hiçbir zaman o yönledirme olmadı abi :(
yada tuğba diye biri yok bile dendi bir dönem
yani kısaca danışmada çok önemli, valla önemli, yemin ediorum önemli
***
tek güzel okul havalıydı, herşey yeniydi
yan sınıfta btün gücüyle bağıran bir ingilizce öğretmeni vardı. erken gelmişsem koridordan bedava ingilizce dersi almıştım.
o kadar bağırıyordu ki bilmeyen içeride bir turisti öldürüyorlar sanırdı
şerefsizim yazdığını yazım 3 gün klavyeye bakmam helal olsun bacı
-
ShyRain bunu yazdı
Üniversitelerde biraz çevremiz var öğretmenler asistanlar falan, hepimizde yüksek lisansta var.
Ama ticaret bilgimiz yok , korktuğumuz nokta orda başlıyor..
Ticareti ticaret yaparak öğrenirsin hocam. Bugün sana bin kere şunu şöyle sat bunu böyle yap deseler de işin içine girdiğinde burada okuduklarının ve duyduklarının belki % 30 'u anca kalır aklında iş uygulamaya gelince. Gerisi ya doğaçlama olur ya da bugüne dek bildiklerinden oluşur. Yalnız ilk kez bir şirket kuran kişinin neleri doğru neleri yanlış yaptığı nelerin kesinlikle yapılması, nelerin kesinlikle yapılmaması üzerine bir yazısı vardı. Bulursam paylaşayım onu.
-
DevilKingtr bunu yazdıfuturist bunu yazdı
yaptığın işin hakkını verebileceksen
iyi reklam yaparsan
para para değilde önce eğitim sonra para dersen. kimse tutmaz sizi
**
Kendi kurs deneyimi anlatayım sen oku bunları YAPMA :
Kursa ilk kayıt olunca bir sözleşem imzalatıyorlar.
bu normal çünkü ileride sorun çıkaracak çok müşteri olacaktır kendini hukuksal açıdan güvence altına almak zorundasın
sözleşme kendini koruma amaçlı olacak kursa yazılanı sömürmeye yönelik değil.
gittiğim kurstaki sözleşmedeki maddlerin birkaçı:
-istediğim tarihte başlarım
-dersi istediğim saate koyarım
- ölürsen hastanelik olurda kursa gelemezsen kurs başlamamış dahi olsa paranı vermem..... hayatımda bu kadar manyakça şey görmemiştim
**
2. si öğretmenlerini adam gibi seçeceksin
çok bilgili olmasının önemi yok. öğremenim yazılım uzmanıydı microsoftlu.
ama canımı alın diye gezdiğinden ondan birşeyler öğrenmiş olmak beni hala duygulandırır :))))
egoları çok yüksekti. doğru birşey yapsan bile kendi yapamadığında "hayır ben böyle istemedim" moduna giriyordu.
şirketin tek öğretmeni olduğundan akşam 9-10 gibi çalıştırldığından 10 dk ders 20 dk tenefüs şeklinde gidiyorduk.
sınıftan ayrılma hızını " x-men" de bile görmedim.:))))))))
her hafta bir bahane ile dersi ileriye atmaya çalışıyordu. bir gün geldi "kardeşim doğumda gitmeliyim" derken küçük emrahı izliyordum
gidin dedik sınıfça bir hafta sonra derste haber geldi yiğenim oldu dedi.
Sınıftaki tek kız olduğumdan mıdır tek benmi fark ettim doğumu bir haftamı sürdü diyemedim. diyemedim :( abisi kada hızlı değilmiş
hayran olduğum özelliği: 2 tane hard diskle merdivenleri koşarak inmesi vay be dedirtmişti o dönem
2. si kimse dersi dinlemediğinde bir hareketle bütün bilgisayar ekranını kilitlemişti. gördüğüm en havalı hareketti.
konusu gelmişken nasıl yapmıştı onu açıklasın biri?
yani arkadaş öğretmenin bilgili olacak ama öğretmeye de meraklı olacak.
öğretmene bir soru sorunca bir sırrını açıklıyormuş gibi yapıyordu.
birgün yazılımla ilgili soru sordum o kadar mırın kırın yaptı ki sonuda şu soruyu sormak zorunda kaldım " yazılımcılar arasında bu bir sır mı?"
**
yöneticilerim çok orjinal tiplerdi her danışmaya girdiğimde çay istermisin diyorlardı..
3 tane kız vardı danışmada.
ama nasıl bir kombinasyondu ki her girdiğimde o kızlar değişmiş oluyordu.
burda başka biri vardı deyince yok biziz hep diyorlardı. şizofrenik bir hal almıştı artık.
telefonla birşey danışmak mı.
işte en acıklı hikayelerim bu bölümde başlıyor.
konuşmalar hep şu şekildedir
- merhaba pazartesi kursumuz varmı
- ben sorup size döneyim
o telefonu beklememeyi zamanla öğreniyorsunuz. çünkü hiç aramazlardı. çoğu zaman birşey mi oldu, öldümü diye merak etmişimdir.
- 1 saat önce aramıştım
-kiminle konuştunuz
- tuğba hanımla
-ben sizi tuğba hanıma yönledireyim
ve hiçbir zaman o yönledirme olmadı abi :(
yada tuğba diye biri yok bile dendi bir dönem
yani kısaca danışmada çok önemli, valla önemli, yemin ediorum önemli
***
tek güzel okul havalıydı, herşey yeniydi
yan sınıfta btün gücüyle bağıran bir ingilizce öğretmeni vardı. erken gelmişsem koridordan bedava ingilizce dersi almıştım.
o kadar bağırıyordu ki bilmeyen içeride bir turisti öldürüyorlar sanırdı
şerefsizim yazdığını yazım 3 gün klavyeye bakmam helal olsun bacı
Anlatım bozuklukları var yazıda.
-
sanirim bu tarz islerde, ise yerlestirme garantisi olan kurslar daha cok tercih ediliyor... baglantilar onemli.
-
u235 bunu yazdıDevilKingtr bunu yazdıfuturist bunu yazdı
şerefsizim yazdığını yazım 3 gün klavyeye bakmam helal olsun bacı
Anlatım bozuklukları var yazıda.
ne gibi
-
futurist bunu yazdıu235 bunu yazdıDevilKingtr bunu yazdıfuturist bunu yazdı
şerefsizim yazdığını yazım 3 gün klavyeye bakmam helal olsun bacı
Anlatım bozuklukları var yazıda.
ne gibi
ne gibisini yazardımda ben yazdıkdan sonra mesajını editleyip hatalarını düzeltmişsin :)
