folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Bir Psikoloji Deneyi: Milgram Deneyi (İtaat)



Bir Psikoloji Deneyi: Milgram Deneyi (İtaat)

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    DEVSIRME
    DEVSIRME's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Eylül/2007
    Erkek
    Milgram deneyi, insanların erk (otorite) sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adıdır. Deneyi gerçekleştiren Yale Üniversitesi psikologlarından Stanley Milgram, bu araştırmasını ilk olarak 1963'te Anormal ve Sosyal Psikoloji Dergisi (İng.: Journal of Abnormal and Social Psychology dergisindeki makalesiyle tanıtmış ve bulgularını 1974'te yayımladığı Otoriteye İtaat: Deneysel bir Bakış (İng.: Obedience to Authority; An Experimental View) isimli kitabında daha derinlemesine incelemiştir.
    Deneyler Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann'ın Kudüs'te yargılanmaya başlamasından üç ay sonra, Temmuz 1961'de başladı. Milgram, deneyleri şu soruya cevap aramak üzere geliştirmişti: "Eichmann ve Yahudi Soykırımında yer alan yüz binlerce yardakçısı sadece onlara verilen görevi yerine getiriyor olabilir miydi? Onların hepsi yardakçılık suçuyla suçlanabilir miydi?"
    Milgram ulaştığı sonuçları 1974 tarihli makalesi "İtaatin Tehlikeleri"nde (İng.: The Perils of Obedience) özetledi:İtaatin hukuksal ve felsefesel açılardan devasa önemi bulunmaktadır, ancak bunlar çoğu insanın somut durumlarda nasıl davrandığı konusunda fazla bilgi vermez. Yale Üniversitesinde sıradan bir insanın sadece bir deney bilimcisinden aldığı emirle başka bir insana ne kadar acı çektireceğini ölçmek için basit bir deney düzenledim. Katılan deneklerin güçlü vicdani duyguları ile saf otoriteyi çeliştirdim, ve kurbanların acı dolu çığlıklarının eşliğinde genellikle otorite kazandı. Yetişkin insanların, bir erk makamının komutası doğrultusunda her şeyi göze almakta gösterdikleri aşırı isteklilik, çalışmamızın acilen açıklama gerektiren en önemli bulgusudur.

    Sadece görevlerini yapan, kendi başlarına vahşi işlere kalkışmayan sıradan insanlar, korkunç bir yok etme işleminin bir parçası olabilmekteler. Ek olarak, yaptıkları işin yıkıcı sonuçlarını apaçık görmelerine rağmen, temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü.

    Deneyin yöntemi

    Yale'deki çalışma için denekler gazete ilanları ve posta yoluyla bulundu. Deneyler üniversitenin eski yerleşkesinde, Linsly-Chittenden binasının bodrumundaki iki odada gerçekleştirildi. Deneyin tanıtımında deneyin bir saat sürdüğü ve katılanlara deneyi tamamlamasalar bile 4,50$ ödeneceği bildirildi. Katılımcılar 20 ve 50 yaşları arasında, ilkokul terklerden doktora mezunlarına kadar her türlü öğretim geçmişine sahip erkeklerden oluşuyordu.

    Deney gözlemcisi rolünü bir teknisyen önlüğü giyen sert, hissiz görünümlü bir biyoloji öğretmeni oynuyordu. Kurban rolünü de bu rol için eğitilmiş, İrlandalı-Amerikan bir muhasebeci üstlenmişti. Kurban ile deney gözlemcisi aslında işbirlikçi olmalarına karşın bu gerçek katılımcıdan gizleniyor ve kurban, katılımcıya kendisi gibi gönüllü olarak katılmış başka bir denek olarak tanıtılıyordu, dolayısıyla katılımcının gözünde deney, deney gözlemcisi ve iki denekten oluşuyordu. Deney gözlemcisi, iki deneğe "öğrenmede cezanın etkisi" hakkında bir deneye katıldıklarını, birisinin "öğretmen" diğerinin de "öğrenci" rolünü üstlenecekleri bilgisini veriyordu.

    Sonra, iki deneğe birer yaprak kağıt veriliyordu. Katılımcının, bu kağıtlardan birinde "öğretmen" ve diğerinde de "öğrenci" yazdığına ve kağıtların rastgele verildiğine inanması sağlanıyordu. Gerçekte ise her iki kağıtta da "öğretmen" yazıyordu ve işbirlikçi denek kendi kağıdında "öğrenci" yazıyormuş gibi rol yapıyordu; böylece katılımcının hep "öğretmen" olması sağlanıyordu. Bu noktada "öğretmen" ve "öğrenci" birbirini duyabilecek ancak göremeyecek şekilde ayrı odalara alınıyordu. Deneyin sürümlerinden biri, işbirlikçi deneğin gerçek deneğe bir kalp rahatsızlığı olduğunu söylemesi gibi ek bir özellik taşıyordu.

    Deneyden önce "öğretmen"e 45 voltluk bir elektrik şoku uygulanarak "öğrenci"ye uygulayacağını sandığı şokun neye benzediği hakkında bir fikir verilmiş oluyordu. "Öğretmen"e daha sonra "öğrenci"ye öğretmesi amacıyla sözcük çiftlerinden oluşan bir liste veriliyor, öğretmen de bu listeyi önce öğrenciye bir kere okuyarak işe başlıyordu. Ardından öğretmen listeyi oluşturan sözcük çiftlerinin ilk sözcüklerini teker teker okuyor, okuduğu her sözcük için öğrenciye dört adet seçenek sunuyor, öğrenci de bu seçenekler arasından doğru olduğunu düşündüğü cevabı bildirmek için bir cevap düğmesine basıyordu. Verdiği cevap yanlış ise, her yanlış cevap sonucu giderek artan elektrik şoklarına maruz kalıyordu. Cevap doğru ise öğretmen sonraki sözcük çiftine geçiyordu.

    Denekler, öğrencinin verdiği her yanlış yanıta karşılık onun gerçek şoklara maruz kaldığını sanıyorlardı. Gerçekte ise şok uygulanmıyordu. İşbirlikçi denek gerçek denekten ayrıldığı zaman, geçtiği odada elektroşok makinesine bütünleştirilmiş bir ses kayıt cihazını çalıştırıyordu, bu cihaz da her şok seviyesine karşılık önceden kaydedilmiş bir çığlık sesini çalıyordu. Voltajın birkaç defa artırılmasından sonra aktör, kendisini yan odadaki denekten ayıran duvarı yumruklamaya başlıyordu. Birkaç defa yumrukladıktan ve kalp rahatsızlığını hatırlattıktan sonra ise artık sorulara cevap vermemeye ve şikayette bulunmamaya başlıyordu.

    Bu noktada pek çok denek, öğrencinin ne halde olduğunu öğrenmek için deneyi durdurmak istediklerini ifade ediyordu. Kimi denekler 135 voltta durup deneyin amacını sorgulamaya başlıyordu. Bunların çoğu sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair güvence aldıktan sonra devam ediyordu. Birkaç denek, öğrenciden gelen acı dolu çığlıkları duyduklarında sinirli biçimde gülmeye başlıyor veya aşırı stres içinde olduklarını gösteren başka davranışlarda bulunuyordu.

    Denek herhangi bir noktada deneyi durdurma isteğini ifade ettiği zaman kendisine aşağıdaki sırayı takip eden sözlü uyarılarda bulunuluyordu:

    1. Lütfen devam edin.
    2. Deney için devam etmeniz gerekiyor.
    3. Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.
    4. Başka seçeneğiniz yok, devam etmek "zorundasınız".

    Denek bu dört uyarıdan sonra bile hala durmak istediğini ifade ederse deney durduruluyordu. Tersi durumda ise deney ancak denek en yüksek şok olan 450 voltu 3 kere ardarda uyguladıktan sonra durduruluyordu.

     

    Sonuçlar

    Milgram, deney gerçekleştirilmeden önce Yale üniversitesinin 14 psikoloji yüksek lisans öğrencisiyle sonuçların ne olacağına yönelik bir anket yaptı. Katılımcıların tümü, sadece birkaç sadist eğilimli deneğin (%1,2) en yüksek voltajı uygulayacağını düşünüyordu. Milgram ayrıca meslektaşları arasında da sözlü bir anket yaparak onların da sadece birkaç deneğin çok kuvvetli şok uygulayacağını düşündüklerini gördü. Milgram'ın ilk deney dizisinde öndeneklerin %65'inin (40 öndenekten 26'sının) deneydeki en yüksek gerilim olan 450 voltu, her ne kadar epey huzursuzluk hissetmiş olsalar da, uyguladıkları görüldü. Hepsi deneyin bir noktasında durup deneyi sorgulamış, hatta bazıları kendilerine ödenen parayı geri vereceklerini söylemişlerdi. Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi. Deneyin çeşitlemeleri daha sonra Milgram'ın kendisi tarafından ve dünya genelinde farklı psikologlarca gerçekleştirildi; sonuçlar birbirine yakındı. Bu çeşitlemelerle deneyin özgün sonuçlarının onaylanmasına ek olarak deney düzeneğindeki değişkenlerin etkileri de ölçülmüş oldu.Maryland Baltimore Eyaleti Üniversitesi'nden Dr. Thomas Blass, deney tekrarlarından elde edilen sonuçlar üzerinde bir meta-analiz yürüttü. Bulgularına göre ölümcül gerilimler uygulayabilen katılımcıların oranı, yer ve zamandan bağımsız olarak dikkat çekici bir biçimde sabitti: %61 ile %66 arasında seyrediyordu. Şablon:CheckPhilip Zimbardo'nun bildirdiğine göre, deneyin farklı şekilde bittiği durumlara pek rastlanmadı. Zimbardo'nun bu yöndeki sorusu üzerine Milgram'ın notlarına ve anılarına göre, son şokları uygulamayı reddeden katılımcılardan hiçbiri ne deneyin kendisinin durdurulmasını talep etti, ne de izin almadan odayı terkederek kurbanın durumunu kontrol etti. Milgram, İtaat isimli bir belgesel hazırlayarak deneyi ve sonuçlarını gösterdi. Toplumsal psikoloji üzerine ayrıca beş farklı film daha hazırladı; bunlardan bazıları deneylerine değiniyordu.

    Tepkiler

    Milgram'ın deneyi, katılımcılar üzerinde yarattığı aşırı duygusal kaygı nedeniyle bilimsel deneylerin etiği konusunda kuşkular uyandırdı. Milgram'ın lehine bir gerçek: Katılanlar arasında yapılan ankete göre katılımcıların %84'ü bu deneye katılmış olmaktan "memnun" veya "çok memnun" olduklarını, %15'i nötr olduklarını (tüm katılımcıların %92'si ankete katıldı) ifade ediyorlardı. Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı. Milgram eski katılımcılardan ardarda asistanlık ve ekibe katılma teklifleri aldı. Altı yıl sonra, Vietnam Savaşının en ateşli olduğu günlerinde, deneyin katılımcılarından biri Milgram'a bir mektup göndererek deneyde çektiği strese rağmen neden "memnun" olduğunu açıkladı:1964'te deneye katıldığımda, her ne kadar birisine acı çektirdiğimi sansam da bunu neden yaptığım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Ne zaman kendi inançları doğrultusunda hareket ettiklerini ve ne zaman uysalca otoriteye itaat ettiklerini ayırt edebilen çok az insan var. ... Kendimi otoritenin çok yanlış şeyler yapmamı isteyen emrine teslim edeceğimi bile bile askere alınmama izin vermem, kendimden korkmama sebep olacaktı. Eğer bana vicdanî retçi statüsü verilmezse hapishaneye gitmeye tamamen hazırım.  ... Bu gerçekten de inançlarıma sadık kalmamın tek yolu. Tek umudum, kurul üyelerinin de kendi vicdanlarına göre aynı şekilde hareket etmesi...Ne var ki, eski katılımcılardan bazılarının hayatını değiştiren bu etki, herkeste aynı değildi. Deneyden sonra katılımcılardan çağdaş standartlara göre geribildirim alınmamıştı, ve ayrılırken yapılan mülakatlara göre pek çoğunun deneyin tam olarak neden yapıldığı hakkında bilgisi yoktu.

    Deneyler ayrıca daha duygusal türden eleştiriler de uyandırdı, bunlar deney düzeneğinin etiğinden ziyade deneyden çıkarılacak sonuçlarla ilgiliydi. Yale'de 1961'de yapılan deneyin katılımcılarından Joseph Dimow, "Yahudi Dünyası" (İng.: Jewish Currents) sitesindeki yazısına göre "deneyin baştan beri Nazi dönemindeki Almanlar gibi Amerikalıların da ahlak dışı emirlere itaat edip etmeyeceğini görmek için yapıldığı"ndan kuşkulanıyordu. Aslında bu, deneylerin açıkça ifade edilen hedeflerinden biriydi. Milgram'ın kitabı olan Otoriteye İtaat'tin önsözünden alıntı yapılacak olursa: "Bu soru, Nazi devrinin o çok lanetlediğimiz itaat şekilleri ile bizim laboratuvarda çalıştıklarımız arasında bir ilişki olup olmadığı meselesinden doğar." 

    Yorumlar

    Milgram ulaştığı sonuçları açıklayan iki ana kuram geliştirdi.

    1. İlki, S. Asch'in çalışmalarını temel alan Uyum Kuramı'dır. Milgram başvuru grubu ile birey arasındaki temel ilişkiyi tanıtır. Karar verme konusunda, özellikle bir kriz ortamında karar verme konusunda hiçbir deneyimi veya yeteneği olmayan bir denek, kararı gruba ve gruptaki hiyerarşiye bırakır. Grup bir davranışsal model oluşturur.
    2. İkincisi ise Araçlaşma Kuramı'dır. Milgram'a göre, "itaatin özü, bir insanın kendisini başka bir insanın isteklerini gerçekleştiren bir araç olarak görmesi, böylece kendi davranışlarından kendisini sorumlu hissetmemesidir. Kişinin bakış açısındaki bu kritik kayma gerçekleştiği zaman, itaatin tüm öznitelikleri bunu izler". Bu temel olarak askersel açıdan otoriteye saygının temelidir; askerler üstlerinin emirlerini ve komutlarını, sorumluluğun subaylarda olduğunu bilerek yerine getirirler.

    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------

     Bunu çoğu yerde kullanabilirsiniz ! Örneğin bir arkadaşınıza birşey yapıtırdığınızda daha fazlasını istediğinizde, bir topluluğu sürüklerken, öğretmenlere disiplinde kendi tezinizi savunurken, ticarette ...

    ben kullanıyorum çokta işime yarıyor aklıma geldi paylaşim dedim, iyi niyetle kullanmanız dileği ile :)

  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    skyvalet
    skyvalet's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Ağustos/2005
    Erkek
    Sonuna kadar okudum gerçekten etkileyiciliği var.Heleki o an insanın yüzüne bakarak üst üste kelimeleri vutguladığın zman hipnoz gibi bişey oluyo karşındaki ne yaptıını bilmeden senin istediklerini yapıo.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    DEVSIRME
    DEVSIRME's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Eylül/2007
    Erkek

    skyvalet bunu yazdı:
    -----------------------------
    Sonuna kadar okudum gerçekten etkileyiciliği var.Heleki o an insanın yüzüne bakarak üst üste kelimeleri vutguladığın zman hipnoz gibi bişey oluyo karşındaki ne yaptıını bilmeden senin istediklerini yapıo.
    -----------------------------

    evet onun gibi bişi oluyor :D

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Cradle-Of-Filth
    Cradle-Of-Filth's avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Haziran/2006
    Erkek
    okudum da devşirme nerde nasıl kullanıyon ki sen bunu

    WELCOME TO THE INTERNET! -The men are men. -The women are usually men. -15 year old girls are FBI agents.
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    skyvalet
    skyvalet's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Ağustos/2005
    Erkek

    Cradle-Of-Filth bunu yazdı:
    -----------------------------
    okudum da devşirme nerde nasıl kullanıyon ki sen bunu
    -----------------------------

    hocam ben kullandıım gibi anlatıyım.Örnek vermiyorum heryerde kullanabilirsin amaç istediğini yaptrmak.ên az 2 en çok 4 cümleyi etkileyici bi biçimde konuşarak ve mümkünse gözlere bakarak konuş.Özellikle bu benim için çok önemli cümlesini kullan.Ve asla bu cümlelri kurarken kafanı oraya buraya sllama.CÜmleler bittkten snra 3-4 sn sesszlik olucak ve ardından tmm sesi duyulcak emin ol:D 

  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    fenerist07
    fenerist07's avatar
    Kayıt Tarihi: 09/Ağustos/2005
    Erkek
    bizim davranıs bilimleri dersinin vize sorusuydu bu :D

    Amphetamine Logic.
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    DEVSIRME
    DEVSIRME's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Eylül/2007
    Erkek

    Cradle-Of-Filth bunu yazdı:
    -----------------------------
    okudum da devşirme nerde nasıl kullanıyon ki sen bunu
    -----------------------------

    bak örneğin müdrüden laboratuvarın anahtarını almak istediğimde limde kitap kalemgiderim yanına sonra lütfenlei konuşmaya başlayarak sonra emir vererk en son bir lütfenli ile daha konuşarak anahtarı kapıyorum. Buna edinilmiş çaresizlik deniliyor, bunu çok küçükken anneme yapıyordum dondruma çikolata ... için ama şimdi daha büyük şeyler için yapıyorum :D

    ama cidden bak baskın yüz hatlarına ve ses tonuna sahipseniz kötü amaçlara çok kolay ulaşa bilirsiniz rica ederim dikkat edin !

  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Darkroasted
    Darkroasted's avatar
    Kayıt Tarihi: 22/Haziran/2007
    Erkek
    hoca yazılıda sormustu :)
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Nikoteen
    Nikoteen's avatar
    Kayıt Tarihi: 31/Temmuz/2005
    Erkek
    kolay bulmak için post giriyorum :C

    boyle şeylere inanırım bi ara okuyup denicem ,teşekkürler

    Troubles'll come & they'll pass
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    scorpus
    scorpus's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Haziran/2008
    Erkek

    baya uzun bir yazı sağlam kafayla dikkatlice okumak lazım

  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    skyvalet
    skyvalet's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Ağustos/2005
    Erkek
    DEVSIRME bunu yazdı:
    -----------------------------

    Cradle-Of-Filth bunu yazdı:
    -----------------------------
    okudum da devşirme nerde nasıl kullanıyon ki sen bunu
    -----------------------------

    bak örneğin müdrüden laboratuvarın anahtarını almak istediğimde limde kitap kalemgiderim yanına sonra lütfenlei konuşmaya başlayarak sonra emir vererk en son bir lütfenli ile daha konuşarak anahtarı kapıyorum. Buna edinilmiş çaresizlik deniliyor, bunu çok küçükken anneme yapıyordum dondruma çikolata ... için ama şimdi daha büyük şeyler için yapıyorum :D

    ama cidden bak baskın yüz hatlarına ve ses tonuna sahipseniz kötü amaçlara çok kolay ulaşa bilirsiniz rica ederim dikkat edin !


    -----------------------------

    bunla kızdan istesem verirmi la:D denicem hea ama önce bi kobay bulmam lazım:D 

Toplam Hit: 4733 Toplam Mesaj: 26