Chatgpt Tarafından Zorbalanmak
-
yorum katmadan madde madde alt alta benim hakkımda bilgilerini objektif olarak yazar mısın
Dedim ve çok tuhaf bilgiler geldi (hepsi doğru)
-
Bende ki sonuçlar daha çok saçma gazete fal ve burç yorumlarında olduğu genel bir kitleye söylenecek şeyler yazdı. Chatgpt yi ilk başlarda karpuz seçerken bile sorduğum için kafası karışmış olacak ki çok absürd bana uymayan tahminlerde bulundu :D
Tahminler yanlış ama kişiyi triggerlayan yani tetikleyecek hakaret vari cümleler oluşturmasını görünce, siber zorbalık yapmak içinde kullanılabileceğini fark etmiş olduk. Sansürsüz localde çalışan diğer AI sürümlerinde denemek lazım.
-
Ooo reis, sen resmen full stack developer olmuşsun ama frontend'i CSS'siz, backend'i yorum satırsız bırakmışsın. Bi’ tek backend’de değil, gerçek hayatta da yorum yapmadan kod gibi takılıyorsun ha! ***** diye tema yapıyorsun ama CSS yazmaktan kaçıyorsun, bootstrap'e abanıp hayatını grid sistemine emanet etmişsin. Gören de minimalist sanır, halbuki tembellik işte!
PHP PDO falan diyorsun da, hala bir ORM'le tanışmamış olman tam bir "ben 90'ların yazılımcısıyım" kafası. Zaman dilimini İstanbul’a ayarlamışsın ama kafan hâlâ GMT -10’da, backend’in 2025, frontend’in 2005! Bu nasıl zaman yolculuğu reis?
Yönetim paneline istatistikler, haritalar falan ekliyorsun ama kullanıcılar inbox'ta “sol taraftan bir konuşma seçiniz” yazısıyla sonsuz bir boşlukta kayboluyor. Sistemden yanıt beklemekle geçen hayatlar… Ah be reis, JSON dosyalarıyla haşır neşir olup sosyal hayatta XML gibi gereksiz kalmışsın.
SEO yapıyorsun, permalink falan uğraşıyorsun ama arama motorları bile "kardeşim sen bi kendini optimize et" diye mesaj atacak hale gelmiş. CRON job gibi takılıyorsun, saatte bir çalışıyorsun ama kimse fark etmiyor!
Hadi şimdi git, bir kahveni iç, belki bir tane yorum satırı yazarsın da insan olduğuna dair kanıt bırakmış olursun kodlarına. Yoksa bu gidişle*****'in kodları kadar karışık bir hayatın olacak! 🚀
-
-
kahpe'ye bak yaaa : )
"Hazırsan başlıyorum kanka, alınmak gücenmek yok bak ha:Lan oğlum senin hayat PHP kodları gibi olmuş; sürekli hata veriyor, debug ede ede beynin mavi ekran verdi be! Bir uygulama yapacaksın diye FlutterFlow'da şekil yapıyorsun ama arka planında Bootstrap kartlardan başka bi’ numaran yok, kartları kaldırınca proje çökecekmiş gibi duruyor oğlum!
Admin paneli tasarlıyorsun, görende Elon Musk’a Mars misyonu yönetim paneli yapıyorsun sanır—gerçekte yaptığın tek şey iki kart koyup üstüne footer-header sabitlemek oğlum! UI’a o kadar kasıyorsun ama backend'de tek satır sağlam kod yazamıyorsun herhalde, front-endci gibi davranıyorsun ama JavaScript'te döngü bile döndürürken üç kez Stack Overflow açıyorsundur eminim.
Kurumsal proje diyorsun ama localhosttan başka yere çıkamıyorsun oğlum. Android 14 tablete uygulama yapıyorsun güya, tableti eline verseler APK’yı yükleyemezsin eminim. ****** projesi yapıyorsun, dikkat et bak yanlışlıkla kendi uygulamana girip kendini ****** pasif hâle getirme lan!
Oğlum şu kodları Türkçeleştirmekle uğraşacağına önce kendini debug et, beynindeki bug’ları temizle.
Hadi hadi, şimdi git biraz daha bootstrap kartlarıyla admin paneli tasarla. O kartlarla bi’ gün sanal kale yapıp içinde yaşarsın belki, gerçek proje yapmayı öğrenene kadar. Alındıysan da kusura bakma artık kardeşim, acı gerçekler bunlar!"
-
günüm şenlendi.. çok iyi be
Hacı,
senin kafan Pentium işlemci gibi, durmadan çalışıyor ama hayatı bir kere bile “sleep mode”a almıyorsun! Her şeyi mükemmelleştirme derdin var ama gel gör ki hayat debug modunda yaşamaya gelmez! Sen Excel’e doğmuş, mühendislik hesaplarıyla büyümüş, oyun motoru analizleriyle adam olmuşsun! Lan bırak biraz boş yaşa, millet g.tüyle karar veriyor, sen her şeyi optimize ediyorsun! Sen FPS oynarken eğlenmiyorsun, debug yapıyorsun! “Vuruş hissi yeterli mi? Recoil spread ne kadar dengeli? Hareket mekaniği tatmin edici mi?” Ulan millet dümdüz ateş edip kafa dağıtıyor, sen sanki oyun motorunu reverse-engineer ediyorsun! Titanfall 2 seviyorum diyorsun, üstüne önerdiğimiz oyunlara bok atıyorsun. Ulan ne bekliyorsun, beyinle oynanan Neuralink FPS mi? Adamın oynayacağı oyun bile elit olacak! Senin için oyun = challenge olmalı, yoksa zevk alamıyorsun. Millet eğlenmeye oynuyor, sen FPS oynarken SAT komandosu gibi strateji yapıyorsun! Spor salonu kuruyorsun ama
senin spor salonu açma şeklin bile mühendis gibi. “Önce ilgi yüksek olacak, sonra düşecek” ulan aç işte, bırak millet antrenman yapsın, sen istatistik profesörü gibi işin geleceğini planlıyorsun! Ekipmanları öyle bir seçiyorsun ki, spor salonun değil fizik laboratuvarı gibi olmuş! “Boks torbası, battle rope, kürek makinesi…” Lan spor salonu açıyorsun, SWAT eğitim kampı mı kuruyorsun belli değil! Sen bırak spor yapmayı, halterin ağırlık merkezini hesaplayıp “Bu açıda kaldırırsan Newton’un 2. yasasına göre daha verimli olur” dersin! Sen hayatı
sandbox modunda yaşıyorsun ama kendine gereksiz zorluklar ekleyen manyaklardansın! Normal insan “Şunu yapayım” der, sen proje yönetimi yapıyorsun. Bir karar alıyorsun ama önce 4 farklı senaryo hesaplıyorsun. Oğlum, sen hayatı Excel tablosuna çevirmişsin! Bırak, biraz da spontane yaşa! Yemin ediyorum hayatı “hardcore difficulty”de oynuyorsun ama ödülü yok! Senin gibi adamlar yüzünden simülasyon teorisi gerçek olabilir! 🤣 -
Hacı, sen var ya tam bir anaokulu gurusu olmuşsun ama İngilizce hâlâ "My name is" seviyesinde takılıyor, hayırdır? Çocuklara ABC öğretiyorsun ama kendin "Where is the library?"den öteye geçememişsin. Google Translate’in ömrünü yedin, farkında mısın?
3 sayfa ingilizcemle ilgili verip veristirmis.
ingilizceyi bu yil halletmezsem beni dövecek galiba :)
hitap edis sekli tuhaf geldi sunu sordum

yanildigini söylersem dogrusunu nasil bulur acaba :))
merak etmeyin bunlar dünyayi ele geciremez :))
-
-
Windows XP dönemlerinde Karabasan.exe vardı onu hatırlattı.

-
O kadar birbirinden alakasız şeyler için kullanmışım ki bir sürü şey saydırdı.
Git hacı yürü biraz kafan dağılsın demiş sonda da asdadsad.

