Dünya Sistemi
-
Bu karikatürü çok severim :

-
-
Bi kaç yumurta kırmadan omlet yapamazsın dostum,
-
dostum sen olaya çok basit bir açıdan bakmışsın. işleyişten bahsediyorsun, ama sisteme dahil olmayan insanında aslında o sistemin bir parçası olduğu kısmını görmezden geliyorsun. bazı şeyler çok derine inmiştir, bir şeyler yapabilirsin belki, simgesel veya sembolik, ama bu şekilde insanları uyanışa çağırma girişimleri inan bana boşa vakit kaybı. kendi gerçeklikleri insanlara yetiyor. senin gerçekliğinde sana yetmeli. sen insanlara görmeleri gereken şeyin bu olduğunu kabul ettiremessin, insanlara kendi doğrularını kabul ettiremessin. huxley'in veya orwell'in yazdığı ütopyaları yeniden yazmaya gerek yok; bahsettikleri şey aynıydı. sana şunu anlatmaya çalışıyorum, bireysellik söz konusu olursa eğer, senin dünya sistemi dediğin şey devre dışı kalır, sen insanları uyanışa çağırarak sistemi harekete geçiriyorsun. :)

-
Dunya Sistemi basligini gorunce Wallerstein'den K.Waltz'dan dem vurulacak sandim.Meger adamin enteri fotograf cekmeye gidiyorum diyerekten evden cikmis daha da haber alinamamis.
-
bu yanlışı durdurabiliriz. insanların beyinlerini ele geçirebilir. insanların bedenlerini ele geçirebilir. ama sanıldığı gibi ve klasik filmlerde olduğu gibi ruhlarını asla ele geçiremez. ruhların içerine girip onları değişikşiğe uğratamaz. onları sadece hapsedebilir. bunu hiçbir teknoloji hiçbirşey yapamaz. o sadece sadece insanı insan aracılığıyla kandırabilir.o sadece birkaç insanın ağızlarını sulandırır. güç sahibi olan insanları nefsine yenik düşürür. nefsine yenik düşürdüğü insanı kullanır. bu güç sahibi insan gücünü kullanarak insanları kandırır. insanlar iyi birşeye hizmet ettiklerini sanarlar. hipnotize edilmiş bir insanı geri kazanmak için onu yeniden hipnotize edebilirsiniz. anlatmaya çalıştığım şey kimin başlattığı nasıl başladığı önemli değil. topluca karşı koyan kişiler kandırılmış insanlar olacaklar. bizim asıl düşmanımız dünya üzerinde 100 insandan fazla değil. emin olabilirsiniz. biz ise milyarlarca kişiyiz. bunu engelli koşu olarak da düşünebilirsiniz.
bundan çok eski zamanlarda bir şehir düşünün. şehir iyi yönetiliyor. şehirin bir yöneticisi var. insanlar bu yöneticiye çok saygı duyuyor. o yüzden bu kişiyi yönetici olarak benimsemişler de zaten. şehirde herşey çok güzel. insanlar birbirleriyle iyi geçiniyor. tarlalarını ekiyorlar. hayvan yetiştiriyorlar. meyve topluyorlar. bu yönetici bilge bir adam. ancak her insanın kötülüğe eğilimi vardır. bu adamın gücü olması onun her dediğinin yapılması bir süre sonra içindeki dürtülerin artmasına neden oluyor. ancak adam bilge birisi olduğu için neye hizmet ettiğinin farkında bu yüzden kesinlikle yaptığı işe ihanet etmiyor ve insanların kardeşçe yaşamasını sağlıyor. kötülük bu adamı kandıramıyacağını anlıyor ve adamı dürtmeyi bırakıyor. ölmesini bekliyor. çünkü biliyorki sonunda kendisine uygun kişiyi bulacak.ve tabiki sonunda adam ölüyor. yerine yenisi seçiliyor. yukarıda yazdıklarım aynen devam ediyor bu adam da ölüyor. belki on kuşak. yüz kuşak. bin kuşak bu böyle tekrarlıyor. ama en sonunda belkide ortasında hiç farketmez. birisi yenik düşüyor. kendisine verilen gücü sanki onun malıymış gibi. sanki insanlar onun kölesiymiş gibi hissetmeye başlıyor. içinden bir ses sen önemlisin. sen seçildin. sana hizmet etmek zorundalar. sen kralsın diye sürekli tekrarlıyor. bu adam bu sese karşı koyabilecek güçte ve bilgide bir adam olmasına rağmen karşı koymuyor! neden mi karşı koymuyor? işte burada bizim düşmanımız ortaya çıkıyor. karanlık tarafla işbirlikçi ruh. çünkü herkes kendi seçimini yapar. adam kendisini seçilmiş ilan ediyor. insanlara her istediklerini yaptırıyor. karşı çıkanı gücünü kullanarak infaz ettiriyor. kendine saray yaptırıyor. kendine kale yaptırıyor. kendine asker topluyor. şehrin ortasına bir kale koyuyor. etrafındaysa şehrin insanları çalışıp ona yemek gönderiyor. vergi veriyor. kadın gönderiyor.çocuklarını askere veriyor. tabiki bu adamın çok hoşuna gidiyor. çünkü artık ruhu hapsolmuş durumda. buna başında kendisi izin veriyor. ancak sonrasında kurtulması imkansız bir hal alıyor. bu adamın çocukları oluyor. onlara diyorki sen prenssin sen prensessin. sen seçildin. herkes bu çocuklara büyüyünceye dek hizmet ediyor. bu çocuklar buna alışıyor. ve kötülük tarafından kandırılmaları daha da kolay oluyor. 2. 3. 5. 10. kuşakta böyle geçiyor. 10. kuşağın evladını kendini o kadar kaybediyor ki. artık krallığı yeterince gelişmiş. çevre şehirlere saldırın diyor! gidin topraklarımı genişletin! bana vergi getirin! dediği yapılıyor. çevre deki silahsız askersiz şehirler istila ediliyor. krallık artık bir imparatorluk oluyor.
10 kuşak daha geçiyor. bu seneryonun aynısı dünyanın öbür ucundada yaşanıyor. ve tahmin edin ne oluyor. evet kanlı savaşlar çıkıyor. insanlar binyıllarca birbirlerinin kolunu bacağını parçalıyorlar.iç organlarını deşiyorlar. birbirlerinin ırzına geçiyorlar. birbirlerinin çocuklarını öldürüyorlar. birbirlerinine işkence yapıyorlar. birbirlerinini köle olarak kullanıyorlar.
tanrı dinler gönderiyor. peygamberler gönderiyor. kuralları kitaplara yazdırtıyor. böyle yaşarsanız mutlu olacaksınız diyor. ama şeytan uğraşıyor. o dünyanın heryerinde kendine güç sahibi arkadaşlar edinmiş. şeytan da zevkle karşı koyuyor. yapabileceği her pisliği yapıyor. 500 sene bile geçmeden gönderilen peygamberin öğretilerini unutturuyor. kitaplarda yazılanları değiştirtiyor. anlatanların sözlerini değiştiriyor.
insanlığın acı çekmesini sonsuz bir zevk ve şehvetle istiyor. insandan çok iğreniyor. kokusundan nefret ediyor. zekasını küçük görüyor. hergün herkesin ağzından 2 milyar defa lanet okuyor. hergün insanlara birbirlerinin kanlarını içirtiyor.
sonra teknoloji gelişiyor. artık insanlar metal parçalarını kullanarak birbirlerini paramparça etmekte çok ustalaşmışlar. fizik kurallarını çok iyi öğrenmişler. 10 km öteden havadan hızla gelen 50 kalibelik mermilerden phoneix roketine kadar birçok seçeneği olan. bir ekrandan yönetilen bataryalardan büyük bir hızla fırlayan mermiler yerdeki çocuk ambulans yaşlı asker kadın tank ev araba okul hastane ne varsa paramparça ediyor.
şeytan oyundan sıkılıyor. artık oyun onun için o kadar kolaylaşmış ki heyacan istiyor.
işte ben diyorum ki bu orospu çocuğuna bu büyük heyecanı verelim.
-
Okudum baştan sonra. Komple karşı çıktığım şeyler, her kelimesine karşı çıkabilirim. Tek cümleyle kendi bakış açımı özetleyeyim:
"Türlerden hayatta kalan ne en güçlüleri ne en zekileridir- sadece değişime en yatkın olanlardır."
Ve şahsi fikrimce bunda yanlış hiçbir şey yoktur.
-
izzmarit bunu yazdı
Okudum baştan sonra. Komple karşı çıktığım şeyler, her kelimesine karşı çıkabilirim. Tek cümleyle kendi bakış açımı özetleyeyim:
"Türlerden hayatta kalan ne en güçlüleri ne en zekileridir- sadece değişime en yatkın olanlardır."
Ve şahsi fikrimce bunda yanlış hiçbir şey yoktur.
o zaman insandan daha üstün bir tür olarak tabir ettiğin o varlığı benim cehenneme yollamamda sence yanlış hiçbirşey yok.
sadece biraz üzülücek yada sinirlenicek?? galiba. insan gibi iğrenç bir yaratık onu nasıl da yenebilir. değil mi?
bu arada ne kadar da hızlı okuyorsun. sana birisi yardım etmiş olmasın sakın?
-
o3ah bunu yazdı
tanrı dinler gönderiyor. peygamberler gönderiyor. kuralları kitaplara yazdırtıyor. böyle yaşarsanız mutlu olacaksınız diyor. ama şeytan uğraşıyor. o dünyanın heryerinde kendine güç sahibi arkadaşlar edinmiş. şeytan da zevkle karşı koyuyor. yapabileceği her pisliği yapıyor. 500 sene bile geçmeden gönderilen peygamberin öğretilerini unutturuyor. kitaplarda yazılanları değiştirtiyor. anlatanların sözlerini değiştiriyor.
oha. ağır ol hocam. ilk başlarda yazış tekniğini ciddiye almamıştım, heralde sembolik anlatıyor diyordumda(her ne kadar bir boka benzemesede), sanırım bu konuda ciddisin ve sistemi eleştirdiğini sanıyorsun? bence yazılarında ki şeytan ibaresini insan egosuyla, tanrı ibaresini de insan merhametiyle değiştir.
-
o3ah bunu yazdıizzmarit bunu yazdı
Okudum baştan sonra. Komple karşı çıktığım şeyler, her kelimesine karşı çıkabilirim. Tek cümleyle kendi bakış açımı özetleyeyim:
"Türlerden hayatta kalan ne en güçlüleri ne en zekileridir- sadece değişime en yatkın olanlardır."
Ve şahsi fikrimce bunda yanlış hiçbir şey yoktur.
o zaman insandan daha üstün bir tür olarak tabir ettiğin o varlığı benim cehenneme yollamamda sence yanlış hiçbirşey yok.
sadece biraz üzülücek yada sinirlenicek?? galiba. insan gibi iğrenç bir yaratık onu nasıl da yenebilir. değil mi?
bu arada ne kadar da hızlı okuyorsun. sana birisi yardım etmiş olmasın sakın?
Hızlı okurum hocam. Keşke sen de tek cümlemi anlasaymışsın.
Ek olarak zaten agnostiğim ben..
açıklayıcı edit: Karşı çıktığım şey, karşı saldırı yaptığın olayların özneleri ve nesneleri değil, kendisi.
edit 2: Sert mi yazmışım bilemedim de tanrısal varlıkları insanın üstünde tuttuğum sonucuna varınca sen bi an sinirlendim, yoksa hiç kötü bir niyetim yok müridcan (: pek bana söylenecek bir şey değil de o.
izzmarit tarafından 09/Mar/13 14:48 tarihinde düzenlenmiştir
