Gazze' Nin Gözyaşları ( Tears Of Gaza )

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    DanLev
    DanLev's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 01/Temmuz/2007
    Erkek

    mortyr bunu yazdı:
    -----------------------------

    Türkiye için Pkk ne ise, İsrail için de hamas o'dur.

    Her ne kadar böyle olsa da İsrailin sivillere karşı tutumu yanlıştı.


    -----------------------------

    hamasa israilin pkksı dersen çok büyük bir yanlış yapmış olursun... arada ırksal ve dini problemleri var israilliler ve filistinlilerin. zamanında topraklarını satarken akılları neredeydi diye sorarlar adama. o zaman parayı alıp beyrut kumarhanelerinde yerken iyiydi de şimdi savaşmak mı zor geliyor?


    kontrol edebilir olduğum savaş, kontrolüm dışında ki barıştan her zaman daha iyidir...
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Dentist
    Dentist's avatar
    Kayıt Tarihi: 09/Ocak/2009
    Erkek

    HannibALgan bunu yazdı:
    -----------------------------

    mortyr bunu yazdı:
    -----------------------------

    Türkiye için Pkk ne ise, İsrail için de hamas o'dur.

    Her ne kadar böyle olsa da İsrailin sivillere karşı tutumu yanlıştı.


    -----------------------------

    hamasa israilin pkksı dersen çok büyük bir yanlış yapmış olursun... arada ırksal ve dini problemleri var israilliler ve filistinlilerin. zamanında topraklarını satarken akılları neredeydi diye sorarlar adama. o zaman parayı alıp beyrut kumarhanelerinde yerken iyiydi de şimdi savaşmak mı zor geliyor?


    -----------------------------

    Ben olaya o kadar derin bakmıyorum hocam. Aynı senin dediğin gibi İsraile toprakları sattılar, şimdi de teröristlik yapıyolar bağımsız devlet kurmak istiyolar.

    Burda da genelde duyduklarıma göre Kürtlerin bahanesi: biz burda sizden önce vardık bu topraklar bizim hikayesi.. Vermeyeydin toprağını kardeşim.. Vermiş toprağını sonra da terörsitlk yapıyo.

  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    raul
    raul's avatar
    Kayıt Tarihi: 21/Temmuz/2005
    Erkek

    kimsenin eline geçti mi acaba ? aradan bayağı zaman geçmiş. bulabilen var mı ?

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    student
    student's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 04/Ocak/2006
    Erkek

    HannibALgan bunu yazdı:
    -----------------------------

    mortyr bunu yazdı:
    -----------------------------

    Türkiye için Pkk ne ise, İsrail için de hamas o'dur.

    Her ne kadar böyle olsa da İsrailin sivillere karşı tutumu yanlıştı.


    -----------------------------

    hamasa israilin pkksı dersen çok büyük bir yanlış yapmış olursun... arada ırksal ve dini problemleri var israilliler ve filistinlilerin.

    zamanında topraklarını satarken akılları neredeydi diye sorarlar adama

    . o zaman parayı alıp beyrut kumarhanelerinde yerken iyiydi de şimdi savaşmak mı zor geliyor?


    -----------------------------

    Filistinliler topraklarını satarken akılları neredeydi  diyen kişiler acaba  bu konudaki gerçekleri hiç araştırdılar mı ? Filistinlilerin topraklarını sattığı propoagandası tamamen Yahudilerin oyunudur.Daha önce de  bu konuda detaylı bir yazı alıntılamıştım.

    http://www.tahribat.com/forumdisplayfolder.asp?Sayfa=3&folderid=59002

     

    Filistinliler Toprak Sattılar mı?

    28 Mayıs 2003 Çarşamba

    Filistin meselesinde bir çok insan şunu söylüyor : "Onlar Osmanlı'ya olan ihanetlerinin ve para için topraklarını satmalarının cezasını çekiyorlar?" Acaba ben bu şekil düşünen bir insana nasıl karşılık verebilirim?

    Sami

    Filistinlilerin Osmanlıya ihanet ettikleri ve kendi elleriyle toprak sattıkları bu yüzden de bugünkü musibetlerin başlarına geldiği iddiası yıllardan beridir kullanıla gelen bir anti-propaganda malzemesidir. Bu malzemeyi en çok da siyonist işgal güçleri kullanmaktadır. Biz inşallah bu konuyu ileride çok daha ayrıntılı olarak ve tarihi gerçeklerle de aydınlatacak şekilde ortaya koymaya çalışacağız. Ancak bu konularda çok sık sorular sorulması sebebiyle burada bazı noktalara parmak basarak özet bilgilerle izah etmeye çalışacağız:

    Birinci olarak: Siyonist lobiler Amerika'da: "Filistin boş bir araziydi, bir çölden ibaretti. Biz girdik ihya ettik. Dolayısıyla orası bize aittir" diye propaganda yapıyorlar. İslam alemine yönelik olarak ise: "Filistinliler kendi topraklarını kendi elleriyle sattılar, biz de büyük paralar verip satın aldık" diye propaganda yapıyorlar. Burada çok açık bir çelişki dikkat çekmektedir. Çok fazla tarihe gitmeye gerek yok. Bugün yaşanan vakıa her iki iddiayı da yalanlamaktadır. Bugün Filistin'in içinde dört, Filistin'in dışında ise beş milyon civarında olmak üzere dünyada toplam 9 milyon Filistinli yaşamaktadır. Filistin'in dışındakilerin tamamına yakını, Filistin'in içindekilerin de yarıya yakın bir kısmı mülteci durumundadır. Yani tehcire tabi tutulmuş, göçe zorlanmışlardır. Filistin topraklarının toplam yüzölçümü 28.220 km2'dir. Bunun bir bölümünü Nakab çölü oluşturmaktadır. Burası hala ihya edilmemiştir ve ihya edilmeye de müsait değildir. Sadece bazı bölümleri otlak olarak ve küçük çaplı tarım için kullanılmaktadır. Bir de İsrail bu çölü Filistinli tutsakları atmak için kurduğu bazı zindanlar ve meşhur Dimona nükleer santralı için arsa olarak kullanmaktadır. Fakat bununla birlikte Nakab çölünü de dahil ederek nüfus yoğunluklarına bir bakalım: Dünyadaki tüm Filistinli nüfus halen burada yaşıyor olsaydı, tehcire tabi tutulmasaydı ve dışarıdan yahudi göçü olmasaydı, bu topraklarda km2 başına 318 kişi düşüyor olacaktı. Türkiye'de km2 başına ortalama 80 kişi düşmektedir. Yani Filistin'deki nüfus yoğunluğu Türkiye'dekinin 4 katına tekabül ediyor olacaktı. Halen de nüfus yoğunluğu buna yakındır, çünkü göçe zorlanan Filistinli sayısına yakın sayıda yahudi dışarıdan göç ettirilmiş, bunların bir kısmı intifada dönemlerinde tersine göç etmiştir ve şu anda 5 milyon civarında yahudi nüfus bulunmaktadır. Peki nasıl oluyor da boş araziye mensup nüfus bu kadar büyük bir yoğunluk oluşturabiliyor? Zaten Lübnan'da, Suriye'de, Ürdün'de, Gazze'de ve Batı Yaka'da kurulan mülteci kamplarında yaşayan Filistinlilerin sayısı siyonistlerin söz konusu iddialarını yalanlamıyor mu?

    İkinci olarak: İşgalci siyonistler, Filistinlilerin arazilerini kendi elleriyle sattıklarını ve kendilerinin de buraları almak için büyük paralar ödediklerini söylüyorlar. Peki sattıkları araziler karşılığında büyük paralar alanların bugün gittikleri ülkelerde mülk edinmiş ve rahat bir hayata kavuşmuş olmaları gerekmez miydi? Bunların hepsi de herhalde o kadar büyük miktarlarda paraları birkaç günlük zevkleri için çarçur edecek ya da kumarda kaybedecek kadar aptal değillerdi. Oysa Filistinliler zikrettiğim yerlerde kurulmuş mülteci kamplarında tam anlamıyla sefalete mahkum durumdadırlar ve uluslararası yardım kuruluşlarının ellerine bakmaktadırlar. O insanların yaşadıkları hayatı ben gözlerimle gördüm. Arzu edenler gidip görebilirler. Bir insan kendi öz mülkünü kendi eliyle satıp da sefaleti tercih eder mi? Bu durum o insanların, arazilerini satarak değil de tehcire zorlanarak topraklarını terk ettiklerinin akli bir delilidir.

    Üçüncü olarak: Filistin'den dışarıya toplu göç 1948 Savaşı'nda başlamıştır. Bu tarihten önce toplu göç olmamıştır. Bu olay Filistin dışına çıkan Filistinlilerin yurtlarını, topraklarını satarak değil de savaş yoluyla ve kendilerine karşı şiddete başvurulması sebebiyle terk ettiklerinin delilidir. Çünkü yahudi örgütleri toprak satın alma konusunda en yoğun çalışmalarını 1948'den önce yürütmüşlerdir. Bu tarihten sonra tehcir yoluyla zaten geniş arazilere el koymuşlardır.

    Dördüncü olarak: İsrail işgal devleti, göçe zorlanan Filistinlilerin arazilerini yahudi göçmenlere vermek amacıyla "terk edilmiş arazilerle ilgili kanun" başlığı altında bir kanun çıkardı. Bu kanuna dayalı olarak yüz binlerce dönüm arazi yahudi göçmenlere peşkeş çekilmiştir. İşgal devletinin zaten 55 seneden ibaret olan tarihini objektif bir bakış açısıyla incelerseniz bu kanun ve uygulanması hakkında bilgi edinmeniz mümkündür. Şimdi burada bir çelişki ortaya çıkmıyor mu? Madem ki Filistinliler arazilerini kendi elleriyle sattılar; neden buralar "terk edilmiş araziler" hükmüne girdi.

    Beşinci olarak: İsrail bugün mülteci durumundaki Filistinlilerin geriye dönme haklarını red konusunda oldukça ısrarlı davranıyor. Bakın en son "Yol Haritası" planını kabul ederken de mültecilerin vatanlarına dönüş haklarının reddini şart koştu. Peki neden bu insanların yurtlarına dönme haklarını red konusunda bu kadar ısrarlı davranıyor? Eğer o insanların topraklarını parayla satın almış olsalardı, ellerindeki satış belgelerini ve tapuları gösterir, geriye dönen mültecileri de bir yerlere istif ederlerdi. Ama öyle değil. Göçe zorlanan insanların arazilerine "terk edilmiş arazilerle ilgili kanun" yoluyla el koyduklarından mülteciler yurtlarına döndüklerinde o terk edilmiş arazilerin gerçek sahipleri ortaya çıkacak ve işgalcilerin buralara satın alma yoluyla değil de gasp yoluyla sahip oldukları anlaşılacak. İşte bütün mesele bu. Sadece bu gerçek bile siyonistlerin "Filistinliler topraklarını sattılar" iddialarını yalanlamaya yetebilir.

    Altıncı olarak: Yahudilerin Filistin topraklarında mülk edinmelerinin tarihine bir bakalım: Filistin toprakları 28 milyon dönümdür. 1948'de İsrail işgal devleti kurulduğunda yahudilerin sahip oldukları arazi miktarı 2 milyon dönümdü. Yani tüm Filistin topraklarının % 7'si.

    Bunun 650 bin dönümünü Osmanlı devleti döneminde mülk edinmişlerdir. O dönemde mülk edinmeleri ise ta Kanuni zamanında başlamıştır. Osmanlı devletinde ilk yahudi lobisini oluşturan Yusuf Nassi'nin Kanuni'yle iyi ilişkilerinden dolayı Kanuni ona Taberiye gölü civarında bazı arazileri bağışlamıştı. İşte bu olayla başlayan mülk edinme çabalarıyla 1917'de Filistin'in işgaline kadar ki süre içinde toplam 650 bin dönüm arazi edinmişlerdir.

    300 bin dönümünü İngiliz işgalciler onlara bağışlamışlardır. Şöyle ki İngilizler, Filistinlilere ağır arazi vergileri uyguluyor, bu vergileri ödeyemediklerinde de mülklerine el koyuyor ve sonra buraları yahudi göçmenlere peşkeş çekiyorlardı.

    200 bin dönümünü yine İngiliz işgalciler, yahudilere göstermelik bir şekilde parayla satmışlardır. Bu şekilde satılan arazilere de zikrettiğimiz vergi oyunuyla el konulmuştu ve satım işlemi de sembolik paralarla gerçekleşti.

    600 bin dönümü de kendileri Filistin dışından olan, Lübnan ve Suriye'de ikamet edip Filistin'de mülk edinmiş bazı Arap kökenlilerden satın almışlardır.

    Buraya kadar ki kısımda Filistinlilerin herhangi bir dahlinin olmadığını görüyoruz. Yani yahudilerin 1948'e kadar edindikleri arazilerin 8'de 7'sinde Filistinlilerin müdahalesi söz konusu değildir.

    250 bin dönüm araziyi de Filistinlilerden satın almışlardır. Yani Filistinlilerden satın aldıkları toplam arazi miktarı Filistin topraklarının % 0,9'una (binde 9'una) tekabül ediyordu. Arazilerini satanlar da halktan çok şiddetli tepkilerle karşı karşıya kaldıklarından Filistin'i terk etmek zorunda kalmışlardı. Şimdi satılan arazilerin tüm topraklara oranıyla onları satanların genel nüfusa oranlarını denk kabul ederek düşünelim: Bir halk hakkında hüküm verirken % 0,9'un tavrına göre mi yoksa % 99,1'in tavrına göre mi hüküm verilir? Filistin halkının en az % 99'u göçmen yahudilere arazi satmama konusundaki kararlılıklarını korumuşlardır. Bu kararlılığa bağlı kalmayanları da içlerinde barındırmamışlardır. Her halkın içinde mutlaka o halkın genel tavrına muhalefet edenler, kararlılığa uymayanlar çıkar. Eğer yahudi göçmenlerin, yahudi göçünü teşvik eden örgütlerin bütün teşviklerine, cazibeli fiyat tekliflerine rağmen 30 yıl içinde satılan toplam arazi miktarı binde dokuzda kalmışsa bu, Filistin halkının bu konudaki dayanışmasını, kararlılığını ve üstün mücadele azmini gösterir. Ama ne yazık ki Filistin halkı bütün bu kararlılığına rağmen iftiraya uğramıştır. Bu tıpkı iffetini koruma konusunda oldukça dikkatli bir insana fuhuş iftirasında bulunulması gibidir.

    Yahudi göçmenlerin 1948'den sonra gayri menkul edinmeleri tamamen işgal, gasp ve göçe zorlama yoluyla olmuştur. Göçe zorlanan Filistinlilerin arazilerine el koymak için de yukarıda zikrettiğimiz kanunu kullanmışlardır.

    Yedinci olarak: Filistinlilerin arazilerini sattıkları iddiasını bu halk aleyhine bir propaganda malzemesi olarak kullanmaya çalışanların da itiraf ettikleri gibi arazilerini satanlar Filistin topraklarını terk etmişlerdir. Yukarıda da zikrettiğimiz üzere Filistin halkının oldukça basit bir kısmını teşkil eden bu insanların, ya aldıkları paralarla başka yerlerde mülk edinmek amacıyla ya da şiddetli tepkilerle karşılaşmaları sebebiyle Filistin topraklarını terk ettikleri bir gerçektir. Yani bugün Filistin topraklarında yaşamaya devam edip de o toprakların İslami kimliğini savunanlar, her türlü zorluğa katlanarak, sürekli ölümü başlarının ucunda hissederek direnenler, toprak satanlar veya onların çocukları değildir. Bu durumda bu insanların başlarına gelenlerin, arazilerin yahudilere satılmasından kaynaklandığının iddia edilmesi Allah'ın adaletine bir iftira olmaz mı?

    Sekizinci olarak: Kur'an-ı Kerim'de iki önemli iftira olayı üzerinde durulmakta ve bu olaylarla ilgili ayetlerde Müslümanların iftira konusunda nasıl bir hassasiyet göstermeleri gerektiği hakkında çok önemli ölçüler verilmektedir. Bu iki iftira olayı Hz. Yusuf (a.s.)'a atılan iftira ile Hz. Aişe (r. anha)'ya atılan iftiradır. Her iki olayla ilgili ayetleri de dikkatlice ve üzerinde derinlemesine düşünerek okuyun. Göreceksiniz ki ispat edilmemiş bir iddiadan dolayı bir kimseyi suçlu görmek büyük bir sorumluluk ve vebal yüklemektedir. Şunu da unutmayın ki bir halka iftira atılmasının sorumluluğu bir ferde iftira atılmasının sorumluluğundan çok daha büyüktür. Çünkü bir halka iftira atıldığında binlerce bazen milyonlarca insan haksızlığa uğramaktadır.

    Dokuzuncu olarak: Aslında şu anda Filistin'de mücadele edenlerin ve mülteci kamplarında mağdur edilenlerin söz konusu iddiayla hiçbir ilgilerinin olmadığını yeterince ortaya koyan delilleri sıraladık. Zaten o insanların şu anki durumları da bu gerçeği ortaya koyan bir vakıadır. Fakat bir farz-ı muhal olarak öyle bir şey varsayılsa bile o insanların şu an işgale karşı tavır koymaları ve işgal altındaki vatanlarını kurtarmak için mücadele etmeleri hatalarından döndüklerini ve doğruyu seçtiklerini gösterir. Küfürden imana dönmüş bir insanın bile geçmişindeki küfürden dolayı suçlanması söz konusu değilken herhangi bir hatadan döndükten sonra hala ısrarla o hatadan dolayı suçlu gösterilmesi mantıklı bir şey olur mu? Kaldı ki biz bunu sadece Filistin halkının davasına ilgisiz kalınmasına gerekçe olarak kullanılan iddiaların her yönden tutarsız olduğunu ortaya koymak için bir farz-ı muhal olarak zikrediyoruz. Gerçekte bu davaya sahip çıkan direnişçilerin, büyük bir mücadele azmiyle vatanlarına sahip çıkan o insanların iddia edilenlerle hiçbir ilgilerinin olmadığını bir kez daha vurgulayalım.

    Onuncu olarak: Siyonistlerin söz konusu iddiaları ortaya atmalarının temel amacı Müslüman halkların Filistin davasına ilgilerini zayıflatmak ve Filistin halkının mağduriyetine bigane kalmalarına sebep olmaktır. Ne yazık ki bu konuda amaçlarını kısmen gerçekleştirdiklerini de görüyoruz. Çünkü Filistin davasına ilgisiz kalanlar genellikle "toprak sattılar" iddiasını kendilerine gerekçe gösteriyorlar. Oysa İslam tüm Müslümanları kardeş ilan etmiştir. Bir kimse kardeşini herhangi bir hatasından dolayı canavarın önüne atmaz. Siyonizmin Filistin halkına layık gördüğü zulüm bir canavarın yaptığından farksızdır. Bu durum karşısında o insanların mazlumiyetlerine ve mağduriyetlerine bigane kalmamıza, "toprak sattılar" iddiası gerekçe teşkil edebilir mi? Kaldı ki bu iddia, yukarıda ifade ettiğimiz üzere şu an Filistin topraklarında varlık mücadelesi verenleri ilgilendiren bir iddia olmadığı halde o insanlar üç ayrı zulme maruz kalıyorlar: Bir: Topraklarını gasp eden işgalcilerin zulmüne. İki: Kendilerinin işlemedikleri bir hatadan dolayı iftiraya maruz kalma zulmüne Üç: O hatayı işlemiş olanların zulmüne. Buna bir de Müslümanların o hatayı gerekçe göstererek davalarına bigane kalmalarını eklerseniz o insanların her yönden mağdur oldukları sonucuna varırsınız.

    On birinci olarak: Filistin davası kuru bir toprak meselesi değildir ve sadece Filistinlilerin omuzlarında taşımaları gereken bir dava da değildir. Bu dava tüm ümmeti ilgilendiren ve inançla bağlantılı bir davadır. Bu konuda bizim "Filistin Davasının İslami Temelleri" başlıklı dosyamızı okuyabilirsiniz. Dolayısıyla Filistinlilerin tamamı bu davayla ilgilerini kesseler bile yine İslam ümmetinin Filistin davasına sahip çıkması ve siyonist işgale karşı mücadele etmesi gerekir.

     

     Yazı biraz uzun ama gerçekleri öğrenmemiz açısından faydalı ,

     

     

    Yahudiler soykırım için erkek , kadın , yaşlı , çocuk ayırmadan insanları öldürüyorlar , 

    Yahudilerin kendi kutsal  (!) kitaplarına  göre Arz-ı Mevdud   (Vaad Edilen Topraklar  )  içine Türkiyenin güneydoğusuda giriyor.Yahudiler Filistinden sonra gözlerini bizim topraklarımıza dikecekler.Yahudilerin el altından PKK yı desteklemeleride bu yüzden.Irak harekatı için diklenmelerinin bir nedeni de bu.Yahudiler bizden toprak alamayacakalrını biliyorlar ama bir şekilde Güneydoğuda pkk yı kullanarak bir Kürt devleti kurdurabilirse  , o bölgeyi Kürtlerden almaları hiçte zor olmayacaktır.

     


  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Anakroniq
    Anakroniq's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Mayıs/2008
    Erkek

    http://www.furk.net/df/1f05a658f4209646

     

    Şöyle bir link buldum şu an indiriyorum ilgilenenlere duyurulur...


    Aşk hiçbir zaman söylenemeyen, söylenemediği için BÜYÜK olan, sevgilinin adını dile düşürmemek için sevginin adını anmayan ve sevginin adını anmadan kendi dünyasında onu çoğaltan bi' duygudur...
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    glaurung
    glaurung's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Temmuz/2011
    Erkek

    size peygamberinizden bir söz gelsin, nasılsanız öyle yönetilirsiniz, şimdi ağlaşmayı bırakın

    sokakta bir kedi gelir yanına miyavlar acındırır kendini, süt verirsin, o kedi karnını o şekilde doyurmaya devam eder ve ürer, bir kedinin kısıtlı yaşayabileceği bir ortamda 5-6 tane kedi olmuştur, ve her biri acı çekerek açlıktan ölür, sen sırf acıdıgın için bir kediyi kurtarmışsındır ama çocuklarını aynı kadere mahkum etmişsindir,

    bir çözüm üreteceksen tüm zamanlara üreteceksin, somalilere bu sene yardım yaparsın çoğalırlar seneye açlıktan yine ölürler, bırakacaksın doğal seçilim vuku buluacak, hayatta kalabilenler hayatta kalabilecek bir nesli devam ettirecek.

     Bırakacaksın arapların götünde koşmayı, ayaklarının üzerinde onurlu bir şekilde durmayı öğrenenler, onurlu ve ayaklarının üzerinde tek başına durmayı bilen bir millet oluştursunlar, biz yalnızız ve gönül isterdi daha onurlu bir millet olmak.

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Kehanet
    Kehanet's avatar
    Kayıt Tarihi: 08/Mart/2007
    Erkek

    glaurung bunu yazdı:
    -----------------------------

    size peygamberinizden bir söz gelsin, nasılsanız öyle yönetilirsiniz, şimdi ağlaşmayı bırakın

    sokakta bir kedi gelir yanına miyavlar acındırır kendini, süt verirsin, o kedi karnını o şekilde doyurmaya devam eder ve ürer, bir kedinin kısıtlı yaşayabileceği bir ortamda 5-6 tane kedi olmuştur, ve her biri acı çekerek açlıktan ölür, sen sırf acıdıgın için bir kediyi kurtarmışsındır ama çocuklarını aynı kadere mahkum etmişsindir,

    bir çözüm üreteceksen tüm zamanlara üreteceksin, somalilere bu sene yardım yaparsın çoğalırlar seneye açlıktan yine ölürler, bırakacaksın doğal seçilim vuku buluacak, hayatta kalabilenler hayatta kalabilecek bir nesli devam ettirecek.

     Bırakacaksın arapların götünde koşmayı, ayaklarının üzerinde onurlu bir şekilde durmayı öğrenenler, onurlu ve ayaklarının üzerinde tek başına durmayı bilen bir millet oluştursunlar, biz yalnızız ve gönül isterdi daha onurlu bir millet olmak.


    -----------------------------

    kusura bakma ama çok kıt bı bakış açısına sahipsin... bırakın ne demek ya annenın senı brakıp süt vermemesi gerek o zmn sen kendı başına büyümelisin demek gibi bişey..herkesın yardıma ıhtıyacı vardır kım tek basına kendıne yetebılırkı ?kedi örneği vermişsin ama öyle bir örnek vermişsinki sankı bı tek sen kalmışsın o kedılere yemek veren ve bır seferden baska yemek veremıyormuşsun gıbı saçma bı mantık kurmuşsun. herkesın rızkı kendıyle doğar.sen sadece vesile olursun sen olmazsan başkası olur..


    Benimkisi kuvvet, zevk ve kudret. Benim adım "Kehanet"
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    YasamaK
    YasamaK's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 29/Ağustos/2010
    Erkek

    The_Cure bunu yazdı:
    -----------------------------

    HannibALgan bunu yazdı:
    -----------------------------

    mortyr bunu yazdı:
    -----------------------------

    Türkiye için Pkk ne ise, İsrail için de hamas o'dur.

    Her ne kadar böyle olsa da İsrailin sivillere karşı tutumu yanlıştı.

     


    -----------------------------

    hamasa israilin pkksı dersen çok büyük bir yanlış yapmış olursun... arada ırksal ve dini problemleri var israilliler ve filistinlilerin. zamanında topraklarını satarken akılları neredeydi diye sorarlar adama. o zaman parayı alıp beyrut kumarhanelerinde yerken iyiydi de şimdi savaşmak mı zor geliyor?

     


    -----------------------------

    Ben olaya o kadar derin bakmıyorum hocam. Aynı senin dediğin gibi İsraile toprakları sattılar, şimdi de teröristlik yapıyolar bağımsız devlet kurmak istiyolar.

    Burda da genelde duyduklarıma göre Kürtlerin bahanesi: biz burda sizden önce vardık bu topraklar bizim hikayesi.. Vermeyeydin toprağını kardeşim.. Vermiş toprağını sonra da terörsitlk yapıyo.


    -----------------------------

    Kürtlerin Bahanesi Dersen Terbiyesizlik yaparsın Yanlışa Düşersin Doğunun Gerçeği odur var oldukları topraklar orası ayrıca şunu diyebilirdin pkk yandaşlı kürtlerin bahaneleri deseydin anlam katardın canım kardeşim böyle dersen herkeze bok atarsın kürtlerin bahanesi yanlış bir laf oke


    SEVİŞİRKEN EN ZEVKLİ OLAN ŞEY.. tamam, dikkatinizi çektim. ne kadar meraklısınız böyle şeylere terbiyesizliğin lüzumu yok yani :D (, sessizce öldürüyor.)
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    YasamaK
    YasamaK's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 29/Ağustos/2010
    Erkek

    Kehanet bunu yazdı:
    -----------------------------

    glaurung bunu yazdı:
    -----------------------------

    size peygamberinizden bir söz gelsin, nasılsanız öyle yönetilirsiniz, şimdi ağlaşmayı bırakın

    sokakta bir kedi gelir yanına miyavlar acındırır kendini, süt verirsin, o kedi karnını o şekilde doyurmaya devam eder ve ürer, bir kedinin kısıtlı yaşayabileceği bir ortamda 5-6 tane kedi olmuştur, ve her biri acı çekerek açlıktan ölür, sen sırf acıdıgın için bir kediyi kurtarmışsındır ama çocuklarını aynı kadere mahkum etmişsindir,

    bir çözüm üreteceksen tüm zamanlara üreteceksin, somalilere bu sene yardım yaparsın çoğalırlar seneye açlıktan yine ölürler, bırakacaksın doğal seçilim vuku buluacak, hayatta kalabilenler hayatta kalabilecek bir nesli devam ettirecek.

     Bırakacaksın arapların götünde koşmayı, ayaklarının üzerinde onurlu bir şekilde durmayı öğrenenler, onurlu ve ayaklarının üzerinde tek başına durmayı bilen bir millet oluştursunlar, biz yalnızız ve gönül isterdi daha onurlu bir millet olmak.


    -----------------------------

     

    kusura bakma ama çok kıt bı bakış açısına sahipsin... bırakın ne demek ya annenın senı brakıp süt vermemesi gerek o zmn sen kendı başına büyümelisin demek gibi bişey..herkesın yardıma ıhtıyacı vardır kım tek basına kendıne yetebılırkı ?kedi örneği vermişsin ama öyle bir örnek vermişsinki sankı bı tek sen kalmışsın o kedılere yemek veren ve bır seferden baska yemek veremıyormuşsun gıbı saçma bı mantık kurmuşsun. herkesın rızkı kendıyle doğar.sen sadece vesile olursun sen olmazsan başkası olur..


    -----------------------------

    katılıyorum sana 


    SEVİŞİRKEN EN ZEVKLİ OLAN ŞEY.. tamam, dikkatinizi çektim. ne kadar meraklısınız böyle şeylere terbiyesizliğin lüzumu yok yani :D (, sessizce öldürüyor.)
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    glaurung
    glaurung's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Temmuz/2011
    Erkek

    Kehanet bunu yazdı:
    -----------------------------

    glaurung bunu yazdı:
    -----------------------------

    size peygamberinizden bir söz gelsin, nasılsanız öyle yönetilirsiniz, şimdi ağlaşmayı bırakın

    sokakta bir kedi gelir yanına miyavlar acındırır kendini, süt verirsin, o kedi karnını o şekilde doyurmaya devam eder ve ürer, bir kedinin kısıtlı yaşayabileceği bir ortamda 5-6 tane kedi olmuştur, ve her biri acı çekerek açlıktan ölür, sen sırf acıdıgın için bir kediyi kurtarmışsındır ama çocuklarını aynı kadere mahkum etmişsindir,

    bir çözüm üreteceksen tüm zamanlara üreteceksin, somalilere bu sene yardım yaparsın çoğalırlar seneye açlıktan yine ölürler, bırakacaksın doğal seçilim vuku buluacak, hayatta kalabilenler hayatta kalabilecek bir nesli devam ettirecek.

     Bırakacaksın arapların götünde koşmayı, ayaklarının üzerinde onurlu bir şekilde durmayı öğrenenler, onurlu ve ayaklarının üzerinde tek başına durmayı bilen bir millet oluştursunlar, biz yalnızız ve gönül isterdi daha onurlu bir millet olmak.


    -----------------------------

     

    kusura bakma ama çok kıt bı bakış açısına sahipsin... bırakın ne demek ya annenın senı brakıp süt vermemesi gerek o zmn sen kendı başına büyümelisin demek gibi bişey..herkesın yardıma ıhtıyacı vardır kım tek basına kendıne yetebılırkı ?kedi örneği vermişsin ama öyle bir örnek vermişsinki sankı bı tek sen kalmışsın o kedılere yemek veren ve bır seferden baska yemek veremıyormuşsun gıbı saçma bı mantık kurmuşsun. herkesın rızkı kendıyle doğar.sen sadece vesile olursun sen olmazsan başkası olur..


    -----------------------------

    herkes rızkıyla doğuyorsa somalililer neyle doğuyor, bırakın bu ayakları, dünyadaki anneler çocuklarına süt vermeyi bırakırsa soy tükenir mantıklı örnek vericen verirken. O kediye yemek veren biri hadi diyelim cocuklarına da verdi e kıt düşünmeyen arkadaşım o kediler de yavrulayınca 49 + 7 + 1 kediye bakabilcek mi hayır

Toplam Hit: 3851 Toplam Mesaj: 30