folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder GDO Nedir İyimidir Kötümüdür



GDO Nedir İyimidir Kötümüdür

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    PanxeR
    PanxeR's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ekim/2007
    Erkek

    Daha önce bir konu açmıştım Organik tarım okuyorum istediğiniz soruları sorabilirsiniz diye. Şimdi de sürekli tartışması yapılan

    GDO ile ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. Konuyu açma sebebim TV de 2 tarafı (organikçileri ve gdo cuları) çıkarıp tartıştırıyorlar

    sonuçta adam akıllı birşey çıkmıyor. Tatmin edici olarak.

    ruyada-sebze-gor.jpg%20%28400×300%29

    GDO = Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar

    yani gdo diyince sadece pazarda aldığınız şeyler aklınıza gelmesin , canlı her ürün genetiği oynanmış olabilir.

     

    GDO nun uygulanma sebebi nedir = Bir tarlanız olduğunu düşünün , veya hayvan barınağınız. Ürün kayıpları ve girdiler (ilaç gübre işçilik vb)

    Giderinizin gelirinizden fazla olması gerekiyor ki kâr edebilesiniz , bizim alanda en çok ürünü almanız gerekiyor. İşte buna Konvalsiyonel

    üretim deniyor. 

    Bir ilaç düşünün karşısına çıkan her türlü canlıyı ödürüyor ancak toprağı kirletmiyor yani etkisi belli bir süre kayboluyor. 

    birde Genetiği değiştirilerek bu ilaça duyarsız bir mısır tohumu üretiliyor.  Siz bu tohumu ekip o ilacı verdiğiniz zaman tarlanızda

    ne kadar istenmeyen (mısır hariç herşey istenmeyen tip dışı bitkidir özel durumlar hariç ) ot varsa hepsi kuruyor ölüyor ama mısırınız

    dağ gibi ayakta kalıyor. Bu ne demek , daha az iş gücü , daha az uğraş ile bitkinin rekabet etmeden daha hızlı gelişmesi demek.

    Neredeyse bütün hastalık etmenlerini ortadan kaldırıyorsunuz bitkiniz o toprağın herşeyinden faydalanıyor ve hızlı bir şekilde yetişiyor.

    Sonuç = Daha fazla ürün elde ediliyor , ürünün piyasa fiyatı düşüyor. Ürün başka bitkiler veya hastalık ile mücadele etmediği için

    temiz ve görünümü mükemmele yakın yani yamuk yumuk değil. 

     

    Peki GDO sağlıksız deniyor o ürünleri tüketmememiz söyleniyor.

    Yapılan bir çok araştırma ve test sonucunda organik ürünler ile beslenen insanların normal gıdalar ile beslenen insanlardan daha sağlıklı

    olmadığı tespit ediliyor. GDO nun insan için kesin bir zararı var diyebilseydik zaten dünyadaki bütün ülkeler tarafından yasaklanırdı.

    Fakat bu üretimin insan için tamamen sağlıklı olduğunu söymememiz de mümkün değil. Sonuçta GDO lu ürünlerin vicutta kalıntı 

    bırakıp bırakmadığı belli değil. 

     gdo-tablo.jpg%20%28460×354%29

    Efendim artık eski tatları alamıyoruz karpuz , domates çocukluğumdaki gibi değil. = Bunun tek sorumlusu GDO değildir. 

    Her ürün yerinde güzeldir , çünki (buna ister inanın ister inanmayın herşey ortada zaten) o bitki veya hayvan o bölgeye uyum sağlamıştır

    yani o bölgeye göre evrim geçirmiştir. Doğal olarak bir antalyada yetiştirilen domates ile atıyorum izmirde yetiştirilen aynı olmayacaktır.

    Peki biz ne yaptık ? GDO dan önce ürünlerimizin daha dayanıklı olması uzun yola dayanması için gidip çevre şartlarına soğuya daha 

    dayanıklı bir çeşit ile melezledik. Sonuçta ortaya üretici için daha iyi bir ürün çıktı hem verimli hemde dayanıklı. 

    Sonra buda yetmedi bilmemne hastalığına dayanıklı başka bir çeşit ile tekrar melezledik. Sizce bu kadar değişimden sonra o eski tadının

    kalması mümkün mü?. 

    GDO da yaptığımız şeyde çok farklı değil ancak zaman farkı var. GDO lu bir ürün için 6ay-1yıl gibi bir zaman yeterli olurken 

    melezleme çalışmalarında 5-6 yıl gibi bir süre gerekiyor (ki bu sebsine göre değişiyor ) ve elde edeceğiniz ürünün başarılı 

    olup olmayacağı da kesin değil.  Ama Melezleme tamamen doğal olduğundan elde edilen ürünün kalıntı bırakma gibi bir ihtimali yok. 

     

    Biz neden israilden amerikadan tohum alıyoruz , kendi mis gibi tohumlarımız dururken ? : Bir önceki maddede söylediğim gibi çiftçi 

    ve piyasa hastalıklara ve çevre şartlarına daha dayanıklı ürün istiyor siz bu sayede kışın bile rahat rahat domates diyebiliyorsunuz. 

    Biz kendi doğal tohumlarımız yerine yıllarca melezlenmiş ve hibrit tohumları kullandık bunları da kendimiz değil yabancı ülkeler ürettiği için

    kendi elimizle sebzelerimizin tadını bozduk.  Tarım ülkesi olarak hiç bir zaman tarıma gerektiği kadar önemi veremediğimiz için bunun 

    farkına yeni varıyoruz.

     gdo-lu-urunler.jpg%20%28400×275%29

    Ben GDO lu ürün tüketmek istemiyorum ama pazardan aldığım herşey GDO lumu ? :  Mısır, soya, kanola ve pamuk dünyada ticareti

    yapılan GDO'ların %99'unu oluşturur.

     

    Yani gördüğünüz gibi en çok mısır ve soya bizi alakadar ediyor. Neredeyse her türlü işlenmiş üründe soya kullanılıyor. Hayvanlara

    soya ve mısırdan üretilen yemler yediriliyor. Sonrada o hayvanları biz yiyoruz.

     

    SONUÇ : GDO dünyanın gelişimi için yapılması gerekli birşey, daha ucuz daha dayanıklı ve daha verilmi ürün elde etmeyi sağlıyor, fakat mükemmele yakın  hale ulaşması zaman alacaktır. İnsan eli ile evrim de diyebilirsiniz buna. Bitkileri hayvanları istediğimiz hale getirmeye çalışıyoruz. Karşılığında hem istediğimiz hemde istemediğimiz şeylerle karşılaşıyoruz. Bütün yedikleriniz içtikleriniz Organik sertifikalı olmadığı sürece ve işlenmiş ürünleri tüketmeyı bırakmadığınız sürece gdo lu olmasda gdo kaynaklı ürünleri tüketmeye devam edeceksiniz. 

     

  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    PanxeR
    PanxeR's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ekim/2007
    Erkek

    Ayrıca , hmmmmmmmmm ohhh organik aldım bu hıyar çok lezzetli çokta sağlıklı günde 2 kilo yiyiyim demeyin. Aradaki fark dağlar gibi değil.

    Şuanda organik tarım üretiminde organik tohum neredeyse hiç olmadığından kullanılması zorunlu değildir.  

    Üretilen ürünler melez ve hibrit tohumlar dan elde ediliyor. evet daha küçük daha yamuk yumuk ilaç ve gübresi organik fakat sadece bunlar o

    ürünü lezzetli yapmaz. Dış şartların etkisi kadar iç faktörler de önemli.

     

    PanxeR tarafından 16/Şub/13 09:39 tarihinde düzenlenmiştir
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Fatih
    Fatih's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Temmuz/2005
    Erkek

    Bence gdo'ya karşı çıkanlar büyük devletlerin ajanı. Türkiye gdo teknolojisini geliştirmeye çalışmazsa en iyimseri 40 sene sonra gdo üretimi yapan devletlere tohum için adeta yalvaracak.


    enjoy i'm vaccinated
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    PanxeR
    PanxeR's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ekim/2007
    Erkek
    Fatih bunu yazdı

    Bence gdo'ya karşı çıkanlar büyük devletlerin ajanı. Türkiye gdo teknolojisini geliştirmeye çalışmazsa en iyimseri 40 sene sonra gdo üretimi yapan devletlere tohum için adeta yalvaracak.

    Büyük firmalar ürettikleri tohumun ve ilacın patentini alıyor sen zaten bugun bile zıke zıke o firmadan bunu almak zorundasın. Yeterli 

    yatırım yapılmadığı için toprağımız olsada tohumu dışarıdan alıyoruz.

  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Fatih
    Fatih's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Temmuz/2005
    Erkek
    PanxeR bunu yazdı
    Fatih bunu yazdı

    Bence gdo'ya karşı çıkanlar büyük devletlerin ajanı. Türkiye gdo teknolojisini geliştirmeye çalışmazsa en iyimseri 40 sene sonra gdo üretimi yapan devletlere tohum için adeta yalvaracak.

    Büyük firmalar ürettikleri tohumun ve ilacın patentini alıyor sen zaten bugun bile zıke zıke o firmadan bunu almak zorundasın. Yeterli 

    yatırım yapılmadığı için toprağımız olsada tohumu dışarıdan alıyoruz.

     

     

    İşte nüfusun geleceği boyutlar yüzünden bu daha da beter olacak hocam.

    Bence gdo teknolojisi büyüleyici bir şey, çekinmeden yerim hiçbir zararı olduğuna da inanmıyorum, esas zarar tarım ilaçlarında.


    enjoy i'm vaccinated
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    CEO
    CEO's avatar
    Kayıt Tarihi: 28/Şubat/2009
    Erkek

    bende şafak sezerin filminden bahsediliyo sandım mk..

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    PanxeR
    PanxeR's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ekim/2007
    Erkek
    CEO bunu yazdı

    bende şafak sezerin filminden bahsediliyo sandım mk..

    prim yapacak bir isim geçmiş , gündem de birşey sonuçta.

  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    acikistihbarat
    acikistihbarat's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Mart/2009
    Erkek

    http://www2.tahribat.com/Forum-Genetigi-Degistirilmis-Tohumlar-Ve-Turk-Medyasinin-Hainligi-117877/

     

    ben yazmıştım birkaç yıl önce. konunun uzmanlarıyla da görüşmüştüm.onlara göre gdo lu tohumlar organik tohumlardan daha ucuza maledildiği için çiftçilerin ve tarımla uğraşan firmaların en az maliyetle üretme amaçlarından dolayı yaygınlaşacak.organik tarım sadece hobi amaçlı veya bireysel çaba olarak kalacak.bunun önüne geçilmesi imkansız.çünkü maliyeti organik tohuma göre çok daha az.önemli olan bunun önüne geçmek gibi aptalca bir şey yapmak yerine bunun içine girmek olacaktır.yani gdo sektörüne yerli ve devlet destekli firmaların girmesi gerekiyor.ancak biz işin içinde olduğumuz zaman bağımsızlığımızı sürdürebiliriz.eğer devlet ve özel sektör olarak gdo sektörüne girmezsek patenti alınmış ucuz gdolu tohumlara bağımlı oluruz.ayrıca bu durum siyasi olarak da kullanılabilir ve son derece tehlikelidir.

  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    sana sormak istediğim bi kaç soru var hocam.. 

    şimdi kemal özer diye bu konularda araştırma yapan bir adamın videolarını izledim (henüz kitaplarını okuma şansım olmadı) ama adam dehşet

    şeyler söyledi.. ve durum bana çok vahim geldi.. kısaca özetleyerek sorayım..

     

    dünyadaki tüm tohumların %95 i ve türkiyedeki tohumların %90 ı belirli şirketler aracılığı ile yapılıyor. türkiyede temel olarak bu işi yapan 5 firma

    varmış ve hepsi de monsanto denilen firmaya bağlıymış. bu firma sertifikalı tohum üretiyor ve genetiğini değiştiriyor. daha sağlam falan diyorsun

    ama mesela üreme işlevini yapacak genleri çıkarıyor tohumlarda. bu olay da devlet eliyle destekleniyor. yeni bir yasa gereği (yasa maddesini

    hatırlamıyorum) çiftçi bireysel olarak kendi ürettiği tohumları satması suç, yaparsa ürünlerine el koyulup para cezası veriliyor devamı takdirinde

    hapis cezası var. yani ben atalarımdan öğrendiğim şeylerle kendi imkanlarımla tohum üretsem bunu satamıyorum ve de sanırm bunu

    kullanamıyorum.. neden beni sertifikalı tohuma mahkum ediyor bu devlet? 

     

    bildiğiniz gibi insanın karakteri gıdayla da şekillenebiliyor. böyle önemli bir kaynağın genetiği değiştirilmesi sence karakter değişmesine sebep

    olmayacak mıdır? 

     

    mesela gdo nun sağlıklı olduğunu söyledin ya da ima ettin.. şimdi kemal özerin söylediğine göre dünya sağlık örgütü bir karar verdiğinde herkes

    bunu kabul etmek zorundaymış. onların testlerini anlatıyor.. diyor ki 25 yaşında sağlıklı şu kilolarda "erkek" denekleri alıyorlar ve belirli bir süre

    bunlar üzerinde denemeler yapıyorlar ve xx dozunda veriliyor ... şimdi bu yapılan deneyler bu şartlar için geçerli olabilir ancak aynı maddenin

    farklı dozajlarla ilgili bir sonucu ortada yok, farklı yaş grupları, sağlık durumu ile ilgili de yok..  senin sağlıklı dediğin şey sadece küçük bir alanı

    işaret ediyor, bunu yaşlı ya da çocuğa ya da kadına nasıl etkileri olduğunu nereden bileceğiz?  neden hastalıklar artık daha fazla artıyor.. ilaç

    tüketimleri artıyor..  eskiden bu kadar kalp hastası yoktu.. ya da mide hastası v.s. sadece spor ile ilgili mi sorun, bunda hiç gıdalardaki katkı

    maddeleri  ya da değişmelerin etkisi yok mu

     

     

    sorularm genel olarak bunlar, yanıtlarsan sevinirim.. mümkünse o bahsettiğim kişinin videolarına bakarsan yada kitaplarını okursan senin için

    faydalı olabilir, madem bölümün organik tarım üzerine.. farklı araştırmalar yapabilirsin yapılmayan araştırmaları yapabilirsin.. :) sorularıma cevap

    verebilirsen sevinirim..


    Ülkesini Seven Her Türk Vatandasi, Ülkesinin Sessiz Istilasi'na karsi durmak zorunda.
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    PanxeR
    PanxeR's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ekim/2007
    Erkek
    unbalanced bunu yazdı

    sana sormak istediğim bi kaç soru var hocam.. 

    şimdi kemal özer diye bu konularda araştırma yapan bir adamın videolarını izledim (henüz kitaplarını okuma şansım olmadı) ama adam dehşet

    şeyler söyledi.. ve durum bana çok vahim geldi.. kısaca özetleyerek sorayım..

     

    dünyadaki tüm tohumların %95 i ve türkiyedeki tohumların %90 ı belirli şirketler aracılığı ile yapılıyor. türkiyede temel olarak bu işi yapan 5 firma

    varmış ve hepsi de monsanto denilen firmaya bağlıymış. bu firma sertifikalı tohum üretiyor ve genetiğini değiştiriyor. daha sağlam falan diyorsun

    ama mesela üreme işlevini yapacak genleri çıkarıyor tohumlarda. bu olay da devlet eliyle destekleniyor. yeni bir yasa gereği (yasa maddesini

    hatırlamıyorum) çiftçi bireysel olarak kendi ürettiği tohumları satması suç, yaparsa ürünlerine el koyulup para cezası veriliyor devamı takdirinde

    hapis cezası var. yani ben atalarımdan öğrendiğim şeylerle kendi imkanlarımla tohum üretsem bunu satamıyorum ve de sanırm bunu

    kullanamıyorum.. neden beni sertifikalı tohuma mahkum ediyor bu devlet? 

     

    bildiğiniz gibi insanın karakteri gıdayla da şekillenebiliyor. böyle önemli bir kaynağın genetiği değiştirilmesi sence karakter değişmesine sebep

    olmayacak mıdır? 

     

    mesela gdo nun sağlıklı olduğunu söyledin ya da ima ettin.. şimdi kemal özerin söylediğine göre dünya sağlık örgütü bir karar verdiğinde herkes

    bunu kabul etmek zorundaymış. onların testlerini anlatıyor.. diyor ki 25 yaşında sağlıklı şu kilolarda "erkek" denekleri alıyorlar ve belirli bir süre

    bunlar üzerinde denemeler yapıyorlar ve xx dozunda veriliyor ... şimdi bu yapılan deneyler bu şartlar için geçerli olabilir ancak aynı maddenin

    farklı dozajlarla ilgili bir sonucu ortada yok, farklı yaş grupları, sağlık durumu ile ilgili de yok..  senin sağlıklı dediğin şey sadece küçük bir alanı

    işaret ediyor, bunu yaşlı ya da çocuğa ya da kadına nasıl etkileri olduğunu nereden bileceğiz?  neden hastalıklar artık daha fazla artıyor.. ilaç

    tüketimleri artıyor..  eskiden bu kadar kalp hastası yoktu.. ya da mide hastası v.s. sadece spor ile ilgili mi sorun, bunda hiç gıdalardaki katkı

    maddeleri  ya da değişmelerin etkisi yok mu

     

     

    sorularm genel olarak bunlar, yanıtlarsan sevinirim.. mümkünse o bahsettiğim kişinin videolarına bakarsan yada kitaplarını okursan senin için

    faydalı olabilir, madem bölümün organik tarım üzerine.. farklı araştırmalar yapabilirsin yapılmayan araştırmaları yapabilirsin.. :) sorularıma cevap

    verebilirsen sevinirim..

    İlk kısıma cevap vereyim , evet köylünün kendi ürettiği tohumları satması yasak fakat kendi kullanabiliyor bunun sebebide standart 

    takip edilebilir ve sertifikalı tohumları yaygınlaştırmaktır. Yani geriye dönük kaydın tutulmasıdır. Sen eğer istersen bu işi profesyonel olarak

    tohum habrikası kurarak yapabilirsin kısaca işin tohum üretmek ise tohum üreteceksin , tarım ürünü üretmekse tohum alıp ekeceksin.

    malesef tohum piyasası genel olarak yabancıların elinde  (kimseyi suçlamaya gerek yok biz yatırım yapmadık adamlar yaptı parayı da 

    gıdayı da onlar yönlendiriyor.) 

     

    Senin söylediğin sağlık örgütü GDO sağlıksız insan öldürüyor veya hasta ediyor diye ortaya birşey koysaydı zaten GDO yasaklanırdı üstte

    belirtmiştim. Kalp damar hastalıkları vb. daha çok yanlış beslenme ile ilgili fastfood ve yağlı hiç bir besin maddesi içermeyen şeyleri tüketiyoruz.

    Bana kalırsa cips vb. aburcubur şeyleri yasaklayalım sigrayı komple yok edelim ama bu tüketicinin insifiyatinde. Sağlıklı beslenmek = dengeli

    beslenmek. GDO lu besinlerin içinde de gayet vitamin ve mineraller bulunmaktadır benim sağlıktan kastım buydu yukarıda.

     

    Benim ve tüm konu ile ilgilenenlerin şüphesi kalıntı üzeine , bitkilere atılan ilacı direk bitkinin genine ekliyorlar sizin ilaçlamanız gerekmiyor

    ne kadar güzel birşey (üretici için) ama o zehir vicudumuzda birikiyormu ? yoksa dışkı yoluyla atılıyormu? kesin birşey yok hocam.

  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Easx
    Easx's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Ocak/2010
    Erkek

    Fazla bılgımın olmadıgı bır konuydu bastan sona okudum tesekkurler


    www.kriptopedi.com
Toplam Hit: 4987 Toplam Mesaj: 30