GDO Nedir İyimidir Kötümüdür
-
Daha önce bir konu açmıştım Organik tarım okuyorum istediğiniz soruları sorabilirsiniz diye. Şimdi de sürekli tartışması yapılan
GDO ile ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. Konuyu açma sebebim TV de 2 tarafı (organikçileri ve gdo cuları) çıkarıp tartıştırıyorlar
sonuçta adam akıllı birşey çıkmıyor. Tatmin edici olarak.

GDO = Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar
yani gdo diyince sadece pazarda aldığınız şeyler aklınıza gelmesin , canlı her ürün genetiği oynanmış olabilir.
GDO nun uygulanma sebebi nedir = Bir tarlanız olduğunu düşünün , veya hayvan barınağınız. Ürün kayıpları ve girdiler (ilaç gübre işçilik vb)
Giderinizin gelirinizden fazla olması gerekiyor ki kâr edebilesiniz , bizim alanda en çok ürünü almanız gerekiyor. İşte buna Konvalsiyonel
üretim deniyor.
Bir ilaç düşünün karşısına çıkan her türlü canlıyı ödürüyor ancak toprağı kirletmiyor yani etkisi belli bir süre kayboluyor.
birde Genetiği değiştirilerek bu ilaça duyarsız bir mısır tohumu üretiliyor. Siz bu tohumu ekip o ilacı verdiğiniz zaman tarlanızda
ne kadar istenmeyen (mısır hariç herşey istenmeyen tip dışı bitkidir özel durumlar hariç ) ot varsa hepsi kuruyor ölüyor ama mısırınız
dağ gibi ayakta kalıyor. Bu ne demek , daha az iş gücü , daha az uğraş ile bitkinin rekabet etmeden daha hızlı gelişmesi demek.
Neredeyse bütün hastalık etmenlerini ortadan kaldırıyorsunuz bitkiniz o toprağın herşeyinden faydalanıyor ve hızlı bir şekilde yetişiyor.
Sonuç = Daha fazla ürün elde ediliyor , ürünün piyasa fiyatı düşüyor. Ürün başka bitkiler veya hastalık ile mücadele etmediği için
temiz ve görünümü mükemmele yakın yani yamuk yumuk değil.
Peki GDO sağlıksız deniyor o ürünleri tüketmememiz söyleniyor.
Yapılan bir çok araştırma ve test sonucunda organik ürünler ile beslenen insanların normal gıdalar ile beslenen insanlardan daha sağlıklı
olmadığı tespit ediliyor. GDO nun insan için kesin bir zararı var diyebilseydik zaten dünyadaki bütün ülkeler tarafından yasaklanırdı.
Fakat bu üretimin insan için tamamen sağlıklı olduğunu söymememiz de mümkün değil. Sonuçta GDO lu ürünlerin vicutta kalıntı
bırakıp bırakmadığı belli değil.

Efendim artık eski tatları alamıyoruz karpuz , domates çocukluğumdaki gibi değil. = Bunun tek sorumlusu GDO değildir.
Her ürün yerinde güzeldir , çünki (buna ister inanın ister inanmayın herşey ortada zaten) o bitki veya hayvan o bölgeye uyum sağlamıştır
yani o bölgeye göre evrim geçirmiştir. Doğal olarak bir antalyada yetiştirilen domates ile atıyorum izmirde yetiştirilen aynı olmayacaktır.
Peki biz ne yaptık ? GDO dan önce ürünlerimizin daha dayanıklı olması uzun yola dayanması için gidip çevre şartlarına soğuya daha
dayanıklı bir çeşit ile melezledik. Sonuçta ortaya üretici için daha iyi bir ürün çıktı hem verimli hemde dayanıklı.
Sonra buda yetmedi bilmemne hastalığına dayanıklı başka bir çeşit ile tekrar melezledik. Sizce bu kadar değişimden sonra o eski tadının
kalması mümkün mü?.
GDO da yaptığımız şeyde çok farklı değil ancak zaman farkı var. GDO lu bir ürün için 6ay-1yıl gibi bir zaman yeterli olurken
melezleme çalışmalarında 5-6 yıl gibi bir süre gerekiyor (ki bu sebsine göre değişiyor ) ve elde edeceğiniz ürünün başarılı
olup olmayacağı da kesin değil. Ama Melezleme tamamen doğal olduğundan elde edilen ürünün kalıntı bırakma gibi bir ihtimali yok.
Biz neden israilden amerikadan tohum alıyoruz , kendi mis gibi tohumlarımız dururken ? : Bir önceki maddede söylediğim gibi çiftçi
ve piyasa hastalıklara ve çevre şartlarına daha dayanıklı ürün istiyor siz bu sayede kışın bile rahat rahat domates diyebiliyorsunuz.
Biz kendi doğal tohumlarımız yerine yıllarca melezlenmiş ve hibrit tohumları kullandık bunları da kendimiz değil yabancı ülkeler ürettiği için
kendi elimizle sebzelerimizin tadını bozduk. Tarım ülkesi olarak hiç bir zaman tarıma gerektiği kadar önemi veremediğimiz için bunun
farkına yeni varıyoruz.

Ben GDO lu ürün tüketmek istemiyorum ama pazardan aldığım herşey GDO lumu ? : Mısır, soya, kanola ve pamuk dünyada ticareti
yapılan GDO'ların %99'unu oluşturur.
Yani gördüğünüz gibi en çok mısır ve soya bizi alakadar ediyor. Neredeyse her türlü işlenmiş üründe soya kullanılıyor. Hayvanlara
soya ve mısırdan üretilen yemler yediriliyor. Sonrada o hayvanları biz yiyoruz.
SONUÇ : GDO dünyanın gelişimi için yapılması gerekli birşey, daha ucuz daha dayanıklı ve daha verilmi ürün elde etmeyi sağlıyor, fakat mükemmele yakın hale ulaşması zaman alacaktır. İnsan eli ile evrim de diyebilirsiniz buna. Bitkileri hayvanları istediğimiz hale getirmeye çalışıyoruz. Karşılığında hem istediğimiz hemde istemediğimiz şeylerle karşılaşıyoruz. Bütün yedikleriniz içtikleriniz Organik sertifikalı olmadığı sürece ve işlenmiş ürünleri tüketmeyı bırakmadığınız sürece gdo lu olmasda gdo kaynaklı ürünleri tüketmeye devam edeceksiniz.
-
Ayrıca , hmmmmmmmmm ohhh organik aldım bu hıyar çok lezzetli çokta sağlıklı günde 2 kilo yiyiyim demeyin. Aradaki fark dağlar gibi değil.
Şuanda organik tarım üretiminde organik tohum neredeyse hiç olmadığından kullanılması zorunlu değildir.
Üretilen ürünler melez ve hibrit tohumlar dan elde ediliyor. evet daha küçük daha yamuk yumuk ilaç ve gübresi organik fakat sadece bunlar o
ürünü lezzetli yapmaz. Dış şartların etkisi kadar iç faktörler de önemli.
PanxeR tarafından 16/Şub/13 09:39 tarihinde düzenlenmiştir -
Bence gdo'ya karşı çıkanlar büyük devletlerin ajanı. Türkiye gdo teknolojisini geliştirmeye çalışmazsa en iyimseri 40 sene sonra gdo üretimi yapan devletlere tohum için adeta yalvaracak.
-
Fatih bunu yazdı
Bence gdo'ya karşı çıkanlar büyük devletlerin ajanı. Türkiye gdo teknolojisini geliştirmeye çalışmazsa en iyimseri 40 sene sonra gdo üretimi yapan devletlere tohum için adeta yalvaracak.
Büyük firmalar ürettikleri tohumun ve ilacın patentini alıyor sen zaten bugun bile zıke zıke o firmadan bunu almak zorundasın. Yeterli
yatırım yapılmadığı için toprağımız olsada tohumu dışarıdan alıyoruz.
-
PanxeR bunu yazdıFatih bunu yazdı
Bence gdo'ya karşı çıkanlar büyük devletlerin ajanı. Türkiye gdo teknolojisini geliştirmeye çalışmazsa en iyimseri 40 sene sonra gdo üretimi yapan devletlere tohum için adeta yalvaracak.
Büyük firmalar ürettikleri tohumun ve ilacın patentini alıyor sen zaten bugun bile zıke zıke o firmadan bunu almak zorundasın. Yeterli
yatırım yapılmadığı için toprağımız olsada tohumu dışarıdan alıyoruz.
İşte nüfusun geleceği boyutlar yüzünden bu daha da beter olacak hocam.
Bence gdo teknolojisi büyüleyici bir şey, çekinmeden yerim hiçbir zararı olduğuna da inanmıyorum, esas zarar tarım ilaçlarında.
-
bende şafak sezerin filminden bahsediliyo sandım mk..
-
CEO bunu yazdı
bende şafak sezerin filminden bahsediliyo sandım mk..
prim yapacak bir isim geçmiş , gündem de birşey sonuçta.
-
http://www2.tahribat.com/Forum-Genetigi-Degistirilmis-Tohumlar-Ve-Turk-Medyasinin-Hainligi-117877/
ben yazmıştım birkaç yıl önce. konunun uzmanlarıyla da görüşmüştüm.onlara göre gdo lu tohumlar organik tohumlardan daha ucuza maledildiği için çiftçilerin ve tarımla uğraşan firmaların en az maliyetle üretme amaçlarından dolayı yaygınlaşacak.organik tarım sadece hobi amaçlı veya bireysel çaba olarak kalacak.bunun önüne geçilmesi imkansız.çünkü maliyeti organik tohuma göre çok daha az.önemli olan bunun önüne geçmek gibi aptalca bir şey yapmak yerine bunun içine girmek olacaktır.yani gdo sektörüne yerli ve devlet destekli firmaların girmesi gerekiyor.ancak biz işin içinde olduğumuz zaman bağımsızlığımızı sürdürebiliriz.eğer devlet ve özel sektör olarak gdo sektörüne girmezsek patenti alınmış ucuz gdolu tohumlara bağımlı oluruz.ayrıca bu durum siyasi olarak da kullanılabilir ve son derece tehlikelidir.
-
sana sormak istediğim bi kaç soru var hocam..
şimdi kemal özer diye bu konularda araştırma yapan bir adamın videolarını izledim (henüz kitaplarını okuma şansım olmadı) ama adam dehşet
şeyler söyledi.. ve durum bana çok vahim geldi.. kısaca özetleyerek sorayım..
dünyadaki tüm tohumların %95 i ve türkiyedeki tohumların %90 ı belirli şirketler aracılığı ile yapılıyor. türkiyede temel olarak bu işi yapan 5 firma
varmış ve hepsi de monsanto denilen firmaya bağlıymış. bu firma sertifikalı tohum üretiyor ve genetiğini değiştiriyor. daha sağlam falan diyorsun
ama mesela üreme işlevini yapacak genleri çıkarıyor tohumlarda. bu olay da devlet eliyle destekleniyor. yeni bir yasa gereği (yasa maddesini
hatırlamıyorum) çiftçi bireysel olarak kendi ürettiği tohumları satması suç, yaparsa ürünlerine el koyulup para cezası veriliyor devamı takdirinde
hapis cezası var. yani ben atalarımdan öğrendiğim şeylerle kendi imkanlarımla tohum üretsem bunu satamıyorum ve de sanırm bunu
kullanamıyorum.. neden beni sertifikalı tohuma mahkum ediyor bu devlet?
bildiğiniz gibi insanın karakteri gıdayla da şekillenebiliyor. böyle önemli bir kaynağın genetiği değiştirilmesi sence karakter değişmesine sebep
olmayacak mıdır?
mesela gdo nun sağlıklı olduğunu söyledin ya da ima ettin.. şimdi kemal özerin söylediğine göre dünya sağlık örgütü bir karar verdiğinde herkes
bunu kabul etmek zorundaymış. onların testlerini anlatıyor.. diyor ki 25 yaşında sağlıklı şu kilolarda "erkek" denekleri alıyorlar ve belirli bir süre
bunlar üzerinde denemeler yapıyorlar ve xx dozunda veriliyor ... şimdi bu yapılan deneyler bu şartlar için geçerli olabilir ancak aynı maddenin
farklı dozajlarla ilgili bir sonucu ortada yok, farklı yaş grupları, sağlık durumu ile ilgili de yok.. senin sağlıklı dediğin şey sadece küçük bir alanı
işaret ediyor, bunu yaşlı ya da çocuğa ya da kadına nasıl etkileri olduğunu nereden bileceğiz? neden hastalıklar artık daha fazla artıyor.. ilaç
tüketimleri artıyor.. eskiden bu kadar kalp hastası yoktu.. ya da mide hastası v.s. sadece spor ile ilgili mi sorun, bunda hiç gıdalardaki katkı
maddeleri ya da değişmelerin etkisi yok mu
sorularm genel olarak bunlar, yanıtlarsan sevinirim.. mümkünse o bahsettiğim kişinin videolarına bakarsan yada kitaplarını okursan senin için
faydalı olabilir, madem bölümün organik tarım üzerine.. farklı araştırmalar yapabilirsin yapılmayan araştırmaları yapabilirsin.. :) sorularıma cevap
verebilirsen sevinirim..
-
unbalanced bunu yazdı
sana sormak istediğim bi kaç soru var hocam..
şimdi kemal özer diye bu konularda araştırma yapan bir adamın videolarını izledim (henüz kitaplarını okuma şansım olmadı) ama adam dehşet
şeyler söyledi.. ve durum bana çok vahim geldi.. kısaca özetleyerek sorayım..
dünyadaki tüm tohumların %95 i ve türkiyedeki tohumların %90 ı belirli şirketler aracılığı ile yapılıyor. türkiyede temel olarak bu işi yapan 5 firma
varmış ve hepsi de monsanto denilen firmaya bağlıymış. bu firma sertifikalı tohum üretiyor ve genetiğini değiştiriyor. daha sağlam falan diyorsun
ama mesela üreme işlevini yapacak genleri çıkarıyor tohumlarda. bu olay da devlet eliyle destekleniyor. yeni bir yasa gereği (yasa maddesini
hatırlamıyorum) çiftçi bireysel olarak kendi ürettiği tohumları satması suç, yaparsa ürünlerine el koyulup para cezası veriliyor devamı takdirinde
hapis cezası var. yani ben atalarımdan öğrendiğim şeylerle kendi imkanlarımla tohum üretsem bunu satamıyorum ve de sanırm bunu
kullanamıyorum.. neden beni sertifikalı tohuma mahkum ediyor bu devlet?
bildiğiniz gibi insanın karakteri gıdayla da şekillenebiliyor. böyle önemli bir kaynağın genetiği değiştirilmesi sence karakter değişmesine sebep
olmayacak mıdır?
mesela gdo nun sağlıklı olduğunu söyledin ya da ima ettin.. şimdi kemal özerin söylediğine göre dünya sağlık örgütü bir karar verdiğinde herkes
bunu kabul etmek zorundaymış. onların testlerini anlatıyor.. diyor ki 25 yaşında sağlıklı şu kilolarda "erkek" denekleri alıyorlar ve belirli bir süre
bunlar üzerinde denemeler yapıyorlar ve xx dozunda veriliyor ... şimdi bu yapılan deneyler bu şartlar için geçerli olabilir ancak aynı maddenin
farklı dozajlarla ilgili bir sonucu ortada yok, farklı yaş grupları, sağlık durumu ile ilgili de yok.. senin sağlıklı dediğin şey sadece küçük bir alanı
işaret ediyor, bunu yaşlı ya da çocuğa ya da kadına nasıl etkileri olduğunu nereden bileceğiz? neden hastalıklar artık daha fazla artıyor.. ilaç
tüketimleri artıyor.. eskiden bu kadar kalp hastası yoktu.. ya da mide hastası v.s. sadece spor ile ilgili mi sorun, bunda hiç gıdalardaki katkı
maddeleri ya da değişmelerin etkisi yok mu
sorularm genel olarak bunlar, yanıtlarsan sevinirim.. mümkünse o bahsettiğim kişinin videolarına bakarsan yada kitaplarını okursan senin için
faydalı olabilir, madem bölümün organik tarım üzerine.. farklı araştırmalar yapabilirsin yapılmayan araştırmaları yapabilirsin.. :) sorularıma cevap
verebilirsen sevinirim..
İlk kısıma cevap vereyim , evet köylünün kendi ürettiği tohumları satması yasak fakat kendi kullanabiliyor bunun sebebide standart
takip edilebilir ve sertifikalı tohumları yaygınlaştırmaktır. Yani geriye dönük kaydın tutulmasıdır. Sen eğer istersen bu işi profesyonel olarak
tohum habrikası kurarak yapabilirsin kısaca işin tohum üretmek ise tohum üreteceksin , tarım ürünü üretmekse tohum alıp ekeceksin.
malesef tohum piyasası genel olarak yabancıların elinde (kimseyi suçlamaya gerek yok biz yatırım yapmadık adamlar yaptı parayı da
gıdayı da onlar yönlendiriyor.)
Senin söylediğin sağlık örgütü GDO sağlıksız insan öldürüyor veya hasta ediyor diye ortaya birşey koysaydı zaten GDO yasaklanırdı üstte
belirtmiştim. Kalp damar hastalıkları vb. daha çok yanlış beslenme ile ilgili fastfood ve yağlı hiç bir besin maddesi içermeyen şeyleri tüketiyoruz.
Bana kalırsa cips vb. aburcubur şeyleri yasaklayalım sigrayı komple yok edelim ama bu tüketicinin insifiyatinde. Sağlıklı beslenmek = dengeli
beslenmek. GDO lu besinlerin içinde de gayet vitamin ve mineraller bulunmaktadır benim sağlıktan kastım buydu yukarıda.
Benim ve tüm konu ile ilgilenenlerin şüphesi kalıntı üzeine , bitkilere atılan ilacı direk bitkinin genine ekliyorlar sizin ilaçlamanız gerekmiyor
ne kadar güzel birşey (üretici için) ama o zehir vicudumuzda birikiyormu ? yoksa dışkı yoluyla atılıyormu? kesin birşey yok hocam.
-
Fazla bılgımın olmadıgı bır konuydu bastan sona okudum tesekkurler
