Harita Üzerinde Dünya Ülkeleri Toprak Kavgası.
-
u235 bunu yazdıunbalanced bunu yazdı
valla hocam artık böyle şeyleri yanıtlamaktan bıktım usandım. önünde internet var araştır bak bakalım dediklerime.. en basit aç bi marifetname yi oku bakalım ne diyor.. ya da ibn battuta ya bak .. daha niceleri var .. ben bir müslümanım ve evrimi kabul ediyorum. evrim-değişim dönüşümdür. zaman var ise bu olmak zorundadır zaten. bunlar ayrı şeyler ..
osmanlı ya gelince, öncelikle islam'da savaş hukukunu zahmet edip bi oku. hangi şartlar altında savaş yapılır ve savaş bittikten sonra yapılanlar nelerdir. Daha önceki mesajımda yazdım, sana saldırılırsa savaşabilirsin, saldırılacağını öğrenip önceden savaşabilirsin ve birileri zulüm yapıyorsa o zaman da savaşabilirsin..
Savaş bittikten sonra ülke fetholunur ve o ülke yönetim altına alınır, insanlar kendi inançlarına göre yargılanırlar. Yani hristiyan birini islam şeriatına göre yargılayamazsın. Osmanlı çok hukuklu bir devlet idi.. Bunu dünyada daha bi kaç yıl önce yapan tek bir ülke izliyor. ingiltere, 6 tane şeriat mahkemesi kurmuştur, müslümanlar kendi içlerinde orada yargılanırlar.. Osmanlı bunu yüzyıllarca yapmıştır.. Gidilmiş seviyeye bakın.. Tabii siz resmi ideoloji tarihine saplanıp kalmışsınız hiç bi şeyden haberiniz olmaz.. Muhteşem yüzyıl izleyerek osmanlı böyleymiş diye bakan insanların tarih bilgisi de bu kadar olur.. (lafım sana değil)
neyse artık bi şey demiyorum, isteyen istediği gibi düşünsün, ben söyleyeceklerimi söyledim.. İsteyen araştırır isteyen de bildiği yolda devam eder..
hacı yunanlardan,sırplardan,bulgarlardan bize neydide gittik adamların topraklarını gaspettik adamlar Müslüman bile değildi.Gözümle gördüğüme mantığıma inanmak sana inanmakdan çok daha doğru tabi ki bana göre.
Herşey ganimet için.O zamanlar toprağa dayalı üretim ağırlıklı olduğu için toprak çok önemli.Devletin toprağı ne kadar geniş olursa o kadar vergi gelir.Sonuçta o topraklar üzerinde insanlar yaşıyor ve üretim yapıyor.Buda para demek.Savaşlarda elde edilen ganimette çabası.Herşey ekonomik.
