Hikaye Denemem.
-
Gördüğüm rüyanın etkisiyle uyandım. Lakin hani olur ya bazen, hatırlamazsınız gördüklerinizi, aynen öyle işte!
Her neyse, hanımın ısrarlı git gelleri “hadi artık uyan işe geç kalacaksın” telkinleri arasında zorlukla doğruldum yataktan. Dolabın üstüne yerleştirilmiş duvar saatine baktığımda saatin yedibuçuk olduğunu gördüm. Her nedense o saati duvara çivilemediğime şaşmıyorum doğrusu bazen çok üşengeç olabiliyorum.
Çarçabuk üzerimi giyindikten sonra üst kata çıktım. Soğuk mermer, çıplak ayaklarımı üşütmüştü. Sıcak yataktan kalkıp gitmek ne kadar zordu, hani bana sorsalar yataktan çıkmazdım ya dert ekmek derdi olunca mecbur kalıyor insan.
Elimi yüzümü yıkadıktan sonra iki üç lokmayı zorlukla tıkıştırdığım kahvaltımı ettim her günkü gibi. Aslında sadece çay olsa yeter bana. Böyle alışmışım ne yapalım yani? Bir de uzmanlar der ya kahvaltı günün en önemli öğünüdür falan diye. Geç babam o dediğiniz saat on birde kalkan jet sosyetemiz ve tembel arkadaşlarımız için geçerli.
Bir yandan çay içiyor, bir yandan çorap giyiyor öte taraftan sigaramı yakmaya çabalıyor. Her şey kahvaltıdan kaçarcasına tekrar aşağı inen tarafımca iki nefes fazla sigara içmek için yapılıyor. Sebep? Sebep babam inecek aşağı hadi gidelim diyecek.
Saat sekiz gibi soğuktan çatır çatır olmuş 98 model fiat marka arabamızı çalıştırmamızla yola düşmemiz bir oldu. Babam bana ekonomiden ırak savaşından terörden bahsederken ben ah bir zengin olsam da kahvaltı yapabilsem diye hülyalar içinde geziniyorum.
On dakika sonra işyerine varıyoruz tabi trafik mühim. Hele okul minibüsleri yok mu? Eskiden dolmuşçuların yaptığını şimdi bunlar yapıyor. Bir güzel kapağı açılmadık küfürlerden bir demet eşliğinde yollarına devam ediyorlar.
İş yerine vardığımızda karşı taraftaki telefon kartı satan, sayısal loto, piyango falan oynatan büfeci mustafayla selamlaşıyorum. Daha dükkanlar yeni yeni açılıyor. Aslında sabahın bereketi başkadır, erken açsak iyi olur diye düşünüyorum. Çayı koyduktan sonra günlük işlere gömülüyoruz. Günlük iş olupta kış günü ne olacak sanki dükkanda elleri cebinde gezmek. Sobanın yanında büzüşüp komşudan alınan gazeteleri hatmetmek. Aman ne iş!
Gazete okuma sırası bana gelince, hani şu sabah kahvaltı haberleri diye çıkan zirzopların sürmanşet dediği kısımda sayısalda 1 milyon ytl. devrettiğini okudum. Hatta habersizlikten kıvranan gazete sayfa doldurmak adına koca koca 1 milyonla neler alınır yazmış habire. İşte bilmem kaç faizden günlük bilmem kaç bin lira getirisi olurmuş, vay efendim bilmem kaç tane daire, kaç tane araba, kaç tane feşmekan alınırmış. Neler neler. Gerçi insanın canı çekiyor ama. Bize çıkmaz ki!
Babama diyorum
-bak 1 milyon devretmiş. Yahu insan çıldırır. O kadar parayı bir arada görmek aklını oynatır adam. Diyorum. Şakayla karışık git oyna sende diyor kaç para bu meret?
Nerden bileyim baba? Sanki oynamışlığım mı var? Ha illa oynamaksa gaye gideyim bir kere deneyim ne çıkar? Paraya tuzak anasını satayım.
Babam fazla ısrar etmiyor bende üstünde durmuyorum ama içimde bir kurt. Hayatımda böyle bir şey denemiş değilim. Ulan diyorum ne çıkar gidip bir kere deneyelim hele.
Ellerim cebimde utana sıkıla büfeci Mustafanın oraya yürüdüm. Benim geldiğimi görünce hemen sigaramı çıkarttı raftan. Almayacaktım aslında ama adamdan sigara dışında alışverişim olmayınca şartlanmış iyice. Neydi o pavlovun köpeği mi? Sigaranın parasını uzatırken, Mustafa abi versene bir kupon doldurayım dedim. Ne kuponu dercesine şaşkınca baktı yüzüme. Sayısal kuponu abi bir denemekten ne çıkar? Verdi, hala şaşkın. Nasıl oluyor bu derken elime bir kalem tutuşturdu. O kolonların içinden 6 tane rakam karala kafana göre dedi. Hepsinden mi toplam altı yoksa her kolondan mı altışar tane dedim. Bilmiyorum ki! Gösterdi sağolsun. Sağda solda birbirine rakam soran adamların ızdırabını anladım o an. Kırküçü mü karalasam yoksa yirmiyediyi mi? Zor bela üç kolon doldurdum zaten umudum yok.
Yazar kasa kılıklı makinesinden çıkarttığı bir kağıdı verdi bana. Bu akşam çekiliş var seyredersin artık dedi. Hiç işim olmaz abi diyerek ayrıldım.
Akşam ne çabuk olmuştu. Yemektir, haberlerdir hızla ilerliyor vakit. Çay içerken sabahleyin katlayıp cebime tıkıştırdığım o kupon geldi aklıma. Açsana baba çekiliş dedim. Annem merakla ne çekilişi dedi. Elimde kuponu görünce de ekşittiği suratı zaten her şeyi anlatıyordu. Yine de paraya tuzak aman ne yapacaksınız bilmem dedi.
He iyi diyerek kapattık çekilişin olduğu tv yi. Başka bir kanal açıldı. Güzel bir aksiyon filmi vardı. Son reklamda kalkıp gittim aşağıya. Unuttuğum çekiliş geldi aklıma yattığım yataktan ön odaya gittim. Birader bilgisayarın başında yine bir şeyler yapıyordu. Şu sayısal sonuçlarını açsana bir bakalım dedim. İnternetten açtı sayfayı. Sen oku dedim. Elime aldım kağıdı takip ediyorum.
Beş, on iki, on altı, yirmi üç, yirmi yedi, otuz iki.
Son rakamı söylerken kalbim küt küt atıyordu. Gözlerim kararmış dizlerimin bağı çözülmüştü. Aman Yarabbi, şans yüzüme gülmüştü işte. Halimi gören kardeşim elimden kuponu kaptı bir daha kontrol etti attığı sevinç çığlığına bütün ev halkı toplandı.
Bir milyon. Dile kolay bir milyon. Zengindik işte. Gerçi fakir değildik ama çok paramızda yoktu.
Sabah hemen noterden tasdikledik kuponu. Sonra tanıdık bir avukatımız vardı Ali Bey ona gittik. İçim içime sığmıyordu. Durumu izah ettik ankaraya yolladık. Parayı bir bankaya aktaracağız ama önce bankaların müdürleriyle görüşelim mi dedim. Neden? Faiz falan istemem ben. Zaten yeterince haram.
Doğru.
Ziraat bankasının müdürüyle görüşüp tasdikli kuponu gösterince aman bir izzet bir ikram. Ulan işimiz olsa bu kadar ilgilenmezsiniz. Ye kürküm ye değil mi?
O gün akşam para hesabımıza aktarıldı. Bankanın hediyesi olan birkaç binlikle alışverişe çıktık. Daha önce kapısından girmeyi bırak vitrinine bakmadan geçtiğimiz yerlerden çılgın gibi üst baş aldık kendimize. Yarın dedim gidip yepyeni gıcır gıcır bir araba alacağım.
Arabalar, katlar, işe yarar yaramaz, lüzumlu, lüzumsuz bir dolu harcama.
Sonunda hazıra dağ dayanmadı. Borçlar başladı. Harcama alışkanlığı sarmış bir kere bizi. Birer birer gitti elimizdekiler. Hacizler başladı hatta.
Derken.
Annem dayanamadı. Fazla geçmedi babamı da yolladık ahırete.
Ben her şeyin sorumlusu olduğumu düşünüyordum. İyice dağıtmıştım. Günler günleri kovalarken, evin içi iyiden iyiye boşalmılştı. Hatta duvar saatimi bile almıştı hacizciler.
Bir gün hanım, ben yalnız başıma otururken odada üstünü başını giyinmiş girdi içeri.
Ben gidiyorum babamın evine. Bu böyle yürümez dedi.
Neden?
Ben sana iyi bir yaşam sunmak için her türlü fedakarlığı yaptım para bitince mutluluk bittimi yani?
Artık çok geç. Dedi. Geçti artık. Herşey para değil dedi. Geçti artık!
Geçti artık.
Geçti.
Kan ter içinde uyandım.
Eşim beni sarsıyor bir yandan da geçti artık, diyordu. Bir kabus görüyordun geçti artık bir tanem diyordu.
Dolabın üstündeki duvar saati yedi buçuğu gösteriyordu. Ve akşam haberlerde gösterdikleri birkaç haftadır devreden sayısal loto haberiyle uzun zamandır ilk defa kendi kendime gülümsüyordum..
-
kısa hikaye denemesi eleştirin bakalım. :)
hangi programı kullandın diye soranlar olacaktır. Word te yazdım :D
-
baba bence güzel olmuş
ama sonlara doğru geçti kelimesini tekrar lamışsın bi çok kez
geçti yle eş anlamlı bazı kelimeleri kullanabilirdin -
TugrulBaba bunu yazdı:
-----------------------------kısa hikaye denemesi eleştirin bakalım. :)
hangi programı kullandın diye soranlar olacaktır. Word te yazdım :D
-----------------------------allah iiligini baba (: gerçekçi aslında kısmen bu tip bişeyler başına gelmiş insanları biliyorum...
-
Çok akıcı yazmışsın, sade ve mutlu bi aile babası gördüm hikayede :)
Sonundaki "geçti artık" lar bence yerinde kullanılmış.
hmm.. başka ??..
Diğer hikayelerini de bekleriz :)
-
öncelikle tebrik ediyorum.
sonrasında ise sürekli kitap okumayı seven biri olarak amatörlüğün biraz üstünde bi eleştiri yapmak istiyorum.
hikayene çok güzel başlamışsın. konusunu iyi seçmişsin. ilerledikçe güzel şeyler olacağını bekliyordum fakat piyango çıktıktan sonraki bölüm çok savsaklama yazılmış gibi duruyor. hemen geçiştirmişsin o kısmı heyecanlanma kısmını biraz daha uzatabilirdin. bunun dışında bazı imla hataları var. kelime tekrarları, işaret hataları gibi. onlara biraz dikkat edebilirsin.
ve son olarakta şunu söylemek istiyorum. biz bir fanzin basıyoruz. anti-tank adında. genel konulu ama daha çok pc ye bakan bi kısmı var. bu fanzin içerisinde izin verirsen denemeni yayınlamak isterdim. ve eğer izmir'de oturuyorsan seninle karşılıklı bir çay içmek isterim.
denemen güzel olmuş, daha güzelleri olacaktır, diğerlerinide paylaşırsan sıkılmadan okuyacağım...
-
sakat-at bunu yazdı:
-----------------------------öncelikle tebrik ediyorum.
sonrasında ise sürekli kitap okumayı seven biri olarak amatörlüğün biraz üstünde bi eleştiri yapmak istiyorum.
hikayene çok güzel başlamışsın. konusunu iyi seçmişsin. ilerledikçe güzel şeyler olacağını bekliyordum fakat piyango çıktıktan sonraki bölüm çok savsaklama yazılmış gibi duruyor. hemen geçiştirmişsin o kısmı heyecanlanma kısmını biraz daha uzatabilirdin. bunun dışında bazı imla hataları var. kelime tekrarları, işaret hataları gibi. onlara biraz dikkat edebilirsin.
ve son olarakta şunu söylemek istiyorum. biz bir fanzin basıyoruz. anti-tank adında. genel konulu ama daha çok pc ye bakan bi kısmı var. bu fanzin içerisinde izin verirsen denemeni yayınlamak isterdim. ve eğer izmir'de oturuyorsan seninle karşılıklı bir çay içmek isterim.
denemen güzel olmuş, daha güzelleri olacaktır, diğerlerinide paylaşırsan sıkılmadan okuyacağım...
-----------------------------istediğin yerde mahlasımı kullanarak yayınlayabilirsin.
Savsaklama konusunda haklısın çünkü kendi kendime vakit konusunda kısıtlama koyduğum için biraz üşengeçlik olarak tabir edeceğimiz kalıplar dahilinde geçiştirdiğim kısımlar mevcut. Yoksa bu hikayeyi 10 sayfa uzatırdım.
Ayrıca eğer ilginizi çekerse (genele söylüyorum) halen devam eden bir hikayem var yazdığım. Onuda burada yazabilirim eğer istek olursa. Oldukça uzun. Ve fantazi edebiyatına yatkın bir konu seçtim.
-
var abi sende yetenek.. dewamt et
lakin bidaha wordde yazma notepad kullan :D -
güzel betimleme yapmışsın. tamamını okumadım , müzik dinlerken pek anlamıyorum ama okunacaklar arasına linki yazdım :) okuduktan sonra bütülerim :)
-
basta o kadar uzun yazıyı gorunce gozum korktu ama okuyunca sardı
surukleyııcı olmus guzel bı yazıdaha nıce nıce yazılarla bırlıkte olmak umuduyla =)
-
Abi betimlemeleri biraz daha artırarak (mesela baban, aracın, isyerin) sahip oldugun akıcı dille bu alanda iyi işler yapabilecegine inanıyorum. Yani lütfen bunu ukalalık olarak almayın, kitap okumayı seven biri olarak soyluyorum.
