İnsanlara Anlattığınız Komik Ve İlginç Olaylar
-
Merhaba arkadaşlar .. :)
Yaz günleri birçok insan sürekli sevdikleri ile beraber oluyor (eş dost arkadaş vs ) Bazen konuşcak birşey bulumuyor o zaman konu siyasete ve saçma sapan yerlere gidiyor..
Merak ettim SİZLERİN insanlara anlattığınız komik ,ilgiç veya bunlara benzer muhabbetleriniz var mı ? ( Yani bir nevi güzel zaman geçirmek için )
Herkes kısa kısa birşeyler paylaşırsa güzel olur üşenmeyen uzun uzun yazabilir :)
Sevgiler..Mod : Tamamı kalın, italik, altı çizili, renk renk mesaj yazmak yasaktır. Aksi taktirde "Altıncı Sınıf Ceza" uygulanır.(Link)
-
hiç konuşacak bir şey bulamassam eğer askerlik anılarımı anlatmaya başlarım 15 ay askerliği 15 yıl anlatırım o derece :) o yuzden o konuda sıkıntım yok :)
-
Henüz askerlik yapmayanlar ne anlatcak :) .. :) Güzel şeyler çıkar bu konudan inşallah .. :)
-
:) Yaptığım ilginç işleri anlatmaya başlasam sabah olur herhalde;
Bundan 2 hafta önce Bakırköy meydanındaki bir bankta oturmış, büyük elektrik trafosunun üzerine yapıştırılan iş, tiyatro oyuncusu seçmelerini içeren ilanları okuyordum. Günün yarısından çoğunu çalışarak geçiren yorgun bedeni dinlendirmek adına yorucu bir akşam gezmesi ne derece mantıklı düşünmüyordum bile. Bir kıza takıldı o an gözüm, sonra aynı yönün aksine doğru ilerlerken bir kez daha takıldı ve 3-5 saniyelik bir gecikme sonrası oturduğum yerden doğrularak peşine takıldım.
Yabancı filmlerden öğrendiğimiz bir gerçek şudur ki; takip mesafesi ! Aramdaki 15 metrelik mesafeyi sabit tutmak üzere takip etmeye başladım. Başlarda insanlara çarpa çarpa ana yolda ilerledi. 15 dk kadar gezdikten sonra bir ara sokağa daldı. Bakırköy, akşam saat 22:00'den sonra uykuya dalan bir yerdir. O nedenle dükkanlar kapanmış ve sokak karanlığa gömülmüştü. Balıkçıların bulunduğu sokak olmasından kaynaklı olduğunu düşündüğüm alacakaranlığın içinde ister istemez mesafeyi biraz azaltmış olabilirim ancak, kızın arkasına bakıp bakmadığını bile seçemiyordum. 3-5 dakika sonra aydınlık biryerlere geldiğimizde kızı neredeyse 30 dkdır takip ediyordum. Bir dört yol ağzına geldik. 2 sokak serserisi belirdi. Birini geçtim diğeri hızlanarak önümde yürümeye başladı. Anlayacağınız iki sokak serserisinin arasında kaldım. Durumu daha ilk gördüğümde çözdüğüm için yine filmlerdeki gibi soğuk kanlı tavırlarımı koruyordum. Kıza son bir kez baktım. Arkasına baktı ve saçlarını savurup bir başka karanlık sokakta kaybolmaya başladı. Telefonumu çıkarttım ve bir anda durdum. 3-5 saniye sonra arkamı döndüm '' hayırdır ? '' dedim.
Aylarını spora vermiş biri olarak hatrı sayılır bir vücuda sahibim. Karadeniz taraflarından olmanın getirdiği bir asabiyet ve bakışlardaki bunu kanıtlar nitelikteki hırs birleşince '' hayırlı akşamlar '' cevabını aldım. Serseriler döndü ve gitti. Sokağı aydınlatan tek unsur olan tekel bayine girip bir su aldım, içe içe evimin yolunu tuttum. -
NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------:) Yaptığım ilginç işleri anlatmaya başlasam sabah olur herhalde;
Bundan 2 hafta önce Bakırköy meydanındaki bir bankta oturmış, büyük elektrik trafosunun üzerine yapıştırılan iş, tiyatro oyuncusu seçmelerini içeren ilanları okuyordum. Günün yarısından çoğunu çalışarak geçiren yorgun bedeni dinlendirmek adına yorucu bir akşam gezmesi ne derece mantıklı düşünmüyordum bile. Bir kıza takıldı o an gözüm, sonra aynı yönün aksine doğru ilerlerken bir kez daha takıldı ve 3-5 saniyelik bir gecikme sonrası oturduğum yerden doğrularak peşine takıldım.
Yabancı filmlerden öğrendiğimiz bir gerçek şudur ki; takip mesafesi ! Aramdaki 15 metrelik mesafeyi sabit tutmak üzere takip etmeye başladım. Başlarda insanlara çarpa çarpa ana yolda ilerledi. 15 dk kadar gezdikten sonra bir ara sokağa daldı. Bakırköy, akşam saat 22:00'den sonra uykuya dalan bir yerdir. O nedenle dükkanlar kapanmış ve sokak karanlığa gömülmüştü. Balıkçıların bulunduğu sokak olmasından kaynaklı olduğunu düşündüğüm alacakaranlığın içinde ister istemez mesafeyi biraz azaltmış olabilirim ancak, kızın arkasına bakıp bakmadığını bile seçemiyordum. 3-5 dakika sonra aydınlık biryerlere geldiğimizde kızı neredeyse 30 dkdır takip ediyordum. Bir dört yol ağzına geldik. 2 sokak serserisi belirdi. Birini geçtim diğeri hızlanarak önümde yürümeye başladı. Anlayacağınız iki sokak serserisinin arasında kaldım. Durumu daha ilk gördüğümde çözdüğüm için yine filmlerdeki gibi soğuk kanlı tavırlarımı koruyordum. Kıza son bir kez baktım. Arkasına baktı ve saçlarını savurup bir başka karanlık sokakta kaybolmaya başladı. Telefonumu çıkarttım ve bir anda durdum. 3-5 saniye sonra arkamı döndüm '' hayırdır ? '' dedim.
Aylarını spora vermiş biri olarak hatrı sayılır bir vücuda sahibim. Karadeniz taraflarından olmanın getirdiği bir asabiyet ve bakışlardaki bunu kanıtlar nitelikteki hırs birleşince '' hayırlı akşamlar '' cevabını aldım. Serseriler döndü ve gitti. Sokağı aydınlatan tek unsur olan tekel bayine girip bir su aldım, içe içe evimin yolunu tuttum.
-----------------------------ne güzel anlatmışın hoca, hikayede böle patlayan arabalar kırılan camlar vs bişi yok ama bildiğin okudum bi bu kadar daha olsa bi o kadar daha okurdum :D uzun uzun bişiler yazsana boş vakitlerimde okurum valla :D
-
MaviGozluDev bunu yazdı:
-----------------------------NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------:) Yaptığım ilginç işleri anlatmaya başlasam sabah olur herhalde;
Bundan 2 hafta önce Bakırköy meydanındaki bir bankta oturmış, büyük elektrik trafosunun üzerine yapıştırılan iş, tiyatro oyuncusu seçmelerini içeren ilanları okuyordum. Günün yarısından çoğunu çalışarak geçiren yorgun bedeni dinlendirmek adına yorucu bir akşam gezmesi ne derece mantıklı düşünmüyordum bile. Bir kıza takıldı o an gözüm, sonra aynı yönün aksine doğru ilerlerken bir kez daha takıldı ve 3-5 saniyelik bir gecikme sonrası oturduğum yerden doğrularak peşine takıldım.
Yabancı filmlerden öğrendiğimiz bir gerçek şudur ki; takip mesafesi ! Aramdaki 15 metrelik mesafeyi sabit tutmak üzere takip etmeye başladım. Başlarda insanlara çarpa çarpa ana yolda ilerledi. 15 dk kadar gezdikten sonra bir ara sokağa daldı. Bakırköy, akşam saat 22:00'den sonra uykuya dalan bir yerdir. O nedenle dükkanlar kapanmış ve sokak karanlığa gömülmüştü. Balıkçıların bulunduğu sokak olmasından kaynaklı olduğunu düşündüğüm alacakaranlığın içinde ister istemez mesafeyi biraz azaltmış olabilirim ancak, kızın arkasına bakıp bakmadığını bile seçemiyordum. 3-5 dakika sonra aydınlık biryerlere geldiğimizde kızı neredeyse 30 dkdır takip ediyordum. Bir dört yol ağzına geldik. 2 sokak serserisi belirdi. Birini geçtim diğeri hızlanarak önümde yürümeye başladı. Anlayacağınız iki sokak serserisinin arasında kaldım. Durumu daha ilk gördüğümde çözdüğüm için yine filmlerdeki gibi soğuk kanlı tavırlarımı koruyordum. Kıza son bir kez baktım. Arkasına baktı ve saçlarını savurup bir başka karanlık sokakta kaybolmaya başladı. Telefonumu çıkarttım ve bir anda durdum. 3-5 saniye sonra arkamı döndüm '' hayırdır ? '' dedim.
Aylarını spora vermiş biri olarak hatrı sayılır bir vücuda sahibim. Karadeniz taraflarından olmanın getirdiği bir asabiyet ve bakışlardaki bunu kanıtlar nitelikteki hırs birleşince '' hayırlı akşamlar '' cevabını aldım. Serseriler döndü ve gitti. Sokağı aydınlatan tek unsur olan tekel bayine girip bir su aldım, içe içe evimin yolunu tuttum.
-----------------------------ne güzel anlatmışın hoca, hikayede böle patlayan arabalar kırılan camlar vs bişi yok ama bildiğin okudum bi bu kadar daha olsa bi o kadar daha okurdum :D uzun uzun bişiler yazsana boş vakitlerimde okurum valla :D
-----------------------------
Hocam Google'a Nevzat Nuri Öztürk yazarsan yazdığım yazıların tümü çıkıyor zaten. Oradan okuyabilirsin :) Teşekkür ederim. Şimdi bir kaç anımı daha yazıcam zaten. -
NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------:) Yaptığım ilginç işleri anlatmaya başlasam sabah olur herhalde;
Bundan 2 hafta önce Bakırköy meydanındaki bir bankta oturmış, büyük elektrik trafosunun üzerine yapıştırılan iş, tiyatro oyuncusu seçmelerini içeren ilanları okuyordum. Günün yarısından çoğunu çalışarak geçiren yorgun bedeni dinlendirmek adına yorucu bir akşam gezmesi ne derece mantıklı düşünmüyordum bile. Bir kıza takıldı o an gözüm, sonra aynı yönün aksine doğru ilerlerken bir kez daha takıldı ve 3-5 saniyelik bir gecikme sonrası oturduğum yerden doğrularak peşine takıldım.
Yabancı filmlerden öğrendiğimiz bir gerçek şudur ki; takip mesafesi ! Aramdaki 15 metrelik mesafeyi sabit tutmak üzere takip etmeye başladım. Başlarda insanlara çarpa çarpa ana yolda ilerledi. 15 dk kadar gezdikten sonra bir ara sokağa daldı. Bakırköy, akşam saat 22:00'den sonra uykuya dalan bir yerdir. O nedenle dükkanlar kapanmış ve sokak karanlığa gömülmüştü. Balıkçıların bulunduğu sokak olmasından kaynaklı olduğunu düşündüğüm alacakaranlığın içinde ister istemez mesafeyi biraz azaltmış olabilirim ancak, kızın arkasına bakıp bakmadığını bile seçemiyordum. 3-5 dakika sonra aydınlık biryerlere geldiğimizde kızı neredeyse 30 dkdır takip ediyordum. Bir dört yol ağzına geldik. 2 sokak serserisi belirdi. Birini geçtim diğeri hızlanarak önümde yürümeye başladı. Anlayacağınız iki sokak serserisinin arasında kaldım. Durumu daha ilk gördüğümde çözdüğüm için yine filmlerdeki gibi soğuk kanlı tavırlarımı koruyordum. Kıza son bir kez baktım. Arkasına baktı ve saçlarını savurup bir başka karanlık sokakta kaybolmaya başladı. Telefonumu çıkarttım ve bir anda durdum. 3-5 saniye sonra arkamı döndüm '' hayırdır ? '' dedim.
Aylarını spora vermiş biri olarak hatrı sayılır bir vücuda sahibim. Karadeniz taraflarından olmanın getirdiği bir asabiyet ve bakışlardaki bunu kanıtlar nitelikteki hırs birleşince '' hayırlı akşamlar '' cevabını aldım. Serseriler döndü ve gitti. Sokağı aydınlatan tek unsur olan tekel bayine girip bir su aldım, içe içe evimin yolunu tuttum.-----------------------------
hocam hakkaten senin işin yazmak. ne iş yaparsın bilmiyorum ama hobi olarak da bu işi yapmalısın. :)
-
NaZi_ Beklemedeyiz.
-
kartalenes bunu yazdı:
-----------------------------NaZi_ Beklemedeyiz.
----------------------------- -
geçen bir arkadaş anlattı. bir laz fıkrası. laz hep diyormuş ki çevresine ben hastayım ben hastayım ben hastayım diyormuş. kimse dinlemiyorumuş kendisini. ben hastayım ben ölecem bana bakın felan. sonra demiş ben ölürsem böyle yazın mezar taşıma demiş. mezar taşına yazmışlar ben hastayım dedim dedim bana inanmadınız bak ne oldu şimdi. yani lazın mezar taşında böyle yazıyor ben hastayım dedim dedim bana inanmadınız bak ne oldu şimdi :)
-
İlkokulda tenefüs zili çaldığı gibi bilgisayar odasına koşardım. 10 dklık tenefüse bilgisayar için çıkmazdım , çok hevesim vardı : ) 2 öğrenciye 1 tane bilgisayar düşüyodu bizim kullandığımız bilgisayarın arkaplanını başka sınıfın öğrencileri değiştirmiş , ne yapsam düzeltemiyorum :D kimseciklerde yok herkes tenefüsde , yan bilgisayarı açtım baktım orda benim istediğim arka plan var , Bende akıllılık yapıcam ya monitörleri değiştim :D sonrası hayal kırıklığı tabi
