folder Tahribat.com Forumları
linefolder Gündem - Güncel Konular
linefolder İrtica Belgesi TSK"Ya Ait Değil ! ! !



İrtica Belgesi TSK"Ya Ait Değil ! ! !

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Aybey
    Aybey's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Haziran/2007
    Erkek

    Genelkurmay'dan belge olayına son nokta

    AA

    Genelkurmay Askeri Savcılığı, "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nı hazırladığı iddia edilen Albay Dursun Çiçek’in kovuşturulmasına yer olmadığına karar verdi.

    Askeri Savcılık’tan yapılan açıklamada, Taraf Gazetesi’nde yayımlanan "AKP ve Gülen’i bitirme planı" başlıklı haber üzerine Genelkurmay Başkanlığı’nca haberin yayımlandığı gün soruşturma emri verildiği anımsatıldı. Askeri Savcılık soruşturma sonunda verdiği kararı şu ifadelerle açıkladı:

    "Anılan belgenin Genelkurmay Başkanlığında hazırlanmadığı, böyle bir belgenin mevcut olmadığı anlaşıldığından ve aslı bulunmayan fotokopi belgenin 4’üncü sayfasındaki imza bloğunda Alb. Dursun Çiçek’in isminin üzerinde yer alan imzanın şüpheli Dz. P. Kur. Alb. Dursun Çiçek’e ait olduğuna, bu belgenin hazırlanması ve herhangi bir kişiye verildiğine ilişkin şüpheli hakkında delil bulunmadığından. soruşturma konusu olay ve şüpheli Dz. P. Kur. Alb. Dursun Çiçek’le ilgili olarak itiraz yolu açık olmak üzere kovuşturmaya yer olmadığına,
    Söz konusu belgenin aslının mevcut olmaması nedeniyle, bu belgenin hangi amaçla kim veya kimler tarafından üretildiği, üretenlerin amaçları, özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir şekilde hedef alınıp alınmadığı ve belgenin Taraf Gazetesi muhabirine ulaştırılması ile aynı gazetede yayımlanması olayları hakkında, Adliye Mahkemelerinin görevli ve yetkili oldukları anlaşıldığından, soruşturma dosyasının gereğinin takdir ve ifası için görevli ve yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, karar verilmiştir."

    -SORUŞTURMA YETKİSİ ASKERİ SAVCILIKTA-

    Olayla ilgili soruşturma yetkisinin Askeri Savcılığa ait olduğuna dikkat çekilen açıklamada soruşturmada delilerin toplanabilmesi amacıyla her türlü bilimsel ve teknik imkanlardan yararlanıldığı kaydedildi. Yürütülen soruşturma şöyle anlatıldı:
    "-12 Haziran’da Genelkurmay Harekat Başkanlığı 3. Bilgi Destek Şube Müdürlüğündeki Çiçek’in kullandığı iki bilgisayar da dahil olmak üzere toplam 14 bilgisayarın sabit diskleri teknik bilirkişilerce incelenmek üzere Askeri Savcılığa getirilmiştir. Ayrıca bu bilgisayarların bağlı oldukları ana sunucu ve yedeklerinin muhafaza edildiği Genelkurmay Muhabere Merkezinde tayin edilen bilirkişi ve görevli personelce inceleme yapılmıştır.

    -Aynı gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından gizli belgenin ele geçirildiği şekliyle gönderilmesi, şüpheli Serdar Öztürk hakkında yapılan aramalara ilişkin arama ve el koyma tutanaklarının, inceleme raporlarının gönderilmesi ivediliğine binaen belge geçer (faks) ile istenilmiştir.
    -Bilirkişiler tarafından bilgisayarların sabit diskleri üzerinde inceleme devam ederken, Harekat Başkanlığı ve 3. Bilgi Destek Şubesi’nde görevli personelin ifadeleri de tespit edilmiş, Çiçek’in ise ifadesiyle birlikte kriminal imcelemelerde mukayeseye esas olmak üzere imza örnekleri alınmıştır.

    -Bilgisayarlar üzerindeki inceleme 13 Haziran’da tamamlanmış, düzenlenen raporda söz konusu belgeye veya belgenin izine rastlanmadığını belirtmiştir.

    -15 Haziran’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenen bilgi ve belgelerin hazır olduğunun bildirilmesi üzerine cevabi yazı ve ekindeki belgeler aynı gün aldırılmıştır. Habere konu belgenin fotokopi olduğu görülmüştür.

    -Bu arada, Albay Çiçek’in sicil dosyası getirtilmiş, örnek imzalarını içeren bazı belgelerin asılları alınmış ayrıca görev yaptığı Daire Başkanlığı tarafından gönderilen imza ve parafesini içeren belgeler dosyaya eklenmiştir.

    -Fotokopi belge ve Alb. Çiçek’in imza örneklen ile mukayeseye esas belgeler, 15 Haziran 2009 gunu saat 22.00 sıralarında inceleme yapılmak üzere Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı’na teslim edilmiştir.

    -Yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda, fotokopi belgeler üzerinden sağlıklı bir inceleme ve karşılaştırma yapılmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte belgedeki imza ile Çiçek’in mukayese imzaları arasında genel şekil yönünden benzerlik görüldüğü belirtilmiştir.

    -"BELGE HİÇBİR ASKERİ YAZIŞMA BİÇİMİNE UYMUYOR"-

    -16 Haziran’da belge üzerinde, karargah çalışma usulleri, asker yazışma teknikleri ile emir, talimat, yönerge ve uygulamalara uygunluğu açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen raporda; belgenin şekil açısından hiçbir askeri yazı biçimine uymadığı, belgeye resmi evrak niteliği kazandıracak herhangi bir unsuru içermediği, karargah çalışma usulleri ve askeri yazım teknikleri ile uyuşmayan bir çok maddi hata bulunduğu, askeri yazışma gelenekleri ile örtüşmeyen ibare ve kısaltmalara yer verildiği belirtilmiştir.
    -16 Haziran’da soruşturma kapsamında görüşmeler yapmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gidilmiş, bu görüşme esnasında belgenin fotokopi olduğu, aslının bulunmadığı veya ele geçirilemediği öğrenilmiştir.

    -"ÇİÇEK’İN DİZÜSTÜ BİLGİSAYARINDA DA BELGE BULUNAMADI"-

    -İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından sözkonusu belgenin gelmesinden sonra, alınan mahkeme kararı ile 17 Haziran’da 11.00-17.15 saatleri arasında Çiçek’in ikametinde askeri savcının nezaretinde teknik bilirkişilerin katılımıyla arama icra edilmiş ve arama sırasında konutunda bulunan dizüstü bilgisayara ait sabit diskin imajı alınmış, bulunan CD, disket ve cep telefonlarına incelenmek üzere el konulmuş ve yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda özetle; belgenin içeriği ile örtüşen herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı belirtilmiştir.

    -Fotokopi belge üzerinde inceleme yapabilme imkanı bulunabileceği düşüncesiyle, belge mukayese evrakı ite birlikte 17 Haziran 2009 tarihinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek hem imza incelemesi hem de diğer yönlerden inceleme yapılması istenilmiştir.
    -Adli Tıp Kurumu’nca tanzim edilen raporda özetle; inceleme konusu fotokopi belgedeki imzanın, belgeye sonradan eklenip eklenmediği ve Alb. Çiçek’in mukayese imzaları arasında biçimsel olarak benzerlik saptanmakla birlikte fotokopi belgeden yapılacak değerlendirmelerin sağlıklı olamayacağına işaret edilerek, inceleme konusu imzanın Çiçek’in eli ürünü olduğu ya da olmadığı hususlarında bir tespite gidilemediği belirtilmiştir.

    -Her iki raporda da belgenin fotokopi olması nedeniyle kesin sonuç bildirilememesi üzerine, 19 Haziran’da TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Enstitüsünden (UEKAE) yeni bir inceleme istenmiştir.

    -UEKAE’nin yazısında da, incelenen dokümanın fotokopi olması nedeniyle bir takım teknik yöntemlerin kullanılamadığı, grafoloji uzmanı bulunmadığından belge üzerindeki imza ve parafların Alb. ÇİÇEK’in eli ürünü olup olmadığı konusunda bir çalışma yapılamadığı, belgenin orijinalinde bulunmayan unsurların belgeye sonradan eklendiğine ilişkin olağandışı bir görüntüye rastlanmadığı, ancak belgenin fazla sayıda fotokopi işlemine tabi tutulması sonucu yazı gövdesinin ve imza bloğunun korozyona uğramış benzeri bir görüntü oluşturduğunun belirlendiği ifade edilmiştir.

    -22 Haziran 2009 tarihli bazı gazetelerde yer alan haberlerden, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığınca bir rapor düzenlendiğinin öğrenilmesi üzerine, aynı gün ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan mevcut ise, söz konusu raporun gönderilmesi istenilmiştir. Bu aşamada gazetelerde yayımlanan raporun henüz ulaşmadığı bildirilmiş, bilahare söz konusu rapor belge geçer ile Askeri Savcılığımıza gönderilmiştir

    -Raporda, belgenin, fotokopi makinası/bilgisayar yazıcısı vasıtasıyla husule getirilmiş olduğunun müşahede edildiği, bu tür belgeler üzerinde bulunan imza/imzalarin grafolojik tanı unsurlarının tamamını belirlemenin mümkün olmadığı, montaj ve ilave gibi yöntemlerle yapılan muhtemel tahrifat türlerinin de her zaman belirlenemeyebiieceği belirtilmesine rağmen, imzanın Çiçek’in eli mahsulü olduğu da ifade edilmiştir.

    -"EMNİYET RAPORUNUN SONUÇ KISMI ÇELİŞKİLİ"-

    -Raporun gerekçe bölümü ile kesin kanaat belirtilen sonuç kısmının çelişkili olması nedeniyle teknik bilirkişi mütalaasına başvurulmuş ve bilirkişi yeminli mütalaasında özette, fotokopi belge üzennde kalem baskı izi. işleklik, hız, imzadaki el kaldırma hareketleri gibi özellikler mevcut olmadığından buna dayalı bir sonuç çıkarmanın mümkün olmadığını, kesin kanaat belirtmenin yanılgılara sebebiyet verebileceğini belirtmiştir. Bu nedenle, Soruşturmanın sonucunu etkilemeyeceği değerlendirilerek şüphelinin Askeri Savcılık huzurunda verdiği imzaların daha önceki muhtelif belgelerdeki imzaları ile örtüşmemesmin ayrıca incelettirilmesine gerek görülmemiştir.

    Bu incelemeler ve deliller kapsamında, habere konu olan belgenin Genelkurmay Başkanlığı Karargahında düzenlenmediği tespit edilmiş, böyle bir belge ile ilgili olarak gerek elektronik ortamda gerekse de yazılı kayıtlarda herhangi bir bilgi, beige emir veya emareye rastlanılmamıştır.

    Söz konusu belgenin Çiçek tarafından hazırlanıp hazırlanmadığının, belgedeki imzanın Çiçek’e ait olup olmadığının tespiti maksadıyla yapılan tüm kriminal incelemelerde fotokopi belgeler üzerinde bulunan imzaların, kaligrafik ve karakteristik özellikleri, kalem baskısı, seyir ve sürati, başlangıç ve bitiş noktaları gibi özellikleri yeterince yansıtmaması, imzaların bu belgeler üzerine farklı yöntemler kullanılarak transfer edilebilme ihtimalinin bulunması nedeniyle kesin bir sonuca ulaşamayacağı ortak bir görüş olarak belirtilmiştir.

    -"BELGENİN ASLI YOK, FOTOKOPİDEN SAĞLIKLI SONUCA ULAŞILAMADI"-

    Her ne kadar bir kısım kriminal raporlarda bahse konu ortak açıklamaya da yer verildikten sonra sanki belge aslından inceleme yapılıyormuş gibi belgedeki imza ile Çiçek’in mukayese imzaları arasında benzerlik görüldüğü veya bu imzanın Çiçek’in eli ürünü olduğu yönünde kanaatler belirtilmiş ise de;

    Tek başına fotokopi belgelerden hareketle, cezai ve hukukî sorumluluk doğuracak sonuçlara ulaşılamayacağına, bu tür belgeler üzerinde yapılacak incelemelerden sağlıklı sonuç alınamayacağına ve yapılan soruşturmalarda belge asıllarının mutlaka temin edilmesi gerektiğine ilişkin Yüksek Mahkeme içtihatlarının bulunması,Bilirkişilerin mütalaalarında, hatta imzalar arasında benzerlik veya aidiyet yönünde kanaat ifade eden raporlardan birinin içeriğinde de, fotokopi belgelerden sağlıklı sonuçlara ulaşmanın mümkün olmadığının belirtilmesi,
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturmada elde edilen söz konusu belgenin fotokopi olması ve aslının elde edilemediğinin bildirilmesi,Bilgisayar ve evrak kayıtlarında kapsamlı incelemeler yapılmasına, ilgili tüm personelin ifadesine başvurulmuş olmasına rağmen, soruşturma konusu olayla ilgili olarak, İddiaları destekleyebilecek hiç bir yan delile ulaşılamaması,
    Bunun aksine bilirkişiler tarafından yapılan inceleme neticesinde soruşturma konusu evrakın hiçbir şekilde karargah çalışması/askeri yazışma usullerine ilişkin mevzuat, emir ve yerleşik uygulamalar ile uyuşmadığının belirlenmesi üzerine soruşturma konusu olay hakkında ’kovuşturmaya yer olmadığı’ verilmiştir.

    Ayrıca, Genelkurmay Başkanlığı ile ilgisinin bulunmadığı tespit edilen söz konusu belgenin kim veya kimler tarafından üretildiği, üretenlerin amaçları, bu suretle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hedef alınıp alınmadığı, belgenin Taraf Gazetesi muhabirine ulaştırılması ve aynı gazetede yayınlanması eylemlerinin adli yargının görev alanına giren muhtelif suçları oluşturabileceği anlaşıldığında B hususlarla ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının "GÖREVSİZLİĞİNE", soruşturma dosyasının bir suretinin görevli ve yetkili istanbul Cumnuriyet Başsavcılığına ’gönderilmesine’ karar verilmiştir."


    El etek öpmeyi hiç tanımadı Zindanlar,sürgünler hiç yıldırmadı Kurşunlar yağdı da hiç aldırmadı Ocağı Türk, çeliği Türk, suyu Türk!
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Aybey
    Aybey's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Haziran/2007
    Erkek
    Ve saatlerdir yandaş medyanın hiçbirisinde bu haber manşetten duyurulmadı , ya küçük haber olarak geçildi , sitelerinin görünmeyecek yerlerinde yada hiç yer verilmedi.

    El etek öpmeyi hiç tanımadı Zindanlar,sürgünler hiç yıldırmadı Kurşunlar yağdı da hiç aldırmadı Ocağı Türk, çeliği Türk, suyu Türk!
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tabela Fatihi
    kaygusuz
    kaygusuz's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Nisan/2007
    Erkek

    boşver birader amaç TSK yı suçlamak ve illegal örgüt olan feytullahın cemaatini halkın gözünde sevgiseli yapmaktı ve CIA uşağı amerikan uşağı feytullah cemaatini legal yapmaya çalışmaktı. ve bunu yasalarla olmasada halkın gözünde medya ile başardılar. ve birde utanmadan irticacı parti olan akp hiç utanmadan savcılığa suç duyurusunda bulunacağız diye medyalara çıktılar. asılsız birşey için sacılığa başvurup eziklik duygusu altındayız hakkımızı arayacağız deyip milletin gözünde hakkımızı yiyorlar demeleri ne kadar mantıksız...bi kere irticacı olan akp ve fetullah gülendir. bu gerçektir. ve TSK her zaman irticacılarla mücadele edecektir. hurafeci dincilerin şeriatcı dincilerin bu ülkede yeri olmadığını gösterecektir.bu TSK nın görevidir.

    ayrıca bu sahte belgeyle uğraşılırken abdullah gülün mayınlı arazilerini akşamleyin onaylaması şaşırtıcı gelmedi.hep aynı taktiği uyguluyor. millet birşeyle uğraşırken çaktırmadan imzalayım mantığı nasıl bir anlayıştır. buda vatan toprağıdır kiraya verilemesi doğru değildir diye düşünmeyip noter gibi onaylamak bunun içinmi cimşirbakanlık var yarabbim ya...milleti iyice bıktırmak en büyük amaçları ve bunu ortalığı karıştırarak ne yapacaklarsa yapsınlar artık dedirttirmek amaçları...başarıyla uygulanıyor..ama benim müslüman kardeşim amerikanın bu iş döngüsünü anlayamıyor. 

    Üniter yapının, bağımsızlık ve laikliğin Ordu tarafından savunulması bunları çok rahatsız eder. Ordu tarafından Anayasa’nın kuruluş felsefesine ait maddelerin savunulması, bunlar tarafından tehdit diye algılanır. Askeri siyaset yapıyor diye suçlarlar. Hâlbuki Cumhuriyetin temellerini oluşturan maddelerin tartışılması siyaset değildir. Devletin ortadan kaldırılıp kaldırılmaması meselesidir. Yani varlık yokluk meselesidir.

    Onlar, çoğunluğu ellerinde tuttuklarına göre her şeyi yapabilirler.

    Vatan Toprağını satabilirler.

    Federasyona evet diyebilirler.

    PKK ile masaya oturabilirler.

    Ekümenliği evet diyebilirler.

    GAP’ın sularını ve topraklarını yabancılara kullanıma açabilirler.

    Ama ah şu milliyetçiler/ulusalcılar olmasa, Amerikanın tüm talimatlarını halka ekonomik etkinlik gibi yuttururuz. Diye düşünürler.

    Belgede bir husussa dikkatinizi çekmek isterim. Belgenin arkasındaki güçleler belgeyi hazırlarken çok ince bir hususa dikkat etmişler.

    “AKP ve Gülen’i bitirme planı” ifadesinde; AKP ve Gülen Örgütünü aynı değerde göstererek, Türk askerinin irtica ile mücadelesinin önüne set getirilmek istenmiştir.

    Meşru bir kurum olan AKP ile meşru olmayan bir Örgüt (cemaat) aynı kefeye konmuştur.

    Amaç Gülen Örgütünü meşrulaştırmaktır.

    Anlaşılan AKP ile merkezi ABD’deki FETO ittifakı TSK’nin icabına bakmayı kararlaştırdı…

    Nasıl?..

    AKP’nin kurulur kurulmaz Türkiye’de ABD desteğiyle iktidara oturduğu kimsenin meçhulü değil…

    AKP iktidarının TSK’ye karşıt olduğu, laik orduyu bir türlü içine sindiremediğini de bilmeyen yok…

    AKP-FETO ittifakı, askerin icabına bakmak için elinden gelen her şeyi yapıyor..

    AKP-FETO ittifakının marifeti gibi görünen belge düzenbazlığının sonu bakalım ne olacak?..

    Bir dönüm noktasına doğru gidiyoruz…

    AKP-FETO ittifakı laik Türk ordusunun işini bitirebilecek mi?..

    benim cevabım it ürür kervan yürür. kervanın içine sızanlar eninde sonunda kendini belli eder işleri biter..Türk Ordusunadüşman olan ve orduyu her zaman nasıl yıpratacak işler bulsam diyenleri iyi biliyoruz. yalnız Kutsal Türk Ordusuna yapılan bu ihanetliği düşünemeyiz anlamam.


    Bu topraklar BAAS benzeri tek adamlı rejimlere geçit vermedi bugüne kadar
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Muhalif Yorumcu
    SeRDaR
    SeRDaR's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 09/Kasım/2003
    Erkek
    askeri yargı askeri yargılıyor ve kararını veriyor burada sivil yargıyla ortak karar alınması taraftarıyım sonuçta bir kurum kendini ne kadar yargılayabilir bende böylebir belge gerçekten yok diye geldi böyle bi belge hazırlamak isteyenlere birgözdağı diye yorumluyorum ama bence hazırlanmasında yarar olabilir (fethullah kısmı özellikle)

    Emekçiler ekmeklerini, emeklerinin karşılığı olarak ve önlenemez tarihi sürecin sonucu olarak mutlaka kazanacaklardır. Şüphesiz bu, zorlu bir dönemdir kısa vadeli ve göreceli yenilgilerden geçer.
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    EmiRReiS
    EmiRReiS's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ekim/2005
    Erkek
    Sadece askeri yargı böyle açıklama yaptı. Önemli olan sivil yargının verdiği karardır, o yüzden fazla dikkate alınmaz. Sivil yargının verdiği cevap sonucunda gerekli işlevler gerçekleştirilir...

    be different...
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Chip
    Chip's avatar
    Kayıt Tarihi: 13/Eylül/2007
    Erkek
    Zaten yayınlarının yalan olduğu ortada hesapta verdikleri dağlıcadaki kordinatlar başka biyerin kordinatlarıymış sözde TSK kendi askerlerini bile bile öldürttü diye TSK yı katil olarak göstermişlerdi üstüne üstlük buda yalan çıktı şimdi buna ne diyecekler ? Sonrada gazete kapatılınca ''vay efendim bu ülkede demokrasi yok'' ''asker siyasete atlar'' bumudur yani ? Sen ülkenin askeri kuvvetine her türlü iftirayı atıcaksın birde açıkmı kalıcaksın ? bence bu yayın organını kapatmalılar kimlere hizmet ettiğide açıkça ortada.
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tabela Fatihi
    kaygusuz
    kaygusuz's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Nisan/2007
    Erkek

    EmiRReiS bunu yazdı:
    -----------------------------
    Sadece askeri yargı böyle açıklama yaptı. Önemli olan sivil yargının verdiği karardır, o yüzden fazla dikkate alınmaz. Sivil yargının verdiği cevap sonucunda gerekli işlevler gerçekleştirilir...

    -----------------------------

    abi sen tutup savcı öze bırakırsan işi  xnin istediğini yaptırırsın. öz, zaten feytullahın elemanı. bağımsız bir savcı gerekir. yani bu bana kenan evrenin nasıl genelkurmay olur dedirten o geçmiş yılları hatırlatıyor.amerikanın isteği üzerine taa ilik ilik irdeleyim kenan evreni başa getiren amerika savcı özüde akupnin savcısı gibi başa getirende amerika zihniyetlilerindir.


    Bu topraklar BAAS benzeri tek adamlı rejimlere geçit vermedi bugüne kadar
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Blackjack
    Blackjack's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Eylül/2007
    Erkek

     Burada ince bir çizgi var.TSK'yı yıpratmak mı ? TSK'nın siyasal safını belirlemek mi ?.Ordu çıkıp siyasal bir açıklamada bulunamıyacağına göre bunu,illegal bir yöntem ile yapması muhtemel.Burada ki belge gerçek olmasa bile bu,hazırlanışı ve cephe aldığı kesim göz önüne alındığında bir başka soru işaretini de ortaya çıkarıyor..Bu ülkenin büyük bir kısmı feto cemaatine karşı bir duruş sergiliyor mu sergilemiyor mu ?.A-KePe nin seçmen kitlesi demokrasi ve onun uygulanış biçimi hakkında fikri yeterliliğe sahip ve bu bilgi ile manüpülasyona açık mı ?.Bunların cevabını kendinize verin sonra bu belgenin aslında çok yüzeysel bir ordu yıpratma girişimi mi yoksa bir siyasal safın göstergesi mi olduğu düşünün.Ordu ortaya bu kadar bariz bir yem atıp kendisine yöneltilen yıpratma girişimlerini anlmamakta direnenlerin kafasına mı çakıyor ?.Gelecek nesiller hatrı sayılır bir şekilde A-kepe karşıtı olarak yetişiyor.Büyük bir oranda geçen seçimlerde A-kepe oy kaybetti ve kaybedicek.Bu bir illegal ordu manevrası olması muhtemel.

     Tarhimize baktığımızda bir çok yeşilci çıkmış ve peşine milyonları takmış.Ancak ortaya koydukları çözümler ve açılımlar bir halta yaramamış.Bununla beraber ülkenin laik yapısına karşı milis-militan kıvamında aptallar yetiştirmiş.Ve halk bunu anlamamış.Anlamıyacakta,her dönem bu tür partiler çıkıp bu tür kitlerleri peşine takıcaktır.Çünkü bu herşeyden önce halta biter.Halk aptal olmadığı müddetce bu tür partiler türemez.Halkın fikri yapısının gelişmesi ve düşünsel beceriler kazanması ise eğitim yolu ile yapılır ki bu da zaman isteyen bir iştir.Bu süreç olana kadar ordu bu tür yapılanmaların karşında ki istesenizde istemesinizde en güçlü şekilde duran kurumdur.Bırakalım hülyalı düşleri..Sivil bir güç,son on yılda siyasal islamcı partileri başa getiren halktan olmaz,olamaz....

     

  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Muhalif Yorumcu
    SeRDaR
    SeRDaR's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 09/Kasım/2003
    Erkek
    kaygusuz bunu yazdı:
    -----------------------------

    EmiRReiS bunu yazdı:
    -----------------------------
    Sadece askeri yargı böyle açıklama yaptı. Önemli olan sivil yargının verdiği karardır, o yüzden fazla dikkate alınmaz. Sivil yargının verdiği cevap sonucunda gerekli işlevler gerçekleştirilir...

    -----------------------------

    abi sen tutup savcı öze bırakırsan işi akp nin istediğini yaptırırsın. öz, zaten feytullahın elemanı.


    -----------------------------

    o da doğru bu da neyi gösteriyoryargıya azalan müthiş güvensizliği eskiden böyleşeyler olmazdı bir 80 mahkemeleri taraflı olmuştur ondan sonra hiçböyle şeyler duymadım yeni yargı taraflı olmaya başladı ya da taraflı olduğunu bellietmeye başladı desek daha uygun olur

    Emekçiler ekmeklerini, emeklerinin karşılığı olarak ve önlenemez tarihi sürecin sonucu olarak mutlaka kazanacaklardır. Şüphesiz bu, zorlu bir dönemdir kısa vadeli ve göreceli yenilgilerden geçer.
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Muhalif Yorumcu
    SeRDaR
    SeRDaR's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 09/Kasım/2003
    Erkek
    BAAL bunu yazdı:
    -----------------------------

     Burada ince bir çizgi var.TSK'yı yıpratmak mı ? TSK'nın siyasal safını belirlemek mi ?.Ordu çıkıp siyasal bir açıklamada bulunamıyacağına göre bunu,illegal bir yöntem ile yapması muhtemel.Burada ki belge gerçek olmasa bile bu,hazırlanışı ve cephe aldığı kesim göz önüne alındığında bir başka soru işaretini de ortaya çıkarıyor..Bu ülkenin büyük bir kısmı feto cemaatine karşı bir duruş sergiliyor mu sergilemiyor mu ?.A-KePe nin seçmen kitlesi demokrasi ve onun uygulanış biçimi hakkında fikri yeterliliğe sahip ve bu bilgi ile manüpülasyona açık mı ?.Bunların cevabını kendinize verin sonra bu belgenin aslında çok yüzeysel bir ordu yıpratma girişimi mi yoksa bir siyasal safın göstergesi mi olduğu düşünün.Ordu ortaya bu kadar bariz bir yem atıp kendisine yöneltilen yıpratma girişimlerini anlmamakta direnenlerin kafasına mı çakıyor ?.Gelecek nesiller hatrı sayılır bir şekilde A-kepe karşıtı olarak yetişiyor.Büyük bir oranda geçen seçimlerde A-kepe oy kaybetti ve kaybedicek.Bu bir illegal ordu manevrası olması muhtemel.

     Tarhimize baktığımızda bir çok yeşilci çıkmış ve peşine milyonları takmış.Ancak ortaya koydukları çözümler ve açılımlar bir halta yaramamış.Bununla beraber ülkenin laik yapısına karşı milis-militan kıvamında aptallar yetiştirmiş.Ve halk bunu anlamamış.Anlamıyacakta,her dönem bu tür partiler çıkıp bu tür kitlerleri peşine takıcaktır.Çünkü bu herşeyden önce halta biter.Halk aptal olmadığı müddetce bu tür partiler türemez.Halkın fikri yapısının gelişmesi ve düşünsel beceriler kazanması ise eğitim yolu ile yapılır ki bu da zaman isteyen bir iştir.Bu süreç olana kadar ordu bu tür yapılanmaların karşında ki istesenizde istemesinizde en güçlü şekilde duran kurumdur.Bırakalım hülyalı düşleri..Sivil bir güç,son on yılda siyasal islamcı partileri başa getiren halktan olmaz,olamaz....

     


    -----------------------------
    Baal  siyasi partiler halkı halkta belkisiyasi partileri test organı yapar ama tsk nın kendisini ve halkı asla test unsuru yapacağını düşünmüyorum gerek duymaz gündemdeki her siyasi gelişme aklı barik her insan için bunu belirliyor zaten

    Emekçiler ekmeklerini, emeklerinin karşılığı olarak ve önlenemez tarihi sürecin sonucu olarak mutlaka kazanacaklardır. Şüphesiz bu, zorlu bir dönemdir kısa vadeli ve göreceli yenilgilerden geçer.
  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tabela Fatihi
    kaygusuz
    kaygusuz's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Nisan/2007
    Erkek

    SeRDaR bunu yazdı:
    -----------------------------
    kaygusuz bunu yazdı:
    -----------------------------

    EmiRReiS bunu yazdı:
    -----------------------------
    Sadece askeri yargı böyle açıklama yaptı. Önemli olan sivil yargının verdiği karardır, o yüzden fazla dikkate alınmaz. Sivil yargının verdiği cevap sonucunda gerekli işlevler gerçekleştirilir...

    -----------------------------

    abi sen tutup savcı öze bırakırsan işi akp nin istediğini yaptırırsın. öz, zaten feytullahın elemanı.


    -----------------------------

    o da doğru bu da neyi gösteriyoryargıya azalan müthiş güvensizliği eskiden böyleşeyler olmazdı bir 80 mahkemeleri taraflı olmuştur ondan sonra hiçböyle şeyler duymadım yeni yargı taraflı olmaya başladı ya da taraflı olduğunu bellietmeye başladı desek daha uygun olur

    -----------------------------

    hoca öyle bir  medya ar ki  sürekli gündeme farklı şeyler koyup milletin zihninin içine ediyorlar. bi bakıyorsun ergenekon bir bakıyorsun tarafın sahte belgesi bi bakıyorsun yargıç görevi bırakmış bir bakıyorsun mayınlı arazileri kiralama bi bakıyorsun derken halkın kafası bombok oluyor. sonra bu halkta amaaan ne yapacaksanız yapın bunları çekemem deyip sallıyor. buda hakkını aramayan toplumları oluşturuyor.

    yarın gümdemi başka bişeyle oyalarlar. hep böyle alıştıra alıştıra yavaş yavaş...sürekli gündem oluşturma.


    Bu topraklar BAAS benzeri tek adamlı rejimlere geçit vermedi bugüne kadar
Toplam Hit: 4384 Toplam Mesaj: 55