İstiklal Marşı"Na Beethoven Bestesi
-
Birçok popçuyu besteleriyle ünlü yapan Yücel Arzen, İstiklal Marşı'nın Beethoven'in Dokuzuncu Senfonisi'ne göre yeniden yorumlanması gerektiğini söylüyor.
Nuh Köklü'nün söyleşisi
Yücel Arzen, İstiklal Marşı'nın Beethoven'in Dokuzuncu Senfonisi'ne göre yeniden bestelenmesi gerektiğini düşünüyor ama bunu 'teklif dahi edemiyor'. Alişan'ı üne kavuşturan besteye imza atan Arzen'e göre, Mustafa Sandal gibi popçular konservatuarın önünden bile geçemez.
Yücel Arzen şu sıralar Troya belgeseline müzik yapıyor. İstiklal Marşı'nın güftesinin Beethoven'in Dokuzuncu Senfonisi'yle uyuştuğunu ileri sürüyor. Alişan'a ün kazandıran Ah Le Yar'ın bestecisine göre popçuların çoğu fast-food dondurması gibi... Kahramanmaraş dondurmasını tercih eden Arzen, Mustafa Erdoğan'la sır gibi sakladığı bir projenin de içinde.
Yücel Arzen, 1970 Adana doğumlu. Çukurova Üniversitesi'nde resim eğitim alırken saz çalıp kız tavlamanın cazibesine kapılıp, soluğu konservatuarda alır. Barlada bağlama çalar ama asıl üne Alişan'ın söylediği Ah Le Yar bestesiyle kavuşur. Funda Arar, Sertab Erener, Mahsun Kırmızıgül'ün de aralarında olduğu sanatçılara verdiği 150 bestesi var. Şiirler de besteleyen Arzen, Çanakkale Savaşı için yaptığı beste sayesinde Mustafa Erdoğan'la tanışır ve ilk gösterimi 2007 yılında yapılacak olan Troya gösterisinin temelleri atılır. Yarım saatte bestesi yapılan pop şarkılarını fast-food dondurmasına benzeten Arzen, Kahramanmaraş dondurması gibi ne olduğu belli olan işlere imza atmayı hedeflemiş.
Her ne kadar fast-food dondurması kıvamında dediği Nil Karaibrahimgil, Mustafa Sandal, Göksel gibi kendi deyimiyle 'konservatuarın kapısına bile alınmayacak' insanların yaptığı gibi şarkılara imza atmasa da Arzen'in şansı pek de yaver gitmemiş; Yaşar Kemal'in Demirciler Çarşısı Cinayeti romanı, Bülent Ecevit'in şiirlerinin bestelenmesi, Mimar Sinan'ın eserlerinden yola çıkarak gösteri hazırlamak gibi projeleri yarım kalmış. Kenan Işık'a şiir kaseti yapan, adı İbrahim Sadri'nin okuduğu şiirlerle birlikte anılan ve solcuları Türk tarihine yeterli ilgi göstermemekle eleştiren Arzen, Samanyolu TV'ye, Gazeteciler Vakfı'na da işler yapıyor. Kendisine Fethullah Gülen'in en sevdiği besteci siz misiniz? diye soranlara sinir oluyor: Ne Fethullah Gülen'i tanıyor ne de Gülen'in onu sevip sevmediğiyle ilgileniyor. İlgilendiği tek şeyin müzik olduğunu söyleyen Arzen'le konuştuk.
- Çanakkale Savaşı için beste çalışması yaptınız. Şimdi de Mustafa Erdoğan'la çalışıyorsunuz. Nasıl bu noktaya gelindi?
- Boyle Mariotte Kanunu vardır (Birisi İngiliz diğeri Fransız iki fizik bilimcinin aynı teori üzerine çalışmasından bahsediyor). Bizimki de öyle oldu. Benim şiirli, şarkılı bir sahne gösterisi fikrim vardı, bayağı da ilerlemiştik, hatta eşim libretto'sunu yazıyordu.
- Eşinizin ismi nedir?
- Ayla Hacıoğulları.
- Sizin soyadınız Arzen...
- Benim ki de Hacıoğulları amaArzen göbek adım. Hacıoğulları, baklavacı ismi gibi. Arzen çok şık duruyor.
- Ne anlama geliyor?
- Babek isyanı vardır, kızılbayrakla isyan eden ilk tarihsel figürdür; ismim ordan geliyor. Aynı zamanda Arzen, Erzurum'un eski adı. Nazım Hikmet'in Ferhat ile Şirin adlı şiiri şöyle başlar: 'Arzenliler Arzenliler...' Ferhat ile Şirin Arzenlidir, bugünkü Rum diyarı olan Anadolu'ya gelen Arzenliler'e Rum diyarına gelen Arzenli manasında Arzen-i Rum deniyormuş, oradan Erzurum ismi gelmiş. Çanakkale çalışmamıza devam edeyim, Mithat Besi isminde bir arkadaşım beni Mustafa Erdoğan'la tanıştırdı, bir iki sohbetten sonra Çanakkale'den bahsettim bana benim de öyle bir projem var dedim. Fikirlerimizin aşağı yukarı aynı olduğunu görüp çalışmaya başladık.
- Daha önceki projenizle nasıl bir ilgisi var bu ortak çalışmanızın?
- Artık bağlantısı yok. Erdoğan'ın yapmaya çalıştığı danslı gösteri. Dünya prömiyeri 18 Mart diye düşünmüştük ama sanırım daha ileri bir tarih olacak.
'İstiklal Marşı'nı bestelerim
ama teklif dahi edemem ki!..'
-Çanakkale projenizin içeriği nedir?
- Çanakkale Savaşı projem tamamen sıradan insanların hikâyesini anlatıyordu. 1915'te İttihat Terakki hükümetinin yazıp cezaevlerine gönderdiği bir mektup çıkış noktası oldu. Memlekette savaşacak genç kalmayınca onlar da çareyi cezaevindeki hükümlülerde bulmuşlar ve bir zaman adam öldürdüğü için idam hükmü verdiği insanları 'vatan için adam öldürmek için' göreve çağırıyor. Sinop cezaevindeki Şefik'in hikâyesinden yola çıktık, tıpkı Nazım Hikmet'in Kurtuluş Savaşı destanında yaptığı gibi. Ben, de 'Onlar ki suda balık' diye başlamak isterdim ama heyhat olmadı. Aslında burda daha kötü olan sol görüşlülülerin böyle Çanakkale Savaşı gibi tarihsel olaylara ilişkin bir şiir yazmamış olmaması, diğerleri tamamen hamaset kokuyor. Nazım Hikmet'i saymazsan solcular böyle tarihsel olaylara soğuk bakmış.
-İstiklal Marşı'nın bestelenişine ilişkin bir eleştiriniz var.
-Bu aslında bilinen bir şey. Zeki Üngör'ün bestesi sorunlu, prozodi hataları var. Ama öte yandan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın değiştirilemez maddeleri var. Bunlardan birisi de İstiklal Marşı'na ilişkin, sözleri değiştirilemez, değiştirilmesi de teklif dahi edilemez. Dolayısıyla ben de teklif dahi edemiyorum.
- Ama siz sözlerini değil bestesini değiştirelim diyorsunuz.
- Marş dediğiniz sözden mi ibarettir? Oğlum piyano dersi alıyor, Beethoven'in Dokuzuncu Senfonisi'nin koral bölümünü çalıyordu, daha sonra o bölüm Avrupa Birliği'nin marşı oldu. Oradan yola çıkarak bir çalışma yaptım ve gayet güzel oldu.
- Kayıt yaptınız mı?
- Kayıt yapmam dahi düşünülemez. Bence Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı sözlerle örtüşüyor. Benim bestem değil, zaten Beethoven yazmış, yapılması gereken birilerinin bunun üzerine düşünmesi. Ama bu da benim işim değil. Aklına geleni yapmadan rahat edemiyorsunuz ki..
'Popçuların çoğunun
müzik ehliyeti bile yok'
"Gençlik yıllarımızda hep Sezen Aksu'nun şarkıları vardı. Şöyle bir söz var: Hayat bir gündür o da bugündür. Var olanı öne çıkarttığınız zaman geçmişle gelecek ortadan yok olur. Oysa anlam dediğiniz şey geçmiş ve gelecekle ilgilidir. Pop şarkılarının çoğunun sözlerinin anlamı yok, hayatımız savrulup gidiyor. Ve onun için de öyle ağızda eriyip giden, yalnızca bugünü anlatan şarkılar öne çıkacak. Fatih Akın'ın Köprüyü Geçmek adlı belgeselinde Sezen Aksu, Müzeyyen Senar gibi isimlerle birlikte Siya Siya Bend grubuyla da konuşmuşlar. Onları kimse tanımaz ama birileri gelip onların varlığını keşfediyor ama grup elemanları açlıktan ölmemek için sokakta müzik yapıyor. Ne yazık ki yaptıklarına tercih demek durumunda kalıyorlar. Böylece marjinal grup haline geliyor. Funda Arar'a beste verdim. Alişan'a şöhret kazandıran şarkıyı yazdım. (Ah Le Yar) Cem Karaca'yla Hep Kahır'ı yaptık. Eski bestesini değil yenisini, eskisi çok berbattır. Mahsun Kırmızıgül, Sertab Erener'le çalıştım. Bence dünyanın hiçbir zamanında, hiçbir yerinde görecelilikten dolayı bu denli faşistçe baskıya maruz kalmadık. Mesela İkinci Dünya Savaşı'nda komünistler herşeye rağmen kendilerine hayat hakkı bulabiliyordu, yakalanırsa öldürülüyordu ama kendilerine olanak buluyordu. Şimdi bugüne bakıyorsunuz, bana göre Kenan Doğulu güzel, bana göre Nil Karaibrahimgil iyi... Sana göre bana göre... Herkes kendinden menkul olduğu için hiçbir şey tartışılamayacak hale geliyor. Onlar kendinden menkul adamlar. Mesela Göksel, Mustafa Sandal, Murat Göğebakan, müzik yapabilme ehliyeti dahi olmayan insanlar. Onları konservatuarın kapısına bile almazlar, ama maalesef insanlar o adamları dinliyor." -
atıyor bence yücel arzen ne ilgisi var 9. senfoni ile onu okulların zilinde çalsınlar
-
siesin gitsin lan.. bizim kendi bestemiz var aslanlar gibi.. s.kerim betofınını allaın köpeği :) olmaz öle şey, o zaman ruh kalmaz marşta, ne lan öle avrupa marşı gibi.. okumam ben öle marş filan..
ama zaten mümkün deil :D -
ne yazık ki bestemiz aslanlar gibi değil bir vals müziğinden alıntı
zaten marş dediğin şeyde kelimeler ortadan 2ye bölünmez bizde olduğu gibi...
istiklal marşının mükemmel sözlerine karşılık boktan bir bestesi olduğunu kabul etmek gerekir ki bence yeniden yapılandırılmalıdır. -
Kreston bence haklı ama böle bişi TBMM de teklif bile edilemez
-
o zaman türk ezgileriyle yapılsın bi müzik.. ama klasik müziğe herzaman karşıyım.. (sanki beni siklicek tbmm :D )
-
Arak marak ama herkez benimsemiş hoca milli bi değeri şıp die değiştiremezsin.Milli müsabakalarda dinliyoruz hepsi yarrak gibi bizimki çok baba seviyorum ben acıkcası.
-
abi olay sevme meselesi değil beste türk halkının sesine uygun değil...
---
Müziğin sözlere, sözlerin nağmelere, çeşitli vasıtalarla uygulanmasına ve her ikisinin de beste diksiyonu, mânâ ve âhenk bakımından başarılı bir şekilde kaynaşmasına müzik prozodisi denir.
En çok bilinen prozodi hatası İstiklal Marşı'ndadır. "korkma sönmez bu şafaaak-larda yüzen alsancak" şeklinde sözün besteye uymadığı bir durum söz konusudur.
---
ve marş dediğin şeyi insan söylerken bi duygulanır , söylediğim gibi müziğinin ölçüsünü değiştirdiğinizde valse dönüşüyor : ) -
Bencede İstiklal marşının bestesi çok kötü bunu İlyas Salman da daha önce dile getirmişti hatta bu yuzden hukum giydi ama bu saatetn sonra yapacak pek de bişe yok artık dillere pelesenk olmuş bi şe bu melodı böle kabullenmek lazım napalım bi kere kabul görmüş...
-
haklılar, yapcak baska bi iş yok ki...
her işimiz bitti bi marşımızın değiştirilmesi kaldı
anayasada her ne kadar maddelerle değiştirilemeyeceği belirtilmiş olsa da yakında bunlar bayrağı da değiştirirler, adımızı da değiştirler...
hay ak ya git doğru düzgün bişi yap :/ -
ilyas salmanında ne b.k olduu belli
Toplam Hit: 3252 Toplam Mesaj: 13
