folder Tahribat.com Forumları
linefolder Gündem - Güncel Konular
linefolder Kanal İstanbul Projesi Hakkında



Kanal İstanbul Projesi Hakkında

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    Selamlar,

    gece gece aklıma takıldı, hele bu rus askerinin füze ile geçiş sırasında durması yüzünden biraz araştırayım dedim..

    Hemen belirteyim konuyu açma amacım siyasi tartışma v.s. değil sadece amacı anlamak istiyorum bir de bir sorum olacak, fikirleri merak ediyorum..

    Şimdi bildiğiniz gibi boğazlar için montrö anlaşması mevcut.. Bu anlaşma bize faydalı ya da faydasız ayrı bir tartışma konusu ama böyle bir anlaşma söz konusu

    Lütfen hiç fikri olmayan ya da kulaktan dolma bilgileri olan arkadaşları burayı okumaya alayım : http://sam.baskent.edu.tr/belge/Montro_TR.pdf

    Şimdi kanal istanbul yapılırsa yapay bir kanalımız olacak. Bir kaç avantajı olacaktır, eğer daha hızlı geçiş sağlanırsa ticari gemiler burayı tercih edebilir, bunun yanında tankerler boğaz geçişleri sırasında tehlike yaratabiliyorlar, olası bir sorunda en az zararla kapatması açısından yeni bir kanal mantıklı..

    Bu kanalın yapım amacını biraz araştırayım dedim bakalım ne düşünüyor gazeteciler diye de herkes kafadan bir şeyler söylemiş..

    Biri demiş rant var, birileri zengin olacak v.s. Bu hiç mantıklı gelmiyor, çünkü yapılacak işin kapasitesini görürseniz böyle rantların önemsiz olduğunu anlarsınız diye düşünüyorum.. Yani amaç tanıdık-akrabaya rant sağlamak değil bana göre..

    Birileri demiş, istanbul ikiye bölünecek ve batı tarafına yabancılar yerleştirilecek, yabancılara konut satışı arttırılacak ve bir şekilde bölecekler.. Bu da biraz saçma ve hayalperest geldi.

    Birileri de şöyle demiş, amerika'nın karadenizde pek hakimiyeti yok, belli tonaj üstündeki gemileri sokamıyor ve girdikten bir süre sonra çıkmak zorunda.. Yani baya kısıtlamalar var, sadece amerika için değil, montrö anlaşmasına imza atmayan ülkeler için böyle kanunlar.. Kanal istanbul yapılırsa ve montrö anlaşması bu kanal üzerinde geçerli olmazsa (ki öyle görünüyor), amerika'nın işine çok yarayacak gibi duruyor ve okuduğum muhalif yorumlardan en mantıklısı bu geldi bana..

    Karşıt yorum olarak da çok eskiden şöyle bir şey gördüm, yeni köprü yapıldığında köprü daha alçak yapılacak böylece belirli yükseklikteki gemiler geçemeyecek, böylece kanal istanbul'dan geçişi zorlanacak ve böylece kontrol tamamen türkiye'nin elinde olacak. Biraz araştırdım da deniz ile köprü arasındaki yüksekliği yazan bir yer göremedim.. İkinci alternatif de diğer köprülere ikinci bir kat yapılması ama bu pek mantıklı gelmedi.. Ama 3. köprü cidden düşük yapılırsa acaba ne olur?

    Hala tam olarak kanal istanbul'un amacını çözemedim.. Sözde güvenlik v.s. deniyor ama pek sanmıyorum.. amerika olayı mantıklı geldi, karşı taraf görüşüne göre de bazı gemilerin geçişlerini zorlaştırarak kanal istanbul'a sokmak.. 

    Montrönün maalesef bir maddesinde ne olursa olsun 1. maddesindeki hak sonsuz olarak devam edecektir deniyor..

     

     

    Ben pek montrönün bizim avantajımıza olduğunu düşünmüyorum, yani zafer kazanmış bir ülkenin daha fazla hakkı olmalıydı diye düşünüyorum ama adamlar sonsuz süreli bir anlaşma sunmuş ve bizimkiler de kabul etmişler.. En azından 100 yıl falan olsaydı.. O yüzden bu anlaşmanın iptali pek mümkün görünmüyor.. 

    ama merak ettiğim şu, acaba bizimkiler yürek yiyip de 3. köprüyü standart olan 60 metreden daha aşağı yapsalar atıyorum 40 metre, bu durumda ne olur? bir gemi "kazara" çarpar mı ? mantıken böyle düşük bir köprü yapılırsa anlaşmaya karşı durulmuş olmuyor, geçebiliyorsan geç, sonuçta boğaz kapatılmıyor.. 

     

     

     

     


    Ülkesini Seven Her Türk Vatandasi, Ülkesinin Sessiz Istilasi'na karsi durmak zorunda.
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    DevilKingtr
    DevilKingtr's avatar
    Kayıt Tarihi: 19/Mayıs/2010
    Erkek

    hocam 2023 nanesi nedir o zaman ?


    Viski var önlerinde , Ne içen dediler ? ırakı dedim ben https://www.kisa.link/QobI
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    valla hocam 100 esaret bitecek v.s. diyorlar ama hangi anlaşmadır bilmiyorum..Adama soruyorsun hangi anlaşma bu, gizli anlaşmalar diyor :) ulan madem gizli anlaşma sen nasıl biliyorsun, doğru dürüst 2 kitap okumamış gizli anlaşmalar diyor :)

    benim gördüğüm ne montrö de ne lozan da böyle bir şey yok.. hatta birileri de hatay için uydurmuşlar, yok halka sorulacakmış suriye ye mi katılmak istiyorsunuz yoksa türkiye'de mi diye.. bunlar sallamasyon şeyler.. 

    2023 benim anladığım kadarıyla köklü değişiklik olacak bir tarih, tahminimce islami kurallarla yönetilecek bir sisteme geçecek türkiye .. zaten abd de bunu destekliyor.. sonuçta adamlara maşa lazım.. bazılarının da işine geliyor, sonuçta abd izin vermezse öyle kafana göre at koşturamıyorsun.

     


    Ülkesini Seven Her Türk Vatandasi, Ülkesinin Sessiz Istilasi'na karsi durmak zorunda.
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Zork.
    torpedo_XL
    torpedo_XL's avatar
    Kayıt Tarihi: 21/Ağustos/2005
    Erkek
    DevilKingtr bunu yazdı

    hocam 2023 nanesi nedir o zaman ?

    Göt kılı efsanesi onlar.

    2023 yılı Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yıldönümüdür.

     


    Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar. Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar. --Platon, Devlet                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    sRcN
    sRcN's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Ağustos/2009
    Erkek

    Konu Montrö ama 2023 konuları açılmışken bi patlayayım ardından konu hakkında ki görüşlerime geleyim.

    sembollerle yaşayan AKP' nin Türkiye' nin kurtuluşu olarak adlandırdığımız 1923' ün 100.yılında bize yapacağı sürpriz için verdiği tarihtir. Ayrıca şu sürekli 100 yılınıdoldurunca Lozan' da neymiş yenilginin daniskası anasını sikicez Lozan bitince dedikleri Barış Antlaşması adı üszerinde barış antlaşması tarihi, tevellüdü mü olur hiç ? Ben sizinle 100 yıl barış içinde yaşar antlaşma bitince hepinizle küserim, savaşırım mantığı mı ? Ayrıca unutmamak lazım ki Sevr denilen bir illete bu millet baş kaldırdı diye masaya oturulan ve Paris' te imzalanan bir Antlaşmadı Lozan ayrıca bazıları der ki hilafet bu antlaşma yüzünden kaldırıldı o da külliyen bir yalandır ki bu antlaşma 1924 tarihinde yürürlüğe girmiştir ama hilafet 1923 Ağustos' unda kaldırılmıştır. 2023' te çok önemli ama gizli antlaşmalar varmış onların süresi doluyormuş işte o yüzden 2023 vay amq kimsenin haberi yok AKP yandaşlarının haberi var hatta antlaşma imzalanırken başlarını da tutuyorlar mıymış diye sormak isterim her zaman. 

    Lozan bence bir zaferdir tek eksik yani şu otomobil üretip satamıyor oluşumuzdur ki aslında bizde o kadar ileri bir teknoloji var o kadar yüksek eğitim seviyemiz var ki Lozan ve ya herhangi bir antlaşmada geçmeyen Göktürk-2 adını verdiğimiz keşif uydumuzu bile Çin' e fırlatırdık. Aslında fırlatma üssü ile ilgili de bi madde varmış o yüzden biz fırlatamamışız AKPli bazı arkadaşlar öyle diyor. 4 sayfalık antlaşmada da bi türlü biz göremiyoruz zaten bunu.

    Bence 2023 dedikleri yıla kadar bir çok kamu sektörünü özelleştirip yandaş esnaflara peşkeş çekecekler. Tıpkı telekom, şeker fabrikaları, tekel özelleştirmeleri olduğu gibi. Ardından kamu arazilerinde de kamu yararına vakıflara hibe edecekler. Kamu kurumlarında da o çok sevip hastanelere yapmış oldukları otek işletmeciliği mantığını empoze edip kamu kurumlarını da özel sektör haline getirip başlarına 10-20 yıllık sözleşmeli yandaşlar oturtacaklar. Ardından da çıkıp ahanda bu anasını siktik buyrun biz mayamiye gidiyoruz orada jet fadıldan gayrimenkul aldık orada her ay buradan gelen parayı yiyeceğiz diyip gidecekler.

    İşin şakası bir yana TCDD çok kısa bir süre sonra. O kadar hızlı tren projesi, raylarda iyileştirme, marketing yaptık ama biz bu halkı trene bi türlü alıştıramadık kurum zarar ediyor zarar diyip yok paraya yandaşa özelleştirme adı altında peşkeş çekilecek yandaş yenilenen TCDD' nin keyfini sürüp, parasını ayıklayacak bunu da bi kenara not edin. Gerçekleştiğinde belki inanırsınız üstlerde de yazdıklarıma.

     

    Konuya gelecek olursak Montrö hakkında tam donanımlı bilgi sahibi değilim, bu böyle olursa böyle bir maddenin yaptırımı doğabilir falan diyecek potansiyele de sahip biri değilim o yüzden tamamen bir erkek olarak bana lütfedilmiş düz mantığımı kullanarak yorumlayayım.

    Bu ülkene büyük ihaleler ile rantlar sağladı anlatılmaz yaşanır örneğin AIlbayraklar grubuna bir bak isterin neydiler ne oldular ve ne olmaktalar. Bu milletin amına koyacağız denen Mehmet Abi' ye bi bakalım Rizeli bir iş adamı, denizfeneri derneği genel başkanı, 60 milyon dolara bir tv kanalı ve bir gazete satın alan yetmeyip kendine 45 milyon dolara uçak satın alabilecek kadar mütevazi olan **ngiz holding' in sahibidir. Ne hikmetse 2000' li yılların başında daha bir müteahhit olarak çalışırken enerji sektörüne girer ve şu an Türkiye' nin %30' una elektrik satar. Şu an Türkiye' de 6546546 tane şirket faaliyetinin yanında Bulgaristan, KAzakistan, Azerbaycan ve Irak' ta da şirket faaliyetleri devam etmektedir. Yani bu kanalın yapımını üstlenen şirket level atlayacak üstelik yetmeyecek zaten deniz aşırı ticaret yapıp gemicikleri olan Bilal' in şirketine de bu kanalın işletmesi devlet tarafından 387634875. sene verilecektir. Düşünsene gelecek olan rantı. 

    Ayrıca şu köprüyü normalden düşük bir yükseklikte inşaa etme olayı bana çok fantastik geldi çünkü şayet öyle bir hinlik yaparsa direkt olarak Montrö Antlaşmasının işleyişini engellemek, taş koymak olarak adlandırılıp uluslar arası hukuk ile gereken yaptırım sağlanır diye düşünmekteyim. 

    Şu Amerika' nın rahat rahat gezememesi olayı da aslında Türkiye' nin maşa olarak kullanılması ile çok kolay aşılabilecek bir olay. Her zaman olduğu gibi biz sizin arkanızdayız siz bi gidip benim şu faaliyetlerimi el altından karadenizde yürütün dediler de biz mi yapmadık. Bizim işimiz el altından iş yapmak değil mi bknz:mit tırları, oslo görüşmesi v.b. 


    Wordpress - SEO & Digital Marketing
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    @sRcN, yazdıklarının bir kısmına katılıyorum bir kısmına katılmıyorum hocam..

    mesela uydu kısmı.. bir çok ülke farklı yerlerden atıyor uyduları, bunun amacı da uzaya fırlatılabilecek en uygun nokta ile ilgili, sanırım bir üs kazakistan'da var, bir tane çin'de var.. ayrıca bizde uydu rampası yok sanırım ama gerek de yok. eğer türkiye konumu uygun olsaydı fırlatma üssünü kurmak zor değil..

    Ayrıca insanlar çok takip etmiyor ama ben biraz takip ediyorum ve bir arkadaşım da tai-tusaş da çalışıyor, güzel projeleri var, roket-san ın da çok güzel projeleri var, keza tubitak kötüleniyor ama yine yaptıkları güzel projeler var, oturup incelemek lazım.. Bazıları %100 türk ürünü diye tutturuyor ama bana göre %100 olması şart değil.. Bugün hemen hemen her ülkede %100 diye bir ürün yok, hammaddeni dışardan alırsın, ya da işçiliği dışarı verirsin ne bileyim parçalayarak yapmak maliyeti düşürür. Önemli olan yazılım tarafıdır ve bu işin kontrolünün sende olmasıdır. Mesela bizim aldığımız savaş uçaklarının bazı kodları bizle paylaşılmaz, bu da uçağı kafana göre kullanmanı engeller (dost-düşmanı sistemi), mesela yarın nato ülkesiyle savaş yaparsan, savaş uçakların işlevsel olur, çünkü dost uçak olarak görecektir, ama karşı taraf bu işin yazılımına sahipse o zaman kendi lehine değiştirebilir.

    O yüzden kanadı yurtdışında yapılmış tekeri şurdan gelmiş yerine daha önemli noktaya odaklanmak lazım..

    ikinci olaya gelirsek yandaş konusunda haklısın ama konuda yazdığım gibi kanal istanbul olayı yandaşlıktan öte bir şey.. yani bir şehri bölmekten bahsediliyor ve bir çok şeyi değiştirebilecek bir şey uluslararası anlamda, o yüzden pek ihtimal vermiyorum.. Amerika'nın karadenizde ne kadar söz sahibi olmak istediğini bilmiyorum ama bana en mantıklı yorum o geldi. Gerçi şimdilik abd nin o bölgeye bir ihtiyacı yok, ama gelecek için yatırım yapıyorsa olabilir.. 

     

     

     


    Ülkesini Seven Her Türk Vatandasi, Ülkesinin Sessiz Istilasi'na karsi durmak zorunda.
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    sRcN
    sRcN's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Ağustos/2009
    Erkek
    unbalanced bunu yazdı

    @sRcN, yazdıklarının bir kısmına katılıyorum bir kısmına katılmıyorum hocam..

    mesela uydu kısmı.. bir çok ülke farklı yerlerden atıyor uyduları, bunun amacı da uzaya fırlatılabilecek en uygun nokta ile ilgili, sanırım bir üs kazakistan'da var, bir tane çin'de var.. ayrıca bizde uydu rampası yok sanırım ama gerek de yok. eğer türkiye konumu uygun olsaydı fırlatma üssünü kurmak zor değil..

    Ayrıca insanlar çok takip etmiyor ama ben biraz takip ediyorum ve bir arkadaşım da tai-tusaş da çalışıyor, güzel projeleri var, roket-san ın da çok güzel projeleri var, keza tubitak kötüleniyor ama yine yaptıkları güzel projeler var, oturup incelemek lazım.. Bazıları %100 türk ürünü diye tutturuyor ama bana göre %100 olması şart değil.. Bugün hemen hemen her ülkede %100 diye bir ürün yok, hammaddeni dışardan alırsın, ya da işçiliği dışarı verirsin ne bileyim parçalayarak yapmak maliyeti düşürür. Önemli olan yazılım tarafıdır ve bu işin kontrolünün sende olmasıdır. Mesela bizim aldığımız savaş uçaklarının bazı kodları bizle paylaşılmaz, bu da uçağı kafana göre kullanmanı engeller (dost-düşmanı sistemi), mesela yarın nato ülkesiyle savaş yaparsan, savaş uçakların işlevsel olur, çünkü dost uçak olarak görecektir, ama karşı taraf bu işin yazılımına sahipse o zaman kendi lehine değiştirebilir.

    O yüzden kanadı yurtdışında yapılmış tekeri şurdan gelmiş yerine daha önemli noktaya odaklanmak lazım..

    ikinci olaya gelirsek yandaş konusunda haklısın ama konuda yazdığım gibi kanal istanbul olayı yandaşlıktan öte bir şey.. yani bir şehri bölmekten bahsediliyor ve bir çok şeyi değiştirebilecek bir şey uluslararası anlamda, o yüzden pek ihtimal vermiyorum.. Amerika'nın karadenizde ne kadar söz sahibi olmak istediğini bilmiyorum ama bana en mantıklı yorum o geldi. Gerçi şimdilik abd nin o bölgeye bir ihtiyacı yok, ama gelecek için yatırım yapıyorsa olabilir.. 

     

     

     

    %100 yerli malı diye bir şey zaten mümkün olamaz bu konu da bende hem fikirim ki otomobil devi japonya da amerika da araçlarında Alman markası olan Bosch sensörler kullanmakta %100 diye birşey yok. Fırlatma üssü olayı da öylesine yazılmış bir şeydi. Yazılımsal kısım konusunda haklısın ama ülkemizde devlet pardusun önünü kesmedi mi şu an bakanlık verdiğimiz binali abi çıkıp teknolojiyi kullanın nasıl çalıştığına bakmayın kafayı yersiniz diyip cloud ile torrenti karıştırmadı mı? Madem yetkin değilsin böyle bi konuya ne diye orada açıklama yaparsın be muhterem ya da yaptın ertesi günü çıkıp neden bu milletten özür dilemezsin. Yani benim fırlatma üssü olarak koyduğum noktaya sen işletim sistemi koy, silah koy, nükleer teknoloji koy. Koy oğlu koy yani anlatmaya çalıştığım mantık biz bunu kullanmayı iyi bilelim, on numara operatör olsun bizden yapan yapmış zaten neden muadilini yapalım Amerika kıtasını neden yeniden keşfetmeye kalkalım ya da neden illa fili sikicez diye uğaraşlım ki mantığı.

    Tubitak konusuna gelince de ben beğenmiyorum abi bilim yuvasını siyasileştirmeyi, dinselleştirmeyi ayrıcabilimin dini olmaz, olmamalı da ama biz bilim enstütülerine bulduklarını kuran ile doğrulamaya çalışan kuran böyle yazıyorsa budur ötesi yok diyen abiler getirmeye özen gösteriyoruz ki en fazla ödeneği bu ülkede Diyanet' in aldığını unutmamak lazım gönül ister ki o tüm ödenek MEB'e labaratuar, Tubitak' a arge ödeneği olarak yapılsın ama ne yazık ki dinimiz olmadan yaşayamayız bilimsel, ilimden, irfandan önce bize din lazım. TAI' de benimde çalışan bir arkadaşım var o da aynı şekilde umut verici konuluyor umarım olur, umarım gerçekleşir.

    Ayrıca kanalistanbul denilen proje ile ben yaptım, yaptım oldu egosundan başka bir şey olduğunu düşünmüyorum. Öncelikle kendini efsaneleştirecek ardından da yapılan işim hem yapımı hem işletmesi ile de yandaşlarını yüceltecek başka da bir şey olmayacak. 


    Wordpress - SEO & Digital Marketing
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    heyecanını, endişeni anlıyorum ve yine kısmen katılıyorum hocam :)

    ilk olarak bizdeki eksik; işi ehline vermemek. Maalesef işin işine siyasi çıkar girince böyle oluyor.. Bunun çözümü partiler ötesi bir şey. Zaten bu tarz şeylerden dolayı parti ve particiliğe karşıyım ve herhangi bir parti ya da örgüt desteklemem, çünkü hepsinde böyle bir mantık var. Emanetin ehline teslimi benim inancıma göre bir şarttır. Ancak siyasetin olduğu yerde çekişme olur ve böyle şeylerin olması normaldir..

    İkinci olarak diyanet cumhuriyet ilan edildikten sonra kurulmuştur hocam, maksat devlet dini kontrol altına almak istemesiydi nitekim de öyle oldu. Şimdi kalkıp da bugünkü diyaneti suçlamak olmaz, yapacaksan kökene gitmen lazım :) Aslına bakarsan da diyaneti destekleyen para tahsil edilsin diyen yok, zamanında ellerindeki vakıflara el konuldu, geri verilsin vakfiyeler, diyanetin devletin parasına ihtiyacı yok zaten, halk yeteri kadar destekler..

    Ayrıca isviçre gibi "bilimin" yüksek olduğu bir yerde zorunlu din vergisi vardır. Herkesin maaşından %2 den fazla kesilir :) Kendini ateist ya da farklı din mensubu olarak kayıt ettirirsen kesmezler paranı, yahudi isen yahudiler %35 alıyorlar diye duydum. Ben kaydolurken müslümanım dedim , islam, isviçre'de resmi din olmadığı için no religion olarak kayıt ettiler beni ama buna rağmen benden hala kilise vergisi alınıyor..

    https://en.wikipedia.org/wiki/Church_tax

    ayrıca buradan bakabilirsin diğer ülkelerin insanlarından maaşlarından giden vergilere.. Yani türkiye'ye özgü bir şey değil.. Mesela isviçre'de adamın brüt maaşı 10 bin frank ise, aylık 230 frank (tl ile yaklaşık 650 tl) kiliseye vergi verir. :) 

     

    bana göre en mantıklısı diyaneti kapatıp, bu işi vakıflara devretmek ve zamanında devletin el koyduğu vakfiyeleri geri iade etmek, o zaman da devletin vermesine gerek kalmaz..

    tubitak konusunda katılıyorum ama yine de güzel işler yapıyorlar. Şuan çok torpil dönüyor biliyorum, dediğim gibi iş ehline verilmediği için böyle şeylerin olması normal. Pardus güzel bir projeydi ama ben bizim halkın zaten destekleyeceğini sanmıyorum. Bugün devlet destekli bir arama motoru yapılsa kaç kişi kullanır google u bırakıp? biraz zor gibi ama her ne olursa olsun bu tarz projelerin olması taraftarıyım.

    Ayrıca devletten her şeyi de beklememek lazım. Bir sürü üniversitemiz var değil mi? Mesela ben çek cumhuriyetinde okurken oradaki kiosk bilgisayarların hepsine istinasız ubuntu kuruluydu, türkiyedeki ünivlerde de bu yapılabilir değil mi? Ancak biz 20 yıl önce microsoft un tuzağına düştük ve ona alıştırıldık.. Şimdi öyle kolay kolay atılamıyor bünyeden :) 

     

     

     

     

     

     

     

    unbalanced tarafından 07/Ara/15 04:59 tarihinde düzenlenmiştir

    Ülkesini Seven Her Türk Vatandasi, Ülkesinin Sessiz Istilasi'na karsi durmak zorunda.
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    sRcN
    sRcN's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Ağustos/2009
    Erkek
    unbalanced bunu yazdı

    heyecanını, endişeni anlıyorum ve yine kısmen katılıyorum hocam :)

    ilk olarak bizdeki eksik; işi ehline vermemek. Maalesef işin işine siyasi çıkar girince böyle oluyor.. Bunun çözümü partiler ötesi bir şey. Zaten bu tarz şeylerden dolayı parti ve particiliğe karşıyım ve herhangi bir parti ya da örgüt desteklemem, çünkü hepsinde böyle bir mantık var. Emanetin ehline teslimi benim inancıma göre bir şarttır. Ancak siyasetin olduğu yerde çekişme olur ve böyle şeylerin olması normaldir..

    İkinci olarak diyanet cumhuriyet ilan edildikten sonra kurulmuştur hocam, maksat devlet dini kontrol altına almak istemesiydi nitekim de öyle oldu. Şimdi kalkıp da bugünkü diyaneti suçlamak olmaz, yapacaksan kökene gitmen lazım :) Aslına bakarsan da diyaneti destekleyen para tahsil edilsin diyen yok, zamanında ellerindeki vakıflara el konuldu, geri verilsin vakfiyeler, diyanetin devletin parasına ihtiyacı yok zaten, halk yeteri kadar destekler..

    Ayrıca isviçre gibi "bilimin" yüksek olduğu bir yerde zorunlu din vergisi vardır. Herkesin maaşından %2 den fazla kesilir :) Kendini ateist ya da farklı din mensubu olarak kayıt ettirirsen kesmezler paranı, yahudi isen yahudiler %35 alıyorlar diye duydum. Ben kaydolurken müslümanım dedim , islam, isviçre'de resmi din olmadığı için no religion olarak kayıt ettiler beni ama buna rağmen benden hala kilise vergisi alınıyor..

    https://en.wikipedia.org/wiki/Church_tax

    ayrıca buradan bakabilirsin diğer ülkelerin insanlarından maaşlarından giden vergilere.. Yani türkiye'ye özgü bir şey değil.. Mesela isviçre'de adamın brüt maaşı 10 bin frank ise, aylık 230 frank (tl ile yaklaşık 650 tl) kiliseye vergi verir. :) 

     

    bana göre en mantıklısı diyaneti kapatıp, bu işi vakıflara devretmek ve zamanında devletin el koyduğu vakfiyeleri geri iade etmek, o zaman da devletin vermesine gerek kalmaz..

    tubitak konusunda katılıyorum ama yine de güzel işler yapıyorlar. Şuan çok torpil dönüyor biliyorum, dediğim gibi iş ehline verilmediği için böyle şeylerin olması normal. Pardus güzel bir projeydi ama ben bizim halkın zaten destekleyeceğini sanmıyorum. Bugün devlet destekli bir arama motoru yapılsa kaç kişi kullanır google u bırakıp? biraz zor gibi ama her ne olursa olsun bu tarz projelerin olması taraftarıyım.

    Ayrıca devletten her şeyi de beklememek lazım. Bir sürü üniversitemiz var değil mi? Mesela ben çek cumhuriyetinde okurken oradaki kiosk bilgisayarların hepsine istinasız ubuntu kuruluydu, türkiyedeki ünivlerde de bu yapılabilir değil mi? Ancak biz 20 yıl önce microsoft un tuzağına düştük ve ona alıştırıldık.. Şimdi öyle kolay kolay atılamıyor bünyeden :)  

    Siyasetin içinde doğdum ve büyüdüm ailemden dolayı. Evimizde 7/24 siyaset konuşulur, iktidar hesapları yapılır "şu ilden şu kadar gelir ama ilçesi sıkıntılı gidip ilçeye çalışalım denilip 1 hafta o ilçede yaşanılırdı" bu arada dini kullanan ya da azınlığı falan temsil eden bir siyasi görüş değil. Ancak ben sosyal devlet anlayışına inanıp, sosyal devlet politikası olan bir parti olmamasından dolayı herhangi bir görüş ile kendimi bağdaştıramadığım bunun sebebiyle Türkiye' de herhangi bir parti, kurum ya da topluluk üyesi ya da taraftarı olmayan biriyim. Bende seni çok iyi anlıyorum diyanetin ile de dinin devlet tarafından baskılanması için kurulduğunun bilincindeyim. Vergi konusunda ise evet haklısın bir ödeneği mutlaka olmalı bunun adı diyanet v.b. vergisi olmalı ancak sen benzinden aldığın kdvyi, otomobilden aldığın ötvyi bi şekilde diyanete verirsen bu iş içinden çıkılmaz hal alır. Vergi sisteminin en güzeli şu şekilde olması taraftarıyım akaryakıt, köprü ve otoban kullanımı için alınan vergiler aynı oranda otoban, köprü için harcanmalı sigara, alkol için alınan vergiler yeşilay, sağlık bakanlığı için harcanmalı, tv ve telefon, telsiz gibi iletişim vergisi aldığımız vergiler de aynı oranda iletişim teknolojileri için harcanmalı. Telefondan al benzinden al diyanete ver etik bir yönetiliş değil ki. Diyanete hem kepçe ile verip hemde cami önlerinde hala camiinin halısı yok bi halı alıcaz hadi pamuk eller cebe mantığının önüne geçilmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Ayrıca vakfiyelerin önü açılmış olsaydı şu an 4786587345 tarikat, 43897593475 şeyh, 87326478324 tane de yatır vardı. Bunlar yasaklanmış olmasına rağmen var ve rahat rahat at koşturuyorlar düşün yaptırımın olmadığı, kontrolün olmadığı bir Türkiye' yi. Bizim huyumuzdur elimizi attığımız şeyin bokunu çıkarana kadar kullanırız. Din de bunlardan biri kullandıkça kullanırız bişey diyen ya da eleştiren olduğu zaman da ateist, putperest falan diye yaftalar toplumun kınamasını sağlarız. O yüzden devlet kontrolünde olması en mantıklısı sadecekendini döndürecek kadar ödenek sağlansa ve camii önlerinde ki hadi bi el atın avize alıcaz olayları bitirilse yeterli olacak. Yakında ülke olarak diyanet bakanlığından borç isteyecek duruma geleceğiz o kadar :)

    Ayrıca 20 yıl önce kandırıldık Microsoft tarafından sıkıntı değil 11 yıl boyunca ne olduğu belli olmayan (ki terör örgütüymüş sonradan öğrendik ) kişiler tarafından kandırılıp of ulan bunca yıldır kandırıldık, zararın neresinden dönersek kardır diyip dönmedi mi mevcut hükumetimiz. Sadece tek eksik kabine diye nitelendirilip hepimizin temsil edildiği yer olan TBMM' de hala dinazorların yaşıyor, teknoloji ile yakından uzaktan alakası olmayan insanların o koltuklarda oturması ve bu insanların üretici değil biz tüketici olalım kimsryi karşımıza almayalım, ne gerek var taşı icat etmeye şimdi karşı kabile gelip ağzımıza acı biber sürer aman Allah muhafaza söylemlerinin esiri olmuş bir mantıkta temsil edilmemiz. Çok zordeğil halbuki dediğin gibi windows ile neredeyse birebir olan bir Ubuntu' yu Mint' i havaalanlarına, üniveristeler, lise ve ilköğretimlerin bilgisayar laboratuvarlarına kurmak. İşimize gelmiyor çünkü zamanında söz verdik Bill amcaya üstüne bide çalışan düzen ne gerek var şimdi icat çıkarmaya bozulursa hepsi o zaman düşünürüz hem. 

    Torpil olayı ise başlı başına Türkiye' de araştırılması, tartışılması gereken bir Sosyolojik olsu Sosyologlar bile işin içinden çıkmayacakları için el atmıyorlar bu olaya. Bu ülkede aranılan pozisyona ne kadar yetkin ve hakim olursan ol, hatta o iş senin için yaratılmış olsun abin, amcan, dayın falan yoksa vekil, bakan, ABİ sen işsiz kalır zorla asimile edilirsin.


    Wordpress - SEO & Digital Marketing
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Olgunisik
    Olgunisik's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Ocak/2010
    Erkek

    Rant için. 

    Kanal istanbul büyük ve pahalı bir iş, rant ı masrafını karşılamaz ama masrafı devlet yapacak rantı yandaş. Rant sahipleri için masraf yok. 

  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ozgunlu
    ozgunlu's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 11/Kasım/2011
    Erkek

    Keşke dediklerin gibi olsa, ama emin ol en ufak alakası yok. 

    Dönen torpillere, rantlara gözümle tanık oldukça bunların hepsinin rant için yapılacağına inanmak çok zor bir hal almıyor.

    Bu ülkede halk sığır, devlet ve etrafındakiler de onları (bizi) sağıyor. Yani kısacası sömürge ülkesiyiz ama kendi devletimiz tarafından sömürülen.

    En basitin şu bile düşünülmüştür, boğazın yanındaki yalılar doldu, inşaat yapacak alan yok. Böyle bir alan yaratılarak inşaat firmaları ve tepedekilerin ceplerine inanılmaz paralar girebilir.

    Senin dediğin köprünün alçaltılması, kanalın montrönün dışında tutulması; biz hiçbir zaman o kadar güçlü olmadık. En fazla alternatif yol olacak ve yeni inşaatlar için oradaki arsaların değerleri artacaktır.

    Henüz bakmadım ama tam olarak nereye yapılacağına, ve nerelerden geçeceğine bakarsan, anlarsın ne için yapıldığını.. Hatta o güzergahtaki arsaların sahiplerine de bakmak lazım..

     

     

    ozgunlu tarafından 07/Ara/15 10:17 tarihinde düzenlenmiştir

    Hello, i am nothing. I come from Neverland.
Toplam Hit: 3220 Toplam Mesaj: 28
kanal istanbul montrö montreux