Kanal İstanbul Projesi Hakkında
-
hocalar bunun türkçesi yok mu..
https://treaties.un.org/doc/Publication/UNTS/LON/Volume%20173/v173.pdf
-
100 yıllık muhabbetide "gizli" diye savunup geydiren AKP ve Yandaşları; evet haklısınız birden böyle bişi ortaya atıldı ve inandı adamlar madde gizli olduğu için hiç bir belgede geçmediğini iddia edeceklerdir herzaman. bir kaç arkadaşımın bunn yüzünden azına sıçtım kalkıp gelip allahtan biride yazmamış madenlerimizi bile çıkaramıyomuşuz onun yüzünden diye. allah razı olsun. TUBİTAK ve bunun gibi kurumları adamlar boşalttılar, derken Ergenekon davasında adamların ısrarla böle değil deyip siyasilerin işine geldiği gibi rapor vermemesi orda bulunan başkanı dahil bir çok kişinin işine mal oldu ve anında asker-polis de dahil nasıl yağıldıysa bu kurumlarda yandaşlarla doldu. evet güzel projeleri vardır ama bir o kadarıda boşa gitmiştir. admalar Kurbaaalı derenin suyu içilir diye rapor veriyor (tabi ayrıntısıda var) gerisini kendin düşün. istanbulda yaşamıosan bu konuda heleki yorum yapmayın gençler ianın varya o kadıköy ün kokusu adamı tiksindiricek boyutlara ulaşıyor resmen!!! GERİ DÖNÜŞÜM işi sakat bu gibi konularda belediyecilik gelişmiş olmalıki dereden giden bok suları boğaza değil farklı bir kanala aktarılıp işlnmeli!
-
@retret, hocam belki ilk zamanlar böyle bir şey kabul edilebilirdi ama şuan böyle olması mantıksız. Eskiden belki gemiler bu kadar yaygın değildi, ticaret böyle geniş değildi ama şuan görüyorsun ortalığı.. Bu anlaşma türkiye lehine olsaydı, ilk maddenin sınırsız süre değil de türkiye'nin inisiyatifine bırakılması lazımdı. Dediğim gibi kimse kimsenin geleceğine ipotek koyamaz. Bu adamların yaptığı şey türkiye'nin geleceğine ipotek koymak oldu. O an belki savaş ortamında bu tarz bir anlaşma bizim lehimize gözükse de bugün o anlaşmayı aleyhte olarak görüyorum. Akıl edip geleceği düşüneceklerdi, şimdi onların akılsızlıkları yüzünden bu anlaşma sonsuza kadar devam edecek.. Bunun savunurulur bir tarafı yok günümüz için.. Koy 100 yıllık tahattüt anlarım ama sınırsız süre ne ya, akıl mantık almıyor.
Bu proje ciddi anlamda türkiye'ye katkısı olabilecek bir proje eğer masum ya da türkiye çıkarlarına yönelik bir proje ise (ancak pek güvenemiyor insan yine akıllarda soru işaretleri..) Doğanın etkilenmesi ve bahsettiğin sorunların elbette bir çözümü vardır hocam, isteyen insan ciddi ciddi bunu işinin ehline verir, gerekli düzenlemeler yapılır, şartlar sağlanır ve yapılabilir. Bu tarz bir kanal turizme de büyük katkı sağlar diye düşünüyorum.
@RockZs, güzel düşünmüşsün hocam, ama kanal açmanın ne gibi etkileri olabilir bunları iyi tartıp biçmek lazım :)
@ozgunlu, bu bizim anayasamız değil hocam öyle istediğimiz maddeyi değiştirelim :) anlaşmaya imza atan ülkeler belli (yugoslavya piyasada yok şuan), bunlarla birlikte değiştirebilirsin yani onların imzalaması gerek, türkiye gerekli durumlarda kontroller yapabilir ama bu kanun değişikliğine sebep olmaz. Tüm maddeleri okumadım ama türkiye'nin tek taraflı kanun değiştirme hakkı yok diye düşünüyorum. Ama sanırım feshedilme olayı var. Bu durumda olsa bile 1. madde yürürlükte olacağı için ve o madde de daha önce yazdığım gibi diğer maddeler desteklendiği için feshetmek teorik olarak pek mümkün görünmüyor. Bunu daha çok hukukçular tartışmalı..
@THT2005, sanmıyorum hocam hepsinin türkçe'si olacağını. konuda sadece montrö anlaşmasının linkini verdim. diğer anlaşmaları belki ayrı ayrı bulabilirsin, çünkü bazı anlaşmalar ingilizce, bazıları fransızca bazıları da almanca olarak yapılmış..
-
ArmadA bunu yazdı
100 yıllık muhabbetide "gizli" diye savunup geydiren AKP ve Yandaşları; evet haklısınız birden böyle bişi ortaya atıldı ve inandı adamlar madde gizli olduğu için hiç bir belgede geçmediğini iddia edeceklerdir herzaman. bir kaç arkadaşımın bunn yüzünden azına sıçtım kalkıp gelip allahtan biride yazmamış madenlerimizi bile çıkaramıyomuşuz onun yüzünden diye. allah razı olsun. TUBİTAK ve bunun gibi kurumları adamlar boşalttılar, derken Ergenekon davasında adamların ısrarla böle değil deyip siyasilerin işine geldiği gibi rapor vermemesi orda bulunan başkanı dahil bir çok kişinin işine mal oldu ve anında asker-polis de dahil nasıl yağıldıysa bu kurumlarda yandaşlarla doldu. evet güzel projeleri vardır ama bir o kadarıda boşa gitmiştir. admalar Kurbaaalı derenin suyu içilir diye rapor veriyor (tabi ayrıntısıda var) gerisini kendin düşün. istanbulda yaşamıosan bu konuda heleki yorum yapmayın gençler ianın varya o kadıköy ün kokusu adamı tiksindiricek boyutlara ulaşıyor resmen!!! GERİ DÖNÜŞÜM işi sakat bu gibi konularda belediyecilik gelişmiş olmalıki dereden giden bok suları boğaza değil farklı bir kanala aktarılıp işlnmeli!
sanırım kendimi tam ifade edemedim hocam, rant olabilir ve büyük ihtimalle olacaktır da, bunun hükümetle ilgisi yok, siyasi hareketlerde böyledir hocam, ben seni desteklerim sen beni desteklersin.. Ama benim söylediğim şey, bu kanalın yapılış amacı böyle rant olamaz. Birileri villa alsın diye istanbul'u bölelim gibi bir mantığa vatan hainleri bile düşünmez. O yüzden bunun altında farklı sebepler olmalı ve bunlar uluslararası şeyler gibi geliyor bana. Ya amerika istedi, ya rusya ya karşı bir şey v.s. v.s. bu tarz şeyler. Yoksa biri villa almış biri bilmem kaç milyon tl kendine aktarmış bunlar bu proje yanında çocuk oyuncağı kalıyor.
Konuyu takip ediyorsan, ortada sınırsız bir anlaşma var, sen bu kanalı yaparak bu anlaşmayı delmeye mi çalışıyorsun, alternatif mi geliştiriyorsun bence amaç bunlarla ilgili, yoksa hiç ihtimal vermiyorum şunlar bunlar daha çok zengin olsunlar diye böyle bir proje düşünülsün.
Kısacası amaç birilerini zengin etmek değil başka bir şey, ama dediğin şey muhtemelen olacak bir şey ama benim sorduğum, irdelediğim farklı bir şey. Bu rant olayı çok masumca kalıyor düşündüklerimin yanında
Tubitak olayına gelince, biliyorum hocam ben tubitakı, yakından takip ediyorum. Liseye giderken yaz stajı için tubitak a başvurmuştum :) güvenlikçi demişti bana "burada çalışanlar staj yapanlar bilmem nerelerde okumuş adamlar, bak 100 metre ilerde çuval fabrikası var, sen oraya başvur demişti", ben de bekle beni 5 sene sonra geleceğim demiştim :) 5 sene değil ama daha sonra gittim içeri de iş başvurusu için değil :)
şimdi torpille giriliyor genel itibariyle, tubitakta çalışan bir tanıdık var onla konuşmuştum iş ile ilgili de, adam da korkuyordu beni gönderecekler muhalifim diye :)
Ama kurumu %100 karalamak doğru değil, yanlışları da doğruları da var.. Senin dediğin o dereden de haberim var. Tam detayları bilmiyorum ama sanırım dışardan "bilirkişi" tutmuş olabilirler. Bu işlerde maalesef rüşvet dönüyor başka şeyler dönüyor, dönüyor da dönüyor. Bunu inkar etmeye gerek yok, merak eden gidip deredeki suyu içebilir :)
-
Hocam metnin aslını okumak elbetteki çok daha faydalı olacaktır ama fransızcam olmadığı için birşey diyemiyorum.
http://sam.baskent.edu.tr/belge/Montro_TR.pdf adresinden okumuştum daha önce ve az önce tekrar okudum baştan sona , evet dediğiniz gibi 1. madde de hangi gemiler olduğundan bahsedilmiyor ve fransız kelimelerin kökleri nedir yada anlam olarak ne ifade ediyor bilemediğim için net birşey diyemiyorum :S Bununla beraber verdiğim linkteki türkçe çevirisinde " Bagıtlı Yüksek Taraflar, Boğazlar'da denizden geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesini kabul ederler ve doğrularlar. " yazıyor. Ucu açık bir ifade metni oluyor fakat denizden geçiş ve gidiş-geliş(ulaşım) bölümünde ulaşım özgürlüğü kanunlarda (Ülkemizdeki kanunlarda ) seyahat özgürlüğü anlamında kullanılıyor. gidiş-gelişten önceki ve bağlacı ve geçiş kısmı ise muğlak birşey. Sanırım burada da güçlü devletler nasıl yorumlarsa öyle olur gibi bir sonuç çıkar..
1. maddeden dolayı sözleşme fesh olunsa bile diğer ilgili maddelerinde geçerli olacağını söylemişsiniz hocam döngülere benzetmişsiniz. Sözleşmenin feshi de break gibidir bence o zaman döngünün dışına atar sizi fakat elimizde sap gibi bir madde kalır 1. madde. Doğal olarak taraflar sözleşmenin yenilenmesi yoluna giderler bu durumda. Çünkü 1.madde çok genel bir açıklamada bulunmuş ve detayları tekrar belirlenmek zorunda kalınır. Karadenize kıyısı olan ülkelerin elbetteki geçiş özgürlüğü olması gerekiyor hukuki olarak. Mesela hukukumuzda anayola çıkışı olmayan bir arsanız varsa anayola sizi ulaştıracak en yakın tarla sahibinden yola ulaşımını sağlayacak geçiş isteme ve alma hakkınız vardır. Aynı bunun gibi kıyıdaş ülkelerin hepsinin geçiş özgürlüğü olması gerekir ona katılıyorum ama geçiş şartlarının belirlenmesi asıl önemli konu. Yoksa benim canım sıkıldı sen geç sen geçme demek (Yeterince güçlü bir ülke olmadığımız için..) zaten olmaz.
edit. yazım hatası
coder2 tarafından 07/Ara/15 17:58 tarihinde düzenlenmiştir -
türkçe çevirideki ulaşımdan kasıt olarak gezme olarak anlayamazsın hocam, o yüzden zaten passage ve navigation kelimelerini açıkladım ve passage kelimesinin daha önce kullanılan yerlerini gösterdim. Şimdi dışarı çıkmam lazım ama istersen navigation a da bakabilirm hangi anlamlarda kullanıldığına göre.
İkinci paragrafında anlaşmayı tamamen bozar mı bozmaz mı bilgim yok, dediğin de olabilir olmayabilir de. Hukukçular varsa böyle tezatlarda ne yapılır söylerlerse iyi olur, dediğin gibi yeni anlaşma da olabilir ama bunlar o kadar kolay şeyler değil, sonuçta uluslararası bir konu bu ve bunun çözümü de kolay olmayacaktır. Bazılarının dediği gibi birilerinin rantı için hazırlanan proje olduğunu hiç düşünmüyorum. O arkadaşlar maalesef siyasi bakıyorlar.. Dediklerinde haklılar tabi rant olacaktır ama sebep bu değil, bunu görmek için de olaya siyasetüstü bakmak gerekir diye düşünüyorum.
-
torpedo_XL bunu yazdıDevilKingtr bunu yazdı
hocam 2023 nanesi nedir o zaman ?
Göt kılı efsanesi onlar.
2023 yılı Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yıldönümüdür.
Hay sen çok yaşa! Abi seni kasdetmiyorum ama bir daha 2023 diyen görürseniz direkt ağzına s*çın!
Caliber tarafından 07/Ara/15 20:02 tarihinde düzenlenmiştir
