Kılıç İstiyorum
-
öhö öhö...
-
fastottoman bunu yazdı:
-----------------------------
öhö öhö...
-----------------------------Abi tesgahın önünde durup kapatma :| Gel arkaya çay içelim :P
-
bende alıcam ama şimdi değil :D bir tane buldum netten 250 ytl ama manyak bişey.
-
kılıcı napacaksınız ki? :):)
alemsiniz vallahi :D
geçen istanbul ziyaretimde topkapıyı gezdim dolaştım, osmanlı kılıçları falan hayran kaldım. Hele aralarında bir tane vardı ki öpüp başa konası tam, fatihin kılıcı.
Yatağanlar da başka tabi. Bide şövalyelerin kullandığı öküzümsü modeller varki adamlar demekki kullanamamış, ilerde topkapı müze olursa gelen çoluk çocuğa kapak yaparız diye saklamış ecdad..
-
Bende ok almayı düşünüyordum.Bizim burda satılıyordu bir ara
Ama sonradan hevesim geçti almadım.
-
DJ_Alper bunu yazdı:
-----------------------------
Juba bunu yazdı:
-----------------------------Yatağan kılıçları var osmanlıda kullanılan

en sevdiğim kılıç türlerinden biridir ama satan yer bilmiyorum
-----------------------------
Bunlar yeniçerilerin kılıçları sanırsam
-----------------------------
En çok yeniçeriler kullanmıştır bildiğim kadarıyla. Bunun yanı sıra palada kullanmışlardır. Karizma kılıç ama yatağan -
ultrAsker bunu yazdı:
-----------------------------
ekmek keser öyle demeyin
-----------------------------zuhahaa :D
-
Yatağan Kılıçları
Yatağan, Osmanlı döneminde yaygın olarak 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar kullanılmış meşhur ve etkili bir tür kılıç. Yabancılar arasında Türk Kılıcı, halk arasında Kulaklı olarak da bilinir. Kılıcın ağırlık merkezi, kılıç yapımında Türk eğrisi olarak bilinen açısı ve ideal vuruş şekli diğer kılıçlardan farklı olduğu için kullanımı zordur. Ama iyi kullanan birinin elinde tahrip ve keski gücü, çağdaşı kılıçlardan çok yüksektir.
Yatağanlar, herhangi bir kılıcın savunma ve saldırı görevini yapmakla beraber biçim, yapı ve ölçü yönünden birçok farklılık taşır. Beyaz veya siyah kemik, fildişi, ahşap ya da boynuzdan yapılan kabzanın baş kısmı iki geniş kulak şeklinde sağa ve sola ayrılır. Bunlar yatağanın hamle sırasında elden çıkmasını önledikleri gibi silaha ayrı bir estetik görünüm verir. Bu görünüm nedeniyle halk arasında Kulaklı diye adlandırılır.
Namlunun eğimine paralel eğim yapan kabza başı hafifçe içeri kıvrılarak tutulduğunda eli kavrayan bir tırnak meydana getirir. Bir Y harfi meydana getiren kabza enli ve kalın bir metal bilezik altında namlu ile birleşir, namlu kabza içinde baş kısma kadar uzanırdı. Yatağanlarda namlu bildik kılıçlara göre daha kısa olur ve onların aksine iç bükey kenar keskin, dış bükey kenar düz olurdu. Dışbükey kenarda genellikle demir, keskin olan iç kenarda ise çelik kullanılırdı. En önemli özelliği, palalarda olduğu gibi eğimin uzun olan kenarının değil aşağı bakan ters kısmının keskin olmasıdır.
Osmanlı zamanında yeniçerilerin, piyadelerin ve leventlerin kullandığı bir silah olan yatağan kını içerisinde belde, kuşağa veya silahlığa sokulmuş olarak taşınırdı. Boyları 60-80 cm. arasındadır. Yatağanlar ve yatağan kınları üzerinde de kılıçlarda olduğu gibi çeşitli bitkisel geometrik motifli süslemeler yapılmış, kartuşlar içerisinde kitabelere yer verilmiştir. Süslemede daha ziyade gümüş, altın ve kıymetli taşlar kullanılmıştır. Yatağan'da motifler ve yazılar bazen bir şiir bazen bir özlü söz olmakla beraber çoğunlukla ayetler, kılıcın sahibinin ismi, dualar ve kılıcı yapan ustanın mührü ile yapım tarihi görülmektedir. Dua olarak genellikle Ya Muhammed kıl şefaat yazıldıktan sonra kılıç sahibinin ismi geçerdi. Üzerlerinde çoğunlukla kan oluğu da bulunurdu. Yatağanın ağzının çok keskin olmasından dolayı zamanla bir kullanım kültürü gelişmiştir. Örneğin yatağan sahibi, karşısındaki kişi zayıf ise yatağanın keskin ağzı ile değil de kesmeyen sırtı ile müdahale ederdi.
Yatağann namlu motifleri kılıcın üzerine işlenirken genellikle iki yöntem kullanılırdı: İlk yöntemde, kakma sanatıyla motifler yapıldıktan sonra oluşan boşluklar erimiş altın veya gümüşle doldurulur, son olarak yüzey taşlanarak düzgünleştirilirdi. Ancak bu yönteme az rastlanılır, motifler genellikle gümüş olduğundan ikinci yöntem uygulanırdı. Bu yöntemde istenilen motifin şekli ince bir gümüş tele verildikten sonra kılıcın üzerine işlenirdi.
Alıntıdır.
