

Nükleer Enerji Teknolojisi İle İlgili Ne Düşünüyorsunuz?
-
nükleer gelsede kışın saatlerce jakuzide kalsak
-
CyberAngel bunu yazdı:
-----------------------------
DJ_Alper bunu yazdı:
-----------------------------sen evinde aylık 20-30 liraya sınırsız elektirik kullanmak istemezmisin tek fiyata nükleerin gideri olmadıkça tek fiyattan satışda yapılabilir hem devlet daha fazla kar elde eder (gerçi özelleşti :)
-----------------------------Adsl'de düşecek mi ? (: hocam doğalgaz olayına bende karşıyım.Güneyde yaşıyoruz ve tayyiip emmi buraya boruyu döşedi (: Bir yandan üstünde "başbakanlıktan" yazan kömür torbaları dağıtılırken bir yandan da doğal gaz borularını döşedi bize.Böyle sıcak bir memlekette doğal gazı biz ne edek ? Hemde yabancıdan alıyoruz.Avrupanın rusya karşısındaki enerji acizliğini görmüşken ne gerek vardı doğal gaza.Bizim zenginliğimiz kömür, kömür ile ısınmak hem devletimizi hemde bizi zengin eder.
Ben karşı değilim ki hocam.taraftarı da değilim.Ama bizim memlekete yapılmasına karşı çıkarım!
-----------------------------hoca nükleer enerji kol gibi olan cari açığı kapatır
-
IRET bunu yazdı:
-----------------------------
Nükleer enerji dünyadaki en pahalı enerjidir :) nükleer atık kurtulması en zor ve en riskli çöptür, nükleer santral savaş durumunda yüzlerce atom bombasından daha tehlikelidir sadece santrali vurarak koca bir bölgeyi, 45 yıllık iki nesli çökertebilirler
Sadece rüzgâr ve dalga hareketlerinden sağlanan enerji ile dünya nüfusunun elektrik ihtiyacı tamamen karşılanabilir, gerçekten nükleer enerjiye ihtiyaç duyan ülkeler; yüzölçümü çok küçük, engebesiz ülkelerdir; bunun dışında kalan her şey politiktir; Enerji güçtür, gücü elde tutmanın yolu enerjiyi topluca yönetmekten geçer ve bu sadece santraller aracılığıyla sağlanabilir.
Konuya Fransız olanlara rüzgâr türbinlerinin 1mw ye kadar elektrik üretebildiğini, ve Türkiyede 1mw lik yaklaşık 200 000 türbin kurulabileceğini, bunların ülke geneline yayıldığında elektrik nakil maliyetlerini ve kayıplarını çok ciddi oranda düşüreceğini, stratejik olarak savaş durumunda çevreye hiç bir zararlarının olmadığını ve nakil hatlarının dağınıklığından dolayı bir bölgede vurulacak nakit hatları veya tesislerin bütün bir şehir veya bütün bir ülkeyi etkilemeyeceğini, bu enerjinin elde edilmesinde de dağıtımında da çevreye hiç bir zararının olmadığını, ortaya herhangi bir atık çıkmadığını da hatırlatalım, sonra herşeyi unutalım.
-----------------------------+1
Olası bir patlamada nükleer nükleer diye kendini paralayanlar en önde kaçacaklar.
-
arkadaşlar bilmem farkındamısınız ama nükleer hiç te ucuz değil...
1.kurulumu pahalı
2.ömrü kısa(30-35 yıl)
3.fay hattının 2 km.yakınına kurulacak (mersin akkuyu)
4.ömrü dolunca kaldırılmak zorunda, kaldırılması kurulumundan daha pahalı
5.atıklarının ne yapılacağı bilinmiyor...çelik devasa kasalarla toprak altına göl denz diplerine atılıyor ama çözüm değil dünyayı çöplük haline getirir sadece. bunuda geri kalmış ülkelere para yardımı ile veriyolar gömdünler diye..
gelelim tr ye kurulacak nükleer santrale...kurulacak nükleer santrali ruslar kuracak ve ruslar işletecek...adam gelip bizim toprağımızda pis bi enerji üretecek ve bize satacak...ucuz değil mi!?
hadi hepsine tamam dedik...bu nükleer santral türkiyedeki enerji açığının %4 ünü karşılayacak...ki bir araştırmaya göre tüm ampullar enerji tasarruflu ampule çevrilse %3,4 enerji açığı kapanır...
avrupada ispanyadan snra en çok rüzgar alan 2.ülkeyken...kışın bile güneşi eksik olmayan bölgelerimiz varken ben bu kadar saçma bi planı anlayamıyorum...ülkeyi bişeyler karşılığında pazarlamaktan başka bi şey değil bu
-
IRET bunu yazdı:
-----------------------------
Nükleer enerji dünyadaki en pahalı enerjidir :) nükleer atık kurtulması en zor ve en riskli çöptür, nükleer santral savaş durumunda yüzlerce atom bombasından daha tehlikelidir sadece santrali vurarak koca bir bölgeyi, 45 yıllık iki nesli çökertebilirler
Sadece rüzgâr ve dalga hareketlerinden sağlanan enerji ile dünya nüfusunun elektrik ihtiyacı tamamen karşılanabilir, gerçekten nükleer enerjiye ihtiyaç duyan ülkeler; yüzölçümü çok küçük, engebesiz ülkelerdir; bunun dışında kalan her şey politiktir; Enerji güçtür, gücü elde tutmanın yolu enerjiyi topluca yönetmekten geçer ve bu sadece santraller aracılığıyla sağlanabilir.
Konuya Fransız olanlara rüzgâr türbinlerinin 1mw ye kadar elektrik üretebildiğini, ve Türkiyede 1mw lik yaklaşık 200 000 türbin kurulabileceğini, bunların ülke geneline yayıldığında elektrik nakil maliyetlerini ve kayıplarını çok ciddi oranda düşüreceğini, stratejik olarak savaş durumunda çevreye hiç bir zararlarının olmadığını ve nakil hatlarının dağınıklığından dolayı bir bölgede vurulacak nakit hatları veya tesislerin bütün bir şehir veya bütün bir ülkeyi etkilemeyeceğini, bu enerjinin elde edilmesinde de dağıtımında da çevreye hiç bir zararının olmadığını, ortaya herhangi bir atık çıkmadığını da hatırlatalım, sonra herşeyi unutalım.
-----------------------------işte bu dediklerini herkes biliyor ama bir tek bizim devlet başkanlarımız ve yahut bu iş ile ilgilenen yöneticiler bilmiyor yada farkında değiller yada yada biliyor ve farkediyorlarda işlerine (mi) gelmiyor ?
-
Bence götürüsü getirisinden daha fazla... yani bulunduğu konum itibari ile devamlı suretle risk ihtiva edecek kapasitede bir enerji çeşidi. Reaktör çekirdeği 20 metrelik saf betondan dökülsede 8 sene sonunda oradan bile radayoaktif ışımalar, sızıntılar çıkıyor. Kesinlikle su kenarına kurulmak zorunda çünkü soğutma sisteminin çok iyi olması gerek. Haliyle doğaya verdiği zarar yüzyıllarca sürebiliyor. Orada çalışan insanlar erken emekli ediliyorlar falan filan. Yazsam destan olur. Zaten artık gelişmiş ülkeler yavaş yavaş terkeder konuma geldiler nükleer enerjiyi. Satacak yeni pazarlar bulmaları gerek değilmi? Bizdeki muhabbette bundan ötürüdür...
Onun yerine 4 4lük bir memleketimiz var. Birçok nehir ve su tutma arazilerimiz var. Herşey bir yana güneşli bir memleketimiz var ve millet, ingilizler falan buna imreniyor. Biz nükleer enerji gibi eskimiş fosilli bir atık enerji çeşidi yerine neden güneş tarlaları kurmuyoruz? Neden geri dünüşümlü sistemler üzerinde çalışmıyoruz? Almanyadaki gibi yazlık yerlermizin çatılarına teşvik ile solar paneller kurdurtmuyoruz bunları düşünmek gerek bence...
Size ufak bir örnek vereyim ki soma termik santralini bilen herkez bu hikayeyi bilir. O santrali çekoslovak Skoda firması yapmıştır. İhaleye çıkıldığı dönemde son sistemler ile donatılma sözü verilerek ihale Skoda'ya verilmiştir. Lakin değişen maliyet zarfında ve santralin 15 senede bitirilebildiğini göz önüne alırsak, santral tam kapasiteye 15 sene önceki teknoloji ile devreye girmiştir... Bilmem anlatabildimmi?
-
Nükleer de kursalar rüzgar güneş enerjisi şu buda olsa bizi yönetenlerde bu kafa varken en ufak bir uçuzlama olmaz dolasıylada daha düşük maliyetle enerjiyi elde etselerde üstündeki vergi oranını arttırırlar aynı hesaba gelir bize kurtuluş ança mezarda.
-
antivirus bunu yazdı:
-----------------------------
IRET bunu yazdı:
-----------------------------
Nükleer enerji dünyadaki en pahalı enerjidir :) nükleer atık kurtulması en zor ve en riskli çöptür, nükleer santral savaş durumunda yüzlerce atom bombasından daha tehlikelidir sadece santrali vurarak koca bir bölgeyi, 45 yıllık iki nesli çökertebilirler
Sadece rüzgâr ve dalga hareketlerinden sağlanan enerji ile dünya nüfusunun elektrik ihtiyacı tamamen karşılanabilir, gerçekten nükleer enerjiye ihtiyaç duyan ülkeler; yüzölçümü çok küçük, engebesiz ülkelerdir; bunun dışında kalan her şey politiktir; Enerji güçtür, gücü elde tutmanın yolu enerjiyi topluca yönetmekten geçer ve bu sadece santraller aracılığıyla sağlanabilir.
Konuya Fransız olanlara rüzgâr türbinlerinin 1mw ye kadar elektrik üretebildiğini, ve Türkiyede 1mw lik yaklaşık 200 000 türbin kurulabileceğini, bunların ülke geneline yayıldığında elektrik nakil maliyetlerini ve kayıplarını çok ciddi oranda düşüreceğini, stratejik olarak savaş durumunda çevreye hiç bir zararlarının olmadığını ve nakil hatlarının dağınıklığından dolayı bir bölgede vurulacak nakit hatları veya tesislerin bütün bir şehir veya bütün bir ülkeyi etkilemeyeceğini, bu enerjinin elde edilmesinde de dağıtımında da çevreye hiç bir zararının olmadığını, ortaya herhangi bir atık çıkmadığını da hatırlatalım, sonra herşeyi unutalım.
-----------------------------işte bu dediklerini herkes biliyor ama bir tek bizim devlet başkanlarımız ve yahut bu iş ile ilgilenen yöneticiler bilmiyor yada farkında değiller yada yada biliyor ve farkediyorlarda işlerine (mi) gelmiyor ?
-----------------------------Saçmalamayın yaw. nükleer enerji atom bombasından daha tehlikeliymiş..
atom bombası için uranyum %85,%95 arasında zenginleştirilmesi gerekmektedir. ve ya uranyuma eklenmiş eloktronlarla daha tehlikeli bir madde olan plütonyumdan üretilir.
nüklleer enerji için ise %3-4 arasında bir zenginleştirmek bile yetertlidir.
ayrıca atom bombası gibi patlaması için, reaktörün içine atomlarından ayrılmış nötronlar atılması gerekir. bu da çeşitli işlemlerden sonra yapılabilinir. atılan nötronlar reaksiyon yaratır ve diğer atomlar ayrılarak patlar enerji ortaya cıkar buna atom patlaması denir.
nükleer santralde ise reaktörün ısınması sonucu soğutma suyundan alınan buhar ile buhar türbinleri çalıştırılarak elektirik enerjisi elde edilir. kısacası buhar enerjisidir. eski trenler gibi. içine nötron atılıp patlatılmaz :)
ayrıca eskiden kullanılan nükleer santraller gibi değildir yeni santraller çoook daha fazla güvenlidir.
herkes cernobil diyor ama cernobil santreli teeee 1960 larda kurulmuş bir santraldir ve daha nükleer enerji santrallerinin atası sayılır. ayrıca atom bombası üretme tesisidir ve mal teknisyenlerin deney yapmaya çalışması sonucu reaktor kararsız hale gelmiştir. ve sıkışan hidrojen patlamış sadece bınayı yıkmıştır. ve ortaya radyoaktif sızıntı meydana gelmiştir. tesisin 50mt yanındaki binaya bakın sadece patlamadan camları kırılmıştır. atom bobması gibi patlasa dümdüz olurdu cernobil.
unutmadan rüzgar gülü hem pahalı bir sistemdir hemde ne zaman rüzgar eseceğini ve ne kadar enerji vereceğini bilemezsiniz tamamiyle meteorolojiyle alakalıdır. iklimler bu kadar değişmişkende sermayeyi kediye yüklemek gibidir. elektiriğin en çok kullanıldığı zamanlar kış aylarıdır ve ısınma çok yüksek olmadğı içinde rüzgar kuvvetleri az olur. yetişmez :) her yer çeşme değil arkadaşlar..
son olarakta dalgalardan alınan enerjilerden bahsedilmiş. Türkiye de ki en büyük dalga kuvvetleri ve boyları nedir acaba?? okyanuslara sahibizde benim mi haberim yok?
dediğiniz işlemi istanbul ve çanakkale boğazlarında yapabilirsiniz. tabi koyacak yer bulursanız :) motorsuz yelkenliyle bile girmek yasaktır istanbul boğazına.
birkaç ton uranyumla (dünya rezervinin %65'i bizde) doğalgazla ve kömürle üretilen enerjiden %70 daha az para harcıyacağınızı ve yurtdışından doğalgaz ithal etmeyip kendi öz kanaykalarınız la enerji üreteceğinizi biliyormusunuz?
tabi bende isterim dünya cicek olsun arabaların hepsi lityum pillerle çalışsın. yer yerde yenilebilinir enerji kaynaklarımız olsun dünya tertemiz olsun ama öyle bir ütopya yok malesef. dünya da bu nufus ve ekonomi sistemi varkende çok zor.
tabi eksileri olarak ta bundan 40-50 yıl sonra işe yaramayacak hale gelen atık uranymu etkisiz hale getirmek için para harcıyacaz ama bu parayı zaten cıkartmış olacağız. cevreye de zararı çok olacaktır bununda o zaman a kadar başka yeni yöntemler çıkmazsa bizde gömderiz herhalde :)
ayrıca Tr de jp de olan gibide depremlerin olma riski çok az eğer sağlam yapılırsa hiç birşey olmaz. jp de 8.9 deprem oldu yıkılan bina sayısı 3-5 tane :)
savunduğum bir konuydu ülkemizin geleceğine katkısı olacağını düşünüyorum nükleer enerjinin. bilinen bazı şeylerin yalnış olduğunu söylemek istedim biraz uzun oldu ama kusura bakmayın...
ekleme..
unutmadan nükleer santrallerde nötron ile reaksiyona sokulan reaktör kararlı halde tutulur. cernobil ve ya çok eski sistemler gibi analog sistemlere bağlı değildir. tamammen digital sistemlere bağlıdır ve gerektiğinde kendini koruma moduna alıp kararını düşünürüp kapatablir sistem. fakat eski santrallerde karar tamamiyle teknisyenlere ve mühendislere aitti.
-
hacktorx bunu yazdı:
-----------------------------hocam öncelikle bir prensip var ki; enerji üretiminden kasıt, "Yenilenebilir Enerji"dir. düzenli olarak belirli kapasitenin üzerinde enerjiyi sağlamayacaksa yenilenebilir enerji sınıfına girmiyor ve buyüzden yatırım yapılmıyor. (Rüzgar ve Güneş Enerjisi için)
sonra boğazlarda elektrik enerjisi üretiminden bahsetmişsin. özellikle istanbul boğazında öyle bir tesis yapmak olanaksız. istanbula tecavüz demektir. bunu asla yapmazlar ve eminim ki bugünkü çevreciler yine engel olmak isteyeceklerdir.
1- Enerjiyi Teknoloji kullanarak üretirsin ya da;
2-Enerjiyi insanlardaki kalorilerden elde edersin.
şimdiye kadar kendimi pil gibi hissettim. ve böyle giderse hissetmeye devam edicem. doğamızın çok güzel kaldığı zamanları biliyorum ancak hep tv'den izliyorum. birçok kişi benim gibi. çalışmaktan ve ekonomik durumladan kendi ülkemizi gezemiyoruz. ve doğal güzellikler yokolack ihtimali sebebiyle buna engel olmak isteyen vatandaş malesef bunu hiç düşünmüyor. biz doğal güzelliklerimzi korumak pahasına, sadece bazı ihtimller var diye enerji üretimine karşı çıkıyoruz ama bu doğal güzelliklerden faydalnamıyoruz. elin gavuru geliyor bize geceliği 200 TL çekilen otellerde geceliği 30 € fiyhatlara kalıyor. bu da benim zoruma gidiyor. bunun gibi, birsürü etken sayabilirim. herkes de sayabilir. neticede tamamen varsayımlara dayanarak bu drum engellenmeye çalışıyor. bazı arkadaşlarımızın dediği gibi. herşeyde risk var. karayolları kazalarına rağmen karayollarını kullanmak gibi..
-----------------------------
Yenilenebilir enerji konusunda eksik tanımlamandan ötürü kullanımı uygun olmayan enerji gibi algılanmakta.Yenilenebilir enerji doğa da var olan süreklilik ihtiva eden enrjidir ve en iyi tarafı şairin de dediği gibi;
Hava bedava, su bedava...
Fakat Nükleer enerji maalesef bedava değil. Bir santralin yılda kaç uranyum çubuğu kullandığını, bu çubukların kullanım sonrasında basit bir çöp olmadığını, canının istediği gibi uaranyum çubuğu (kaynak elinde olmasına rağmen) üretemeyeceğini, çıkan çöpün bile parayla taşınıp arazilerini parayla kiralayan 3. dünya ülkelerinde gömüldüğünü ve o çöp orada oldukça kira ödeyeceğini biliyormusun?
(diğer arkadaşların kullanım maliyetlerine verdiği örnekler olduğu için ben maliyetleri es geçiyorum)
Boğaz'da akıntılardan faydalanarak enerji üretimi tam anlatamadığımdan olsa gerek sana imkansız gelmiş sanırım;
Marmara bogazının kimi yerlerinde dip akıntıları müthiş bir debiye sahiptir. Benim önerim bu yerlere dibe batırarak trübinler kurmaktır. Tecavüz konusun da asıl tecavüz 3. köprü ambalajı içinde yeni rant sahaları oluşturmak adına İstanbulun kalan tek ormanlık arazisini ve kıyı şeridini yağmalamaktır asıl bu tecavüzü görmek gerekli. MARMARAY projesi ne kadar tecavüz etmişse,inan önerdiğim bu proje sadece değdirip geçecektir. ( denizin dibine başında ve sonunda döner pervaneler olan bir tünel düşün gelen su bu tünelin içinden geçip gidecek bu tüneller başka yerde imal edilip denize gömülecek aynen marmarayda olduğu gibi...)
İnsan kalorisinden enerji konusunda bilgim yok yada esprini anlamadım; cehaletime ver...
Çalışmakdan nasılsa gezip göremiyorum doğal güzellikleri demişsin bunu okurken kulaklarımda;
'BİR KAÇ YÜZYIL DAHA TOPRAK ALTINDA KALMASININ MAHSURU YOK'
veciz sözü yankılandı...
Bırakalım; olmasın nasılsa göremiyoruz, yıkıp yok etmeden önce çekeriz DVD' ye görmek istediğimizde görürüz mü demek istedin onu da anlamadım?
Sana katıldığım nokta milyon dolarlık oteller yapıp üç kuruşa pazarlama konusu, sektörün içinde olduğum için iyi bilirim. Ama inan patronların umurunda değil nasılsa sıcak para, işletmeyi zaten oradan buradan, vergi indiriminden, teşviklerden yaptıklarından ve işçinin, çevre esnafın haklarından tırtıkladıkları paralarla işi kotarıp her sene yeni otel diktiklerinden bizlerden başka şikayet eden yok...
-
nüke kesinlikle yapılmalı çok geç kalınmış bir uygulama hatta diğer yöntemler alternatifler düşünülmemeli bile çünkü nüke yatırım maliyeti ve enerji verimliliği açısından çok daha faydalı
100 tane baraj yapacağına 2 tane nüke yap
ayrıca şuan dünya da patlayan bi nuke yok çernobilin kendi götü kaşındıda patladı deney ayağına öyle durduk yere bişey olacağı yok
bu enerjiye aktarılan paralarla neler yapılır neler gelişmiş her ülkede nüke var. ve bu mecburiyet türkiye için çünkü herhangi bir enerji kaynağımız yok barajlar hes ler rüzgar tribünleri devede kulak kalıyor nükün yanında