Öz Hakiki Karakol
-
bu ay 2 türk yapımı filme gittim patlak sokaklar we sen kimsin sadece sen kimsini beğendim çok belden alta inmeden de eğlendirebilen bi filmdi
-
ya arkadaş bütün default gelen önyargılarımı bi kenara atıp gülmek istiyorum ama olmuyo insan istiyoki bi türk komedi filmi izlerken gönülden kahkaha atmak ama olmuyo işte napim bi kemal sunal bi şener şen filmlerini izliyorum bi de bunlara bakıyorum cık sadece film olsun diye yapılıyo diye düşünüyorum artık yinede başarılar
-
Türk eli değmiş filmleri pek değil hiç tercih etmem. Bu uzun zamandır böyle ancak, geçen gün kaybedenler klübünü izledim.
Kararımda bir değişiklik yok. Türk eli değmiş filmleri vasatın altında buluyorum. Herhangi bir umut ile gidip izlemek düşüncem yok.
Robinson'a da hak veriyorum. Fazla apaçık espriden baydık. -
NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------Türk eli değmiş filmleri pek değil hiç tercih etmem. Bu uzun zamandır böyle ancak, geçen gün kaybedenler klübünü izledim.
Kararımda bir değişiklik yok. Türk eli değmiş filmleri vasatın altında buluyorum. Herhangi bir umut ile gidip izlemek düşüncem yok.
Robinson'a da hak veriyorum. Fazla apaçık espriden baydık.
-----------------------------Ağır romanı, eşkiya yı beğenmedin yani ha...
-
VBDream bunu yazdı:
-----------------------------NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------Türk eli değmiş filmleri pek değil hiç tercih etmem. Bu uzun zamandır böyle ancak, geçen gün kaybedenler klübünü izledim.
Kararımda bir değişiklik yok. Türk eli değmiş filmleri vasatın altında buluyorum. Herhangi bir umut ile gidip izlemek düşüncem yok.
Robinson'a da hak veriyorum. Fazla apaçık espriden baydık.
-----------------------------Ağır romanı, eşkiya yı beğenmedin yani ha...
-----------------------------
Bu uzun zamandır böyle demek ile Bu her zaman böyleydi demek arasında dağlar kadar fark var hocam. Bahsettiğin filmler özgün içerikli ve kalemi bastırarak yazmış insanların elinden çıkma eserler.
Ne derim bilirsin; ''Günümüzde düşünmek, bir beyin için en zorlu ilizyondur.''
O nedenle ''haydi batılılaşalım'' kampanyası süresince meydana getirilmiş ve belli isimlerin sürekli olarak aynı tarzda çalışmalar meydana getirmesini doğru bulmuyorum.
Şöyle ki; Bahsettiğin eserleri meydana getirmiş insanların, bugünkü Türk sineması hakkındaki görüşlerini de merak ediyorum.
Selametle... -
Erdal bakkal için izlenir
-
NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------VBDream bunu yazdı:
-----------------------------NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------Türk eli değmiş filmleri pek değil hiç tercih etmem. Bu uzun zamandır böyle ancak, geçen gün kaybedenler klübünü izledim.
Kararımda bir değişiklik yok. Türk eli değmiş filmleri vasatın altında buluyorum. Herhangi bir umut ile gidip izlemek düşüncem yok.
Robinson'a da hak veriyorum. Fazla apaçık espriden baydık.
-----------------------------Ağır romanı, eşkiya yı beğenmedin yani ha...
-----------------------------
Bu uzun zamandır böyle demek ile Bu her zaman böyleydi demek arasında dağlar kadar fark var hocam. Bahsettiğin filmler özgün içerikli ve kalemi bastırarak yazmış insanların elinden çıkma eserler.
Ne derim bilirsin; ''Günümüzde düşünmek, bir beyin için en zorlu ilizyondur.''
O nedenle ''haydi batılılaşalım'' kampanyası süresince meydana getirilmiş ve belli isimlerin sürekli olarak aynı tarzda çalışmalar meydana getirmesini doğru bulmuyorum.
Şöyle ki; Bahsettiğin eserleri meydana getirmiş insanların, bugünkü Türk sineması hakkındaki görüşlerini de merak ediyorum.
Selametle...
-----------------------------Dostum şu anki global sinema sektörü insan psikolojisindeki çatlakların geri pazarlanması şeklinde vuku buluyor. Eğlenelim, sevişelim, şu şöyle tarz, bu böyle çekici, Einstein'ın e=mc2 üzüntüsünün 10 katını Freud yaşıyor, Atom bombası milyonları öldürdü, psikanaliz, zihin manipülasyonu ve bilinçaltı mesajları ise milyarları, arke tipler ile dünyayı yönetiyor adamlar. TV ve Sinemada her zaman izlenme kaygısı herşeyin üstünde olduğu için adamlarda "Bu piçler batılıların sevişmesini seviyor, hadi onu çekelim" diye işe koyuluyorlar gidiyorlar çılgın dershaneyi çekiyorlar, herkesde izliyor amk.
İdealist adam deli adam oldu günümüzde, insanlar bütün gün istemedekleri basit ve değersiz monoton köleliğin ardından ekran başına geçip TV de, Sinemada kaçırdıkları hayatları yaşıyorlar, kendilerini tatmin ve teselli ediyorlar.
BKM de bir skeç izliyor "Aptala bak" diyor, bu örnekler onun kendini iyi hissetmesini sağlıyor. Magazin izliyor, takıları kendi takmış gibi, elbiseyi kendi giymiş gibi hissediyor. Aşk filmi izliyor, elini 2 saatliğine unutuyor. Starda "Kıbrıs hazar denizinde" diyen adama bakıp gülüyor, o sikik kutu yönetimin ele başı zaten.
Ağır romandaki, eşkiyadaki o mahalle arası Tarlabaşı, Kocamustafapaşa muhabettlerinin özünü anlatıyor. Adam cigara içiyor, kova yapıyor, tiner çekiyor, orospuya aşık oluyor. Şimdi kızların beyaz atlı prens siyah jeeple esas kızımızı alıyor evinden, sözde mütavazilik yaşanırken özde ötenazilik bir deneyim çıkıyor ortaya. Bu saatten sonra kimse bir The Wall, Ağır Roman, Eşkiya, Tamirci Çırağı, Killuminati beklemesin, Bu gün ne giysem diye program mı olur amına koduklarım?
Ağır roman yönetmeni Mustafa Altıoklar, Lise Defteri, Banyo Filmi, Beyza'nın Kadınları Filmi, O Şimdi Asker Filminin Yönetmeni. Bence ne düşündükleri gayet açık.
-
VBDream bunu yazdı:
-----------------------------NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------VBDream bunu yazdı:
-----------------------------NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------Dostum şu anki global sinema sektörü insan psikolojisindeki çatlakların geri pazarlanması şeklinde vuku buluyor. Eğlenelim, sevişelim, şu şöyle tarz, bu böyle çekici, Einstein'ın e=mc2 üzüntüsünün 10 katını Freud yaşıyor, Atom bombası milyonları öldürdü, psikanaliz, zihin manipülasyonu ve bilinçaltı mesajları ise milyarları, arke tipler ile dünyayı yönetiyor adamlar. TV ve Sinemada her zaman izlenme kaygısı herşeyin üstünde olduğu için adamlarda "Bu piçler batılıların sevişmesini seviyor, hadi onu çekelim" diye işe koyuluyorlar gidiyorlar çılgın dershaneyi çekiyorlar, herkesde izliyor amk.
İdealist adam deli adam oldu günümüzde, insanlar bütün gün istemedekleri basit ve değersiz monoton köleliğin ardından ekran başına geçip TV de, Sinemada kaçırdıkları hayatları yaşıyorlar, kendilerini tatmin ve teselli ediyorlar.
BKM de bir skeç izliyor "Aptala bak" diyor, bu örnekler onun kendini iyi hissetmesini sağlıyor. Magazin izliyor, takıları kendi takmış gibi, elbiseyi kendi giymiş gibi hissediyor. Aşk filmi izliyor, elini 2 saatliğine unutuyor. Starda "Kıbrıs hazar denizinde" diyen adama bakıp gülüyor, o sikik kutu yönetimin ele başı zaten.
Ağır romandaki, eşkiyadaki o mahalle arası Tarlabaşı, Kocamustafapaşa muhabettlerinin özünü anlatıyor. Adam cigara içiyor, kova yapıyor, tiner çekiyor, orospuya aşık oluyor. Şimdi kızların beyaz atlı prens siyah jeeple esas kızımızı alıyor evinden, sözde mütavazilik yaşanırken özde ötenazilik bir deneyim çıkıyor ortaya. Bu saatten sonra kimse bir The Wall, Ağır Roman, Eşkiya, Tamirci Çırağı, Killuminati beklemesin, Bu gün ne giysem diye program mı olur amına koduklarım?
Ağır roman yönetmeni Mustafa Altıoklar, Lise Defteri, Banyo Filmi, Beyza'nın Kadınları Filmi, O Şimdi Asker Filminin Yönetmeni. Bence ne düşündükleri gayet açık.
-----------------------------
Hocam !
Bazı şeyler katman katman sıralanmış durumda. Bak bunun sen farkındasın ama gerisi ?
İnsanlar bazı sınırları geçince yeni bir denge söz konusu oluyor. Mesela bu bahsettiğinin farkında olan insanlar o farkındalık sınırını geçiyor ama bu sefer yapılan o ayıbı terk etmek yerine, ayıp içinde daha az ayıp nasıl yapılır onu düşünüyorlar. Kısacası ortadaki 100 boktan filmin, en iyi 10 boktanını seçmeye çabalıyorlar.
Kimse alınıp gücenmesin. Popona tüy yapıştırmak seni tavuk yapmaz. Mantıksız senaryolardan anlam, ahlaksız dialoglardan kahkaha çıkarabilir duruma geldik.
Bu durum farkında olan insan için de aynı, farkında olmayan insan için de. Çok seviyorum yan mahalledeki plak kolleksiyoncusunu ve bayılıyorum üst komşumun eskmiş müzikleri açıp son ses dinlemesine.
Bizim en büyük isteğimiz pamuk şeker olamadı hocam. Bizler su birikintilerinde kağıttan gemiler yüzdüremedik. Vardır o kadar şanslı olanı. Cidden şanslı. Ama benimle aynı kaderi paylaşmış kimseler, onlar önlerine sonsuz imkanların koyulduğunu düşündükleri, elde etmenin kolay olduğu olanakların içinde, aslında çok daha salya akıtacak heyecanlardan mahrum bir yaşamı tüketiyoruz.
Bu bahsettiklerimiz de verilebilir birkaç örnek olarak kalacak işte. Neyse. -
NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------VBDream bunu yazdı:
-----------------------------NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------VBDream bunu yazdı:
-----------------------------NaZi_ bunu yazdı:
-----------------------------Dostum şu anki global sinema sektörü insan psikolojisindeki çatlakların geri pazarlanması şeklinde vuku buluyor. Eğlenelim, sevişelim, şu şöyle tarz, bu böyle çekici, Einstein'ın e=mc2 üzüntüsünün 10 katını Freud yaşıyor, Atom bombası milyonları öldürdü, psikanaliz, zihin manipülasyonu ve bilinçaltı mesajları ise milyarları, arke tipler ile dünyayı yönetiyor adamlar. TV ve Sinemada her zaman izlenme kaygısı herşeyin üstünde olduğu için adamlarda "Bu piçler batılıların sevişmesini seviyor, hadi onu çekelim" diye işe koyuluyorlar gidiyorlar çılgın dershaneyi çekiyorlar, herkesde izliyor amk.
İdealist adam deli adam oldu günümüzde, insanlar bütün gün istemedekleri basit ve değersiz monoton köleliğin ardından ekran başına geçip TV de, Sinemada kaçırdıkları hayatları yaşıyorlar, kendilerini tatmin ve teselli ediyorlar.
BKM de bir skeç izliyor "Aptala bak" diyor, bu örnekler onun kendini iyi hissetmesini sağlıyor. Magazin izliyor, takıları kendi takmış gibi, elbiseyi kendi giymiş gibi hissediyor. Aşk filmi izliyor, elini 2 saatliğine unutuyor. Starda "Kıbrıs hazar denizinde" diyen adama bakıp gülüyor, o sikik kutu yönetimin ele başı zaten.
Ağır romandaki, eşkiyadaki o mahalle arası Tarlabaşı, Kocamustafapaşa muhabettlerinin özünü anlatıyor. Adam cigara içiyor, kova yapıyor, tiner çekiyor, orospuya aşık oluyor. Şimdi kızların beyaz atlı prens siyah jeeple esas kızımızı alıyor evinden, sözde mütavazilik yaşanırken özde ötenazilik bir deneyim çıkıyor ortaya. Bu saatten sonra kimse bir The Wall, Ağır Roman, Eşkiya, Tamirci Çırağı, Killuminati beklemesin, Bu gün ne giysem diye program mı olur amına koduklarım?
Ağır roman yönetmeni Mustafa Altıoklar, Lise Defteri, Banyo Filmi, Beyza'nın Kadınları Filmi, O Şimdi Asker Filminin Yönetmeni. Bence ne düşündükleri gayet açık.
-----------------------------
Hocam !
Bazı şeyler katman katman sıralanmış durumda. Bak bunun sen farkındasın ama gerisi ?
İnsanlar bazı sınırları geçince yeni bir denge söz konusu oluyor. Mesela bu bahsettiğinin farkında olan insanlar o farkındalık sınırını geçiyor ama bu sefer yapılan o ayıbı terk etmek yerine, ayıp içinde daha az ayıp nasıl yapılır onu düşünüyorlar. Kısacası ortadaki 100 boktan filmin, en iyi 10 boktanını seçmeye çabalıyorlar.
Kimse alınıp gücenmesin. Popona tüy yapıştırmak seni tavuk yapmaz. Mantıksız senaryolardan anlam, ahlaksız dialoglardan kahkaha çıkarabilir duruma geldik.
Bu durum farkında olan insan için de aynı, farkında olmayan insan için de. Çok seviyorum yan mahalledeki plak kolleksiyoncusunu ve bayılıyorum üst komşumun eskmiş müzikleri açıp son ses dinlemesine.
Bizim en büyük isteğimiz pamuk şeker olamadı hocam. Bizler su birikintilerinde kağıttan gemiler yüzdüremedik. Vardır o kadar şanslı olanı. Cidden şanslı. Ama benimle aynı kaderi paylaşmış kimseler, onlar önlerine sonsuz imkanların koyulduğunu düşündükleri, elde etmenin kolay olduğu olanakların içinde, aslında çok daha salya akıtacak heyecanlardan mahrum bir yaşamı tüketiyoruz.
Bu bahsettiklerimiz de verilebilir birkaç örnek olarak kalacak işte. Neyse.
-----------------------------dostum yazının en gerekli tavsiye niteliğindeki kelimesi "Neyse". Benim açımdan "Siktir et".
Benim en saçma bulduğum nokta farkındalığın anlatılması, senin farkındalığına binayen dert yandım sana, canını sıktıysak affola.
-
Robinson_Crusoe bunu yazdı:
-----------------------------Halen böyle espirilere gülen varmı ya,
-----------------------------Her Yerde Belli Ediyosun Kendını Mk. Sana Gıcık Olmaya Başladım Kapışakkkk
