Özelleştirmeler..
-
necroshine bunu yazdı:
-----------------------------DawnOfDarkness bunu yazdı:
-----------------------------Diger iktidarlarin iktidarsizliklari neden tartisilmamis ilginc..:)
-----------------------------Cunku bu kadar serbest at kosturan olmamisti.
-----------------------------
çünkü tartışmayı açması beklenenler de imza atmışlardı:) koalisyon hep hacıııı :) -
sen bukadar yeri satmana ragmen hala kapitalist olamıyorsan kapat dükkanı :)
-
hacktorx bunu yazdı:
-----------------------------sen bukadar yeri satmana ragmen hala kapitalist olamıyorsan kapat dükkanı :)
-----------------------------ahaha super :) sapka cikartirim. Dukkanda para var ama mal yok :)
-
Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun.İstiklalden mahrum bir millet, Medeni insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık sayılamaz.Mustafa Kemal Atatürk. (İngilizler amerikalılar israilliler bu sözü iyi anlamışlar ki bizi böylesine ruhsuz duruma sokmuşlar.bir tek biz anlayamamışızki kendi sömürgeleri boyunduruğu altına girmişiz...Bir kez daha iyi anlıyorum Büyük Önderi...
-
o zamanki iktidarlarin sattiklarini kimler satin almis
simdiki iktidarin sattiklarini kimler satin almis
bide onu arastirip gorsek gercegi
-
Öyle diyoruzda orası satıldı burası satıldı. Kim kurtaracak bu durumu ? Baykal mı ? Kılıçtaroğlu mu ? Bahçelimi ? Numan Kurtulmuş mu ? O mu bu mu ? Kaç adam ABD Desteği olmadan gelip adam gibi ülke yönetti ? Belkide bu günleri bile ararıız...
-
planlı ekonomilerde devlet işletir ve belli bir süre sonrada özelleştirir ekonomiden anlayanda yazmış anlamayanda yazmış a.q benim çevremde özelleşen yerlere bakıyorum koca tuz gölünü özelleştirdiler.1 yıl önce tuzlaya gittim devletin ürettiği tuz ile özel sektörün ürettiği tuz arasında dağlar kadar fark var hocam telekom diyorsunuz burdaki telekomun halini çok iyi biliyorum telefon arızalı diyince adamlar 2 haftada geliyordu şimdi 1 saat sonra burdalar , müdüre bişey dediğin zaman müdür siklemiyordu şimdi şikayet ettiğinde iş yerine kadar gelip senden özür diliyor hizmet olacaksa özelleşsin a.q eskiden bilgisayarlarda oturup half life oynayan adamlar şimdi vızır vızır çalışıyor :) mağdem o kadar kötü bişey yaptılar daha bizim millet salakmı oy veriyor bu adamlara o zaman ? ülkenin yarısı salaksa yapacak bişey yok adamlarda seni tepe tepe kullanır çünkü bu onların değil senin istediğindir sonuçta ben olsam bende özelleştiririm neden ? çünkü işlerliğini kaybediyor devletin elinde olduğu zaman.
Özelleştirmenin Amaçları
1-Ekonomik Amaçlar
1.1-Serbest Piyasa Ekonomisine İşlerlik Kazandırmak
Özelleştirme politikasının temel amacı serbest piyasa ekonomisini güçlendirme
ona işlerlik kazandırmaktır. Özelleştirme ile serbest piyasa ekonomisinin en önemli unsuru olan rekabet kurumunun işlerlik kazanacağı
kaynak kullanımında ve dağılımında etkinliğin sağlanacağı ve sonuç olarak ekonomik verimliliğin artacağı kabul edilmektedir. KİT’lerin tekelci statüde bulunmaları ve iflas tehlikesinin olmaması nedeniyle fiyat ve kalite bakımında piyasa taleplerine karşı duyarsız olmalarına neden olmaktadır. Bu nedenle KİT ler Pazar paylarını kaybetmemek için yeni teknolojiyi takip etmek
verimliliği arttırmak
kaliteyi iyileştirmek
maliyeti ve fiyatı düşürmek gibi tedbirler alma ihtiyacını duymamaktadırlar.
Özeleştirme ile tekel statüsündeki teşebbüslerin faaliyet alanlarını özel teşebbüslerin girmesi ve KİT’lerin mülkiyet veya yönetimlerinin özel kesime devredilmesiyle
KİT’lerin bu özeliklerini ortadan kaldıracaktır .Ayrıca KİT’lere fiyat
istihdam
yatırım vb. konularda serbestlik tanınması
sübvansiyon ve ayrıcalıkların kaldırılması rekabeti yaygınlaştıracaktır.Ancak bu amacın gerçekleştirilmesi
kamu tekellerinin özel sektör tekelleri haline gelmesini önleyecek tedbirleri almaya ve piyasa ekonomisine geçişin hukuki ve ekonomik kurumlarını oluşturmaya yakından bağlıdır.
1.2-Serbest Piyasasını Geliştirmek
Sermaye piyasası daha geniş bir kavram olan mali piyasasının orta ve uzun dönemli fon arz ve talebinin bazı özellikle sahip belgeler vasıtasıyla karşılaştığı bir piyasadır.
Özeleştirmenin amaçlarından birisi de gelişmekte olan ülkelerde uzun dönenli ve geniş boyutlu sermaye piyasasını geliştirmektir.Ayni zamanda sermaye piyasasının gelişmiş olması da özelleştirmenin başarısı için bir ön şarttır.Ülkemizde henüz gelişme safhasında bulunan sermaye piyasasının eksikliğini duyduğu en önemli şey yeterli menkul kıymet arzıdır.Gelişme yolundaki ülkelerde kurumsal değerlerin sermaye piyasasına akıtılması ile hem özelleştirmenin ilk adımları atılır
hem de sermaye piyasası arz ve talep dengesinin geliştirmesi sağlanır.Bunu sağlamak büyük sorunlar yaratabilir. Bu sorunların çözümü sermaye piyasası kültürünün oluşturulması ile mümkündür.
Az gelişmiş ülkelerde tasarrufların hisse senetlerine yatırılması bilinci ve alışkanlığı yerleşmemiştir. Bunun nedeni
sermaye piyasasının gelişmemiş olması
piyasada güven ve istikrarın bulunmaması
hisse senedinin istendiği anda paraya çevrilememesi
devletin fon politikası ile yüksek enflasyonu gösterebiliriz.
1.3-Verimliliği Arttırmak
Kamu sektöründe ortalama verimlilik çoğu zaman özel sektörün-kinden düşüktür .Bunun nedeni
kamu sektöründe amacın sadece karlılık ol-maması
bürokrasinin yoğunluğu
çağdaş teknolojik gelişmeleri yakından incelenmemesi
işgücü maliyetini yükselten siyasal tercihli istihdam politikası uygulanması
kalifiye eleman yetersizliği ve rasyonel yatırım programlarının uygulanmaması gibi nedenlerdir.
Devletin mülkiyetindeki KİT’lerin düşük verimlilikle çalışmaları ekonomide genel verimlilik düzeyini de olumsuz etkilemektedir. Kamu iktisadi teşebbüslerin özeleştirilmesiyle
kaynak kullanımında etkinliğin sağlanması
verimliliğin arttırılması ve ekonomide hüküm süren enflasyonist baskıların azaltılması amaçlanmaktadır. Verimliliği arttırıcı genel politikaların yani sıra kamu sektörünün sınırlandırılması da ekonomide verimliliğin artışına katkıda bulunmaktadır.
1.4-Gelir Dağılımını Düzeltmek
Gelir dağılımında değişiklik yaparak servetin geniş kitlelere yayıl-masını sağlamak mümkündür. Mevcut ulusal servet
kamu kesimindeki mevcut servetin yeniden dağıtılması suretiyle geniş halk kitlelerine yayılabilmektedir.
Karlılık oranı yüksek olan KİT’lerin hisse senetlerin çalışanlara
yönetici ve küçük tasarruf sahiplerine belli avantajlarla satılması bu kesimlere bir gelir transferi anlamına gelir.
Böylece bir taraftan mülkiyetin tabana yayılması gerçekleştirilirken diğer taraftan kamu işletmelerinin çalışanlara ve yöre halkına satılması iş verimliliğinin artmasına ve bölge kalkınmasına katkıda bulunacaktır.
Ancak bunun gerçekleşmesi için özelleştirmenin hisse senedi satışı gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bununla birlikte
KIT hisse senetlerinin düşük gelirli kişilerce satın alınamayacağı
yüksek gelirli kişilerin ve büyük özel kuruluşların hisselerinin çoğunu toplayacakları
böylece özelleştirmeyle mülkiye-tin yaygınlaştırılması
gelir ve servet dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi bir yana
uzun dönemde düşük gelir gruplarından yüksek gelirlere doğru bir gelir ve servet transferi olacağından söz edilmektedir.
Buna karşılık
KIT hisse senetlerinin değişik yöntemlerle düşük gelirli kişilere avantajlı olarak satılabileceğini
ellerinde uzun süre kalmasını sağlamak içinde yeni bir hisse senetlerinin verilebileceğini veya nama yazılı hisse senetlerinin çıkarılabileceğini belirtmektedir.
1.5-Yabancı Sermaye Girişini Sağlamak
Özeleştirmenin önemli
amaçlarından birisi de yabancı sermaye girişini sağlamaktır. Yabancı sermaye bir ülkeye doğrudan yatırımlar ve portföy yatırımları olmak üzere iki şekilde olur. Doğrudan yatırımlar bir firmanın yabancı ülkede yaptığı komple yatırımlardır.Portföy yatırımlar ise
tasarruf sahibi yabancıların faiz ve temettü geliri elde etmek için uluslar arası borsalarda menkul kıymet satın almalarıdır.
Böylece özelleştirme yoluyla ülkede yabancı sermaye girişi sağlanacak
ödemeler dengesi üzerinde olumlu etkiler yapacak
transfer edilecek yeni teknoloji ile KİT’lerin verimlilik düzeyi yükselecek ve uluslararası piyasalarla entegre olunacaktır. Piyasa mekanizmasının daha sonraki dönemlerde gelişmesi ve ekonomide artan potansiyel sonucu yabancı sermaye yeni yatırımlara girişecektir.
1.6-KİT’lerdeki Gizli İşsizliğin Ortadan Kaldırılması
KİT’lerin zarar etmelerinde
üretim maliyetlerinin artmasında en büyük pay personel giderlerine aittir. Fazla istihdam
politik yandaşlık üst düzey yöneticilerin seçiminde ve işçi alımında etkili olmaktadır. Bu yüzden KİT’lerde gizli işsizlik mevcuttur. KİT’lerin özelleştirilememesi sonucunda bu durum giderek artmaktadır. Gizli işsiz sayısı artmakta ve bu da KİT zararlarını büyütmektedir. Özelleştirmenin ülkemiz açısından en önemli nedenlerinden biriside bu durumun ortadan kaldırılması amacıdır.
2-Mali Amaçlar
2.1-Enflasyonla Mücadele
Kamu teşebbüslerinin gelirleri giderlerini karşılayamamakta ve bütçeleri açık vermektedir. Bu açıklar sübvansiyonlarla ve borçlanmalarla giderildiğinden hazine ve genel bütçe üzerindeki yükleri artmaktadır. Ayrıca bu durum ürettikleri mal ve hizmet fiyatlarını sik yükseltmelerine neden olmakta
dolayısıyla KIT zamları enflasyonun bizatihi kaynağı haline gelmektedir.
24 Ocak kararları ile kamu iktisadi teşebbüslerine mal ve hizmetlerin fiyatlarını maliyetlerine göre belirleme serbestisi tanınmıştır.Buna karşılık KİT’lerin ek finansman ihtiyaçları devamlılık göstermiş
bu da enflasyonun artışı ve KİT’lerin ürettikleri mal ve hizmetlerin fiyatlarında sık yükseltmeler sebebiyle enflasyonu körüklemiştir.
Bu noktada özelleştirme
kamu kesimi açıklarının gidilerek enflasyonun düşürülmesinde önemli bir politika karşımıza çıkmaktadır. Başka bir deyişle
piyasaya rakip firmaların girmesi ve KİT’lerin hazine üzerindeki baskısının azaltılması ile devamlı fiyat artışlarının önlenmesi amaçlanmaktadır.
2.2-Devlete Gelir Sağlamak
Sermaye Piyasası Kanalıyla Hisse Senedi Satışı
Kamu teşebbüslerinin geniş bir kitleye arz edilmesinin başlıca faydası devlete gelir sağlamaktır. “Elde edilen gelir ile vergi yükünün büyümesine yol açamadan kamu hizmetlerinin yerine getirilmesine ve yeni yatırımları finansmanına imkan bulunacaktır. ”
Devletin gelir kaynakları vergi gelirleri ve borçlanmadan oluşmak-tadır. Vergi oranlarının arttırılması veya yeni vergiler konması kamuoyunun tepkisine neden olduğu için zorlaşmaktadır.Borçlanma imkanı ise borcun vadesine
verilecek faize
geri ödeme planına ve borçlanabilecek kaynaklara bağlıdır. Az gelişmiş ülkelerde bir yandan bütçe açıkları
diğer yandan dış ticaret açıkları ve aşırı borç yükü altında bulunmaları borçlanma imkanında fazla zorlanmamasını gerekmektedir. Bu noktada KİT’lerin özelleştirilmesiyle devlet yeni bir gelir kaynağına kavuşmuş bulunmaktadır.
Ancak iç ve dış kaynak açıklarının “Bir ülkenin evdeki gümüş eşyaları satması “ şeklinde de yorumlanmaktadır. Böyle bir özelleştirmenin kısa vadede geçici bir rahatlama yaratacağı
buna karşılık uzun vadede ise kamu gelirlerinin azalmasına
kamu harcamalarının artmasına yol açacağı belirtmektedir.
Ayrıca özelleştirmenin daha çok karlı kuruluşlardan başlanması
devlet mülkiyetinde bırakılan verimsiz ve karsız kuruluşların satışının kolay olmaması gibi nedenlerden dolayı da eleştirmektedir.
Bununla beraber özelleştirme süreci iyi bir biçimde yönetilebilirse kamu açıklarının giderilmesinde önemli rol oynayabilecektir. Ancak iş gücü-nün yeniden düzenlenmesine dönük önlemlerin maliyeti göz ardı edilmemeliden. elde edilen gelirler öncelikle özelleştirme sürecinde doğacak istihdam fazlasına belli bir süre mali destek ve erken emeklilik gibi güvenceler sağlanmasında
bu kişilerin yeni alanlara yönlendirilmesi için yeniden eğitiminde
yeni iş alanları yaratılmasında ve rehabilitasyonunda kullanmalıdır.
Fonların Etkin Kullanımı
Özelleştirmenin
ulusal fonların tüm ekonomik kurumlarca kurallarına göre kullanılmasındaki bozuklukları gidereceği düşünülmektedir.KIT açıklarını kapamak için bütçeden ayrılan payın yanında
bu kuruluşlar bankalardan borçlanmak ve tahvil çıkarmak yolu ile ülkede gerçekleşen tasarrufların önemli bir kısmini kullanmaktadır.Bu şekilde kredi imkanlarının tüketilmesi özel sektöründe borçlanmasını zorlaştırmakta ve bir maliyet enflasyonu söz konusu olmaktadır.Bunun yanında KİT’lerin piyasa ekonomisinin kuralla-rina bağlı olmaktan çok sırtını devlete dayanarak
kaynakları tüketmesi eko-komiyi de olumsuz etkilemektedir.
Denk Bütçenin Sağlanması
Kamu iktisadi teşebbüslerinin sürekli olarak zarar ettiği ve ayakta durabilmesi için bu zararların devlet tarafından kapatıldığı bilinmektedir.Bu durumda ekonomik yapıda ve mali yapıda bir takım tahribatlara neden olmaktadır. Özelleştirmenin
bu durumu büyük ölçüde düzelteceği ve denk bütçe uygulamasını ve bunun sonuçlarında büyüyerek ekonomi üzerinde yapacağı iyileştirmeyi de saptayacağı düşünülmektedir.
3-Sosyal ve Siyasi Amaçlar
3.1-Servetin Tabana Yayılmasını Sağlamak
Gelişmiş toplumlarda görülen servet dağılımındaki dengesizlik
genişlemekte olan ülkelerde daha belirgin durumdadır. Servet dağılımındaki dengesizliğin ana nedeni
gelir dağılımdaki adaletsizlik ve bu gelirin kullanımı gelmektedir. Toplumda bu dengesizliği gidermek için atılacak ilk adım yüksek oranda kar eden KİT’lerin pay senedi yoluyla halka açılmasıdır. Bu pay senetlerinin
öncelikli olarak KIT çalışanlarına ve küçük birikim sahiplerine belirli özendiricilerle satılması
toplumun bu kesimine gelir transferi niteliğindedir.Bu yöntem bir taraftan işletme verimliliğinin yükseltilmesine katkıda bulunurken
diğer taraftan verimlilik artışının düşük gelir gruplarına aktarılmasını ifade eder. Bu amaç “sermaye mülkiyetini tabana yayma ”anlamına gelir.
Özellikle düşük gelir gruplarına hisse senetleri satmak ve bunların büyük sermayenin elinde toplanmasını engellemek yolu ile servetin tabana yayılmasını bir “sosyal özelleştirme kavramı” içindedir. Toplum yararının gözetildiği bu tür özelleştirme politikası Almanya da 1950 yılında başlayarak başarıyla uygulanmıştır.
3.2-Siyasi Felsefeyi Uygulamaya Koymak
Özeleştirmenin iktisadi
mali ve sosyal amaçları dışında siyasal amaçları da vardır. Günümüz toplumlarında
bireylerin ekonomik özgürlü-güne önem vermektedir. Liberal doktrinin “ekonomik bireysellik” inancı gereğince
devletin çağdaş ekonomik yapı içinde piyasaya müdahalesinin azaltılmasını amaçlamaktadır. Liberal siyasal felsefenin savunucusu hükümetler
devletin işlevini rekabet piyasası içinde ekonomik değerleri özel sektörle paylaşmak olduğu görüşünü paylaşmışlardır.
Liberal felsefe devletin ekonomiye karışmasını bireylerin ekonomik özgürlüğünün kısıtlanacağı görüşünü savunmaktadır.Neoklasik ekonomistler özelleştirmenin de sosyal refahın optimizasyonu için gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Bunlara göre özelleştirme
ekonomik bireysellik için bir araçtır.yararları :
Özelleştirmenin sağlayacağı yararları amaçların gerçekleşmesine bağlıdır.Özelleştirmenin amaçları ise bu amaçların gerçekleşmesi ile sağlayacağı yararlar şöyledir:
a-KİT’lerin anonim şirketlere dönüşerek daha verimli çalışacak ve ekonomik gelişmeye daha çok katkı yapacaktır.
b-Sermaye tabana yayılarak
ekonomik gelişmeye katkısı olmayan kıymetli maden ve gayri menkule yatırılan gelir getirmeyen yatırımlar
ekonomiye kazandırılarak yatırıma dönüştürülmesi sağlanır.
c-Devletin sınırlı kaynakları
KİT yatırımları ve onların borçlarının ödenmesi yerine
halkın öncelikli ihtiyaçlarına göre altyapı yatırımlarına ayrılacaktır.
d-Rasyonel ekonomik kararların çoğu piyasanın serbest rekabet düzeni içinde verilecektir. Ekonomi canlılık kazanacak verimsizlik ve durgunluk azaltılarak
tüketicilere kaliteli ürün ve hizmet sunulacaktır.Özelleştirilen kuruluşlar piyasa taleplerine göre faaliyet göstereceğinden tüketici tercihleri optimal düzeyde karşılanacaktır.
e-Özel firmaların tüketici tercihlerini dikkate alarak uygun sayı ve çeşitli ürün üreterek kara geçme ve büyüme bakımından ekonomiye itici güç kazandıracaktır.
f-Özelleştirme neticesi serbest rekabet ortamı doğacaktır.İktisadi kararlar
serbestçe ve piyasa göstergelerine göre alınabilecek veya verilebilecektir. KİT’leri kendilerine rakip gören firmalar
özelleştirme neticesi daha kaliteli ve ucuz ürünler ile hizmete yönelecektir.
g-Banka mevduatı ve taahhüt gibi tasarruf araçlarına sahip olan ile elde edile gelir yeni yatırımlara ve hizmetlere harcanacak
dolayısıyla hayat standardının yükselmesine olumlu etki yapacaktır.
i-Bu arada ülkeye çağdaş teknoloji transferi hızlanacak
dış rekabet gücü ve buna paralel olarak dış satım artacaktır.
k-Halkın mülkiyete ortak olması neticesi
sermayenin tabana yayılmasının gerçekleşmesi ülkede demokrasinin güçlenmesine etki edecektir.zararlarıÖzelleştirme ile ekonomide piyasa kurallarına işlerlik kazandırmak ve devlet tekellerinin kırılması amaçlanmaktadır.Fakat
özel sektördeki bir işletmenin e tekel olma avantajını kötüye kullanma ihtimali daha fazla bulunmaktadır.Devletin çekildiği iktisadi bir alanda en büyük payı bulunduran veya tek başına kalan özel firma
bu avantajını kötüye kullanabilir.Tekel durumuna bir takım yasal sınırlamalar getirilmemesi durumunda
özelleştirme neticesi tüketicilerin hayat standardında düşüşle karşılanabilir.
Özelleştirme işletme
kaynaklarını en etkin biçimde kullanacak
fakat tüketici yararı da gözetilecektir. Çünkü özel sektörün varlık nedeni kardır.Dolayısıyla özelleştirilen bir firmanın
kar amacı taşımayan mal veya hizmet üretmesi düşünülemez.Onun için özeleştirme neticesi
kamunun KİT’ler aracılığı ile gerçekleştirdiği sosyal amaçlı kamu hizmeti yara almaktadır.Kamu hizmeti veren KİT’ler özeleştirildikten sonra ortaya çıkacak boşluk başka ekonomik önlemlerle yeniden düzenlenmelidir.
Bir başka sakınca ise
etkin olmayan üretim uygulamasına son verilmesi ile kaynakların serbest kalacağı ve bunun sanayi dışındaki vergi mükellefi ve tüketicileri olumsuz yönde etkileyeceğidir.Bu durumda üretici ve işgücü kesiminin güç durumda kalabileceği düşünülebilir.Fakat bu tür kuruluşlarda Pazar ekonomisine ayak uydurmak ve rekabet yapabilmek için bu tür uygulamanın kaçınılmaz olduğu ortadadır.
Özelleştiren işletmelerdeki fazla iş gücünün tazminatlarının ödenerek işten çıkarılmaları da problem doğurmaktadır. Öncelikle aşırı personelin ayni işletme içinde ek üretim yapmasına yönelik yeniden örgütlenmesi norm kadroları oluşturarak iş değerlendirmesi uygulaması ya da mülkiyete sahip olacak özel sektör yönteminin öteki işletmelere transferi yöntemlerinden biri uygulanabilir.
Özelleştirme sonucu ortaya çıkan işsizliğin giderilebilmesi için sektördeki sınırlamaların kaldırılması ve özellikle çok sayıda küçük işletmenin kurulmasının sağlanmasına imkan verilmesi ile yeni iş olanakları oluşturacağı ileri sürülmektedir.
KİT’lerin özelleştirilmesi ile yönetimi devralacak yeni işverene kolaylık sağlamak için Türkiye’de 8.6.1984 tarihli KHK ile sözleşmeli personel statüsü oluşturulmuştur. Bu işsizlik oluşturacak başka bir sakınca oluşturmaktadır.
Diğer sakıncaların özelleştirmeyi etkileyecek kadar önemli olmadığı ileri sürülmektedir. Bu görüştekiler yeniden yapılanma ile ortaya çıkacak potansiyel sıkıntıların çözümlenebileceğini savunmaktadırlar. Özelleştirme yalnız kısa dönemde problem olabilir
hükümet de bu süre içinde iş ve meslek güvenliği kaybını fonlarla karşılayabilecektir. -
inşallah benim tekel bayiğimi de özelleştirmezler :D
-
128-Askeri fabrikalar özelleştirilmektedir. artık askeriyenin silahları yabancıların yada neüdüğü belirsiz şirketlerin denetimi kontrolünde olacak gibi birşey.7 yılda askeri fabrikalar kapatılacak.kalanı özel sektöre... hayırlısı...
-
hocam boşa nefes tüketmeyin ne gereği var! bu arkadaşlar gerçeği ancak vatan elden gittikten sonra anlayacaklar daha yapılanların farkında değiller satışları sadece sayı olarak karşılaştırıyorlar ama kime satıldı neler satıldı bunların ülke için önemleri neydi kimse düşünmüyor yok o şu kadar satmış bu bu kadar satmış peh... isterse 1000 tane satsın ama gereksizleri temizlesin! bunun acısını sonradan cok cekeceğiz farkında değilsiniz! tarih tekrardan ibarettir derler... çok doğru bir söz! vakti zamanında abd inönüye gelip ucak fabrikasını kapattırdı şimdi bir ucak fabrikamız yok üstelik milletin kıçında dolanıyoruz! şimdi satın siz bundan elli yıl sonra göreceğiz durumları!
zarar ediyordu sattık kurtulduk kar ediyoruz hemde %49 luk hisse ile diyoruz! adam da %51 ile kar ediyor! yani elimize geçen kardan %51 i eksik! kusura bakmayın ama bizler herşeyi batırıp yabancılar çıkarabiliyorsa bizden eşşeği yok demektir! ha biz eşşekmiyiz? tabiki değiliz! sadece bizde çalışma götü yok! anca armut piş ağzıma düş yapıyoruz! bu kafayla bir yere varamıyoruz ya! araştırma yok bilime önem yok! okula önem yok! ondan sonra da gel kalkınmadan bahset! okuma yazma oranlarıyla gurur duyuyoruz da adamların büyük bir çoğunluğu ilkokul mezunu değil! birinci sınıfı okumuş okumayı yazmayı öğrenmiş sonra bırakmış ama biz bununla bile övünebilecek durumdayız! geçmişteki konuşmalarından vatan haini olduğunu bildiğimiz şerefsizin arkasından körü körüne gidenlere hiçbirşey demiyorum siz milleti satanları desteklemeye devam edin... gemi batarken tayyoşun gemiciklerinden birinde yer bulup kaçarsınız :D biz TÜRK GENCİ! ne olursa olsun bu toprakları savunmaya devam ederiz! başımızdakiler gibi üç beş çapulcuya ihtiyacımız yok!
