Sabah Sabah Güzel Bir Hikaye :)

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    dreampark87
    dreampark87's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 16/Haziran/2006
    Erkek

    vay be çok iyiler


    Zifir:10 mg nikotin:0.8 mg karbon monoksit:10 mg WINSTON
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    apokontek
    apokontek's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Temmuz/2010
    Erkek

    ilk 2 hikayeyi okudum,gerkcekten bırbırınden guzellerdı!

    Her zaman Şükür etmeliyiz.Allah'ın bızlere verdıgı nımetlere sonsuz şükürler etmeliyiz ve asla kimseyi tek taraflı ve sankı kendımızde hıcbır suc,gunah yokmus gıbı konusmamalıyız karsımızdakı ınsanlarla...

    Yazımı okuyan herkesın Nefes aldıgı ıcın Şükürler olsun...


    Allah büyüktür vesselam...
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Pi0T13
    Pi0T13's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Aralık/2010
    Erkek

    gumusservi bunu yazdı:
    -----------------------------

    Amor Fati

    Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
    Güneş onu yakıp kavurur.
    O da Tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
    "Ol" der Tanrı. Güneş oluverir.
    Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
    Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur.
    Rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.
    Rüzgar olmak ister bu kez. Ona da "Ol" der Tanrı.
    Rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
    Herşey karşısında eğilir.
    Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
    Ordan eser burdan eser, kaya banamısın demez!
    Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
    Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı....

    Sırtında bir acı ile uyanır....
    Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır...

    " Amor Fati - Nietzsche "

    (Kaderini sev-belki seninki en iyisidir)


    -----------------------------

     

    Mest oldum doğrusu :)


    .... Hamdım, Piştim, Yandım ....
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    MuhammeT
    MuhammeT's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Ağustos/2005
    Erkek

    harika bunlar. teşekkürler.


    Hangi Cennetten Geldik Bu Cehenneme
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    gumusservi
    gumusservi's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Temmuz/2010
    Dişi

    İnsanlara kendimi zorla sevdiremeyeceğimi
    öğrendim.Yapabileceğin tek şey sevebilecek
    biri olmak.Gerisi onlara kalmış...
    İnsanları ne kadar düşünürsen düşün ,onların
    seni o kadar düşünmediklerini öğrendim...
    Güven elde edebilmek için aradan yılların
    geçmesi gerektiğini,ama yok etmek için saniyelerin
    yettiğini öğrendim.Önemli olanın hayattaki
    eşyaların değil. Hayattaki kişilerin olduğunu
    öğrendim..İnsanın ancak 15 dk çekici olabileceğini
    Ondan sonra alışıldığını öğrendim..

    Hayatta hiç bir şey için acele etmemem
    gerektiğini öğrendim..

    Ne kadar ince kesersen kes,
    Kestiğinin her zaman iki yüzü olacağını öğrendim..
    Her ne kadar onu çok düşünsen de,
    Yinede gidebileceğini öğrendim..
    Kahramanların yapılması gerekenleri, ne pahasına
    olursa olsun yapanlar oldğunu öğrendim..

    İnsanların seni hep hesapsız sevdiklerini,
    ama bunu nasıl göstereceklerini bilemediklerini
    öğrendim..Sinirlendiğimde gerçekten buna değse bile ,
    asla acımasız olmamam gerektiğini öğrendim..
    Aramızda uzak mesafeler olsa bile
    gerçek dostluğun ,aşkın büyüklüğünü öğrendim.
    Birisinin seni istediğin gibi sevmemesinin,
    onun seni tüm benliğiyle sevmediği anlamına gelmediğini
    öğrendim.

    Kalbin ne kadar kırılmış olursa olsun,
    Dünyanın senin acıların yüzünden durmayacağını
    öğrendim..Geçmişmiz ve durumumuzun kişiliğimizi
    etkilediğini,ama olmamız gerekene karşı sorumlu
    olduğumuzu öğrendim.

    İki kişinin tartışmasının,
    birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediğini
    öğrendim..Ve tartışmadıkları zamanda sevdikleri
    anlamına gelmediğini öğrendim..Bazen kişiliğini
    eylemlerinin önüne koyman gerektiğini öğrendim.

    Seni doğru dürüst tanımayan kişilerin,
    Hayatını bir kaç saat içindedeğiştirebilecekerini
    öğrendim..Verebileceğin birşey kalmadığında bile
    bir arkadaşın ağladığında,ona yardım edebilecek
    gücü bulabileceğini öğrendim.

    En fazla önemsediğin kşilerin, benden
    hep uzaklaştırıldıklarını öğrendim..

    İnsanları üzmeden ve duyarlı olarak kendi fikirlerini
    söylemenin çok zor olduğunu öğrendim..


    Çok fotojenik bir "acı" çekiyorum. G ü l ü m s e . . .
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    gumusservi
    gumusservi's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Temmuz/2010
    Dişi

    Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini gerçekten çok seven bir bulutla,yıldız varmış...Bulut,gökyüzünün en şeker, en pembe bulutu, yıldızsa; en parlak, umudu en çok yansıtan yıldızıymış...

    Gökyüzündeki her varlık onların sevgisi kıskanırmış. Tatlı bir kıskançlıkmış tabi onların ki... Ama biri varmış ki, bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyormuş. Hem de yıldızın en yakın arkadaşı olmasına rağmen...

    Bulut biraz safmış, kimseyi kıramazmış... Yıldızsa 'bulut' u için elinden gelen herşeyi yapabilir, herkese meydan okuyabilirmiş... Zaten onun için bir bulutu, bir de çok sevdiği dostu"peri" varmış... Nereden bilebilirdi ki, perinin bir gün bunların hepsini yıldızla bulutun ayrılmaları için kullanacağını?...

    Bir gün nazar değmiş, bulutla yıldıza... Hiç yoktan bir sebepten tartışmışlar. Bulut, çekip gitmiş hatalı olmasına rağmen...Yıldızsa "Nasılsa bulutum beni seviyor, dönecektir." diye düşünmüş. Fakat hiç bir şey beklediği gibi gitmemiş. Ve bulut dönmemiş...Kim bilir, belki de cesaret edememiştir dönmeye, bilinmez.... Ama tek bir gerçek vardı ki; O da, ikisinin çok üzgün olduklarıydı...

    Gökyüzündeki iyilik melekleri bile ağlamışlar onların durumlarına ama, ne fayda...

    Ertesi gün yıldız olanları, en yakın dostu periye anlatmış. Periyse göstermelik bir hüzne bürünmüş... Çünkü eline büyük bir fırsat geçmişti. Artık hayatı boyunca kıskandığı kişiye karşı kozları vardı elinde... O kişi, en yakın dostu yıldız, olmasına rağmen kullanacaktı kozlarını... Hem de büyük bir zevkle...

    Bulutun yanına gitti ve yıldızın artık onu sevmediğini söyledi. Bulutsa üzüldü, boynunu büktü, ama elinden hiç bir şey gelmeyeceğini düşündü... Çünkü yıldız inatçıydı...Bir kere olmaz dediyse, bir daha olur demezdi. Peri de bulutun bu üzgün durumundan yararlanıp, ona olan sevgisini itiraf etti... Bulut da kimseyi kıramadığı için perinin, yıldızın yerine geçmesine izin verdi...

    Yıldız, günlerce bulutun dönmesini, ondan af dilemesini bekledi. Ama bulut gelmedi. Bir gün yıldız, bulutun yanına gidip, konuşmaya karar verdi. Gece yola çıktı...

    Bulut, dostu sandığı periyle birlikte ay'da eleleydi... Melekler dayanamayıp, tüm olan biteni anlattılar yıldıza... Yıldız, çok üzüldü ve çaresiz döndü arkasına ve gitti... Ve yavaş yavaş sönmeye başladı.

    O günden sonra yıldız söndü, ışık veremez oldu... Bulutsa artık, ne o kadar pembe, ne de o kadar kadifeydi...

    Yıldız, ilk zamanlar her şeyden vazgeçti, hayata küstü... Ama kolay pes etmedi...Kısa bir süre sonra hayatıyla ilgili o önemli kararı verdi...

    O güne kadar hiç görmediği güneşin yanına gidecekti ve biraz daha ışık isteyecekti ondan... Çok geçmeden, daha önce hiç görmediği güneşin yanına gitti... Ondan yansıtması için biraz daha ışık istedi... Güneş ışık yerine, sevgisini verdi yıldıza...

    O gün bu gündür yıldız, dünyaya "güneş"in sevgisini yansıtır... Bulutsa; hep gözyaşlarını akıtır dünyaya...

    Bir de yüreğinde kopan fırtınaları...


    Çok fotojenik bir "acı" çekiyorum. G ü l ü m s e . . .
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    crimeangel
    crimeangel's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Ocak/2004
    Erkek

    eferim eferim gümüş :) sen edebiyatcı olacakmışında yanlış olmuşsun :)


    ESKİ NİCKİM "HAYALETKURT"TUR....................... WE TANRI TÜRK"Ü YARATTI. ZAFERLER KAZANIP YEDİ CİHANA NAM SALSIN DİYE...
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    MY91
    MY91's avatar
    Kayıt Tarihi: 13/Kasım/2010
    Erkek

    gumusservi bunu yazdı:
    -----------------------------

    Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini gerçekten çok seven bir bulutla,yıldız varmış...Bulut,gökyüzünün en şeker, en pembe bulutu, yıldızsa; en parlak, umudu en çok yansıtan yıldızıymış...

    Gökyüzündeki her varlık onların sevgisi kıskanırmış. Tatlı bir kıskançlıkmış tabi onların ki... Ama biri varmış ki, bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyormuş. Hem de yıldızın en yakın arkadaşı olmasına rağmen...

    Bulut biraz safmış, kimseyi kıramazmış... Yıldızsa 'bulut' u için elinden gelen herşeyi yapabilir, herkese meydan okuyabilirmiş... Zaten onun için bir bulutu, bir de çok sevdiği dostu"peri" varmış... Nereden bilebilirdi ki, perinin bir gün bunların hepsini yıldızla bulutun ayrılmaları için kullanacağını?...

    Bir gün nazar değmiş, bulutla yıldıza... Hiç yoktan bir sebepten tartışmışlar. Bulut, çekip gitmiş hatalı olmasına rağmen...Yıldızsa "Nasılsa bulutum beni seviyor, dönecektir." diye düşünmüş. Fakat hiç bir şey beklediği gibi gitmemiş. Ve bulut dönmemiş...Kim bilir, belki de cesaret edememiştir dönmeye, bilinmez.... Ama tek bir gerçek vardı ki; O da, ikisinin çok üzgün olduklarıydı...

    Gökyüzündeki iyilik melekleri bile ağlamışlar onların durumlarına ama, ne fayda...

    Ertesi gün yıldız olanları, en yakın dostu periye anlatmış. Periyse göstermelik bir hüzne bürünmüş... Çünkü eline büyük bir fırsat geçmişti. Artık hayatı boyunca kıskandığı kişiye karşı kozları vardı elinde... O kişi, en yakın dostu yıldız, olmasına rağmen kullanacaktı kozlarını... Hem de büyük bir zevkle...

    Bulutun yanına gitti ve yıldızın artık onu sevmediğini söyledi. Bulutsa üzüldü, boynunu büktü, ama elinden hiç bir şey gelmeyeceğini düşündü... Çünkü yıldız inatçıydı...Bir kere olmaz dediyse, bir daha olur demezdi. Peri de bulutun bu üzgün durumundan yararlanıp, ona olan sevgisini itiraf etti... Bulut da kimseyi kıramadığı için perinin, yıldızın yerine geçmesine izin verdi...

    Yıldız, günlerce bulutun dönmesini, ondan af dilemesini bekledi. Ama bulut gelmedi. Bir gün yıldız, bulutun yanına gidip, konuşmaya karar verdi. Gece yola çıktı...

    Bulut, dostu sandığı periyle birlikte ay'da eleleydi... Melekler dayanamayıp, tüm olan biteni anlattılar yıldıza... Yıldız, çok üzüldü ve çaresiz döndü arkasına ve gitti... Ve yavaş yavaş sönmeye başladı.

    O günden sonra yıldız söndü, ışık veremez oldu... Bulutsa artık, ne o kadar pembe, ne de o kadar kadifeydi...

    Yıldız, ilk zamanlar her şeyden vazgeçti, hayata küstü... Ama kolay pes etmedi...Kısa bir süre sonra hayatıyla ilgili o önemli kararı verdi...

    O güne kadar hiç görmediği güneşin yanına gidecekti ve biraz daha ışık isteyecekti ondan... Çok geçmeden, daha önce hiç görmediği güneşin yanına gitti... Ondan yansıtması için biraz daha ışık istedi... Güneş ışık yerine, sevgisini verdi yıldıza...

    O gün bu gündür yıldız, dünyaya "güneş"in sevgisini yansıtır... Bulutsa; hep gözyaşlarını akıtır dünyaya...

    Bir de yüreğinde kopan fırtınaları...


    -----------------------------

    Hikayeleriniz gerçekten çok güzeldi.... Teşekkürler


    Hayatı tesbih yaptım... Bazen çekiyorum bazen sallıyorum...
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    sanane
    sanane's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Ağustos/2002
    Erkek

    Bu konunun takipçisiyim. Teşekkürler gumusservi


    Naber la?
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    HorbaDor
    HorbaDor's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Eylül/2010
    Erkek

    ULKUHAN bunu yazdı:
    -----------------------------

    ilimde kendinden usttekine bak zenginlikte kendinden altindakine

    herseyin cozumu bu.


    -----------------------------


    Ha Ha!
Toplam Hit: 8825 Toplam Mesaj: 45