Selçuk Bayraktar - Yüksek Teknolojide Milli Hamle ...
-
Yaklaşık 4-5 ay nette araştırdım UAV işini, birsürü de fuara gidip ürünleri gördüm inceledim.
Sektöre de uzak bir adam değilim, makinelerin üzerlerindeki birçok ekipmanı kullanıyorum.
Türkiye'de insanların gözünü boyamak çok kolay, gidip 3-5k TL'ye RC uçak parçaları alıp, üzerine kamera vs taksak, askeri tip boyasak UAV yaptık diye gazetelere çıkabiliriz bu ülkede.
Ama gel gelelim en önemli parçası kamerası, sensörleri hakkında en ufak bir bilgimiz yoktur. Daha yüzlerce örnek verebilirim.
Amerika'nın 10 sene önce yaptığı modelin yarı özelliğinde birşey yapabilmiş değiliz.
Bu tarz teknolojiler yan sanayiyle birlikte gelişmek zorunda, one man show olacak iş değil.
Bknz. Eylül ayında bir konu açmışım bunlarla alakalı mesela,
http://www.tahribat.com/forum/yuksek-cozunurluklu-gigapixel-kameralar-hakkinda-210842
Arkadaşı tebrik ediyorum, doğru yolda gidiyor. Ama dünya standartlarından konuşabilmek için dünya'da neler oluyor bilmek gerek önce. Buna şükür.
-
OMOROKODON OLOP BORODO TOKOYOLOR SONNRO MOLLO DOYO BOZO YOTTOROYOLOR
-
donanımı bir yere kadar anlarım sıfırdan üretmezsin vs. vs. ama haberleşme yazılımını bile satın almak nedir arkadaş
hadi yazılımı bile satın aldın bari milletin zekasına hakaret edip yüzde bilmem kaç yerli diyerek sırıtma
-
erebos bunu yazdı
OMOROKODON OLOP BORODO TOKOYOLOR SONNRO MOLLO DOYO BOZO YOTTOROYOLOR
aslında 2 yumurta kırsan çok güzel olur. azda pul biber . off
-
Yıl, 2000.
Yer, Şırnak 6. İç Güvenlik Tugayı.
Yarbay Melih Gülova, mühendis Özdemir Bayraktar'a çay ikram ettikten sonra onu Gabar Dağı'na götürdü.
Mühendis Bayraktar ve ekibi, iki yıl Gabar Dağları eteklerine kurdukları atölyede çalışmaya başladı. Yerli İnsansız Hava Aracı (İHA) üreteceklerdi…
Türkiye ise, o günlerde hala 28 Şubat sürecini konuşuyordu.
Hala askerlerin inançlı kesim üzerine baskı uygulayıp uygulamadığını tartışıyordu.
Fazilet Partili ABD vatandaşı Merve Kavakçı'nın yemin töreni şovu gündeme damgasını vuruyordu.
Oysa…
Türkiye, 28 Şubat süreci tartışmalarıyla zaman kaybederken, Milli Görüşçü Özdemir Bayraktar, askerle birlikte terörle mücadelede önemli görevi olacak yerli malı İHA üzerinde çalışıyordu.
28 Şubat sürecinde komutanlar, “Bayraktar ve ekibi Milli Görüşçü” diye çalışmamazlık etmemişti! Üstelik yıllar içinde büyük dostluk kuracaklardı…
Geçen hafta Odatv'den Barış Terkoğlu yazdı.
Özdemir Bayraktar, oğlu Selçuk ile Sümeyye Erdoğan'ın düğününe kimi askerleri davet etmişti. Bunlardan biri de, Şırnak'da tümen komutanlığı yapan Ahmet Yavuz idi.
İşin ilginç yanı, Özdemir Bayraktar, Balyoz-Ergenekon Davası'ndan hapiste yatan komutanları hep ziyaret etmişti. Bakınız… Bu komutanların hemen hepsi 28 Şubat sürecinde önemli görevlerdeydi.
O halde… “28 Şubat süreci hakkında doğru okuma yapamıyoruz” diyebilir miyim?
Süreci salt; komutanların irtica ile ilgili kararları Başbakan Erbakan'a dayatması olarak okuyoruz. Burada bir eksiklik var…
Açıklayayım…
F. GÜLEN BAŞLATTI
Tarih: 9 Ekim 1995.
Tansu Çiller azınlık hükümeti iş başında.
Çiller, Deniz Baykal ile anlaşarak DYP-CHP Hükümeti'ni kurmak üzere.
Yani, ortada daha Erbakan ve RP yok.
Tam o günlerde…
Zaman gazetesi Ankara temsilcisi Fehmi Koru, odasında Fethullah Gülen ile; kimi gazetecileri (Hürriyet'ten Yavuz Gökmen-İsmet Solak, Sabah'tan Fatih Çekirge, Turkish Daily News'ten İlknur Çevik, Flash tv'den Fatih Karaca'yı) bir araya getirdi.
İki saat süren bu görüşmede Gülen gazetecilere hep şunu söyledi:
“Askerler darbe yapacak!”
Gülen'in bu sözleriyle, 10 Ekim 1995 tarihinden itibaren Türkiye'nin gündemine “askerler darbe yapacak” sözü damgasını vurdu. Üstelik Gülen isim de verdi; “Darbenin lideri Hava Kuvvetleri Komutanı Ahmet Çörekçi!”
Erbakan, 8 Temmuz 1996'da başbakanlık koltuğuna oturunca “darbe olacak” söylentileri daha arttı.
Bakınız…
28 Şubat sürecine giderken birden ortaya; RP'li Şevki Yılmaz gibi isimlerin -ileride kumpaslarda sıklıkla tanık olacağımız- kasetleri serildi. RP'li Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın düzenlediği “Kudüs Gecesi” abartılarak medyaya servis yapıldı. Erbakan'ın başbakanlık konutundaki iftar yemeğine davetli 51 kişiden sadece Fethullah Gülen katılmadı. Ve, ortalıkta görünmeyi pek sevmeyen Gülen, arka arkaya medyaya çıkararak Erbakan'ı ağır sözlerle eleştirmeye başladı.
İşte bu ortamda Erbakan'a, İsrail ile tarihin en kapsamlı savunma antlaşması imzalattırıldı: “Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması.” Ardından… Türkiye-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması geldi.
O günlerde…
İsrail Aerospace Industries şirketi 1994'te İnsansız Hava Aracı (HERON) üretimine başladı; ve bunu Türkiye'ye satmak istedi. Başardı da…
Fakat. PKK'ya karşı kullanımında hep sorun çıkardı; taahhütlerini yerine getirmedi.
Gabar Dağı eteklerinde yerli İHA üretimine böyle başlandı.
Bitmedi…
YARBAY MELİH GÜLOVA
Gabar Dağı'ndaki çalışmalar sona gelmişti…
Prototip Bayraktar Mini İHA ilk uçuş denemesinde başarılı olmuştu…
Üretimine başlanmıştı…
Tarih: 10 Haziran 2007.
Şırnak'ın Güçlükonak İlçesi'nde PKK'lıların yola döşediği mayını uzaktan kumandayla patlatması sonucu, Yarbay Melih Gülova şehit düştü.
Medya Yarbay Gülova'nın sadece askeri başarılarından bahsetti.
Yedi yıl önce…
Gabar Dağı eteklerinde olağanüstü çabası pek bilinmedi. Nasıl bilinsin…
Türkiye'nin gündeminde yine darbe lafları vardı. Söylentinin kaynağı yine aynıydı; Fethullah Gülen Cemaati!
Yarbay Melih Gülova'nın şehit edilmesinden iki gün sonra Cemaat, Ergenekon kumpası gözaltılarına başladı. Ardından… Balyoz operasyonuyla, bu ülkede milli savuma sanayi kurmak için uğraşan önemli komutanları hapse attırdı.
Söyler misiniz bana:
Havelsan genel müdürü Faruk Yarman'ı Balyoz'dan hapse atmalarının bir anlamı yok mu?
Milgem, Genesis gibi milli projelerle uğraşanları hapse atmalarının bir anlamı yok mu?
Mühendis Özdemir Bayraktar'ın cezaevinde ziyaret ettiği komutanlardan Ahmet Yavuz, İsmail H. Pekin ile hapiste yazdıkları “Asker ve Siyaset” kitabında, 1974'deki ABD ambargosunun Aselsan, TAİ, Havelsan, Roketsan gibi milli askeri kuruluşların doğmasına neden olduğunu anlatırlar.
Uzatmayayım…
Ergenekon-Balyoz mu dediniz!
28 Şubat mı dediniz!
Meselelere geniş açıdan bakmalısınız.
Mühendis Özdemir Bayraktar…
28 Şubat sürecinde askerlerle birlikte milli bir projeye başlıyorsa…
Balyoz'dan hapiste yatan komutanların defalarca ziyaretlerine, duruşmalarına gidiyorsa…
Kumpasla işsiz bırakılan milli projeleri yürüten değerli askerlere iş olanağı veriyorsa…
Ve yerli İHA'ların TSK'ya teslim töreninde, “Melih Komutanın vasiyetini tamamladık; bu projeler bu başarılar aslında onların eseridir” diyorsa…
Yakın tarih okumalarında yanlış yapmayınız derim!
-
AKP li değilim ve nefret ederim .
ama gereksiz eleştirileri anlamadım.
kiminle evlendiğinin ve dünya görüşünün bence bir önemi yok. bu konuda önemi yok en azından.
adam başarılı olabilir ve bizim hiç desteklemediğimiz bir görüşün içinde olabilir no problem.
-
erebos bunu yazdı
OMOROKODON OLOP BORODO TOKOYOLOR SONNRO MOLLO DOYO BOZO YOTTOROYOLOR
he anladık amerikandan alıp burda toplayıp sonra yerli diye sana yutturuyolar
sikindirik bi pc yi bile toplamaya kırk takla atıyoruz getirt sende bilader topla senide alkışlayalım milletin başarısını nieye çekemiyorsunuz anlamıyorum amk
-
Onu yaptık bunu yaptık ettik deniliyor. Ülkenizde makine parçası imal edecek ne kaliteli bir kesme takım ucu (freze, matkap, torna vs) üretiliyor. Ne de bunu kullanacak tutucular, katerler ne de bu havacılık parçalarını işleyebilecek çok eksenli tezgahlar. Hammadde desen ayrı bi sıkıntı. İşin temelinde problem var ama dillendirilmiyor. Bugün İsrail, Almanya, ABD, Rusya, Kore, Japonya gibi ülkeler hepsini kendi üretiyor. Bu ülkelere savaş açsan adamlar tıkır tıkır üretir yapar yollar yenisini. Hadi savaşı boşver bu muadilde kalkınma sanayileşme başlarsa geleceğe merdiven olur. Elinizin altında youtube var bakın Amerikanlar, Almanlar nasıl üretimler yapıyor bi videolar var aklınızı yersiniz, Sektörde çalışan biri olarak köye sarı mercedes gelmiş de görmüşüm, şaşırmışım gibi oluyorum. Bizde high class imalat yapan firma bi elin parmağını geçmez. İyi malzeme üretimi, iyi imalat ürünleri elde edilmesini sağlar. İyi imalat ürünü, iyi parça imal ettirir. İyi parça iyi makine ürettirir. Zaten iyi parça üretmeye başladıktan sonra yerli otomobil, uçak, savunma sanayi ürünleri vs seneler sonra yavaş yavaş oluşmaya başlar. En önemlisi de bunlar ülkede bir sanayileşme kültürü doğurur ve kalifiye işlerin ortaya çıkmasına yol açar. En önemlisi de Yetkin Teknik Personel yetiştirmek. Bugün Yurtdışına yaptığımız işlerin yarısından çoğu kalıp yapmak, düşünün daha ne kadar yolun başındayız. Eğitim Sistemi, Ar-Ge faaliyetleri, Üniversite özerkliği, Teknik Eleman yetiştirme vs. çok dert var başımızda, bunlar düzeltilecek de işte o zaman bi 50 sene sonra falan başlarız yakalamaya Muasır Medeniyetler seviyesini. Hop bi İHA üretildi tamam ülke kalkındı vs böyle bir hikaye yok müridler. Onun da ne kadarı yerli araştırmak lazım da antipati oluşturmayayım şimdi bu kadar yazının üzerine.
-
Austen bunu yazdı
@caliber
Hocam benzer istatistikleri neredeyse her alakalı başlıkta paylaşmaya çalışıyorum.
O kadar büyük paralar heba ediliyor ki bu ülke bugün hakettiği şekilde yönetilebilse hakikaten argumanlarında sundukları gibi büyük ekonomi, ileri teknoloji vs. olaylarına adım atmak işten bile değil. Hakikaten iyi paralar döndürüyoruz. Ama dönen paralar bir süre sonra fazla dönüyor olsa gerek ki buharlaşıp gidiyor, göremiyoruz, bir süre sonra sona erişemeden puff diye gidiyor. Bu kaybolan kısmı, heba edilen kısmı bir değerlendirebilsek bu sefer hakikaten o dalga geçtiğimiz sözlere yaklaşabileceğiz ama işte... Teknokrat yönetimi olmadıkça bu ülkede bu iş çok zor. Sen halkın adamı diye toplama adamları seçersen, bakanlıkta bile "ben savunma bekliyordum teknolojiye atanmışım" diyen bakanlara sahipsen o işten ne hayır bekliyorsun ki?
@Austen hocam şimdi iş aslına bakarsan para dökmekle de olacak şey değil. Mesela çok ama çok basitleştirerek bir örnek vereyim. Ekonomik büyümede ekonomiyi büyüten şeyler arasında tasarrufların olması vs. gelir ama büyüme modellerinin artık bokunun çıktığı türlerini gidildiği vakit ARGE harcamalarının analizi ortaya çıkıyor. Başlangıçta ARGE'ye yatırım yapmak evet ekonominizi büyütür diyor biri, teknolojik gelişmeler büyütür ama bu sınırlı kalır ve yine küçülürsünüz diyor ki buradan çıkarılacak sonuç ARGE'ye yatırılan para da önemli değil. Daha başka modellerde işler emek gücünün ayrımına gidiyor ve ARGE yapacak adamların kalitesi, birbirinin benzeri işleri yapmamaları, öğrenme süreleri filan da işin içine giriyor. Yani para ayırdıkla da olmuyor bu işler, ayırdığın parayı optimal düzeyde kullanacak adamları da yetiştirmek gerekiyor ki bu da en başta ailede ve sonra eğitim sisteminde yatıyor. Bizim eğitim sistemine gelene değin aile yapısına bakmamız gerekir.
İnovasyon bizim memlekette neden çıkmaz? Çünkü, "eski köye yeni adet getirme", "akşam akşam icat çıkarma", "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" gibisinden atasözlerimiz var bunlar tesadüfi olarak türetilmemiş. Biz, millet olarak tembel bir milletiz. Standart, olan ne ise onu alırız ve farklı olanı dışlarız. Değişimi sevmeyiz, değişik olanları hele hiç sevmeyiz. Böyle bir zihniyetin olduğu yerde inovasyon ve ilerleme olur mu? Tabi ki olmaz ve o nedenle öncelikle kendimizen başlayıp sonra ailemize nüfuz ederek yapıyı değiştirmeye başlamalıyız ki bunun da en büyük adımı okumaktan geçmektedir. Biz tarihimizi dahi bilmiyoruz (genel anlamda konuşuyorum tabi ki) ve bilinmeyen şeyleri dahi bilmediğimiz için insanlar ve en başta birilerinin maşası politikacılar çoğunluğu kandırarak çıkar sahiplerinin istediği doğrultuda memleketi yönlendiriyor.
Sözün özü, her ne kadar ARGE desek de bunu yapacak adam yoksa Diyanet'e harcayın parayı daha iyidir derim ama çabalamadan da olmaz o da su götürmez bir gerçektir. Bu kafayla devam ettiğimiz sürece çocuk filan yapmayalım derim, zira Orta Asya cumhuriyetlerinden, Afrika ülkelerinden pek de bir farkımız kalmayacak ve gelişmiş ülkelerin çıkarları doğrultusunda çalışacak köleler üretmiş olacağız. Her ne kadar nüfus önemlidir, üreyin türeyin gibisinden sözler en itibar gören kişilerce dahi söylense de gelişmiş bir ülke olmadığınız sürece benim şahsi kanaatim bir halta yaramamaktadır.
-
yaklaşık 2 senedir ( tam olarak 21 ay ) ssm nin 3 projesi içinde bulundum.
ssm çalısıyor. bok atmaya gerek yok. biraz zeka yoksunu olursunuz anlartım allah vermemiştir derim.
amma ve lakin araştırma gücü de zayıf olan isnanlar için hiç bir şey diyemıyorum.
siyasi boyuttan ziyade ( o çemberden cıkın amk ) azck çevrenize bakın
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/Sayfalar/default.aspx
azıcık araştırın.
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/Sayfalar/projeler.aspx?projeGrubuID=39
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/Sayfalar/projeler.aspx?projeGrubuID=7
hani bilmiyorsunuz da buna rağmen araştırmıyorsunuz üstelik aklınız yok ama hep bir fikirniz var.
biraz daha araştıralım.
bunlarda benim içinde bulundugum milli projeler.
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/Sayfalar/proje.aspx?projeID=31
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/Sayfalar/proje.aspx?projeID=35
hadi bunları da geçelim. şöyle de bir durumlara bakalım neler var
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/Sayfalar/projeler.aspx?projeGrubuID=33
bu üsttekini bilmeyen yoktur.
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/Sayfalar/projeler.aspx?projeGrubuID=27
ama bunu araştıran da yoktur.
lütfen eleştirin eleştirmeyin demiyorum hobi olarak yine eleştirin.
ama biraz akla fikre ve mantığa dayalı eleştirin
kimse öyle ilkokul mezunu oldugu halde dahi bu ülke yönetimlerinde oturmuyor.
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/cozumlerimiz/insansiz-sistemler
biraz da aselsana bakalım neler var neler yok
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/cozumlerimiz/radar-sistemleri
hadi bunu da geçelim biraz da mke e bakalım
ki mke ilk yerli silahlarını bir kaç sene önce mehmetcik silahları ile üretti
hadi bakalım neler var neler yok
http://www.mkek.gov.tr/tr/Urunler.aspx
burdan da mke nin ağır silahlarına bakabilirsiniz.
bu ülkede ki hiç bir kkurum bundan 15 sene önceki gibi yatmıyor. bazı şeyler size görünmüyor bunlar gibi.
ki bunlar bilinen halka duyurulmuş projeler.
az biraz araştıralım gizli yerli projeleri
http://www.sabah.com.tr/galeri/turkiye/tsknin-en-gizli-silahlari/17
burada bir kaç birşey var sadece netten baktım hadi onu da geçtim.ç
kıcı kırık fırtına obüsleri diyip geçen arkadaşlar olacaktır geçmiş projelere de bakalım
"T-155 Fırtına" isimli obüstür.
40 km menzil 155mm lik mermsi ile dakiakda 6 7 atış yapabiliyor.
sınıfıının en iyilerindendir.
bu da mpt 76
kullanan bilir. mke yaptı zamanında. ve çok özel testlerdne geçti.
7,62 mm kalibrede 1.2 km menzil.
saygılar sevgiler.
HeadBanger tarafından 26/May/16 00:47 tarihinde düzenlenmiştir
