S.S.P. Seyyar Satıcılara Yardım Edelim Mi ? İlginç Gelebilir.
-
formaldehit bunu yazdı:
-----------------------------
anlıyorum ama bu işi helaliyle yapan amcacıklardan bahsediyorum. düzenbaz insanlardan değil adam eğilmiş bükülmüş insanın içi eziliyor.
-----------------------------geçen sene sivasta dilencilik yapan 70 yaşındaki bir adam donarak öldü, evinde 10 bin lira bankada 60 bin lira çıktı yani o amcacıklar seni aldatmasın zaten gerçek muhat birisi asla dilenmez
-

Bir zamanlar bir gelenek vardı. Hem de öyle güzel bir gelenek ki parası olanlar ihtiyacı olanlar için şehrin, kasabaların belirli yerlerine yerleştirilmiş “Sadaka Taşı” na kimse görmeden yardımını bırakırdı. İhtiyacı olanda gelip alırdı.
Bu sessiz dayanışma da bir çok değerlerin yok olması gibi tarihin sayfalarına gömülmüş.
Sadaka taşları Osmanlı dönemi sosyal hayatının en önemli icatlarından biridir. Dinimiz hali vakti yerinde olanların fakirlere yardım etmelerini, bu yardımların gizlice verilmesini ve alanların rencide edilmemesini gerektirir.
Sadaka taşlarının kullanımı yapılan iyiliklerin başa kakılmaması ve muhtaç insanların da ezilmemesi için çok iyi bir yoldur. Osmanlı döneminde sadaka taşı kullanımı oldukça yoğundur.
Sadaka taşları farklı boyutlarda olmakla beraber genellikle mermerden silindir ve dört köşe biçiminde olurdu. Üst kısımlarının ortasında çanağa benzer bir oyuk açılır, sadaka verenler parayı buraya bırakırlardı.Silindir veya dört köşe taşlar toprağa dikine gömülürdü. Yüksek taşların önünde eğilebilmek için basamak taşları vardı. İhtiyacı olmasına rağmen dilenmekten çekinenler gece yarısı taşın yanına para almaya gelir ama bırakılan meblağın tamamını değil, ihtiyaçları olduğu kadarını alırlardı.
Genellikle gözden uzak tenha yerlere konulan sadaka taşları, cami avlularında, türbelerde ve mezarlıklarda olurdu. Bir semtin fakirleri için konulmuş bağışlara diğer semtlerin fakirleri dokunamazlardı. Ayrıca ihtiyaç sahiplerinin, taşta birikenlerden sadece ihtiyacı kadarını almaları ve başka ihtiyacı olanlara bırakmaları takdire şayan bir davranıştı.
Sadaka taşlarına paranın dışında yiyecek ve giyim eşyaları da konurdu.
“Derdini kimseye açamayan fakir ihtiyacı olunca sadaka taşına konulan parayı alır, kalanını kendisi gibi ihtiyacı olanları düşünme terbiyesi ile bırakır ve meçhul sadakacıya içinin memnunluğunu kalbinden ulaştırır ve dönermiş.”
Düşünüyorum da biz Türk olarak ne hassas ve yüksek duygulu milletmişiz””
Melih ERİŞKaynak: http://www.fotogezgin.com/haber_detay.asp?haberID=492
İşte size eskiden bulunmuş, uygunlanmış fakat günümüzde unutulmuş harika bir çözüm...
-
yazımı okumadan böyle konuşmassan sevinirim yanlış bir düşünce bu. önce oku sonra ders ver :)
-
Anakroniq bunu yazdı:
-----------------------------
-----------------------------Teşekkür ediyorum. Sadaka vermekten daha güzel ne olabilir ?
-
valla görünce hiç veresim gelmio para fln coguna. 1ay önce flndı istanbuldaydım kafede dısarı cıkmıstım sigara içiyodum kızın teki geldi 10yaşında fln vardı mendil satıodu geldi abi al karnım çok aç yemek yemedim param yok falan ilk başta içimden gelmedi de üzüldüm cıkardım 5lira verdim ne dese iyidir "aferin adam ol böle" cıkardı bide yanımda öle topladıgı paraları sayıyo(ne yalan söliyim bnm cebimdekinden fazla parası vardı) ulan ben onu gördüm öle bişi dedi bana bi daha birine para verirmiyim. tmm bazılarının gerçekten de ihtiyacı var ama böleleriyle karşılasıncada hepsine birden bi önyargı oluşuyo bnm düşüncem budur.
@Anakroniq: hacı onu şimdi yapsalar taşı bile götürürler yerinden
-
dilencilerin ne kadar doğru söylediğini geçen gün anladım.
yer : Gebze / Kocaeli
iki tane 40larında abla. 2 de ufak çocukları var yanlarında. dilenciler. biliyorum. sürekli görüyorum bunları. bunlar hararekli hararetli tartışıyolar. gecenin saat 12si. kadının biri diğerine aynen şöyle söyledi. lan sen bilmiyomusun burası benim bölgem. kendi bölgene gitsene. niye bütün gün benim yerimi işgal ettiniz. diğer kadında şöyle cevap verdi. abla kusura bakma ben yoktum çocuk işte salak anlamıyo. gelmiş burda durmuş. şimdi gelde bunlara para ver. versenize bu diyaloğu yaşadıktan sonra. lan çevremde görüyorum. gelmiş 60 yaşına hala evine ekmek götürmek için fabrikalarda şurda burda taşeronlarda ezilen büzülen ama akşam eve gittiğinde çocuğuna sarılırken kendi alın teriyle alınmış ekmeği yemeği yiyo. bunlar napıyo. yaşı 30 yok kocam şöyle yok bilmem kimim hasta. yok sağır dilsizim. yemeyin abi beni. sosyal sorumluluk projesi de adamlar bu işi sektör haline getirmiş. yakında belediye ihale açarsa şaşırmam. hele ramazan geliyo. günlük 100-200 kaldırmazlarsa adam değilim. hesap edin 30 günde ne yapar ? 3000-6000 tl arası. aranızda kaç kişi bu kadar kazanıyo. yada şöyle sorayım. aranızda kaçınızın ailesine aylık toplam bu kadar para giriyo ? baba emekli desen 800 ek işte çalışsın 600 annede çalışsın 600 yok olmuyo aylık 3000 tl kazanmıyo bu aile. hadi çık işin içinden. hadi o dilienciye para verdikten sonra rahat uyu. seyyar satıcılara bişey demiyorum. 3 kuruş kazanmak için bütün gün ordan oraya dolanıp duruyolar. ama dilenciye para vermeyin. yüzüne karşı allah razı olsun der arkandan gerzeğe bak der. kaç kişinin 2 tane birisi 3 diğeri 4 katlı evi var. kaçınızın harem - gebze hattında minibüsleri var. hiçbirinizin. dilovasında var ama. ailecek bütün gün dileniyolar. buyrun.
-
haklısın valla . güzel bi düşünce
bende dayanamam pek öyle şeylere . örnek. bazı arkadaşlar parayı veririm gerisini almadan giderim demiş . bende buna karşıyım karşıdaki adamında bi gururu var parayı ver simitini al git . sonuçta adam dilenci değil farklı bişi deil .
-
formaldehit bunu yazdı:
-----------------------------
yazımı okumadan böyle konuşmassan sevinirim yanlış bir düşünce bu. önce oku sonra ders ver :)
-----------------------------herkesin düşüncesi kendine, ders verip aldığımda yok ayrıca okumadığım hiçbir konuya yazmam
-
helyum_pasha bunu yazdı:
-----------------------------
haklısın valla . güzel bi düşünce
bende dayanamam pek öyle şeylere . örnek. bazı arkadaşlar parayı veririm gerisini almadan giderim demiş . bende buna karşıyım karşıdaki adamında bi gururu var parayı ver simitini al git . sonuçta adam dilenci değil farklı bişi deil .
-----------------------------Aynen katılıyorum. Bu insanlara kendilerini dilenci gibi hissettrimeyin, çünkü değiller.
Ben eğer ihtiyacı olan ve bir şeyler satan birisini görürsem, öncelikle sattığı şeylere göz atıyorum. Zaten genellikle yara bandı, peçete, ıslak mendil, çakmak vb oluyor. O an ihtiyacım olan ya da olabilecek bir şeyi almaya çalışıyorum. Verdiğim paraya acıdığımdan değil, o kişi muhtaç olduğundan alıyormuş gibi değil, kendim onun sattığı şeye muhtaçmışım gibi hissedebilmek için.
Geçtğimiz günlerde, yaşlı bir amca gördüm, yarabandı satıyor.
"Ne kadar amca?" dedim -3'ü bir arada lastiklenmiş haldelerdi-
"3 Lira" dedi.
Cebimdeki bozukları saydım, 1 buçuk lira çıkıştı, kız arkadaşımdan rica ettim, 50 kuruş daha verdi.
"2 tane alabilir miyim?" amca dedim.
Yavaşça lastiğini çözdü, tam 2 tane verecekti, vazgeçti. Birden gülümsemeyle yüzüme baktı ve "Bu da benden olsun" diyip, elime tutuşturdu.
O, o an ne hissetti, az da olsa tahmin edebiliyorum. Ama ben gerçekten çok iyi hissettim.
Bana istediğimi verirken, muhtaç olan yaşlı bir insan olarak değil, müşterisine çay ısmarlayan dükkan sahibi gibi ikramını yaptı.
Sözün özü odur ki, Herkes gerçekten eşit şartlarda doğmuyor ve ne yazık ki bunu dengeleyebilecek, muhtaca ihtiyaçları oranında, en azından insanca yaşayabileceği oranda yardımcı olabilecek zengin bir devlete de sahip değiliz.
Pek çoğumuz zengin insanlar değiliz ama 3-5 liraları nerelere harcamıyoruz ki, cebinizde taşımaktan hiç hoşlanmadığınız o bozuklukları, sırf taşımamak uğruna gereksizce harcayın. En azından, bu kadar ucuza, "insan" gibi hissedeceğinizin garantisini verebilirim.
-
Sadakayla sorunlar bitseydi hindistan dünyanın en gelişmiş ülkesi olurdu. Bu böyle sadakayla çözülmez; karnımızı zor doyururken vergi yükü altında eziliyoruz, 3 kişinin yapacağı işi 1 kişi yapıyor, gençler işsiz, çalışanlar düşük ücret, çalışma saatlerinin uzun olması ve sigortasız çalışmaktan şikayetçi. Niteliksiz kurumlara inanılmaz kaynaklar aktarılıyor örneğin diyanet işleri başkanlığı, yök ve trt. İmamların maaşlarını cami cemaati karşılayabilir, yök gereksiz kurumdur tümüyle kaldırılmalıdır, trt ve thy özelleştirilmelidir, devlet olabildiğince küçültülüp elini serbest piyasadan çekmeden, vergi yükünü azaltmadan bizler nefes alamayız, polis ve milletvekili maaşları düşürülmeli, ticaret odası gibi saçma sapan gaspla para toplayan örgütler kapatılmalı, haksız alınan o kadar paramız varki; doğu illerine verilen çocuk yardımları, görmezden gelinen kaçak elektrik kullanımı, hepimize yazık, sadaka toplumuna döndük, dinimizi namlu gibi çevirip sessiz itaatkar kölelere dönüştürdüler hepimizi, Allah sonumuzu hayır etsin.
