Taşın Altına Elimi Sokuyorum
-
Merhaba hacılar, eğitim sistemimizde olan bir soruna çözüm için kendimce bir adım attım ve burdanda paylaşmak istedim. Yazının orjinali : http://www.emreseymenler.com/gecmise-bayram-hediyesi.html Geçmişe Bayram Hediyesi Uzun zamandır kafamdaydı, hatta yıllardır, ama bu sabah konusu açıldı ve bende kafamdakini yazayım dedim.Bu yazımı böyle gelmiş böyle gider anlayışında olanlara yazıyorum, alın bakın bu düzen böyle gidicek mi. Biraz geçmişe gidiyoruz ama konu geçmişte kalmıyor, günümüzde ve gelecekte de olacak bir konu.Klasik lafımız vardır bana dokunmayan yılan bin yaşasın, tamam yaşasında bu yılan birini sokacak, sana bişey yapmıyor ona yapmıyor, döncek dolaşcak tekrar sana gelicek.Yılanın ısırmasını bekleyeceğimize neden yılanın kafasını küçükken ezmiyoruz ki. Gelelim konuya, ilkokulum yani Akıncı Türk İhsan Dikmen İlköğretim Okulu, iki adet öğretmen, tabi devlet kayıtlarına ve diplomalarına göre öğretmenler.İsimleri Sami Tanrıkut ve Mustafa Malkoç, biri Türkçe öğretmeni diğeri Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi.Bu iki şahsı neden zikrediyorum.Çünkü geçmişte yaptıklarından dolayı. Eğitim öğretimde dayakçı sisteme karşıyım, ama bu iki şahıs ellerinde öğretmen kimliğiyle, okulda öğrencileri döven terör estiren kişilerdir.Dua ezberlemediği için tokatlanan öğrenciler, kıçlarına tekme yiyen öğrenciler, sınıfa girdiklerinde bütün öğrencilerin korktuğu öğrenciler. İşin özü belli, sindirme politakası, neden mi, Şükraniye mahallesi ve civar mahallelerden gelen çocuklar ve onların cahil anne babaları, öğrencilerin anne ve babaları da bu dayakçı sistemden geçtikleri için normal geliyor, derler ki, hocanın vurduğu yerde gül biter, yahu hoca da sanki Fatih’in Hocası Akşemseddin, Bu iki şahıs öğrencileri dövüyor, çocuklarda alışmışlar dayak yemeye ne ailelerine söylüyor ne tepki veriyor nede bişey, bu şahıslarda çocuk dövmeye devam ediyorlar.Bilgili insanlar yok muydu vardı elbet ama onların çocuklarına bu tarz muamele olmuyordu ve onlarda bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetinde oldukları için sistem yıllardır böyle sürüp gidiyor. Ama artık durun, bu ilk adım, bu yazıyı elbet göreceksiniz, geçmişinizle yüzleşin bakalım, keser döner sap döner, günah çıkarma sırası geldi, bunu okuyan diğer öğretmenlerede söylüyorum, bu düzen böyle gitmeyecek.Kimse sahipsiz değil, size bu hakkı kim verdi, elbet hesap vereceksiniz. Cem Yılmaz diyor “Eğitim Şart” şart tabi ama bize eğitim verenleri kim eğitecek, Atatürk’ü ağızlarından düşürmezler, Atanın geleceği emanet ettiği gençliğe zarar verirler. Bu tip insanlar elensin temizlensin, hakkıyla layıkıyla bu işi yapmayacak olan, aldığı misyonun değerini bilmeyen bu işe girmesin, çocuklarımızı geleceğimizi zehirlemesinler, yoksa bu iş burda yazıyla kalmaz…
-
hacılar, siteye ktunnel le giriyorum, normalde plesk sayfası cıkıyor tahribat.com yazdıpımda, virüs varda, yazılar çok mu içiçe olmuş bende öle gözüküyorda
-
ilkokulda dayak yemeyen oldugunu sanmıyorum , bazılarında haklıydılar bazılarından haksız
özellikle dinci hocalar eli sopalı zaten belli oluyor.
amacı eğitim vermek olmayanlar bunu gösteriyor , lise de de bi kaç olay oldu ancak artık nasıl karşılık verebileceğimizi bildikleri için fazla bişi yapmıyorlar (o yaşlardayken)
ama yine de karşılık versen okuldan atılma söz konusu ama o vururken bişi yok.
hiç ögretmen tokadı yememişleri de görüyoruz , ne dsiplin var ne başka bişi şımarık pic olmuşlar , herşeyin kararında bilinçli uygulanması taraftarıyım.
şimdi bu aklımla tekrar okusam lisedeki bi kaç hocayı komaya sokar öle geçerdim açık liseye , neyseki uzun zaman geçti kin beslemeye gerek yok.
-
90'ların guantanamosu olan, varoş semtlerdeki devlet okullarında okuyan biri olarak can-ı gönülden destekliyorum. köpek bile teslim edilmeyecek karakterde orospu çocuklarını torpille, şuyla buyla öğretmen yapıp binlerce çocuğu himayesi altına vermek kelimenin tam manasıyla şerefsizliktir.
yediğim dayaklar, küfürler, hakaretler, yaşadığım korkular hepsi yanlarına kâr kaldı. beni asıl kudurtan düşünce; tek derdi koşmak, oynmak, cıvıl cıvıl bağırmak olan parmak kadar çocukları(ilkokullu) dövme fikrinin, nasıl bir orospuçocukluğu olduğu düşüncesidir.
çocuk lan bu. ağzı var dili yok. muhtemelen o öğretmenler, mahallede sünepenin teki, evde karısından dayak yiyor, akraba arasında kimse o pezevenge saygı sevgi duymuyordur; ama gel gör ki haşmetli devletimiz böyle bir eziği kalkıp çocukların başına koyuyor. beni dövenlerin hepsi sünepeydi. anca çocuk döver o.ç.
edit : küfürler için kusura bakmayın, çok doluyum.
-
Triumph bunu yazdı:
-----------------------------
90'ların guantanamosu olan, varoş semtlerdeki devlet okullarında okuyan biri olarak can-ı gönülden destekliyorum. köpek bile teslim edilmeyecek karakterde orospu çocuklarını torpille, şuyla buyla öğretmen yapıp binlerce çocuğu himayesi altına vermek kelimenin tam manasıyla şerefsizliktir.
yediğim dayaklar, küfürler, hakaretler, yaşadığım korkular hepsi yanlarına kâr kaldı. beni asıl kudurtan düşünce; tek derdi koşmak, oynmak, cıvıl cıvıl bağırmak olan parmak kadar çocukları(ilkokullu) dövme fikrinin, nasıl bir orospuçocukluğu olduğu düşüncesidir.
çocuk lan bu. ağzı var dili yok. muhtemelen o öğretmenler, mahallede sünepenin teki, evde karısından dayak yiyor, akraba arasında kimse o pezevenge saygı sevgi duymuyordur; ama gel gör ki haşmetli devletimiz böyle bir eziği kalkıp çocukların başına koyuyor. beni dövenlerin hepsi sünepeydi. anca çocuk döver o.ç.
edit : küfürler için kusura bakmayın, çok doluyum.
-----------------------------
Sende çok sopa yemişsin müdür, Birde şu var cemaat okulunda benı paramla dövdüler :| -
yazında isim vermişsin. Sıkıntı çıkarabilir hocam
-
alli bunu yazdı:
-----------------------------
yazında isim vermişsin. Sıkıntı çıkarabilir hocam
-----------------------------
hacım, dün akşam telefonla ilgili sıkıntı çıkar mı diye sormuştum burda , ama bu konuda dediğim gibi taşın altına elimi sokuyorum, bilerek isim verdim ve bilerek kendi şahsi web sitemden yazdım.Ben bir kıvılcım yakıyorum maksat tarafımız belli olsun, inandığım davamda da hiç korkmadan ilerlerim -
İyisin hoşsun doğru bakış açısındasın belki ama yan etkenleri göremiyorsun. Dayakçı sisteme karşıyım diyorsun bende öyle ama bundan 10 yıl-20 yıl önceki eğitim öğretim sistemi ve disiplin kuralları varken. O zamanda yokmuydu bunlardan hiçbir şey katmayıp sadece maaş alanlardan yani öğretMEM lerden vardı ama sayıca saha azdılar zira o öğretim sistemi bir şekilde bunları dışlayıp afişe ediyordu. Şimdikilerin %60-70 i öğretmem ve bunun böyle olduğunuda biliyorlar dahada ileri birşeyler yapmaya çalışanlar sistem tarafından dışlandığı için ( durum tersine döndü) kahroluyor ve zamanla ayak uydurmak zorunda kalıyor. Lafım onlara değil ve onları korumayada çalışmıyorum sonuç itibarı ile bütün sistemin ağırlık merkezi cidden onlar önceki nesillerin büyük kısmınında iş yapmadığı ortada ki yetiştirdikleri nesiller birbirini kırdı hatta şu anda ülkeyi yönetenleri (yokedenleri) ve hatta onların muhalefeti rolünü yapanlarıda bir nesil öğretMEM yetiştirdi bu asla unutulmamalı yani aslında bu konu düşünüldüğünden ,değinildiğinden daha derin ve çok daha önemli. Ancak tekrarlıyorum çiçeği burnunda yıllarca okuyup belirli bir donanıma sahip olmuş ülkesi için bir çeşit idea peşinde koşan öğretmenler sistem gereği birkaç yıllık bunalımlı bir dönüşüme uğrayıp öğretMEM e dönüşüyor.Biliyorum ilginçtir çevremde çok sayıda bu çeşit dostum var çoğunun ilk başladığı zamanlardan beri tanırım bütün dertlerini ortaklaşa çözmeye çalıştık yaşadıkları bunalımları beraber göğüslemeye kalkıştık vs. Sonuç artık öğretMEM sayısı çok fazla ve bir iki tanesini afişe ederek onları o hale getiren sistemi çözmekten ziyade sadece evine ekmek götürmeye çalışan insanların ekmeğine bir süre engel olacaksın şeklinde düşünüyorum.
-
zeyrekli bunu yazdı:
-----------------------------İyisin hoşsun doğru bakış açısındasın belki ama yan etkenleri göremiyorsun. Dayakçı sisteme karşıyım diyorsun bende öyle ama bundan 10 yıl-20 yıl önceki eğitim öğretim sistemi ve disiplin kuralları varken. O zamanda yokmuydu bunlardan hiçbir şey katmayıp sadece maaş alanlardan yani öğretMEM lerden vardı ama sayıca saha azdılar zira o öğretim sistemi bir şekilde bunları dışlayıp afişe ediyordu. Şimdikilerin %60-70 i öğretmem ve bunun böyle olduğunuda biliyorlar dahada ileri birşeyler yapmaya çalışanlar sistem tarafından dışlandığı için ( durum tersine döndü) kahroluyor ve zamanla ayak uydurmak zorunda kalıyor. Lafım onlara değil ve onları korumayada çalışmıyorum sonuç itibarı ile bütün sistemin ağırlık merkezi cidden onlar önceki nesillerin büyük kısmınında iş yapmadığı ortada ki yetiştirdikleri nesiller birbirini kırdı hatta şu anda ülkeyi yönetenleri (yokedenleri) ve hatta onların muhalefeti rolünü yapanlarıda bir nesil öğretMEM yetiştirdi bu asla unutulmamalı yani aslında bu konu düşünüldüğünden ,değinildiğinden daha derin ve çok daha önemli. Ancak tekrarlıyorum çiçeği burnunda yıllarca okuyup belirli bir donanıma sahip olmuş ülkesi için bir çeşit idea peşinde koşan öğretmenler sistem gereği birkaç yıllık bunalımlı bir dönüşüme uğrayıp öğretMEM e dönüşüyor.Biliyorum ilginçtir çevremde çok sayıda bu çeşit dostum var çoğunun ilk başladığı zamanlardan beri tanırım bütün dertlerini ortaklaşa çözmeye çalıştık yaşadıkları bunalımları beraber göğüslemeye kalkıştık vs. Sonuç artık öğretMEM sayısı çok fazla ve bir iki tanesini afişe ederek onları o hale getiren sistemi çözmekten ziyade sadece evine ekmek götürmeye çalışan insanların ekmeğine bir süre engel olacaksın şeklinde düşünüyorum.
-----------------------------
hacım sistem sorunlu zaten sistemi çözsek iş hallocak ta, benim amacım bir kıvılcım yakmaktı, eger benim gibi düşünenler benim gibi yapıp yada daha iyisini yapıp bir şekilde tepkilerini gösterirlerse, artık bazı şeylerin zamanı gelmiş denilebilir. Ben özel sektörde çalışıyorum, dikkatli olmazsam çok çalışmazsam beni kimse barındırmaz, açıkcası evine ekmek götürenler biraz tedirgin olmalı -
hımm. evet güzel bir konuya değinmişsin hocam. ancak konu sadece bu açdan ele alıp çözülebilecek bir konu değil. bu tip bir öğrenciliği ben de yaşadım bir çoğumuz gibi.. elbette sıkıntılı bir süreçti. ailemizden bir fiske yemeyen bir çoğumuz okulda devamlı dayak yiyoduk..
okullardaki dayak olgusunun giderilmesi, okulların varoluş amacına hizmet edecek mi peki bir de onu düşünelim..
8 yıl boyunca, senede 2 ay kadar, türkiyenin yaklaşık 45 il merkezi ve bir okadar ilçede bulundum. ilkokul orta okul ve lise talebelerinin pul fotoğraflarını çekiyordum.. hepimiz biliriz.. kırmızı bir perde, sıraya girmiş çocuklar, patır patır fotoraf çekiyorduk.. benim de o fotoğraflardan var hatta..
bu işi yaparken güney ve batı bölgelerde dier illere göre bazı farklılıklar tespit ettim. öğretmenler ve öğrencilerin farklılık gösterdiği konular vardı. güney ve batı bölgelerde öğrenciler hiçbir şekilde saygı göstermiyordu. ve hiç kimseye.. öğretmenmiş müdür yardımcısıymış müdürmüş s.klerine takmıyolardı.. ortak özellikleri buydu. o bölgelerdeki öğretmenlerin ortak noktaları ise, öğrenciyi hiç disipline sokmamış olmalarıydı.
şimdi diyceksiniz ki disipline sokmak dayakla mı olur..
doğru dayakla olmaz.. sonra bu tespit beni şu yargıya götürdü.. eksiklik ailelerdeydi.. batı bölgelerinde milli eğitim müdürlükleri bu konuya daha bi titizlikle eğiliyordu. çünkü batı bölgelerinde aileler çok bilinçli ve bu konunun takipcisi.. ancak madem birilerinin dövmesini engelliyceksin be kardeşim terbiye versene çocuğuna? yani ne ben terbiye vereyim ne de öğretmeni versin.. önceden ailesinde terbiye almayanların, terbiye almalarının bir yolu da buydu. ancak gördüm ki, aile terbiyesi almayan vatandaş dayakla da adam olmuyor.. bu bakımdan gereksiz görüyorum dayağı.. ancak terbiye olacağını bilsem acımam:) eğer ben de terbiyesizliğim yüzünden yediysem dayağı, ellerine sağlık o öğretmenlerin...
sözüm, kendi egolarını tatmin etmek için öğrenciye dayak atan öğretmenleredir. şahit olursam ben de gereğini yaparım. ben de döverim.. ama terbiyesiz öğrenciye gelince, dışarda nası olsa dayağı bişekilde hakediyor ve atıyoruz :) öğrenci öğretmen dinlemez bu iş..
eğitim şart <<< doğru. ama eğitim ailede başlar..
-
hacım sorunun bir kısmı aile bir kısmı egitim, birini çözüp diğerini çözmeden olmuyor, bu sorunun çözülmesi en az bir nesil alıcak, şuan sıfırdan sağlam bir eğitimle terbiyeyle yetiştirsen çocukları, onların çocuklarının yetişmesi ve iyi bir ögrenci olması için en az 30-35 sene gerekli. Bu kadar zaman var diye üzülmeyip zararın neresinden dönersek kardır mantığı ile gidersek bişeyler olmaya başlar, ben kendi adıma başladım, yazımın lise ve üniversite boyutuda olucak, dediğim gibi ateş sönmez ama taraf belli olucak
