Üniversite Eğitimi Ve Akademik Kariyer Hk.
-
@literatur
Enstitü Erasmus Koordinatörü'ne sormuştum bunu, dediğine göre tezimi ingilizce yazmak istedigime dair bir dilekçe ile oluyormuş fakat emin olamadım, sonra o kadar emek verip tezin çöp olması beni üzer :) tesekkurler,
@LeveragEffect
eger yetkinlik gerekiyorsa 70 yds puanı yeterli olur sanırım, bildiğim kadarıyla doktora'da ingilizce 65'di, tabi üniversite'den üniversite'ye göre değişiyor mu bu durum bilmiyorum. Tesekkurler hocam konu güzel takipteyim.
-
Ales 70
YDS 50(Gerekli Değildi.)
Ortalama 2,55
Mak müh yüksege hak kazandım. İzmir katip çelebide. Mülakatta zor soruyorlar. 80 ales 70yds bir çok üniversite için mühendislik bölümlerinde lüks.
-

-
hocam lisansla ilgili biraz daha teşvik edici bizi hırslandıracak vay be adam yapmış biz de yapabiliriz tarzı kendi yaşadığınız ya da daha çok örnek gördüğünüz insanlardan biraz daha bahsetseniz iyi olur.
Ve ayrıca böyle bir konu açtığınız için teşekkürler.
-
huzi123 bunu yazdı
hocam lisansla ilgili biraz daha teşvik edici bizi hırslandıracak vay be adam yapmış biz de yapabiliriz tarzı kendi yaşadığınız ya da daha çok örnek gördüğünüz insanlardan biraz daha bahsetseniz iyi olur.
Ve ayrıca böyle bir konu açtığınız için teşekkürler.
Bknz. Oktay Sinanoğlu
-
Yüksek Lisansı tez aşamasının son bölümünde bırakmış biri olarak birkaç şey söyleme hakkım olduğunu hissettim.
Şimdi 4 yıllık bir fakülteden mezun oldunuz baktınız özelde ve kamuda iş yok çalışma şartlarına aldanıp akademik kariyer yapmayı seçtiniz yada baştan beri akademik kariyeri planladınız. Bu amaçla alese, yds ye mülakatlara felan girdiniz ve başladınız yüksek lisansınız ilk dönemine. Hemen size yoğun bir ders programı ve ödevler (sunum tarzında) verilecek. Her hocanın ayrı bir kaprisi var. Hocaların iç yüzlerini yüksek lisansta aldığınız derste görürsünüz. Benim gördüğüm çoğu liberal ve para düşkünü, akademisyen vasfından uzak insanlar. Neyse ilk senenizde vermeniz gereken dersleri vize-final şeklinde verdiniz ve gerekli sunumları yaptınız diyelim. Geldik ikinci seneye, ikinci sene sizin seçtiğiniz bir danışman hoca ile başladınız bir tez konusu bulmaya. Tez konusuna karar verdiniz başladınız yazmaya. Bitti mi, bitmedi. Başlarken önceki tezlerin şablonlarını incelediniz ve gördünüz ki %90 intilal yani çalıntı. Referans almak için taaaa eski tarihli kaynakları bulmaya gittiniz. Konunuzla ilgili yorum yapacaksınız fakat bilim adamı kendi zamanındaki durumları değerlendirmiş. Yani tezinize kaynak yapamadınız ve o kadar okuyup harcadınız zaman boşa gitti. Ya da aynısı ingilizce çeviri yaparken. Neyse uzatmayayım bir hışımla bitirdiniz tezini, güzelce juri karşısında sundunuz ve teziniz onaylandı. Bu arada bu arada yaş artık ilerledi, paraya ihtiyaç duydunuz. Hakketiğiniz bir araştırma görevli kadrosunu yerleşmek istediniz, bir umutla başvuru yaptınız. Atandınız mı ? Elbette hayır, çünkü sizden daha düşük profilli bir akgenç yada bir cemaat mensup kişi veya bir türbanlı bacımız çoktan o kadroya yerleştirilmiş. Ve böylelikle sizin çabalarınız çöpte.
Türkiye'de şu an en büyük sorun akademide. Biz kıçımızı yırtalım, yok kamuda torpil dönüyor yok özel sektörde referans istiyor diyelim hiçbir faydası yok. İlk öncelikle bu akademik kadrolaşmadaki yozlaşmalıyı bitirmeliyiz. Fakat memleketimiz çevreleyen bu zihniyetle imkansız gibi duruyor.
-
tereke34 bunu yazdı
Yüksek Lisansı tez aşamasının son bölümünde bırakmış biri olarak birkaç şey söyleme hakkım olduğunu hissettim.
Şimdi 4 yıllık bir fakülteden mezun oldunuz baktınız özelde ve kamuda iş yok çalışma şartlarına aldanıp akademik kariyer yapmayı seçtiniz yada baştan beri akademik kariyeri planladınız. Bu amaçla alese, yds ye mülakatlara felan girdiniz ve başladınız yüksek lisansınız ilk dönemine. Hemen size yoğun bir ders programı ve ödevler (sunum tarzında) verilecek. Her hocanın ayrı bir kaprisi var. Hocaların iç yüzlerini yüksek lisansta aldığınız derste görürsünüz. Benim gördüğüm çoğu liberal ve para düşkünü, akademisyen vasfından uzak insanlar. Neyse ilk senenizde vermeniz gereken dersleri vize-final şeklinde verdiniz ve gerekli sunumları yaptınız diyelim. Geldik ikinci seneye, ikinci sene sizin seçtiğiniz bir danışman hoca ile başladınız bir tez konusu bulmaya. Tez konusuna karar verdiniz başladınız yazmaya. Bitti mi, bitmedi. Başlarken önceki tezlerin şablonlarını incelediniz ve gördünüz ki %90 intilal yani çalıntı. Referans almak için taaaa eski tarihli kaynakları bulmaya gittiniz. Konunuzla ilgili yorum yapacaksınız fakat bilim adamı kendi zamanındaki durumları değerlendirmiş. Yani tezinize kaynak yapamadınız ve o kadar okuyup harcadınız zaman boşa gitti. Ya da aynısı ingilizce çeviri yaparken. Neyse uzatmayayım bir hışımla bitirdiniz tezini, güzelce juri karşısında sundunuz ve teziniz onaylandı. Bu arada bu arada yaş artık ilerledi, paraya ihtiyaç duydunuz. Hakketiğiniz bir araştırma görevli kadrosunu yerleşmek istediniz, bir umutla başvuru yaptınız. Atandınız mı ? Elbette hayır, çünkü sizden daha düşük profilli bir akgenç yada bir cemaat mensup kişi veya bir türbanlı bacımız çoktan o kadroya yerleştirilmiş. Ve böylelikle sizin çabalarınız çöpte.
Türkiye'de şu an en büyük sorun akademide. Biz kıçımızı yırtalım, yok kamuda torpil dönüyor yok özel sektörde referans istiyor diyelim hiçbir faydası yok. İlk öncelikle bu akademik kadrolaşmadaki yozlaşmalıyı bitirmeliyiz. Fakat memleketimiz çevreleyen bu zihniyetle imkansız gibi duruyor.
Her yerde durum aynı. Her yeri kendi adamlarıyla doldurup halkın önüne geçiriyorlar. Diyecek çok şey var ama lafla bir toz yerinden oynamıyo.
-
tereke34 bunu yazdı
Yüksek Lisansı tez aşamasının son bölümünde bırakmış biri olarak birkaç şey söyleme hakkım olduğunu hissettim.
Şimdi 4 yıllık bir fakülteden mezun oldunuz baktınız özelde ve kamuda iş yok çalışma şartlarına aldanıp akademik kariyer yapmayı seçtiniz yada baştan beri akademik kariyeri planladınız. Bu amaçla alese, yds ye mülakatlara felan girdiniz ve başladınız yüksek lisansınız ilk dönemine. Hemen size yoğun bir ders programı ve ödevler (sunum tarzında) verilecek. Her hocanın ayrı bir kaprisi var. Hocaların iç yüzlerini yüksek lisansta aldığınız derste görürsünüz. Benim gördüğüm çoğu liberal ve para düşkünü, akademisyen vasfından uzak insanlar. Neyse ilk senenizde vermeniz gereken dersleri vize-final şeklinde verdiniz ve gerekli sunumları yaptınız diyelim. Geldik ikinci seneye, ikinci sene sizin seçtiğiniz bir danışman hoca ile başladınız bir tez konusu bulmaya. Tez konusuna karar verdiniz başladınız yazmaya. Bitti mi, bitmedi. Başlarken önceki tezlerin şablonlarını incelediniz ve gördünüz ki %90 intilal yani çalıntı. Referans almak için taaaa eski tarihli kaynakları bulmaya gittiniz. Konunuzla ilgili yorum yapacaksınız fakat bilim adamı kendi zamanındaki durumları değerlendirmiş. Yani tezinize kaynak yapamadınız ve o kadar okuyup harcadınız zaman boşa gitti. Ya da aynısı ingilizce çeviri yaparken. Neyse uzatmayayım bir hışımla bitirdiniz tezini, güzelce juri karşısında sundunuz ve teziniz onaylandı. Bu arada bu arada yaş artık ilerledi, paraya ihtiyaç duydunuz. Hakketiğiniz bir araştırma görevli kadrosunu yerleşmek istediniz, bir umutla başvuru yaptınız. Atandınız mı ? Elbette hayır, çünkü sizden daha düşük profilli bir akgenç yada bir cemaat mensup kişi veya bir türbanlı bacımız çoktan o kadroya yerleştirilmiş. Ve böylelikle sizin çabalarınız çöpte.
Türkiye'de şu an en büyük sorun akademide. Biz kıçımızı yırtalım, yok kamuda torpil dönüyor yok özel sektörde referans istiyor diyelim hiçbir faydası yok. İlk öncelikle bu akademik kadrolaşmadaki yozlaşmalıyı bitirmeliyiz. Fakat memleketimiz çevreleyen bu zihniyetle imkansız gibi duruyor.
Son 50 d düzenlemesi ile akademi hepten çekilmez bir yer haline geldi. Bunu da belirtelim.
