1 Mayıs İşçi Bayramı
-
Taksim’e 1 Mayıs’ta çıkmak
“yassah!”
Neden? Bilmiyoruz.
Çünkü yasal olarak verilmiş bir yasaklama kararı yok. Dolayısıyla, sıradan bir hukuk devletinde elzem olan mahkeme kararı, genelge, kanun, yönetmelik gibi belgelere bakarak yasağın gerekçesini öğrenme hakkımız da yok.
Ve mahkemece alınmış bir yasak kararı olmadığından, yasal olarak itiraz da yapılamıyor. Hükümet yasal olarak kendini korumaya almış durumda, yasağa gerekçe olarak resmi belge göstermiyor.
Sendikalar ne diyorlar bu konuda? Basit: Yasalar ne diyorsa onu.
Anayasa’nın 34. maddesine göre,“herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.”
Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasına göre de,“usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de bu bahsi geçen milletlerarası antlaşma hükümlerinden. Sözleşmenin 11. maddesine göre“herkes barışçıl olarak toplanma hakkına sahiptir.”
Zaten Türkiye de bu maddeyi 1 Mayıs’a yasak koyarak ve işçilere saldırarak ihlal etti ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde mahkum oldu. AİHM, 2008’de“anma ve kutlamalarının yapılmasının engellenmesini Avrupa İnsan Hakları’nın 11. maddesinin ihlali anlamına geldiğini belirtti.”
Yani, hükümetin Taksim’e yasal olarak yasak koyamamasının sebebi, sadece yasağa yapılabilecek olası itirazlar ya da ileride açılacak davalar değil. Geçmişte açılıp sonuçlananlar da kısaca“kent meydanını halka yasaklayamazsın” diyor.
Avukat Sedat Vural, geçen hafta Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu,“toplantı ve gösteri özgürlüğü ile ifade özgürlüğünü ihlal eden yasağın durdurulmasını” istedi.
Kendisine sordum,“kanunen olmayan” bir yasağı Anayasa Mahkemesi kaldırabilir mi, diye. Şu cevabı verdi: “Zaten Taksim meydanındaki kutlama yasayla değil, hukuki dayanağı olmayan talimatla durduruldu. Eğer bir yasak olacaksa da bu yasağa uygun karar alınmak zorundaydı. Ama ortada öyle bir karar da yok, keyfi yasak var. Yine de Anayasa Mahkemesi 1 Mayıs öncesi ihtaren tedbir kararı vererek yasak uygulamasını durdurabilir.”
Olmayan yasakla ilgili yasal bir karar verilebilir mi, göreceğiz. Bana çok da imkansız gelmiyor, yasaların sonsuza kadar esneyebileceği bir memlekette yaşıyoruz, neden olmasın?
Taksim aslında neden yasak? Kadıköy neden yasak değilse. Yani, tamamen keyfi.
Hazret, 20 Nisan’da“Yok Taksim, yok Kadıköy, bundan sonra buralarda miting yasak” diyerek Kadıköy’de de miting yapılamayacağını duyurdu. İki gün sonra, 22 Nisan’da da Kadıköy’e son kez “izin verdiğini” açıkladı: “Taksim’den ümidinizi kesin, gelin buyurun Yenikapı, orası değil Maltepe, buyurun orada yapın. Bu sene son olarak Kadıköy’e, Maltepe bitmediği için müsaade edildi ama artık olmayacak.”
İki gün önce“yasaktı”, artık değil.
Neden yasaktı, neden yasak değil?
Soruyu tersten soralım. Bu yıl halk kabul etse de Yenikapı’ya milyonlar toplansa, gelecek yıl Yenikapı da yasaklanır mı? Hatta 1 Mayıs’larda genel bir sokağa çıkma yasağı ilan edilme ihtimali de var mı? (Yani, fiili durum yasaya da dökülür mü?)
Evet biliyorum, bu soruların kanuna-kitaba uygun bir cevabı yok. İşin yasal yönünün yazmamın sebebi, durumun absürdlüğünü anlatmak.
Yoksa ne Taksim ne de herhangi başka bir meydan, yasalarla hareket eden bir rejimde halka yasaklanabilir. Ama diktatörlükte, neyi yapıp yapamayacağımız diktatörün iki dudağı arasındadır. Hele ki halkın ayaklanmasından uykuları kaçan bir diktatörse bu…
Peki tüm bunlar bir yana, halk ne diyor?“1 Mayıs’ta 1 Mayıs meydanındayız”
Tartışma bitmiştir.
Ayça SÖYLEMEZ
(BirGün)
