

Akıllı Tasarım [Intelligent Design] Teorisi (Yaradılış)
-
ABD'deki devlet okullarında Darwin'in evrim teorisine alternatif olarak okutulması tartışılan Akıllı Tasarım, son 15 yıldır giderek güçlenen ve büyüyen bir teori. Gücünü de, Darwinizm'in varsayımının aksine, yaşamın hiç de rastlantı olmadığı gösteren bilimsel kanıtlardan alıyor.
Aslında bu konudaki tartışmanın başlangıcı 150 yıl öncesine uzanıyor. Darwin'in 1859'da yayınlanan Türlerin Kökeni adlı kitabından bu yana, biyolojideki temel kuram, canlıların doğal seleksiyonun ürünü olduklarını öngören evrim kuramı oldu. 20. yüzyılda Darwinizm'e genetik ışığında getirilen yeni yorum, doğal seleksiyona bir de mutasyon mekanizmasını ekledi. Ancak bu iki mekanizmanın, yani doğal seleksiyon ve mutasyonun, canlılığın tek kaynağı olduğu yönündeki geleneksel anlayış, son yıllarda önemli eleştiriler alıyor. Pek çok bilim adamı, canlılığın sadece bu gibi amaçsız ve bilinçsiz faktörlerin ürünü olamayacağını, hayatın kökeninde "tasarlayıcı bir aklın" olduğunu savunuyorlar.
Bu anlayış son yıllarda yeni bir teoriyi de beraberinde getirdi: "Akıllı Tasarım" (Intelligent Design) teorisi. Time dergisinin 12 Ağustos 2005 sayısının da kapak konusunu oluşturan teori, halen ABD'de ateşli bir tartışmanın odak noktası. Bilim dünyasında Akıllı Tasarım'ı kabul edenlerin sayısı artarken, bazı eyatler de teoriyi ders kitaplarına Darwinizm'in alternatifi olarak koymayı tartışıyorlar. Bu teori, 1990'lı yıllarda bir grup Amerikalı bilim adamı tarafından ortaya atıldı. Teorinin ilk büyük çıkışı, Pennsylvania'daki Lehigh Üniversitesi'nden biyokimya profesörü Michael J. Behe'nin "Darwin'in Kara Kutusu: Evrime Karşı Biyokimyasal Başkaldırı" adlı kitabı oldu. Behe, kitabında canlı hücresinin Darwin zamanında içeriği bilinmeyen bir "kara kutu" olduğunu, hücrenin detayları anlaşıldığında ise, burada çok kompleks bir "tasarım" bulunduğunun ortaya çıktığını anlatıyordu. Behe'ye göre, canlılardaki kompleks sistemlerin doğal seleksiyon ve mutasyonla, yani bilinçsiz mekanizmalarla ortaya çıkması imkansızdı ve bu durum hücrenin "bilinçli bir şekilde tasarlandığını" gösteriyordu. Fransız felsefe profesörü Peter van Inwogen, bu kitabın önemini şöyle vurgulamaktaydı:
"Eğer Darwinistler bilimsel gerçeklerle dolu bu kitabı, önemsemeyerek, yanlış anlayarak veya ona gülüp geçerek karşılarlarsa, bu durum bugün Darwinizm'in bilimsel bir teori olmaktan çok bir ideoloji olduğu yönündeki gitgide yayılan şüpheler için önemli bir kanıt olacaktır."(1)
Darwinistler Behe'ye tatminkar bir cevap veremediler. Ve Akıllı Tasarım teorisi giderek daha fazla bilim adamı tarafından savunulmaya başlandı. Bugün bu hareketin önemli isimleri arasında California Berkeley Üniversitesi'nden Philip Johnson; MIT, Chicago, Princeton Üniversiteleri'nden Willam Dembski; doktorasını Cambridge'de yapmış olan Stephen C. Meyer; Chicago Üniversitesi'nden Paul Nelson gibi isimler yer alıyor. Seattle merkezli Discovery Institute adlı bilimsel enstitünün çatısı altında bilimsel çalışmalar yürüten gruba, internet üzerinden ulaşmak mümkün. (www.discovery.org)
yazının devamı;
-
Sayfa tasarımın iyi olmuş çok uzun okuyamayacaım ertan :)
-
canın sağolsun ama her boş vaktinde bir cümle okursan yeter benim için :)
-
Ben evrime inanıyorum ama darwinin anlattığı şekilde şu sundan gelmedir atalarımız maymundu gibi bir evrime değil !Bugünde bilim adamları biliyor ki kullanılan her organ gelişir ve bu gelişme sürecinde bir takım değişikliğe maruz kalır en basit örnek: vucut çalıştırmaya gidin..Ve değişimi görün ama yine akla takılan vucutcu birisinin çocuğu vücütcu gibi doğmuyor işte..Bence evrim kalıtsal değil ap ayrı bir varoluş.. Timsahlar yılanlardan falan gelmiyor yada her neyse..Sundan gelme diye tabir edilen her tür,apayrı bir tasarım harikasıdır..
-
bu tür teoriler dnya var oldukça olacaktır ama gerçek sonuç hala biizm inandığımızdır:)
-
evrim değişim demek.Elbette doğru ama evrim teorisi yaradılışı reddeder.Sorun bu.. Türler küçük değişimler geçirir ve bu değişimler türlerin farklılaşmasına neden olur ama farklı bir tür oluşturmaz.Türler sabittir
-
Paylaşım için teşekkürler. Evrim teorisi zaten çok saçma. Milyon yıl kollarını aşağı yukarı sallasan kanatların çıkmaz :) Maymundan gelindiğini sananlar zaten ayrı bi numune :D Var olmak = Yaratılmak
-
bLuetuLips bunu yazdı:
Evrim teorisi zaten çok saçma. Milyon yıl kollarını aşağı yukarı sallasan kanatların çıkmaz :)
Evrimide bu sekilde algılamamak lazım tabi

Yalnız hocam türler sabittir diyosun ya verdiğin örnek için eywallah yalnız ben "yeni bi tür" derken timsahın yılandan gelme olduğunu soyleyenlere ornek olarak yeni bir tür demiştim..Ama ilk değişim asla kalıtsal nedenlere bağlı değil ! Örnek: Japonlar..Zamanla iklimleri yüzünden gözleri çekikleşti ama bu gün bir japon bahama adalarında da doğum yapma veledi yine çekik gozlu olacak..Belli bir süre sonra kalıtsallaşıyor ama ilk değişim kalıtsal nedenlerden olmaz olursa mutasyondur zaten o..
-
sen doğru söylüyorsun zaten, beni anlamıyorsun.Japonlar bir ırk (alt tür de denir) ordaki insanlar avrupalı insanlardan farklı özellikler barındırıyor,aynı şey zenciler için de geçerli..Ama japonlar farklı bi tür oluşturmuyor... Timsah ile yılan farklı bir türdür..Timsahın yılandan türemesi evrimci bir söylentidir
-
Hımmm şimdi anladım yani kategori etme noksanlığım war.Tabi bu işin bilimsel kelimeleri ne bilem işte tür dedim gçtim şimdi hatırlşadım da haklısın..Biyoloji dersinde anlatmışlardı tür,cins falan hepsi ayrı boq bunların :)
-
timsahın yılandan oluşumuna inanmak evrimcileri doğrulamaktır.insanın maymundan oluştuğuna inanmaktır ki buda kesin bi sonuç deil.kesin sonuç kuranı okumak anlamaktan geçer.