Emperyalizmin Dünyamıza Kazandırdıkları
-
"Turkiye Cumhuriyeti devletinin yegane temeli istiklal-i tam Turkiyedir." bu Ataturk'un Nutukta surekli vurguladigi noktadir ,nasil oluyorda Tam Bagimsiz bir Turkiye utopya oluyor merak ediyorum ? Avrupa Birligi yokkende biz vardik ,ABD yokkende biz vardik ve hurduk...AB ve ABD olmadanda Turkiye olabilir...bu demek degildir ki onlara sirt cevirelim ,bu yeni dunya duzeni politik ilisklerine aykiri bir fikir olur...ama onlara boyun egerekte ikili iliski kurulmaz...sen Bagimsiz bir devlet olarak masaya oturabilmelisin bu bu kadar basittir ama tam bagimsizlik o kadar basit degildir...heleki 1940 dan sonraki iktidarlarin zihniyeti devam ettikce iyice zorlasacaktir..hele hele bu akp ipnelerinin memleketi disa bagimli yapmalari iyice bagimsizligi fecl etmistir..serefsizler bide ziraat bankasinida ozellestirecekelr...devletin kasasi 0 olacak bitecek yani...
-
untouchables bunu yazdı:
-----------------------------
Fistandantilus bunu yazdı:
-----------------------------snn orda yazdığın emperyalizm değil kapitalizmdir :)
emperyalizm bir başka ülkeye ya da topluluğa kendi hakimiyetini yaptırmaya çalışmaktır. yani her toplum emperyalisttir diyeibliriz. Türklerde emperyalistti.. o an kim güçlüyse o en büyük emperyalist olur..Bu "sol" fikrisavunanlar kavramların ne olduğunu bilmeden ezberden konuşuyor ya çok şaşırıyorum..
-----------------------------
ben katiyaten solcu filan değilim.sosyal adaletten yanayım.akpartiliyim.kendi partimdede gördüğüm yanlışlıkları sonuna kadar
-----------------------------
senin için demedim onu hocam genel olarak dedim. Öte yandan böyle bir başlık açıp solcu olmadığını iddia etmekte bir çelişki..
öte yandan, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik yapısının bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir. Türkiye'deki Sivil toplum Kuruluşlarının bir çoğunun Soros'un sahip olduğu fonlardana para aldığıda bir gerçektir. Tek bağımsız organımız asker.. istihbaharat teşikilatımız bile bağımsız değil.
compunün dediği gibi 1940lardan sonraki iktidarlar yüzünden bu hallere düştük.
Türkiye bağımsız değil derken ve "tam bağımsız Türkiye" söylevinin çıkmasının sebebi aslnda şudur: Bağımsız değil derken komple yabancı güçlerin elinde demek değil. Ama yabancı güçlerin o kadar etkisinde ki bağımsızlıktan söz edilemez denmek isteniyor. Bu sebeple "Tam" bağımsız Türkiye söylevi ortaya çıkmıştır.. -
Bir ulus-devlet olarak, Türkiye siyasi bağımsızlığa sahip bir ülke. Türkiyede, ulusal bağımsızlık mücadelesi verilemez. Türkiye'ninde her ülke gibi ekonomik bağımlılıkları var. Olmaması da imkansız ve ütopya olan bu.
Tam bağımsız Türkiye diyerek siyasi ve ekonomik olarak bağımsız kastediliyorsaki bundan ben bunu anlıyorum. Bugünkü dünya düzeni içinde imkansız. İçine kapanık dünyadan soyutlanmış bir ülke hayal ediliyorsa Küba yada K. Kore... Kendi hayal cumhuriyetlerinde devlet kontrolunde yaşatılan mutlu insancık komuniteleri.
Ne AB ne ABD tam bağımsız Türkiye. Bunun tam anlamı bunlara sırt çevirmektir. Liberalizme, demokrasiye, küreselleşmeye hatta karma ekonomilere bile karşı çıkmaktır. Yabancı düşmanlığıdır.
Daha önceki yazılarımda özelleştirmelerden ve gerekliliklerinden bahsettim hiç o konuya girmiyorum.
-
bLuetuLips bunu yazdı:
-----------------------------Bir ulus-devlet olarak, Türkiye siyasi bağımsızlığa sahip bir ülke. Türkiyede, ulusal bağımsızlık mücadelesi verilemez. Türkiye'ninde her ülke gibi ekonomik bağımlılıkları var. Olmaması da imkansız ve ütopya olan bu.
Tam bağımsız Türkiye diyerek siyasi ve ekonomik olarak bağımsız kastediliyorsaki bundan ben bunu anlıyorum. Bugünkü dünya düzeni içinde imkansız. İçine kapanık dünyadan soyutlanmış bir ülke hayal ediliyorsa Küba yada K. Kore... Kendi hayal cumhuriyetlerinde devlet kontrolunde yaşatılan mutlu insancık komuniteleri.
Ne AB ne ABD tam bağımsız Türkiye. Bunun tam anlamı bunlara sırt çevirmektir. Liberalizme, demokrasiye, küreselleşmeye hatta karma ekonomilere bile karşı çıkmaktır. Yabancı düşmanlığıdır.
Daha önceki yazılarımda özelleştirmelerden ve gerekliliklerinden bahsettim hiç o konuya girmiyorum.
-----------------------------
bahsettiğim şey dünyaya sırt çevirme değil. evet ekonomik bağımlılıkları her ülkenin vardır. ama sanırım senin anlayamadığın siyasi yapının "bağımlı" olması. bak bu sadece bu son dönem iktidarı için değil, 1940tan sonra gelen bütün siyasetçiler için geçerlidir. İnönü "Biz küçük Amerika olacağız" diyorsa ve bunu başbakanken diyorsa bağımsızlıktan söz etmek mümkün müdür? ya da tayyip'in danışma amerikaya gittiğinde kongre üyeleriyle sohbetinde tayyip için "exploit him"(sömürün onu) dedi bunun kasetleri var, ama bağımlı medya kuruluşlarımız göstermedi. ben anti akp medya kuruluşlarınında bağımsız olmadığının farkındayım ama en azından gerçek olan bi bilgiyi saklamıyorlar.
bağımsızlığı kaybetmekten kasıt ülkenin bayrağının inmesi değil, siyasi yapısını belirleyici unsurlarının yurtdışında olması..
zira Türkiye tam bağımsız olsaydı bu halde mi olurduk -
Fistandantilus bunu yazdı:
-----------------------------
bahsettiğim şey dünyaya sırt çevirme değil. evet ekonomik bağımlılıkları her ülkenin vardır. ama sanırım senin anlayamadığın siyasi yapının "bağımlı" olması. bak bu sadece bu son dönem iktidarı için değil, 1940tan sonra gelen bütün siyasetçiler için geçerlidir. İnönü "Biz küçük Amerika olacağız" diyorsa ve bunu başbakanken diyorsa bağımsızlıktan söz etmek mümkün müdür? ya da tayyip'in danışma amerikaya gittiğinde kongre üyeleriyle sohbetinde tayyip için "exploit him"(sömürün onu) dedi bunun kasetleri var, ama bağımlı medya kuruluşlarımız göstermedi. ben anti akp medya kuruluşlarınında bağımsız olmadığının farkındayım ama en azından gerçek olan bi bilgiyi saklamıyorlar.
bağımsızlığı kaybetmekten kasıt ülkenin bayrağının inmesi değil, siyasi yapısını belirleyici unsurlarının yurtdışında olması..
zira Türkiye tam bağımsız olsaydı bu halde mi olurduk
-----------------------------
Türkiye ekonomisini detaylı olarak işledik. Ve bu konuyu okadar çok tartıştık ki okulda (; Olayın Atatürk'ün ölümüyle ondan sonra gelen politikalarla alakası yok. Cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan maliye politikasıyla şu an imf'nin uygulattığı politika arasında fark yok. Ve İnönünün başbakan olduğu yıl 1925... Neyse 1930 yılına kadar ekonomi düşüşteydi ithalatın ihracata göre oranı fazlaydı borçlar savaşın yaralarının sarılması filan durumumuz kötüydü. Almanya 2. dünya savaşının şartlarını hazırlarken Türkiye'yi yanına çekmek için ihtiyacı olmadığı halde ve fazla para vererek mal alımı yaptı. Ve ihracat uçtu. O dönemin maliye politikası ve dış ticaretteki başarısı bize ekonomik başarıyı getirdi.Bkz. Türkiye Ekonomisi, Maliye - Ekonomi ayrımı, Makro İktisat, Maliye Politikası kitapları (hepsi)
Şu anki(Yada hiç farketmez bundan sonraki farklı olan) iktidar bazı konularda dışa bağımlı olabilir. Ama aciz değil. Türkiye ekonomide izlediği politikayı devam ettirirse ilerde daha güçlü olucak. Olay şu aslında zengin olduğun kadar güçlüsün söz sahibisin ve tabi bağımsızsın...
Computerwolf
Bağımsızlığa Küba ve Kore [sosyalist sistem] örnekse daha çok yazmanın anlamı yok.Patria o Muerte! (; hay bin kunduz! Çok şanslıyız çünkü Atatürk gibi bi önderimiz vardı ki sosyalist sistemi kabul etmedi. Bu sistem çöktü ama hala bu sistemi savunanlar (Bir de onu örnek göstererek) devam ediyor. Ne yazık!
-
Hoca ben yazimdada belirttim ,Tam bagimsiz Turkiye demek ,Ab ve abd y esirt donmek degildir ,bu dunya gercegine aykiridir ,bugun Kuba, Kuzey Kore dedigin ulkeler bile butun dunya ulkeleriyle iliski icerisindedir ,Amerika ingiltere gibi emperyalizmin kaleleri haric....dunya ulkeleriyle iliskiye girerken ,masada sende diger devletlerin sahip oldugu haklara sahipolmalisin...amerika nin agzina bakmamalisin...amerika bugun kalkip kuzey iraga operasyon yapmayin diyorsa ,ab su yasalari gecirin diyip ic islerimize karisiyorsa ,nasil bagimsiz bir ulkeden soz edecegiz...Cumhuriyet donemi Ataturkun cumhurbaskani oldugu donemde devletlerle girdigimiz iliskilerde tavrimiz nasil netse ,o sekilde bir siyaset gudulmelidir..bizim tarihsel olarak hicbir devlete kinimiz yoktur ...adam gibi iliski kuruldugu zaman ABD bizim dostumuz yine diyebiliriz ama cifte standartlarin havada ucustugu iliski yontemleriyle olmaz ,amerikanin kucuk fino kopegi konumundayken olmaz...Tam Bagimsizlik utopya degildir ,aksine bu millet tarih boyunca hep hur yasamistir,dunyaya bagimsizlik kavramini ogretmistir ,amerikanin ozgurluktenhaberi yokken biz ozgurlugumuz icin ölmüşüz...birilerinin kadini adam yerine koymadigi donemde biz meclisimize sokmusuz ...yani biz aciz degiliz,biz barbar degiliz,biz asagilik degiliz,biz antidemokrat degiliz,biz esareti kabul etmeyiz ve biz Tam Bagimsiz bir Turkiye icin olmeye ve oldurmeyede haziriz.
Hoca sen ne dion ya,Cuhmuriyetin ilk yillarinda(ataturk donemi) uygulanan ekonomik kalkinma politikasi ile imf politikalari tabanda birbirine zit...dunya ekonomik buhran yasarken ,Ataturk devletci agirlikli politika uyguluyor ve butun devletler ekonomik cokuntu icerisindeyken turkiye ekonomik o donem %40 lik buyume gosteriyor ,bir suru kaynaktan bunu arastirip ogrenebilirsin...oyle boyle hicbir sekilde disa bagimliligi biz kabul etmeyiz,sen bugune kadar amerikaya sunu yapacaksin diyen bir devlet gordunmu ? demekki tam bagimsizlik diye birsey var...bu nasil zihniyet anlamiyorum.
Birkere Ataturk "Ya Istiklal Ya Ölüm" sozuyle herseyi ozetlemis .
-
bLuetuLips bunu yazdı:
-----------------------------Fistandantilus bunu yazdı:
-----------------------------
bahsettiğim şey dünyaya sırt çevirme değil. evet ekonomik bağımlılıkları her ülkenin vardır. ama sanırım senin anlayamadığın siyasi yapının "bağımlı" olması. bak bu sadece bu son dönem iktidarı için değil, 1940tan sonra gelen bütün siyasetçiler için geçerlidir. İnönü "Biz küçük Amerika olacağız" diyorsa ve bunu başbakanken diyorsa bağımsızlıktan söz etmek mümkün müdür? ya da tayyip'in danışma amerikaya gittiğinde kongre üyeleriyle sohbetinde tayyip için "exploit him"(sömürün onu) dedi bunun kasetleri var, ama bağımlı medya kuruluşlarımız göstermedi. ben anti akp medya kuruluşlarınında bağımsız olmadığının farkındayım ama en azından gerçek olan bi bilgiyi saklamıyorlar.
bağımsızlığı kaybetmekten kasıt ülkenin bayrağının inmesi değil, siyasi yapısını belirleyici unsurlarının yurtdışında olması..
zira Türkiye tam bağımsız olsaydı bu halde mi olurduk
-----------------------------
Türkiye ekonomisini detaylı olarak işledik. Ve bu konuyu okadar çok tartıştık ki okulda (; Olayın Atatürk'ün ölümüyle ondan sonra gelen politikalarla alakası yok. Cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan maliye politikasıyla şu an imf'nin uygulattığı politika arasında fark yok. Ve İnönünün başbakan olduğu yıl 1925... Neyse 1930 yılına kadar ekonomi düşüşteydi ithalatın ihracata göre oranı fazlaydı borçlar savaşın yaralarının sarılması filan durumumuz kötüydü. Almanya 2. dünya savaşının şartlarını hazırlarken Türkiye'yi yanına çekmek için ihtiyacı olmadığı halde ve fazla para vererek mal alımı yaptı. Ve ihracat uçtu. O dönemin maliye politikası ve dış ticaretteki başarısı bize ekonomik başarıyı getirdi.Bkz. Türkiye Ekonomisi, Maliye - Ekonomi ayrımı, Makro İktisat, Maliye Politikası kitapları (hepsi)
Şu anki(Yada hiç farketmez bundan sonraki farklı olan) iktidar bazı konularda dışa bağımlı olabilir. Ama aciz değil. Türkiye ekonomide izlediği politikayı devam ettirirse ilerde daha güçlü olucak. Olay şu aslında zengin olduğun kadar güçlüsün söz sahibisin ve tabi bağımsızsın...
-----------------------------
anladığım kadarıyla iktisat veya mali bi bölümde okuyorsun. o yüzden olaylara sadece "ekonomik" yönden bakıyorsun. Dubai ve Araplar zengin ama Amerika'nın köpeği durumundalar, orda bi bağımsızlıktan söz edebilir misin? Atatürk döneminde uygulanan politikalar devletçi politikalardı. Bu bize hep " o zamanın şartları yüzünden" diye öğretildi. Ama Atatürk'ün ilkeleri arasında var olan bir ilkedir devletçilik. zaten bnm kanaatimce devlette ekonomi içinde olmalı. Ama atatürk'ün ölümünden sonra amerika'nın etkisiyle uygulanan "liberal" politikalar sonucu müfredatımızda bile atatürk'ün devletçilik ilkesi "o şartlar yüzünden" di diye geçiyor.. Atatürk bu şartlar yüzünden diye bişey demiş mi? ilkelerinin üzerine kurulan bi ülke o ilkeyi görmezden geliyor. Imf ise "liberal" politkalar uyguluyor günümüzde. anlamadığım nasıl olurda Atatürk dönemindeki ekonomik yapıyla imf nin uyguladığı program örtüşür?! Bu arada evletçiliğin sosyalizm olmadığını da hatırlatmak isterim.her şey sadece ekonomik değildir. Bir ülkede askeri, siyasi, ekonomik, sivil yapılar bütündür. Bunlardan biri dışarı bağımlı hale geldiyse o ülke için"tam" bağımsız denemez. Türkiye'deki durumda budur..
-
Fistandantilus bunu yazdı:
-----------------------------
anladığım kadarıyla iktisat veya mali bi bölümde okuyorsun. o yüzden olaylara sadece "ekonomik" yönden bakıyorsun. Dubai ve Araplar zengin ama Amerika'nın köpeği durumundalar, orda bi bağımsızlıktan söz edebilir misin? Atatürk döneminde uygulanan politikalar devletçi politikalardı. Bu bize hep " o zamanın şartları yüzünden" diye öğretildi. Ama Atatürk'ün ilkeleri arasında var olan bir ilkedir devletçilik. zaten bnm kanaatimce devlette ekonomi içinde olmalı. Ama atatürk'ün ölümünden sonra amerika'nın etkisiyle uygulanan "liberal" politikalar sonucu müfredatımızda bile atatürk'ün devletçilik ilkesi "o şartlar yüzünden" di diye geçiyor.. Atatürk bu şartlar yüzünden diye bişey demiş mi? ilkelerinin üzerine kurulan bi ülke o ilkeyi görmezden geliyor. Imf ise "liberal" politkalar uyguluyor günümüzde. anlamadığım nasıl olurda Atatürk dönemindeki ekonomik yapıyla imf nin uyguladığı program örtüşür?! Bu arada evletçiliğin sosyalizm olmadığını da hatırlatmak isterim.her şey sadece ekonomik değildir. Bir ülkede askeri, siyasi, ekonomik, sivil yapılar bütündür. Bunlardan biri dışarı bağımlı hale geldiyse o ülke için"tam" bağımsız denemez. Türkiye'deki durumda budur..
------------------------------ EFENDİLER! Tarihimizi dolduran bunca muvaffakiyetler, zaferler ve yahut mağlubiyetler yıkılış ve felaketler bunların kaffesi vukua geldikleri devirlerdeki ekonomik durumumuzla münasebatdar ve alakadardır. Yeni Türkiye' mizin layık olduğu mertebeye ulaştırabilmek için behemehal iktisadiyatımıza birinci derecede önem vermek mecburiyetindeyiz. Çünkü zamanımız bir iktisat devresinden başka bir şey değildir." M. K. Atatürk İzmir İktisat Kongresi
Maliye okuyorum. Hoca siyaseti ve uluslar arası ilişkileri belirleyen en önemli şey ekonomidir. Birincisi IMF'nin politikası yok, özerk bi kuruluş, amacı ülkelerin ve şirketlerin kalkınmasını sağlamak ve borç verdiği paraları almak. İkincisi şu an hükümetin uyguladığı ve Atatürk dönemi hükümetin uyguladığı ortak politikalar şunlar,
Mali disiplinin sürdürülmesi
İyi bir mali yönetim
Fiyat istikrarı
Enflasyonun düşük tutulması
Tek Farklı politika,
Devletçi yaklaşım : Neden? "O zaman şartlar bunu gerektirdiği için" Ülke savaştan yeni çıkmıştı. Daha Lozan bile imzalanmadan hemen ülkenin kalkınma yolları aranmaya başlandı. İzmir İktisat Kongresi toplandı bu toplantıda devletin özel sermayeyi desteklemesi kararı alındı. Ama o zamana kadar kurulmamış olan işletmeleri özel sektörün kurması kursa bile çalıştırması imkansızdı. Sanayileşme hiç yoktu. Bu yüzden devletçilik ilkesi ortaya çıktı. Devlet özel sektörün kuramadığı işletmeleri kurdu ve yönetti. Devletçilikle sosyalizmin alakası yok Atatürk asla Rusya'yı örnek almadı. İlkeler arasında devletçilik var ama artık şartlar değişti. Herşey çok farklı... Sosyal devlet zorunlu ama devletçi ekonomiyi ülke kaldırmaz.
Bugün artık öyle bi gereklilik kalmadı. Ülke sanayileşti. Özel sektör herşeyi yapabilecek teknolojiye sahip. Dünya küreselleşiyo artık kalmadı devlet ekonomileri filan. Devlet denetlicek, düzenlicek adaleti ve güvenliği sağlıyacak. Devletin eli ekonomiye değdiği zaman kazanan iktidardakiler yani seçilmişler olur. Piyasa dengesini kendi bulacak bulamadığı zaman devlet müdahale edecek. Delvetin ekonomideki görevi kısıtlı olucak.
-
Atatürk'ün sözlerine bakacak olursak pek çok farklı konuda o konunun en önemli şey olduğunu söylemişliği vardır. Bir lider olarak her kesimi motive etmesi gerekliliğinden ötürüdür bu. Ekonomi tek başına en önemli bir şey değildir ama kendisi önemlidir ama en değil. En önemli diye bir şey yok, her şey bir bütün oluşturuyor ve o bütünün bir parçası bile daha az önemsenirse bütün zarar görür. Uluslarası ilişkilerde en önemli şey diye bir şey yoktur, o anki koşullara göre belirlenir önemli olan şeyler ve diğerleri.
dediğim gibi ekonomi okuduğun için devletlarası ilişkilerde dünyanın en önemli şeyinin ekonomi olduğunu düşnüyorsun ama sana bir kaç örnek vereyim. Japonya'nın çok güçlü bir ekonomisi var ama Uzakdoğuda bir süper güç değil şu an uzakdoğudaki Amerikan varlığının temsilcisi ve "stratejik ortağı". tanıdık bir tanım. diğer bir kelimeyle amerikanın uzakdoğudaki bekçi köpeği.
suudi arabistana ya da birleşik arap emirliklerine bakalım. çok büyük zenginlik, refah, güçlü bir ekonomi. Eğer ekonomi en önemli şey olsaydı devletlerarası ilişkilerde, suudi arabistan ortadoğuda dev bi güç olur hatta sırf bu sebeple dev bir küresel güç olurdu. Ama şu an kendileri Amerika'nın ortadoğudaki en büyük "stratejik ortağı". Diğer bir deyişle köpeği..
Bizde "stratejik ortak" idik, bu son gelişmelerden sonra ne olur bilmiyorum, görünen o ki kürdistan amerikanın yeni stratejik ortağı olacak..
Imfyle ilgili de özerk demişsin. bildiğim kadarıyla Imf'de en etkili ülke ABD. paranın çoğunu onlar veriyor. her neyse konu o değil. şu ana kadar Imf'den yardım alıpta düzelen bir ülke var mı acaba? Hep şöyle olur bir ekonomik kriz olur Imf el atar ekonomiye bi 5-10 yıllık düzelme gibi görünür ardından yine krizler..
her şeyden öte ülkelerarası ilişkiler dostluk sevecenlik değil çıkarlar üstüne kuruludur. Kimse vah canım insanlar açlıktan ölüyor diye yardım yapmaz. O ülkeyi kendisine pazar oluşturmak ekonomisinden kendi ülkesinin yararına kullanılmak için yapar bazı şeyleri. Diğer bir deyişle modern sömürü..
Bu ülke atatürk'ün ilkeleri üzerine kurulmuştur ve atatürk gibi ileri görüşlü bir adam ilerde devletçilikten vazgeçilecek diyebilirdi.Ortadoğu konusunda bile ileri görüşlülüğünü kanıtlamış bir insan bunu neden yapmaz ya da ey türk gençliğindeki gibi bir ileri görüşlülüğü sergilemiş biri... Evet atatürk rusyayı kendine örnek almadı ben onu savunmuyorum zaten. Ama abdyide örnek almadı. yarı liberal-yarı sosyalist bir ekonomik yapı oluşuyordu.. devlet ekonominin içinde ama aynı zamanda özel işletmelerde destekleniyor..
-
Şuanda ekonomi karma bi yapıya sahip. Kimse zaten tamamen serbest piyasa demiyor tabi ki eksiklikler olucaktır. Devlet ekonomiye tekeller, kamusal mallar, adil gelir dağılımı ve devlet üretimin toplum için optimum noktaya çıkması bakımından müdahalelerde bulunur. İşte bu karma ekonomi şu anda ülkemizde de uygulanmaya çalışılan şey. Diyorum ki devletin daha fazla müdahalesi yarar getirmez. İktidarın devletin kaynaklarını kendi için kullanmasına neden olur.
Amerika neden süper güç? Parayı kim yönlendiriyor? Neden Irakta neden Afganistandaydı? Sözde kürdistan belki ilerde niye kurulacak? Bunların hepsinin nedeni ekonomi.
