folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Geleneksel Toplum İle Çağdaş Toplumun Anlayış Farkı



Geleneksel Toplum İle Çağdaş Toplumun Anlayış Farkı

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ToR5
    ToR5's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Haziran/2008
    Erkek
    KaptanMagaraAdami bunu yazdı:
    -----------------------------

    *konudışı

    Kuhn'un amacı bilimsel yöntemin ne olduğunu saptamaktır...

    -----------------------------

    Güzel yazı. lakin şu da var ''Paradigmayı Kuhn yazılarında 21 farklı anlamda kullanmıştır ve bunu kendisi de kabul etmiştir.'' ( Tayyar Arı Uluslararası İlişkiler Teorileri ) 

    Benim de söylemek istediğim : Genel anlamda paradigmayı tanımlarken kullandığı metafor ''çerçeve'' , bir fikrin o zamandaki yansıması, bilim adamlarının o zamandaki kabul ettiği doktrinler. Ama paradigma devrim dönemi ve normal dönem olarak değişebiliyor. ''Post-modern'' eğilim daha yükselmediğinden ve ''modern'' bilim olarak kabul edilen pozitivist yöntemlerin kullanıldığını varsayarak ''normal dönem'' içinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu dönemin genel özellikleri yukarıda söylediklerim. Ve kantitatif yöntemlerin çoğunlukta oldukları , başkalaşmanın-tahrisel sürekliliğin yöntemelerinin göz ardı edilemez olan bilimsel bi çerçeve olması gerekir. Kitabı bilmiyorum ama veriler bunları karşılamadıkları için ve Viyana Okulu , Harward gibi bilim adamlarının bile beceremediği '' paradigma da ''devrim dönemi'' ne  bu kitabın yazarının giremeyeceğini bildiğim için , yani biraz açarsak post modern paradigmanın daha modern paradigmanın yerini almadığını varsayarsak ki Kuhn bunu önemli bi düstur olarak koyar. sende bunu bilmelisin : bir paradigma diğer paradigmanın yerine geçmediği sürece diğer paradigmaya devam edilir. Buna göre bu yazı Kuhn cu anlamda bilimsel değildir. tabi sen bişi diyorsan o başka üstad:D



    Her türlü çek senet tahsilatı yapılır. Zenginden alınıp fakire verilir. Fakirin topuklarına sıkılır.
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    YekteranBaymedir
    YekteranBaymedir's avatar
    Kayıt Tarihi: 10/Temmuz/2009
    Homo

    ikisi de değil bence.... ikisi de noksan kalmış...

    akıl mı yoksa duygu mu demek gibi bişey bu. immanuel kant gibi olucaksın.

    akıl ve duygu yu harmanlıcaksın bu da öyle olmalı.

    tamam çağdaş ol, yenilikçi ol, eskiyen, artık bi işe yaramayan şeyleri değiştir. tamam. buraya kadar normal.

    ama insan geleneklerine de bağlı kalmalıdır bi yerde, yaşatmalıdır. 

    ama gelenek adı altında bazı şeylere de körü körüne bağlanmamalıdır yani... illa ki hem akıl hem duygu olucak aynı anda.

  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    KaptanMagaraAdami
    KaptanMagaraAdami's avatar
    Kayıt Tarihi: 30/Mayıs/2009
    Erkek

    Daft bunu yazdı:
    -----------------------------

    ikisi de değil bence.... ikisi de noksan kalmış...

    akıl mı yoksa duygu mu demek gibi bişey bu. immanuel kant gibi olucaksın.

    akıl ve duygu yu harmanlıcaksın bu da öyle olmalı.

    tamam çağdaş ol, yenilikçi ol, eskiyen, artık bi işe yaramayan şeyleri değiştir. tamam. buraya kadar normal.

    ama insan geleneklerine de bağlı kalmalıdır bi yerde, yaşatmalıdır. 

    ama gelenek adı altında bazı şeylere de körü körüne bağlanmamalıdır yani... illa ki hem akıl hem duygu olucak aynı anda.


    -----------------------------

    Yazının ikinci kısmına kısmen katılsam da ilk kısma teknik olarak katılmak mümkün değil. Çünkü Kant akılla duyguları harmanlamamıştır. Kant'ın yaptığı bilgimizin sınırlarını çizerken nesneden değil özneden hareket ederek bilinebilecek olanla (fenomen alanı) bilinemeyecek olan (numen alanı)  arasına bir çizgi çekmektir. Bunu da tamamen bilgisel (epistemelojik) olarak yapar.

    İlgini çekerse Macit Gökberk'in Felsefe Tarihi kitabında Kant'la ilgili bölüme göz atabilirsin.

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ToR5
    ToR5's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Haziran/2008
    Erkek

    Daft bunu yazdı:
    -----------------------------

    ikisi de değil bence.... ikisi de noksan kalmış...

    akıl mı yoksa duygu mu demek gibi bişey bu. immanuel kant gibi olucaksın.

    akıl ve duygu yu harmanlıcaksın bu da öyle olmalı.

    tamam çağdaş ol, yenilikçi ol, eskiyen, artık bi işe yaramayan şeyleri değiştir. tamam. buraya kadar normal.

    ama insan geleneklerine de bağlı kalmalıdır bi yerde, yaşatmalıdır.

    ama gelenek adı altında bazı şeylere de körü körüne bağlanmamalıdır yani... illa ki hem akıl hem duygu olucak aynı anda.


    -----------------------------

    bu dediklerinin ''bilimsel olan ve alan'' konusuyla tam anlamıyla ilgili olmasada konuyu toparlamamız için yapılacak en iyi yorum. İnsanın eskiden kopamaması onun doğasında var. aynı zamanda merakla dolu olması ve yenilikçi olması da o insanın doğasında var. Bunu harmanlaması lazım dediğinde bunu isteyerek yapıyor demiş oluyosun. bireysel anlamda bu doğrudur ama toplumsal anlamda insanlar bunu kasti olmadan yaparlar. Umberto Eco nun verdiği örnekten yola çıkarsak Fransız devrimine kardeşlik eşitlik özgürlük dediğimiz 3 imgelem  aslen  Hıristiyanlık taki 3lü inançla bilişsel anlamda alakalrı vardır. yani baba oğul kutsal_ruh üçlüsünden ayrı düşünülemez. buna toplumsal bilinçaltı diyor umberto eco. Yani geçmiş seni imgelemlerden ikonlardan bile yakalayabiliyor.


    Her türlü çek senet tahsilatı yapılır. Zenginden alınıp fakire verilir. Fakirin topuklarına sıkılır.
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    KurSad
    KurSad's avatar
    Kayıt Tarihi: 10/Mayıs/2009
    Erkek

    şu anda bazi bilmeden konuşanlar geleneksel yapımızı yanlış gösterenler hariç (bu diğer sayfalarda sözü edilen dandik bi profösör olabilir ve gerçeğini araştırdığınızda bu profösörün onca işkembeden salladığınıda görürsünüz.) gerçek Türk-İslam kültüründe

    1.madde  : anlamaya gücü şu anda yetmediğine göre şu an için bizim görüş daha mantıklı gibi geldi.

    2. madde : Türk-İslam kültüründe insan neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırt edebilir.

    3. madde : kadere boyun eğmez. İslam'a göre kader ana şeylerdir. İnsanın özgür iradesi vardır.

    4. madde : burda tam olarak ne denmek istemiş anlamadığım için cevap yazmıyorum eğer biri orda "tam olarak"ne anlatılmak istendiğini yazarsa bende cevap verebilirim.

    5. madde : forumda dahi çok tartışılan saçma bi konu. Yine kültürümüzde değişiklik ve okumak önemli tutulurken bunu niye bu kadar zıt gösterilir anlamıyorum. daha önce forumdan zorkaya diye birisi bi konu açmıştı. Geri kalmışlık insanlardadır, İslamiyet'te değildir...   Şahısların yaptıkları yanlışlar tüm kültürü yanlış gösteremez.Bunun yanında yenilik yapılacakken illa gelenek görenekler terkedilecek diye bir şey yoktur.Japonlar bu konuda 1 numaralı örnektir. tabii gelenek görenekleri bırakmıyalım diye göçebe hayattan bahsetmiyorum düğünlerimiz olur dinimizi yaşamamız olur şu olur bu olur.

    6. madde : zamanı denetlemekten kasıt zamanı kullanmaksa yine bozulmamış Türk - İslam kültüründe zamanın ne değerli olduğunu nasıl kullanıldığını hatta köylerde dahi görebilirsin

    7. madde :  evet çalışıp belli bi yerlere gelmiş bi kişiyle oturduğu yerde yatan yada torpille şunla bunla o mevkiiye gelen kişiye duyulan saygının eşit olması mantığına uyuyor mu? yasalar önünde eşitlik farklıdır saygı duymak farklıdır.

    8. madde : bu ne be :S yarışma kötüdür ü kim sıçmış ilk defa bu kadar Türk toplumundan abes bi cümle kullanılıyor.

    9. madde :  dolaylı ve doğrudan iletişimden kasıt tam olarak nedir? yine açıklanabilirse cevap verebilirim

    10. madde: yine sıçılan bi madde. istişare yapmak sünnnetken bu kadar mantıksız bi cümle olabilir mi? yada yine Türk ve Türk-islam tarihini inceleyebilirsiniz.

    11. madde: bu bir inanç meselesidir. Bizler hem bilimi hem inancımızı uygulamak isteriz. Materyalistlerinde inkar etselerde kendine yönelik inançları vardır. 

    12, madde: bugün bile batı kültüründe bulunduğu iddia edilen şeylerin çoğunun Türk ve İslam alimleri tarafından bulunduğunu biliyoruz. Avrupada yıllarca alimlerimizin kitaplarının okutulduğunuda biliyoruz. Eskiden doğu kültürünün batı kültüründen ilerde olduğunuda biliyoruz.  Eskiden medreselerde fenni ilimlerin verildiğini. bir çok konuda o zamanın batı toplumuna göre kat kat ileri seviyede olduğumuzu biliyoruz. Sonradan bozulan sistemleri sanki hep öyleymiş gibi göstermemek gerekir.

    13. madde: birey devlet içindir. Kurtuluş savaşını kazandıranda bu dşüncedir işte.

    14, madde: yine erkek üstün yaratılmıştır olgusu son devirlerde erkeğin aşırı baskı ve kadını küçük görme olayının sonucudur. Normalde Kadına değer verilir el üstünde tutulur. Bu konuyla ilgili bi yazı var inşallah bu akşam yeni bi konu olarak açayım.

    15, madde: devletin eskiden örfi ve şerri şekilde yönetildiği gerçektir. ama şerri ve örfi kurallar ırklar, dinler, mezhepler arasında ayrım kabul etmez. Osmanlı devletinde diğer dindeki insanlar kendi dinine göre o yöredeki kendi dini sorumlusuna göre yargılanabilirdi ama illada örfi ve şerri kurallara göe yönetilecez diye bi kaidemiz yoktur. Ülke içinde gerçekten eşitlik, laiklik gibi kavramlar olduğunda isteyen istediği ibadeti istediği gibi yapabildikten sonra hiç bir zaman hiç bir şekilde sorun çıkmaz.

  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    KurSad
    KurSad's avatar
    Kayıt Tarihi: 10/Mayıs/2009
    Erkek

    zumsuk bunu yazdı:
    -----------------------------

    madde  16;

    geneleksel otoriter kültür kendi kabul ettiği görüşlerin dışındaki görüşlere saldırarak yaklaşır, onlaroı red eder, salak, aptalca, bune lan der

    özgürlükçü modern düşünce yapısı ise her türlü düşünce ve fikre açıktır


    -----------------------------

    sana da zaten diyecek bişe yok. 

    "onlaroı red eder, salak, aptalca, bune lan der"

    evet ne kadar saygılı eşitlikçi ve modern bir anlayışa sahip olduğunda bariz.

Toplam Hit: 8698 Toplam Mesaj: 47