İki Seçeneğiniz Var Ve Seçim Sizin
-
KEndi hikayemi anlatmak istiyorum.Son zamanlarda yaşadıklarım beni oldukça değiştirdi. Değişiyorum. Dün farklıydım, bugün farklıyım. Ve yarın bambaşka biri olacağım. Fakat genel olarak bakıldığında ; bir kaç kişinin verdiği seminerler ve bazı olaylar beni daha mutlu hale getirdi.
Mutsuz, amacı olan fakat amacı için hiçbirşey yapmayan insandım. Bir çoğu okuyamayabilir. Üşenecekler. Ki bu yazım üşenenlere değil, birşeyleri fark edip, değiştirmek isteyenlere. Ben kendi yolumu yazıyorum. Bunun bilimsel bir olayı yok. Ne nedir bilmem. Fakat benim yaptıklarım. Umarım bir kaç kişinin problemi varsa ; en azından çözüm yolunu bulmak için yol gösterebilir.
--
Hikayemin başlığı seçimler. Bilgisayar mühendisi olmadan önce, benim için zaten 2 seçenek vardı. Birşey ya benimdi ya dğeil. Ya güzeldi ya değil. Ya istiyordum ya istemiyordum. Ya mutluydum ya değil. Yani birşey ya 1 idi, ya 0 . Şu aralar keşfettiğim ; 1 ve 0 lar tamamen bize bağlı. Bunu anlatacağım.
Benim hikayem , bir çok şeye sahip olan, herşeye heves eden fakat hiç birinde odaklı kalıp devam edemeyen ve mutsuz olan bir adamın üstüne. Küçük yaşlardan beri herşeye merak ettim ve herşeyi denedim. Yüzme, voleybol, basketbol, tenis, bateri, keman, gitar, dans, borsa, liderlik, psikoloji, psikolojik savaş, reklamcılık, beden dili .... Daha ilerletebilirim. Bilgisayar üstünde şimdiye kadar açtığım 3 tane kendi projemin olduğu domain var. Free sitelerde ; yada başka projeleri söylemiyorum.
ÜStüne Perl'den, delphi'ye, qbasic'ten object-c 'ye kadar nasılmış ya deyip başladım. Ki sonunda php, python şeklinde devam ettim. Bu kadar dikkat dağınıklığı iyi mi ? Normalde kötü derler. Bence iyi. Her avantaj dezavantaj'a çevrilebilir, her dezavantaj'da avantaja çevrilebilir. Ben çevirmeye çalışıyorum. Bunca yaptığın şeyin hepsi bana birşeyler kattı. Ve yaratıcılık olmayan birşeyi ortaya çıkartmak dğeildir. Öğrendiklerini , birşeyleri birbirine bağlayıp ; zaten asırlarca orda olan birşeyi keşfetmektir. iPhone yada mona lisa zaten ordaydı. Elektrik vardı, bilgisayarda. Sadece keşfedenler oldu. Fakat birşeyleri bağdaştırarak.
Türkiye'de çoğu kişiden önce facebook 'u keşfettim. Ben facebook'tan sıkıldığımda twitter'a üye oldum ve Türk insanı o zaman facebook'a geçiyordu. Facebook yaptığı yenilikleri uygulanabilir ve kullanışlı hale getiremedi. Bir sürü kişi twitter'a kaydı. Şimdi twitter iyi fakat twitter'ın 2-3 adım sonrası için proje yapıyorum. Sosyal hayat. Bunların hepsi 10 seneden beri bilgisayarla ve uğraştığım açıklar, güvenlik, kodlama vs.. gibi şeylerin sayesinde oldu. Demek ki birşeyler kattı. Bu yüzden üzülmüyorum. HErşeyi denedim, ne sevdiğime karar verdim. Sarışınla çıkmadan sarışın kız seviyorum demedim. Ferrari kullanmadan ferrari almak istiyorum demedim. Sadece denediklerimin üzerinden konuşuyorum. Ve sürekli değişiyor.
---
Amacım dünyayı değiştirmek. Bunu yapacağım. Biliyorum, inanıyorum ve kendime güveniyorum. Tek sorun , nasıl yapacağımı tam olarak bulamamış olmam ve tecrübesizliğimdi. Fakat değişimin ilk adımı farkındalıktır. Bunları fark ettim. Nasıl yapacağımı öğrendim ve tecrübe kısmını halletmeye çalışıyorum. Her insanın dünyayı değiştirme potansiyeli vardır. Fakat 5 binliraya çalışmak ister. Bu beni tatmin etmez. Para kısmını düşünmüyorum. aylın benim harcayabileceğim 1.000 yada 100.000 bin almışım gerçekten umursamıyorum. Beni tatmin edecek, mutlu edecek şey ; çıkarttığım ürünlerin herkesin işini kolaylaştırıp ; dünyaya ve insanlığa katkı sağlayacağım bir ürün olması.
Birkaç ay önce mutsuzdum. Hatta okulu bırakma gibi kararlarım vardı. Bir kaç olay sonunda bazı şeyleri gördüm. Hala para, diploma gibi şeylere önem vermiyorum. Vizyonsuz hocalar, esnek olmayan okul bize birşey katamaz. Üniversite değil, üniversite hayatı bize birşey katıyor. Üniversite bitirip ; tiyatro, sinema, spor, sanat, müzik gibi bir aktivitesi olmayan 3.5 ortalamalı birindense ; lise diplomalı ama projesi, hayalleri olan ; müzik aleti çalan yada spor yapan birini tercih ederim. Kültür ve bilgi/birikim dolu olur.
Kişiliği geliştirmek önemlidir. Üniversiteden yüksek derece ile mezun olan asosyal biriyle ; bir yemekte konuşacak düzgünce birşey bulamıyorsak ; yada konuşması aptalcaysa , diploma gerçekten önemsizdir. Bizi , discrete, diploma, para, calculus değil; sınavlara hazırlanırken çalışma yöntemimiz, arkadaş dediğimiz insanlardan yediğimiz kazık , ailenin yolladığı parayı kontrol etme ve kotnrollü harcama gibi şeyler geliştirir. Dans etmek, keman çalmak, müzik listemizi düzenlemek geliştirir. Hayalimizin olması geliştirir. Sosyallik geliştirir. Barda diskoda takılmak değil. İnsanlarla kouşmak ve aktivite de bulunmak geliştirir.
Kendinizi geliştirin. Üniversite, diploma gibi şeylere bel bağlamayın. Üniversited ehayalleriniz, projeleriniz olsun ve bunlar için girişimde bulunun. Dansa gidin, müzik aleti çalın, tiyatroya gidin (si,nemayı salla) ; resim sergisine gidin, aiesec, yada kültür grupları varsa onalra gidin. Hayata atılın, liderlik öğrenin.
Gelişim kitaplarını siktir edin, nlpyi siktir edin. Ki bunun 5-6 senedir psikoloji, psikolojik savaş, beden dili, nlp gibi şeyler okuyan biri olarak söylüyorum. Osho'nun zen öğretisi var. Din konusunda biraz sert fakat ; hayat hakkında güzel şeyler öğretiyor. Varoluş üzerine. Bu yüzden Osho'nun (her gün kitabı tavisyemdir) kitaplarını okuyun. Yoga, budizm neymiş ilgilenin. Koyu bir müslüman olabilrisiniz. Dinsizde olabilirsiniz fark etmez. Bu tarz fikirler insanlığı, doğruluğu ve doğanını parçası olmayı anlatıyor.
Bir hayal kurun. Büyün insanların hayatını inceleyin. Atatürk ile başladım, hitler, Steve Jobs ( bütün sunumlarından, kitaplarına herşey mevcut ), Google ( Larry ve Sergey ) , Larry Ellison (oracle) gibi ; ilgilendiğim ve iş yapmayı düşündüğüm alanda bir sürü kişinin hayatını inceledim. Audi ve Apple tutkum. Bunlar, bana tasarımın, işlevin, mühendisliğin nasıl olması gerektiği konusunda güzel bilgiler verdi. Bunları birleştirmek kaldı bana. Alanınızdaki sağlam şirket ve insanların hayatını okuyun, araştırın. Özellikle bakış açılarını ve yaşam tarzlarını.
---
Gelelim seçimlere.
Psikolojiyle bu kadar ilgilenmeme rağmen bi boka yaramamıştı. Çünküşunu yaın diyordu. Nasıl yapmamız ve ne yapmamız gerektiğini söylemiyordu. Tam bunun üstüne Osho , mutlu olmak için kendimi, insanlığımı dinlemem gerektiğini ve bunu nasıl yapacağımı (zen öğretisi ile) bana kitaplarında aktardı. Bazı kısımlarını saçma, bazı kısımlarını sert buldum. Fakat yararı var mı ? Evet oldu. Üstüne İsmail Karasu adında biri seminere geldi. Öyle şeyler anlattı ki ; gerçekten dedim.Bu kısımdan sonra ; size bir öykü vermek istiyorum. Seçimler ile ilgili : http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ilicak/2012/03/25/yasamayi-secinÜstüne bu öyküyüde duyduğumda ; bi dakika ya dedim. Sçeimler benim elimde. O günden itibaren ; sabah 6 da kalkıyorum. Drsim 8.30'da. Duş alıyorum, kahvaltı yapıyorum. Gün doğumunu görüyorum ve serçelerin güzel seslerini dinliyorum. Sessizlik vs.. Mutlu olmayı seçtim. Yaşamayı. Ve zor geçen 2 hafta sonunda ; o kadar iyi geldi ki... Derslere gittiğimde enerjiğim. Ve günde 6 saat civarı uyuyorum. Normalde 10-12 sat uyku yetmezdi. Şimdi yetiyor.Harika hissediyorum. Yaşamayı, mutlu olmayı, eğlenmeyi seçtim.Geçmiş geçmişte kaldı ve gelecek asla gelmeyecek. Kontrol ettiğin an bu an. Biraz daha uyuyayım, hafta sonu çalışırım yada önümüzdeki ya bakarız dediğin zaman erteleyen insan haline geleceksin. Bir kez erteledimi gerisi gelecek. Hayatınızı düzene koyun. Bunun için iyi bir amacınız olsun. 2 dakika sonra yaşayacağımızı varsaymak en büyük hayal perestliktir.Şu an ölsen , hayatından mutlu olur muydun ? Yaptıklarından ? Eğer cevabın hayırsa , birşeyler yapmaya başlamanın tam zamanı. An, şimdiki an'dır. Erteleme. Sadece mutlu olmayı seçtiğimiz için bile mutlu olabiliriz. Her zaman mutlu olmak gerek. 7.5 milyar insanın hepsine sorsak ; her zaman bir problem gösterirler. Hepsi ve her zaman gösterebilir. Ya çözüm ?Hayat , hakeme rağmen maçı kazanmaktır. Hayat, yaptıklarımız kadar yapmayı red ettiklerimizdir. Sonuçta hayatın güzel olacağını bize kim söyledi ki , hayatım kötü diye üzülelim ? Güzelleştirmek elimizde. Bana herkes yapamazsın diyor. ÖYle bir yapacağım ki. Ben bu insanların yapma ihtimali olmadığı için bana yapamazsın dediklerini biliyorum. İhtimalleri var, inançları yok.--Seçiminizi yapın. KEndinizi geliştirin. Amacınızı belirleyin. Hayatınızı düzene oturtun. Hayal kurun ve hayalinizi gerçekleştirebileceğinize inanın. Amaç, inanç ve kendine güvenmek yapabileceklerimiz. Ve yaptıklarımız, bildiklerimiz ise ; ihtiyacımız olan araçlar. O zaman ? Dünyayı değiştirmek varken ufak hayaller kurmayın.Liseyi bitiremeyen, diploması ve parası olmayan insanalr ; çoğunun küçümsediği, önemsemediği insanlar hayatı değiştiriyor. Bir çöpçü aşkla yerleri süpürüyor. Bir mobilyacı hayatı pahasına en iyi mobilyayı imal etmek için uğraşıyor. İsteyen parayı eninde sonunda kazanacak. İStediği buysa memnun olmayacak. Çünkü her zaman daha fazla para var. Fakat dünyayı değiştirmek paha biçilemez. Yaptığınız ürünleri mükemmel şekilde yapmak, yaptığınız işi harika hale getirmek ise ; imkansızı başarmak ve dünyayı değiştirmektir...Evet, yapabilirsiniz.--modlara : anasayfada çıkması gereken bir konu. Bu yüzden burda. İş ve güçle oldukçada alakalı. -
şu andaki 2 seçenegim bunu okumak veya okumamak :D bir kerede tek cümlelik bir postunu görim ya . mesajım bulunsunda belki okurum
-
şu anda çeşitli sorunlarımdan dolayı 0 modundayım kendime hakaret etmek ten başka hiç bir şey yapamıyorum
peki neden çünkü ben beceriksizim , şanssızım ne denesem sonuç 0
mq ben hayatımın
ne günah işledimde bu şekilde bi ceza sınav başıma geliyor anlayamıyorum
2olsun ama olmuyo :(
-
gazete linki haric okudum. Aslinda başkalarını hareketlendirmek, gaza getirmek kolaydır, bende motive ederim hadi yaparsın edersin derim yapar veya yapamaz. Ancak benim bi amacım olmadı hiç, flut bile çalamazdım lisede, ama şu an her türlü müzik dinlerim, tiyatro olmasada sinemaya giderim, halısahaya giderim neyse iste anlamsız oldu belki ama ben de birseyler yapabilecegime inaniyorum ama bi amacım olmadi hiç
-
r10aldinho bunu yazdı:
-----------------------------
gazete linki haric okudum. Aslinda başkalarını hareketlendirmek, gaza getirmek kolaydır, bende motive ederim hadi yaparsın edersin derim yapar veya yapamaz. Ancak benim bi amacım olmadı hiç, flut bile çalamazdım lisede, ama şu an her türlü müzik dinlerim, tiyatro olmasada sinemaya giderim, halısahaya giderim neyse iste anlamsız oldu belki ama ben de birseyler yapabilecegime inaniyorum ama bi amacım olmadi hiç
-----------------------------abi amaçlar farklı olmalı. En büyük para, yapılmayandadır. En büyük fikirler, en büyük işler olmayanı apmaktır. Bu yüzden farklı bakmak lazım. Fakat işini iyi yapmak isteyen bir adam, 3 tane satsada ; harika bir mobilya yaptığı için fazlasıyla mutlu olabilir.
İlk amacın şu olsun : sevdiğin brişeyi bul. Çünkü sevdiğin birşey varsa gerisi kolayca gelir.
-
Üşenmedim, okudum. Güzel bir üslubun var ve benim de sana küçük bir tavsiyem. Dünya sensin ve sen değişmeden dünyayı da değiştiremezsin.
-
takdir ediyorum :) anladımki benim gibi düşünen insanlarda var o haber link'inide okudum bir hayli güzeldi yazıklarında kendi hayatımı gördüm diyebilirim Mutlu olmak ve çalışmak ikisi çok harika şeyler :)
-
öncelikle yazını beğendim iyi gaza getiriyorsun simdi bi anlık gazla işten çıksam mı :d
-
Hocam.
Yazını okudum,Gerçeketende uslubun çok güzek,insanlara yaklaşım tarzın.
Yazdıklarının hepsini bende uyguluyorum. Hayallerim var herzamanda oldu hiç bitmediki !Kendıme ait bir defterim var temiz ve şık bir defter hayalim olunca oraya yazarım ama nasıl ?
Kimi hayal vardır ahh keşke dersin vee ertesi sabah aklına gelmez, kimi hayaller vardır aylarca düşünmekten alı koyamazsın kendını.
Benim bir hayalım olduğunda, defterimin en arka sayfasına yazarım, her ayın 1 inde hayalimi yazar ay sonunda ise açar bakarım hayal ettiklerimi hayala istiyormuym veya aklımdan gitmişmi diye.Sonra 1 Ay boyunca o aklımdan çıkmamış olan hayalimi isteğimi arzumu defterin bir kısmındaki yere yazarım
Aldınada numaralandırma yaparım,kaça kadar giderse ve hayalimi gerçekleştirmek istiyorsam hayalime giden yolları yazarım. En Zorundan en kolayına kadaar sıralar ve uygulamaya başlarım ama ilk önce zorundan başlarım. belki aylar geçer belki yıllar belki bir hafta sürer belki saat sürer ama,her gerçekleştirdiğim hayali şu lafımla olgunlaştırıyorum soranlarada " hayal ettim,zaman yada yer önemli değil sonuçta ben hayalimi gerçekleştirdim" diyorum.Bir nevi kendımle barışık oluyorum,kendıme yapabilme duygusunu veriyorum bir nevi kendı kendımı gaza getiriyorum.
Ama bu durumdan ne kadar memnun olsamda kendımle ilgili bir tek sorunum var. içime kapanığım özgüvenimi yitirdim diyebiliri. bu muhabbet çok uzun
konuyu baltamak olmasın diye açtığım konunun linkini veriyim eyer yardımcı olabilicek arkadaşlar varsa cevaplarını beklıyorum tabi zumsuk hocam senın için sorunda yok hem senınde yardımın bana büyük destek sağlar.Tekrardan yazanın güzelliğini ve yazıyı yazanın gerçekten şahane biri olduğunu sölemek istiyorum hocam. Sen bu tür konularda büyük bır olgunluğa bilgiye sahipsin.Bana ve diyer arkadaşlara büyük bir ilham kaynağı oldu diyebilir. selametle
http://www.tahribat.com/Forum-Icine-Kapaniklik-Kucumsenme-155300/
-
FCN bunu yazdı:
-----------------------------şu andaki 2 seçenegim bunu okumak veya okumamak :D bir kerede tek cümlelik bir postunu görim ya . mesajım bulunsunda belki okurum
-----------------------------FCN ye katılıyom bu ne zumsuk ya abi tahribattan soğuttun beni bu yazılar yüzünden....
-
Yazdıklarını zevkle okudum hocam.Ama ınsan oyle bır noktaya gelıyor kı Mutsuz Olmuyosun...Mutsuzlugun ta kendısı Sen oluyorsun.
Ondan sonra kendıne aynada baktıgında "ne olmus bana.bıtmısım.erimişim.mahvolmuşum" diyorsun ve başlıyosun artık kendine ve yaptıklarına acımaya...
O andan sonra zaten ne amacın oluyor ne de baska bırsey.Sadece yasadıkların aklına gelıyor.Gecmısten cıkamıyorsun bı turlu ve bır bakmısın kı "Geçmişi
Düşünürken Geleceğinide MAHVETMİŞSİN..."
