Kurtuluş Savaşı
-
Ben bizat o saydığın şehirlerden biri olan Antep'li biri olarak cevap vereyim sana:
1-O Fransızlar burada ne zulümler yaptılar,nereleri yakıp yıktılar ne canlar yaktılar ama bunların hiçbiri bilinmiyo maalesef.
2-Açık açık bi yakılmanın yıkılmanın olmamasının bir diğer nedeni de Fransızların Antepde hiç bi zaman tamamen bi hakimiyet gösterememesidir.Zaten zor olan durumlarını halkın nabzını taşırarak daha da zor duruma düşmemek için bu yapılanlar açık açık yapılmamıştır.
3-Fransa ve İngiltere'nin arasının bozulması ve Fransa'nın bi müdettet sonra TBMM'yle görüşmelere başlaması ve bu görüşmeleri ve küllerinden doğacak Türk Devletiy'le ilişkilerini iyi tutmak için açık bi yıkımdan uzak durmuşlardır.
4-Dünya kamuoyunun tepkisinden de çekinilmiştir.
Ama çok zararlar vermişlerdir onlar benim memleketime,açık açık olmasada çok canlar yaktılar...
-
Dünya üzerindeki siyasi olaylara bir baktığımızda birçok hadisenin birileri tarafından oluşturulduğunu görebiliriz. Gezegenimiz birçok gizli örgüt ve tarikatlarla sarılmış haldedir. Bunların başlıca karagahı ingiltere ve amerkia birleşik devletleridir.Buralarda alınan kararlarla dünya siyasi dengeleri tespit edilmektedir. bunların isimlerini bazı sebelerden ötürü veremediğim için özür dilerim . Ancak bunların yaptığı işlere gelince onlardan kısaca bahsedeyim . Amerika birleşik devletleri ve ingiltere kurtuluş savaşından sonra ülkemizle fazla uğraşmamışlardır çünkü gelecekte kurmak istedikleri şimdiki tabiriyle büyük ortadoğu projesi için buraları sağlam bırakılmış ve zaten hazırladıkları gizli kadrolarla bu ortamı sağlayacak sistemi daha o zamanlardan oluşturmuşlardır.Hatta öyle olaylar planlanmıştırki kurtuluş savaşından sonra bazı rum ve ermeni kökenli kişiler türkçe isimler alarak kendilerini gizlemişlerdir.1954 yılından itibaren yunanistandan gelen gizli ajanlar bu isimlerle kendilerini türk olarak tanıtan gizli rumları türkiyenin çeşitli köy ve kasabalarında tesbit ederek onlarla gizli planlara başlamışlardır.Bu çalışmaları haber alan türk gizli servisi durumu gizli kanaldan halka duyurarak 6 ve 7 eylül olayları adı verilen ve taksimde yabancı kökenlilere yönelik saldırılarında yaşandığı olayların patlak vermesine zemin hazırlamışlardır. 12eylül ihtilalinden önceki anarşi ve terör ortamında bazı solcu militanlar türkçe isimler almış rum ve ermenilerden oluşmaktaydı . Ayrıca bugün yunanistan hükümeti hala egede gizli hıristiyan rumların bulunduğunu iddia etmekte ve de buraları kendi sınırlarının özerk bölgeleri gibi lanse etmektedir.Ayrıca yahudi kökenli türk vatandaşlarının yaptıklarıda bunların devamında gelmektedir. Osmanlı imparatorluğu zamanında liderleri sabatay levi önderliğinde kendilerini müslümamöış gibi gösteren gizli bir yahudi örgütü türk isimleri alarak şu anda bazı kilit noktaları devlet kademelerinde zaptetmişlerdir.Bunlara günümüzde dönmeler denmektedir ayrıca libya lideri muammer kaddafi libya gizli servisince yaptırdığı bir araştırmada türk ordusunda bulunan birçok paşanın aslında gerçek türklerden oluşmadığını bunların dönme yahudilerden oluştuğunu ortaya çıkartmıştır.12 eylül döneminde kars kelsine sovyetler birliği bayrağı asılmıştır vede işin garip yönü bu bez parçası askeri bölgenin içinde bulunan kars kalesine çekilmiştir vede bu durumu çözmek isteyen milliyetçi güçler askeri bölge olduğundan bu bez parçasını kars kelasinden indirememişlerdir peki ama o bezi kim askeri bölgheden geçirmiştir yapılan araştırmada bir paşa tarafından sovyet bayrağının asılmasına izin verildiği ortaya çıkmıştır.Bütün bunlardan sonra söylemek istediğim tek şey kurtuluş savaşımız daha bitmemiş aksine daha hala devam etmektedir.
-
Çanakkale kurtuluş savaşının bir parçası degildir, 1. dunya savasının bir cephesidir. boşu boşuna şehit olan askerlerin cephesidir. müttefikler 2. kez çanakkaleye saldırdıklarında karşılarında bir tane osmanlı askeri olmaksızın bogazı gecip istanbulu gelip isgal etmislerdir. madem teslim olacaktın ne halt yemeye okadar vatan evladını feda ettirdin, okumuş aydın insanlarını bir bir ölüme gönderdin.
Hocam, kurtuluş savaşı hakkında bir kesit istersen o şekilde sor ki bilgi verebileyim. Burada sana kurtuluş savaşını 10 satırlık yazı ile anlatamam, anlatmaya kalksam 300 sayfa kitap olur. bu yüzden bu şanlı mücadelenin hangi dönemi veya hangi olayı yada aklına gelen harhangi birşey hakkında soru sor yardım edebileyim. aksi halde dedigim gibi yazmaya kalsam 300 sayfa tutar. piyasada zaten hazır yazılmısları var, komple bilgi istiyorsan git al oku.
-
DkN bunu yazdı:
-----------------------------Çanakkale kurtuluş savaşının bir parçası degildir, 1. dunya savasının bir cephesidir.
-----------------------------doğru dersin lakin bir örnek vermeme müsade et.
el bombalarının pimi olur standart olarak. El bombasının üzerindedir. Saç tokasına benzer yapı olarak. Lafı uzatmayım.
Bomba patladığı zaman bombanın standart bir parçası olan bu pim atan kişinin elinde kalır daima.
yani örneği şöyle düşün.
Çanakkalede şunları şunları yapan millet daha başka neler yapmazki korkusunun verilmiş olması kuvvetle muhtemeldir.
Yoksa tabi ki 1. dünya cenkinin bir parçasıdır.
Birde şöyle bir örnek vereyim, osmanlı yıkıldı diye tüm anadolu türklerine kıranmı girdi ki?
Hayır sadece devlet gitti millet ayaktaydı, yeni bir devlet vücuda geldi.
Demem o ki bugün yaptıklarımız yarını etkiliyor. Çanakkale örneğindeki kastım budur. +254 bin kişilik işgal kuvvetlerinin kaybı yabana atılır cinsten değil.
-
1.dünya harbikayıp edilmiş osmanlı düşmüştür ve ülke işkal edilmiştir daha sonra milet larak kurtuluş mücadelesibaşlatılmış ve işgal edilen devletler geri çekilmiştir görünen bu lakin işkalden kurtulan osmanlı olmamış yeni bir devlet kurulmuştur osmanlıya ait herşey sürülmüş yok edilmiş ve yasaklanmıştır muasır medeniyetler seviyesine yani işgal edenlerin seviyesine ulşmak gayesisyle kurulan yeni birdevlet vücuda gelmitir bunun yapılan ilke ve inkilaplar ile devamlılığı sağlanmıştır kurtuluş mücadelisine katılanların bir kısmıda istiklal mahkmelerinde salanırılmıştır. benim teorim şu burda ince bir siyaset vardır ve Gazi Mustafa kemal kendine yakışır bir deha örneği göstermiştir yukarda atlantis kardeşimizin anlatığı mercilerde ulu önder bulunmuş ve anlaşmaya katılmıştır daha sonra bu anlaşmaya uymayarak miletin menfi değerlerini savunmuş ve davsı milet olmuştur lakin buna ömrü yetmeyim görevi aynı toplantılara katılan silah arkadaşı devralınca (inönü) dava milletden çıkıp dünya menfaatına dönmüştür sonraını zten herkes biliyor boğazların verilmesi imf ye girmemiz vs. yani tam bağımlı türkiye
