Ölümsüzlük Mümkün Müdür?
-
cracker bunu yazdıglaurung bunu yazdıehveniser bunu yazdı
külli nefsin zaigatül mevt.
damladılar sonunda =D siz güneşin battığı yerdeki balçık ülkeyi aramıyo muydunz ya
Lafa bak. Damladılar hemen.Senin gibi zihniyetler yüzünden insanlar birbiriyle anlaşamıyor biliyormusun.
Yazını gören bir Müslüman m.k ateisti dese sana yerimidir acaba. Yani öylemi demeli. istediğin bumu.
Forum modu olsam seni banlardım(inançlarla dalga geçenleri).. Sen ateistlerin yüzkarasısın...anlaşamayız tabi, bir yanda uçan dünya bir yanda orta çağda, nasıl anlaşalım yazını gören bir müslümanın ne diyeceği sadece yaşadığı orta çağın karanlığının derecesine bağlı, en ılımlı tatısu cinslerinin yaşadığı ülkemizde bile amk ateistinden daha olumlu düşünebileceklerini düşünmüyorum =D
http://www.youtube.com/watch?v=eKI02cC1r10
glaurung tarafından 01/Ağu/13 13:31 tarihinde düzenlenmiştir -
Boş şeylerle uğraşmanın kimseye faydası olmaz...
inna lillahi ve inna ileyhi raciun
“Şüphesiz Biz Allah’tan Geldik ve Şüphesiz Dönüşümüz O’nadır.”
BİLMEYENLERİN BİLGİSİNE SUNULUR...
-
imzam yeter. iyi okuyup
anlamını iyi çözüp ona göre davranmak gerekir.
teşekkürler
-
Vay amk insanlık bunu binlerce yıldır bulamadı bizim tarikatın her şeyi bilen, her konuda yorumu olan süper bilim insanları bulacak. Hadi bakalım gençler
-
her 7 yılda bir vücudun hücreleri yenilenir. ve insan vücudu ortalama 180 yıl yaşayabilecek şekilde yaratılmış.. zamanla kendimizi yavaş yavaş zehirleriz..
binlerce yıl yaşayan bir insan vücut fonksiyonları hep yeni kalırsa, beyin hücrelerinde de tahribat olmasa, gittikçe beyin küçülür ama hafıza konusunda farklı varsayımlar vardır.
mesela tepe noktaları denilen anılar vardır çöküşler ve travmalar sonucu hiç unutulamayan şeyler... 5 yaşında veya 80 yaşında. hep hatırlarsın.. hayal meyal dedikleri şey işte.
bağışıklık sistemindeki bir farklılık hücre yenilenmesini sağlarsa çürümeyi durdurması mümkündür ve bu şekilde ölümsüzlüğe bir adım atılmış olur.
vücudundan ayrılmış bir baş, sadece makineye bağlı çalışırsa da aynı sonucu verir.. duyu organlarının merkezi beyin kısmında sağlam kaldığı sürece diğer beyin fonksiyonları ölse dahi insan yaşamaya devam eder... tabi ikide bir mavi ekran hatası veya beyin.dll bulunamadı mesajıyla karşılaşabilirsiniz..
amaç beynin korunmasıdır.. ne bakıyorsun ?
-
mungabunga bunu yazdı
her 7 yılda bir vücudun hücreleri yenilenir. ve insan vücudu ortalama 180 yıl yaşayabilecek şekilde yaratılmış.. zamanla kendimizi yavaş yavaş zehirleriz..
binlerce yıl yaşayan bir insan vücut fonksiyonları hep yeni kalırsa, beyin hücrelerinde de tahribat olmasa, gittikçe beyin küçülür ama hafıza konusunda farklı varsayımlar vardır.
mesela tepe noktaları denilen anılar vardır çöküşler ve travmalar sonucu hiç unutulamayan şeyler... 5 yaşında veya 80 yaşında. hep hatırlarsın.. hayal meyal dedikleri şey işte.
bağışıklık sistemindeki bir farklılık hücre yenilenmesini sağlarsa çürümeyi durdurması mümkündür ve bu şekilde ölümsüzlüğe bir adım atılmış olur.
vücudundan ayrılmış bir baş, sadece makineye bağlı çalışırsa da aynı sonucu verir.. duyu organlarının merkezi beyin kısmında sağlam kaldığı sürece diğer beyin fonksiyonları ölse dahi insan yaşamaya devam eder... tabi ikide bir mavi ekran hatası veya beyin.dll bulunamadı mesajıyla karşılaşabilirsiniz..
amaç beynin korunmasıdır.. ne bakıyorsun ?
her 7 yılda bir vücudun hücreleri yenilenir. ve insan vücudu ortalama 180 yıl yaşayabilecek şekilde yaratılmış.. zamanla kendimizi yavaş yavaş zehirleriz.. Bu iddianin bilimsel bir dayanağı yok. Popüler safsata.
binlerce yıl yaşayan bir insan vücut fonksiyonları hep yeni kalırsa, beyin hücrelerinde de tahribat olmasa, gittikçe beyin küçülür ama hafıza konusunda farklı varsayımlar vardır. İnsanlar dışında herhangi bir yüksek omurgalıda, en yakın türlerde bile, beyin yaşlandıkça küçülmez. Hatta bu küçülmenin insanların yaşaması gerektiğinden daha uzun süre yaşadıklarından kaynaklandığını düşünenler bile mevcut.
bağışıklık sistemindeki bir farklılık hücre yenilenmesini sağlarsa çürümeyi durdurması mümkündür ve bu şekilde ölümsüzlüğe bir adım atılmış olur. Bağışıklık sisteminin hücre yenilenmesiyle ne alakası var?
krypt tarafından 01/Ağu/13 21:32 tarihinde düzenlenmiştir -
KrypT bunu yazdımungabunga bunu yazdı
her 7 yılda bir vücudun hücreleri yenilenir. ve insan vücudu ortalama 180 yıl yaşayabilecek şekilde yaratılmış.. zamanla kendimizi yavaş yavaş zehirleriz..
binlerce yıl yaşayan bir insan vücut fonksiyonları hep yeni kalırsa, beyin hücrelerinde de tahribat olmasa, gittikçe beyin küçülür ama hafıza konusunda farklı varsayımlar vardır.
mesela tepe noktaları denilen anılar vardır çöküşler ve travmalar sonucu hiç unutulamayan şeyler... 5 yaşında veya 80 yaşında. hep hatırlarsın.. hayal meyal dedikleri şey işte.
bağışıklık sistemindeki bir farklılık hücre yenilenmesini sağlarsa çürümeyi durdurması mümkündür ve bu şekilde ölümsüzlüğe bir adım atılmış olur.
vücudundan ayrılmış bir baş, sadece makineye bağlı çalışırsa da aynı sonucu verir.. duyu organlarının merkezi beyin kısmında sağlam kaldığı sürece diğer beyin fonksiyonları ölse dahi insan yaşamaya devam eder... tabi ikide bir mavi ekran hatası veya beyin.dll bulunamadı mesajıyla karşılaşabilirsiniz..
amaç beynin korunmasıdır.. ne bakıyorsun ?
her 7 yılda bir vücudun hücreleri yenilenir. ve insan vücudu ortalama 180 yıl yaşayabilecek şekilde yaratılmış.. zamanla kendimizi yavaş yavaş zehirleriz.. Bu iddianin bilimsel bir dayanağı yok. Popüler safsata.
binlerce yıl yaşayan bir insan vücut fonksiyonları hep yeni kalırsa, beyin hücrelerinde de tahribat olmasa, gittikçe beyin küçülür ama hafıza konusunda farklı varsayımlar vardır. İnsanlar dışında herhangi bir yüksek omurgalıda, en yakın türlerde bile, beyin yaşlandıkça küçülmez. Hatta bu küçülmenin insanların yaşaması gerektiğinden daha uzun süre yaşadıklarından kaynaklandığını düşünenler bile mevcut.
bağışıklık sistemindeki bir farklılık hücre yenilenmesini sağlarsa çürümeyi durdurması mümkündür ve bu şekilde ölümsüzlüğe bir adım atılmış olur. Bağışıklık sisteminin hücre yenilenmesiyle ne alakası var?
@KrypT
konu güzel hoşuma gitti bende dahil olmak istedimde
şu dna olaylarına vakıf olmadığım için girmedim muhabbete :D
hacı ben şöyle birşeyler okuduydum zamanında
insanların/canlıların yaşlanmasının sebebi hücrelerin/dokuların kendilerini yenileme kabiliyetinin azalması olduğunu
ve bu kabiliyetin azalmasının sebebinin
"radyasyon" olduğunu okumuştum.
şimdi evimizde tv radyo cep telefonu felan çalıştırmayalım sonsuza kadar yaşayalaım diyecek/düşünecek
sivri arkadaşlar için açıklama bir insanın ömrü boyunca aldığı ortalama radyasyonun %91i "doğal radyasyon" olduğunu ve
%8 tıbbi uygulamalarda mağruz kalınan radyasyon dozu ortalamasıdır
şimdi sorum şu
şimdi müdür biz radyasyon geçirmez bir kutu yapsak uzatabilirmiyiz ömrümüzü
tabi yukarıda okuduğumu söylediğim radyasyon olayının tam ve doğru hatırladığımı varsayarak soruyorum :D
-
Ölürse ten ölür
Canlar ölesi değil..
-
wert bunu yazdıKrypT bunu yazdımungabunga bunu yazdı
her 7 yılda bir vücudun hücreleri yenilenir. ve insan vücudu ortalama 180 yıl yaşayabilecek şekilde yaratılmış.. zamanla kendimizi yavaş yavaş zehirleriz..
binlerce yıl yaşayan bir insan vücut fonksiyonları hep yeni kalırsa, beyin hücrelerinde de tahribat olmasa, gittikçe beyin küçülür ama hafıza konusunda farklı varsayımlar vardır.
mesela tepe noktaları denilen anılar vardır çöküşler ve travmalar sonucu hiç unutulamayan şeyler... 5 yaşında veya 80 yaşında. hep hatırlarsın.. hayal meyal dedikleri şey işte.
bağışıklık sistemindeki bir farklılık hücre yenilenmesini sağlarsa çürümeyi durdurması mümkündür ve bu şekilde ölümsüzlüğe bir adım atılmış olur.
vücudundan ayrılmış bir baş, sadece makineye bağlı çalışırsa da aynı sonucu verir.. duyu organlarının merkezi beyin kısmında sağlam kaldığı sürece diğer beyin fonksiyonları ölse dahi insan yaşamaya devam eder... tabi ikide bir mavi ekran hatası veya beyin.dll bulunamadı mesajıyla karşılaşabilirsiniz..
amaç beynin korunmasıdır.. ne bakıyorsun ?
her 7 yılda bir vücudun hücreleri yenilenir. ve insan vücudu ortalama 180 yıl yaşayabilecek şekilde yaratılmış.. zamanla kendimizi yavaş yavaş zehirleriz.. Bu iddianin bilimsel bir dayanağı yok. Popüler safsata.
binlerce yıl yaşayan bir insan vücut fonksiyonları hep yeni kalırsa, beyin hücrelerinde de tahribat olmasa, gittikçe beyin küçülür ama hafıza konusunda farklı varsayımlar vardır. İnsanlar dışında herhangi bir yüksek omurgalıda, en yakın türlerde bile, beyin yaşlandıkça küçülmez. Hatta bu küçülmenin insanların yaşaması gerektiğinden daha uzun süre yaşadıklarından kaynaklandığını düşünenler bile mevcut.
bağışıklık sistemindeki bir farklılık hücre yenilenmesini sağlarsa çürümeyi durdurması mümkündür ve bu şekilde ölümsüzlüğe bir adım atılmış olur. Bağışıklık sisteminin hücre yenilenmesiyle ne alakası var?
@KrypT
konu güzel hoşuma gitti bende dahil olmak istedimde
şu dna olaylarına vakıf olmadığım için girmedim muhabbete :D
hacı ben şöyle birşeyler okuduydum zamanında
insanların/canlıların yaşlanmasının sebebi hücrelerin/dokuların kendilerini yenileme kabiliyetinin azalması olduğunu
ve bu kabiliyetin azalmasının sebebinin
"radyasyon" olduğunu okumuştum.
şimdi evimizde tv radyo cep telefonu felan çalıştırmayalım sonsuza kadar yaşayalaım diyecek/düşünecek
sivri arkadaşlar için açıklama bir insanın ömrü boyunca aldığı ortalama radyasyonun %91i "doğal radyasyon" olduğunu ve
%8 tıbbi uygulamalarda mağruz kalınan radyasyon dozu ortalamasıdır
şimdi sorum şu
şimdi müdür biz radyasyon geçirmez bir kutu yapsak uzatabilirmiyiz ömrümüzü
tabi yukarıda okuduğumu söylediğim radyasyon olayının tam ve doğru hatırladığımı varsayarak soruyorum :D
Hocam şimdi, "hücrelerin kendilerini yenileme kabiliyetinin azalması" genel ve kolay bir anlatım olduğu için tercih edilmekte diye düşünüyorum. Aslında hücrenin kendini yenileme kabiliyetinin azalması diye bir durum yok. Hücrelerin bölünebilme limitleri var, daha önce de bahsi geçen "Hayflick limiti". Hücreler belirli bir sayıda bölündükten sonra, bu limite ulaşınca ölüyorlar. Buna hücresel yaşlanma, ya da hücresel senesens (cellular senescence) deniyor. Bu hayflick limitinin sebebi telomerlerin her bölünmede kısalması. Bunlarla ilgili bilgiler daha önceki postlarda mevcut. Hücresel yaşlanma ile ilgili baskın iki teoriden birisiydi bu "telomere theory" olarak geçer. Diğer bir teori de oksidatif teori ya da serbest radikal teorisi (bahsettiğin doğal radyasyon bu oluyor işte). Oksidatif stresle ilgili bilgiler de yine önceki postlarda (yanılmıyorsam FireX'in yazısında mevcut). Ancak, son dönemlerdeki çalışmalar telomer kısalmasının senesensin tek sebebi olduğunu gösteriyor. Oksidatif stresin ise bunu hızlandıran bir işlem olduğu görüşünde toplanılıyor.
Ne kadar kutu yapsan da bu doğal radyasyondan kaçış mümkün değil. Çünkü metabolizmada gerçekleşen biyokimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan bir şey. Ama yine doğal dış radyasyondan bahsediyorsan tam da bu konu ile ilgili bir makale mevcut. Makalede dış radyasyon seviyesinin telomer boyutuna etki etmediği sonucuna varılmış.
Hayflick limiti ve dolayısıyla telomer teorisinin çıkış noktası: http://info-centre.jenage.de/assets/pdfs/library/hayflick_moorhead_EXP_CELL_RES_1961.pdf
Oksidatif teorinin çıkış noktası:http://www.uccs.edu/Documents/rmelamed/harman_1956_13332224.pdf
Dış radyasyon ve telomer boyutu: http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20037654
Telomer teorisinin tek etken olduğu ile ilgili bir kaç makale: http://link.springer.com/article/10.1134%2FS0006350910050295 http://www.benthamscience.com/open/tolsj/articles/V002/23TOLSJ.pdfUmarım sorularını yanıtlayabilmişimdir.
-
KrypT bunu yazdımungabunga bunu yazdı
her 7 yılda bir vücudun hücreleri yenilenir. ve insan vücudu ortalama 180 yıl yaşayabilecek şekilde yaratılmış.. zamanla kendimizi yavaş yavaş zehirleriz..
binlerce yıl yaşayan bir insan vücut fonksiyonları hep yeni kalırsa, beyin hücrelerinde de tahribat olmasa, gittikçe beyin küçülür ama hafıza konusunda farklı varsayımlar vardır.
mesela tepe noktaları denilen anılar vardır çöküşler ve travmalar sonucu hiç unutulamayan şeyler... 5 yaşında veya 80 yaşında. hep hatırlarsın.. hayal meyal dedikleri şey işte.
bağışıklık sistemindeki bir farklılık hücre yenilenmesini sağlarsa çürümeyi durdurması mümkündür ve bu şekilde ölümsüzlüğe bir adım atılmış olur.
vücudundan ayrılmış bir baş, sadece makineye bağlı çalışırsa da aynı sonucu verir.. duyu organlarının merkezi beyin kısmında sağlam kaldığı sürece diğer beyin fonksiyonları ölse dahi insan yaşamaya devam eder... tabi ikide bir mavi ekran hatası veya beyin.dll bulunamadı mesajıyla karşılaşabilirsiniz..
amaç beynin korunmasıdır.. ne bakıyorsun ?
her 7 yılda bir vücudun hücreleri yenilenir. ve insan vücudu ortalama 180 yıl yaşayabilecek şekilde yaratılmış.. zamanla kendimizi yavaş yavaş zehirleriz.. Bu iddianin bilimsel bir dayanağı yok. Popüler safsata.
binlerce yıl yaşayan bir insan vücut fonksiyonları hep yeni kalırsa, beyin hücrelerinde de tahribat olmasa, gittikçe beyin küçülür ama hafıza konusunda farklı varsayımlar vardır. İnsanlar dışında herhangi bir yüksek omurgalıda, en yakın türlerde bile, beyin yaşlandıkça küçülmez. Hatta bu küçülmenin insanların yaşaması gerektiğinden daha uzun süre yaşadıklarından kaynaklandığını düşünenler bile mevcut.
bağışıklık sistemindeki bir farklılık hücre yenilenmesini sağlarsa çürümeyi durdurması mümkündür ve bu şekilde ölümsüzlüğe bir adım atılmış olur. Bağışıklık sisteminin hücre yenilenmesiyle ne alakası var?
hocam hücrelerin ortalama her 7 yılda bir yenilendiğini popüler safsata demişsin. Araştırmadan bu şekilde yaklaşmak yanlış
http://www.gunestan.com/tr/her-7-senede-bir-hucrelerimiz-tumuyle-degisir-ve-yenilenir/
http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5021444_p.aspinsan vücudu,yaklaşık 190 yıl yaşayabilecek
şekilde yapılanmıştır.
Ama bir çoğumuz, kendimizi
yavaş yavaş zehirleriz.
Yaşam süremizi uzattık ama...
bugünkü dünya, yaşamak
için uygun bir yer değil.
Aslında bir anlamda mümkün.
Mesela pankreas her 24
saatte bir tamamen yenilenir.
Mideninki 3 gün sürer.
Ve 7 yılda bütün vücut
hücreleri yenilenir.
Ama bu süreç zamanla sekteye uğrar.
Hücresel artıklar gittikçe artar, ve
ölümcül olan, hayati olanın yerini alır.
Ama eğer bağışıklık
sistemindeki küçük bir farklılık,
bir şekilde mükemmel panzehir,
mükemmel hücre yenilenmesi sağlamışsa,
çürümeyi tamamen
durdurması gayet mümkün. (the man from earth)
insanın 180 yıl "ortalama" yaşayabileceği konusu bir çok makaleye konu olmuş.
insanoğlunun da türüne özgü yapısı gereği, yaşam süreci sınırı 80-95 yıl arasında deişiyor. 20. yüzyılın başlarında ortalama insan ömrü 35-40 yıl ile sınırlı kalmaktaydı. Zaman içerisinde sosyal ve teknolojik gelişmelerin yarattığı olanaklar, tıp alanındaki büyük gelişmeler insanoğlunun ortalama yaşını 70′e kadar çıkarmıştır. Bir başka deyişle, insanoğlu ortalama yaşam süresini iki katma çıkarmıştır. Fakat ne yazık ki, bugün için ulaşılan noktada bilimsel veriler, insanoğlunun Ömrünü, kendi yapısının belirlediği sınırlar nedeniyle çok daha fazla uzatabilmenin olanaksız olduğunu ortaya koymaktadır. Tıbbi tedaviler, koruyucu hekimliğin sağladığı olanaklar, hastalıkların tedavisinde elde edilen büyük başarılar, özellikle bulaşıcı infeksiyon hastalıklarının geçmiş zamanlara göre büyük ölçüde kontrol altına alınmış olmasına ek olarak, yaşam koşullarındaki sosyal ilerlemenin, gelişmenin çok iyi duruma gelmiş olması daha fazla sayıda insanın doğanın kendilerine tanıdığı yaşam süresini daha verimli ve uzun süre kullanabilmesi olanağını yaratmıştır. Günümüzde en yüksek oranda ölüm nedeni olan iki hastalık, kanser ve kalp-damar hastalıklarının tümüyle tedavi edilebilir, zararsız hastalıklar haline gelmeleri bile, insanoğlunun ortalama ömrünü ancak 6-7 yıl artırabilecektir. Bu durumu görünce tıp biliminin artık kör bir noktaya gelmiş olabileceği düşünülebilir. Fakat bu yargıya varmak büyük bir yanılgı olur.Çünkü biyoloji, ufukları çok geniş bir yoldur. Herhangi bir canlının yaşam sürecini iki ya da üç katma çıkarabümek, biyolojik açıdan olasıdır. Daha-önce de söylediğim gibi, canlı organizmaların yaşlarını belirleyen temel etken, kendi biyolojik yetenekleridir. değişim süreci içerisinde çeşitli aşamalarından geçen canlıların yaşam süreleri de farklı farklıdır. Genetik materyale, istenildiği gibi önlem alınabilecek bir aşamaya gelindiğinde, doğal olarak canlı organizmaların biyolojik yeteneklerinin de, artırılabilmesi sağlanacaktır. O zaman insanoğlunun da 150 hatta 200 yıl, belki de daha fazla süreler için yaşamını sürdürebilmesi olanağı doğacaktır. beynin küçülmesine paralel zekanın da gerilediği bilimsel bir araştırmadır. günümüz yaşlılığı için değil de çok uzun süre yaşayanlar için belirttim
http://www.ntvmsnbc.com/id/25167153/
Avustralyalı bilim adamı DrGodwin, Semenderlerin bağışıklık sisteminde bulunan (aksolotl) ve kaybedilen organların yeniden gelişmesini sağlayan hücreler, insanların da aynı özelliği kazanabileceği yönünde bilim insanlarına ümit verdi.bağışıklık sisteminde yer alan makrofajlar kalbini, , omuriliği ve hatta beyni yenilediğini tespit etti. Godwin, hücreleri bakteri ve mantar gibi işgalcilere karşı koruyan önemli hücreler arasında yer alan makrofajlar hakkında, "Sadece işgaci hücreleri yemekle kalmıyorlar, özellikle yapılacak onarıma karar veriyorlar" dedi.
Araştırma hakkında yorumda bulunan İsveç'in Karolinska Enstitüsü'nden Dr. Andras Simon, "Bağışıklık sistemindeki hücrelerin yenileyici süreçte nasıl rol alabileceği hakkında uzun zamandır tartışmalar yapılıyor" ifadesini kullandı.
Meslektaşı Dr. Simon, "Daha önce bu tür bir deneye insanlarda kimse kalkışmadı. Doğal olarak çok büyük önem taşıyan bir deneme olur" yorumunda bulundu. Dr.Simon, "Yenileyici süreç ilk olarak yaraların kapanmasında rol oynayabilir. Yaralar kan kaybını ve enfeksiyonu önlemesine rağmen, hücreler arasındaki iletişimi engelliyor ve yenileyici sürece de izin vermiyor" dedi.
