Türkiyede Zekiler Siyaset Yapmıyor Mu?
-
bence sorun şurda.
bizim memlekette mutlu azınlık dediğimiz bir gurup var. kim bunlar. maaşı düzenli yatan ortalama gelirin biraz üzerinde kazanan. büyük kısmı okumuş güruh. bu adamlar cahil deyip geçtiğin adamların hakkını şimdiye kadar hiç siklemedi. kendi paşa paşa sigortası ile hastanede ücretsiz tedavi olurken diğeri gece 4 te kalkıp hastanede sıraya girip güç bela muayene olduktan sonra bi o kadar vakit ilaç sırası bekleyen adamı görmeden geldiler. şimdi bir iktidar geldi. bu adamlara iyi kötü yarım yamalak artık nasıl değerlendirirsen bir hizmet verdi insan yerine koydu. hadi koydu da demeyelim gidip bir hal hatır sordu. şimdi bu adam kime inansın. herkes suçu yok tayyipe yok ona yok buna sallasın dursun. suç bizde aga. sen hala bu adamlara cahil cühela diyorsun yuh ak. sen olasılık teorisi mi dersin şans mı dersin bi şekilde elinde 3-5 kuruş olan anadan babadan dünyaya gelmiş isen o adam aynı şanssızlıktan allahın dağında çoban olmuş. boyle mal mal konuşursan aga o adamı kazanamazsın. dolaylı olarak da sen kaybedersin.
-
Konu sahibi biraz haklı aslında.
Türkiyede son 80 yılın bugüne kadar gelen bir borcu var,bu inkar edilemez arkadaşlar.
Tayyip 10 yıl gibi kısa bir sürede hızlı bir şekilde temizledi sayılır, Buda pek inkar edilemez.
Kalkınma olayı şuan biraz yavaş, eh diyeyim çunkü geriden gelen 80 yıl söz konusu. Bundan sonrası önemli.
Bazı olaylarını desteklemesemde tayyipi takdir ediyorum şahsen.
Zeki adamlar harcaniyor bu ülkede. (En basiti Erbakan) ve şuan siyasilerin çoğu birbirine ayak bağı.Birbirinin tekerine çomak sokmaktan başka bi iş yapmıyolar m.k.
Kimse gerçekleri kabulde etmiyor. Herkes menfaat peşinde. Yani düşünün Holy bile:
Hükümet yol yapacaksa katranı tanıdığından almasın.Benden alsın diyor.Aslında Bu bile menfaate ters düştüğü için söylenen bir söz belki farkında olmayabilir. Yani kendisi hükümet olsa kendisi sanki tanıdık firmadan almayacak:) gidip hiç tanımadığı bir firmadan katran alacağını zannediyor:) Mesele buda değil aslında, başka hükümet gelse oda aynısını yapacak halbuki.
Amerikada nükleer işlerini niye bana yaptırmıyosunda, gidipte çine yaptırıyosun diyor mesela. Yani anlayacağımız işler karışık:) Artık ülkeyi ulusal anlamda iyi temsil etsin, dik dursun,mıymıy olmasın. geçinip gidiyoruz işte.
-
HolyOne bunu yazdı
Kimi secmek gerekior soliyim, Maliye bakanlığına ekonomi profunu, ulaştırma bakanlığına bilgisayar mühendisi profunu, Sanayi bakanlığına makina mühendisliği hocasını vs getirecez. Fakat cahile oy hakkı verdiğinde allah kitabı en çok ağzına alanı seçiyor. Bu kişiler de onların cahilliğiyle besleniyor.
Elbette ki ne biz ne onlar doğru kişiyi kesin doğrulukla bilemez ama eğitimli kesim en azından işi yapabilecek kapasitede adamları seçer. Kömür meraklılarının seçeceği adamlar iyi niyetli olsa bile işi yapmaktan aciz olacaklardır. İşi gerçekten yapabilecek adamları görevlendirme becerisine bile sahip olabileceklerinden şüpheliyim.
Daha ütopik bir bakış açısıyla düşünürsek bence sanayi bakanını makina mühendislerinin oyları, ulaştırma bakanını bilgisayar müh mezunlarının oyları, turizm bakanını turizm okumuş kişilerin oyları seçmeli. aksi taktirde yapılan şey loto oynamaktan pek farklı değil.
Hocam maliye bakanini, ulastirma bakanini, sanayi bakanini halk secmiyor ki. Onu seceni seciyor. Muhakkak ki, egitimli kimselerin bahsettigin bakanliklarin basina gecmeleri daha yararli olur, ama ben fakir olsam, cahil olsam, kalkip da acaba sececegim falanca basbakan, bakanliklara egitimli kimseleri atar mi, yoksa atamaz mi diye dusunmem. Ben bana direktmen getirisi olacak icraatleriyle ilgilenirim. Ayrica ben basbakanin bir prof olmasina da karsiyim. Cunku hicbir profesor halkla icice yasamamistir. Halki bilmez, halini anlamaz.
Ha sistemi bu sekilde degistirelim, bakanlari da halk secsin, bu halk da bahsettigin gibi ilgili oldugu bakanlari secsin dersen, ona katilirim. Ama bu da uygulama sorununu ortaya cikaracaktir. Gerci bir iki secimden sonra uygulamasi da cozulur ama daha buyuk bir problem var. Secilen bakanlar, basbakan ve diger bakanlarla takim halinde calisabilecek mi? Yani aslinda her yeni uygulamanin getirisinin yaninda birtakim zorluklari, beklenmedik sorunlari da olacaktir.
-
mizahi bunu yazdıHolyOne bunu yazdı
Kimi secmek gerekior soliyim, Maliye bakanlığına ekonomi profunu, ulaştırma bakanlığına bilgisayar mühendisi profunu, Sanayi bakanlığına makina mühendisliği hocasını vs getirecez. Fakat cahile oy hakkı verdiğinde allah kitabı en çok ağzına alanı seçiyor. Bu kişiler de onların cahilliğiyle besleniyor.
Elbette ki ne biz ne onlar doğru kişiyi kesin doğrulukla bilemez ama eğitimli kesim en azından işi yapabilecek kapasitede adamları seçer. Kömür meraklılarının seçeceği adamlar iyi niyetli olsa bile işi yapmaktan aciz olacaklardır. İşi gerçekten yapabilecek adamları görevlendirme becerisine bile sahip olabileceklerinden şüpheliyim.
Daha ütopik bir bakış açısıyla düşünürsek bence sanayi bakanını makina mühendislerinin oyları, ulaştırma bakanını bilgisayar müh mezunlarının oyları, turizm bakanını turizm okumuş kişilerin oyları seçmeli. aksi taktirde yapılan şey loto oynamaktan pek farklı değil.
Hocam maliye bakanini, ulastirma bakanini, sanayi bakanini halk secmiyor ki. Onu seceni seciyor. Muhakkak ki, egitimli kimselerin bahsettigin bakanliklarin basina gecmeleri daha yararli olur, ama ben fakir olsam, cahil olsam, kalkip da acaba sececegim falanca basbakan, bakanliklara egitimli kimseleri atar mi, yoksa atamaz mi diye dusunmem. Ben bana direktmen getirisi olacak icraatleriyle ilgilenirim. Ayrica ben basbakanin bir prof olmasina da karsiyim. Cunku hicbir profesor halkla icice yasamamistir. Halki bilmez, halini anlamaz.
Ha sistemi bu sekilde degistirelim, bakanlari da halk secsin, bu halk da bahsettigin gibi ilgili oldugu bakanlari secsin dersen, ona katilirim. Ama bu da uygulama sorununu ortaya cikaracaktir. Gerci bir iki secimden sonra uygulamasi da cozulur ama daha buyuk bir problem var. Secilen bakanlar, basbakan ve diger bakanlarla takim halinde calisabilecek mi? Yani aslinda her yeni uygulamanin getirisinin yaninda birtakim zorluklari, beklenmedik sorunlari da olacaktir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Jyrki_Katainen
Finlandiya Başbakanı - Öğretmen
http://en.wikipedia.org/wiki/Fredrik_Reinfeldt
İsveç Başbakanı - Ekonomist
http://tr.wikipedia.org/wiki/Erna_Solberg
Norveç Başbakanı - Sosyolog - Siyaset Bilimcisi - Ekonomist
http://tr.wikipedia.org/wiki/Angela_Merkel
hepimiz tanıyoruz - Fizik Kimya. Doktorası Kuantum kimyası üzerine
http://tr.wikipedia.org/wiki/David_Cameron
İngiltere - Felsefe, Politika, Ekonomi
http://tr.wikipedia.org/wiki/Barack_Obama
Siyasal Bilimler. Sonra da Hukuk
http://tr.wikipedia.org/wiki/Recep_Tayyip_Erdo%C4%9Fan
Daha sonra Marmara Üniversitesi'ne bağlanarak adı Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi olarak değiştirilen Aksaray İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek Okulu'ndan lisans derecesiyle 1981 yılında mezun oldu.[15] Bu okuldan önlisans derecesi ile mezun olduğu da basında iddia edilmiştir (şaibeli)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kemal_K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu
Yükseköğrenimini yapmak için girdiği Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden (şimdiki adıyla Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden) 1971 yılında mezun oldu.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Devlet_Bah%C3%A7eli
Devlet Bahçeli, 1967 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ni(Şimdiki adıyla Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ) kazandı ve dış ticareti okumaya başladı.
kimseye bir şey dediğim yok araştırasım geldi :) merak eden olursa da bakar
kuzey avrupa ülkelerinden daha çok seçtim çünkü kendileri artık düzenin amına koymuş ülkelerdir. diğer ülkeler için ütopya olan şeyleri adamlar artık sindirdi bile :)
ultrAsker tarafından 29/Kas/13 03:04 tarihinde düzenlenmiştir -
Hocam prof baskadir, lisans,yuksek lisans,doktora yapmak baskadir. Biri bu yolda en fazla 30 yasina kadar vakit harcamis, otekisi hayati komple bilim yapmakla gecmis. Demek istedigim tam olarak anlasilmamis sanirim.
-
mizahi bunu yazdıHolyOne bunu yazdı
Kimi secmek gerekior soliyim, Maliye bakanlığına ekonomi profunu, ulaştırma bakanlığına bilgisayar mühendisi profunu, Sanayi bakanlığına makina mühendisliği hocasını vs getirecez. Fakat cahile oy hakkı verdiğinde allah kitabı en çok ağzına alanı seçiyor. Bu kişiler de onların cahilliğiyle besleniyor.
Elbette ki ne biz ne onlar doğru kişiyi kesin doğrulukla bilemez ama eğitimli kesim en azından işi yapabilecek kapasitede adamları seçer. Kömür meraklılarının seçeceği adamlar iyi niyetli olsa bile işi yapmaktan aciz olacaklardır. İşi gerçekten yapabilecek adamları görevlendirme becerisine bile sahip olabileceklerinden şüpheliyim.
Daha ütopik bir bakış açısıyla düşünürsek bence sanayi bakanını makina mühendislerinin oyları, ulaştırma bakanını bilgisayar müh mezunlarının oyları, turizm bakanını turizm okumuş kişilerin oyları seçmeli. aksi taktirde yapılan şey loto oynamaktan pek farklı değil.
Hocam maliye bakanini, ulastirma bakanini, sanayi bakanini halk secmiyor ki. Onu seceni seciyor. Muhakkak ki, egitimli kimselerin bahsettigin bakanliklarin basina gecmeleri daha yararli olur, ama ben fakir olsam, cahil olsam, kalkip da acaba sececegim falanca basbakan, bakanliklara egitimli kimseleri atar mi, yoksa atamaz mi diye dusunmem. Ben bana direktmen getirisi olacak icraatleriyle ilgilenirim. Ayrica ben basbakanin bir prof olmasina da karsiyim. Cunku hicbir profesor halkla icice yasamamistir. Halki bilmez, halini anlamaz.
Ha sistemi bu sekilde degistirelim, bakanlari da halk secsin, bu halk da bahsettigin gibi ilgili oldugu bakanlari secsin dersen, ona katilirim. Ama bu da uygulama sorununu ortaya cikaracaktir. Gerci bir iki secimden sonra uygulamasi da cozulur ama daha buyuk bir problem var. Secilen bakanlar, basbakan ve diger bakanlarla takim halinde calisabilecek mi? Yani aslinda her yeni uygulamanin getirisinin yaninda birtakim zorluklari, beklenmedik sorunlari da olacaktir.
Halkın bakanları seçmediğini biliyorum sadece öyle olmalı diyorum. Ayrıca sanki parti başkanları halkla çok iç içe yaşamışlar da çok biliyorlar=) ayrıca bu da başka bir kandırmaca. Devleti yönetmek için halkla içiçe yaşamak yada onların içinden çıkmanın hiçbir faydası yokki. Kaynakları doğru yönetecek teknik beceriye ve birazda yöneticiliğe sahip olmaktan başka hiçbir şeye ihtiyaç yok.
Halkın içinden geldim gibi bir yalan yok yani, partiye aday gosterilmek için bile ne buyuk paralar dökülüyor bi bilsen. Halkın içinden o noktaya kimse namusu ile gelemez.
-
mizahi bunu yazdı
Hocam prof baskadir, lisans,yuksek lisans,doktora yapmak baskadir. Biri bu yolda en fazla 30 yasina kadar vakit harcamis, otekisi hayati komple bilim yapmakla gecmis. Demek istedigim tam olarak anlasilmamis sanirim.
cevap olsun diye yazmadım ya. tahsillerini merak ettim milletin öyle bi bakındım.
-
HolyOne bunu yazdımizahi bunu yazdıHolyOne bunu yazdı
Kimi secmek gerekior soliyim, Maliye bakanlığına ekonomi profunu, ulaştırma bakanlığına bilgisayar mühendisi profunu, Sanayi bakanlığına makina mühendisliği hocasını vs getirecez. Fakat cahile oy hakkı verdiğinde allah kitabı en çok ağzına alanı seçiyor. Bu kişiler de onların cahilliğiyle besleniyor.
Elbette ki ne biz ne onlar doğru kişiyi kesin doğrulukla bilemez ama eğitimli kesim en azından işi yapabilecek kapasitede adamları seçer. Kömür meraklılarının seçeceği adamlar iyi niyetli olsa bile işi yapmaktan aciz olacaklardır. İşi gerçekten yapabilecek adamları görevlendirme becerisine bile sahip olabileceklerinden şüpheliyim.
Daha ütopik bir bakış açısıyla düşünürsek bence sanayi bakanını makina mühendislerinin oyları, ulaştırma bakanını bilgisayar müh mezunlarının oyları, turizm bakanını turizm okumuş kişilerin oyları seçmeli. aksi taktirde yapılan şey loto oynamaktan pek farklı değil.
Hocam maliye bakanini, ulastirma bakanini, sanayi bakanini halk secmiyor ki. Onu seceni seciyor. Muhakkak ki, egitimli kimselerin bahsettigin bakanliklarin basina gecmeleri daha yararli olur, ama ben fakir olsam, cahil olsam, kalkip da acaba sececegim falanca basbakan, bakanliklara egitimli kimseleri atar mi, yoksa atamaz mi diye dusunmem. Ben bana direktmen getirisi olacak icraatleriyle ilgilenirim. Ayrica ben basbakanin bir prof olmasina da karsiyim. Cunku hicbir profesor halkla icice yasamamistir. Halki bilmez, halini anlamaz.
Ha sistemi bu sekilde degistirelim, bakanlari da halk secsin, bu halk da bahsettigin gibi ilgili oldugu bakanlari secsin dersen, ona katilirim. Ama bu da uygulama sorununu ortaya cikaracaktir. Gerci bir iki secimden sonra uygulamasi da cozulur ama daha buyuk bir problem var. Secilen bakanlar, basbakan ve diger bakanlarla takim halinde calisabilecek mi? Yani aslinda her yeni uygulamanin getirisinin yaninda birtakim zorluklari, beklenmedik sorunlari da olacaktir.
Halkın bakanları seçmediğini biliyorum sadece öyle olmalı diyorum. Ayrıca sanki parti başkanları halkla çok iç içe yaşamışlar da çok biliyorlar=) ayrıca bu da başka bir kandırmaca. Devleti yönetmek için halkla içiçe yaşamak yada onların içinden çıkmanın hiçbir faydası yokki. Kaynakları doğru yönetecek teknik beceriye ve birazda yöneticiliğe sahip olmaktan başka hiçbir şeye ihtiyaç yok.
Halkın içinden geldim gibi bir yalan yok yani, partiye aday gosterilmek için bile ne buyuk paralar dökülüyor bi bilsen. Halkın içinden o noktaya kimse namusu ile gelemez.
Hocam bu ne perhiz, bu ne lahana tursusu. Teknik beceriye biraz da yoneticilige sahip olan adam sirket yonetir. Devlet degil. Kaynaklari iyi yoneterek, teknik beceriyle bulsana basortusune care, pkkya cozum. Binbir tane sorunun yaninda, ihtiyaclari gidermek, topluluklarin ve hatta bireylerin derdini dinleyebilip, cozum bulmasa da ilgilenmek, halden anlamak yoneticilikle, kaynaklari dogru kullanmakla olacak is degil.
O kadar sikintinin icinde senin adamin hangisinin onemli oldugunu, hangisinin hayati oldugunu, ne kadar emekle cozume kavusacagini kestiremez. Sorunu anlamaz ki, cozumu bulsun.
Ister namusuyla gelsin, ister namussuz, ama halden anlayan bir adam gelsin. Ille de halkin icinden gelmesin ama bir zahmet Prof.lar bu makam icin bence en son aday olsunlar.
