Türkler Yabancılar Tarafından Nasıl Tanınıyor?
-
konuya farklı yönden gireyim.usko oynayanlar bilir oyunun ilk zamanlarında serverlarda %80 yabancı vardı geri kalan türk.Zamanla bu sayı türklerin çoğalmasıyla azaldı adamlar resmen bizden kaçtı bunun sebebi ise nerde hile, küfür , bizde olması sebebi.Şuan bile bu durum devam ediyor kullanılan tüm hileler türkler tarafından yapılıyor yani diyeceğim şu adamlara oyunda bile rahat vermedik.
-
Ya Sadece Hile bizde yokki Kardesım ÇinLiLerde Koxp Kullanıyo ama kesin 1 sey war yabancıLarın bizi sevmedigi ALmanyada yaşayan gurbetciLerimiz anlatıyor bası seyLeri orda yapıLan ayrımcıLıgı sadece türKLere yapıLan ayrımcıLıgı anlatıyorLar tv de cok kişidende yüz yüze dinLedim
-
bizdeki arkadan öcü var gibi şeyler , yunanistanda arkanda türk var, uyumazsan seni türklere veririm gibi anlatılıyor =)
Yaşasın Türk Irkı , Yaşasın Osmanoğulları
-
Bir arkadaşım Ukrayna'da bir üniversitede okuyor.Ukrayna'da yaşayan Türkleri hiç sevmiyorlarmış.Hepsini "azgın bir teke" olarak görüyorlarmış.Hatta bu tepkilerini göstermek için çırılçıplak soyunup eylem bile yapmışlar :/.
-
Yıllar önce ve sonra Venedik’e giriş
Venedik için İstanbul’dan ayrılırken aklımda yıllar önce 1977’de yaptığım seyahatin anıları vardı. Üç arkadaş İstanbul’dan kırmızı bir wolksvagen ile yola çıkmış üç arkadaş Sakal İsmail, Bülbül Muzaffer ve ben Bulgaristan üzerinden Yugoslavya’ya girerken, minik hayal kırıklıkları da yaşıyorduk. Örneğin Plovdiv’de bize otel bulmak için yardımcı olan Türkçe konuşan bazı Bulgar vatandaşlarının, kısa süre sonra “kadın pazarlamacısı” oldukları ortaya çıkmıştı. Bizden gördükleri tepki üzerine rejime yönelik eleştirilerini ulusal kökenle izah etmişlerdi:
-Aman polise falan gitmeyin, bize burada çok cefa yaparlar!
-Sen Türkiye’de kadın ticareti yaparsan polisin sana dokunmayacağını mı sanıyorsun?
O gece ilk hayal kırıklığını atlatmıştık.
“Sosyalist” bir devlette böylesi şeylerin aşılmış olduğuna inandığımız için, benzeri hikâyeleri anti-komünizmin propagandaları olarak bir kenara ayırıyorduk. Acı gerçekle ilk kez o tarihte yüzleşmiştik.
Bulgaristan’ın ardından girdiğimiz Yugoslavya’da ise Mareşal Josip Broz Tito’nun “sihirli ülkesi” olarak bütün anlatılanların üstünde yaşam vardı. Bugün Hırvatistan adıyla ayrı bir ülke olan Adriyatik kıyısındaki güzel coğrafyada her hangi bir batı ülkesinin tatil havası esiyordu. Rieka’ya bağlı Celce köyünde Bülbül Muzaffer’in ağabeyinin yanına gidiyorduk. Muzaffer’in ağabeyi Abdulah küçük bir pastanenin sahibiydi. Mesleğiyle ilgili bizi şaşırtan ilk bilgiyi de ondan almıştık:
-Yugoslavya’da gördüğünüz bütün pastanelere girip Türkçe konuşabilirsiniz. Hepsinin sahibi Türk’tür!
O yıllarda birbirlerinin boğazlarına sarılmamış olan Hırvatlar, Sırplar, Boşnaklar sanki tek ulus gibi bir arada mesut mutlu yaşıyorlardı.
Biz de bu renkli yaşama kısa sürede intibak etmiştik. Küçük köyde Türkiye’den gelmiş “yabancılar” olarak fiyakalı turlar atıyorduk.
Köyden her gün İtalya kenti Trieste’ye otobüs kalkıyor, akşama da dönüyordu. Bütün köy halkı haftalık ihtiyaçlarını İtalya pazarlarından, marketlerinden temin ediyordu. Adı “sosyalist” olan bir başka devletin vatandaşları batı ülkeleriyle bu kadar içli dışlı olabilmesi mümkün değildi. Tito’nun “sosyalist” Yugoslavya’sı çok farklıydı.
Aradan üç yıl geçip de Mareşal 4 Mayıs 1980’de ölünce, Yugoslavya, sonun başlangıcına ulaşmıştı. 25 Haziran 1991’de Hırvatistan parlamentosu bağımsızlık kararı alınca Sırbistan-Hırvatistan Savaşı ile başlayan süreç yakın tarihin en kanlı günlerini yaşatacaktı.
Ama 1977 yazında Adriyatik Denizi kenarında hayatın tadını çıkartan Yugoslavlar böylesi bir geleceğe asla inanmayacak kadar neşeli ve mutluydular.
Biz Türkiyeli üç genç Celce’ye kısa sürede intibak edip, otobüsle Trieste seferlerine takılır olmuştuk. Sonra Trieste bizi kesmeyince kendi otomobilimize atlayıp Venedik’e kadar uzanmıştık. Özel geçişimizde, Türk olduğumuzu öğrenen İtalyan sınır polisinin ilk sorusu tokat gibi gelmişti:
-Haşhaş var mı?
Avrupalılar bütün Türkleri esrar kaçakçısı zannediyorlardı. Bu olguyu uyuşturucu kaçakçılarımızın “başarı” hanesine yazmamak haksızlık olur.
Venedik’e kara yoluyla ulaşmanın ne kadar büyük bir lüks olduğunu aradan 32 yıl geçince anlamak mümkünmüş. Biz kanalların dibine kadar gelip, otomobili park ettikten sonra gondolların kenarından köprülerin üzerlerinden yürüyerek keyifli bir tur atmıştık.
Şimdiyse yabancıların Venedik’e ulaşabilmeleri, kentin epeyce dışında bir otele yerleşip, teknelerle kentin merkezine gelebilmesi mümkün…
Ama daha durun, Milano Malpensa Havaalanından çıkışla başlamalıyım. Sizi İtalya’da Türk turisti olmanın tatlı anılarına ortak etmeliyim.
Nazım ALPMAN
internetnet haberde bugunku yazisi,konuyla alakali diye, copy/paste yaptim buraya...
link; http://www.internethaber.com/author_article_detail.php?id=8428
ayrica omegle konusundada biseyler yazmistim ben, bu konudaki ilk mesajimda linki var...
yani anlayacaginiz pekde guzel bir havamiz yok yurt disinda, millet zamaninda ebesini hasat etmis anlasilar ortamin...
Ben su an ne yapiyorum diye sorarsaniz? Valla cinli arkadaslarimla her bi yerde bulusup ayrilacagimda, ellerini sikar yanaklarini operim :) turk adeti bu! diyede ustunde dururum, gulerler ama itiraz edende yoktur... Irlandalilar icki icmeyi muhabbettle seven insanlar, ama bardagi tokusturdun mu sonuna kadar icmelisin (fondip yani) ama ben, bizim bunu hemen her seferinde yaptigimizi soyledim, "serefe" yide ogrettim... barda aradabi tokusturunce bardaklari millet bize bakiyo bende turk adedi diyorum... ogrensinler... fransiz bi arkadasim var onlarda kahvalti yapmayi cok seviyor anasini satayim... onunlada kahvaltida cay iciyorum, o kahve kahve diye tuttursada :) hellimde kesip yiyoruz...
bana sorulan sorular, neden devamli namaz kilmiyorsun, nasil oluyorda icki iciyorsun gibisinden oluyor hep acikcasi... gulup geciyorum. hersey sizin bildiginiz gibi deil diorum, anlatiyorum ama daha cok uluslararasi basarilar (sportif faaliyetler, hiperstarlar, film endustrisi) etkili oluyor yoksa bizim bireysel olarak yapabilecegimiz pek bisey oldugunu dusunmuyorum...
-
SpoofU bunu yazdı:
-----------------------------
Mylitta bunu yazdı:
-----------------------------
Omegle diye bi site vardı hani.. türküm diyince anında çıkıyodu millet konuşmadan.
-----------------------------
Malesef öyle :D---------- Ben sadece avrupalıların bizi barbar sandığını sanıyordum ama dün omeglede bir japonla konuştum, türküm deyince direk aşşağılamaya başladı. işte siz cahilsiniz, saldırgansınız, barbarsınız, avrupalıların ayakabısına yapışmış boksunuz (eu dan bahsediyor), gibisinden konuştu. Ve ben japonların bizi sevdiğini sanardım, çok şaşırdım. Tabiki ağzının payını verdim :).
-----------------------------yazsana ne dediğini çok merak ettim japonun yediği lafı :)
+
bizden korkuyorlar(kedinin ulaşamadığı ciğere mundar demesi hesabı)
-
Dedimki, sizin japon imparatorluğunuz zamanında avrupaya kadar açılmak istiyordunuz, ve bunu türlü barbarlıkla yapmak istiyordunuz ama nedense avrupaya açılırken osmanlı topraklarından değilde rusyadan geçmek istiyordunuz, yani osmanlıya kafa tutmaya götünüz yemiyordu. şimdi ise havalı tüfek bile üretemiyorsunuz, amerika size namlusundan demir misket atan silah bile üretmenize izin vermiyo.-----sonra o da bana, siz araba bile üretemiyorsunuz, bizim kendi savaş uçaklarımız var ama siz hep amerikadan satın alıyorsunuz, şu an ufacık bir ülkesiniz vs vs...- işte biz olmasak amerikanın ekonomisi batar gibisinden... ------------- Aslında son söylediği şeyler doğru fakat başta hakaretle başladı.
-
http://www.facebook.com/video/video.php?v=57654118233&ref=nf#/video/video.php?v=78498031249
-
bizim lisenin almanya da kardeş okulu wardı elemanlar daha önce bizim hakkımızda hiç bi bok bilmiolarmış sonradan kardeş okul olduktan sonra bunlarda türkçe seçmeli dil oldu türk edebiyatıdır tarihidir derken tanımışlar bizi şimdi de dillerinden düşürmüyorlar kendini gösterirsen görürler bi yere çöküp ses çıkarmadan beklersen çıkarı olmadan gelipte kimse sana sen kimsin neydin ne oluyon demez.
ha bi de biz onlara gidiyoduk onlar bize geliyordu. Marcus diye bi eleman gelmişti misafir olarak onun söylediğine göre bu elemanlar Türkleri çok sevdikleri için Neonaziler bunların yolunu falan kesiolarmış arasıra bizimkiler mayısta oraya iade-i ziyarete gidince hepsinin ifadesini alıyolarmış:D Neonaziler ordaki Türk çocukları gençleri sürekli sıkıştırdıklarını biliyorum halbuki Hitler'in Türkleri gıpta ettiği bilinir.
-
biz irana nasıl bakıyorsak onlarda bize öyle bakıyordur
