folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Yogun İstek Uzerine " Osmanlida , Turk Kelimesinin Degeri "



Yogun İstek Uzerine " Osmanlida , Turk Kelimesinin Degeri "

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    maximuss
    maximuss's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Eylül/2005
    Erkek

    Ingiliz general , konusunda bazi arkadaslar salladigimi soylemisler yine :D hadi ben g*tumden element uyduruyorumda , peki bunlardami element ?

     

    Osmanlının Arap Milliyetçiliği ve Türk Düşmanlığı

    Fuat Köprülü konferanslarında ve kitaplarında tarihi bir realite olarak,bir Osmanlı imparatorluğu bulunmakla beraber,bir Osmanlı ırkı ,hatta bir Osmanlı kavminin mevcut olmadığını,Osmanlı kelimesinin etnik değil,politik bir terim olduğunu,Anadolu'ya Müslüman olarak Selçuklularla beraber ve onların bir parçası olarak geldiğini,din değişimi şekli ile Müslüman olan Hristiyanların abartılacak bir sayıda olmadıklarını,Osmanlı halkının Selçuklular gibi Asya'dan Oğuz boyundan kopup gelen bir Türk kitlesi olduğunu bilgi,belge ve delilleriyle ortaya koymuş bulunmaktadır.

    Bizimde katıldığımız gerçek şudur;Osmanlı devletini kuran,başlangıcından sonuna kadar her türlü zahmetini,eziyetini çekip,uğrunda can verip kan akıtarak ,her türlü maddi ve manevi fedakarlıklarla asırlarca onu omzundan taşıyan,zaferlerin gerçek sahibi,yenilgili ve hicranlı günlerin masum ve mazlum tebaası özbe öz Türk halkıdır.

    Ne var ki aynı sözleri,padişahların büyük çoğunluğu,sadrazamların,vezir,ümera ve ulemanın,Saray ve Enderun aristokrasisinin,kapıkulu taifesinin pek büyük bir çoğunluğu için söylemek mümkün değildir.Bu tanıma giren zümrede hiç bir gün ve zaman ''Türklük'' ruhu ve mensubiyet duygusu belirmemiş,ifade olunmamıştır.Özellikle Fatih'ten sonra ben Türküm diyen bir padişah sesi duyulmamıştır.Bu aristokrat zümre Türk halkını yalnız can,kan ve mal vergileri için hatırlamışlar,onun dışında Türk olmayı bir hakaret aşağılama ve utanç vesilesi saymışalrdır.

    Osmanlı idaresinde Türk halkı,bir ''millet ruhu ve şuuru'' ile beslenmemiş,Arapların imtiyazlı bulunduğu,bir ''ümmet'' kişiliksizliğinde eriyip gitmiştir.

    Yavuz Sultan Selim'in halifeliği devr aldığı 1517'den itibaren Araplar Osmanlı imparatorluğu'nun göz bebeği sayılmışlardır.Hz Peygamber'in Arap olması nedeni ile ,İslam Dinine olan derin saygı ve bağlılığın bir işareti olarak Arap Kavmine ''Kavm-i Necip'' (asil kavim), Araplara da ''Nesl-i Necip'' denilmiştir.Daima,devletin has ve öz evladı olan Türklerin önünde ve baş üstünde taşınmışlar,askerlik ve vergiden muaf tutulmuşlardır.Bütün Osmanlı hayatı boyunca Arapların bu üstün ve gözde durumları devam etmiştir.

    Abdülhamit geleneksel Osmanlı zihniyet ve siyasetini daha belirgin bir hale getirerek,Araplara son derece yakınlık gösteren ve güven duyan bir tutum göstermiştir.Sadaret makamına getirdiği Tunuslu Hayreddi Paşa,Arap olmakla beraber,Arap kültürüyle yetiştiği için Türkçe bilmezdi.Saraydan kendisine yazılan yazılar Arapça yazılır.,Türkçe'ye tercüme edilirdi.Devletin resmi dilinin bile Arapça'ya çevrilmesi düşünülmüş mukavemet görülünce vazgeçilmişti.Devlet yıllıklarında imparatorluğun vilayetlerinin sıralamasında Edirne ilinden başlanılmakta iken,Abdülhamit Hicaz vilayetini başa geçirmiş,arkasından bütün arap vilayetleri,birinci sınıf vilayetler sayılmış,buraların valilerine diğerlerinden farklı ve daha fazla maaş verilmiştir.

    Bu konuda Hüsnü Merdanlıoğlu'nun Atatürkçü Düşünce'nin evrenselliği adlı eserinde yazdıkları çok ilgintir;''Bütün kadın sultanlar,bütün padişah anaları,hep yabancı ırklardan alınan köle kadınlardan geldiler.Hanedan da bu kan yabancılığı Osmanlı imparatorluğu'nun son padişahına kadar devam etti.Henüz kuruluş dönemi olan 1466 yılında yapılan bir derlemede,''Türk iti şehre gelince farsice ürür!'' denilmektedir.
    Yine bir Osmanlı şairi olan Nef'i ise '' Tanrı,Türke irfan çeşmesini yasaklamıştır'' demiştir.

    Divan-ı Hümayun yazarlarından Hafız Ahmet Çelebi 1499 yılında yazdığı şiirnde ''Babanda olsa Türkü öldür'' nakaratını kullanmakta,

    Sakın Türkü insan sanma
    Bir an bile olsa Türkle birlikte olma.
    Türk eline şeker alsa o şeker zehir olur.
    Türk'ün başını keserken sakın gam yeme.
    Baban da olsa Türkü öldür.

    Fatih Sultan Mehmet bile,Otlukbeli savaşından dönerken,elinde bıçak olan birisne ne yaptığını sorduğunda öldürülen Türkmenlerin kulaklarını keserek küpelerini topladığını öğrenmiş ve ''işine devam et'' demiştir.

    Hırvat kökenli sadrazam Kuyucu Murat Paşa döneminde,155 bin insan doğranmış,ya da diri diri kuyulara doldurulmuştur.Aman diyen insanlara Kuyucu'nun yanıtı, ''Vurun şu pis Türk'ün başını'' olmuştur.Cellatların bile öldürmeye kıyamadığı çocuğu atından inerek öldüren Kuyucu Murat,Osmanlı'nın yetkilisi,öldürülen çocukta Analodolu'nun evladıdır.Osmanlı Tarihçisi Naima ''Tarih'in de Türkler için, ''nadan,yani kaba Türk,idraksız Türk,hilekar Türk ifadelerini kullanmaktadır.

    1912 yılında Sebilürreşat dergisinde çıkan bir yazıda ''Türk'' kelimesinin kullanılması ,dinsizlik,kafirlik sayılıyordu.''Türk Hükümeti'',''Türk Ordusu'',''Türk Ülkesi''deyimlerinin Osmanlı halkı üzerinde rahatsızlık yarattığı biliniyordu.1913 tarihli ''Mecmuai Ebuzziya'' dergisi'nin 94. sayısında, '

    'Bizim Türklüğümüz sembolizmden başka bir şey değildir.Bizler yani Türkler Müslümanlık içinde erimişizdir.Türk falan değil sadece müslümanız denilmektedir.Üniversite de profesörlük de yapmış olan Ahmet Naim 1913 yılında yazdığı ''İslamda Davai Kavmiye''adlı kitabında,Türke karşı savaş açılmış ve ''Türkün geçmişini bilmesine ve öğrenmesine ihtiyaç yok,gerekli olan şeriatı öğrenmektir demiştir.1919-1920 yıllarında Şeyhülislamlık görevine getirilmiş ve padişahla birlikte ülkeden kaçmak zorunda kalmış olan Mustafa Sabri Efendi ise,Türke Türklük benliğini vermek isteyenlere ''soysuzlar'' yakıştırmasında bulunmuştur.

    İstanbul alındıktan sonra Osmanlı yönetiminde,devletin en yüksek yürütme organları Türke kapalı tutulmuş,devlet adamlarının yetiştirildiği Enderun okullarına Türkler alınmamışlardır.

    İsterseniz biraz da görgü tanıklarından dinleyelim:Falih Rıfkı Atay Batış Yılları adlı eserinde şunları yazıyor.''Kendime ilk defa ne zaman Türk dediğimi hatırlamıyorum.Bizim çocukluğumuzda Türk kaba ve yabani demekti.İslam ümmetinden ve ''Osmanlı'' idik.İlmihallerde baş dersimiz ''Din ile milliyetin bir olduğunu öğrenmekti.''

    Vatan sözü yasaktı.Onu ben büyüyüp de Namık Kemal'i okuduğum günlerde kitapta gördüm.Kulağımla ancak meşrutiyette duydum.Padişah kulları idik.Okul çıkışlarında sıraya girer.''Padişahım çok yaşa diye bağırırdık.

    Beyoğlunda yan sokakların çoğunun adı Fransızcadır ve Fransızca yazılmıştır.Büyük Kulüp'ün adı ''CErlced Orient'dir.Dili Fransızcadır.''Karşı'' Türkleri'nin de Türkçe konuştukları pek duyulmaz.Bu Tanzimat tipi ''Batılı'' ile bugünkü batılı Türk arasında hiç bir benzerlik aramayınız.O Türklüğünden utanan ,Türklüğünü saklayan bir alfrangadır.Bir göbek,çoğu iki,nihayet üç göbek öncesi anadolu'nun bir kasaba veya köyünden çıkan bu Türkler,Saraya yahut Babıaliye çıkınca ilk şileri soylarını da,soyadlarını da unutmak olur.Okullarda Arapa Arap,Arnavuta Arnavut,Ruma Rum,fakat kendimize Osmanlı derdik.''

    Şimdide Ziya Gökalp'e kulak verelim;''Bu milletin yakın zaman kadar kendisine mahsus bir adı bile yoktu.Tanzimatçılar ona,''Sen yalnız osmanlısın.Sakın başka milletlere bakarak sende milli bir ad isteme.Milli bir ad istediğin dakikada Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasına sebep olursun demişlerdi.Zavallı Türk,vatanımı kaybederim korkusu ile ''Vallahi Türk değilim.Osmanlılıktan başka hiç bir içtimai zümreye mensup değilim demeye mecbur edilmişti.(Türkçülüğün Esasları sy 34)

    Birde şair Fuzuli'nin bir şiirinin son mısrasında neler dediğine bir bakalım;

    ''Fuzuli gökten yere insen san yer yok
    Yürü var gel,ya Araptan,Ya Acemden''

    1880 yılında Ahmet Vefik Paşa Bursa valisi iken ilçeleri teftişe çıkar.Bursa o zaman imparatorluğun türlü yörelerinden gelmiş olan göçmenlerin iskan edildiği bir bölgedir.Paşa uğradığı bir ilçede,halkla sohbet ederken etnik kökenleri soruyor;aldığı cevaplar,kounştuklarının Çerkez,Arnavut,Boşnak,Gürcü v.b olduğunu gösteriyoor.Sorduğu soruya utanarak ,cevap vermek istemeyen bir ihtiyara ''hangi milletten'' olduğunu ısrarla söyletmek isteyince , o , bir kabahat ifşa edermiş gibi ürkek,titrek bir sesle '' ben Türküm efendim diyor'' Bunun üzerine Paşa, ''Niçin sıkılıyor,saklıyorsun? Türk olmak kabahat mi? Bak ben de Türküm diyor.O titrek ihtiyar birden canlanarak, ''Sahi sen de Türk müsün? Demek Türkten paşa da oluyormuş ha'' diyince sevinçle karışık hayret ifade edince,Vefik Paşa, ''Paşa da kim oluyormuş,Padişah da ,Türk Padişah'' diye haykırıyor.Sonra imparatorluğun iki dertli ihtiyarı,sakallarını ıslatan yaşlar birbirine karışarak sarılıp,Türkün hazin kaderi için ağlaşıyorlar.(Türk ve Türklük,TSE,Sy 238;Necip Mirkelamoğlu)

    Birinci Dünya savaşı sırasında Yakup Kadri yurtdışındadır.Onun satırlarından aynen alıntı yapıyoruz.''Bir Mayıs sonu ya da Haziran başı idi.Bağımsız fakat bütün kalbi ile İttifak devlerinin zaferini kutlayan bir Avrupa şehrinde,başım eğik,gözlerim yaşlı dolaşıyordum.Yüreğimde derin bir uçurum,kafam bir cehennemdir.Gün geçmiyor ki bir mağazada,bir lokantada Türk olduğum anlaşılınca acı bir alay edilme veya ağır bir hareketle karşılaşmayayım.Lakabımız ''makak'tı (bir çeşit şempanze maymunu türü)Gönül verdiğimi genç kızlar Türklüğümüzü sezince bizden iğrenip kaçıyordu.İşte o şehrin bu cehhennem atmosferi içinde,birgün,yılgın ce çekingen dolaşırken,gözlerim ansızın ,bir gazete satıcısının sergisinde, bir sürü gazete adı ve başlıkları arasında, iri harflerle dizilmiş şu satırlara ilişiverdi; ''Bir Türk generali itilaf kuvvetlerine karşı yeniden harbe hazırlanıyor.''Titreyerek gazeteyi aldım.Yürürken, okuyorum; ''Mustafa Kemal Paşa isminde bir Türk generali.'' (Yakup Kadri Karaosmanoğlu,Atatürk 1971 sy24,25)


    Yazımıza Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir hatırası ile son verelilm.''Şair Mehmet Emin Yurdakul'un ilk def,Manastır askeri idadisi'nde öğrenci iken okuduğum , ''Ben Bir Türküm,dinim,cinsim uludur'' mısraı ile başlayan manzumesinde ,bana ilk gençliğimin gururunu tattıran,ilk manayı bulmuştum.Fakat ben asıl,orduya ilk katıldığım günlerde,bir Arap binbaşı'nın Kavm-i Necip evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın'' diye tokatladığı bir Anadolu çocuğunun iki damla gözyaşında Türklük şuuruna erdim.Onda gördüm ve kuvvetle duydum.Ondan sonra Türklük benim derin kaynağım,en derin övünç menbaım oldu.Benim hayatta yegane fahri servetim Türklük'ten başka bir şey değildir.(Türk ve Türklük,TSE sy19)

     

    _ Türklerin, ’’Osmanlı’’ ve ’’Osmanlıca’’ hakkındaki düşünceleri;

    ’’ Türk diline kimesne bakmaz idi
    Türklere hergiz gönül akmaz idi
    Türk dahi bilmez idi bu dilleri ( Sarayda konuşulan dil kastediliyor )
    İnce yolu ol ulu menzilleri.’’

    Aşık Paşazade


    ‘’Şalvarı şaltak Osmanlı
    Eyeri kaltak Osmanlı
    Ekende yok , biçende yok
    Yemede ortak Osmanlı’’

    (Prof. Dr. Faruk Sümer’den aktaran Ş. Keçeli, 1995, s. 79 )

    “Fuzuli, gökten yere insen sana yer yok

    Yürü var gel, ya Arap’tan ya Acem’den”

    (Türkler gökten Allah tarafından dahi indirilse Osmanlı’nın gözünde makbul olmaz.Arap ve Acem Osmanlı’nın nazarında muteberdir.)


    _ Osmanlının ’’Türkler’’ hakkındaki düşünceleri;

    ‘’Leş ve baş ile dolmuştu ordu yeri
    Az bulunur çok eşyalar ele girdi
    Kesti Türkmen boyunu Rum Padişahı
    Kederlere düşen Uzun(Hasan) haddin bildi.’’

    (Hoca Saadettin Efendi Tacü’t-Tevarih/ 3. cilt s. 133, adlı kitabında Otlukbeli Savaşı’nı anlatıyor.)


    Naima Tarihi’nden;

    Türk-ü sütürk(azgın Türk)
    Türk-bed lika(çirkin yüzlü Türk)
    Etrak-ı bi idrak(anlayışsız,akılsız Türk)
    Nadan Türk(kaba,cahil Türk)

    (Tarih ve Toplum sayı 65, s. 10 )


    Baki’nin Kanuni’ye sunduğu şiirden;

    ‘’Her tac olmaz fahr-u fena ehline sertac
    Türk ehlinüney hace başı biraz kabadır.’’

    ( Her taç yoksulluk ve yokluk ehline baş tacı olmaz/Ey Hoca, Türk toplumundan olanın başı kabadır,sultan olma yeteneğinden yoksundur.)

    Nef’i’den;

    ‘’Türk’e, Hak çeşme-i irfanı haram etmiştir.’’

    (Tanrı Türk’e irfan pınarını yasaklamıştır.)


    Divan-ı Hümayun katiplerinden Kadimi Hafız Çelebi’nin 1499 yılında yazdığı bir manzume;

    ‘’Devr-i daldan beri şahım eflak
    Zem olur alem içinde Etrak
    Vermemiş Türk’e Hüda hiç idrak
    Akl-ı evvel de olursa bi bak
    Uktülü’t-Türk’e velev kane ebak’’

    (Önceden beri benim şahım Tanrıdır./(Bilirim ki) tüm dünyada kötülenir Türkler/(Çünkü) Tanrı Türk’e hiç bilinç vermemiştir/Hele birde ukala olursa tümden pis olurlar/Baban da olsa Türk’ü öldür)

    ‘’Dedi ol kan-i kerem şah-ı celal
    Türk’ü katleyleyiniz kanı helal
    Daim oldubunların işi dalal
    Cümlesinden bunu ahzeyle misal
    Uktülü’t-Türk’e velev kane ebak’’

    (Bağışlar kaynağı ulular şahı olan Peygamber/Türk’ü öldürünüz onların kanı helal/(Çünkü) bunların işi sürekli kötülüktür/Bu yargı yalnız bir Türk için değil tüm Türkler için geçerlidir/Baban da olsa Türk’ü öldür)

    ‘’Türk’ü zannetme kim ola adem
    Türk ile durma oturma bir dem
    Şeker alsa eline Türk ola sem
    Şer-i Etraki kesüb hiç yeme gam
    Uktülü’t-Türk’e velev kane ebak’’

    (Sakın Türk’ü insan sanma/Bir an bile olsa Türkle birlikte olma/Türk eline şeker alsa o şeker zehir olur/Türk’ün başını keserken sakın gam yeme/Baban da olsa Türk’ü öldür)



    Hoca Saadettin Efendi Tac-üt Tevarih adlı eserinde anlatıyor;

    ‘’Padişah(Fatih), Uzun Hasan ile yapılan Otlukbeli Savaşı’ndan sonra ‘’Türkmen kellelerinden oluşan tepeleri dolaşmak üzere,ovayı şereflendirdiği vakit gördü ki,azep eri elinde bir pıçak,ölüler arasında dolaşıyor.’’Ne iş yapıyorsun?’’ diye sorduğunda ,azep ayıttı;’’Sultanım,Türkmen ölülerinin kulaklarında olan küpeleri alırım’’ dedi.Padişah da hafif gülümseyerek ‘’İşine devam et’’ diyerek yoluna gitti.’’


    ‘’Osmanlı sarayında ‘’Türk’’ daima olduğu gibi ‘’kaba köylüyü’’ temsil eder.’’

    ( S. Yeresimos, Kostantiniye ve Ayasofya Efsaneleri s. 114 )


    Henüz kuruluş dönemi olan 1466 yılında yapılan bir derlemede, "Türk iti şehre gelince Farisice ürer" denilmektedir.( Burhan Oğuz'dan aktaran, Şakir Keçeli, a.g.y., s. 118.)


    Hırvat kökenli, Sadrazam Kuyucu Murat döneminde (1606-1611), 155.000 insan doğranmış ya da diri diri kuyulara doldurulmuşlardır. Aman dileyen insanlara Kuyucu'nun yanıtı "Vurun şu pis Türkün başını" olmuştur. Cellatların bile öldürmeye kıyamadığı çocuğu atından inerek öldüren Kuyucu Murat Osmanlı'nın yetkilisi, öldürülen çocuk da Anadolu'nun evladı Türk’tür.(Naima Tarihi’nden)

    Osmanlı tarihçisi Naima aynı bilinç içinde şöyle yazmaktadır: "Türkmen çözülüp gitmesi yamandır, cem-ü iltiyamına derman yok." Yani, Türk ulusu ve unsuru öylesine eriyip çözülecektir ki, bir daha birleşmesinin ve bütünleşmesinin ilacı ve dermanı olmayacaktır.

    Aksaraylı Kerimeddin Mahmud, şunları yazmıştır: "Hunhar Türkler, köpek ve kurt gibidirler, ellerine fırsat geçerse yağmayı ganimet bilirler, fakat düşman kuvvetleri gelirse kaçarlar."( Aktaran, Çetin Yetkin, a.g.y., s.12.)


    1912 yılında Sebilürreşat dergisinde çıkan bir yazıda; "Türk" deyiminin kullanılması, dinsizlik, kâfirlik sayılıyordu.

    1913 tarihli "Mecmuai Ebuzziya" dergisinin 94. sayısında; "Bizim Türklüğümüz sembolizmden başka bir şey değildir. Bizler yani Türkler Müslümanlık içinde erimişizdir. Türk falan değil, sadece Müslümanız. Buharalı hanlar bile kendilerini Türk saymazlar. Zira onların cetleri de vaktiyle Türkistan'ı zaptetmiş olan Araplardan başka bir şey değildir,"

    Üniversite profesörlüğü de yapmış olan Ahmet Naim, 1913 yılında yazdığı "İslam'da Davai Kavmiye" adlı kitabında, Türk’e karşı savaş açmış ve "Türkün geçmişini bilmesine ve öğrenmesine lüzum ve ihtiyaç yok,gerekli olan şeriatı öğrenmektir," demiştir.

    1919-1920 yıllarında Şeyhülislamlık görevine getirilmiş ve Padişahla birlikte ülkeden kaçmak zorunda kalmış olan Mustafa Sabri Efendi ise, Türk’e Türklük benliği vermek isteyenlere "soysuzlar" yakıştırmasında bulunmuştur.( Mustafa Coşturoğlu, a.g.y., s.278, 279.)

    "Türk" sözcüğü, Anadolu köylüleri için kullanılır olmuştur.( Bozkurt Güvenç, Türk Kimliği, s.22, 23, Cahen'den aktaran, Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu, s.1.)


    Osmanlı yönetiminde, devletin en yüksek yürütme organları Türk’e kapalı tutulmuş, devlet adamlarının yetiştirildiği Enderun okullarına Türkler alınmamışlardır.(Hikmet Bayur, a.g.y., s.15.)

    İstanbul'un alınmasından 4. Murat'ın ölümüne dek geçen 187 yıl içinde, devşirmelerden 66, Türk kökenlilerden de 10 kişinin sadrazamlığa atanmış, aynı dönemde devşirmeler toplam 167 yıl, Türk kökenli sadrazamlar ise 17 yıl görev yapmıştır.(Hikmet Bayur, a.g.y., s.17.)

    Osmanlılarda, Ermenilere ’’millet-i sadıka’’, Araplara ’’kavm-i necip’’ denirken,Türklere;

    "Kaba Türk", "Anlayışsız Türkler", "Pis Türkler" gibi sıfatlar takılıyordu.

    (Özer Ozankaya, Türkiye'de Laiklik, İstanbul, 1990, s. 253.)

    Osmanlı yönetiminde Türk’e yaklaşım o denli aşağılayıcıdır ki, o günlerden kalan aşağıdaki şiir bu yaklaşımı özetlemektedir:

    "Türk değil mi, Merzifon'un eşeği,
    Eşek değil, köpekten de aşağı."

    Koçi Bey, 4. Murat'a sunduğu risalesinde (küçük kitap) Türkler hakkında şunları yazıyordu: "...mezhebi bilinmeyen şehir oğlanı, Türk, çingene, tatar, kürt, ecnebi, laz, Yörük, katırcı, deveci, hamal, ağdacı, yol kesen, yankesici ve diğer çeşitli kimseler..."

    "Harem-i Hümayuna kanuna aykırı olarak Türk ve Yörük, çingene, Yahudi, dinsiz, mezhepsiz, nice kallaş ve ayyaş şehir oğlanları girer oldu." Bu sözler yazılıp Türk olduğu söylenen Padişaha veriliyordu.(Aktaran, Çetin Yetkin, a.g.y., s.145.)


    Abdülhamit'in Araplara ve İslamiyet’e dayanan siyaseti, Türk’ü, Türkçüleri baş düşman olarak görmekteydi. Onun zamanında "Türk’üm demek, Türk’ten söz etmek büyük suçtu". (Esat Kamil Erkut, a.g.y., s.63)

    Devletin dayandığı kendi halkına bu denli yabancılaşmasından olsa gerek, Osmanlı Devletinde kamu ile ilgili belgelerde, Türkçe sözcüğe 1876 Anayasasına değin rastlanmadı.( M.Rauf İnan, Atatürk'ün Önder Kişiliği, Eğitimci Kişiliği ve Amaçları, Ankara, 1983, s.198.)


    1897 tarihinde, bir İngiliz gezgini şunları söylüyordu: "Türk adı nadiren kullanılır, onun iki yolda kullanıldığını işittim; ya bir ırkı ayırt eden deyim olarak, örneğin bir köyün 'Türk' veya Türkmen' olup olmadığını sorarsın, ya da bir hakaret deyimi olarak, örneğin İngilizce söyleyeceğin '’eşek kafalı'’ anlamında, '’Türk kafa’' diye homurdanırsın."( Ramsay'dan aktaran, Bernard Lewis, a.g.y., s.331.)


    1. Selim (Yavuz), Sah İsmail'e; "... ben Sultan Beyazıt oğlu Sultan Selim, sen ki ey eşek Türk .."

    ( Sahabettin Tekindağ'dan aktaran, Baki Öz, Osmanlı'da Alevi Ayaklanmaları, Ant Yayınları, İstanbul 1992, s.;15. (Osmanlı vakanüvislerinin -zamanın olaylarını saptamakla görevli devlet tarihçilerinin- Türk’ü aşağılayan belgeleri için adı geçen yapıtın 69 uncu sayfasında kaynakları ile birlikte bir çok örnek bulunmaktadır.)

    Mekteb-i Sultaniye’ye Osmanlı’nın son yıllarına kadar Türk soylular alınmazdı.


    (M. Rauf İnan, Atatürk'ün Evrenselliği, Önder Kişiliği, Eğitimci Kişiliği ve Amaçları, Ankara, 1983, s.198.)

    Son Padişahı Vahdettin'in yayımladığı bu bildirilerden birisinde su tümceler yer almıştır;

    "Türkler dini, kavmiyeti, vatanı meşkuk (kuşkulu...) ve mahlud beş-altı milyonluk cahil bir kitledir." Türkçe'si; "Türkler; dini, soyu sopu, yurdu belirsiz karmakarışık bir cahiller sürüsüdür".

    (Vahdettin'in El Ahsam Gazetesinin 16 Nisan 1923 günlü sayısında Osmanlıca ve Arapça yayınlanan bildiriden.)



    Gelelim Yeniçerilere;

    Devşirme Yeniçeriler ( 10 bin asker,bu sayıda Yeniçerilerin en fazla olduğu Kanuni dönemine ait )

    Türk soylu;

    Tımarlı sipahiler ( 162 bin asker )

    Akıncılar ( 40 bin asker )

    II. Abdülhamit döneminde Türklüğe yakınlaşmanın sebebine gelince…

    Çünkü ümmetçilik politikası iflas etmişti.Malum Arap ayaklanmaları…

    Osmanlıcılık politikası da iflas etmişti.

    Geriye ne kalıyordu?

    Yüzyıllar sonra aslında devletin asli ve kurucu unsuru Türkler.

    Şehzadelere tekrar Ertuğrul gibi isimler verilmeye başlandı.Saray muhafızları yüz yıllardır Arnavutlardan seçilirken ne hikmetse Karakeçililerden müteşekkil bir muhafız müfrezesi oluşturuldu.

    Osmanlı gayri-Türklere güvenilmeyeceğini çok geç anlamıştı.

     

     

    birde malum "ingiliz general" yazisinda , Kuran kurslari kapatildi denmis .  Ozamanlar kuran kursu yoktu ki ey akillilar :D ozamanlar tekke ve zadiyeler vardi . Fatih zamaninda bu tekkelerde din disinda ders anlatimi yasaklandigi soylenir. Yani matematik ve cevre bilimi temelli egitim yasaklandi. Bunun icin osmanli geriledi , cagin gerisinde kaldi . arap abilerine uydular , avrupadan geride kaldilar ve yikildilar. daha bir cok cevap verilebilecek konu ama , cevap versen ne degisicek . Dondurma ,yalan , oyuncakci dedelerin yalanlari ile bir cocugun beynini 10 yasinda itibaren yikanmaya , somurulmeye  baslayinca  , isterse 100 yasina gelsin o sahis gene kendi beynini kullanamaz . Artik o biz zombidir :)

    rezident evil - code yobaz zombies :D

     

     

     

     

  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    acikistihbarat
    acikistihbarat's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Mart/2009
    Erkek

    senin gibiler yüzünden milletinden de soğuyacak bu millet...

  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    maximuss
    maximuss's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Eylül/2005
    Erkek

    ats30 bunu yazdı:
    -----------------------------

    senin gibiler yüzünden milletinden de soğuyacak bu millet...


    -----------------------------

     

    milletinden derken ?

    gercekler bunlardir . Yobazlar yuzunden millet hem dininden soguyor , hemde turklugunden . Bari gercekleri soyliyelimde cakma cematci alperenlerde isin farkina varsin. ulkede ne kadar ateist turediginin farkindamisin bu cemaatci yobazlardan mutevellit !!!

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    1903
    1903's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Temmuz/2006
    Erkek

    öncelikle, cumhuriyetin ilk yıllarında ve sonraki yıllarında açılmış olan kuran kurslarının kapatıldığı açık ve nettir.bunun tartışması yok.cehaletini daha fazla belli etme.

    ikincisi.yazı baştan aşağı saçmalık.evet osmanlı ümmetçiliği benimsemiştir.ama Türklük her zaman asıl kimliktir.ordan burdan bulduklarını, Osmanlı'yı kötüye çıkarma amaçları saçmalıkları gelip burada paylaşma.git biraz ilber ortaylı oku.halil inalcık oku.ekmeleddin ihsanoğlu oku.vs.vs.


    gücüne güç katmaya geldik.formanda ter olmaya geldik.Beşiktaş seninle ölmeye geldik BEŞİKTAŞ !
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    biri
    biri's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ocak/2009
    Erkek

    ats30 bunu yazdı:
    -----------------------------

    senin gibiler yüzünden milletinden de soğuyacak bu millet...


    -----------------------------

    katılıyorum

    +

    Türk olduğunu inkarmı ediyorsun?


    ¯\(ツ)/¯ ฏ๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    acikistihbarat
    acikistihbarat's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Mart/2009
    Erkek

    maximuss bunu yazdı:
    -----------------------------

    ats30 bunu yazdı:
    -----------------------------

    senin gibiler yüzünden milletinden de soğuyacak bu millet...


    -----------------------------

     

     

    milletinden derken ?

    gercekler bunlardir . Yobazlar yuzunden millet hem dininden soguyor , hemde turklugunden . Bari gercekleri soyliyelimde cakma cematci alperenlerde isin farkina varsin. ulkede ne kadar ateist turediginin farkindamisin bu cemaatci yobazlardan mutevellit !!!


    -----------------------------

    valla "cemaatçi" kavramı heryere çekilebilir.bütün cemaatlerden söz edecek olursak o cemaatlerin islam a girmesine vesile olduğu insanların sayısı yanında senin ateist oldular diye iddia ettiğin kimseler arasında dağlar kadar uçurum olduğu kesin.

    kraliçe elizabet vs bunlar cemaatler aracılığıyla islama girdiler sanırım...

    yoksa Türkiye'de çıkıpta "cemaatlere hayır yaşasın ateizm" diye bir hareket görmedim ben.ha varsa o genelin değil kişilerin sorunudur.bu da konuyu şahsileştirmektir.basit düşünmektir...

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    moi
    moi's avatar
    Kayıt Tarihi: 26/Mayıs/2009
    Erkek

    milletinden soğuyacağını düşünmenin mantığını gerçekten anlamış değilim. yazı için teşekkürler maximuss korku imparatorluğu nun bir sonucu olsa gerek türklükten utanmak...


    Sadece paranoyaklar hayatta kalır...
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    HolySeclorum
    HolySeclorum's avatar
    Kayıt Tarihi: 08/Mart/2007
    Erkek

    maximuss bunu yazdı:
    -----------------------------

    ats30 bunu yazdı:
    -----------------------------

    senin gibiler yüzünden milletinden de soğuyacak bu millet...


    -----------------------------

     milletinden derken ?

    gercekler bunlardir . Yobazlar yuzunden millet hem dininden soguyor , hemde turklugunden . Bari gercekleri soyliyelimde cakma cematci alperenlerde isin farkina varsin. ulkede ne kadar ateist turediginin farkindamisin bu cemaatci yobazlardan mutevellit !!!

    -----------------------------
    Küçükken ateistler biyerine bişey mi yaptı hoca..Ateiszmin kötü bişey olduğunu nereden çıkardın da türemelerinden rahatsız oluyosun..


    Her Hakkım Saklıdır
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    acikistihbarat
    acikistihbarat's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Mart/2009
    Erkek

    LasTMohicaN bunu yazdı:
    -----------------------------

    milletinden soğuyacağını düşünmenin mantığını gerçekten anlamış değilim. yazı için teşekkürler maximuss korku imparatorluğu nun bir sonucu olsa gerek türklükten utanmak...


    -----------------------------

    çamur at tutmasa da izi kalır..

    daha geniş anlatım için msn de görüşebiliriz...

  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    maximuss
    maximuss's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Eylül/2005
    Erkek

    1903 bunu yazdı:
    -----------------------------

    öncelikle, cumhuriyetin ilk yıllarında ve sonraki yıllarında açılmış olan kuran kurslarının kapatıldığı açık ve nettir.bunun tartışması yok.cehaletini daha fazla belli etme.

    ikincisi.yazı baştan aşağı saçmalık.evet osmanlı ümmetçiliği benimsemiştir.ama Türklük her zaman asıl kimliktir.ordan burdan bulduklarını, Osmanlı'yı kötüye çıkarma amaçları saçmalıkları gelip burada paylaşma.git biraz ilber ortaylı oku.halil inalcık oku.ekmeleddin ihsanoğlu oku.vs.vs.


    -----------------------------

     

    ben belirttigin isimleri tanimam . ben sadece buldugun kaynaklari bir yazida topladim . Isimlere takilmam kisacasi ...

    Ben turkum , ama osmanlinin turk oldugu tartisilir ki kaynaklar ,osmanli sultanlarinin valideleri osmanlinin ust kademesininde ne kadar turk kaldigini gosteriyor.

    Sen git Turk "hukumdar " unvani olan kagan , khan unvanlarini birak yerine Sultan , Sah(padisah) olan arap ve iran unvanlarini al. Evet osmanlinin ne kadar turk kaldigini gorebiliyoruz ..

  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    moi
    moi's avatar
    Kayıt Tarihi: 26/Mayıs/2009
    Erkek

    ats30 bunu yazdı:
    -----------------------------

    LasTMohicaN bunu yazdı:
    -----------------------------

    milletinden soğuyacağını düşünmenin mantığını gerçekten anlamış değilim. yazı için teşekkürler maximuss korku imparatorluğu nun bir sonucu olsa gerek türklükten utanmak...


    -----------------------------

    çamur at tutmasa da izi kalır..

    daha geniş anlatım için msn de görüşebiliriz...


    -----------------------------

    msn e gerek yok ne söyleyeceksen burda söyle


    Sadece paranoyaklar hayatta kalır...
Toplam Hit: 10290 Toplam Mesaj: 77