Askerlik Anılarınız
-
2,5 ay nası oluyo :)
ben yapıyom halada yapıyom genede yapıyom 380 gündür askerim bitmio kaldı 62 :P
anı manı hikaye bitsede gitsem
-
tarih 0101300905 ( bole yazılır tsk da 1 eylul 2005 saat 01.30 am) mevkii kato dagi,meshur karanlık daglar,sadece sunu solicem,cobralar onumuzde uludereyi bombalio,ve ben agliyorum.neden?1 eylul millet denize girerken ben 2.800 metrede soguktan agladım inanmazsınız.sabah olmayacak zannettim ve eskiden Allahı bilmeden once insanların neden ateş tapmış olduklarını sabah olup ta ateş yaktıımızda anladım.bole başlayım bakiim tansiyona gore yazariz yine bişiler.
-
ha bide 1.700 metreden nokta atışı yapacak bi alet yok kim yazdiysa onu,etkili menzili 1.200 metre en saglam keskin nişancı silahlarının bile( israil yeni bişiler bulmadıysa tabii).
-
diyarbakır deve geçidinde yaptım 14 ay boyunda izine gönderilemedim giden olursa bilir meşhur sözü cehenneme hoş geldin çok güzel bi yerdi keşke imaknım olsa her yıl 1 ay gidip tekrar askerlik yapsam oralarda yazın 50 derece sıcak olur kışın donar ölürsün
-
4 yıllık bi üniversiteyi bitirdikten sonra askerliği yapmadan ikinci bir üniversite okuyamıyosun, bu konuda üzgünüm ama böyle.
-
valla anım hatıram çokta hangi birini anlatayım ki?
Diyarbakırımı anlatayım, boluyumu, izmirimi? Hangisini bir dolu macera var:)
Diyarbakır Hani ilçesinden ileride, bizim topçular karakolu dediğimiz ismini bilmediğim bir köy vardı. Oraya anısı ve komedi dozajı yüksek bir yolculuktan ve sıcaklığın etkisiyle (50 C) uyuşmuş bedenimle aracın en arkasında vardığımda aylardır nisa taifesinden bir insan evladı görememenin verdiği burukluk, erkek olduğunu hatırlamanın heyecanı ve hiç tipiniz olmasa bile köylü kızlarının (çirkin dahi olsa) yanından geçerken böyle bi pozlar, bi savaş kazanmış general havaları, takınmamızmı anlatayım? :)
Enteresan bir durumdur. Bölük yazıcısıydım askerde. Bu görevime rağmen çoğu yazıcının kaderini paylaşmadım hiç. Operasyonlara çıkardım. Araç korumaya giderdim. Atışım iyiydi. 200 m yatarak desteksiz baş hedefinde 3te 1im mutlaka vardır. 1000m koşu 6 atış= 5 dk görevinide 1 dk evelinde tamamlayan bir bünyeye sahiptim. Ortalama bir komandoydum yani. Yolda kalmazdım ama harikalar yaratan bir askerde sayılmazdım. Zira 5km koşunun son 200 metresinde koşamayacak duruma gelen arkadaşını sırtına alıp bitişe varan adamlar vardı çevremde. Pentatlonda tr rekorunu kıran adam vardı yanıbaşınızda. Kolordu koşu birincisi bir teğmenle birlikteydiniz. Yani onlar gibi askerlerin yanında benim esamemin olmaması normaldir.
Diyarbakırdayız. Sene 2000 temmuz ayı falan. Hava dehşet sıcak. Bölük astsubayını bir şey oldu ne oldu ama tam hatırlamıyorum kızdırdım (ki baba oğul ilişkimiz vardı çok severdim bl. astsb. yımı) tuğrul dedi silah techizat kuşan araç korumaya çıkıyorsun dedi bana. Emredersiniz komutanım (canıma minnet çünkü tugaydan dışarı çıkacam 4 bir tarafım ıssız arazi insan yüzü görmemişim ezan sesine kuş cıvıltısına hasretiz aylardır) dedim fırladım çadıra hücum yeleği, silah şu bu hazırlandım çıktım 1 dakikada. Araçlar yola dizildi herkes belirlenen araçlara bindi. Yola koyulduk. Ben aracın en arkasına binmiştim. Yanımda Karamanlı bi devrem (mehmet) oturuyor o subay astsubay gazinosunda yemekhaneilik görevinde.
Yola düştük yarım saat sonra sıcağın verdiği rehavet günlerdir yazıhanenin uykusuz gecelerinin verdiği yorgunlukla buluşunca tatlı bir sersemlik çöktü üzerime. Araç sarsıldıkça (kimi yerde asfalt biter toprak yollar başlar) sağa sola sallanan ben Mehmet tarafından araa bi dürtülüyorum ve " olm uyuma lan düşecen amına koyim" cümlesini hayal meyal kulaklarımda hissediyordum.
Belirlenen birinci buluşma noktasına varıldı neden sonra. Araçlardan atlayıp hemen tepe emniyetini aldık araziyi gözlemlemeye başladık. Çevre sakin ve sessiz sorun yok. Bir kaç dakika bekledikten sonra hareket emri verildi. Tekrar araçlara bindik ve 2. buluşma noktasına doğru yola koyulduk. 10 dakika geçmemiştiki ben tekrar uykunun tatlı kollarına salıverdim bedenimi. :) Arkada bir yandan zıplıyor bir yandan uyuyordum. buluşma noktasına giden yol topçular karakolu dediğimi noktadan geçiyordu. bir köy meydanının ortasını kesen şoseden ıssız arazilere ilerleyen dar bir yol. Köye vardığımızda köy meydanında bir çeşme ve başında köyün kızları ilişiverdi gözüme. Köyün kerpiç evleri medeniyet ve insan bileşkesinin eşsiz bir örneği gibiydi. En avrupai kentte bile rastlanmayacak bir güzellik temaşa olmuştu sanki orada. Kızların testileri omuzlarında taşıması ise unuttuğumuz bir gerçeği hatırllatı o kısacık anda bize. Erkektik biz. İçgüdülerimiz, dürtülerimiz, hayallerimiz, ihtiyaç ve isteklerimiz vardı. O kızları orada gördüğümde hiç yapmadığım bir şekilde kasılmalar, horoz gibi kabarmalar falan başgösterdi bünyede. Öyle ya aylardır nikon dürbünle 3-5 km öteden geçen diyarbakır-bingöl karayolundan geçen otobüslerin plakasına bakabilmiştik sadece. Allahın Şahin marka araba en kral mercedeslerimizin yanında makam aracı gibi görünüyordu. (mercedes unimog 2000 model araçlarımız vardı bizim) Neyse uzatmayalım. ir süre sonra belirlenen noktaya vardık. Beklemeye başladık. Uzaktan operasyondan dönen tabur göründü. Tek sıra halinde yürünür, arada hava şartları ve görüş durumuna göre 50 cm den 30metreye kadar ara bırakılabilir. Yürüyüş kolu denir. Genel adı intikal dir.
Adamlar geldiler bizim aracın arkasında bir kaç koli soğuk su var. (su hayattır, kendi kardeşiniz gelse paylaşmazsınız arazide kimsede gücenip kırılmaz bu kadar değerlidir) Her gelene veriyorum tanıdık olsun olmasın, her geçene su uzatıyorum. Biraz sonra su tükendi. Bizim bölüğün bir kısmı henüz gelmemişti. Onlar geldiğinde su tükendi. Bir tanesi var gıık oluyorum ama devrecilik var bölükte gücüm yetmiyor piçin oğluna, geldi su yokmu dedi kalmadı dedim seninle görüşecez dedi bende hayhay görüşelim tepede dedim. Geçti gitti bu . Şakayı çok seven şakalaşan bi arkadaşım geldi "naptınız lan noldu" dedim "kes lan" dedi bu. Meğer olay farklıymış herifler 6-7 tane dağa çıkıp inmişler yok şu dağ yok bu dağ ağzına sıçtığım salak bi üsteğmen gps kullanmasını bilmez angut burası değil orası hurra oraya orası değil şurası hurra buraya şeklinde adamları 3 günde 70 km yol yürütmüş. Hal böyle olunca ne sinir kalmış yıpranmadık, ne hal ne mecal..
-
renegadealien bunu yazdı:
-----------------------------2.5 ay yaptım..
Etimesgut zırhlı birliklerin, fiberoptik bina içi ve binadışı network tesisatı ile wan networkunun kurulumunu yaptım...
Bi daha kimse sokamaz beni oraya...
Önümüzdeki 10 senede gitmeyi düşünmüom...
bi okul bitti birisini okuom bu bitsin bi daha okuyacam.. Hatta onda kalacam... sonra yüksek lisansıma başlıcam. uzattıkca uzatacam a.k.
-----------------------------Şayet dediğin gibi olur uzatırsan, 30 dan sonra askere gidersen ne koyar adama. Fazla kasma kendini bi an önce yap kurtul =)
-
sene 12 eylül 1995.yer batman sason. operayon adı atmaca . ben ji kom.ast.tim komutanı.
acar karakolu üzerinde yüksekçe bir tepeye üç tim tıkamaya çıktık.korkunç bir rüzgar ve gecenin soğu iliklerimize işliyordu.çok değerli bir bölük komutanımız vardı.tam bir asker. .. orada tam iki gün kayaları arasında diyarbakır kup üzerinden gelen arazi taraması yapan bölükleri bekliyoruz. saat 15 civarında görüntü alındı.bölük komutanımız işmek yok sigra yok konuşma yok hepiniz toprak olun ilk ateşi ben açcam sonra atış serbest dedi.kayaların arasına eller tetikte beklemeye başladık.ilk terörist görüldü eğilmişler hızlıca ellerinde keleş ve rpg 7 lerle tam bize doğru geliyorlardı.ama onlar mahkumda bizde hakimde çok iyi mevzilenmiştik.tam 54 kişiydi.aramızda 50 metre mesafe kalmış nerdeyse ipneler tepemize çıkacaktı.ilk ateşi bölük komutanı hk 23 le taradı ardın dan roketler ve tüm silahlar çalıştı.yaklaşık 3 saat süren çatışmada tamamı ölü olarak geçirilmişti.hatta şu olayı hiç unutmam.yeni gelen taze bir teğmen vardı.attığını indirirdi.bölük komutanı çatışmada bunu görünce komplexe girdi ve oda ayağa kalkıp seride şarjörü boşaltıyordu ama hava tabi))
bir kişi canlı olarak ele geçti yani teslim oldu.sonradan ne yaptılar bilmiyorum.heygidi günler.daha çok anlatılacak var ama burası almaz.
-
DkN_JaN hocam 700 metreymiş araştırdım buldum 700 metreden nokta atışı yapmışlar 738 miş.PArdon kusura bakmayın öyle kalmış aklımda.
Ayrıca tuğrul baba ve untouchables saolun bi siz anlatmışsınız anılarınızı.
-
Pek askerlik yaptığım sayılmaz ama 15 ay takıldım ordu'da :) 2048 internet bağlantısı, 7/24 online msn :D
İrili ufaklı bir dünya anınız oluyor ordu'da hepside bence yaşanması gerekenler. Yazıya bir iki fotoğraf ekleyeceğim için birlik adı ve mevkii yazamıyorum, malum gizlilik önemlidir :)
Bilgi işlemde, web yazılımcısı olarak görev yaptım, ve ordu için intranet üzerinde çalışcak CPBS (Çevrimiçi Personel Bilgi Sistemi) geliştirtim 3 ay gibi bir zaman aldı, (arada tabikide para kazanmak için internet üzerinden freelance iş yapıyordum :D) artık işin sonlarına yaklaşılmış, localde testler yapılıyor, arada yeni bir bilgi işlem astsubay'ının tayin haberi geliyor. haftasında, çarşı izni için pazar günü dışarıya çıkıyorum, pazar günü ona nöbet yazıyorlar, oda gidip 12 tane pcden bana ait olana oturuyor, kendi kullanıcım şifreli olduğundan misafir oturumu ile pc'yi kullanmaya başlıyor, warez ve bilimum sitelere girip pcye virüs sokuyor (ki bu bir bilgi işlem astsubayı) sonra kafasına göre pcye format atıyor(!) ve üç aylık emek bir anda yedekleri ile birlikte uçuyor. Ve Muzo düşüyor kara kara ne yapsın diye, rapor yazıyor durumu Bilgi işlem şef'ine bildiriyor, kalan son iki ayınıda msnde geyik yaparak para kazanarak geçiriyor, arada bi serverları denetliyor, akşamları intranet üzerinden astsubaylarla Delta Force vasıtası ile askercilik oynayarak teskeresini alıyor :D







Ve asteymen şantaj için fotoğraf çeker. Muzo çay getir bana, bak getirmezsen Şef'e veririm fotoğrafı :D çalışmıyo yatıyo die
