folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Bilimdışı Ayetler



Bilimdışı Ayetler

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    dreampark87
    dreampark87's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 16/Haziran/2006
    Erkek

    birgaripaskbestesi bunu yazdı:
    -----------------------------

    dreampark87 bunu yazdı:
    -----------------------------

    birgaripaskbestesi bunu yazdı:
    -----------------------------

    dreampark87 bunu yazdı:
    -----------------------------

    seadog bunu yazdı:
    -----------------------------

    dreampark87 bunu yazdı:
    -----------------------------

    Bilinmeyen bunu yazdı:
    -----------------------------

     

    -----------------------------

     

    hangi birinin mantıklı açıklaması var lütfen sizde onları söyleyin  biz de öğrenelim


    -----------------------------

    Ya bi bırak şu mantıklı açıklamayı oğlum sen kendi düşüncelerini bi oturt yerine onun bunun yazısıyla gelme bize.

    Sen git bu yazıyı yazan adam gelsin sorsun.


    -----------------------------

    hangi yazıyla geleyim benim düşüncemi yansıtan bi yazı olmadığını mı söylüyorsun yani anlamadım tam olarak seni


    -----------------------------

     

    "İnsan neden yaratıldığına bir baksın; o, atılan bir sudan yaratıldı. (O su) bel kemiği ile göğüs kemikleri arasından çıkmaktadır." (Tarık, 86/5-7)

    Âyette geçen sulb ve terâib tabirlerini; bazı tefsirciler göğüs ve bel kemikleri, bazıları da erkek ve kadının bel kemikleri olarak yorumlamışlardır. Ancak bugünkü anatomik bilgilerimize göre ise, "atılan su" erkekten olduğuna göre, sulb tabirini kuvvetli mânâsına aldığımızda -erkekte omurganın en kuvvetli ve iri omurları olan bel (lumbar) omurlarını katı ve sağlam mânâlarını da nazara alırsak- omurganın birbiriyle kaynaşmış ve sağlam bir yapı teşkil etmiş sacral (sağrı) bölgesi olduğunu anlamak mümkündür. Bu durumda "suyun atılması" ile gerekli işlemin yaptırılacağı sinirler bu bölgeden daha yukarıda demektir.

    Âyetteki sulb ve terâib ifadeleri çoğuldur ve kemikleri kelimesiyle, birden fazla kemik arasından çıktığı ifade edilmiştir. Bu durumda, hem bel ve sağrının, hem de göğüs omurlarının çok sayıda olduğunu anlamamız gerekir. Nitekim thorasic omurlar (göğüs) 12, lumbar omurlar (bel) 5, sacral omurlar (sağrı) 5 tanedir (Şekil 1).

    Meniyi fırlatma merkezi ile ilgili sinirler, birinci thorasic omur ile (T 1) ikinci bel omuru (L 2) arasındaki 14 kemik arasından çıkmaktadır ki, âyette çoğul kullanılarak bu durum izah edilmiştir.

    Âyetin başında "atılan bir sudan" ifadesiyle, refleks merkezlerine işaret edilmiş, ayrıca "bel kemiği ile göğüs kemikleri" arasından çıkar ifadesiyle de, thoracal-1 omuru ile lumbar-2 omurları arasındaki kemiklere dikkat çekilerek, meniyi atma merkezi ve sinirlerin çıktığı yer anatomik olarak belirtilmiştir. Omuriliğin söz konusu bölgeleri ve buralardan çıkan sinirler şekilde görülmektedir (Şekil 2). Fizyolojik tespitlere göre de, bu kemiklerin arasından çıkan sinirler, çeşitli iç organlara dağılarak onlara yardımcı olurlar. Bununla birlikte atılma işinde vazife yapan sinirlerin, T 10 ile L2 arasındaki merkezler olduğu anlaşılmıştır (Şekil 3). Kur'ân'da sulb olarak zikredilen sacral omurlar (S 1 ve S 5) arasındaki S 2 ve S 4 sinirleri ise, cinsiyet organlarındaki hazırlıkları başlatır.

    Spermlerin nakledilmesi; yaşamalarını ve hareketlerini sağlayan -bezlerin çalışması ve çeşitli kanallar için lâzım gelen salgıları yapan; bezlerin çalışmasıyla çeşitli kanalların açılıp kapanmasını sağlayan kasların hareketi ve suyun atımı sırasında cereyan eden kompleks süreçler- cinsiyet organlarına gelen sinir merkezleri tarafından yönetilir. Bu sebeple, meni ve yumurta atımının normal olması için, bu olaya katılan organlar ve bunları yöneten merkezî sinirler sağlam olmalıdır. Arabanın hareketi için benzinin püskürtülmesine, benzinin püskürtülmesi için de pedala basacak ayağa ihtiyaç vardır. Arabanın deposu ne kadar dolu olursa olsun, gaz pedalına basacak bir uyarıcı kuvvet olmazsa, araba hareket etmez. İşte Kur'ân'ın bu kuvveti ve yerini tarif şekli, anatomik gerçeklerle tam örtüşmektedir. Belki ileride üreme fizyolojisi ile göğüs kemikleri arasında bağlantı kuran mikro seviyede başka buluşlar da olabilir. Fakat anatomik olarak Kur'ân'ın tarif ettiği sulb ve terâib arasındaki yer, meniyi fırlatan refleks merkezleridir.

    Rabbimiz göğüs omurlarındaki ve ilk iki bel omurlarındaki merkezleri ile bunların aralıklarından çıkardığı sinirlerin başlangıcını, yani köklerini çok sağlam omurlarla korumuştur. Eğer omurilik zedelenmesi 11. ve 12. thorasic merkezden olursa, yahut birinci (L 1) ve ikinci (L 2) bel omurlarındaki ganglionlar (sinir düğümlerinin) damar bozukluğu neticesinde çıkarılırsa, atım olayı % 40 bozulur. Fakat omurilik, thoracal-1 (birinci göğüs) omurunun kırılmasıyla kesilirse, zedelenirse veya bu kısımdaki ganglionlar tam çıkarılırsa, meni atımı gerçekleşmez.

    İlmin, bilhassa tıp ilminin, çok geri olduğu bir çağda, hiçbir insan cesedi üzerinde anatomik çalışmanın ve fizyoloji deneyinin yapılmadığı, bilim tarihince sabit bir husustur. Yukarıdaki âyetin bugünkü anatomik bilgilerimize dayanan gerçeklerle örtüşmesi; Kur'ân'ın, bizi yaratan ve bedenimizi bizden daha iyi bilen Allah'ın kitabı ve Efendimiz (sas)'in de, Kur'ân'ı bize ulaştıran elçi olduğunu gösteren yüzlerce delilden biridir.

     

     

    . yani dicek bi şey bulamıyorum. Ona bakarsan;

     

    Nisa suresinde Namaza yaklaşmayın der. Ama detayına bir bak istersen.

     

    "Ey inananlar, namaza yaklaşmayın ne söylediğinizi bilmeyecek kadar sarhoşken ve yolda değilseniz yıkanıncaya dek cünüpken."

     

    biraz kendin ol bence. Din konusunda yeterli bilgin yok ise o din seni ezer geçer. Sonra aklında akıl almaz sorular dolaşır. Çıkamazsın içinden ve delirirsin. Bu yüzden öyle herkesin yaptığı çevirileri ve benzetmeleri okuma yapma. İnanıyorsan inan yoksa inanların kafasını karıştırma vebal altına girersin.İstersen diğer soruların cevaplarınıda yazayım? ne dersin ?


    -----------------------------

    neden sadece türk müslümanlar bu şekilde düşünür yok arapça oldugu için araplarin haricinde baska dilleri konusan insanlar anlamaz. Arapçada bir kelimenin o kadar çok anlami vardir ki, -ohhoooo- baska dile tercüme edilemez. Baska dile yapilan tercümeler yanlistir. Ayrica, bu baska dillere tercüme edilen Kuran'lari okuyanlar ne okudugunu anlamayacak kadar aptaldirlar. Ama Araplar, Arapça okuyup anladiklari Kuran'da kendilerine söylenen seyleri yaptiklarinda Türklere göre bu yapılanlar yanlıştır, islamiyetle bağdaşmaz (mesela şeriat uygulamaları gibi, hırszların elinin kesilmesi, karının koca tarafından dövülebilmesi, zina yapanın kırbaçlanması, mahkemelerde kadınların şahitliğinin kabul edilmemesi, erkeklerin 4 kadınla evlenebilmeleri, erkeklerin cariye alabilmesi, kız çocuklarına erkek çocuklara göre mirasta yarı pay verilmesi vb). Bu nedenle Arapların Arapça okudukları ve öğrendikleri Islamiyet gerçek islamiyet değildir. Bir Arap bile Arapça olan Kuran'ı okudugunda anlayamaz ve yaptigi ibadetten uyguladigi Seriat kanunlarina kadar hersey yanlistir..

    Bu durumda bir Türk müslümanina göre, dünyada Kuran'i gerçekten okuyup anlayacak ve uygulayacak insan henüz anasindan dogmamistir ve Seriat kurrallariyla yönetilen müslümanlar da Kuran'i anlayamamis olan sahte muslumanlardir.


    -----------------------------

     

     

    Ya senin amacın doğruyu bulmak yada yanlış olduğunu iddia ettiğin şeyi düzeltmenin yolunu bulmak değil ki? Sen inandığın bir şeyi herkesin kabul etmesini ve herkesin senin gibi düşünmesini bekliyorsun. Din eğitimi almadığın ve din konusunda hiç bir ibadeti yerine getirmediğin o kadar belli ki. Neye inanıyorsun peki ? Şempazelerden evrimle geliştiğine mi ? Amacım seni aşağılamak değil. Yada mort etmek gibi bi düşüncemde yok. Sadece gerçeği söyle. De ki bu zamana kadar her ibadetimi yapıyordum, namazını kılıyor orucumu tutuyordum. Sonra biri çıktı karşıma bana bu soruları sordu afalladım kaldım. Sonra da çözüm aramaya çalışıyorum...Ama sen bunu diyemezsin, çünkü dediğim gibi senin amacın doğruyu bulmak değil milletin kafasında acaba sorusu oluşturabilirmiyim ile kendi safına insanları çekmek . Bence konu kilitlensin ve kaldırılsın. Benim inandığıma inanmayan kişinin benim inandığım hakkında atıp tutması saçma çünkü.


    -----------------------------

    o kadar boşsun ki sana cevap vermek gelmiyor içimden :)


    Zifir:10 mg nikotin:0.8 mg karbon monoksit:10 mg WINSTON
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    MrRankeR
    MrRankeR's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Nisan/2010
    Erkek

    bak sırf öğren diye sadece kendi bilgimle cevaplıyorum, yanlışım varsada düzeltin abiler.

    yazdığın ayetleri doğru ve değiştirilmemiş olarak kabul ediyorum ona göre yorum yapıyorum.

     

    1- Spermin testislerde üretildiğinin bilinmemesi:

     

    İnsan neden yaratıldığına bir baksın!
    Atılan bir sudan yaratıldı.
    (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.
    İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.


    Bu ayette, spermin çıkış yerleriyle ilgili bir işaret yok. Ayetin orjinal arapçasını incelersen Sulb sözcüğüyle baba, terâib sözcüğüyle de anne bedeninin üremeyle ilgili bölgeleri kastedilmiştir(göğüs + karın + rahim), bununda anlamı cinsel birleşmedir yani sperm anneye aktarılıyor ve o su karnında oluşuyor ve karnından çıkıyor(bebek olarak)

    yani Kuran ı yüzlerce(yabancı) prof, bilim adamı inceler adam müslüman olur senin gibi .. arkadaşlarımızda bi yerden bi yazı bulur ona inanır, okuduğunu okuduğu gibi anlamaya çalışır ve böyle spermin çıktığı yer sonucuna ulaşır ama asıl kast edileni görmez...


    2- Kalbin beyin fonksiyonlarına sahip bilinmesi: (nasıl bi başlıksa)

    beyin sadece görme işitme duyma tatma vs gibi somutluğu olan duyguları kontrol eder, etkiye göre tepki verir, 1 dilim portakal yersin bunun tatlı olduğunu dilinden aldığı emre göre sana hissettirir ama güzel bir çiçek görüp bunu incelemeye başladığında beynin burada yaptığı o çiçeği görmeyi sağlamak, kokusunu hissettirmektir ama o çiçeğin yaradılışındaki inceliği, güzelliği, muazzam yapısını kalbinle hissedersin, bir şeyi kalbinle seversin, kalbinle kızarsın kalbinle aşık olursun, beyin sadece neyi sevdiğini kaydeder ama sen bunu kalbinle yaparsın. Sen beyninde o kadar hapsolmuşsun ki kalbinle yaptıklarının farkında değilsin..

    Kalp vucudun merkezi organıdır, vucudu beyin fonksiyonların olmadan yaşatabilirsin ama kalp fonksiyonun olmadan yaşatamazsın.

    insanlar üzerinde yapılan deneyler var çok özel sistemler mesela insan eşiyle yataktayken etrafındaki enerjinin yani hissettiği ve yaydığı enerjinin resmi çekilmiş yada kızdığında, güldüğünde vs. bu resimlerin hepsinde ortak bir nokta vardır resimlerde bu enerjinin yayıldığı yer kalptir, kalbinden hissetmeye başlar insan.

     

    3- Her canlının çift yaratıldığı:

    demişsin ki bakteriler bölünüyor şunu yazarken ufacık bi araştırma yapsan ne olup bittiğini öğreniceksin. Kabaca anlatıcam kendin araştır ve öğren.

    bakteriler virüslere göre büyük ve savunmasız varlıklardır, virüs gelir bir bakteriye tecavüz eder(şakası tabi) dnasını bırakır bu döllenme gerçekleştiğinde yeterli miktarda nem ısı asit vs tam hatırlayamıcam bunlar varsa bakteri içinde dna hücreleri oluşur ve bunlar bir bakterinin içinde yüzlerce olabilmektedir ama genelde 2-3 tane oluşunca bölünmeye başlar ve kendi kendini döllemeye, çoğalmaya devam eder, bakteriler tek başlarına pek zararlı değillerdir ama virüsün bıraktığı dna ya göre şekillenirler.

     

    4- İnsanlar için 8 çift hayvan yaratıldığı:

    demişsin ki işte keçi var koyun var sığır var vs 8 çift hayvan diğerleri neden yok ben sana o ayetleri olduğu gibi yapıştırayım.


    142. Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden döşek yapılanları yaratan O'dur. Allah'ın size verdiği rızıktan yeyin, şeytanın ardına düşmeyin; şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.

    143. (Dişi ve erkek olarak) sekiz eş yarattı: Koyundan iki, keçiden iki... De ki: O, bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram etti? Eğer doğru iseniz bana ilimle söyleyin.

    144. Deveden de iki, sığırdan da iki (yarattı.) De ki: O bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kıldı? Yoksa Allah'ın size böyle vasiyet ettiğine şahit mi oldunuz? Bilgisizce insanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurandan kim daha zalimdir! Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

     

    yani neymiş başlıkta yazdığın gibi insan için 8 çift hayvan yaratıldı diye birşey demiyormuş ayet değilmi ?

    haramlığını helalliğini tartışıyormuş...

     

    5- Tatlı suda inci ve mercan yetiştiği:

    bu konuda bilgim yoktu ama biraz araştırdım mercanın mercan değilde başka bir süs eşyası gibi nitelendirildiği yada ikisinde(tatlı ve tuzlu) sözünde tek denizin kast edildiği gibi yorumlar okudum ama aşağıdaki yazıyı buldum ve biraz araştırdım sahidende çinde nehirden inci çıkartılıyor...

    Bazı âlimlere göre âyetin zâhiri, incilerin hem tuzlu hem de tatlı denizlerden çıktığına delâlet etmektedir. Bunların sadece tuzlu denizlerden çıktığına dâir iddialar ise, dalgıçların tecrübelerine dayandırılır. Allah'ın sözü ise, dalgıçların tecrübelerinden daha çok itibar edilmeye değer. Faraza dalgıçlar,  gerçekten şimdiye kadar incileri sadece tuzlu sudan çıkarmış olsalar bile, bu  yine de incilerin tatlı suda  bulunmadığına delil olmaz. Çünkü bütün her şey,  bu dalgıçların mâlûmatına münhasır değildir. Bunların şu andaki bilgileri, ileride tatlı sulardan da inci çıkarılabileceği ihtimalini ortadan kaldırmaz. (11)

    "İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar). Hepsinden de taze et (balık) yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız." şeklindeki Fâtır Sûresinin 12. âyeti de,  çok açık bir şekilde süs eşyalarının  tuzlu ve tatlı suların her ikisinde de bulunduğunu göstermektedir. Denizlerdeki süs eşyasının en meşhuru ise, inci ve mercandır. (12)

    Son dönemlerde yapılan bazı araştırmalar, inci ve mercanın deniz ve nehir sularında bulunduğunu ortaya koymuştur. İncilerin en bol şeklide Umman Yarımadasından Katar Yarımadasına kadar uzanan büyük körfez açıklarındaki sularda bulunduğuna dikkat çeken kaynaklar, bunların kuzey yarı küre ılıman kuşağındaki tatlı sularda bulunduğunu belirtiyorlar. Özellikle Mississippi ve onu besleyen ırmaklarda çok değerli incilerin bulunduğu kaydedilmektedir. Yine bu kaynaklara göre Asya, Avrupa ve Amerika'nın bazı ırmak ve  akarsularında inci bulunduğu belirtilmektedir. Mesela Avrupa kıtasında çıkan en kıymetli incilerin kaynağı, Bavyera ormanlarındaki akarsulardır. Çin'de ırmak inciliği çok öncelerden beri bilinmektedir.

     

    6- Ortadoğu dışında yetişenlerden hiç bahsedilmemesi:

    hobaaa sen bu yazıyı buraya koymakla büyük ayıp ettin şimdi.

    bir hayvanın, bir doğa olayının Kuran-ı Kerim de bahsi geçmediğinden bahsetmişsin

    bu bilgi ne kadar doğru tartışılır ve derin bir araştırma gerektirir ana ben sana 2 tane ayet yapıştırayım.

     

    “Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur.
    Sonra göğe istiva edip de onları yedi gök olarak
    düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir. „

    (Bakara Suresi, 29)

    --------------

    “Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi;
    Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı
    ve her bir göğe emrini vahyetti...„

    (Fussilet Suresi, 11-12)

     

    biraz coğrafya dersi dinlediysen bilirsin ki atmosfer:

    1- TROPOSFER

    2- STRATOSFER

    3- OZONOSFER

    4- MEZOSFER

    5- TERMOSFER

    6- İYONOSFER

    7- EKZOSFER

    şeklinde 7 katmandan oluşur.

    Sence güzel kardeşim bu büyük bir tesadüfmü ?

    sadece orta doğudan bahsediyor dediğin kitap, 20. yy teknolojisiyle tespit edilmiş olan bu gerçeği 1400 yıl önce tesadüfenmi söyledi bize ?

     

     

    şimdi çıkmam lazım, gerisinide özenti arkadaşa müsait bilgili biri açıklayıversin, belli ki kendisi inandığı şeyin gerçekliğini araştırmaktan aciz bari biz yapalımda, bunun gibi başkalarıda varsa sebeplensinler...


    Hayat; nefes aldıgımız anların toplamı degil nefesimizi kesen anların toplamıdır.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    PaBLo_eSCoBaR
    PaBLo_eSCoBaR's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ocak/2004
    Erkek

    1000 küsür yıl önce yazılan kitapta hiç bir değişiklik yapılmadığına nasıl inanabiliyorsunuz. 1

    kuran ile ilgili her eleştiriye (eminim ki yazının tamamını bitirende yoktur) gözü kapalı saldırıyorsunuz.2

    ben ateist değilim.3

    sadece kitaplara inanmıyorum.4

    allah ,tanrı , yaratıcı ismi farketmez bir yaratan olduğunu düşünüyorum.5

    ve bu yaratan insanları ırklarına kitaplarına göre ayırmamıştır bu dünya tarihindeki şerefsiz yöneticilerin işidir.6

    her dönemde her duruma göre bu kitaplara ekleme çıkarma yapılır herkes istediği şekilde yorumlar devletler halklar uyutulup bi güzel yönetilir.7

     

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    CanKirca
    CanKirca's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Nisan/2009
    Erkek

    FireX bunu yazdı:
    -----------------------------

    İş, güç, hayat zaman zaman dini unutturabiliyor veya bazı şeyleri araştırmaya fırsat olmuyor. Fakat şu forumdaki ateistler sağolsun. Bugüne kadar beni dinimdeki birçok şeyi araştırmaya ittiler. Her yazıda her detayda İslam'ın ne kadar kusursuz olduğunu, ne yaparlarsa yapsınlar hiçbir yönden açığı bulunmadığını, herşeyin mantıklı bir açıklamasının dinimizde varolduğunu gördüm. Bu arkadaşlar sayesinde her geçen gün dinimize daha da bağlanıyoruz. Aslında teşekkür etmemiz gerek. Teşekkürler yazı için.


    -----------------------------

    Ben Forumdaki din konularına pek yazmam, bilirsiniz, tartışmalara girmek bana göre gereksizdir...

     

      çok ciddi bir şey söyleyeceğim, Elhamdülillah müslümanım, tüm inançlara saygı duyar, okur, araştırır, başka dinden olanlara ya  da inanmayanlara laf etmem ama şunu itiraf edeyim ki, Müslüman olmayan arkadaşların, müslümanlığı/Kuran-ı Kerimi, Allah'ı yalanlamak amacıyla ortaya attığı düşünce/kendilerince kanıtlarından öğrendiklerim, okuyarak ve/veya araştırarak öğrendiklerimden kat kat fazla.

    inanan ve dinde mantaık arayanlar, onların sunduklarını okusunlar, müthiş şeyler öğreniliyor...

     

    ve şu da dikkatimi çekti, bunu yine forumda olup, sınıf arkadaşım olan manialith'e de söylemiştim,

    tarih boyunca ortaya çıkan birçok tartışmada (islamiyet karşıtı insanların ortaya attıkları tabii) islamiyet kendisini temize çıkardığı halde, onlar hiç rahat durmuyor, her fırsatta, her yerde islamiyet karşıtı 2 satır yazalım diye yırtınıyorlar.

    bunu hiçkimse, ama hiçkimse yolanlayamaz. şöyle bir araştırma yapılsa; konuyu açan arkadaşın yazdığı doğrultuda yani inancı yalanlayan, kabul edilmemesi gerektiğini savunan düşünce/konu/mesaj/yazı/döküman mı çok, yoksa insanların inanması gerektiğini savunan içerik mi çok?

    tabii, Müslümanlarda yazıyorlar, ben bu anlamda değil, insanları ikna etmek amacıyla ve  doğrudan onlara yönelik yazılan içerikleri kastediyorum.

    adam ateisttir, forumu vardır, yazar-çizer, Müslümandır, dergisi vardır, yazar-yayımlar...

    son bir örnek vereyim de, yanlış anlaşılmasın, demek istediğim, ençok 'Müslüman olmak için bir delil daha' gibi konular mı daha çoktur, yoksa 'Kuran'da bilim dışı ayetler' gibi konular mı? (genel anlamda)

     

    evet, araştırmanın sonucu açık..

    bir de şeyi merak ediyorum, mesela bir ateist bir insanı dinden çevirdiği zaman nasıl bir duygu yaşıyor?

    müslümanlar dine davet eder, dine inanmayanlar da dinden soğutmaya.. Müslüman 'bak şu kanıt var, bak şu var, gel inan' demez, ataist 'bak, bak bu yalan, bu şöyle bu, sahte, bu doğru değil' der... ilginç...


    Twitter: @CanKirca
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    CanKirca
    CanKirca's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Nisan/2009
    Erkek

    birgaripaskbestesi bunu yazdı:
    -----------------------------

    dreampark87 bunu yazdı:
    -----------------------------

    birgaripaskbestesi bunu yazdı:
    -----------------------------

    dreampark87 bunu yazdı:
    -----------------------------

    seadog bunu yazdı:
    -----------------------------

    dreampark87 bunu yazdı:
    -----------------------------

    Bilinmeyen bunu yazdı:
    -----------------------------

     

    -----------------------------

     

    hangi birinin mantıklı açıklaması var lütfen sizde onları söyleyin  biz de öğrenelim


    -----------------------------

    Ya bi bırak şu mantıklı açıklamayı oğlum sen kendi düşüncelerini bi oturt yerine onun bunun yazısıyla gelme bize.

    Sen git bu yazıyı yazan adam gelsin sorsun.


    -----------------------------

    hangi yazıyla geleyim benim düşüncemi yansıtan bi yazı olmadığını mı söylüyorsun yani anlamadım tam olarak seni


    -----------------------------

     

    "İnsan neden yaratıldığına bir baksın; o, atılan bir sudan yaratıldı. (O su) bel kemiği ile göğüs kemikleri arasından çıkmaktadır." (Tarık, 86/5-7)

    Âyette geçen sulb ve terâib tabirlerini; bazı tefsirciler göğüs ve bel kemikleri, bazıları da erkek ve kadının bel kemikleri olarak yorumlamışlardır. Ancak bugünkü anatomik bilgilerimize göre ise, "atılan su" erkekten olduğuna göre, sulb tabirini kuvvetli mânâsına aldığımızda -erkekte omurganın en kuvvetli ve iri omurları olan bel (lumbar) omurlarını katı ve sağlam mânâlarını da nazara alırsak- omurganın birbiriyle kaynaşmış ve sağlam bir yapı teşkil etmiş sacral (sağrı) bölgesi olduğunu anlamak mümkündür. Bu durumda "suyun atılması" ile gerekli işlemin yaptırılacağı sinirler bu bölgeden daha yukarıda demektir.

    Âyetteki sulb ve terâib ifadeleri çoğuldur ve kemikleri kelimesiyle, birden fazla kemik arasından çıktığı ifade edilmiştir. Bu durumda, hem bel ve sağrının, hem de göğüs omurlarının çok sayıda olduğunu anlamamız gerekir. Nitekim thorasic omurlar (göğüs) 12, lumbar omurlar (bel) 5, sacral omurlar (sağrı) 5 tanedir (Şekil 1).

    Meniyi fırlatma merkezi ile ilgili sinirler, birinci thorasic omur ile (T 1) ikinci bel omuru (L 2) arasındaki 14 kemik arasından çıkmaktadır ki, âyette çoğul kullanılarak bu durum izah edilmiştir.

    Âyetin başında "atılan bir sudan" ifadesiyle, refleks merkezlerine işaret edilmiş, ayrıca "bel kemiği ile göğüs kemikleri" arasından çıkar ifadesiyle de, thoracal-1 omuru ile lumbar-2 omurları arasındaki kemiklere dikkat çekilerek, meniyi atma merkezi ve sinirlerin çıktığı yer anatomik olarak belirtilmiştir. Omuriliğin söz konusu bölgeleri ve buralardan çıkan sinirler şekilde görülmektedir (Şekil 2). Fizyolojik tespitlere göre de, bu kemiklerin arasından çıkan sinirler, çeşitli iç organlara dağılarak onlara yardımcı olurlar. Bununla birlikte atılma işinde vazife yapan sinirlerin, T 10 ile L2 arasındaki merkezler olduğu anlaşılmıştır (Şekil 3). Kur'ân'da sulb olarak zikredilen sacral omurlar (S 1 ve S 5) arasındaki S 2 ve S 4 sinirleri ise, cinsiyet organlarındaki hazırlıkları başlatır.

    Spermlerin nakledilmesi; yaşamalarını ve hareketlerini sağlayan -bezlerin çalışması ve çeşitli kanallar için lâzım gelen salgıları yapan; bezlerin çalışmasıyla çeşitli kanalların açılıp kapanmasını sağlayan kasların hareketi ve suyun atımı sırasında cereyan eden kompleks süreçler- cinsiyet organlarına gelen sinir merkezleri tarafından yönetilir. Bu sebeple, meni ve yumurta atımının normal olması için, bu olaya katılan organlar ve bunları yöneten merkezî sinirler sağlam olmalıdır. Arabanın hareketi için benzinin püskürtülmesine, benzinin püskürtülmesi için de pedala basacak ayağa ihtiyaç vardır. Arabanın deposu ne kadar dolu olursa olsun, gaz pedalına basacak bir uyarıcı kuvvet olmazsa, araba hareket etmez. İşte Kur'ân'ın bu kuvveti ve yerini tarif şekli, anatomik gerçeklerle tam örtüşmektedir. Belki ileride üreme fizyolojisi ile göğüs kemikleri arasında bağlantı kuran mikro seviyede başka buluşlar da olabilir. Fakat anatomik olarak Kur'ân'ın tarif ettiği sulb ve terâib arasındaki yer, meniyi fırlatan refleks merkezleridir.

    Rabbimiz göğüs omurlarındaki ve ilk iki bel omurlarındaki merkezleri ile bunların aralıklarından çıkardığı sinirlerin başlangıcını, yani köklerini çok sağlam omurlarla korumuştur. Eğer omurilik zedelenmesi 11. ve 12. thorasic merkezden olursa, yahut birinci (L 1) ve ikinci (L 2) bel omurlarındaki ganglionlar (sinir düğümlerinin) damar bozukluğu neticesinde çıkarılırsa, atım olayı % 40 bozulur. Fakat omurilik, thoracal-1 (birinci göğüs) omurunun kırılmasıyla kesilirse, zedelenirse veya bu kısımdaki ganglionlar tam çıkarılırsa, meni atımı gerçekleşmez.

    İlmin, bilhassa tıp ilminin, çok geri olduğu bir çağda, hiçbir insan cesedi üzerinde anatomik çalışmanın ve fizyoloji deneyinin yapılmadığı, bilim tarihince sabit bir husustur. Yukarıdaki âyetin bugünkü anatomik bilgilerimize dayanan gerçeklerle örtüşmesi; Kur'ân'ın, bizi yaratan ve bedenimizi bizden daha iyi bilen Allah'ın kitabı ve Efendimiz (sas)'in de, Kur'ân'ı bize ulaştıran elçi olduğunu gösteren yüzlerce delilden biridir.

     

     

    . yani dicek bi şey bulamıyorum. Ona bakarsan;

     

    Nisa suresinde Namaza yaklaşmayın der. Ama detayına bir bak istersen.

     

    "Ey inananlar, namaza yaklaşmayın ne söylediğinizi bilmeyecek kadar sarhoşken ve yolda değilseniz yıkanıncaya dek cünüpken."

     

    biraz kendin ol bence. Din konusunda yeterli bilgin yok ise o din seni ezer geçer. Sonra aklında akıl almaz sorular dolaşır. Çıkamazsın içinden ve delirirsin. Bu yüzden öyle herkesin yaptığı çevirileri ve benzetmeleri okuma yapma. İnanıyorsan inan yoksa inanların kafasını karıştırma vebal altına girersin.İstersen diğer soruların cevaplarınıda yazayım? ne dersin ?


    -----------------------------

    neden sadece türk müslümanlar bu şekilde düşünür yok arapça oldugu için araplarin haricinde baska dilleri konusan insanlar anlamaz. Arapçada bir kelimenin o kadar çok anlami vardir ki, -ohhoooo- baska dile tercüme edilemez. Baska dile yapilan tercümeler yanlistir. Ayrica, bu baska dillere tercüme edilen Kuran'lari okuyanlar ne okudugunu anlamayacak kadar aptaldirlar. Ama Araplar, Arapça okuyup anladiklari Kuran'da kendilerine söylenen seyleri yaptiklarinda Türklere göre bu yapılanlar yanlıştır, islamiyetle bağdaşmaz (mesela şeriat uygulamaları gibi, hırszların elinin kesilmesi, karının koca tarafından dövülebilmesi, zina yapanın kırbaçlanması, mahkemelerde kadınların şahitliğinin kabul edilmemesi, erkeklerin 4 kadınla evlenebilmeleri, erkeklerin cariye alabilmesi, kız çocuklarına erkek çocuklara göre mirasta yarı pay verilmesi vb). Bu nedenle Arapların Arapça okudukları ve öğrendikleri Islamiyet gerçek islamiyet değildir. Bir Arap bile Arapça olan Kuran'ı okudugunda anlayamaz ve yaptigi ibadetten uyguladigi Seriat kanunlarina kadar hersey yanlistir..

    Bu durumda bir Türk müslümanina göre, dünyada Kuran'i gerçekten okuyup anlayacak ve uygulayacak insan henüz anasindan dogmamistir ve Seriat kurrallariyla yönetilen müslümanlar da Kuran'i anlayamamis olan sahte muslumanlardir.


    -----------------------------

     

     

    Ya senin amacın doğruyu bulmak yada yanlış olduğunu iddia ettiğin şeyi düzeltmenin yolunu bulmak değil ki? Sen inandığın bir şeyi herkesin kabul etmesini ve herkesin senin gibi düşünmesini bekliyorsun. Din eğitimi almadığın ve din konusunda hiç bir ibadeti yerine getirmediğin o kadar belli ki. Neye inanıyorsun peki ? Şempazelerden evrimle geliştiğine mi ? Amacım seni aşağılamak değil. Yada mort etmek gibi bi düşüncemde yok. Sadece gerçeği söyle. De ki bu zamana kadar her ibadetimi yapıyordum, namazını kılıyor orucumu tutuyordum. Sonra biri çıktı karşıma bana bu soruları sordu afalladım kaldım. Sonra da çözüm aramaya çalışıyorum...Ama sen bunu diyemezsin, çünkü dediğim gibi senin amacın doğruyu bulmak değil milletin kafasında acaba sorusu oluşturabilirmiyim ile kendi safına insanları çekmek . Bence konu kilitlensin ve kaldırılsın. Benim inandığıma inanmayan kişinin benim inandığım hakkında atıp tutması saçma çünkü.


    -----------------------------

    işte, yazdığım mesaja yönelik şöylediklerin... genelde güdülen amaç bu, ben de bunun sebebini merak ediyor, ve nedenini öğrenmek istiyorum açıkçası... bir diretme...dayatma...mesajımda iyice açıkladım...umarım yanlış anlayıp yorumlamak yerine güzelce üzerinde durulur...


    Twitter: @CanKirca
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    EfsaneTurka
    EfsaneTurka's avatar
    Kayıt Tarihi: 13/Şubat/2009
    Erkek

    “Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; 
    Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı
    ve her bir göğe emrini vahyetti...„

    (Fussilet Suresi, 11-12)

    Burda anlatılmak istenen 7 coğrafyada öğrendiğin 7 katman değil.

    7 boyuttur.

    paralel evrenlerdir 7 olan.


    A face that awakes when I close my eyes
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    can498
    can498's avatar
    Kayıt Tarihi: 22/Nisan/2009
    Erkek

    usta sen iyi güzel konu açmış gerçekleri belirtmişsin. bu yazdıklarına bende aynen katılıyorum. ancak din toplumda öyle bi yer etmişki biz gerçekleri gösterdikçe bizi ciddiye almayıp cahillik ediyorlar. Doğru söyleyini 9 köyden kovalar hesabı... yakında bu konuda kilitlenirse şaşırma üstad


    Bir bulutun aya ulaşma mücadelesiydi hayat...
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    CanKirca
    CanKirca's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Nisan/2009
    Erkek

    can498 bunu yazdı:
    -----------------------------

    usta sen iyi güzel konu açmış gerçekleri belirtmişsin. bu yazdıklarına bende aynen katılıyorum. ancak din toplumda öyle bi yer etmişki biz gerçekleri gösterdikçe bizi ciddiye almayıp cahillik ediyorlar. Doğru söyleyini 9 köyden kovalar hesabı... yakında bu konuda kilitlenirse şaşırma üstad


    -----------------------------

    kızma ama, senin de yaptığın, 'ben demiştim' demek konu kilitlendikten sonra..

    şuana kadar kilitlenmeliydi tabii..

    hatta, keşke din konusu tamamen yasaklansa ne güzel olacak...

    birkaç günde bi site anasayfasında, sen ve sen gibi düşünenlerin açtıkları islam karşıtı konuları görmek çok hoş olmuyor..

    uğraşmayın abi, uğraşmayın, evet, topluma yerleşmiş, ve inanın memnun olan da var... tabii olmayan da var.. bkz, sen...

    bizim size gösterdiğimiz saygıyı siz bize gösterseniz, inanın hiç sorun çıkmaz... kışkırtıp duruyorsunuz...inkar etmeyin...


    Twitter: @CanKirca
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    can498
    can498's avatar
    Kayıt Tarihi: 22/Nisan/2009
    Erkek

    cankirca bunu yazdı:
    -----------------------------

    can498 bunu yazdı:
    -----------------------------

    usta sen iyi güzel konu açmış gerçekleri belirtmişsin. bu yazdıklarına bende aynen katılıyorum. ancak din toplumda öyle bi yer etmişki biz gerçekleri gösterdikçe bizi ciddiye almayıp cahillik ediyorlar. Doğru söyleyini 9 köyden kovalar hesabı... yakında bu konuda kilitlenirse şaşırma üstad


    -----------------------------

    kızma ama, senin de yaptığın, 'ben demiştim' demek konu kilitlendikten sonra..

    şuana kadar kilitlenmeliydi tabii..

    hatta, keşke din konusu tamamen yasaklansa ne güzel olacak...

    birkaç günde bi site anasayfasında, sen ve sen gibi düşünenlerin açtıkları islam karşıtı konuları görmek çok hoş olmuyor..

    uğraşmayın abi, uğraşmayın, evet, topluma yerleşmiş, ve inanın memnun olan da var... tabii olmayan da var.. bkz, sen...

    bizim size gösterdiğimiz saygıyı siz bize gösterseniz, inanın hiç sorun çıkmaz... kışkırtıp duruyorsunuz...inkar etmeyin...


    -----------------------------

    benim insanları kışkırtmak gibi bir amacım yok. bazen arkadaş ortamında da bu tarz sohbetler açılıyor ben düşüncelerimi söylüyorum. Dine inanan arkadaşlarada saygım sonsuz.


    Bir bulutun aya ulaşma mücadelesiydi hayat...
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Z-CHAN
    Z-CHAN's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    KaRaKuLe bunu yazdı:
    -----------------------------

    z-chan'dan cevap yazdıktan sonra cevap yazacam hem de bir biyolog olarak !


    -----------------------------

    yazılanların bilimsel gerçekliğinin sorgulanması güzel bir şey, fakat bu konuya bulaşmayacağım, çünkü bu konularda akademik düzeyde bilgim yok

    fakat şunu söyleyebilirim, dini ve inançları tıpkı kültür gibi sosyal çevreden sonradan ediniriz, yani inançsızlık herkesin ilk konumudur. bunu kendimden biliyorum çünkü 6 yaşına kadar allah kelimesini bile duymamıştım ve bir yaratıcının olduğu aklımın ucundan bile geçmemişti. bu adı ilk defa bir arkadaşla babamın çalıştığı fabrikadaki vinçin boyunu tartışırken arkadaşın vinçten büyük allah var demesiyle duymuş oldum. o zamanki tepkim 'hani len o da neymiş ben öyle bişey duymadım' olduysa da sonradan işin ehemmiyetini kavrayıp araştırmaya koyuldum...

    kısacası demek istediğim şey, din tıpkı diğer inançlar gibi bir iddiadır ve bir iddia gerçek olduğunu iddia ediyorsa sağlam dayanaklara ihtiyaç duyar. eğer size söylenen bir şeyin yeteri derecede güçlü kanıtlara sahip olduğunu düşünmüyorsanız siz de inanmayabilirsiniz. bu gayet doğaldır ve kimsenin bu problem yüzünden cezalandırılacağını sanmıyorum.

    felsefi olarak bu konulara meyilli arkadaşlar mit open course (maşasüses teknik üniversitesinin halka açık dersleri) diye nette aratsınlar, okusunlar öğrensinler

    edit: olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıtlara ihtiyaç duyar

     


    .
Toplam Hit: 15929 Toplam Mesaj: 82