Biraz Pişmanlık Benimkisi
-
Hayatımda tek pişman olduğum nokta bilgisayarın başına geçtiğim 2001 yılındaydı. Sonrasında herşey kötüye gitti. Diye düşünüyordum değil. Sonrasında herşey kötüye gitti, düzeltmek için ne yapacğaımı düşünüyordum. Asosyaldim. İnsanlarla konuşmakta bile güçlük çekiyordum. 8 sene günde 4.5 litreye yakın kola içtim. Mide gastrit ile yırttı fakat, dişlerim o kadar şanslı değidli. 4 yarı cerrahi operasyon ile diş çekimi, 9 kanal tedavisi ve 22 kaplama (yaşım 21 idi ve dolguları saymıyorum).
Annemle babamın ayrılması falan filan derken abuk subuk dönemlerdne gçetim iyice bilgisayara bağlandım. 2004 yılında fark ettim. 3 yılda hayatım erimişti. NAsıl düzeltmem gerektiğini bulmak için önce hastalığımı bulmam gerekiyordu : asosyallik. Tabi bu sırada trumen show vardı (film) o şekilde bir hayat yaşadığım paranoyasına kapıldım. Öyle olmadığını biliyordum ama öyleymiş gibi geliyordu. Ağır süreç sonrası kendi kendime yenmeyi başardım.
Bu sırada asosyalliğin psikoloji ile ilgili olduğunu düşündüm, psikoloji kitapları okudum. Sonra insanlarla dialoğum yoktu. Beden dili ve iletişim ile ilgili olduğunu düşündüm onlar hakkında okudum. Sonra psikolojik savaş, propaganda vs.. derken farklı konularda okudum. Sonra iş konusunda devam ettim. Borsaya merak sardım, kızlarla aram kötüydü kız ilişkileri ile ilgili sağlam kitaplar ve 200 saatten fazla seminerler izledim (internetten).
Şimdiye kadar sorunlu olduğumu fark edip, çözmek için eğildiğim her konuyu çözdüm. Muhtemelen değişimi sizde fark ediyorsunuzdur. Ağır psikolojik problemlerin ardından çözmek için uğraşıp çözüyorum. Yaşıtlarımdan bir çok konuda geride kalıp; kitaplar ve seminerler ile teorileri oturtup daha sonra birazda pratikle onları yakalıyorum ve onlar bilmeden, ben bilinçli şekilde yol alıyorum.
Yani önceden bu durumdan rahatsızdım, şimdi ise sıkıntı yok diyorum. Üniversite ortamında özellikle toparlanma yaşadım. Danstan borsaya, meditasyondan tasarım ilkelerine kadar acayip konularda şeyler okudum ve uğraştım.
İnsanlık ağır bir psikolojik problemle büyüyor. Ailelerimiz, okullar, devlet, polis... herkesin baskısı var. Özgüvenimiz zedeleniyor, kendimize güvenmiyoruz ; insanlara güvenmiyoruz. Bu yüzden gerçekten ağır psikolojik sorunlarımız var ama çözülemez değil. Özellikle birbirimize yardım ederek, güzel şekilde çözeriz.
Üniversite ortamındayım ve bu sene istemesemde büyüdüğümü fark ettim. 5. senemdeyim. Önceki senelerimde abuk subuk şeyler yapıyorduk. Şimdi eve kapandık, daha ciddileştik. Bu yüzdne eğlenemiyoruz. Bu yüzden mutsuzluğumuzun tavan yaptığı kısımlar oldu. Ve "şimdi olsa" dediğim şeyleri buraya yazacağım. Benimde düzeltmeye çalıştığım yanları ;
----
Not : Kadın tavlama uzmanı olan mystery'nin bir kaç önerisinden (seminerlerindeki) sonra hayat tarzımı değiştirmeye karar verdim ve uyguladım. Gerçekten büyük değişiklikler oluyor. Söylediği şeyler sadece kız tavlamak için değil ; iş yaşamında yada her yerde karşımıza çıkacak AMOG yani bize zorluk çıkaran insanlarla baş etmeden tutun, insanların dikkatini çekmeye kadar karmaşık şeyler içeriyor ve yararlı. Bende keşke daha önceden haberim olsaydı yapsaydım dediğim şeyleri ekleyeceğim.
Zaten yıllardır düzene uyarak birşey olmayacağının farkındayım. FArklı olmak, insanların tepkisini çekmek demektir. Bu genelde iyi olmaz. Zaten istatistiksel olarak bir insan yada herhangi bir oluşum ancak %75 oranında sevilebilri. Yani 4 insandan 3'ünü kazanabilirsiniz en fazla. Bu yüzden insanların ne dediğini, ne düşündüğü takmayın. Güzel bir örnek var ;
- Yıllar öncesinde, dünya yuvarlak dedi diye insanlar öldürüldü. FAkat şimdi herkes takıyor. O yüzden topluluk aptal bir organizmadır. Çoğunluğun düşündüğü şey doğru olacak diye bir kural yoktur. İnsanlar size yapamazsınız diyecek, imkansız diyecek fakat asırlardır imkansızların başarıldığını görüyoruz. O yüzden düzgün bir fikriniz varsa, ona inanın. Yanılsanızda , ders alarak gittikçe mükemmel hale getireceksiniz.
- Sevmediğiniz işi yapmayın, sevmediğiniz bölüme gitmeyin. Bilgisayar mühendisliği okuyorum ve nefret ediyorum. Tam bir işkence haline geldi. Teknolojiden komple nefret ediyorum. Bitmez, sıkıcı olur.
------
Esas söylemek istediğim kısma gelirsek ;
Gruplara katılın. Dans klübüne gidin, okçuluğa gidin, kız-erkek karışık aktivitelere katılın. Kıbrısta imkan yok ama Türkiye'de güzel imkanlar var. Okulun tiyatro klübüne girin, okulun gezilerine katılın. Hayatınız güzelleşecek, farklı insanlar tanıyacaksınız ve gerçekten unutamayacağınız günler yaşayacaksınız.
Diğer yandan kamera alın. Fotoğraflarınızı çekin (kendi fotoğraflarınızı elinizle tutup kendiniz çekin, arkadaşlarınız yanındayken omuz omuza çekinin, brinin çekmesinden çok daha sıcak oluyor), yaptığınız saçmalıkları video şeklinde atın. VE 1 YERDEN BAŞKA YERLERDE DE DEPOLAYIN. Ben 83gb'lık üniversite hazırlık-1-2-3. yıl arşivinin büyük çoğnuğunu kaybedince başımı taşlara vurdum.
Hayat tarzınız olsun. HAngi konularla ilgiliyseniz, o konuda mükemmel işler yapmış insanların biyografi yada kendi yazdığı kitaplarını alın okuyun. İLgilendiği şeylerle ilgilenin. Bilenler bilir Steve Jobs 'un her itabını okudum (Türkçe) her videosunu, her sunumunu izledim ve ilgilendiği herşeyi araştırdım. Daha da ilerledim fakat sadece Steve Jobs ile ilgili değil. Starbucks CEO'su, Atatürk, Hitler gibi bir sürü adam var.
Beğendiğini şeyler bulduğunuzda ve hayatınızla ilgili ilginç şeyler yaptığınızda bunu youtube kanalınıza atın. Kızlara bunları gösterin. Farklı adınız olsun (benim facebook+foursquare+twitter+youtube hesaplarım var ve site kuruyorum, tek nickle herşeye ulaşacaklar). Hayat tarzınızı yansıtın buralarda. Ünlüymüşsünüz gibi davranabilirsiniz sıkıntı yok.
Farklı kapılar açacak size. Farklı yollar gösterecek. Videolarınız beğenilecek, belki birileri sizle görüşecek... Neler getireceği belli olmaz. Hayatınızı saman gibi yaşamayın. Okula git, diploma al, askere git, evlen, çocuk yap... Bundan ibaret olmasın. Farklı şeyler deneyin. ORtalama insan olmayın, istatistik olmayın.
Hepimiz ayrı bireyleriz ve hepimizin farklı hayat hikayesi var. KEndimize güvenmemizi istemiyorlar, fakat bunu değiştirmemiz gerek. Elimizde, değiştirebiliriz. Milyon kere değişim yaşamış biri olarak , imkansız olan birşeyin imkansız olmadığını keşfettim. İnsanlarla iletişim kurmak imkansızdı, kızlarla konuşmak hele hele tanışmak benim için imkansız ötesiydi. Şimdi ardındaki teorileri biliyorum ve nasıl yapılacağını biliyorum. ARtık bunları yapabiliyorum.
Tasarım, ürünler, yenilikçi olmak gibi konularda fikrim yoktu. Borsayı bilmezdim. Dans etmek mi ? düğünde bile elim ayağıma dolaşırdı. Ok atmaktan anlamazdım ; bilardo, tavladan anlamazdım ve dahası... Şimdi hepsi değişti. Sinop iskelesinde nasıl misinayla balık tuttuğumdan tutun, Erzurum Karaçoban'da 1 ay nasıl yaşadığıma yada Kıbrıstaki, İstanbuldaki, Eskişehirdeki yaptığım acayip şeylere kadar anlatacak yüzlerce, binlerce şeyim var.
---
Gelişiyorum, düzeliyorum. Ve problemli olduğum kısımları biran önce çözmek için uğraşıyorum. Hepimizin yaptığı gibi. İnsanlar size birşeyin imkansız olduğunu söylerse sizin yapamyacağınız için değil ; kendilerinin yapamayacaklarını düşündükleri içindir. Önemseyin ama takmayın. Belki sorun vardır ve onu çözmenizde yardımcı olurlar fakat hepsi bu. Size güvenmezler , çünkü kendilerine güvenmekten uzaktalar.
İmkansız sadece kelimedir.
Hepimizin dünyayı değiştirecek gücü var. Önce kendimizden başlamalıyız...
Hepinize sevgiler...
-
konuyu acar acmaz ctrl-f yaptım, steve yazdım, cıkmaz diye düsündüm ama 2 tane birden cıktı.
moralim bozuk 2 gündür, yine de gülümsettin sagol.
okurum birazdan tamamını.
-
üşenmedim okudum. güzel yazı olmuş. değindiğin konu gerçekten günümüzde bir çok kişinin sorunlarını ele alıyor. umarım ders çıkaranlar ve kendini geliştirmenin yolunu bulanlar çıkar
-
Valla Benim Yaş 38 Oldu, Senin Diş Mevzun Bende Hala Sürüyo, Tırsaklığımdan Dişçiyede Gidesim Yok.. Bilmiyorum Ne Olacak.
Yazına Gelince Kendimden Parçalar Bulduğum Bir Hayat Kesitin Varmış.. Zevkle Okudum..
Teşekkür Ederim İyiki Sen Gibiler Var... Problemli Olsakda Problemlerimizi Başkaları İle Değil, Kendi Özümüzden Kaynaklarımızla Çözüyoruz.
-
Peki ya üşengeçlik ? bunu nasıl çözücez hacı bu olmasa herşeyi yapıcam hepsine hevesim var ama 3 dk yol yürüyüp derse gitmiyorum ve sanırım devamsızlıktan 1 dersten kaldım
-
Ka1nsha bunu yazdı
Peki ya üşengeçlik ? bunu nasıl çözücez hacı bu olmasa herşeyi yapıcam hepsine hevesim var ama 3 dk yol yürüyüp derse gitmiyorum ve sanırım devamsızlıktan 1 dersten kaldım
Elindekilerin Değerini Bilerek İşe Başlayabilirsin... Henüz Elinde İkenler Üşenmekten Vazgeçmelisin Yoksa Her Şey İçin Çok Geç Olabilir.
Böyle Düşünürsen Yenebilirsin.. Bende Yenmeme Etken Olan İtici Güç Ceza Evindeki Uzun Uykuyla Geçen Zaman Oldu.. Senin Böyle Bir Şeye Umarım İhtiyacın Olmaz...
ShockMan tarafından 29/Kas/12 16:50 tarihinde düzenlenmiştir -
ShockMan bunu yazdı
Valla Benim Yaş 38 Oldu, Senin Diş Mevzun Bende Hala Sürüyo, Tırsaklığımdan Dişçiyede Gidesim Yok.. Bilmiyorum Ne Olacak.
Yazına Gelince Kendimden Parçalar Bulduğum Bir Hayat Kesitin Varmış.. Zevkle Okudum..
Teşekkür Ederim İyiki Sen Gibiler Var... Problemli Olsakda Problemlerimizi Başkaları İle Değil, Kendi Özümüzden Kaynaklarımızla Çözüyoruz.
Dis konusunda bende cok korkardim. Ne kadar gitmezsem, o kadar kotu oluyor.
-
ShockMan bunu yazdı
Valla Benim Yaş 38 Oldu, Senin Diş Mevzun Bende Hala Sürüyo, Tırsaklığımdan Dişçiyede Gidesim Yok.. Bilmiyorum Ne Olacak.
Yazına Gelince Kendimden Parçalar Bulduğum Bir Hayat Kesitin Varmış.. Zevkle Okudum..
Teşekkür Ederim İyiki Sen Gibiler Var... Problemli Olsakda Problemlerimizi Başkaları İle Değil, Kendi Özümüzden Kaynaklarımızla Çözüyoruz.
abi en azından gime imkanın var, ben gitmek istiyorum sgk yok. sistemin .mına koymuşlar. kaç aydır hastaneye gidemiyom. yolda falan ölüp kalsam morga almaz pezemenkler.
zumsuk valla ne zamandır aklıma geliyodun konularını göremiyodum, zamanım da vardı okudum. dediklerinin çoğuna katılıyorum, bana aykırı durumlar da var.
kısaca şöyle diyebilriim ANLAŞILMIYORUZZ.her insan farklı ve senin karşıdakine aktardığın şekil ile, onun anladığı durum ile senin onun anladığını sandığın durum çok farklı. şu an bile şu okuduklarından benim anlatmak istediğimi anlayamamanın yanında, senin anladığın şey ile benim anladığını düşündüğüm şey çok farklı. karışık oldu biraz çünkü beynimin içine girebilseydin anlardın anca.:) saygılar
-
yazdıkların içerisinde bi çok şeyi yaptım sadece kız konusu o kadar gelişkin değildi. bir çok konsere kurslara gittim ortamlar gördüm ama aşırısına takılmadan. maddi durum ve işten zaman buldukça tabi herkesin maddi durumu aynı değil.
-
soluksuz okudum hoca. Kendimden çok şey gördüm. Eyvallah ellerine sağlık.
-
varol hoca
