Biraz Pişmanlık Benimkisi
-
RhiFaT bunu yazdı
insanın ilk başta kafasında sorunları çözmesi gerekecek 4 sene öss'ye hazırlandım tek amacım 4 yıllık boktanda olsa bi bölüm okumaktı.
2 yıllık kazandım 2 sene kabus devam etti
sonunda 4 senelik bir bölüm kazandım çok güzel anılarım arkadaşlarım oldu hatta son sene 1 yıl erasmus deneyimi yaşadım avrupada hemen hemen tüm ülkeleri gezdim. çok güzel arkadaşlıklar oluşturdum.
ama okul bitti aşırı derecede asosyalim, tek yaptığım xbox'ta oyun oynayıp internette takılmak bide ayın 15 günü amele gibi kimyasal bir fabrikada araç boşaltımı yapıyorum 15 gün boyunca fabrikadan çıkmıyorum.
hayatta birşeyler eksik yaptığım hiç birşeyden zevk almıyorum aktivite fln yok ne olacak bilmiyorum
Hocam erasmus, aiesec yada okula gelen yabancı öğrencilerin organizasynu içinde bulunmak süper ama bitince bunalıma giriyorum. Yani hiç olmasa daha iyimiş diyorum. Çünkü 1 gün yaşıyorsun ama birlikte kahvaltı, gezme, öğle yemeği, bot turu, akşam yemeği, sonra disko bar... 1 günde bunları ypaıyorsun ve 4. günün sonunda fena bağlanıyorsun. Sanki yıllardır birlikteymişsin gibi.
ARdından bir gidiyorlar... dibe vuruyorum. Yurt dışına gitmeidm ama tahmin edebiliyorum sanırım çok kötüdür geri dönüşte. Senin nasıldı ?
-
Yazdıklarınla hayatımı büyük ölçüde değiştirecek kararlar almama sebep oldun (bu yazı genelinde değil,yazdıklarından yaşam tarzın konusunda çıkarımlarıma bağlı olarak) , ama havalanmaman için bunu sana söylemek istemiyorum açıkcası :)
-
Anladim ben hersey yolunda no poroblem.
Benim sanirim en oncelikli dilegim akil sagligimi sonrada beden sagligimi koruya bilmemdir.
Burdan baslayarak devam edelim hep, ben burdan baslayarak secimler yapmaya calisiyorum
zorla mutlu olmayi ogrenmek gibi bisey hayat.
-
Yine uzunnn yazı yazdım. Eğer hayatımda büyük değişim olacaksa şimdi olmalı. Şimdide olacak hissediyorum. Büyük değişimlerin öncesinde patlama noktasına geliyorum ve abuk subuk şeyler düşünüyorum. O , şu an. Facebook'a yazmıştım buraya ekliyorum
---
Gelin Özendiğiniz Hayatları Anlatayım... Kıbrıs'ı...
Herkesin can attığı o boktan "Kıbrıs" adasında öğrenci olan biri olarak konuşuyorum. Türkiye'nin öğrenci başkentinden yani Eskişehirden gelip, son 2 sene tatilde İstanbul'da yaşayan ve Eskişehire ara ara giden biri olarak...
Eskişehirde lise okurken ve üniversite için hazırlanırken daha çok "üniversite ortamı" yaşamış biri olarak konuşuyorum. Kıbrıs sandığınız gibi bir yer değil. Nesil değişti, insanlar değişti, hayat değişti. 40 bin nüfusluk yerde gidilecek 5 mekana sahibiz. Yapılacak aktivite yok. Gezilecek yer yok. Sinema desen koltuklar kırılmış, götüne batan 2 çubuk ve berbat ses sistemi...
Okul mu ? 2007'den sonra en boktan 5 senesini geçirmiş ve o en boktan 5 senesine denk gelmişiz... İlk geldiğimiz sene bize sahip çıkanlar vardı. Birbirini tutan insanlar. Şimdi anlıyorum ki nesilimiz o kadar boktanmış ki... Zenciler kampüs içinde kızlara laf atar olmuş kimsenin kılı kıpırdamıyor.
Herkesin derdi üniversiteyi bitirmek. Okuldaki boktan eğitimle bi yere varılamayacak. Okulun sadece adı var. Özel üniversite ama yüzme havuzu yok. İmkanları geçen seneye kadar vasattı, şimdi berbat'a çekildi diyebiliriz.
Sandığınız gibi kumar, seks, alkol, uyuşturucu ortamıda yok. Var aslında ama sandığınız gibi değil. Kız görmemiş tipler yüzünden kızların kıçı bir hayli havada. Uyuşturucuyu heryerde olduğu gibi, arayan bulur. Kumar mı ? Yapacak birşey olmayan gençleri sarmış durumda.
ÖLÜYORUZ LAN BURDA... TABUTTA OLMAKTAN FARKIMIZ YOK.
Siz şimdi mükemmel sanıyorsunuz ya ; Türkiye'de aileme 3 saatlik yakınlıkta olmak için neleri vermezdim. Siz şimdi burasını merak ediyorsunuz ya, bense muhtemelen sizle şehirleri değiştirmek için neleri vermezdim. Sıcakmış birde harikaymış... Götüne kadar terlemek, günde 4-5 tişört değiştirmek nedir bilir misiniz ??? Yada askerlerin her yeri tutması yüzünden 2-3 kilometre uzaktaki denize girmek ??? Sandığınız gibi tatil cenneti falan değil. Bende gelirken tropikal ada sandım ama değil be dostum.
Alkol içmekten alkolden soğdum. uzun süredir düzgünce içmiyorum. 1-2 haftada bir , sadece 1 bilemedin (en fazla) 2bira içiyorum. Hapiste gibiyiz. Hapiste insanlar aydınlanma çağını yaşar. Sadece bedeni hapsedebilirsin. Fakat bedeni hapsedersen insan beynini kullanmaya başlar.
Tek iyi kısmı sanırım... Evet iyi kısım gözükebilir fakat; hayatımın en güzel yaşlarında, aptal bir adada hapise tıkılmışım. Bu beni deli ediyor.
Kendi hayatlarımızdan sıkıldık. Oysa bir başkası bizim hayatımızı yaşamak istiyor. ÖZendiğimiz başka hayatlarda, bir başkasının sıkıldığı hayatlar...
Ben kendi hayatımı yaşamak istiyorum. Fakat hiçbirşeyin olmadığı boktan bir adada değil. Herkesden uzakta, sürgüne yollanmışsın hissine kapılarak değil.
Düzeninizide, üniversitenizide, diplomaya verdiğiniz değeride siksinler. BEN SİZİN DEĞERLİ BULDUĞUNUZ ŞEYLERE UMURSAMIYORUM. Sizde benim önem verdiğim şeyleri umursamıyorsunuz. Beni aptal kurallarınıza göre , yani diplomaya, çalıştığın işteki mevkiye göre yargılayacaksanız ;
Yakınımda olmayı hak etmiyorsunuz. Benim gittiğim yolda benimle birlikte olmayacaksınız. Ben size dünyayı değiştirmekten bahsediyorum ; imkansızı yakalayacak işler yapmaktan ve sizin bahsettiğiniz milyarlarca insanın yaptığı sonunda bi bok olmayan şeylerden.
Kurallarınızın benim için geçerliliği yok... Diğer insanların ne dediğini düşünmüyorum. Diğer insanların değer verdiği şeylere göre yargılanmaktan nefret ediyorum. Toplum yasalarınızı, yargılarınızı, inanışlarınızı benden uzak tutun. Bana dokundurduğunuz her fırsatta ne kadar aptal olduklarını, çağ dışı olduklarını, beyinsizler tarafından yazılıp, beyinsizler tarafından takip edildiğini göstereceğim.
Hayatında bir kez olsun ferrari kullanmadan, ömrü boyunca ferrari sahibi olmak isteyen hastalıklı zihniyet benden uzak dursun. Mantıksız, ne istediğini bilmeyen, serseri kurşun gibi. Ve emin olun, diğer yargılarınızında farkı yok.
-----
İnsanlar önceden baba mesleğini gerçekleştirirdi. Lise bile okumazdı. Fakat işinde uzman mobilyacılar olurdu. Hle lise bitiren yada dünyayı biraz gezen (işinde en iyi ülke hangisiyse oraya giden) adam ; herhalde Türkiye'nin sayılı adamlarından olurdu.
Şimdi 4 sene lise, 5 sene üniversite, 2 sene master yapıyor... Ve biliyorum çoğu bi bok olmuyor. 11 sene ve elde ettiği sadece emirlere daha iyi uyan koyunlar...
Spor ? Yok
Sanat ? Yok
Aktivite ? yok
Yaratıcı Düşünce ? Yok
Ürün yaratmış mı ? Hayır.
Üniversiteyi nasıl bitirdi ? 1 hafta önce ve sonra birşey bilmiyor ama sınav haftasında herşeyi ezberleyip geçiyor.
İşin özü, bi bok bilmeden mezun oluyor. İşte genel eğitim sistemimiz bu durumda. Ama başarılı insanlar yok mu ? Var. Bu herifler herkesin gittiği okula değilde, sağlam akıl hocalarına sahip olsaydı (eski çağlarda Leonardo Davinci ve diğerleirinin nasıl varsa, yada onlar ansıl akıl hocası olduysa temelde öğrenselerdi) çok çok çok daha sağlam olurlardı.
Okul ve düzen yaratıcılığı engeller. Herkesin aynı giyindiği, aynı düşündüğü, kurallarla kısıtlandığı bir yerde nasıl bilimden, sanattan, yaratıcılıktan bahsedilebilir ???
Derdiniz devlet memuru olmaksa buyrun sürünün... Şu hayallerinizi, dünyaya karşı bakış açınızı biraz geliştirin.
Yoksa başbakan, hakim, savcı, polis, mühendis, ayakkabı boyacısı, tinerci, kahveci, ortaokul meuzunu, harvard mezunu vs.. olmanız benim için önemli değil.
Karşıma geldiğinizde benim hayatıma birşeyler katabilecek hayat bilginiz ve tecrübeniz yoksa ; size saygı duymam. Saygı beklemeyin. Sizi dinlemem. Bunların üstüne kendi mevki ve diplomanızla bana artislik yapıyorsanız bi boka yaramadığınızı gösteririm.
Amaçsız, saçma insan topluluğu olmaya niyetim yok. Siz kendi kurallarınızla yaşayabilirsiniz. Gidip aptal topluluğun parçası olabilirsiniz. Sorun yok.
Ben az yüzdelik kısma girmeyi hedefledim. Ya dahi yada deli olarak anılacağım...
-
biz burada neredeyiz ne oluyoruz ne olacağız derken birileri inandığı yolda koşar adımlarla durmadan ilerliyor ve bu yazılanlara acizmişiz gibi bakıyorlar. haberin olsun.
edit//
niye bu kadar takıyorsun ki otur dersini yap kendini geliştir iyi paran ailen olsun ve hayatını bitir git neden bu dert ve tasa bu düşüncelerle hasta olacaksın.
zeybekustasi tarafından 06/Ara/12 03:21 tarihinde düzenlenmiştir -
zeybekustasi bunu yazdı
biz burada neredeyiz ne oluyoruz ne olacağız derken birileri inandığı yolda koşar adımlarla durmadan ilerliyor ve bu yazılanlara acizmişiz gibi bakıyorlar. haberin olsun.
edit//
niye bu kadar takıyorsun ki otur dersini yap kendini geliştir iyi paran ailen olsun ve hayatını bitir git neden bu dert ve tasa bu düşüncelerle hasta olacaksın.
Eğer içlerinden biri sırf cesaret var diye ali ağaoğlu oluyorsa takılabilir. Sıkıntı yok. Gerçekten para pul gibi şeylerde gözüm yok. Hayatın tadıın almak istiyorum. HErkesin yaşadığı rutin hayatı yaşayıp, rutin işlerde çalışmak istemiyorum.
Her ay başka ülkeye, her hafta başka şehire gidip; orada seminer vermek yada bir şekilde yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Adadaki son 3 yılımda yeni insanlarla tanışmadığım için kat kat arttı bu istek.
---
Editine karşılık;
Hocam ders yapıp, normal yollardan normal düzene gidersem normal bir işim normal bir hayatım normal bir yaşam tarzım olacak. Bu işin parayla şunla bunla alakası yok. 5 bin lira buradaki ve ülkemizdeki çoğu insan için büyük para. İnsanlar böyle bir işin hayalini kuruyor. Fakat ben hayatımda 56 bin 10 bin ile bir yere varmayacağımın farkındayım. Beni tatmin edecek şey aylık kazancım, bindiğim araba değil.
Gerçekten farklı hayat yaşamak istiyorum. Ve bu konuda gerçekten akıl hocam yok. HErkes teknolojiye merak sardı ; ben elimde bir sürü proje olamsına rağmen "hayır istediğim iş bilgisayar mühendisliği değil" dedim. Son 2 senedir herşeyden elimi ayağımı çektim. Mutlu değilim, bilgisayar yada aptal teknoloji ile igili bir iş yapmak istemiyorum.
Lise 2 de hocalar sözele git ona yatkınsın dediler direttim. Fakat anlıyorum ki psikoloji, sosyoloji gibi kavramları seviyorum. Teknolojinin içinde oldukça insanın hayatını nasıl siktiğini gördüm. Gereksiz, insanlara yarardan çok zarar getiriyor.
Mutlu değilim. Bu bölümde okumaktan, bu adada durmaktan, üniversitemde, yaptığım şeylerden, yapacağım şeylerden mutlu değilim. Hayatımın en güzel anları yüzme klübündeykendi. FAkat burada yüzecek yer yok. Özel üniversite ve kıbrıs gibi bir yerde yüzecek yer yok (hee aylık 200 dolar verirsen otellerin havuzu var, bahsettiğim okul havuzudur yada başka klüp havuzlarıdır)
Yani sıkıntılı kısım, hayatımdan memnun değilim. Daha da sıkıntılı kısım, 2 senedir büyük değişiklik içine girdim ve yapmak istediğim tam olarak ne bilmiyorum. 2 sene önce belliydi. FAkat 2 sene önce bir karar verdim. NEyi sevmediğimi keşfettim ve ondan uzaklaştım. Bu yüzden ne istemediğimi biliyorum. Ne istediğim konusunda aklıma birşeyler gelsede seçmekte zorlanıyorum.
MAzeret yok evet çalışmıyorum, üniversiteyi ve okumayı sevmiyorum. Anneme üniversiteye gelmeden önce (bölüm seçerken) psikolojiye gidicem bilgisayar mühendisliği istemiyorum dedim. Üniversitenin ilk senesinden beri bırakmak istiyorum deidm. 2. senesinde direttim. Bana sermaye olarak ver dedim hayır dedi. Bitir ne istiyorsna yap.
4 senedir hala 1. sınıfım (hoş burs murs olayı girince karıştı 2. sınıftan 1. sınıfa düştüm aynı dersleri almak daha beter sıkıntı verdı) ama yok.Annem bu sene olayın farkına vardı.
--
Neyse uzatmayayım. Kim bilir belki ocakta bırakıp askerliğe başvururum. Disiplin, eğitim alıp sonrasına bakarım. Büyümenin yolu askerliktir belki. Az kaldı zaten ya sağlam yol çizicem, yada kafayı tamamen kaybedicem.
-
Siktir et demeyi ogrenmelisin nitekim boyle giderek bi bok olmaz biliyorum cunku bu yoldan gectim hic biseyin degismedigini gordum..aglayarak, oluyorum diyerek sadece dedigile kalirsin gordugum kadariyla dayaniksizsin hemen pes ediyosun.. Lan sanki geberdin aq daha yasin kac ? Ne triplere girmisin daha sonra bu haline gulecen lan belkj de aglarsin gunlerimi ne salkca gecirdim diye..siktir ett olum ne olacak oldurmeyen sey guclendirir..
-
ShockMan bunu yazdı
Valla Benim Yaş 38 Oldu, Senin Diş Mevzun Bende Hala Sürüyo, Tırsaklığımdan Dişçiyede Gidesim Yok.. Bilmiyorum Ne Olacak.
Yazına Gelince Kendimden Parçalar Bulduğum Bir Hayat Kesitin Varmış.. Zevkle Okudum..
Teşekkür Ederim İyiki Sen Gibiler Var... Problemli Olsakda Problemlerimizi Başkaları İle Değil, Kendi Özümüzden Kaynaklarımızla Çözüyoruz.
yalnız olmadığımı görünce seviniyorum diş konusunda :d daha dün kalktım haftalık dişçi koltuğumdan, kaçabildiğim yere kadar kaçtıydım buraya kadarmış :) çocukluğumdan beri bi kanal bi diş çekmi bi köprü vs vs.. uygulanmayan bişey kalmadı heralde ağzımda, öğrencilere okutsunlar beni ders diye :) ah zumsuk vah zumsuk.. pişmalık duya duya nereye kadar? kendimi geliştirdim vs diyosun ya bu saydıkların olmasa hangi birini yapardın? salla gitsin :)
-
sen yanlis ulke/dogru sehir (en azindan)/ ve tamamen yanlis zaman secmissin universite okumak icin (ki aslinda zamani secmemissin bu imkansiz)
yine kibrisima giydirmissin gitmissin, neyse.
kafana silahmi dayadilar seni yolladilar onuda anlamadim onada neyse.
bide bize giydirmissin, okuyolar adam olmuyolar diye, cok ayip.
ben niye kactim ordan ordaki universitelerde hayallerini gerceklestirmen biraz zorda ondan.
bugun tum hayalleri susleyen bill steve zuker hepsi adamlar uni terk, hatta doktora terk sergey brin falan :)
yani universiteye gitmen yanlis bisey degil, bolum secimini bilemem, tiyatro falan artistik ilgin varsa zaten direk iptal.
ama yine bence sen nereye gitsen boyle dusunecektin orasiyla alakali...
sen aktif olmak istiyorsun hayattada, kibrista kampus ve cevresinden baska hic bi yerde oyle hergun aktivite falan olmaz.
hele simdi ne halde hic bilmiyorum ama oradaki arkadaslarimla durum "veran" olarak adlandiriyoruz...
bunu bilmeli zaten herkes.
-
çok şey istiyorsun ama hiç birini yapamama riskin yüksek.
bu evrensel bir kural gibi işler.
ve hocam kendi kendime verdiğim en büyük kararlardan biride şudur "derdini sadece çözebilecek olana anlat"
başarılı insanlar böyle yapar.
ama hocam sen hem derdini anlatıp hemde insanları dinlemiyorsun bence.
bu sadece kendini ispatlama çabası gibi duruyor.
ve hayatında yaşadıkların içinde yaşadığın kadar zor değildir.
umarım rahatlarsın stece gibi bir zen hocası lazım kardeşim hepimize :))
