Dini Niteliklere Derin Yorum - Açıklanamayan Konular
-
Allah'ın varlığının delilleri nelerdir?
Varın ispatı, yokun ispatından her zaman daha kolaydır. Bir elma cinsinin yeryüzünde bulunduğunu, bir tek elmayı göstermekle ispat edebiliriz. Halbuki yokluğunu iddia eden kimse bütün yeryüzünü, hatta kainatı dolaşıp, ancak ondan sonra onun yokluğunu ispat edebilir. Bu ise, imkansızlık çapında bir zorluk demektir. Öyleyse diyebiliriz ki; yok, hiçbir zaman ispat edilemez...
Bir sarayın kapılarından 999'u açık, biri kapalı olsa, kimse o saraya girilemeyeceğini iddia edemez. İşte inkarcı, devamlı surette kapalı olan o bir tek kapıyı nazara verip onu göstermek ister. Aslında o kapı da, onun ve onun gibi olanların gözlerine çekilmiş perde sebebiyle onların ruh dünyalarına kapalıdır. Mümin için kapalı kapı yoktur. Yeter ki gözlerini yummasın!... Zaten 999'u herkese açıktır. Hem de ardına kadar... İşte o kapı ve o delillerden birkaçı :
İmkân Delili: İmkân, olmanın da olmama kadar eşit ihtimale sahip olması demektir. Günlük konuşmalarımızda da mümkün erken olabilirde olmayabilir de manasını kast ederiz. Yaratılmış olun her varlı bize şu gerçeği haykırır: Benim olmamla olmamam eşit idi. Şu ana ben varsam var olmamı yoklukta kalmama tercih eden biri var demektir. O ise Ancak Allahtır.
Hudus delili: Hudus, sonradan olma demektir. Hudusun en büyük delili değişmedir. Bir varlıkta değişme varsa bu hareketin bir ilk noktası olacaktır. İşte o noktadan önce o şey varlık sahasına çıkmamıştı. Henüz yoklukta isen var olmayı kendi kendine irade edemeyeceğine ve buna güç yetiremeyeceğine göre bu var oluş Allahın yaratmasıyla gerçekleşmiş demektir. Maddenin termodinamik kanununa göre sürekli yokluğa doğru kayması, kainatın durmadan genişlemesi, güneşin süratle tükenişe doğru yol alması gibi vakıalar, bu varlık aleminin bir başlangıcı olduğunu gösteriyor.
San'at: Atomdan insana, hücreden galaksilere kadar bütün kainatta, ince ve baş döndürücü bir sanat göze çarpmaktadır. Evet, bir baştan bir başa kainattaki her eser şu özelliklere sahiptir:
• Büyük sanat değeri taşır.
• Çok kıymetlidir.
• Çok kısa zamanda ve çok kolay yapılmaktadır.
• Çok sayıda olmaktadır.
• Karışık ve çeşit çeşittir.
• Devamlıdır.
Halbuki, kısa zamanda, çok sayıda, kolay ve karışık yapılan işlerde san'at ve kıymet olmaması gerekir. Ancak yapan Allah (c.c.) olursa, o zaman her şey değişir ve zıtlar bir araya gelebilir!..
Devir ve Teselsülün Muhal olması: Devrin muhal olduğu şu misalle açıklanıyor. Bir yumurtayı tavuğun yaptığını iddia eden adama soruyorsunuz. Tavuğu kim yaptı? Buna karşılık onun çıktığı yumurtayı gösteriyor. Buna göre tavuğu aradan çıkardığımızda yumurta yumurtayı yapmış oluyor. Bu ise muhaldir. Teselsül ise bir şeyin silsile halinde ta ilk noktasına kadar gidip o ilk varlığı kimin yaptığını sormak suretiyle Allahın varlığını ispat metodudur. Yani bu meyveyi şu ağaç yaptı, o bir önceki meyveden oldu, o da bir önceki ağaçtan. Böylece ilk ağaca yahut ilk meyveye kadar varıyor ve soruyoruz : Bunu kim yarattı diye .
Kur'an yolu devir ve teselsülden çok farklıdır. Yumurtayı kim yaptı? Yahut meyveyi kim yaptı? sorusunun cevabı, doğrudan doğruya, “Allah yarattı” diye cevap verilir. İlim, irade, şefkat, merhamet kavramlarından bir nasibi olmayan, insanı tanımayan, hikmetten, sanattan anlamayan bu sebeplerin (tavuğun ve ağacın) sonucun yaratılmasında hiçbir tesirleri olmadığı ispat edilir. Böylece devir yahut teselsül deliline gerek duyulmaz.
Hikmet ve gaye delili: Her varlıkta kendisine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda takip edildiği göze çarpmakta ve hiçbir şeyde gayesizlik, manasızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum müşahede edilmemektedir. Hâlbuki, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanat dünyasında, ne de eşya ve hadiselerde şuur ve idrak mevcut değildir ki, bu gayeler silsilesi takip edilebilsin. Öyle ise, kainattaki bu şuurlu işleyişi ve bu hikmet ve gayeleri ancak Allaha isnat etmekle makul bir yol tutmuş olabiliriz.
Yardımlaşma delili: Yağmurun toprağın imdadını, güneşin gözlerin yardımına koşmalarından, ta havanın kanı temizlemesine kadar, bu alem bir yardımlaşma hareketiyle adeta dolup taşmaktadır. Bu yardımlaşmayı yapan taraflar birbirlerini tanımamakta, bilmemektedirler Öyle ise bu merhametli icraatı sebeplere vermek mümkün değildir.
Temizlik: Kainattaki nezafet ve temizlik, başlı başına bir delil olarak, bize Kuddüs ismiyle müsemma bir Zat'ı (c.c.) anlatmaktadır. Toprağı temizleyen bakteriler, böcekler, karıncalar ve nice yırtıcı kuşlar; rüzgar, yağmur ve kar; denizlerde buzullar ve balıklar; fezamızda atmosfer, semada kara delikler; bünyemizde kanımızı temizleyen oksijen ve ruhumuzu sıkıntılardan kurtaran manevi esintiler, hep Kuddüs isminden haber vermekte ve o ismin verasındaki Zat-ı Mukaddes'i göstermektedir.
Simalar: Herhangi bir insanın siması, en ince teferruatına kadar kendisinden evvel geçmiş milyarlarca insandan hiçbirisine kat'iyen benzememektedir. Bu kaide, kendisinden sonra gelecekler için de aynen geçerlidir. Bir cihette birbirinin aynı, diğer cihette birbirinden ayrı milyarlarca resmi küçücük bir alanda çizip, sonra da kendileri gibi olması mümkün, milyarlarca resimden ayırmak ve her şeyi sonsuz ihtimal yolları içinde bir yola ve bir şekle sokmak, elbette ve elbette yarattığı her varlığı, hem de hiç kapalı bir yanı kalmamak üzere bilen ve o varlığa istediği şekli vermeye gücü ve ilmi yeten Cenab-ı Hakk'ı en sağır kulaklara dahi duyuracak kuvvette bir ilandır.
Fıtrat ve Vicdan Delili: Allahı tanımanın sayılamayacak kadar çok delil ve işaretleri insanın yaratılışında, fıtratında mevcuttur. Bunlardan sadece örnek: İnsan fıtratı ve vicdanı her nimetin mutlaka şükür istediğini bilir. Bir peygambere kavuşmuş ve hidayete ermişse şükrünü Allaha yapar. Aksi hale batıl mabutlara tapar. Bu tapma insan vicdanın insanı zorlamasıyla gerçekleşir. Güzelliği takdir hissi de insan fıtratında mevcuttur. Sergiler, fuarlar bu his ile gerçekleşir. İnsan bu yaratılışının gereği olarak, şu sema yüzünde sergilenen yıldızları, zemin yüzünde boy gösteren çiçekleri, ağaçları, ormanları dolduran ceylanları, aslanları, denizlerde kaynaşan balıkları seyretmek ve onlardaki İlâhî sanatın mükemmelliğini takdir etmek durumundadır.
Tarih: Dinler tarihi şahittir ki, beşeriyet hiçbir devrini dinsiz geçirmemiştir. Batıl, hatta gülünç dahi olsa, hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevi sistemi takip etmiştir. İnsan fıtratına bu Allah koymuştur ve insan ona inanmakla mükelleftir.
Kur'an: Kur'an-ı Kerim'in Kelamullah olduğunu ispat eden bütün deliller, aynı zamanda Cenab-ı Hakk'ın varlığını da ispat eder durumdadır. Kur'an'ın Allah kelamı olduğuna dair yüzlerce delil vardır ve bunlar, o mevzu ile alakalı İslam kaynaklarında en ince teferruatına kadar mevcuttur. Bütün bu deliller, kendilerine mahsus dilleriyle "Allah vardır" derler.
Peygamberler: Peygamberlerin ve bilhassa Peygamberler Efendisi İki Cihan Serveri'nin (s.a.v.) peygamberliğini ispat eden bütün deliller de, yine Cenab-ı Hakk'ı anlatan delillere dahil edilmelidir. Zira Peygamberlerin varlıklarının gayesi, Tevhid; yani Allah'ın varlık ve birliğini ilan etmektir. Öyleyse, her peygamberin kendi peygamberliğini ispat eden bütün delilleri, aynı zamanda, Cenab-ı Hakk'ın varlığına da delil olmaktadır. Bir peygamberin hak nebi olduğunu ifade eden bütün deliller, aynı kuvvetle, hatta daha da öte bir kuvvetle "Allah vardır ve birdir" demektedir.Mehmet Kırkıncı
-
Spacheata Hocam konuya oldukça farklı bir yorum eklemişsin, Yazını okudumda, Mantıklı Geldi bana, ama yinede bazı şeyler açıklanamazlar listesindeki yerlerinden kıpırdayamıyor, Buda Varoluşumuzu Borçlu olduğumuz, Bedenimizin sınırlı işleyişinden kaynaklanıyor olsa gerek.
Güzel Vücudumuzda Wave olarak yaratılan Ruh, Vücuda manyetik bir Üretim Kaynağına Bağlı olduğu için Ayrılamıyor Canı istedikçe gidemiyor bir yere burasını anladık. Öldükten Sonra Bu Dalga Kaybolmuyor Burasınıda anladık. Bu Dalganın yapısı nedir, Örneğin Havadaki Ses Dalgası olmadığı açıktır. Belirli bir frekansa sahip olduğunu sanırım söyleyebiliriz. Ve işte sanırım Ruhun Dalga yapısının Tespiti ile Analizide Mümkün olacaktı.
Malesef Mevcut Teknik birikimimiz bunu yapabilmeye yeti sahibi değil. Yada Bilgi Birikimimiz Belkide Teknik Cihazlar la Ruhu Asla Analiz bile edemeyebiliriz. Nihayetinde Ruhun Çok Karmaşık bir yapıya sahip bir Dalga olduğunu tez ettik burada.
Ama Bir Gerçeği yinede Atlıyoruz, Benlik, Ruhun yapısı Dalga Vaziyeti Ruhsal bedeni ilgilendirir kanaatimce, Peki Benlik, Bizi biz Eden Şey Nereden Geliyor, Onun varlık kaynağı nedir. Evet evrendeki en karmaşık ve Sualsiz kalacak soru bu olsa gerek. Milyarca insanın Benliği nasıl üretildi. Mantıklı cevap bulabiliriz diye düşünüyorum, İspatlanamasada Mantığa uygun, Küfrede gitmeyecek ilgilemeler içerisinde olmamız sürecek.
-
TBT'de Düşünebilen Aklı Çalışmaya Zorlayan Ve Bilgilendirebilen İnsanların Açtığı Konuları Okumak Güzel :)
-
din konuları çok önemlidir ehli olmayan insanların tartışması ve ortaya yanlış iddialar atarak insanları yanlış yönde sevk etmeleri dinimizce de günahtır
din konuları sağlam kaynağından dikkatlice araştırılarak öğrenilir bunun için hazır olan diyanet başkanlığınca onaylı kaynaklar vardır
Allahın zat-i alisi konusunda da tartışma yapılmaz Peygamberimiz bi hadisinde buyuruyor ki:
" Allah-ü tealanın zati hakkında düşünmeyiniz, yoksa helak olursunuz"
Özellikle bizim Türk halkı din ve siyaset konusunda çok çabuk provake olur ve sonucunda ortada yanlış iddialar ve bilgiler dolaşır
bir insana dinini yanlış öğretmek onu öldürmek gibidir. Allah (c.c.) ahirette dinini yanlış öğretenlerden acı bi hesap soracaktır.
aklı başında insan din konusunda kesin bildiğini konuşan bilmediğini ise "ben bu konu hakkında bilgi sahibi değilim, siz bunu esas
kaynağından öğrenin, ben size yanlış bilgi verebilirim" demesi gerekir.Ama milletimiz hava atmak için "işte bakın ben çok biliyorum islam dinini"
diye kendine dedirtmek için elinden geleni yapıyor bu da ateşle oynamak gibidir Allah korusun. Akıllı mümin bildiğini başkasına öğreten,
öğretirken de yanlış öğretmeyip yanlıştan alıkoyandır.
-
Blue_moon bunu yazdı:
-----------------------------din konuları çok önemlidir ehli olmayan insanların tartışması ve ortaya yanlış iddialar atarak insanları yanlış yönde sevk etmeleri dinimizce de günahtır
din konuları sağlam kaynağından dikkatlice araştırılarak öğrenilir bunun için hazır olan diyanet başkanlığınca onaylı kaynaklar vardır
Allahın zat-i alisi konusunda da tartışma yapılmaz Peygamberimiz bi hadisinde buyuruyor ki:
" Allah-ü tealanın zati hakkında düşünmeyiniz, yoksa helak olursunuz"
Özellikle bizim Türk halkı din ve siyaset konusunda çok çabuk provake olur ve sonucunda ortada yanlış iddialar ve bilgiler dolaşır
bir insana dinini yanlış öğretmek onu öldürmek gibidir. Allah (c.c.) ahirette dinini yanlış öğretenlerden acı bi hesap soracaktır.
aklı başında insan din konusunda kesin bildiğini konuşan bilmediğini ise "ben bu konu hakkında bilgi sahibi değilim, siz bunu esas
kaynağından öğrenin, ben size yanlış bilgi verebilirim" demesi gerekir.Ama milletimiz hava atmak için "işte bakın ben çok biliyorum islam dinini"
diye kendine dedirtmek için elinden geleni yapıyor bu da ateşle oynamak gibidir Allah korusun. Akıllı mümin bildiğini başkasına öğreten,
öğretirken de yanlış öğretmeyip yanlıştan alıkoyandır.
-----------------------------Hocam bakınız, Biz Kimseye Çok Bilmişlik Taslamak amacında değiliz, Ayrıca Çok Bilmeyede Karşı değiliz, Bilgi Güzel bir olaydır, Bağnazlık ise insanı Yokeder. Varoluşunun Temel Kaynağını Çürütür. Günümüz Dünyasında Her şey Bilgi namındaki Her şey Hızlı bir değişim Göstermektedir. Bir çok konuda Köklü değişimlere Gebe olan Dünyamızda Artık pek çok şeyi konuşabilmeye Günah demeyen insanları Görmek istiyoruz.
Yukardaki konularda geçen cümlelere dikkat ettiysen hiçbirinde Küfür sayılacak Dinin rencide edilişini sağlayacak bir Tespit yoktur. Olamazda, Amacımız Gidilebildiği kadar Düşüncesel bazda, Zihin cimnastiği yapmaktır. Amacımız olası bilinmeyene ışık tutmaktır, Vede Merkez inanışımızdaki Tefekküre kavuşmaktır.
Bir Ayette Tefekkür eden Kulunun 100 Yıl namaz Kılmış kadar, hayır sahibi olduğu söylenmiştir. Yani Namazla Eşdeğer değil, Namazın Verdiği 100 Yıllık hayır kadar hayırlı olduğu söylenmiştir. Günümüz İnsanın Gözüyle Allahı Arayışımızın Günümüz insanın Kavramları ile Belirtişimizin bir yoludur belkide bu yol. Çünkü Bilgi Biriktikçe Gerisinide isteyen bir olgudur.
Ayrıca yazılarda Yönlendirme vesilesi olacak, tür yazılar oldumu buradan uyaracak, ve Gereken uygun vede mantıklı cevabı verebilecek kişilerinde varolduğunu ifade ederek durumu zatiahalinize belirtmiş oluyorum. Yönlendirilen bir şey varsa oda Yüce Allahın Yüceliğinin Kavranamıyor olsada, Tetkik edilemiyor olsada, Tekrar tekrar Varlığının Büyüklüğünün Gözler Önüne serilişidir.
-
ShockMan bunu yazdı:
-----------------------------Blue_moon bunu yazdı:
-----------------------------
-----------------------------Hocam bakınız, Biz Kimseye Çok Bilmişlik Taslamak amacında değiliz, Ayrıca Çok Bilmeyede Karşı değiliz,
-----------------------------hocam sen yanlış anladın ben onu demek istemedim senin yazdığına karşılık din konusunda bilgi mahiyetinde yazdım
senin yazdığın yazıyı okudum ve beğendim ona sözüm yok son günlerde ister internette olsun ister dışarıda olsun din konusunda önüne gelen
bazı saçma sapan yanlış şeyler ortaya atıyor insanları yanlış yönde sevk edip dinini insanlara yanlış öğretiyorlar ben bununla mücadele etmeye çalışıyorum
ellerine sağlık güzel bi çalışma olmuş eğer kendi emeğin ise .... din konusunu tartışırken de insanları kırıcı konuşmamak gerek maalesef insanlar
sokak köşelerinde sağda solda din mevzuları yüzünden kavga ediyorlar işin garip yani din konuları gibi kritik konularda insanlar nasıl kendine hakim olamaz?
dinimiz bunu mu emrediyor ? hayır kavga etmeyin barışın diyor din konuları ateşten gömlek gibidir herkes ağzından çıkan laftan sorumludur
yanlış bir iddia ortaya atıpta insanlara yanlış bilgiler öğreten günümüzde çok bunu demek istiyorum biliyorum konuyla bi alakası yok ama din konusu
açılınca bilgi mahiyetinde yazayım dedim
-
Blue_moon bunu yazdı:
-----------------------------ShockMan bunu yazdı:
-----------------------------Blue_moon bunu yazdı:
-----------------------------
-----------------------------Hocam bakınız, Biz Kimseye Çok Bilmişlik Taslamak amacında değiliz, Ayrıca Çok Bilmeyede Karşı değiliz,
-----------------------------hocam sen yanlış anladın ben onu demek istemedim senin yazdığına karşılık din konusunda bilgi mahiyetinde yazdım
senin yazdığın yazıyı okudum ve beğendim ona sözüm yok son günlerde ister internette olsun ister dışarıda olsun din konusunda önüne gelen
bazı saçma sapan yanlış şeyler ortaya atıyor insanları yanlış yönde sevk edip dinini insanlara yanlış öğretiyorlar ben bununla mücadele etmeye çalışıyorum
ellerine sağlık güzel bi çalışma olmuş eğer kendi emeğin ise .... din konusunu tartışırken de insanları kırıcı konuşmamak gerek maalesef insanlar
sokak köşelerinde sağda solda din mevzuları yüzünden kavga ediyorlar işin garip yani din konuları gibi kritik konularda insanlar nasıl kendine hakim olamaz?
dinimiz bunu mu emrediyor ? hayır kavga etmeyin barışın diyor din konuları ateşten gömlek gibidir herkes ağzından çıkan laftan sorumludur
yanlış bir iddia ortaya atıpta insanlara yanlış bilgiler öğreten günümüzde çok bunu demek istiyorum biliyorum konuyla bi alakası yok ama din konusu
açılınca bilgi mahiyetinde yazayım dedim
-----------------------------Anladım Hocam Belirtmekle Çok iyi etmişsin, Esasen benimde amacım Seninkisiyle aynı paralellikte, İpe Sapa Gelmeyen Saçmalıkları Düşüneceklerine, Allahın Derin Hikmetlerine Yönelsinler, Ve Acizliklerini Görüp Durumu Analiz Etsinler, Olaki Kurtuluşa Erenlerden Olurlar. Bu Bağlamda Faydamız Dokunur.
-
ya Shockman usta iki ayda bir bu konuyu uplatıyorsun uplatıyorsun.her uplattığında diyorim ki bu sefer cevap vermeyim.. dayanamıyorum.bişey beni dürtüyo . gene dayanamadım . yazıcam . bi taraftanda korkuyom. yazdıklarımı birileri kötü amaçla kullanacak diye. offff. ama şuda var bilgi paylaştıkça çoğalır.. umarım birazda başka bilenler bu iki konuda
yani ''ruh konusu'' ve ''olmak yada olmamak mevzusu''
ikinci konuda şuraya geldim ki : artık tamamen agnostiğim. üst mesajlarda anlattım melekleri ve allahı neden göremiyoz sorusuna bazı cevaplar vermiştim. şu doğrudur. evet görmediğimiz canlı yaşam formları olabilir(ancak olduğuna dair sadece bir olasılık vardır. kesin var diyemeyiz [algılamadığım şey hesaba dahil değildir ]) .. bunlara cin melek v.s. diye ad takabiliriz.ve tanrının olmadığı görüşü şuan benim için ağır basıyor.. ama şurayada vardım ki tanrı var ise bile bir dini yok..
paganizmden türemiş 3 semitik din ve diğer gökteki tanrılara(görünmezlere) tapan dinler
yada putperest v.b. yerdeki tanrılara(görünürlere) tapan dinler hepsinin insan yapımı olduğundan emin bir noktaya geldim..
şu saatten sonra din kültürünü bıraktım . ahlak bilgisiyle ilgileniyorum.. istersen bikaç ay soanra konuyu gene uplat neden islam palavaradır ? ı tartışırız...
------------------
diğer konuda ruh konusu . yada biz medde değilsek neyiz? konusu? hatta ölüleri diriltme üzerinde çalışıyorum?
size son anlatabileceğim açıklama e=m.[c.c] den yola çıkarsak. tamda kütle enerjiye geçerken .. yani hücrede matrixte karbon atomu hareket enerjisi ne geçerken her insanın DNA sı farklı olduğ uiçin. farklı wave - dalga da , hareket çıkıyor. daha popüler ifadesi şu sıralar buna REZONANS diyenler çok. :D
ama hala kesin şudur demiyorum . sadece yakın yerlerde olduğumu hissediyorum..
şimdi yukarda dedim ki ölüleri diriltme üzerinde çalışıyorum insanlar bsg diyebilir.ama daha önce ruh uaçıklayan mesajlarda da demiştim ki (LÜTFEN ÖNCEKİ MSJLARIMI OKUYUN) anti-ruh , ruhun yaok edilebilirliği üzerinde çaılışıyorum..neyse bu konuda bazı somut şeyler hakkında size kafa yordurmak istiyorum
(shockman abi geçen bi konuda bana jumper diye bi film önermiştin :D izledim. bende sana bi film önermek istiyorum: başrolde JETLEE nin oynadığı TEK (the one) izle abi saçma gelebilir ama bende ilk izediğimde ne lan bu saçmalık demiştim? ama geldiğim noktada boş bir film olmadığını görüyorum)
eklemek istediğim bir başka konu. ufolarda büyük ihtimalle palavra.şuan o kadar gözlem evi o kadar teleskop var.mutlaka görünürdü şimdiye kadar. ufo diye görünenler bu dünyadan araçlar kanımca..
bir diğer olay şu geçen hafta ingilterede görünen hayalet hikayesi.. o da %99 ihtimalle görünmez pelerin giymiş bi ingilzi askeri . ibne deneme yapçam diye almış pelerini sapıklık yapıyo (görünmezlik teknolojisi gerçektir.. ingiliz tankları hakkında ve japonların ürettiği pelerin vari oyuncaklar hakkında ararştırma yapabilirsiniz internette)
gelelim ruha
1-daha önceki messajlarda da söyledim tek yumurta ikizlerinin başına gelen bi olay niye diğerininde başına geliyor? çünkü aynı dna ya sahip hücreler çok yakın rezaonans veriyolar. ve yaşadığımız HOLOGRAFİK evrende birbirlerini bir şekilde etkiliyorlar. bu olumsuz olduğu gibi olumlu yöndede kullanabiliriz. ama üstlerinde deneyler yapmamız lazım.ki bu pek incelenmeyen bir konu.joseph mengele ruhuna el-fatiha
2-kopya canlılar ortada hiçbir sebep yokken niçin ölüyor?bknz: dolly çünkü aynı dnaya sahip bu canlılar birbirine eş rezonanstan dolayı .rezonanslar çarpışıyor ve biri birini öldürüyor.. ve vatiakanın klonlamayı büyük günah ilan etmesinin ana sebebi bu gerçeği örtme k için olabilir..
3-burdan yola çıkarak anti-ruh yada ruhu karşıt bi ruhla yok etmeyi lafı fazla dolandırmıycam BÜYÜ NÜN FİZİĞİ hakkında ipucu vermek istiyorum . tamaamen açıklıycak değilim.yoksa burası hayri pıtır dolar. ana hatlarıyla şudur. insanın dnasını taşıyan üstünden bişey(kıl tırnak deri tükürük v.s v.s) alınır.ve bu mesela saçın uzaması sağlanır. ki uzarsa rezonans üretsin ve üretilen bu rezonan saçın sahibinin rezonansıyla karşılaşınca iki rezonansta hasara uğrar.büyü temel olarak böyle yapılır.tabiki saçı nasıl uzatçaz sorusu aklınızda işte burda büyücülerin abuk subuk .yok fare boku yok bilmem ne gibi temeli hücreyi gübrelemeye dayanan yöntemler var.. ancak buda yetmiyor.rezonansın arttırılması gerekli.. tamamını anlatacak değilim. ama birinede söylemesem çatlayacaktım :D
(ilginç bi anektot: yıllar önce saadettin teksoy. madam tuso müzesindeki hadolf hitlerin balmumu heykelinin saçının uzadığını sanki çok büyük olaymış gibi anlatmıştı bize)
ancak benim amacım bu büyü denen yada benim anti-ruh üretimi dediğim yöntemi hayra (insanın kendi ruhunu güçlendirmesi amacına kullancak yöntemlerde çalışıyorum).
tam olarak ne olduğumuzu anladığımızda [kütle(en azından atomların oluşturduğu kütle) yada enerji değiliz]
ölüleri diriltmemiz dahi mümkün olacak . arkadaşlar...
-
arap dini islam bu tür "derin" konulara ve yaşam evren ve herşey hakkındaki sorulara, laf salatasından ve kafa karıştırmaktan başka yanıt veremediği gibi zaten kendisi başlı başına bir sorun oluşturuyor, sttn senedir oturmuş dinin azizliğini(!) tartışıyorz şimdi öyle yapsan suç böyle yapsan mekruh yok böyle olursa bilmem ne diye. dindar arkadaşlar durup durup böyle konular açıp sonunu "takva" gibi sözüm ona sofistike birşeylere bağlıyorlar sanki yanıtı buymuş ve biz cahil olduğumuz için bu arap zırvalarını okumadığımız için bu hikmetten "mahrum" kalmışız gibi. tutup da biriniz bana cahilsin islamı bilmiyorsun ahmaksın yanacaksın keferesin diye saydırmadan önce dininin herhangi bir konuda getirdiği herhangi bir çözümü ya da evrensel "derin" bir sorunun yanıtını lütfedebilir mi ?
dinin tek önerisi düşünmemek , sadece dediklerimi yapın yeter der bu bizzat insanın inkarı demek değilmi , insanı hayvandan olan ayrımının iptal edilmesi değilmi , din ya da ideoloji uğruna bir çeşit kurtuluş rüşveti karşılığında düşünmeyi reddetmek ve reddetmeyi önermek kendi insanlığını reddetmek değilmidir ?
ve ayrıca hangi allah adına , muhammedin asıp kesen kafirlere taş yağdırıp cehennemde yakan allahı mı, mevlananın evrenle tek olan allahı mı? yoksa hristiyanların 3lü allah mekanizması mı , tevratın matematiksel denklem dediği allah mı ?
-
ByALeX bunu yazdı:
-----------------------------Güzel, hoş ve sağlam bir yazı olmuş. Zevkle okudum. Allah razı olsun...
Yazının bazı bölümlerinde Allah'ın neye benzediği konusu var. Bazı kişilerin Allah'ın neye benzediğini düşünmeye teşfik edici olabileceğinden dolayı bir kaç cümle eklemek isterim.
Allah'ın neye benzediğini düşünmek iyi değildir, adapsızlıktır, mekruhtur. Bunu mübahtan sayıp sakın olaki bu büyük hayata düşmeyelim. Allah korusun insanı küfre bile götürebilir. Çünkü o esnada mel-un şeytan insana türlü türlü vesveseler verir. O nedenle Allah'ın neye benzediğini düşünmemek gerekiyor. Allah'ın varolduğuna inanmak yetiyor. Allah'ın varolduğuna inanalım, emir ve yasaklarına yerine getirelim ve gerisini kurcalamayalım. Allah'ın neye benzediğini düşüneceğimize; imanın şartlarına Amenna billah inanıp, islamın şartlarını yerine getirip, Allah yolunda dost doğru ilerleyelim. Allah'ın neye benzediği düşüncesini ise kendi iç alemimizde kapatmamız en iyisi olacaktır.
Uzun lafın kısası biz O'nun yolunda dost doğru ilerlersek zaten O'nun o eşi benzeri olmayan Cemalini görürüz.
İman'ın Şartları;
1- Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak.
2- Allah'ın meleklerine inanmak.
3- Allah'ın kitablarına inanmak.
4- Allah'ın peygamberlerine inanmak.
5- Ahiret gününe inanmak.
6- Kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allah (Celle Celalühu) olduğuna inanmak.
İslam'ın Şartları
1- Kelime-i şehadet getirmek.
2- Namaz kılmak.
3- Oruç tutmak.
4- Zekat vermek.
5- Haccetmek.
Gerekli olan bunlardır, biz bunları uygulayalım da, gerisini kurcalamayalım.
-----------------------------
bakın yukarıdaki arkadaş islamiyet gerçeğini apaçık ortaya koymuş , saygıdeğer bilgili dindar arkadaşlarım. düşünmemeyi emrettiğini ortaya koymak bir hakaret ise , takke düştü kel göründü artık. yeni fikirlere açık olmamak islamın değil tüm dinlerin varoluşunun temel maksadıdır ki bu yüzden din ve tutuculuk(anlamına dikkat buyurun) aynı anlamda kullanılır. ayrıca müslümanların ve islam toplumlarının ulaştığı "muasır medeniyet" ve ultra refah seviyesindende islamiyetin ne kadar yeniliğe açık insanları geliştiren bir din olduğunu göremeyecek, alemlere nur olarak gönderildiğini , herkimki islama inanırsa beyninin aydınlanıp ilahi sırlara vakıf olduğunu göremeyecek kadar ahmağım artık kusuruma bakmayın. bunun yanında islamiyetin yarattığı katliam kıyım recm kırbaç vb uygulamalarında da , islam ülkelerinin kan gölüne dönmüş olmasından da bu dindeki mutlak insan sevgisini farkedemedim artık beni allahüteala affetsin(!) ne diyim. bilmezler ki islamın özü (?) böyle değil zaten bu islamın özünü bir tek fezadaki murtaza biliyor birde sen. benim gibi keferelerin kıt aklı ermiyo napalım, biz gördüğümüzü söyleyecek kadar cahil cühelayız hoş görün. ama haşaa din kutsaldır(!) eleştirilmez , hiç üstünüze alınmayın, acaba diye bir soru işaretine müsade etmeyin nasısa bunların hepsi kafirin boş lafları bildiğiniz yolda aynen devam edin kara toprağın altında cennet bekliyo nasılsa , bu dünyada da din uğruna cehennemi yaşayalım çok mu ?
