folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Dinlerle İlgili Tek Bir Soru



Dinlerle İlgili Tek Bir Soru

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tnrsk
    Tnrsk's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Ağustos/2005
    Erkek

    tamam hocam bu konuyla ilgili iddiayı yazdığı şekilde tekrar sorucam burda bundan başka şunuda sorayım

    Muhammed’in Marya ile Hafsa’nın yatağında yakalanması:

    Gün, Muhammed’ in karılarından Hafsa’ nın günüydü. O gün Muhammed, Hafsa’ yla cinsel ilişkide bulunmak üzere kalkıp gider. Hafsa’ nın odasına varır. Ama Hafsa’ yı bulamaz. Tam o sırada da, bir zamanlar Mısır Mukavkısı’ nın kendisine armağan ettiği cariyelerden Marya ortaya çıkmıştır. O anda Muhammed, cinsel ilişki için tam hazırlıklıdır. Cariye’yi tutup yatırır Hafsa’ nın yatağına, ve işini görmeye başlar. Muhammed’in cariyesi ile yatması doğal. Kuran da, karılarının dışında cariyeleriyle de yatmasına olanak veriyor (bkz. Ahzab suresi, ayet 50,52) İşin bu noktası olağan olmasına olağan. Ne var ki, cariyeyi özgür (hurre) olan bir kadının, üstelik Ömer kızı Hafsa’nın yatağında koynuna alıyor. İşte bu olağan değil. Terslik bu ya, o sırada, Hafsa da çıkagelmiştir. Muhammed’ in Marya (Mariye) ile ilişkisini görür. Bir süre kendine egemen olup kapıda bekler. Muhammed işini bitirmiştir. Hafsa tepkisini gösterir:

    “Tanrı elçisi! Sen beni kötü duruma düşürdün, aşağıladın. Öyle bir şey yaptın ki, benzerini hiçbir karına yapmadın! Benim günümde, benim sıramda ve benim yatağımda bir cariyeyi yatırıp yapıyorsun!”

    Muhammed ne desin? Sonra, Muhammed’ ile Hafsa arasında şu konuşma geçer:
    Muhammed: “Vallahi Billahi Marya ile bir daha yatmayacağım!”
    “Hafsa! Marya’ yı kendime haram etsem de ona bir daha yaklaşmasam; bundan hoşnut olur musun?
    “Evet!”
    Muhammed hemen ant içmiştir:
    “Hafsa! Aramızda kalsın, bunu sakın kimseye söyleme, olmaz mı?”
    “Tamam!”
    Ne ki, Hafsa bu durumu Aişe’ye anlatır.(Bkz. Taberi, Camiu’l-Beyan,28/102)
    Kimi aktarmaya göre de Muhammed’in Hafsa ile yakalanması, Aişe’nin gününde olmuştur. Hafsa bunu öğrenmiştir. Muhammed, ondan bunu durumu kimseye söylememesini istemiş, bunu isterken de “Marya’yı kendime haram ettim. Sana bir müjdem var. Ebubekir’le Ömer, benden sonra, ümmetin işlerini ele alacaklar (halife olacaklar).” Ama, Hafsa, olayı Aişe’ye anlatır. (Bkz.F.Razi,30/41,43)

    Muhammed’in, Marya’yı kendisine haram etmesi, yani bu cariyeyle bir daha yatmayacağına ant içmesi üzerine yeni ayetler gelir:

    “Ey Peygamber! Karılarını hoşnut edeceksin diye, Tanrı’nın sana helal kılmış olanı kendine neden haram yaparsın? Tanrı bağışlayan ve acıyandır.”(Bkz. Tahrim suresi, ayet:1. Bu ayetin, anlatılan Marya olayı nedeniyle geldiğine ilişkin hadisler ve yorumlar için aynı tefsirlere bkz.)

    Bu ayetin ve bunu izleyen 4 ayetin “iniş nedeni” olarak, bir “bal şerbeti öyküsü”nü içeren aktarmalar da var. Ama her zaman İslam’ ın açıklarını kapatma çabaları gösteren Muhammed Ali Subuni bile, ayetlerin, “Marya (Mariye) olayı” nedeniyle geldiğini anlatan hadisin açıklamasının daha doğru olduğunu savunur. (Bkz. Muhammed Ali Sabuni, Safvetu’t-Tefasir,3/406-407)

     

    bunun için ne diyosun doğruluğu nedir sence


    Defne hifa
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    KizilS
    KizilS's avatar
    Kayıt Tarihi: 21/Nisan/2015
    Homo

    1 gün önce saat tam 12 de intihar edip şu dünyadan kurtulmayı düşünüyordum. öl git , hatta tüm insanları acısız bir şekilde öldür güzel değil mi ;) Değilmiş müritler.

    İntihar olayından nasıl vazgeçtim onu anlatayım. 1 haftadır kafamdaydı , damardan HCl yi kurtul diye. Bazı sebeplerden dolayı 5 gün kadar evden çıkamadım. Sonra eczaneden şırınga ve HCl aldım. 12'ye kadar sevdiklerimle vakit geçireyim dedim. Geçirdim gece 11'e kadar. sonra eve geldim ve odaya çekildim. Hayatın ağırlığını düşündüm , insanların aptallığını. Binevi kaçıp kurtulmaydı benim için. Odamda 2 kitaplık vardır birisi bilim kitapları , öbürü roman ideoloji ve islam hakkında kitaplar var. İslam hakkındakiler bana birinden kaldı ve daha bakmamıştım büyü haricinde. Bakayım dedim , açtım kitapları. İslam'ın temelleri , tevhid inancı vs vs. bu El-kaide vs örgütler yüzünden islamdan soğumuş ve türk dinleri samimi gelmeye başlamıştı. Kitaplarda bu hz muhammedin eş meseleleri vs açıklanıyordu , hayretle okudum. Bilim hakkında verilen , göğün katları(hem bilimsel , hem de şamanizmde var) vs vs şeyler , bir bakışta ömer çelakıldan fazla şifre çıkardım kurandan. Şimdi düşünüyorum ulan teist olup kafam rahat mı yaşasam öte tarafta iyi karşılanma ihtimalimde var , müslüman olup öte tarafta muhammedin ben büyücüydüm kekledim lan hepinizi deme ihtimalide var. İntihardan vazgeçirdi ancak hala şüphelerim var.Dini bilgim çoğu kişiye göre de iyidir.

     

    Otistikleri vs soranlar: Onlar dini öğrenemezler. Dini öğrenme imkanı olmayan insanlar sorgusuz sualsiz cennete gideceklerdir. Mesela ben kutuplarda yalnız yaşıyorsam ve İslam'ın adını duymadıysam hiç ve bir yaratıcı olduğunu düşünüyorsam sorgusuz cennete gidiyorum.

  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Efendi
    Efendi's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Nisan/2006
    Erkek

    Tnrsk, öncelikle alıntı yaptığın yazının yazılış biçiminden de anlaşılacağı üzere Hz. Muhammed'in cinsel hayatını iğdiş etmeyi kendine görev bilen birinin yazısı bu. Sen ordan alıp cevap verilmesi için buraya yazmışsın. Senin maksadının böyle olmadığını umarak yazıyorum. 

    Öncelikle ayet kısmına gelelim.

    "Ey Peygamber! Niçin hanımlarının hoşnutluğunu arayıp da Allah'ın helâl kıldığı şeyi kendine yasaklıyorsun? Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir."

    Ayetin orijinal çevirisi budur.

    Şimdi ayetin hangi sebeple indirildiğini görelim: 

     

    c- Ebû İbrahim, İsmail b. İbrahim el-Vaiz'den, o Bişr b. Ahmed b. Bişr'den, o Cafer b. Hasan el-Firyabî'den, o Mincab b. el-Haris'ten, o Ali b. Müshir'den, o Hişam b. Urve'den, o babasından, o da Aişe'den bize şu rivayette bulundu:

    "Rasulüllah (s.a.v.) helva ile balı severdi. İkindi namazından çıkınca hanımlarının yanına uğrardı. Ömer'in kızı Hafsa'nın yanına girdi. Diğer hanımlarının yanında durdu­ğundan orada daha çok kaldı. Bunun sebebini öğrenmek istedim ve bunu sordum. Bana:

    "Ona akrabalarımdan bir kadın küçük bir çömlek bal hediye etti. Hafsa da o baldan şerbet yaptı, Rasulullah (s.a.v.)'a içirdi." denildi Ben de:

    "Vallahi bunun için bir hile yapa­rım." dedim. Bunun üzerine Zem'a kızı Sevde'ye şöyle dedim:

    "Biraz sonra Rasulullah (s.a.v.) sana gelir. Yaklaştığında:

    "Ey Allah'ın Rasulü megafir[23] mi yediniz?" dersin. O da sana:

    "Hayır" der. Bunun üzerine sen de:

     "Ya sizden bana gelen bu koku nedir?" diye sorarsın. O da sana tabii:

    "Hafsa bal şerbeti içirmişti" diyecektir. Sen de:

    "Öyle ise o balın arısı. Onu Urfud ağacından toplamıştır" dersin. Bana geldi­ğinde ben de böyle diyeceğim. Safiye'ye sen de böyle söyle."

    Olayın cereyan tarzını Aişe (r.a.) şöyle anlatıyor:

    "Sevde dedi ki:

    "Vallahi çok geçmedi, Rasulullah (s.a.v.) kapımın önünde durdu. Ey Aişe, senden korktuğumdan bana emrettiğin sözü hemen Rasulullah (s.a.v.)'a söylemeye azmettim. Rasulullah (s.a.v.) Sevde'ye yaklaşınca:

    "Ey Allah'ın Rasulü megafır mi yediniz" demiş. O da:

    "Hayır" cevabını vermiş. Sevde:

    "Sizden bana gelen bu koku nedir demiş?" Rasulullah (s.a.v.) da:

    "Hafsa bal şerbeti içirmişti" buyurmuş. Sevde:

    "O balı arı, Urfud ağacından toplamıştır" demiş. Rasulullah (s.a.v.) benim odama dönüp geldiğinde, ben de böyle söyledim, Safıye'ye gittiğinde, o da öyle söylemişti. Sonra Rasulullah (s.a.v.) dönüp Hafsa'nın nöbetinde yanına vardığında, Hafsa:

    "Ey Allah'ın Rasulü, size bal şerbetinden içireyim mi?" dediğinde Rasulullah (s.a.v.):

    "Hayır, o bana lazım değil" buyurdu. Sevde bana:

    "Vallahi biz Rasulullah (s.a.v.)'a balı haram ettik" diyordu. Ben de ona:

    "Sus" dedim. (Hafsa hakkındaki hile ve tedbirimin duyulmasını istemedim.)"[24]

    Bu hadisi Buhari, Ferve'den (İbn Ebi'l-Meğra'), Müslim ise, Süveyd b; Said'den, her ikisi de Ali b. Müshir'den rivayet etmiştir.[25]

     

    ÖZELLİKLE F'Yİ OKUMANI İSTERİM.

    f- Abdullah İbni Rafı'den rivayet edildi:

    "Ben Allahü Teâlâ'nın, Tahrim: 66/1 ayetinden Ümmü Seleme'ye sordum, dedi ki:

    "Yanımda beyaz baldan bir tulum vardı. Rasûlullah (s.a.v.) onu çok severdi. Zaman zaman onu yerdi. Aişe (r.a.), Rasûlullah’a (s.a.v.) dedi ki:

    "O balın arısı, balını urfud ağacından almıştır." Rasûlullah (s.a.v.) bu yüzden balı kendisine haram kıldı. Bunun üzerine bu âyet indirildi. "[28]

     

    Kaynaklar

    23) Urfud ağacının zamkı

    24) Buhari; Talak: 5266, Müslim; Talak: 21 mükerrer/1474. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365-366.

    25) İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365-366.

    28) İbn Sa'd; İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.

     

     


    Harabat ehlini hor görme Zakir, defineye malik viraneler var...
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tarikat Şeyhi
    HolyOne
    HolyOne's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Haziran/2002
    Erkek
    Efendi bunu yazdı
    HolyOne bunu yazdı

    Dinler bu şeylere açıklama getirmezler, sadece uydururlar. eğer açıklama getiriyor olsalardı bir tane din yeterli olurdu.

    Örneğin bilim bu tip şeyleri evrimle açıklarken başka bir bilim dalı yoktur ki başka birşeyle açıklasın.

    Zaten en büyük tuzaklardan biridir, din öbür dünyayı açıklayabiliyor ama bilim açıklayamıyor derler. ikisinin açıklamasının sözlük anlamları farklıdır =) Eğer açıklamanın herhangi bir gözlem ve deneyle sağlaması yapılamıyorsa bu açıklama kafadan atmak anlamında açıklamadır. o şekilde birkaç dakikamı ayırıp ben de açıklarım öbür dünyayı hiç problem değil.

    Semavi dinler olarak kabul ettiklerimizin neden birden fazla olduğu konusu İslamiyet öncesindekilerin aslından başka yerlere kaymış olmasıdır. Dinin maksadı yol göstericilik olduğu için bunun aslından başka yere çekilmiş şekli yeni bir dini gerekli kılar. Hristiyanlıktaki Matta,Markus,Luka ve Yuhanna bir İncil'i meydana getirmiş haliyle okunuyor şu an. Ama Hz. İsa'dan önceki dinlerin peygamberleri ve Hz. İsa bile Tek yaratıcıyı tebliğ ederken değiştirilmiş İncil Hz. İsa'ya Baba,oğul ve kutsal ruh üçlemesinde ilahlık atfetmiştir. Bu yüzden de bir tek dinin tahrip edilmiş şekliyle kalması söz konusu olamaz. Bu yazdıklarım semavi dinlerle ilgili tabi ki. Geriye kalan çok ilahlı dinler semavi dinlerdeki tekliğe uymadığı için değerlendiremem.

    Gözlem ve deneyle açıklayamadı diye dini kabul etmemek ile dini açıklayamadı diye bilimi reddetmek arasında düz mantıkta bir fark yok. Kaldı ki İslamiyette bilimi reddetmek diye bir olay yoktur. İlim ile ilgili hadisler ve okumak, bilen ile bilmeyen arasındaki farklar ile ilgili ayetlerde mevcuttur. Ayrıca Evrim teorisinin maksadı gelişim sürecini makro ve mikro anlamda açıklamaya çalışmaktır. Canlının çevresiyle olan ilişkisine göre kendini adapte etmesi açısından İslamiyet bir itirazda bulunmaz. Çünkü her canlının yaşadığı çevreye göre yaratıldığı ve buna uyumlu şekilde yaşaması için vasıflar verildiği açıktır. Olay Makro Evrim kapsamında karışıyor aslında.

    Hocam önceki dinler yoldan sapmış olduğu için son peygamber bize geldi ondan sonra da din gelmedi diye öğretiyorlar size dimi? Sence sonradan din gelmedimi ? hayır tabiki geldi, 80 lerde 90 larda bile yeni birüsürü din çıktı çokça takipçisi olan. Sen kendi dinini gerçek gerisini yalan din olarak kabul edersen elbette ki muhammed son peygamberdir. Aynı şekilde sen 4 kutsal kitap derken, hristiyanlar 3 kutsal kitaptan bahseder seninkini iplemezler =)

    Ayrıca dincilerin evrimi kabullenmeye başlaması son birkaç yılda ortaya çıkan birşey. Evrimden aa hata yapmışız evrim yokmuş gibi bir ses çıkmayacağı artık yavaş yavaş kafalarında oturmaya başlayınca aynen dünyanın yuvarlaklığı, bigbang, güneşin dünyanın çevresinde dönmediği gibi şeyleri nasıl kılıfına oturttularsa evrimi de yavaş yavaş kitaba uydurmaya çalışıyorlar. fakat dinin evrimi kabul ettiğini savunuyorsan kitabı hiç okumadın derim. Ne mikro ne makro bakış açısı nede surenin ayetin başka anlama çekilmesiyle adem ve havvadan yaratılış hikayesine oturmuyor=)

     


    Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir!
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tnrsk
    Tnrsk's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Ağustos/2005
    Erkek
    Efendi bunu yazdı

     

     

     

    hocam kafam bulanık alıntı yaptıklarını pek anlayamadım ama anladığım kadarıyla şunları sorayım

    kuran tüm insanlığa hitap ederken peygamberin bi bal mevzusuna neden yer vermiştir diğer insanların bunu bilmesi okmu gerekli yani mevzu nedir   herneyse neden kuranda yer alıyo böyle bişey 

    ayrıca urfud ağacı nedir bilmiyorum eğer zararlı bişeyse neden kendine haram kılmışta diğer insanlara haram kılmamış bunun olayı nedir


    Defne hifa
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Efendi
    Efendi's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Nisan/2006
    Erkek
    HolyOne bunu yazdı
    Efendi bunu yazdı
    HolyOne bunu yazdı

    Dinler bu şeylere açıklama getirmezler, sadece uydururlar. eğer açıklama getiriyor olsalardı bir tane din yeterli olurdu.

    Örneğin bilim bu tip şeyleri evrimle açıklarken başka bir bilim dalı yoktur ki başka birşeyle açıklasın.

    Zaten en büyük tuzaklardan biridir, din öbür dünyayı açıklayabiliyor ama bilim açıklayamıyor derler. ikisinin açıklamasının sözlük anlamları farklıdır =) Eğer açıklamanın herhangi bir gözlem ve deneyle sağlaması yapılamıyorsa bu açıklama kafadan atmak anlamında açıklamadır. o şekilde birkaç dakikamı ayırıp ben de açıklarım öbür dünyayı hiç problem değil.

    Semavi dinler olarak kabul ettiklerimizin neden birden fazla olduğu konusu İslamiyet öncesindekilerin aslından başka yerlere kaymış olmasıdır. Dinin maksadı yol göstericilik olduğu için bunun aslından başka yere çekilmiş şekli yeni bir dini gerekli kılar. Hristiyanlıktaki Matta,Markus,Luka ve Yuhanna bir İncil'i meydana getirmiş haliyle okunuyor şu an. Ama Hz. İsa'dan önceki dinlerin peygamberleri ve Hz. İsa bile Tek yaratıcıyı tebliğ ederken değiştirilmiş İncil Hz. İsa'ya Baba,oğul ve kutsal ruh üçlemesinde ilahlık atfetmiştir. Bu yüzden de bir tek dinin tahrip edilmiş şekliyle kalması söz konusu olamaz. Bu yazdıklarım semavi dinlerle ilgili tabi ki. Geriye kalan çok ilahlı dinler semavi dinlerdeki tekliğe uymadığı için değerlendiremem.

    Gözlem ve deneyle açıklayamadı diye dini kabul etmemek ile dini açıklayamadı diye bilimi reddetmek arasında düz mantıkta bir fark yok. Kaldı ki İslamiyette bilimi reddetmek diye bir olay yoktur. İlim ile ilgili hadisler ve okumak, bilen ile bilmeyen arasındaki farklar ile ilgili ayetlerde mevcuttur. Ayrıca Evrim teorisinin maksadı gelişim sürecini makro ve mikro anlamda açıklamaya çalışmaktır. Canlının çevresiyle olan ilişkisine göre kendini adapte etmesi açısından İslamiyet bir itirazda bulunmaz. Çünkü her canlının yaşadığı çevreye göre yaratıldığı ve buna uyumlu şekilde yaşaması için vasıflar verildiği açıktır. Olay Makro Evrim kapsamında karışıyor aslında.

    Hocam önceki dinler yoldan sapmış olduğu için son peygamber bize geldi ondan sonra da din gelmedi diye öğretiyorlar size dimi? Sence sonradan din gelmedimi ? hayır tabiki geldi, 80 lerde 90 larda bile yeni birüsürü din çıktı çokça takipçisi olan. Sen kendi dinini gerçek gerisini yalan din olarak kabul edersen elbette ki muhammed son peygamberdir. Aynı şekilde sen 4 kutsal kitap derken, hristiyanlar 3 kutsal kitaptan bahseder seninkini iplemezler =)

    Ayrıca dincilerin evrimi kabullenmeye başlaması son birkaç yılda ortaya çıkan birşey. Evrimden aa hata yapmışız evrim yokmuş gibi bir ses çıkmayacağı artık yavaş yavaş kafalarında oturmaya başlayınca aynen dünyanın yuvarlaklığı, bigbang, güneşin dünyanın çevresinde dönmediği gibi şeyleri nasıl kılıfına oturttularsa evrimi de yavaş yavaş kitaba uydurmaya çalışıyorlar. fakat dinin evrimi kabul ettiğini savunuyorsan kitabı hiç okumadın derim. Ne mikro ne makro bakış açısı nede surenin ayetin başka anlama çekilmesiyle adem ve havvadan yaratılış hikayesine oturmuyor=)

     

    80'ler veya 90'larda gelen dinin Semavi dinler açısından hangi eksiği tamamlamış olduğu ya da hangi tahribi düzelttiğinden bahsedilebilir? Semavi dinlerin peşpeşe olmasının manası da eksiği ve tahrip edilmeyi düzeltmektir. Ha dersin ki din diye kabul ettikleri İslamiyet coğrafyası dışındadır ve düşünüş biçimlerindeki ilahlık bambaşkadır o ayrı mesele. Ama o din adını verdikleri inanç sitemi Semavi dinleri tamamladı dersen o zaman eksik görülen yerlere bakIlabilir.

    Hocam, dinciler dediğin inananların evrimi son birkaç yılda kabullenmeleri diye bir şey söylemek için Evrim Teorisinin ortaya atıldığı zaman ile İslamiyetin doğuşu arasındaki zamanı baz almak gerekir. Evrim Teorisinden önce de doğadaki uyumdan, yörüngeden, yaşamın su ile başlamasından bahsediliyordu zaten. Son birkaç yıldaki kabullenme dediğin de Evrim Teorisinin sırf bir yaratanın olmadığına kanıt olarak(!) kullanılmasından kaynaklanıyor. Ki olay ilkel çorbadan giriyor, mikroorganizmadan dolanıp karaya çıkış kanatlıların gelişimi filan derken makro evrim alıp başını gidiyor. 

    kitabı okumadığım ve Adem ve Eşiyle ilgili olarak da yukarda yazdığım gibi çevreye uyumlu şekilde YARATILMASI söz konusudur. Dünya önceden insanın ve canlıların istifade edebileceği şekilde yaratılmıştır. Adem ve eşinin yaratılması ise bu dünyadaki topraktan(balçık) meydana gelmiştir. Sonrasında çöle deve, kutuba ayı, suya balık. 

    Evrim konusunda ise her zaman atlanan bir kısım var ki ilk canlılığa her ne sebep olduğu ise atlanıyor. Bugün ilkel çorbadan bahsedilip ilk canlının nerden geldiği söylenemiyor, kimileri bir gök taşından aminoasit ile yıldız tozundan diyor göktaşının yaratılması ya da nerde ve nasıl ortaya çıkarıldğından bahsetmiyor. Evrim teorisi neden sonuç ilişkisinde başlangıcı es geçmeyi yeğliyor yani. Bu şekilde düşünüp ilki arayınca olayın ne boyuta geldiğini düşünelim bence. 

    Konumuz bu değil ama benim de cevabını merak ettiğim konuların başında özellikle kanat organın nasıl ortaya çıktığı ve bu kanatlı canlıyı uçmaya iten etkenin ne olduğudur. canlı hangi bilinç ile uçmaya gereksinim duymuştur? Gökyüzünde süzülmek bir tesadüfi bir buluş mudur mesela? 


    Harabat ehlini hor görme Zakir, defineye malik viraneler var...
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Efendi
    Efendi's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Nisan/2006
    Erkek
    Tnrsk bunu yazdı
    Efendi bunu yazdı

     

     

     

    hocam kafam bulanık alıntı yaptıklarını pek anlayamadım ama anladığım kadarıyla şunları sorayım

    kuran tüm insanlığa hitap ederken peygamberin bi bal mevzusuna neden yer vermiştir diğer insanların bunu bilmesi okmu gerekli yani mevzu nedir   herneyse neden kuranda yer alıyo böyle bişey 

    ayrıca urfud ağacı nedir bilmiyorum eğer zararlı bişeyse neden kendine haram kılmışta diğer insanlara haram kılmamış bunun olayı nedir

    Hocam şimdi elçinin hayatı ve kendisine verilen kitap ile maksat insanların örnek almasıdır. Yukarda bahsettiğimiz mevzunun sonucunda ayet indi meslela. Allah, elçisine diyor ki benim sana helal kıldığımı sen nasıl oluyor da eşlerin hoşnut olsun diye haram ediyorsun kendine? Biz bu ayeti okuduğumuzda anladığımız Allah'ın kendisine helal kıldığını kişi kendine haram etmemelidir. Bunu da kitap verdiği bir peygamberin hayatı üzerinden iletmesi gayet doğaldır. Peygamberden bahsetmeyip Kureyş kabilesinden herhangi birinin hayatını misal vermek ne kadar etkili olurdu? O zaman da denilecekti ki madem kitap bu peygambere geldi misal neden başkası üzerinden veriliyor. Kısacası ayetler Allah ile peygamber arasında olduğu için peygamberin hayatı esas alınıp diğer müslümanlara yol gösterilmiştir. 

     

    Hocam Urfud bir ağaç. Peygamber eşleri arının bal kaynağı olarak onu göstermişler. Yani müslümana haram edilecek bir olay yok ve keyfi olarak da peygamberin bir müslümana bir şeyi haram etmesi söz konusu değildir. Yani o ağaçtan arının faydalanmasıyla insana bir çeşit hastalık bulaşmamış. O yüzden de öyle haram etmek ya da uzak tutmak gibi bir davranış içine girilmemiştir. sadece peygamber eşleri ağız birliğiyle Hz. Muhammed'in hanımı Hafsa'nın yanında kalması mevzusunu öğrenmek için yapmışlardır. Ayrıca Hz. Muhammed bu olaydan sonra kaynaklara göre 29 gün eşlerinden ayrı kalmıştır. Cinsel hayatını ön plana atan kimselerin hiç değinmediği konudur bu.


    Harabat ehlini hor görme Zakir, defineye malik viraneler var...
Toplam Hit: 4074 Toplam Mesaj: 68