folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Kenevir Beraat Etmeli Mi?



Kenevir Beraat Etmeli Mi?

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Böcüklerin Efendisi
    krypt
    krypt's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Mart/2004
    Erkek
    glaurung bunu yazdı

    ölümsüzlük bulunacak yakında, telomeraz adlı enzimi 2009da buldular 2010da piyasaya cıkan ilaç 6 aylıgı 4000dolar ve 140 yaşına kadar yaşamayı saglıyor, şuanki durumda yıpranma sadece yavaşlatılabiliyor, şayet bir kanser hücresinin telomerini onarma mekanizması insana aşılanabilirse, insan binlerce yıl yaşayabilecek, nufüs hızla artacak, tarım sadece arıtılmış cam kafeslerde yapılabilecek, o yüzden arsa alın . Evet bilimden başladık ekonomiden bitirdik =D

    Kanser hücresinin "telomerini onarma mekanızması (?)" insana aşılanabilirse o insan kanserden ölür hocam.


    while (1<2)
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    _PesimisT_
    _PesimisT_'s avatar
    Kayıt Tarihi: 27/Nisan/2008
    Erkek
    wordros bunu yazdı
    _PesimisT_ bunu yazdı

    Yazıyı okurken bu bizim kenevir mi lan dedim... Bu kadar yararlı başka bişey var mı a.q. Bu kadar yararı, kullanım alanı varsa sivil toplum örgütü kurup kurtaralım hatta :)

     

    Eğer gerçekse çok garip bişey yasaklanması...

     

    Anlatıyoruz işte pesimist kardeşim Kafa Yapıcı Bir Madde olduğu içinki bunu üzülerek söylüyorum. YASAK. Ama bence bununda zamanla önüne geçilerek yararlı bir şekilde kullanılmasına olanak sağlıyacak devletimiz.

    O zamanda bulmakta zorlanırız... Osırganotu neye yarar diye düşündüğümüz dönemlerde köyde hertaraf ısırganotuyla kaynıyordu. şimdilerde numunelik bulamıyoruz... Belki işler bu şekilde ilerliyordur...


    Bu dahil; tüm genellemeler yanlıştır! Yolcu; Kendi Yolunda.... Şükür biz Allahtan başka sahibi olmayanlarız!
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    glaurung
    glaurung's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Temmuz/2011
    Erkek
    KrypT bunu yazdı
    glaurung bunu yazdı

    ölümsüzlük bulunacak yakında, telomeraz adlı enzimi 2009da buldular 2010da piyasaya cıkan ilaç 6 aylıgı 4000dolar ve 140 yaşına kadar yaşamayı saglıyor, şuanki durumda yıpranma sadece yavaşlatılabiliyor, şayet bir kanser hücresinin telomerini onarma mekanizması insana aşılanabilirse, insan binlerce yıl yaşayabilecek, nufüs hızla artacak, tarım sadece arıtılmış cam kafeslerde yapılabilecek, o yüzden arsa alın . Evet bilimden başladık ekonomiden bitirdik =D

    Kanser hücresinin "telomerini onarma mekanızması (?)" insana aşılanabilirse o insan kanserden ölür hocam.

    senin mantıgına göre hücredeki genetik meteryali bloklayan antibiyotiklerin insanı öldürmesi gerekiyordu ? 

    önemli olan zararlı olan etkeni işine yarayacak şekilde çevirip kullanabilmendir.

    uykm gelmedi madem anlatayım

    1)Bilimsel

    Hücrede kromozom uçlarında telomer adı verilen yapılar bulunur, tabi bu yapı yalnızca okaryot hücrelerde bulunur, prokaryotlarda genetik meteryal çember şeklinde oldugundan ucu yoktur, dolayısıyla prokaryot hücreler sonsuza kadar bölünse de telomerleri olmadığından bölünme yeteneğini körelmez, bugun dünyadaki tüm bakteriler ilk bakterinin bir parçasıdır

    Hücredeki bu meteryal her bölünme sonucu eskir, bu eskime kimyasal maddeler radyoaktif etkenler ve stres gibi olguların telomeri tamir eden telomeraz adlı enzimi baskıladığı bunun sonucunda hücrenin ömrünü dolayısıyla da canlının ömrünü kısalttıgı görülmüştür.

    Telomeraz adlı enzim ise eskime 50 birimse normal tamirin 20 oldugu olguyu 30a çıkartıyor, ancak bir gün bu tamir eskimenin önüne geçtiğinde yani 50 eskirken 51 tamir edilebilirse, ozaman insanlar yaşlanmayacak.

    Normal bir hücre 100 kere bölünebilirken, kanser hücresi milyonlarca kez bölünebilir, kanser zaten kontrolsüz çogalmak demektir, bu verimli çoğalmayı insan hücresine kontrollü bir şekilde entegre edebilirsek, örnegin belirli kürlerle telomeraz alımı gibi, ozaman çözüme ulaştık demektir

    2)Toplumsal

    Hızla artan tüketimin önüne geçebilecek devlet politikalarının yoksunlugu hatta nufus artısını tesvik eden beyinsiz politikacıların varlıgı nedeniyle dünya hızla geri dönüşü gidişinden 100kat yavaş olan bir sürece girmekte bu durumda ortaya ölümsüzlüğün getirdiği bazı sorunlar ve çözümler ortaya çıkacak :

    a) ölümsüzlük belirli bir elit kesme verilecek, bu elit kesim önce zenginler ardından siyasetçiler ve bilim adamları olacak, diğer kesimden saklanacak bu özellik toplumda büyük değişim getirmeyecek.

    b)ölümsüzlük çocuk yapmamayı garanti eden her insan için bir hak olacak.

    Her iki durumun da sonucu insan kültürünün her bir insana yeniden aktarılması içing ereken zamandan kazanç sağlayacak, yani iyi bir mühendis 25yılda yetişiyor, ve 50sene hizmetten sonra ölüyor, oysa ölümsüzlükle gelecek olan aktarım her 80 yılı 25 yıl öğrenme ve büyüme aşamsından kurtaracak, dolayıısyla bilim ivme kazanacaktır.

    3)Ekonomik

    Her ne kadar kontrol altına alınmak istense de dünya nüfusunun artışı talebi körükleyecek, bu durumda arazi fiyatları artacak, tarım yapılabilen arazilere ise devletler el koymak zorunda kalacakalr, insani kültür birikiminin savaşları körüklemesi beklenmese de insani duyguların 100yıldan sonra tecrübe edilememsinin belirsizliğiyle gelebilecek olan savaşlar veya toplumsal karışıklıklar gıda ve enerji fiyatlarını arttırabilir, kaynağa ulaşım zorlaştıkça oluşan kısır döngü insanlığa ağır bir sınav verdirebilir.

    Bize düşen nedir peki dersek ?

    Bize düşen bilime dört elle sarılmaktır, zira bugün odtüde bile makine yardımıyla genetik meteryal yazılabiliyor, bugün birçok devletin teknolojik gelişmeleri kullanıp sadece bazı genetik özellklere sahip insanları öldürebilecek veya kısırlaştırabilecek virüsler yazdığı biliniyor, öyle bir virüs düşününki sadece arapları öldürüyor, ve bu virüsü radikal bir yahudii geliştiriyorsa, tüm dünyadaki araplar 15 gün içersinde tarihten silinir.

    Aynı şey yahudiler için de geçerlidir, kim bilime daha fazla sarılırsa o hayatta kalır. Götüm götüm kabe etrafında dönmek kurtarmayacak, ya da sıçtıktan sonra götlerini yıkamaları ve avrupayı götünü yıkamıyor diye eleştirmeleri onları kurtarmayacak..

    Seviye düşüşü için üzgünüm. Feyz almanız dileğiyle.

     

    glaurung tarafından 16/Tem/13 03:00 tarihinde düzenlenmiştir
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Dentist
    Dentist's avatar
    Kayıt Tarihi: 09/Ocak/2009
    Erkek

    Çok yararlı bir yazı olmuş hocam ellerine sağlık

  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    SiyahBeyaz
    SiyahBeyaz's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Aralık/2010
    Erkek
    glaurung bunu yazdı

    ölümsüzlük bulunacak yakında, telomeraz adlı enzimi 2009da buldular 2010da piyasaya cıkan ilaç 6 aylıgı 4000dolar ve 140 yaşına kadar yaşamayı saglıyor, şuanki durumda yıpranma sadece yavaşlatılabiliyor, şayet bir kanser hücresinin telomerini onarma mekanizması insana aşılanabilirse, insan binlerce yıl yaşayabilecek, nufüs hızla artacak, tarım sadece arıtılmış cam kafeslerde yapılabilecek, o yüzden arsa alın . Evet bilimden başladık ekonomiden bitirdik =D

    hocam şayet trafik kazasında öldü o zaman ne olur yada ölür mü yani ?

  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    XanTos
    XanTos's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Nisan/2007
    Erkek

    Kim bilir, belki de bunlar birileri tarafından bilindiği için kenevir sadece "uyuşturucu" olarak gösteriliyordur...

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unix
    Andrei
    Andrei's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 11/Aralık/2008
    Erkek

    ben olaya ekonomik acıdan bakıyorum ve okumus oldugum kitaptan bir sayfayı alıntılıyorum :

    "...İran, 1969 yılında topraklarında hashas tarımının tekrar yapılmasına izin vermisti.

    İlginctir, bu kez Türkiye hashas ekimini yasaklıyordu.

    Türkiye, önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. Afyon üretiminde DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜYDÜ. MİLYONLARCA DOLARLIK geliri vardı. 90 bin aile hashas ekimiyle geciniyordu. Bu aileler, Toprak Mahsülleri Ofisi'ne 1967'de 119 ton, 1968'de 125 ton, 1969'da 128, 1970'de 63 ve 1971 yılında da 149 ton afyon satmıslardı.

    Anadolu'da üretilen afyon, hem dünya ilac pazarında, hem de uyusturucu piyasasında cok iyi para ediyor, kapıs kapıs gidiyordu. Türk afyonu cok kaliteliydi. Diger ülkeler 100 kilo afyondan 10 kilo eroin saglarken, Türk afyonundan 13-15 kilo "ürün" elde ediliyordu.

    "Esmer Altın" afyon icin, tehlike sinyalleri Anadolu'ya cok uzak bir yerden, Amerika Birlesik Devletleri'nden gelmsti. Amerikan Narkotik Büro Şefi M. John Cuzacks söyle diyordu :

    "Amerika'da tüketilen eroinin yüzde 80'i, ülkemize Fransa'dan sokulmaktadır. Bu eroinler ise Türkiye'deki hashas tarlalarından elde edilen afyondan yapılmaktadır."

    Yani, Türkiye'de hashas ekimi yasaklanmalıydı !

    Amerikan kamuoyunda Türkiye aleyhtarı bir hava oluşturuldu. Amerika, Vietnam Savası'ndan dönen askerlerinin ve hayata yabancılasan gencliginin neden uyusturucu kullandıgıyla degil, kendisine "kosulsuz baglı müttefiki"yle ugrasıyordu...

    Türkiye'ye karsı yıpratma savası baslatıldı. Amerika'nın gücü, ne "eroinin baskenti" Marsilya'daki eroin laboratuvarlarının yok edilmesine, ne de afyon kacakcılarının merkezi, "altın hilal" (İran, Pakistan, Afganistan) ve "altın ücgen"e (Laos, Tayland, Birmanya) yetiyordu.

    Türkiye, Amerika'nın istegine karsı koyamıyordu. Önce afyon ekilen illerin sayısı azaltıldı. 1961'de ekim yapılan il sayısı 35 iken, 1970'de bu sayı 7'yle sınıylandırıldı. Basbakan Süleyman Demirel'e yogun baskılar vardı. Demirel, "iki arada bir derede kalmıstı".

    Basbakan Demirel Ispartalı, Maliye Bakanı Mesut Erez Kütahyalı'ydı. En cok hashas üretilen Isparta, Kütahya, Afyon, Denizli, Usak ve Burdur illeri, aynı zamanda AP'nin oy deposuydu. Basbakan Demirel, yasaklamaya karsı direniyordu.

    Öte yadan, Amerika Birlesik Devletleri'nde secimler yaklasıyordu. Baskan Nixon'un tek umudu, "Amerikan gencligini uyusturucudan koruma" propagandasıydı.

    Ve 12 Mart askeri darbesinin basbakanı Nihat Erim, Anadolu'nun binlerce yıllık geleneksel bitkisi afyonun ekimini yasaklayan kararı ilan etti...

    Kuskusuz, Türkiye'de afyon üretiminin yasaklanması, dünyada gitgide yayılan eroin tutkusunu azaltmadı. Ancak bunun ne önemi vardı. Önemli olan, Nixon'a secim kazandıracak bir sovdu !.."

     

    Behcet Cantürk'ün Anıları

    Sayfa 25-26


    %40 indirimli olarak "Centos Sistem ve Sunucu Yönetimi" adlı kitabımızı satın alarak, Linux üzerine yapılacak olan devam projeleri icin destekte bulunabilirsiniz : http://www.hepsiburada.com/centos-sistem-ve-sunucu-yonetimi-oku-izle-dinle-ogren-p-KKODLAB01579
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Bonibon
    Bonibon's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Mayıs/2012
    Erkek
    glaurung haci antibiyotikler haploid dna spesifik olduklari icin oyle bisey olmaz yani arkadasin dedigi de mantiksiz degil surekli bolunebilme yetenegi olan bir hucre ne kadar az malformasyona ugramis olsa da kanser hucresi sayilir

    om mani padme hum
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Poet
    Poet's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Mart/2011
    Erkek

    her türlü işe yarar bu meret,yasak olması hata


    Ben de Özledim http://www.youtube.com/watch?v=ZKuF5ElELgU Dağılmayın lan çok yalnızım
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Böcüklerin Efendisi
    krypt
    krypt's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Mart/2004
    Erkek

    Genetik materyali bloklayan antibiyotik (?). Genetik materyal ne her şeyden önce? DNA? Öyleyse antibiyotik locus specific olacağı için bloklayacağı bölge bakteriye özgü olacaktır. Dolayısıyla insanı etkilemeyecektir. Bu örneğin telomer örneği ile yakından uzaktan alakası yok, dolayısıyla benim mantığımla bir alakası yok.

    Telomer genetik materyal değildir herşeyden önce. Non-sense bölgedir. Bu örnekte herhangi bir enfeksiyon durumu söz konusu değil. Eğer sen telomerin kısalmasını engellersen, o hücrenin kontrolsüz çoğalmasına neden olursun. Kanser dediğimiz şey bu zaten. Telomerlerin kısalmasını engelleyen, hücre bölündükten sonra eksilen kısmı tamir eden telomeraz dediğimiz bir enzim var. Bu enzim embriyoda çok yüksek seviyede mevcut, bu sayede embriyonik hücreler sürekli bölünüp canlıyı oluşturabiliyorlar. Yine bu enzim, kanser hücrelerinin ölümsüz olmasının sebebi. Ayrıca, çok sık bölünmesi gerelen hücrelerde de telomeraz seviyesi yüksek. Ancak, çoğu somatik hücrede telomeraz seviyesi oldukça düşüktür hatta yoktur. Telomeraz kullanılarak canlının yaşam süresini arttırmak bilimadamlarının aklına geleli yıllar oluyor. Lakin, somatik hücrelerde yüksek telomeraz aktivitesi kanser oluşumuyla ciddi derecede ilişkili olduğundan elleri kolları bağlı bakıyorlar. 

    Ayrıca telomerin ve telomerazın yaşlanma ile alakası hala kesin değil, tartışmalı bir konudur. Açıkça, telomeraz aktivitesi - kanser - yaşlanma üçlüsü ile ilgili daha fazla etken, gen var. Bunların yanı sıra telomerazın pek çok farklı hastalıkla hatta depresyonla bile ilgisi olduğu biliniyor.

    Hepsini geçtim, diyelim telomerin kısalması engellendi, kansere sebep olmadı, peki DNA degredasyonu ne olacak, oksidatif stres ne olacak?

    Ölümsüzlük hayallerine kapılmayın boşuna. Eğer mümkünse bile siz öldükten çoooooooooook sonraları mümkün olacaktır.

    krypt tarafından 16/Tem/13 03:29 tarihinde düzenlenmiştir

    while (1<2)
Toplam Hit: 11305 Toplam Mesaj: 89