Türkçe Ve İngilizce Dillerinin İfade Gücü
-
Milletleri, yani Türk olduğunuzu yada kültürünüzü falan bir kenara bırakırsak ; İngilizce'nin basit olduğundan dolayı ifadeleri taşımakta Türkçeden daha güçlü olduğunu düşünüyorum (yanılabilirimde). Bununla ilgili çalışmalar var mıdır ?
Yada sizlerin fikirlerini merak ediyorum.
---
Bu konuyu anlatmak, açıklamak çok zor. En basit örnekle vermek gerekirse ; Türkçede mimikler, ses tonu daha önemlidir, duyguyu bu yansıtır. Fakat ingilizcede , dil yapısı nedeniyle kelimelerin tonlanması daha önemlidir.
Duyguyu iyi yansıtan 2 örnek vermem gerekirse ;
http://www.youtube.com/watch?v=xwT60UbOZnI
Diğeride Haluk Bilginerin, her dinlediğimde tüylerimi diken diken eden konuşmasıdır ;
http://www.youtube.com/watch?v=Q1wGfz4_epg
-----
Konuya örnek verebileceğim 2 video buydu. Belki anadilim olduğu için fark edemiyorum ama İngilizce'de kelimelerin söylenişi falan önemliyken , Türkçe'de daha farklı durum söz konusu gibi.
Yani , İngilizce dili duyguları iletme açısından daha etkin gibi geliyor. NE düşünüyorsunuz ? Bu yüzlerce yıllık sömürge ve dünayda en yaygın dil olması (binbir farklı kültürdeki edebi eserler falan gelişmesine katkı sağlamıştır).
Not : Milli olayı, kültürü ve konuşan kişinin ırkını vs.. atıp dil yapısına göre konuşmak istiyorum ama bunun araştırmalarınıda bulamadım, videolarında bunları objektif olarak ele almak çok zor.
Fakat dil bilimci vs.. arkadaşlar vardır merak ettim nedir ne değildir bu konu.
Olay tam olarak şu : dilin yapısına göre , duyguyu taşımak hangi dilde daha kolaydır ?
(dipnot : evet iletişimin %7'si kelimelerdir biliyorum)
-
ARaştırıyorum, bulduğum dökümanları, makaleleri, materyalleri buradan ekleyeyim
---
Burada Türkçe'nin beyini daha fazla yorduğunu söylüor. Düşünürsek , beyin algılamakta zorlanıyor (tabi milisaniyelerden bahsediliyor) ve beyni zorlamak duygu aktarımı konusunda ne gibi bir olayı gerçekleştirir bilemiyorum. Aklıma sitede mili saniyeler kazanmak geldi. Hissedilecek fark olmuyor gibi düşünsekte, siteyi komple performanslı yazmak azda olsa birşeyleri hissettiriyor.
http://www.haberturk.com/polemik/haber/698389-hangisi-daha-zor-turkce-mi-ingilizce-mi
Duygu aktarımını zorlaştırabilir bu gecikme ve yük.
----
edit : http://hypertextbook.com/facts/2001/JohnnyLing.shtml İngilizce'de bilimsel terimler dahil olmak üzre 1 milyonun üzerinde kelime olduğu söyleniyor.
Türkçede ise 77 bin kelime olduğu yazılmış : http://blog.milliyet.com.tr/turkcede-kac-sozcuk-var-/Blog/?BlogNo=271477
Şurada da kaç tanesi Türkçe, kaç tanesi diğer dillerden var eleman yazmış : http://www.turkdiliveedebiyati.com/serbest-kursu/dilimizde-kac-tane-turkce-kelime-var/msg8585/?PHPSESSID=42a81e82c6bfddfdecfd2919fd22820e#msg8585
Ayrıca adam Türkçe'nin zayıfladığını düşünüyor (ve zayıflatıldığını) : http://www.soruegitim.com/ingilizce-turkceden-zengin-midir/
Ayro tarafından 30/Ara/12 18:02 tarihinde düzenlenmiştir -
Baska dilleri daha fazla tanidikca ben sahsen Turkcede bazi anlamlari vermenin daha zor oldugunu dusunmeye basladim.
-
Seni bilmem ama ben sahsen kendimi ingilizce ile daha iyi ifade edebiliyorum.
Belkide yillardir adam gibi dogru duzgun Turkce konusamamdan kaynakli bir sorun diye dusunuyorum.
-
sniperscope bunu yazdı
Seni bilmem ama ben sahsen kendimi ingilizce ile daha iyi ifade edebiliyorum.
Belkide yillardir adam gibi dogru duzgun Turkce konusamamdan kaynakli bir sorun diye dusunuyorum.
Hocam ingilizce sunum yapacaktım. Herşeyi hazırladım (yazıları falan) ve 1 hafta anlatıma odaklandım. Kameraya çektim. Beğenmediğim yerleri sildim, düzelttim yada birşeyler ekledim. Sonra beden dili, ses tonu vs.. ile uğraştım. En sonunda beğendim (ki sınıfın en iyi sunumu seçilmişti).
Sonra merak ettim, Türkçe yapayım dedim. Aynı duyguları, tonlamaları verebilecekmiyim diye.Sonuç hüsran. Türkçe konuşan biri olarak kendimden utandım. İngilizce'de daha iyi ifade edebiliyorum. Anlatım daha güçlü.
Sonra baya bi çalıştım ama yok. İngilzce söylediğim gibi duygu yüklü söyleyemiyorum. Niye hiçbir fikrim yok. Fakat İngilzice daha rahat ifade ediyorum. Tonlamarı ve konuşmaları daha rahat yapabiliyorum.
-
Şöyle düşün;
İnsan yeni tanıştığı birisiyle yolda karşılaşsa ne yapar? Konuşur hal hatır sorar vs. Halbuki hergün karşılatığın eski bir arkadaşınla karşılaşsan, sadece " Ne haber " tarzında bir el hareketi yaparsın, o da " İyidir " anlamında başını sallar geçer gidersiniz.
Şimdi ingilizce Türkçe ye göre çok genç bir dil olduğu için ayrıntılı bir yapısı var. Bu ifade çeşitliliği sağlar. Halbuki aynı şeyi Türkçe de tavır la sağlarsın.
Ayrıca konuştuğumuz Türkçe nin ne kadar Türkçe olduğuda tartışılır. Örnek vermek gerekirse, başım ağrıyor, dişim ağrıyor, böbreğim ağrıyor... Halbuki ağrı-sancı-sızı- yangı vs. Çok farklı ifedelerdir. Yani esas sorun, dilimizi doğru dürüst konuşamamaktır.
-
hocam fakat Türkçe yani ural-altay kolundan gelen ve alfabe devriminden sonra gelen Türkçe çok yeni.
-
zumsuk bunu yazdı
hocam fakat Türkçe yani ural-altay kolundan gelen ve alfabe devriminden sonra gelen Türkçe çok yeni.
Alfabe ile dili karıştırma. Harf İnkılabı ile yapılan sadece alfebe değişikliği, dil değişikliği değil. Sarayda ki " Osmanlıca " denilen kırma bir tarafa bırakılırsa, Halk herzaman yalın Türkçe konuşmuştur. Yoksa 700 yıl öncesinden seslenen Yunus Emre yi bugün hepimiz nasıl anlardık?
-
Hocam Arapça ile Türkçe farklı konu da ; şu an Çince'ye geçsek, Osmanlı ve Türkçe'den pek birşey kalacağını sanmıyorum.
Yani dilin, duygularımızı aktarması Çince'nin yeteneğine bağlı olacak. Türkçe ve Osmanlı'nın değil.
Burada bahsettiğim nokta bu. İngilizce ve Türkçe'nin duyguları aktarmadaki rolleri.
İŞin ilginci bu konuda düzgün makale, tez, birşey bulamadım. Eğer bu konuda okuyan arkadaşlar varsa ; güzel bitirme projesi, tez mez olabilir. Hem bizde yararlanırız.
-
Benimde ingilizcesi yada herhangi ikinci dili süper olanlara bir sorum var. Sonradan öğrenilen bir dil anadilin yerine geçebiliyormu. Düşünürken türkçe kullanmamaya ne zaman başlıyorsunuz.
-
Bu konuda oktay sinanoğlunun kitaplarını şiddetle öneririm,
Türkçe matematiksel bir dildir. Mantık üzerine kuruludur çoğu dilin aksine öznel ifadeleri bile kolayca açıklayacak sistemleri vardır. Eğer ana dili türkçe olan biri kendini bir konuda ifade edemiyorsa o konuda yeterli bilgisi olmadığını gösterir, sorun Türkçede değildir. Ancak bir dilin verimliliği ve üretkenliği onu kullananların reel yaşamdaki üretkenliğiyle doğru orantılıdır. Yani bu şekilde yatarak üretmeyerek, kendi dilinden ve kültüründen nefret ederek geçirdiğimiz yıllar, türkçenin dahada kaybolacağını düşündürüyor.
