Türkçe Ve İngilizce Dillerinin İfade Gücü
-
rebellisch bunu yazdı
Benimde ingilizcesi yada herhangi ikinci dili süper olanlara bir sorum var. Sonradan öğrenilen bir dil anadilin yerine geçebiliyormu. Düşünürken türkçe kullanmamaya ne zaman başlıyorsunuz.
Evet geciyor.
Ornek; ben.
-
Günlük konuşma diline ve düşük eğitime bakarsak 2 dil de aynı gibi. Ama kullanılan kelime sayısı açısından değerlendirirsek biz günde ortalama 200 farklı kelime kullanıyorsak ingilizcede 400 oluyor ve neredeyse her durumu niteleyen sıfatlar üretmişler. Örnek verirsek ambidextrous kelimesi 2 elinlede yazabilen insanlar için kullanılan bir sıfat ve daha bu şekilde binlerce farklı durum mevcut. Edebiyatçılarda edebiyat dilinde ingilizceyi çok güçlü bir dil olarak görürler bunu dikkate alarak ifade gücü kendi dilimizden daha yüksek diyebiliriz tabi yinede kullanan kişiden kişiye değişir durum.
Nobel tarafından 30/Ara/12 21:43 tarihinde düzenlenmiştir -
sniperscope bunu yazdırebellisch bunu yazdı
Benimde ingilizcesi yada herhangi ikinci dili süper olanlara bir sorum var. Sonradan öğrenilen bir dil anadilin yerine geçebiliyormu. Düşünürken türkçe kullanmamaya ne zaman başlıyorsunuz.
Evet geciyor.
Ornek; ben.
bir dile hakim oldugun zaman dusunme modu devreden cikiyor hatta ceviri yaparken bile dusunmuyorsun o dereceye kadar gelebilmen icin surekli gunluk hayatta konusman gerekiyor farkli bir dili.
-
kafkafkaf bunu yazdı
Bu konuda oktay sinanoğlunun kitaplarını şiddetle öneririm,
Türkçe matematiksel bir dildir. Mantık üzerine kuruludur çoğu dilin aksine öznel ifadeleri bile kolayca açıklayacak sistemleri vardır. Eğer ana dili türkçe olan biri kendini bir konuda ifade edemiyorsa o konuda yeterli bilgisi olmadığını gösterir, sorun Türkçede değildir. Ancak bir dilin verimliliği ve üretkenliği onu kullananların reel yaşamdaki üretkenliğiyle doğru orantılıdır. Yani bu şekilde yatarak üretmeyerek, kendi dilinden ve kültüründen nefret ederek geçirdiğimiz yıllar, türkçenin dahada kaybolacağını düşündürüyor.
Arkadas gayet guzel soylemis eklemek isterim...
Ben turkceyi cok iyi bilin veya en az 7 8 dil bilen birisi degilim hic bir dilide anadilim gibi konusamiyorm ama ogrendiklerimden yola cikarak belkide kendi dilim oldugu icin maymunum bana guzel gelecek ama
Nize turk sairler tanidik 4 satirina 1 kitap yazilabilecek nice sozler ogrendik tarif edilemeyecek,
3 4 satirlik bir sigiri aciklarken 3 aylik edebiyat dersimiz biterdi, bunlari sizlerde biliyosunuz...
Hocalarima sordugumda ise bu aslinda pek guzel birsey degilmis, yani bir dilin kalitesini dusuruyomus acmam gerekirse
Bir dilde bir kelime birden cok anlama gelirse vE bu nekadar cogalirsa dilin kalitesi dusermis, bunuda tarih de ogrendik .Sira, resimlerden daha duzenli yazilara dogru (yani misir alfabesiyle suanki en iyidurumda olan latin alfabesi), bu durum arapcadada var hatirlarsiniz eski bir Kur'an bulunmustu sirf noktalama isaretleri olmadigi icin bir kelimenin 30 farki anlama gelebilicegi soylendi ve bu bir kitaba yukseltgendiginde....
Zaten ogle degilmi bi cumleyi bir cok kisiden farkli sekilde soylenir ama neyse konu bu degil
Dilimiz incelendiginde okadarda kaliteli degil..Ama! Onlarin incelemesine gore
Yoksa dilimizin bogle ZOR olmasinin bir cok guzel yani var,
Sonucda diller evrensellik kriterine gore yargilanir yani kolaymi herke ogrene bilirmi!ama ben adama su boruSU dedigimde devreleri yandigindan bizim dilimiz tabikide adi sayilabilir ama bir baligi agaca cikma yetenegine gore yargilayamassin?..
imla hatalarim icin ozur dilerim...
erebos tarafından 30/Ara/12 21:51 tarihinde düzenlenmiştir -
alakası yok türkçede ne varsa ingilizcede de aynısı var hatta fazlası
english and comparative literature okumuş bi lecturer a sor söyler -
ikiside aynı halt, bir fark göremiyorum.
tek fark: afedersiniz, "yarraaaak" diye bağıramıyorsun. yani diiiiik diye mi bağırıcan? türkçe ağıza tam oturuyor. bide ingiliz ingilizcesi var o güzel.
-
Bir dil bilimci değilim..
Fakat biraz Fransızca ve ingilizce bilen biri olarak, ve ingilizceyi de sonra öğrenmiş biri olarak ingilizce konuşmak dinlemek ve yazmak bir azap..
-Usta Pai-Mei nin Gelin'e dediğinin aynısı..-
Türk olmamızın dışında işi bilen dil bilimcilerin bir çoğu türkçeyi ayrı bir yere koyarlar .. bu kadarını biliyorum..
Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki ; her ne kadar ana dilimiz Türkçe olsa da, inanınız Türkçenin %10unu biliyoruz..
Türkçe "konuşuyor" olmak biliyor olmak anlamına gelmiyor..
Malesef Türkçe öğretmenleri bile doğru dürüst bilmiyor..
ve Türkçede yanlış kullanımlar o kadar arttı ve yagınlaştı ki ilkin özel tvler, sonr agazetler ve son olarak internet sayesinde sormayın gitsin..
Bu kirlilik yabancı sözcük kullanımından daha tehlikeli bir duruma doğru gitmekte..
sözcük kullanımlarında yapısal, işlevsel sakatlıklar baş gösterdi..
En basitinden "hissetmek" ve "geçtiğimiz günler"
Bu biraz da ingilizceyi bilen fakat türkçeyi bizim gibi sıradan bilen sözde çevirmenlerin sayesinde oldu biraz , kanımca..
Arkadaş "i feel good" u "iyi hissediyorum" olarak çeviriyor türkçeye..
Ama böyle diyen biri için biz her halde "adamın antenleri açık, altıncı hissi güçlü" deriz..
ingilizcede feel hem hissetmek hem de "kendini ... hissetmek " anlamındadır.
yani anlamsal olarak dönüşlü fiilken türkçede dönüşlü fiil (özneyi etkileyen) değildir..
fakat bazı dangalaklar, yazarlar hissetmeyi ( kendini ... hissteme) anlamında kullanarak "nasıl hissediyorsun?" dedirtmeye başladılar.. taa mklarım..
Ha bir de geçtiğmiz günler modası çıktı.. kibarcıklar aılları sıra..
Türkçede ve taş devrini aşmış tüm dillerde zaman akar gider , aylar gelir gider o yüzden geçen yıl, geçen ay denir...fakat hangi hyarto çıkardıysa bunu almış başını gidiyor..
----
Aslında rahmetli Can Baba hayatta olsaydı da ona sorsaydık sorunu..
Yani her iki dili de hakkıyla bilen , etüd etmiş birisinin görüşleri sağlıklı olurdu..
Dilin ifade gücü hem yapısnıa hem taşıdığı kavramlara sözcük zenginliğne bağlıdır her halde.. kavramsal zenginlik açısından bakarsak "almanca bilmeyen felsefe biliyorum demesin" anlamında bir söz de vardır.. Bunu da belirtmek lazım..
Türkçenin şanssızlığı her ne hikmetse yönetici / seçkinlerin müslümanlıktan bu yana hep Farsça - Arapça hayranı olması..
hal böyle olunca halk kültürü , halk edebiyatı daha çok sözlü olarak gelişmiş yazılı edebiyat zayıf kalmış..
Bu 1000 yıllık eziyete, ihanete rağmen ve tabi ki ATATÜRK'ün sayesinde bu gün Türkçe varsa yapısal gücü bu varlığının en önemli bileşeni olsa gerek...
Türkler ingilizlerden daha çok alanda daha uzun süre egemen olmuş olmalarına rağmen ( sırf osmanlı değil, iran ve mısırdaki türk devletlerinde de ) elitin türkçeye mesafeli oluşu da türkçeyi kavram zenginliği ve yaygınlık açısından geride bırakmış olabilir..
Tabi hala ve hala türkçede halkın konuştuğu öz türkçede kayda geçirilmesi gereken bir çok sözcük ve kavram dağ başlarındaki köylerde hazine gibi bekliyor.. Kaldı ki İstanbul Türkçesi dışında bir çok ağız da halen yaşıyor ne mutlu ki bize.. TDK ne halt eder onu da bilmiyorum bu arada..
Neyse çok uzatmışım..
En azında şunu söyleyebilirim Türkçe gerek söz dizimi, yapısı gerek sözcük türetme gücü açısndan ingilizceye 5 basar
Hali hazırda kavram zenginliğ açısndan bunu söylemek o kadara kolay olmasa gerek..
ltcelik tarafından 30/Ara/12 22:28 tarihinde düzenlenmiştir -
kafkafkaf bunu yazdı
Bu konuda oktay sinanoğlunun kitaplarını şiddetle öneririm,
Türkçe matematiksel bir dildir. Mantık üzerine kuruludur çoğu dilin aksine öznel ifadeleri bile kolayca açıklayacak sistemleri vardır. Eğer ana dili türkçe olan biri kendini bir konuda ifade edemiyorsa o konuda yeterli bilgisi olmadığını gösterir, sorun Türkçede değildir. Ancak bir dilin verimliliği ve üretkenliği onu kullananların reel yaşamdaki üretkenliğiyle doğru orantılıdır. Yani bu şekilde yatarak üretmeyerek, kendi dilinden ve kültüründen nefret ederek geçirdiğimiz yıllar, türkçenin dahada kaybolacağını düşündürüyor.
Tabi ki kültür üretilen bir şeydir.. düşünce dahil "şeyler" ürettikçe kavramlar da üretilir.. Yatarak olmuyor..
-
Azımsanamayacak bir süredir tercüme işleri ile uğraşan birisi olarak söylüyorum; Türkçe ile resmen anlatılamayacak, karşılığı olmayan zibilyon tane şey var. İngilizce'de çok sağlam vurgu ile ilfade edilen bazı cümleleri Türkçe'de aynı vurgu ile ifade edemiyorsun. Etmeye çalışırken sözlük başında saatler harcayıp kafayı yiyor, en sonunda el mahkum cümleyi ikiye bölüyorsun. İngilizce'de yaklaşık 4-5 kat daha fazla kelime var. Örneğin adam öyle bir cümle kuruyor ki aynı fiil için iki farklı kelime kullanıyor, ikisine de ayrı vurgu veriyor. Ama sen bunu mükkemmel bir şekilde çeviremiyorsun, çünkü Türkçe'de bu fiil için tek bir kelime var. Ya da şu malum kotarma fiillerimiz yüzünden çeviri yaparken mesela "uçak uçmuş" gizi über çirkin cümleler çıkıyor.
Oktay Sinanoğlu'nun kendini ifade etmekten kastı nedir? Adam olur cehaletini anlatmaya iki kelime yeter, adam olur aklını dökmeye dil değil diller ister. Kaldı ki mesela İngiltere'ue giden ve İngilizce bilmeyen bir adam "I can't speak English." diyebiliyorsa kendisini ifade edebiliyor demektir.
krypt tarafından 31/Ara/12 01:29 tarihinde düzenlenmiştir -
ingilizcede gayet zengin bir dil unutulmuş kalıplar var örneğin yourself yerine thyself gibi. Türkçe ve ingilizce, bilmiyorum hangisi daha anlaşılır, sanırım bir karşılaştırma yapılması gereksiz. Türkçe matematiksel bir dil diye ortaya atlarsan ibraninceninde, arapçanında matematiksel bir dil olduğunu görürsün.
