folder Tahribat.com Forumları
linefolder Eğitim & Ödev & Bilimsel Döküman
linefolder Türkçe Ve İngilizce Dillerinin İfade Gücü



Türkçe Ve İngilizce Dillerinin İfade Gücü

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ltcelik
    ltcelik's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Mayıs/2007
    Erkek
    KrypT bunu yazdı
    ltcelik bunu yazdı
    KrypT bunu yazdı

    ,,,

      ....

     

    "Uçak uçmuş" o an uydurduğum basit bir örnek hocam. Ama yine de açıklayayım; "tayyare" malesef kullanılabilecek bir kelime bile değil. Uçak kalkmış kelimesi uçağın o an uçmakta olduğunu yanstıymıyor. Uçak gidiyor demek ise uçağın uçmakta olduğu anlamına gelmiyor.

    Hocam ben 24 yıldır Türkçe kullanıyorum, iş kendi dilime geldiğinde çoğu insan gibi özensizce davranmam. Uzun bir süredir farklı alanlarda çevirmenlik yapıyorum, çevirilerimi beğenmeyen görmedim bu vakte kadar. Zaten kendi dilini iyi bilmeyen adam çevirmen olamaz.

    Peki sen kaç farklı alanda, kaç farklı konuda, kaç farklı seviyede çeviri yaptın şimdiye kadar? En az benim kadar tecrübeliysen elbet verdiğim örneğe benzer şeylerle karşılaşmışsındır. Nasıl üstesinden geldiğini bana anlatır mısın?

    Canım kardeşim ben de onu diyorum... 24 Yıldır Türkçe konuşmak ( Burdan 24 yaşında olduğunu çıkarıyorum / ben kırk küsür yaşındayım gençlik yılarımda hatırısayılır edebi kitap okumuşumdur bana da yetmiyor ) yetmiyor .. Hep günlük türkçenin içinde debelenip duruyoruz yani.. Türkçenin var olan gücünü kullanamıyorız.. Kuyunun dibindeki kurbağa gibi gök yüzümüzü o kadar sanıyoruz...

    Malesef arz talep sorunu kitle doğru türkçeden habersizken senin verebileceğin şeyler de kıstlanıyor ve daralıyor.. ( yani dilimz ölüyor biryandan )

    Çünkü senin türkçe söylediğin şeyin adamın kafasında dimağında bir anlamı , bir anlam ayrımı, nüansı oluşmuyor da..

    Ben sana kötü çevirmensin demedim ki.. neden alınganlık yapıyorsun..

    Tabi dil sadece sözcüklerden ibaret değil, sen de bilirsin  

    Bir insana engin demekle alçak demek arsında fark vardır :)

    Yani biz yetişemediğimiz, kaçırdığımız taşıtlar için genelde  işte "kalkmış" tabirini kullanırız...

    ( burdan da taşıtın kalkış yola çıkış prosedürlerini tamamlayıp yol almakta olduğunu da aynı anda anlarız )

    pek uçak uçmuş denmez yani :)) ( bu anlam kastıyla )

    sonundaki mişli geçmiş  takısı onun uçmakta olmadığı anlamını taşımıyor.. 

    illa havada uçar durumda olduğunu anlatmak istersen de zaten "uçmakta"  diye kendin söylüyorsun zaten. uçak uçuyor işte..( uçamakta olan bir uçak zaten havalanmıştır da )

     

    Tabi ki çeviri bu kadar basit bir şey değil.. Dil  yaşayan canlı bir varlık , geçmişi olan bir varlık..

    Deyimler tabirler, toplumun gaçmişne tarihine göndermeler vardır.. 

    "mecnun gibi dolaşırm çöllerde.."

    sen mecnunun hikayesini bilmiyosan ne yaprsan yap keçi boynuzu yiyeceksin..

    ya da o kültürde  benzer bir figürü, tabiri koyacaksın..

    Mesela Canyücel

    To be or not to be yi

    Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin 

    diye çevirmiş..

    olmak ya da olmamak  da en yanlış çeviridir 

    çünkü olmak fiili genelde kendi başına kullanılan bir fiil değildir..   bizzat var olmayı kastetmez  yani     

    şekspir orda  varlığı -ve yokluğu- kafamıza    vururken  biz düşünüyoruz "ne oluyoruz yav " diye..                                                           

    hiç değilse varolmak ya da olmamak ya da

    varlık ya da  yokluk işte bütün mesele bu  diye çevirseydiler

    ( /olmak / ulmak ( aşırı olgunlaşmak, meyvelerinaşırı olgunlaması veya  çürümesi / ulu / ölmek / aynı köktür )

     

    Tabi ben de  bu tarafta  

    Bir ihtimal daha var şarkısnı bilmiyorsam benim  de yiyeceğim keçi boynuzu... 

     

    Şimdi diyeceksin ki keçi boynuzu ne?

    Burda da nasreddin hoca fıkrasına gönderme yapıyorum...

    Hoca'ya bir gün keçiboynuzu ikaram etmişler

     "-Buyur Hocam, ye. " diye.. 

    Hoca gülerek cevap vermiş :
    "-Bir dirhem bal için, bir çeki odun çiğneyemem."

     


    Din Kitaplarını Okuyup Anlayana Ateist, Okuyup Anlamayanlara "dindar" denir... Nikola TESLA.. ben mi? Ne okurum ne anlarım... Kendi kendime de uyuz oluyorum ama olamıyorum.. "Ama efsaneyi çıkarıp atarsan ve yaptıkları eylemlere bakarsan... ..Jedi'ların mirası başarısızlıktır. İkiyüzlülüktür, kibirdir."
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    u235
    u235's avatar
    Kayıt Tarihi: 31/Mart/2008
    Erkek
    ltcelik bunu yazdı
    KrypT bunu yazdı
    ltcelik bunu yazdı
    KrypT bunu yazdı

    ,,,

      ....

     

    "Uçak uçmuş" o an uydurduğum basit bir örnek hocam. Ama yine de açıklayayım; "tayyare" malesef kullanılabilecek bir kelime bile değil. Uçak kalkmış kelimesi uçağın o an uçmakta olduğunu yanstıymıyor. Uçak gidiyor demek ise uçağın uçmakta olduğu anlamına gelmiyor.

    Hocam ben 24 yıldır Türkçe kullanıyorum, iş kendi dilime geldiğinde çoğu insan gibi özensizce davranmam. Uzun bir süredir farklı alanlarda çevirmenlik yapıyorum, çevirilerimi beğenmeyen görmedim bu vakte kadar. Zaten kendi dilini iyi bilmeyen adam çevirmen olamaz.

    Peki sen kaç farklı alanda, kaç farklı konuda, kaç farklı seviyede çeviri yaptın şimdiye kadar? En az benim kadar tecrübeliysen elbet verdiğim örneğe benzer şeylerle karşılaşmışsındır. Nasıl üstesinden geldiğini bana anlatır mısın?

    Canım kardeşim ben de onu diyorum... 24 Yıldır Türkçe konuşmak ( Burdan 24 yaşında olduğunu çıkarıyorum / ben kırk küsür yaşındayım gençlik yılarımda hatırısayılır edebi kitap okumuşumdur bana da yetmiyor ) yetmiyor .. Hep günlük türkçenin içinde debelenip duruyoruz yani.. Türkçenin var olan gücünü kullanamıyorız.. Kuyunun dibindeki kurbağa gibi gök yüzümüzü o kadar sanıyoruz...

    Malesef arz talep sorunu kitle doğru türkçeden habersizken senin verebileceğin şeyler de kıstlanıyor ve daralıyor.. ( yani dilimz ölüyor biryandan )

    Çünkü senin türkçe söylediğin şeyin adamın kafasında dimağında bir anlamı , bir anlam ayrımı, nüansı oluşmuyor da..

    Ben sana kötü çevirmensin demedim ki.. neden alınganlık yapıyorsun..

    Tabi dil sadece sözcüklerden ibaret değil, sen de bilirsin  

    Bir insana engin demekle alçak demek arsında fark vardır :)

    Yani biz yetişemediğimiz, kaçırdığımız taşıtlar için genelde  işte "kalkmış" tabirini kullanırız...

    ( burdan da taşıtın kalkış yola çıkış prosedürlerini tamamlayıp yol almakta olduğunu da aynı anda anlarız )

    pek uçak uçmuş denmez yani :)) ( bu anlam kastıyla )

    sonundaki mişli geçmiş  takısı onun uçmakta olmadığı anlamını taşımıyor.. 

    illa havada uçar durumda olduğunu anlatmak istersen de zaten "uçmakta"  diye kendin söylüyorsun zaten. uçak uçuyor işte..( uçamakta olan bir uçak zaten havalanmıştır da )

     

    Tabi ki çeviri bu kadar basit bir şey değil.. Dil  yaşayan canlı bir varlık , geçmişi olan bir varlık..

    Deyimler tabirler, toplumun gaçmişne tarihine göndermeler vardır.. 

    "mecnun gibi dolaşırm çöllerde.."

    sen mecnunun hikayesini bilmiyosan ne yaprsan yap keçi boynuzu yiyeceksin..

    ya da o kültürde  benzer bir figürü, tabiri koyacaksın..

    Mesela Canyücel

    To be or not to be yi

    Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin 

    diye çevirmiş..

    olmak ya da olmamak  da en yanlış çeviridir 

    çünkü olmak fiili genelde kendi başına kullanılan bir fiil değildir..   bizzat var olmayı kastetmez  yani     

    şekspir orda  varlığı -ve yokluğu- kafamıza    vururken  biz düşünüyoruz "ne oluyoruz yav " diye..                                                           

    hiç değilse varolmak ya da olmamak ya da

    varlık ya da  yokluk işte bütün mesele bu  diye çevirseydiler

    ( /olmak / ulmak ( aşırı olgunlaşmak, meyvelerinaşırı olgunlaması veya  çürümesi / ulu / ölmek / aynı köktür )

     

    Tabi ben de  bu tarafta  

    Bir ihtimal daha var şarkısnı bilmiyorsam benim  de yiyeceğim keçi boynuzu... 

     

    Şimdi diyeceksin ki keçi boynuzu ne?

    Burda da nasreddin hoca fıkrasına gönderme yapıyorum...

    Hoca'ya bir gün keçiboynuzu ikaram etmişler

     "-Buyur Hocam, ye. " diye.. 

    Hoca gülerek cevap vermiş :
    "-Bir dirhem bal için, bir çeki odun çiğneyemem."

     

    hikaye guzelmis :D

  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Caliber
    Caliber's avatar
    Kayıt Tarihi: 18/Aralık/2009
    Erkek

    Türkçe halk dilidir. Yani halkın anlayacağı ifadelerin bolca olduğu dildir. Bu yüzdendir ki felsefede Türkçe çok fakir kalıyor latinceye kıyasla tabiki. Satre'ın kitaplarını açın okuyun onu da geçtim en baba profesörün yazmış olduğu felsefik metinleri okuyun çoğu zaman görürsünüz ki latince karşılıklarını da eklerler yazarlar. (Bak bi' ofsayt burdan.) Sebebi sizce çevirmende midir? Bence hayır. Türkçe'nin bu kelimeleri karşılayacak kelimelere sahip olmamasıdır.

    Başka bi örnek vereyim. Check (çek) etmek diyorlar bu aralar. O ne lan diyoruz kontrol etmek diyorlar. Control bak bak ofsayta bak. Ayrıca ofsayt da türkçe değil sanırım. Sonra kontrol ne diyoruz teyit diyorlar e o peki arapça/farsça bu ikisinden biri değil mi? Biri bana bunu karşılığını versin derseniz olmaz çünkü fakiriz baba ordan burdan kelime almışız. O kadar da abartmayınız dilimizi ya o kadar kaliteli bir dilimiz yok.

    Caliber tarafından 31/Ara/12 18:48 tarihinde düzenlenmiştir

    Tedbirsiz abdest bozmaya oturan, domala domala ta_ arar.
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    SerYolcu
    SerYolcu's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Ocak/2010
    Erkek
    Caliber bunu yazdı

    Türkçe halk dilidir. Yani halkın anlayacağı ifadelerin bolca olduğu dildir. Bu yüzdendir ki felsefede Türkçe çok fakir kalıyor latinceye kıyasla tabiki. Satre'ın kitaplarını açın okuyun onu da geçtim en baba profesörün yazmış olduğu felsefik metinleri okuyun çoğu zaman görürsünüz ki latince karşılıklarını da eklerler yazarlar. (Bak bi' ofsayt burdan.) Sebebi sizce çevirmende midir? Bence hayır. Türkçe'nin bu kelimeleri karşılayacak kelimelere sahip olmamasıdır.

    Başka bi örnek vereyim. Check (çek) etmek diyorlar bu aralar. O ne lan diyoruz kontrol etmek diyorlar. Control bak bak ofsayta bak. Ayrıca ofsayt da türkçe değil sanırım. Sonra kontrol ne diyoruz teyit diyorlar e o peki arapça/farsça bu ikisinden biri değil mi? Biri bana bunu karşılığını versin derseniz olmaz çünkü fakiriz baba ordan burdan kelime almışız. O kadar da abartmayınız dilimizi ya o kadar kaliteli bir dilimiz yok.

      Biraz uzun olacak ama kendi düşüncelerimi yazayım..

      1 - Dil yaşayan bir varlıktır, bunun anlamı dil diğer dillerle etkileşimde bulunur, diğer dillerden kendine kelimeler alır diğer dillere kelimeler verir.

      İlk önce Türkçe diline giren yabancı kelimeleri inceleyelim.

      Bir dil kendisine en fazla kelimeyi, halkın yaşadığı kültürden alır.

      Türkçe dilini inceleyecek olursak, Türkçe diline en fazla ARAPÇA ve FARSÇA dillerinden kelimelerin girdiğini görürsünüz.

      Osmanlıca dili, zaten Türkçe + Farsça + Arapça demektir. Osmanlıca dilinin temeli öz Türkçe dir.

       Türkçe diline daha sonra Fransızca kelimelerin girdiğini görürsünüz.

       Çünkü, Osmanlı İmparatorluğunun yaşadığı yıllarda (yani 1900 lü yıllardan önce) tüm dünyaya hakim olan dil Fransızca idi.

        Osmanlı aydınlarının çoğunluğunun da Fransa da öğrenim görmesininde etkilerini düşünmek gerekir.

        Şimdi günümüzde ise Türkçe diline daha çok İngilizce kelimeler girmeye başladı.

        Bunda günümüz dünyasında hakim olan dilin İngilizce olmasının da payı var.

        Ayrıca ABD nin teknolojik üstünlüğünün dilimize de yansıması var.

        Örneğin ABD li bir kuruluş Compact Disc üretiyor, bunu CD olarak kısaltıyor, Türkçe diline de bu CD (sidi) olarak giriyor.

        Wikipedia da Türkçeye Yabancı Dillerden Geçen Sözcükler başlığında yer alan bilgiye göre Arapça dan Türkçeye 55 kelime geçmişken, Fransızcadan Türkçeye 130 Kelime geçmiş, İngilizce den Türkçeye de 27 kelime geçmiş.

    (Bana göre buu sayılar daha çoktur,  bu sayıları TDK nın sitesinde bir ara görmüştüm, ama şimdi bulamadım. )

      Türkçe den başka dillere geçen kelimelere bakacak olursak.

     Dil yaşayan bir varlıktır, başka dillerle etkileşimde bulunur demiştik. 

     Türkçe, başka dillerden kelime alırken, başka dillere kelimeler de vermiştir.

      Benim ilk aklıma gelen AYRAN ve YOĞURT kelimeleri geliyor.

      Çünkü yoğurt u ve ayranı Türkler bulmuştur, ve adını yine Türkler koymuştur.

      Edebiyat Ekibi isimli sitenin haberine göre Türkçe den yabancı dillere 30 bin kelime geçmiştir.

      Wikipediada yer alan bu sayfaya göre ise, Türkçe den diğer dillere geçen kelimelerin sayısı şöyledir..

     

       (Bu listeye göre, hiç Rumence bilmeden, Romanya da yaşayabilir  Rumenlerle anlaşabiliriz galiba, buradan öyle görünüyor  :)

     Türkçe kökenli ya da alıntı sözcüklerden bazı örnekler:

    • bıçak: Macarca "bicska"
    • cacık: Yunanca "tzatziki"
    • çaprak: Almanca "Schabracke"
    • dilmaç (çevirmen): Almanca "Dolmetscher"
    • dolma: İngilizce "dolma", Yunanca "dolmadaki"
    • köşk: Slavca, Almanca "Kiosk"
    • ordu: Almanca, İngilizce ve Fransızca "Horde"
    • yelek: İngilizce ve Fransızca "gilet", İspanyolca "gileco, jaleco, chaleco", Arapça "jalikah"
    • yoğurt: İngilizce "yoghurt", Fransızca "yaourt", Almanca "Joghurt", İspanyolca "yogur"

      Bu yazdıklarım da, bana göre Türkçe dilinin bayağı zengin ve kaliteli bir dil olduğunu kanıtlar...

     

     GELELİM TÜRKÇE ve İNGİLİZCE DİLLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASINA

     Ben İngilizce konuşmuyorum, daha çok basit kelimeler üzerinde ihtiyacım olan teknik yazıları okumaya çalışıyorum. (İnternet ingilizcesi işte..)

    Ama İngilizce Türkçe karşılaştırması denilince hemen aklıma gelen bir kaç hususu burada belirtmem lazım.

     İlk önce Türkçe dilinin üstünlüğünü, anlatım gücünü görelim..

    Örnek kelimemizi herkes biliyor : Avrupalılaştıramadıklarımızdanmısınız ?

     

    Avrupa                                                                            Europe
    Avrupalı                                                                          European
    Avrupalılaş                                                                become European    (command)
    Avrupalılaştır                                                                    Europeanize (command)
    Avrupalılaştırama                                            I wish you could not Europeanize 
    Avrupalılaştıramadık                                                 we could not Europeanize
    Avrupalılaştıramadıklar                                   those whom    could not Europeanize
    Avrupalılaştıramadıklarımız                               those whom we could not Europeanize
    Avrupalılaştıramadıklarımızdan                     one of those whom we could not Europeanize
    Avrupalılaştıramadıklarımızdan mı?         Is S/he one of those whom we could not Europeanize? 
    Avrupalılaştıramadıklarımızdan mısın?      Are you one of those whom we could not Europeanize?
    Avrupalılaştıramadıklarımızdan mısınız?    Are you one of those whom we could not Europeanize? (second plural or formal)
    


      Türkler, 1 kelime ile anlatıyor meramını, İngilizce çevirisi kaç kelime olmuş sayın...

       Yukarıdaki örneğin kaynağı burası.. Wikipedia linki..

       Bana göre ingilizce kıt bir dildir...

      Zumsuk, İngilizcede kelimelerin tonlaması daha önemlidir demiş.

     GAY, GEY, GUY kelimelerini düşününce, bu üç kelimeyi ancak ses tonlaması ile ayırabilirsiniz.. Doğrudur..

     Aynı ses tonlaması olayı Fransızca başta olmak üzere (çünkü onlar genizden konuşur.. ) İspanyolca ve Arapçada da var..

     Kelime tonlaması ile kelimelerin seslendirilmesi o dilin zenginliğini veya ifade gücünü göstermez..

     Aynı olayı Türkçede de yapabiliriz.. AMA, ÂMÂ (ikisi farklı anlamı olan kelimedir.. ) veya KAR, KÂR...

     İngilizcenen tek artısı, teknolojik üstünlük nedeniyle yeni kelimeler üretebilmesi..

     CD, COMPUTER (Bilgisayar demişiz), RAM, ROM, EPROM, RFID (Mesela bunun hala türkçe karşılığını bilmiyorum)

     Ama bana göre bir dilin anlatım gücü, o dilin kelime haznesinin genişliği ile (o dilde yer alan kelimelerin sayısı ile ölçülür..)

     Mesela ingilizce de UCUZ ile BEDAVA kelimesini tek kelime ile ifade edersiniz.. FREE

     İngilizcede her gördüğünüz FREE kelimesini BEDAVA anlamına gelmediğini bilmelisiniz.

     Bizde, İngilizcenin 1 FREE kelimesine karşılık, aklıma gelen UCUZ, EKONOMİK, İNDİRİMLİ, BEDAVA, ÜCRETSİZ, BELEŞ kelimeleri var.

     Mesela İngilizce de bir bayanın evli olup olmamasına göre Ms. Mrs. Mss. kelimeleri varken,

     SEN veya SİZ kelimesine karşılık sadece YOU kelimesi vardır...

     Türkçe de SEN kelimesi ile SİZ kelimesinin anlamları farklıdır...

      Ama İngilizce de ikisine de YOU demek zorundasınız..

      Bir yerden aklımda kalmış, bir yabancı profesör Türkiyede ders veriyormuş, ama yıllardır Türkçe öğrenmeye çalışıyormuş.

      Ama yine öğrenemiş.. Kurduğu cümle şu..  Senler yarınki sınava hazırlanıp gelin.  Bunu bir sınıfa hitaben söylüyor..

     

      Türkçe dilinde, bazı yabancı kelimelere karşılık da bulunmuştur.

      Wikipediadaki bu sayfada bayağı uzun bir liste var.

      Buraya bir kaç tanesini yazalım..

     

    banyo 1) yunak 2) yıkanma 3) yıkama İtalyanca bagno
    bek savunucu İngilizce back
    biblografya kaynakça Hellence η βιβλιογραφία
    bilanço dengelem İtalyanca bilancio
    bravo yaşa! İtalyanca bravo
    brifing 1) özetleyim, özetlem 2) bilgilendirme İngilizce briefing
    download indirme İngilizce download
    endoskopi * içgörüm Hellence η ενδοσκόπηση
    fenomen * olgu Hellence το φαινόμενο
    sistem * dizge système
    simülasyon * öğrence simulation
    solüsyon çözelti solution
    spesifik özgül spécifique
    spesiyal özel spécial
    standart * ölçün standard

     

     Buraya kadar yazdıklarımı özetleyecek olursak, Türkçe çok zengin bir dildir, çok kaliteli bir dildir..

     Başka dillerle mukayese edilmesi çok yanlış olur..

    SerYolcu tarafından 01/Oca/13 00:15 tarihinde düzenlenmiştir

    Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir). İhlas Suresi 3 üncü ayette bunlar yazar.
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    alexfarrow
    alexfarrow's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Mayıs/2007
    Erkek
    rebellisch bunu yazdı

    Benimde ingilizcesi yada herhangi ikinci dili süper olanlara bir sorum var. Sonradan öğrenilen bir dil anadilin yerine geçebiliyormu. Düşünürken türkçe kullanmamaya ne zaman başlıyorsunuz.

    gunluk hayatta kullandıkça geçer.zamanla o dili daha çok benimsiyorsun.

    birde şöyle birşey var.insanlar arasında denirki falanca kişi 4 dil biliyor filanca kişi 3 dili anadili gibi konuşuyor

    hlbuki yalan hemde kuyruklu yalan.sen şimdi git almanyada yaşa uzun yıllar.zamanl almanca senin anadilin olur diğer dilleri untmaya başlarsın

    konuşursun ama zorlanırsın.


    mademki türksün systeme göster ürksün
Toplam Hit: 3903 Toplam Mesaj: 36